Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhurıyet Matbaacılık ve Gazetecıltk Turk Anonım Şırketı adına Nadir Nadi 0 Genel Yayın MüdUrü Hasan Cental, Müessese Muduru Emine Uşaklıgil, Yazı Işlerı Muduru Okay Gonensin, 0 Haber Merkezı Mudurü Yalçın Bayer, Sayfa Duzcm Yönetmenı Ali Acar 0 Temsılcıler ANKARA Ahmel T»n, İZMIR Hikmet Çelinkaya, ADANA Çetin Yigenoglu U Polıııka Cılal B a | l u f * . D15 Haberler (.rgıııı Bakı, Ekonomj Ctnglı Turtıa., ls Sendıka Şıiknn Ktlencl, Kulıur Olal I » . tstanbul Haberlcn Kemal Koçtfk. Eğıtım Ccacay Şaylan. Yurl Haberlcn Nccdcl Dogas. Spor Danışmanı Abdulkadir Yucclmın. Dızı Yazılar Keırm Çılifkın. Araşnrma Şahln Alpa>, Duzeltme Abdultıh Yuıcı 0 Koordınatör Ahracl Konıltan £ Malı lilsr Krol Lrkul 0 Muhasebe Bnlcnl Vnur O BUtçc Planlama S«v|l Oımaııbctcotlıı 0 Reklam A J V Torun 0 Ek Yaymlar Halya Akyol £ tdare Huscyın G | l r e r 9 Işlelme Öndcr Çcllk Q Bılgı Işlem Nıil tnal Q Personel S«vgl Boslancıoftlu Yayın Kunılu Baskan Madir Nıdl OkMy Akb.1, Valçııı bytr, Hasan Ccmal. Hikmel Çellakay», Okay Goneıuin. LJur Mumcu. llban Stlfıık, All Slrmra. Abmtl Tan Basan ve Yayan Cumhurıyel Matbaacılık vc Gazetecıltk TA Ş TOrkocagı Cad 39/41 Caıa) 34334 lit PK 246 Istanbul Te] 512 05 05 (20 hat), Telex 22246. Fax (I) 526 «0 72, Bürvtar Ankara Zıya Gökalp Blv Inkılap S No 19/4, Tel 133 II 4147, Tdex 42344, Fax (4) 05 65 0 l«mir H Zıya Blv 1352 S 2/3, Tel 13 12 30. Tele» 52359. Fax (51) 19 53 # Adam: Inöntl Cad 119 S No I Kat 1. Tel 19 37 52 (4 hat), Telex 62155. Fax (71) 19 2' TAKVİM: 11 MAYIS 1991 Imsak: 3.59 Güneş: 5.44 öğle: 13.05 Ikindi: 16.59 Akşam: 20.17 Yatsı: 21.53 Daıııak zevki olaıılaı; birleşin! Mutfak Dostları Derneği'nin kurucularından Tuğrul Şavkay şöyle diyor: "Üzerimizde çok büyük bir çağa ayak uydurma baskısı var. Bir yandan diyetçiler sağlıklı beslenin diyor, öte yandan reklamlar hamburger yiyip karamelalı gazoz için diye bastırıyor. Zevkli bireyler buna başkaldırmah!" •SERPtL GÜNDÜZ Cebinizde 20 bin liranız olsa onunla et almayı mı, yoksa güzel bir çiçeğin yanında patates yemeği mi tercih edersiniz? "Hayatın gerçek tadı"na varmak için ille de gösterişli şeyler yemek, havyar ve şampanya meraklısı olmak gerekmiyor. Ağız tadına meraklı "tat bflir"ler, yemek yemek kaçınılmaz bir zorunluluk olduğuna göre, yedikierimizin temiz ve sağlıklı olması, "viski ile lahmacun" örneğinde olduğu gibi uyumsuzluk sergilememesi gerektiğini savunuyorlar. "Yemek için mi yaşamalı, yoksa yaşamak için mi yemeli?" Moliere'in Cimri adlı oyununda hizmetkâr efendisine yaranmak için bu deyişi aktarır ve "yaşamak için yemeli" tezini savunur. Bu tez günümüzde de geçerli. Herkesin yemeğe bu kadar ilgi göstermesi mümkün değil. Ancak "yemek için yaşamak" tezini savunanlar, "belli bir tür miiziğe meraklı olmak" gibi belli bir kesimi oluşturuyorlar. "Biz bu tadı biliyoruz, herkese aynı tadı tattırmak istiyoruz" diyen "tat bilirler" kendi aralarında, "Mutfak Dostları" olarak dernekleştiler. Türk mutfağının zenginliğiniyaşatmak ve sürdürmek isteyenler 'mutfak dostları' adıyla demekleşti Kolestrole kanşı fchep? diyet • ANKARA (AA) Dünyada ve Türkiye"de kolesterol konusunda çahşmalarıyla tanınan Prof. Dr. Gilbert Thompson ve Prof. Dr. Şevket Uğurlu, kolesterolden korunmamn başlıca yolunun kilo almamak olduğunu söylediler. Bir ilaç firmasının davetlisi olarak Türkiye'de bulunan Ingiliz Prof. Dr. Thompson, herkesin kanmda bir ölçüye kadar kolesterol bulunduğunu, ancak bu oranın yüksek olması halinde tehlike meydana geldiğini bildirdi. Kolesterolün kalıtsal olarak geçebildiğine de dikkati çeİcen Thompson, "Kolesterol bulunanların cocukları mutlaka kontrol altında tutulmalıdır" dedi. türünii toplumsal düzeyde geliştirmek, ikincisi de yiyecek ve içeceğin büyük bir sanayi ve hizmet dalı olduğunu bilerek o konuda elimizden geldiğince örnek çalışma yapmak. Üçüncüsü de TUrkiye'nin halkla ilişkiler açısından uluslararası toplulukta iyi tanınması için Türk mutfağının da bir araç olduğunu diişünüyoruz." Bireyler düzeyinde yiyecek ve içeceğe meraklı bir toplum olduğumuzu söyluyor Tlığrul Şavkay. Anasının, halasının, teyzesinin yemeğini seven ve öven çok, ama yemek her zaman için ev içine hapsolmuş. Biraz ince işlenmiş oyalara benzetiyor Şavkay, "Onbinlerce yıllık bir kttltür mirasının üzerine gelmiş müthiş bir işçilik var ama ortaya dökülmüyor, çeyiz sandığının içinde..." Yemekten içki paralelinde bir keyif aldığım anlatan bir başka tat bilir, Aydın Boysan, "Içkinin verdiği ruhsal haz ile mezeyi birbirine karıştırmakta yarar vardır" diyor. Hiç içmeyen bir insandan farkh olarak bir "demci" için damak keyfi daha bir önem taşıyor. "Içkinin keyfi, ağızdan mideye gidinceye kadar mide borusundan alımr" diyor Aydın Boysan. "Ağzının tadını bilen insan başkadır, ağzının tadını bilenler arasında fazla zıkkımlananlar vardır, ama obur, bir başka sınıf tır, ne olsa yutar" diye düşünen Boysan'a göre "beyazpeynir"in kıymetini bilmek damak tadında hiç olmazsa ilkokul diploması gibi Pembe Dinozor Çocuk Şenligi • Kültür Servisi 'Pembe Dinozor' dergisi ve 'Pembe Dalga Dinozor Radyosu' ile çocuklara ulaşan Garanti Bankası, bir açık hava şenliği düzenliyor. Bugün 13.00 ile 18.30 saatleri arasında tstanbul Bebek Parkı'nda gerçekleştirilecek olan 'Pembe Dinozor Çocuk Şenliği'ne giriş ücretsiz olacak ve aynı anda birçok etkinlik yer alacak. Çocuk Şenliği'nde yer alan, gösterilerin sanatçılârı şunlar: Levent Kırca ve Oya Başar, Aysun ile Ali Kocatepe, Grup Gündoğarken, ikişer kez yineleyecekleri oyunlarıyla AÇOK ve AÇT adh iki çocuk tiyatrosu, illüzyonist Sermet Erkin, Tacettin Diker Kukla Tiyatrosu. Hedef enstitti Paris'te yaşayan sosyolog Beyhan Gence Ûnsal, "tad bilir" olmayı yemekte iyiyi aramak olarak tanımlıyor. Örneğin patlıcanın açık ya da koyu renk kızartılması arasında çok büyük fark var. 34 yıldan bu yana yemekle uğraşan Ünsal, yumurtanın bile yenirken güzel hale getirilebileceğini, ekmeğin iyisini bulmak için 5 km'lik bir yolu da hiç çekinmeden yürüy;bileceğini söyluyor. Mutfak Dostları Derneği kurucularından Hasan Özen ve Aydın Yılmaz, derneğin amaçları arasında bir dergi çıkarmak olduğunu belirtiyorlar. Kaybolan Türk mutfağını araştırmak, geliştirmek ve sektörde çalışan insanları yönlendirmek gerektiğini söylüyorlar. Dernek 5 yıl sonra enstitü kurmayı planhyor. Mutfak Dostları "Yarenler gelin bir araya" sloganıyla göze, damaga ve göniile seslenen seçkin sofralar kurmak istiyorlar. (Fotoğraf: Uğur Giinyiiz) sı), Aydın Boysan (tat bilir), Tuncay Sakarya (çikolatacı), Betül Mardin (halkla ilişkiler uzmanı) ve Hasan Özen (restoran işletmecisi) bir araya gelerek "Yarenler, buyrun sofraya" diyorlar ve sofralarının "gönül sofrasına" dönüşmesini istiyorlar. Mutfak Dostları, Türk mutfağının gerçek bir hazine olduğunu savunuyorlar. Kaybolan Türk yemeklerini bulup yaşatmaya çalışıyorlar. Talleyrand, Fransa taıihinde önemli konumlarda uzun süre iş başında kalmış önemli bir devlet adamı. Viyana Kongresi sırasmda 18. Louis'ye bir mektup yazıyor. Mektubunda, "Majesteleri, talimatlarınızdan daha çok, tencerelere ihtiyacım var..." diyerek Fransa'nın kendi mutfak sanatı ile propaganda yapmasını "ima" ediyor. Salih, Hacı Baba, Abdullah, Pandeli ve Divan'a gidildiğinde Türk mutfağının "şöyle bir" hatırlandığına dikkat çeken Dorsay, fast food ve sağlıklı beslenme sevdasına kapılıp unutulan Türk mutfağındaki eski tarifleri canlandırmanın Türk kültürüne yapılacak en büyük hizmetlerden biri olacağına inanıyor. Dorsay, kendisini gerçek bir ağız tadı uzmanı saymamasına karşın sokakta yürürken çevremize, ağaçlara, çiçeklere ve evlerin cephelerine bakmaktan, gömleğimizle ceketimizin "asorti" olmasına kadar yansıyan "hayatın gerçek tadı"na varmanın, yeme içme olayına da yansımasını savunuyor. Gerçek bir "tat bilir" olarak bilinen yemek yazarı ve Mutfak Dostları Derneği kurucusu Tuğrul Şavkay, "Üzerimizde çok büyük bir toplumsal ve çağa ayak uydurma baskısı var" derken, mutfakta da çağa ayak uydurma denince iki zıt kavramın bir arada önümüze sürüldüğünü belirtiyor. "Bir yandan diyetçiler, sağlıklı beslenin diye baskı yapıyorlar, öbür taraftan reklamcılar hamburger yiyip karamelalı gazoz için diye bastırıyorlar ve çağdaş olmaya özenen insan bu iki uç arasında sallanıp duruyor." Özürlüler için gösteri • İstanbul Haber Servisi Türkiye Sakatlar Derneği yararına duzenlenen "2. Uluslararası Boğaziçi Festivali"ne katılacak yabancı folklor ekipleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen'i ziyaret ederek bir gösteri sundular. Istanbul Boğaziçi Folklor Araştırma Derneği'nce organize edilen festivale katılacak olan Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Romanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti folklor ekipleri, daha sonra, Gaîatasaray Lisesi önünden başlayarak Taksim Alanı'na kadar devam eden Sakatlar Haftası etkinliklerini başlatan yurüyüşe katıldılar. Taksim Atatürk Anıtı'na çelenk konulmasında sonra, ekipler, Atatürk Kültür Merkezi'ndeki şenliğe katılarak bir gösteri sundular. I r Kurueu.ar Ergun Köknar (yemek yazarı), Aydın Ydmaz (Aşçılar Derneği Başkanı), Tbğrul Şavkay (yemek yazarı), Adnan Ozaktaş (eski müsteşar), Atillâ Dorsay (gazeteci sinema yazarı), Üstiin Korugan (beslenme profesörü), Turgut Kut (yemek araştırmacı Bireyin ilgisi Bu kötü "stereo tip"e karşı, "başkaldınyı" savunan Şavkay, başkaldıranların da bir araya gelmeleri gerektiğini söyluyor. "Birey toplunıa karşı gibi oldu ama bizim toplumu destekleyen iki önemli yanımız var. İiki, iyi ve zevkli bir yemek kül Gerçek hazine Türk mutfağı da Fransız mutfağı gibi "gerçek bir hazine" diyor "tat bilir" Atillâ Dorsay. İkinci plana attığımız, ihmal ettiğimiz bir hazine. Borsa, Hacı Genç Şairler Merdiven Günleri Poesium'a katılmayan genç şairlerin düzenlediği 'Merdiven Şiir Günleri' bugün Sarıyer'de, yarın Kadıköy Halkevi'nde gerçekleştiriliyor. Kültür Servisi Bu yıl tstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce ilk kez düzenlenen Uluslararası Şiir Forumu' nun (Poesium) ardından Poesium'a çağrılmayan genç şairlerin 'Merdiven Şiir Günleri' başlığı altında düzenledikleri şiir etkinlikleri bugün ve yarın gerçekleştiriliyor. Sayıları 100'e ulaşan bu şiirler Poesium'a 'altematif olma iddiasını taşımadıklarını söylüyorlar. Geçen hafta düzenledikleri basın toplantısında 'Poesium'a karşı olmadıklanm, katılan şairlerle de aralarından bir zıtlaşma olmadığım belirttiler. Poesium'un son günü Cemal Reşit Rey Salonu'nda izleyicilere kendi bildirilerini Türkçe, Ingilizce, Fransızca olarak dağıtan genç şairler, izleyicileri bugün saat 15.00'te Sanyer Belediyesi Kreşi'nde yapılacak şiir gününe çağırdılar. Etkinlikler yarın da saat 14.00'te Kadıköy Halkevi'nde devam edecek. Merdiven Şiir Günleri'ne giriş serbest olacak. Genç şairlerin düzenledikleri etkinliklerin bir 'program'ı yok. Toplantıya katılacak şairlerin isimleri de henüz belli değil. Toplantıya katılacak şairler belli bir sıra olmadan bildiri ve şiir okuyacaklar, ayrıca bugün yaşamayan TUrk şairlerinden örneklerin de okunması bekleniyor. Merdiven Şiir Günleri'nde şairler el yazısıyla yazılmış şiirlerini de satacaklar. "Şiir, iktidara ve onun 'yaşlı' ideolojisine karşıdır" sözleriyle başlayan bildiriyi hazırlayan ve imzalayan şairlerdenNevzat Çelik, Sunay Akın, Mehmet Çetin, Ali Narçın, KUçük lskender ve diğerleri Merdiven Şiir Günleri'nde yer alacaklar. Uyuklayanlar için TJyanışlar' filmi Filmde Robert de Niro'nun canlandırdığı Leonard L. yıllar sonra yeniden yaşama dönünce, günlük basit zevkleri, sıcak ilişkileri keşfediyor. Uyanışlar filminin yönetmeni Penny Marshall şöyle diyor: "Bizler kendimizi küçük nevrotik dünyalarımıza hapsediyoruz. Oysa bazıları çok daha önemli şeyler tarafından hapsediliyorlar!' Kültür Servisi 1988 yılında dört Oscar kazanan "Yağmur Adam Rain Man" filminde otistik bir kişiliği canlandıran Dustin Hoffman'dan sonra sıra Robert de Niro'da... "Binbir surat" adıyla tanınan oyuncu, yeni filmi "UyanışlarAwakenings"de yaşamla hiçbir bağlantısı kalmamış ya da en azından öyle görünen ileri derecede hasta bjr adamı canlandırıyor. 'UyanışlarAwakenings' dün Istanbul'da Beyoğlu Emek, Izmir'de Izmir sinemalannda gösterime girdi. Film, önümüzdeki günlerd; Kadıköy Reks, Bakırköy 74, Çemberlitaş Şafak ve Ankara'da Akün sinemalannda da izlenebilecek. "Uyanışlar", AmerîkaTı nörolog OUver Sacks'ın 1973 yılında yayımlanan aynı adh romanından sinemaya uyarlanmış. Bugüne dek birçok belgesel ve dramaya konu olan bu romanda, Sacks bir doktor olarak yaşadığı gerçek olayları ve yıllarca birlikte yaşadığı insanları anlatıyor. 20 hastanın üzerinde duran kitabın aksine, film tek bir kişilik üzerinde yoğunlaşıyor, Robert de Niro'nun canlandırdığı Leonard L. Kitapta anlatılan gerçek Leonard L., yeniden yaşama döndüğünde saatlerce mastürbasyon yapmış ve 50.000 sözcüklü bir otobiyografi yazmaya koyulmuş. Filmde ise biraz "yumuşatılmış" bu kişilik... Leonard L.'nin "yaşama dönüş" belirtileri; hastaneye babasını ziyaret etmeye gelen genç Bu hafta gösterime giren "Awakenings"fılminde yaşamla bağı azalmış insanların öyküsü anlatılıyor 'UYAN1ŞLAR' FİLMtNlN BİLİM CEPHESİ Yaşama yön veren biyokimya motoru EDtP EMtL ÖYMEN ROBERT DE NİRO Bu kez bir kadına âşık olması; 'uyurken', Rilke'den dizeler okurken, uyamnca 'basit' şeylerden söz etmeye başlaması, dostluk, aile bağları vs. gibi... Olaylar bir klinikte geçiyor...l91626 yılları arasındaki uyku hastalığı salgınına yakalanmış bu insanlar, 1.969 yılına dek "uyurlar", ta ki Oliver Sacks Ldopa adında bir ilacı keşfedene dek. Uygun dozajını bile bilmeden bu ilacı hastalan üzerinde deneyen Sacks, onların tek tek "yaşama döndUğünü" görünce, kendisi de yaşamaya başlar... Filmin üzerinde durduğu önemli bir konu da gerçekte doktorun kendisi, yaşamı boyunca kariye LONDRA "Uyanışlar", bir biyokimya ve elektrik voltajı öyküsü. Insanda, biyokimya olmadan hiçbir şey olmuyor. Biyokimya, adı üstünde yaşamsal kimya, bilinci, kimliği, hafızayı, davranışsal ve bilişsel (kognitiO tüm işlevleri üstlenen beyinin motoru ve yakıtı. Elektrik gerek çahşması için. Yatay ve dikey, içinden ve dışından bin türlu fotoğrafı çekilen, haritası çizilen, girdisi çıktısı kurcalanan beyin, hâlâ gizleri olan bir kara İcutu. Yaşamın ilk saniyesinden son saniyesine kadar sürup giden fiziksel ve kimyasal işlevleri çekip götüren bir lokomotif. Bilinç uyurken dahi... "Uyanışlar", Dr. Oliver Ama hayatta her şey gibi buSacks'in anı ve izlenimleri. Mesleği, bozulan lokomotifleri nun da bir bedeli vardır. Hem onarmak Dr. Sacks'ın. Sinir sis Robert de Niro, bu bedeli ödetemi uzmanı. New York'ta Al yecektir, hem de doktoru... bert Einstein College'de nöroloji profesörü. 1920'lerde milyonları etkileyen "uyku hastalığı"na yakalananlara çare ararken yazmış kitabını. Tıp ile sanat arasındaki geniş vadiyi nadiren aşabilen hekimlerden. Dr. Sacks, dünyadan haberli uzun bir uykudan uyanan Leopold L. rolünde zevkle izleniyor. oldukları anlaşılan, ancak konuşamayan, hareket edemeyen, rini araştırmacılıkla sürdüren, 'yaşam'a çağınyor ve bağhyor... çaresiz hastalarını, farkh amaçlı Filmin yönetmeni, geçen yıl bir ilaçla 1969 yaz aylarında na"gerçek hasta"lann arasına karışınca ne yapacağını şaşıran, sinemalarımızda gösterilen sıl normale döndürdüğünü an? sevdiği kadım kahve içmeye bi "BigBüyük" filmini çeken latır 1973'te. Kitabı Awakenings' ilgi uyandırır. le çağıramayan bu içe dönük Penny Marshall. "Uyanışlar", Marshall'ın imzasım taşıyan O kadar ki Ingiliz tiyatro adaadam. Dosyaları bir daha çıkartıl üçüncü film. Yönetmen, önce mı Harold Pinter, oradan bir mamak üzere çekmecelere kapa ki filmi "Büyük"te küçük bir öyküyü alıp oyunlaştırır "Bir tılmış bu hastaların aslında çok çocuğun fiziksel olarak genç bir Çeşit Alaska" adıyla. 1985'te bir derinlerde, kendi dünyalarında adama dönüşmesini ve "çocuk başka öykü, opera olur. En olyaşadıklarına inanan ve bunu beyniyle" Amerika'nın oyuncak mayacak adla: "Karısını Vestikamtlamaya girişince yaşamı de piyasasını altüst etmesini anla yer Zanneden Adam". Bir başka öykü ise müzikal yapılır: ğişen bu doktoru, geçen yü "Ölü tıyordu. Ozanlar Derneği" filminde izleYönetmen Marshall, "Uya "Günümüz Geceyarısı Başlar". Psikoloji, psikiatri ve norolodiğimiz Robin VViUiams canlan nışlar"da anlatılan insanlar için dırıyor. şunları söyluyor: "Bizler kendi ji, daha kaliteli, pasif olmayan, Williams'ın çizdiği kişilik, mizi küçük nevrotik dünyaları konuşan, hatta belki çok konu"Ölü Ozanlar Derneği" filmin mıza hapsediyoruz, oysa bazılan şan, biraz tahtası eksik gibi oldekinden çok da farkh değil as çok daha önemli şeyler tarafın sa da idare eden yeni bir tür "hasta" rolü yarattı. "Guguk lında, VVilliams yine birilerini dan hapsediliyorlar." Kuşu"ndaki akıllıdeli ile "Yağmur Adam"daki otistik, "Sol Ayağım"daki, "Uyanışlar"daki beyin hummalı arasındaki ortak payda. "Uyanışlar"ı hepsinden farkh yapan, gerçek bir öyküye dayanması. 191626 yıllarında bir virüs nedeniyle beyin humması geçirerek sebze durumuna düşen insanlardan tıp ümit kesmişken. Bunlar katatonik, yani kalıp gibi duran hiçbir refleksleri olmayan, vücutları çalışan, ama benlikleri bitmiş kişiler. Parkinson hastalığı denen, istemsiz hareket hastalığında kullamlan bir ilaç, acaba bu hiç hareket etmeyen hastalara verilemez mi? Ldopa, parkinson hastalığının ilacıdır ve Dr. Sacks'in hastalarına iyi gelir. Deniz otobiLsleriııiıı yaz seferleri • tSTANBUL (AA) Deniz Otobüsleri Işletmesi, iki yıl önce kaldırdığı Mudanya hattını bu yaz yeniden uygulamaya koyuyor. Marmara Adası seferleri, bu yaz da uygulanacak. Henüz taslak halindeki programa göre Istanbul dışına yalnız bu hatlarda sefer yapılacak. Ayrıca Adalar seferi de yine yaz sezonu boyunca devam edecek. Mudanya seferi, cumartesi ve pazar hariç her gün sabah Bostancı, akşam Yenikapı kalkışlı olarak gerçekleştirilecek. Avşa seferi ise pazar hariç her gün Bostancı kalkışlı ve Yenikapı uğramalı olarak yapılacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog