Bugünden 1930'a 5,432,635 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

4 NÎSAN 1991 EKONOMİ CUMHURİYET/13 SBOESTPİYASADADÖVİZ ABODolan Alman Marta Isvıçre Frangı Holbnda Ftoflffl İngıhz Stertını Fransız Frangı 100 I Liret S.ARıyali Avus. ŞiHnı Alış 3900 2300 2720 2020 6800 680 310 1010 330 Sat$ 3910 2310 2730 2030 6850 690 315 1020 340 ALTIN 6ÜMÛŞ Cumhuriyet Reşat 24 ayar altın 22 ayar bıleak 900 ayar gümûş Vatatank Attmı ZiraMMbnı Mış 284.000 305.000 43.250 38.900 560 231 000 232 000 234 000 Satış 289 000 320.000 43.550 43.000 585 236 000 237 000 239.000 Demir çelige zam • Ekonomi Servisi — Türkiye Demir ve Çelik lşletmeleri (TDÇİ) Genel Müdürlüğü'ne bağü Karabük ile lskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları'nda üretiien kütük demir, düz ve nervürlü yuvarlak demirler ile köşebent ve profil demirleri, pik, kok ve kok yan ürünlerinin fiyatlan yüzde 8.1 ile 10.3 arasmda arttınldı. Yeniden tespit edilen fiyatlarla satışlara dün başlandı. Nüukdamr DûzywwW< . NanûK yumrMı 1100000-1150000 1260000-1290000 1JIO000-134OO00 1470000-1£50000 0tt&mla*u 600000- 710000 470000 Biraya zam • ANKARA (UBA) — Tuborg'dan sonra Efes Pilsen de biraya zam yaptı. Ramazandan sonra birahanelerde bir bardak bira 4 bin liradan satılacak. Tuborg firmasının bira fıyatlarına ortalama yüzde 25 zam yapmasından sonra Efes Pilsen firması da bira fıyatlarım aynı oranlarda arttırdı. Efes Pilsen'in yaptığı zamdan sonra fiyatlar şoyle belirlendi: Efes Pilsen 50 cl. büyük kasa 48 bin lira, Efes Pilsen 30 cl. küçük kaşa 42 bin lira, Efes alkolsiiz 30 cl. küçük kasa 42 bin lira, Lowenbrau 33 cl. küçük kasa 33 bin 600 lira, Efes Pilsen kutu 33 cl. koli 50 bin lira, fıçı bira 50 litre 144 bin lira. Daç fiyatlan • ANKARA (ANKA) — Sağlık Bakanlığı, araJarında antibiyotiklerin, kalp ve kanser ilaçlarımn yoğunlukta bulunduğu 522 ilacın fıyatına yüzde 1 ile yüzde 48 arasında değişen oranlarda zam yaptı. Böylece ocak ve şubat aylarında yapılan zamlarla birlikte Türkiye'de piyasada bulunan her 3 ilaçtan yaklaşık biri zam görmüş oldu. Sağlık Bakanlığı'nca onaylanan listelerdeki yer alan bazı ilaçların eski ve yeni fiyatları şöyle: Eskl YeıM llscın adı Maksıporin Deposit Urispas Alfasilin Augumentin Diyareks İsordil Vidaylin Pınar flyat] 9.400 5.500 ftyatı 10.000 5.600 16.200 22.000 5.150 7.000 45.800 55.000 1.800 2.150 4.350 2.000 3.200 6.000 ürünlerine zam • tZMİR (ANKA) — Pınar ürunlerine yüzde 5-10.7 oranlannda zam yapıldı. Pınar'ın fiyatlan şöyle: Kiloluk poşet süt 3 bin 900 lira, •yarım kiloluk 2000 lira, 250 gram tereyağı 6 bin 500, burgerdilim 10 bin, 180 gramlık eritme beyaz peynir 5 bin 500, krem peynir 4 bin 500, poset peynir 6 bin 600, şanti 5 bin 800, mayonez 8 bin 400, ketçap 6 bin 400, 370 gTamlık bal 9 bin 100, 370 gramlık vişne konsantresi 15 bin 500, portakal konsantresi 14 bin lira. İKV heyeti Avrupa'da • Ekonomi Servisi — Türk iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan bir heyet, Iktisadi Kalkınma Vakfı'nm (İKV) organizasyonu çerçevesinde Avrupa'da bir dizi temaslarda bulunacak. İKV Başkanı Jak Kamhi başkanlığındaki heyet J5-17 nisan tarihlerinde AT'nin Türkiye ile ilgili komisyonlannm yöneticileriyle görüşecek. 18-19 nisanda Brüksel'de "Eurochambres" yönetim kurulu toplantısına katılacak olan heyet, 22-23 nisanda ATnin dönem başkanhğını yürüten Lüksemburg'daki hükümet yetkilileri ve özel sektör temsilcileriyle temaslarda bulunacak. 'Krizin kökeni Körfez değil9 ABD yönetiminin Temsilciler Meclisi'ne sunduğu Türkiye Ekonomisi raporunda, ekonomideki sorunların Körfez krizinden önce başladığı vurgulanıyor. UFUK GÜLDEMİR WASHINGTON — Ameri- kan yönetimi tarafından hazır- lanarak ABD Temsilciler Mec- lisi Dışişleri Komitesi'ne gönde- rilen "Türk Ekonomisi 1991" raporunda, çeşitli konularda alarm ziline basdırken ekonomi- de sorunlarm Körfez krizinden önce başladığı vurgulanıyor. Amerikan yönetimi her yıl Kongre'ye, dış yardım yaptığı ülkelerin ekonomik durumu hakkında bir rapor vermekle yükümlü. Bu rapor, Amerikan Dışişleri'nin şemsiyesi altında calişan, ama doğrudan ona bağ- lı olmayan "AID" (Uluslararası Kalkınma Ajansı) tarafından hazırlanıyor. Rapor, büyük öl- çüde ilgili ülke başkentindeki Amerikan elçiliğinin değerlen- dirmelerini yansıtıyor. 20 sayfalık rapor, enflasyon, mali ve parasal politikalar ko- nusunda alarm ziline basarak ABD'ye göre Türk ekonomisi özelleştirme Bu konudaki hız kayboldu. Yargının getirdiği kısıtlamalar dikkat çekici. Ücretler 1989'dan sonra ücret artışları dizginlenemedi. Bu da bütçe açığını kötü etkiledi. Enflasyon Fiyat artışlarının kaynağı Körfez değil, iç politikalar. Kemerler yine sıkılmalı. Bankalar İmtiyazlı müşterilere imtiyazlı kurdan kredi veriliyor. Borçlanma Dış borç çukurundan çıkmak için acil kaynağa gereksinim var. konuya giriyor ve "Tiirkiye bu genlemeyi kontrol altma ala- mazsa giderek artan sorunlarla karşı karşıya kalacak" deniyor. Gerileme ise Körfez krizi önce- sinde izlenen politikalara bağla- nıyor. Örneğin 1989'da Türki- ye'nin esnek kur politikasının "daha az esnekleştiği", bu yüz- den de Türk Lirası'nın değer kazandığı, "enflasyonu kırma- ya döniik bu politikanın bu kez Tiirkiye'nin ticari rekabet yete- Defini azaltması sonocuou do- ğurdugu" anlatılıyor. Raporda en çok eleştirilen konulardan birisi özelleştirme- nin "mnesini" kaybetmiş ol- ması. Bu kenuda yargının getir- diği kısıtlamalara dikkat çekili- yor. Ve görüş aynlıklarmın, özelleştirmeden sorumlu "üst diizey bir yetkilinin" istifasına yol açtığı belirtiliyor. "Daba hızlı ve yogun bir özelleştirme- nin bütçe açığının kapaülması- na yardımcı olacagı ve ekono- mi>i canlandıracağı" savunulu- yor. Eleştirilen bir başka nokta da "ücret artışlan". Hükümetin bu konuyu "1989'a kadar iyi götürdüğü" ancak "iicretleri enflasyon dttzeyine çıkarmak vaadi sonucunda iicrederin art- tıgı, bunun da mali politikalan gevşettiği, soouçta da bütçe acı- ğının olumsuz etkilendiği" be- lirtiliyor. Raporun dikkat çeken bö- lümlerinden birisi, "Körfez kri- zinden önce biie bütçenin daha büyük bir açık yönünde ilerle- me eğilimine ginniş olması". Türkiye'nin Körfez krizi sırasın- da Katma Değer Vergilerini art- tırması, petrol zamlannı tüketi- ciye yansıtması genel olarak olumlu bulunmakla birlikte, "Ücretlerdeki fuiayışın, yeni hazine gelirierine karşın, bütçe açığını artbrdıgı" belirtildikten sonra "1991'in bütçe açığı ko- nusunda bir iyileşme getirebile- cegi yönönde cesaretlendirici işaret az. Çünkü hökümetin ka- mu yabnm harcanuriannı finan- se etmek için iç borçlanmaya olan ihtiyacuun artması bek- leniyor" deniyor. Raporun enflasyon ile ilgili bölümünde, fıyatlardaki yüksel- menin baş sorumlusu olarak "mali politikalann gevşetilmesi" gösterüiyor. Enflasyonu kontrol altına almak için "Mali politi- kalara devam edilmesi, kredile- rin sıkılması ve Türk girişimle- rinin rekabet giicüniin arttırıl- ması" önerilirken enflasyonun kaynağının "Körfez krizi değil, içeride izlenen politikalar oldu- ğunun" altı bir kez daha çizili- yor. Bankalar da "imtiyazlı müş- terilere imtiyazlı kurdan kredi- ler vermekle" suçlanıyor ve bankacılık sisteminin tehlikede olduğuna dikkat çekiliyor. Raporun en carpıcı bölümle- rinden birisi Türkiye'yi dış borç servisi konusunda bekleyen "tehlikeye" ilişkin. Raporda, bu konudaaynen, "Türkiye'nnı 1982'den önceki politikalan ile yarattığı dış borç çukurundan cıkması için acil dış kaynaga ge- reksinmesi var. Türkiye krize güçlü bir döviz rezervi ile gir- mekte çok şansbydı. Ancak yet- kililer bu konada çok sevinme- meli çünkü 1990'da ödemder dengesi önemli ölçnde kötüleş- ti ve 1991'de artacak olan büt- çe açığı bu rezervler üzerindeki baskıyı arttıracaktır" deniyor. ^rdımlar dış borçlara gidecekANKARA (ANKA) — Hazine ve Dış- Ticaret Müsteşar Yardımcısı Mahfi Eğil- mez, Körfez krizi nedeniyle Türkiye'ye verilen hibelerin ve uzun vadeli uygun koşullu kredilerden proje kredisi dışm- da kalanlann hazineleştirileceğini ve dış borç ana para ödemeleri ile kısmen faiz ödemelerinde kullanılacağını bildirdi. Eğılmez, düzenlediği basın toplantı- sında Türkiye'nin dış borç ödeme planı- nın, ana paralann uluslararası piyasalar- dan yeniden borç alınarak faizlerin de ül- ke rezervlerinden ödenmesi şeklinde ol- duğunu hatu-lattı. Eğihnez, Körfez kri- zinden sonra uluslararası piyasaların durgunlaşması nedeniyle Türkiye'nin bu piyasalardan borçlanmaya girmediğini vurguladı. Eğilmez, bu nedenle 1990 yı- lında gelen 1 milyar doların büyük bö- lümünün dış borç ana para ödemelerin- de kullanıldığını hatırlatarak bu uygu- lamanın 1991 yılında da devam edeceği- ni bildirdi. Ulusiararaa piyasalann durgun olması yüzunden Türkiye'nin 1991 yılı içinde bu piyasalardan borçlanmaya gitmediğini- açıklayan Eğilmez, şunlan söyledi: "Piyasalann durgunluğu yüzunden borçlanmaya gitmedik. Eskiden bu pi- vasalarda borç verea Suudi Arabistan, Kuveyt gibi ülkeler şimdi borç anyorlar. Türkiye için en akıllıca olan şey, ağus- tos ayından sonra bu piyasalara girmek- Hazine ve Dış Ticaret Müsteşar Yardımcısı Mahfi Eğilmez, bugüne dek alınan kriz yardımlarının dış borç ana para ödemelerinde kullanıldığını, 1991'de de aym uygulamanın süreceğini bildirdi. Ağustos ayından itibaren Türkiye'nin yeniden dış piyasalara gireceğini söyleyen Eğilmez, bu yolla 500 milyon dolar borç bulunacağını belirtti. tir. Yapılacak operasyonlarla da ancak 500 mıl)on dolartık bir para toplanabi- lir. Ha/ine'nin 2 milyar dolar dış borç ana para geri ödemesi yapılabilmesi için paraya ihtiyacı var. Dolayısıyla gelecek hibeleri bu ana para ödemelerinde kul- lanacağız. Döviz girdimiz de onceki yıl- lar gibi olmayacağı için faiz ödemeleri- nin bir kısmı için de hibeJeri ve proje kre- disi olmayan uzun \-adeli kredileri kul- lanabihriz. Dolayısıyla hibelerin hepsi- ni hazineleştireceğiz." Mahfi Eğilmez bir soru ü/erine Tür- kiye'nin Körfez krizinden önce .ABD tah- vi) piyasalannda kâğıt satabilir hale gel- digini, körfez krizinin getirdiği durgun- luk nedeniyle daha önce planlanan tah- vil satma işleminin yapılmadıgını hatır- latarak önümüzdeki aylarda Türkiye'nin 200 milyon dolartık tahvil satacağını söy- ledi. Eğilmez, bu operasyonun piyasala- nn durumuna göre ağustos ayında ya- pılabileceğini kaydetti. Mahfi Eğilmez, bir başka soru üzeri- ne de Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın bu ay içerisinde geleceğini açıkladığı 1 mil- yar dolarla ilgili bilgi verdi. Eğilmez, bu paranın 400 milyon dolanmn Japonya 1 dan, 100 milyon dolannın Almanya'dan, 100 milyon dolannın Kuveyt'ten, 100 milyon dolannın Suudi Arabistan'dan petrol olarak, 50 milyon dolannın ABD'den, 30 milyon dolannın da Fran- sa'dan geleceğini açıkladı. Tümü 780 milyon dolara yaklaşan bu paraya, Ku- veyt'in daha önce taksitler halinde ver- meyi kabul ettiği 200 milyon dolann da- ha eklenebileceğini ifade eden Eğilmez, böylece nisan ayında gelecek hibenin 1 milyar dolan asacağını kaydetti. Eğil- mez, ayrıca Japonya'nın da Haliç Köp- rüsıi'nün Hnansmanı için sağladığı 100 milyon dolarlık uzun vadeli kredinin de bu ayiçerisinde geleceğini kaydetti. Eğilmez, kriz komitesinin Türkiye'ye yardım yapmayı kararlaştırdığı günden bu yana Türkiye'ye toplam 1.5 milyar do- larlık hibe, uzun vadeli kredi ve petrol şeklinde yardım geldiğini kaydetti. Türkiye'ye daha 2.8 milyar dolarlık yar- dım gelmesi bekleniyor. Mahfi Eğilmez, bir başka soru uzeri- ne de Hazine'nin kriz koşulları yüzün- de ocak ayında çok fazla tahvil satama- dığını, bu nedenle vadesi dolan iç borç geri ödemeleri için Merkez Bankası'na başvurmak zorunda kaldığını hatırlattı. Merkez Bankası'nın bu nedenle para programını ilan edemediğini vurgulayan Eğilmez, bu eğilimın şubat ayında da sürdüğünü ve mart ayında piyasalann kısmen canlanmaya başladığını söyledi. Eğilmez, bu olayın mali program yapma- dan para programı yapmanın anlamsız- lığını ortaya koyduğunu kaydetti. Eğil- mez, "Altyapısı sağlıklı kunılmadan bir para programı uygulamanın imkânı yok. Altyapı olmadığı için Hazine kâğıt sa- tamadığı siirece Merkez Bankası'na yük- lenmek zorunda kalıyor" şeklinde ko- nuştu. Türkiye'nin iç borç stokunun yüksek olmadığniı, asıl sıkıntının iç borç yapı- sının kjsaüğından kaynaklandığını anla- tan Eğilmez, hazıran ayından itibaren ye- niden iç borçlannı uzun vadeye yayma girişiminde bulunacaklannı anlattı. T E B Ö Z E L B A N K A C I L I K İsminizi şifreniz kabul eden bir bankanın servetinize yön vermesi ne değiştirir? Btlmek isterseniz. lutfen bizi araym. EtUer Özel Bankacüık Şubesi, Tei (1) 15"8 0(1 Suadfye özel Bankacılık Şubesi. Tel: (1) 385 58 40 Genel Müdürlük. lei (1) 151 21 21 Merkez Şubesi, Tel 11) 152 (S 6"Harbiye Şubesi, Tel (1) 13-4 12 16 Gayrettepe Şubesi, lei (1) r5'M> 50 Bakırköy Şubesi, Tel ( 1) 551 51 31 hmir Şubesi, Tel. (51) 19 6n 8~ Ankara Şubesi, Tel (4) 168 11 32 tzmit Şubesi, Tel (21) 123b(M TEB ÖZEL BANKACILIK TL. Mevduat Döviz Tevdiat Hesabı Portföy Yönetimi Daıuşmanlık Hisse Senedi ve Tahvil Alım Satımı Kredi Kartı Sigorîa İşlemleri (TEB) TÜRK EKONOMİ BANKASI Alman Filolojisi Mezunu'ndan YETİŞKİNLERE ALMANCA Ortaköy 136 08 86 1ŞÇEVEV EVRENINDEN ŞUKRAN KETENCİ THY Grevi...Gazetelerdeki haber değedendirmelerine, yorumlara bakar- sanız THY'de grevi işçiler ve de sendika isteyerek, THY'nin ö2el jsktöre peşkeş çekilmesine katkıda bulunmak üzere yaptyor- lar. Bu nedenle de köşe yazarlan, işçiler ve sendika yönetimi- ne uyarıda bulunuyorlar, "Dikkat edin bindiğiniz dalı kesiyor- sunuz. THY iflas ederse önce siz kaybedersiniz" diye. El insaf, Türkiye gibi işsizliğin sosyal bir yara olduğu ülkede, işoinin işini kaybetme korkusunu yaşamadığı, işyerini ayakta tut- ma bilincjni kazanamadığı nasıl dûşûnülebilir? THY çalışanlan ve Hava-İş, yıllardır THY'nin özel şirketlere peşkeş çekilmesi- ne karşı mücadele verirken nasıl olur da bu amaca yönelik grev yaptıkları öne sürülebilir? Kamuoyunda sunuluş hep aksi olur, ancak işin içinde olan- lar, ne işçilerin ne de sendikacılann greve çıkma heveslisi ol- madıklarını, hatta grev korkusu içinde yaşadıklarını bilirler. Yi- ğitlığe toz kondurulmaz, hak mücadelesınde açık verılmemeye çaba gösterilir, ancak gerçekte en ateşlı grev taraftan görürtenter de dahil, tüm işçi ve sendikacılar için çok ciddi bir grev korkusu' gecerlidir. Çünkü ülkemizde geçerli olan ddzende, işveren enin- de sonunda zararı fiyata yükleyecek, ışin içinden yıne de çıka- mazsa, işçi çıkararak yükten kurtulacaktıc. Kamuda ise zaran sonunda ödeyen vatandaştır. Nereden bakarsanız bakın gre- vin en ağır bedeli, yükü, işçiye ve sendıkasınadır 12 Eylül'den bu yana, aralıksız gerçek ücretlerinde gerrye gi- dişi yaşayan işçiler, daha fazla kaybetmeyi önleyebilmek için, • başka çare bulamadığı için bedel öderneyi göze alıyor. Korku- • nun ecele faydası olmadıgı' gerçeğinden hareketle, içindeki grev' korkusunu bastırarak grev istiyor. Türkiye'de çok grev yapılması ne gerçek grev hakkmın variığının ne de işçilerin, sendikaların uzlaşmaz grevci olduklannın kanra. Tam tersine, gerçek işlevi- ne, varlık amacına uygun grev hakkı olan ülkelerde. grev hakkı uzlaşmaya yarar, çok grev olmaz. Çok grev Türkiye'de isçile-' rin çok fazla hak kaybettiklerinin, iş barışının bozulduğunun bir kanıtıdır ancak. Sendikaların son yıtiarda çok propagandası yapılan ve kamu- oyunda da işçiler aleyhine etkili olan aşın isteklerine' gelince. ' Kendi gelirı çok düşük olan, emeği ile geçınen insanlanmızın, '% 300-500-800 oranında zam ıstıyorlar' propagandasının etki- si altında kalmamaları olanaksız. Çelik işçılerinın, maden işçi-, lerinin, kâğıt işçilerinin grevlerinde de hep aynı propagandalar, kampanyalar yapıldı. Anımsayacaksınız. Yanıt olarak halen çe- lik ışçisinin, maden işçisinin, kâğıt işçisinin ne aldığını araştır- manızı öneririz. Buralarda gerçekten başanlı sayılan sözleşmeler imzalandı. Lütfen araştırın ve kendiniz aşırı mı, makul mü karar verin? Sözleşmelerle alınanların ne olduğunu anlamak için, asıl bir sonraki sözleşme öncesi gelınen düzeye bakmak gerekiyor. Alınan ücret daha parlak gibi görünen özel sektörde, ışçı çıkar- maları yolu ile nasıl en alt düzeylere, yoksulluk ücretlerine çe- kilmiş? Ve işçi çıkarması ile ortalama düştü savunmasının da yapılamayacağı kamu ışyerterinde fiyatlar karşısında hangi nok- taya gelmiş? ', Elbette çok haklı olarak '12 Eylül'den bu yana aralıksız sür- dürülen yoksullaşma politikasının acısı bir sözleşmede çıkarı- labilir mi? % 700'lü artış önerisi de olabilir mi?' itirazında bulu- nacaksınız. Ne yaiık ki yasalanmız özgür toplu pazarlık düzenini yasak- larken öylesine ayrıntılı düzenlemelere girmiştir ki bunların ara- sında bir de tarafları yazılı istekleri ile bağlayan hüküm vardır. İşçi sendikaları toplu pazarlık masasında pazarlık şanslarını el- lerinde tutrnak üzere, bütün kalemlerde en abartılı isteklerini koy- mak gereğıni duymaktadırlar İşçinin yoksullaşmaktan sendika yönetimine kanalize olmuş öfkesi, ayrıca yöneticileri psikolojik olarak daha yüksek rakamlara ıtmekte, sendikaların ilk yazılı ıs- teği ile sonunda irr.zalanan rakam arasında büyük uçurum doğ- maktadır. 'Vermeyen utansın, biz uğraştık alamadık' yaklaşımı sendikacılığımıza egemen oldu. Aslında pazarlık sistemimizde güçlü ve belirleyici olan, işve- ren. 12 Eylül sonrası pratiğinde sadece ve sadece işveren tek- liflerinin üzerinden pazarlık yürütülüyor. Ancak işverenler ka- muoyunu etkilemek, işçi aleyhine çevirmek üzere, yazılı sendi- ka tekliflerıni rahatlıkla "aşın istekler olarak' propagandada kuf- lanabılmekte, sendikacı da istediğini gosterebilme psikolojtsi için- de bu oyunun tuzağına düşmektedır. Hava-İş özelinde de bu sahneler aynen yaşanmıştır. İşin içi- ne Türkiye'de bir türlü iş değerlendirmesi sisteminin oturtula- maması, işveren cephesinin sistem içinde belki de haklı sayıla- bileceği tek konu da katılınca, ücret tartışması THY'de çalışan elektronik mühendisin ücreti, uzman kadroların ücretlerinden değil de temizlıkçilerden yapılınca, kamuoyu işverenden yana kaymaktadır. Bu toz duman içinde, hiç kimse THY grevinde gö- rülmemiş bir biçimde devlet eliyie en ağır grev kırıcılık suçları- nın işlenmeye çalışıldığını, yasalara karşı hile yolu ile THY'nin özel şirketlere peşkeş cekildiğini görmemektedir. THY grevinin bir an önce bitmesi, THY'nin kurtarılması ön- celikle çalışanlarının çıkarınadır. Hepimizin toplumsal çıkarına- dır. Aksi gelişmede belki kazandınlan özel şirketler olacaktır. Ancak devlet elıyle en ağır grev kırıcılık örnekleri, Türkiye'yi bir kez daha ILO'da, AT'de çok güç duruma sokacaktır. GREENAIRHAVA YOLLARI UYGULAYACAĞI İÇ VE DIŞ HAT SEFERLERİNİ SAYjN YOLCULARIMIZIN VE SEYAHAT ACENTELERİMİZİN BİLGİLERİNE SUIMAR UÇUŞ PARKURU ANTALYA-İSTANBUL ANTALYA-İSTANBUL ANTALYA-İSTANBUL İSTANBUL-ANTALYA İSTANBUL-ANTALYA İSTANBUL-ANKARA İSTANBUL-ANKARA ANKARA-İSTANBUL ANKARA-İSTANBUL ANKARA-İSTANBUL İSTANBUL-İZMİR İSTANBUL-İZMİR İZMİR-İSTANBUL ANKARA-DİYARBAKIR DİYARBAKIR-ANKARA KALKIŞ SAATİ 07:30 08:45 23:15 07:00 21:30 08:30 19:00 10:00 16:00 19:30 21:00 15:30 07:00 11:00 13:00 NOT: DİYARBAKIR SEFERLERİNİN İSTANBUL İRTİBATLARI VARIŞ SAATİ UVCUIAMA TARİHİ ' 08:30 11/04/91'E KADAR HERCÜN 09:45 12/04/91'DEN İTİBAREN HERCÜN 00:15 12/04/91'DEN İTİBAREN HERCÜN 08:00 12/04/91'DEN İTİBAREN HERCÜN 22:30 HER CÜN 09:30 CUMARTESİ PAZAR HARİÇ HERCÜN 20:00 CUMARTESİ PAZAR HARİÇ HERCÜN 11:00 SAU-PERŞEMBE-CUMA CÜNLERİ 17:00 PAZARTESİ-ÇARŞAMBA CÜNLERİ 20:30 CUMARTESİ-PAZAR HARİÇ HERCÜN 22:00 08/04/91'DEN İTİBAREN HERCÜN 16:30 CUMA CÜNLERİ 08:00 09/04/91'DEN İTİBAREN HERCÜN 12:15 08/04/91'DEN İTİBAREN PAZARTESİ/ÇARŞAMBA 14:15 08/04/91'DEN İTİBAREN PAZARTESİ/ÇARŞAMBA CİDİŞVE DÖNÜŞLERİNDt SAĞLANMIŞTIR ' " y ı FRANK|Wf-İSTANBUL İSTANSLL-DUSSELDORF ÇUSSELBORF-ISTANBL İStANBUL-ANK-DUSŞ' 143» puSSELD İSTANBUL- LONDRA-İSTAİ%UL İSTANBUL-LON LONDRA-İST İSTANBUL-BtRlİN BERllN-İSJANBUL İSTANBU BERLİN-İSt İSTANBUL-HANOFFE HANOFFER^STAH İ SAU CÜNLERİ GUMAGUNLERİ <Ö^MA CÜNLERİ ^CUMARTESİ CÜNIİR ' CUMARTESİ C j ^ " ^ CÜNLERİ :Sİ-PAZAR CÜNLERİ ^R CÜNLERİ PAZAR CÜNLERİ SAU CUNLERI SAU CÜNLERİ CUMARTESİ CÜNLERİ CUMARTESİ CÜNLERİ SAU CÜNLERİ SAU CÜNLERİ CUMA CÜNLERİ CUMA CÜNLERİ JM SAATLER MAHALLİDİR LÜTFEN SATIŞ BÜROLARIMIZI VEYA SEYAHAT ACENTENİZİ ARAYINIZ. İstanbul Cumhuriyet Cad No:347 Harbıye Tel: 132 00 30- 131 17 64- 141 37 6 2 - 141 57 79 Fax: 148 91 16 Ankara Ataturk Bulvarı 109/8 Ercıyes Han Kızılay Tel: 9-4 118 30 14-118 30 15 Fax: 118 30 13 İzmir Adnan Menderes Havalimanı Creenaır A.Ş. Tel: 9-51 51 26 2"6 - 51 16 05 Fax: 51 14 82 Antalya Cençlık Mah. Fevzi Çakmak Cad. Antalya Apt. 69/C Tel: 9-31 18 75 78 - 18 79 34/38
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog