Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

29NÎSAN1991 HABERLER CUMHURİYET/3 w w Oğretmenlerde ayncalıklı tayinlere son Öğretmenler yeni atama döneminde puanlama sistemiyle oluşturulan cetvellere bakıp istedikleri illerin puanlarını ve kendi puarüannı kıyaslayarak nerelerde görev yapabileceklerini öğrenebilecek. Yetkililer bu yöntemle öğretmenin şikâyette bulunabilme hakkına sahip olacağını, torpilli atamalann büyük ölçüde azalacağını bildirdiler. ANKARA (UBA) — Milü Eğitim Bakanhğı, illerin atama puanlannı belirlemeye başladı. Bu yolla öğretmen atamalann- da otokontrol sağlanacak, tor- pilli atamalar azalacak ve öğ- retmenler kendi puanları ile il- lerin atama puanlannı kıyasla- yarak nerelerde görev yapabi- leceklerini öğrenecekler. UBA muhabirinin edindiği bilgiye göre Milli Eğitim Ba- kanlığı'nın geçen yıl yayımladı- ğı ögretmen Atama Yönetmef- gi ile görev bolgeleri geri kal- nuş ve gelişmiş bölgeler olarak ikiye indirildi. Yönetmelikle aynı zamanda puanlama siste- mi de getirildi. Buna göre, öğ- retmen atamaları puanlara gö- re yapüdı. Puanı az olan öğret- menler öğretmen ihtiyacı bulu- nan yerlere atanırken puanı yüksek olanlar fazla tercih edi- İen merkezlere gönderildi. Bakanlık, geçen yıl yaşanan aksaklıklan ve özellikle 'puanı benden az olduğu halde daha iyi yere atandı', 'torpilim olsay- dı ben de iyi bir yerde görev yapardım' gibi şikâyetleri orta- dan kaldırmak, atamalarda otokontrol sağlamak için ille- rin öğretmen atama puanlan- nı belirleyecek. Bakanlık puan- lamayı mayıs ayında sona ere- cek öğretmen atamalan ışığın- da oluşturacak. Öğretmenlerin hangi illeri tercih ettikleri ve hangi puana sahip olan öğret- menlerin hangi illere atandığı- na bakılacak. Böylece iller için bir taban puan çıkanlacak ve cetvel hazırlanacak. Bu cetvel daha sonra broşur haline geti- rilerek okullara gönderilecek. öğretmenler yeni atama dö- neminde, bu cetvellere bakıp is- tedikleri illerin puanlarını ve kendi puanlannı kıyaslayarak nerelerde görev yaptıklannı öğ- renebilecek böylece. öğretmen şikâyette bulunabilme hakkına da sahip olacak. Her yıl 300 bin hektarlık alan ağaçlandınlmadığı takdirde bugün var olan ormanları yitireceğiz Ifeşil dünyadan kara haberYağışları düzenleyerek iklimleri belirleyen, • erozyonla toprak kaybını önleyen, kent içinde gürültüyü ve hava kiriiliğini emen onnanlarda sürdürülen talan dünyanın pekçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de önlenemiyor. HÜRRİYET UYMAZ ~ Toprak, hava, su ve enerji döngüsünde motor giıç olan or- manlarda önü alınamayan kat- liamlar, insanı kirlenen ve ku- rakhklann hüküm sürdüğü bir dünyada yaşamak zorunda bıra- kıyor. Yağışlan düzenleyerek ik- limleri belirleyen, erozyonla ve- rimli toprak kaybını önleyen, kent içinde gürültüyü azaltan va hava kirliliğini emen ormanlar- da sürdürülen talan, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de önlenemiyor. Ke- silen ağaç sayısı her zaman di- kilenin üzerinde seyrederken be- lirli aralıklarla yapılan ağaç dik- me kampanyaları ise eksik ka- patma çabasından öteye gitme- diği için giderek anlamsızlaşıyor. l.Ü. Orman Fakultesi ögretim üyesi Prpf. Dr. Doğan Kantar- cı, her yıl 300 bin hektarlık alan DÜNYADA f l e r yıl 28 milyon dönum "yağmur ormanı" yok ediliyor. Buna göre günde 74 bin, saatte üç bin ve dakikada 50 dönum orman yerle bir oluyor. Yağmur ormanlannm üçte birini oluşturan Amazonlar'daki orman katliamının yüzde 80'inin 1980 yıhndan bu yana yapıldığı belirtüirken tahribatlann sürmesi halinde 2000 yıhna kadar Afrika, Orta ve Güney Amerika ve Asya'daki tropikal ormanlann yüzde 80'inin yok olacağına dikkat çekiliyor. 10 bin yıl önce tanmcüık başlamadan dünyada 15 milyar dönümlük orman vardı. BugUn bu 10 milyann aluna düştü. Bu ormanlann yüzde 25'i, 1950 ile 1980 yıllan arasında yok edildi. Dunyadaİri ilaç hammaddelerinin dörtte biri, kanser ilaçlanrun ise yüzde 70'i bu tropikal ormanlardan karşüanıyor. TüRKÎYE'DE A A e r yıl 12-13 milyon metrekupe eşdeğerde kaçak ağaç kesüiyor. 1950'den bu yana tarla açma, kaçak yapılaşma, sanayi tesisleri ve yangmlar nedeniyle toplam üç milyon hektar yok edildi. Var olduğu savlanan 20.2 milyon hektarhk orman alanmın 1.3 milyon hektan, "orman niteliğini yitirdiği ve orman olarak konınmasında yarar bulunmadıgı" gerekçeleriyle orman sınırları dışına çıkarıldı. Aynı sure içinde 173 bin 680 hektarhk orman alanı tarlaya dönüştürüldü. 21 bin 885 hektan ise yerleşmeye açıldı. 1937 ile 1987 yıllan arasında bir milyon 346 bin 778 hektarhk alan yangınlarla ormansızlaştınldı. 60 yıl içinde yeni orman alanlan oluşturulamadığı takdirde, yılda 57 milyon metreküp odun hammaddesine ihtiyaç duyulan Türkiye'de, yasadışı yoDarla yâpılacak tahribatlar sonunda ormanlanntümüyle yokolacağısöyleniyor. * ağaçlandınlmadığı takdirde, ar- tan nüfusla bir süre sonra bugun var olan ormanlann da yok ola- cağını soyledi. Türkiye'de var ol- duğu savlanan 20.2 milyon hek- tarhk ormanın yansından fazla- sımn yani 18.4 milyon hektarı- nın bozuk baltahklar ve verim- siz ağaçlardan oluştuğunu belir- ten Kantarcı, bu 18.4 milyon hektarlık alanın erozyon bolge- leri olduğuna dikkat cekti. Kan- tarcı şu bilgiyi verdi: "Biz yılda 22 milyon metre- küp dvannda odun hammadde- si iiretiyoruz. Bu demektir ki diinya standartlanna gore yılda 57 milyon metreküp olan odun hammaddesi ihtiyacımızın yan- sına bile yetişemiyonız. Bugün Türkiye'de odun hammaddesi işleyen kuruluşlann kapasitesi yılda 18.5 milyon metreküp, ya- kacak odun üretimi ise yalnızca yedi milyon metreküp. Dolayı- sıyla ihtiyaç olan odun ham- maddesi va dışandan ithal edi- liyor va da kaçak olarak orman- lardan kazanılıyor. Eğer aşın nüfus yüzunden artan odun hammaddesi ihtiyacını karşıla- yamazsak, bir süre sonra bu aşı- n talep karşısında ormanJanmız tahrip edilecek ve tamamen yok olacak." Orman Genel Müdürlüğü^ nun öngörülerine göre Türkiye1 de her yıl yasadışı yollardan 12 ile 13 milyon metreküpe eşde- ğerde ve yakacak odun tüketi- liyor. Sadece 1950 Ue 1987 dö- neminde saptanan yasadışı ağaç kesme suçu 983 bine ulaşırken, bu yolla yitırilen ağaç miktarı ise 4.3 milyon metrekupe eşit. öte yandan araştırmalar, ül- ke yüzölçümunün yuzde 91'ini oluşturan ağaçsız 698 milyon dönum alanın yüzde 73'unde hafıf, yüzde 20.3'unde orta, yüz- de 37'sinde şiddetli ve yüzde 22.6'smda ise çok şiddetli toprak erozyonu olduğunu gosteriyor. Bitki ortusünde azalma ise yüzey suyunu arttırarak verimli toprakların akıp gitmesine yol açıyor. Geniş yapraklı ağaçlar- dan oluşan bir ormanda, her yüzde 10'Iuk azalma, yüzey su- yunda 25 milimetrelik bir artış, iğneyapraklı bir ormanda aynı orandaki bir azalma ise 40 mi- limetrelik bir artış getiriyor. Ağaçlarla rutulamayan bu yüzey sulannın çıplak arazilerden akıp gitmesi ise tonlarca verimli tanm toprağının ve su potansiyelinin denizlere taşınmasıyla sonuç- lanıyor. Ege Üniversitesi öğretim üyesi Ibrahim Atalay'uı bir araştırma- sına göre Türkiye'de her yıl eroz- yonla 600 milyon ton toprak, denizlere taşınıyor. Nehirlerin kenarlarına ağaçlandırma yapı- larak önlenebilecek olan bu top- rak kaybının yalnızca Keban ba- rajında yılda 73 milyon ton ol- ması dikkat çekiyor. Türkiye'de bu yolla yitirilen toprak mikta- nnın, Kuzey Amerika'dakinin 7.3, Ayrupa'dakinin 19.5, Afri- ka'dakinin ise 4.4 kat üzerinde seyrettiği beiirtiliyor. Kuraklık ve gürttltti Karbondioksit tüketmeleri nedeniyle ağaçlar, sera etkisini de hafîîletiyor. Yağışlan düzen- leyerek kurakhğı önlerken, glo- bal ısınmayı da engelliyor. Araş- tırmalara göre her büyük ağaç, beş tane 10 bin vatlık klimaya eşdeğerde bir soğutucu etki ya- pıyor. Bu nedenle orman içinde hava, dışanya oranla 10 derece daha serin olabiliyor. 100 yaşın- daki bir kayın ağacı 40 kişinin çıkardığı karbondioksiti emer- ken, 10 bin dönumlük bir çam ormanı ise yılda 30-40 ton ok- sijen üretiyor ve aynı miktarda tozu tutarak havayı temizliyor. Yine kent merkezlerinde bir lit- re havada yaklaşık 18 bin 370 toz zerreciği sayüırken, bu raka- mın kent parklannda 1140*3 auşmesi, ağaçların "kirli hava filtreleri" olduğunu gosteriyor. Kentkrde yol kenarlannda ge- niş yapraklı ağaçlarla oluşturu- lan "yeşil duvarlar" özellikle ta- şıt kaynakh gümltunün azaltıl- masında çok etkili olurken, su toplama havzalanndaki orman- lar da insanlann içme ve kullan- ma sularının sağlanmasmı gü- vence altına ahyorlar. IstanbuTda 2ANAP binası bombalandı ANAP Üskudar ilçe binasına yapılan saldınyı üstlenen yasadışı bir sol örgüt, "Semra Özal'm başkanlığını kutladık" diye açıklama yaptı. Haber Merkezi — Istanbul başta olmak üzere birçok ilde son günlerde yoğunlaşan bom- balama eylemleri dün de sürdü. Istanbul'da ANAP Üsküdar ve Kâğıthane ilçe binalarının da bulunduğu 4 yer bombalanır- ken, Ankara, Bursa, Izmit ve Adana'da 8 ayrı patlama oldu. ANAİP Üsküdar ilçe binasına yapılaa saldınyı üstlenen yasa- dışı sol bir örgüt, "Semra Ozal 1 m tmşltanlıgını kutladık" şeklin- de açıklama yaptı. Patlamalar hasara yol açtı. Istanbul'da 21.50 sıralarında ardı ardına 4 ayn yerde patlama oldu.Üskudar ANAP ilçe bina- sına gelen kimliği belirsiz iki ki- şinin bıraktığı bomba, hasara yol açtı. Kâğıthane ANAP ilçe binasında da 22.00 sıralarında patlama oldu. Beykoz ANAP örgütunun düzenlediği ve Istan- bul il Başkanlığı'na seçilen Sem- ra özal'ın da kanldığı Cadde- bostan Maksim'deki gece sürer- ken, yakmlarda bulunan Gene- ral Elektrik şirketine ait binada da patlama meydana geldi. Pat- lama binanın camlarının kınl- masına yol açtı. Beşiktaş'ta Bo- ronkay Holding binasımn önü- deki bir otomobilin altına ko- nan bomba patladı. Otomobil ve binada hasar oluştu. Ankara'da Tuna Caddesi'nde bulunan Çalışma ve Sosyal Gü- venlik Bakanhğ'na bağlı Çalış- ma Genel Mudürlüğu binasına, bekçiyi etkisiz hale getirerek gi- ren biri kız, 4 saldırgan, 3. kat- taki bir odaya bomba yerleştir- di. Odanın duvarlanna yasadı- şı bir sol örgütün ismini yazan saldırganlar, binayı terk ettikten sonra patlama oldu. Binanın camlan kırıhrken, kuşkulu gö- rülen 8 kişi, operasyonlar sıra- sında gözaltına alındı. Bursa'da da dün akşam saat- lerinde Ziraat Bankası Merinos Şubesi ile Halkbank şubesine konulan bombalar maddi hasa- ra yol açtı. îzmit'te de Türkiye tş Bankası ile Merkez Bankası şubderinde bombalar patladı. Patlamalarda can kaybı obnadı. Nüfus yogunlugu en yüksek 10 ıl iı istanbul Kocaeli Izmir Hatay Trabzon t Gaziantep Bursa Sakarya Zonguldak Samsun Nifvs 7.433.000 960.000 2.700.000 1 133.000 809.000 1.225.000 1.602.000 675.000 1.079.000 1 169 000 Yoftmluk (km/Mşi) 1330 260 220 204 180 153 146 140 126 120 —^^ BAŞDÖNDÜREN KALABALIK — 7.5 milyon nüfusuyla en kalabalık kenti olan tstanbul kilometre kare başına düşen insan sayısıyla da başı çekiyor. îstanbuTun taşı toprağı insanANKARA (AA) — Turkiye'nin en kalabalık ili tstanbul'da, kilometre kare başına düşen insan sayısı, diğer bir ifadeyle nüfus yoğunluğu son 5 yılda 285 kişi daha arttı. Devlet Istatistik Enstitüsü'nün (DtE) verilerine göre 1985 yıhnda Istanbul'da 1045 kişi olan kilometre kare başına düşen insan sayısı, geçen yıl 1330 kişiye yükseldi. Bu ilde, 1985-1990 yıllan arasındaki nufus artış hızı yüzde 4.4 olurken sonuçta Istanbul'un nüfusu 5 milyon 842 bin kişiden, 7 milyon 309 bin kişiye cıktı. Nüfus yoğunluğu açısından Istanbul'u, kilometre kare başına 260 kişi ile Kocaeli, 220 kişi Ue tzmir, 204 kişi Ue Hatay izledi. Ankara'da ise 1985'te 114 olan nüfus yoğunluğu, geçen yıl 126'ya yükseldi. Türkiye'de nüfus yoğunluğunun en az olduğu U Karaman'da ise kilometrekarede 24 kişi yaşıyor. Geçen yıl yapılan nüfus sayunı sonuçlanna göre Hakkâri ve Gümuşhane'de nüfus yoğunluğu 25 kişi, Erzincan'da 27, Sıvas'ta ise 28 kişi olarak belirlendi. DtE'ye göre 1985-1990 yıllan arasında en yüksek nüfus artış hızı yüzde 4.7 Ue Antalya'da gerçekleşti. 1985 sayımına göre 8 milyon 911 bin olan bu ilin nüfusu, geçen yılki sayımda 11 milyon 322 bin kişi olarak belirlendi. Nüfus artış hızında, Antalya'yı yüzde 4.6 Ue Şanhurfa ve Kocaeli, yüzde 4.4 Ue tstanbul, yüzde 4.3 ile Hakkâri izledi. Geçen yıl yapılan nüfus sayımı sonucuna göre Türkiye nüfusunun yüzde 50.7'sini oluşturan 28 milyon 661 bin kişilik bölümü, nüfmu 1 milyonu aşan 15 büyük Ude yaşıyor. Bu iller ise tstanbul, Ankara, Adana, Konya, Bursa, İçel, Samsun, Manisa, Gaziantep, Antalya, Hatay, Diyarbakır, Zonguldak ve Şanhurfa. E.C.4. Is/fmo Sistemlerini Görmeden Karar Kermey/fi/ E.C.A. Kat Kaloriferi E.C.A. KOMBİ HEM KAT KALORİFERİ HEM ŞOFBEN A Ücretsiz proje ve anohtar teslimi komple sistem • Peşin fiatına size özel taksitlerle ' • Kullanılan bütün malzemelerde E.C.A. Kalitesi - Servis emniyeti • Yakıt tercihi sizin (Doğal Gaz - LPG - Sıvı yakıt) bîmtas ff Tel : 149 60 35 - 145 5~4 37 -145 03 56 Fax: 145 03 57 «MTAŞA-Ş aGlNKANTOPUJLUÖUKURULUŞUOUR Universiteyi güç günler bekliyor Bezm-i Alem'in engelli koşusu HAKAN AYGÜN ANKARA — Kuruluş yasa- sı yürurlüğe giren Bezm-i Âlem'in faaliyete geçebUmesi için pek çok eng_eli aşması ge- rekiyor. Bezm-i Alem Mutevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Şaban Karataş, mucadeienin birinci aşamasını kazandıklanru belir- terek, "Bundan sonra beni mü- cadeleye raecbur edenler dü- şünmelidir. Yine kazamnm" di- ye konuştu. Prof. Karataş hak- kında "laiklik spekûlasyonlan" da yapılan Bezm-ı Alem'de "Tiirbanlılann d* minl etekü- lerin de okuyabileceğini" söyledi. Bezm-i Âlem'i, kuruluş yasa- sı Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın "onay"ından geçerek, Resmi Gazete'de yayımlanma- sına karşın "zor günler" bekli- yor. Bezm-i Âlem'in önündeki "engeller" şöyle sıralanıyor: — Bezm-i Âlem Valide Sul- tan Vakfı'nın eğitim ve sağlık hizmetlerine ayırdığı kaynakla- nn universiteye aktanhnası. tş- lemlerin yerel açıdan bü--iki yıl sürebileceği ifade ediliyor. — Bina, araç gerec ve diğer egitim-oğretim tesis ve malze- melerinin haar bulunduğunu, hazır olmayanların sağlanması için yeterli kaynağın aynldığı- nı kanıtlayan belgelerin hazır- lanması. — Üniversitenin ilk hizmete gireceği yıl için gerekli her çe- şit cari masrafın yüzde 20*$!^ karşılayacak para ya da mal varhğının bulunması. — En az üı yıl içinde eğitim- öğretim faaliyetlerine başlaya- bilmesi. — YÖK'ün, tstanbul'daki üniversitelerle aynı düzeyde eği- tim verilebileceği yönünde ikna edilerek olumlu göruşünün alınması. — Başta laiklik olmak üzere Atatürk ilke ve inküaplanna uygun eğitim verilecegi izlenl- minin verilmesi. — Mevcutlar arasından "kefil" olacak bir üniversite bu- lunması. Bezm-i Âlem'e tahsis edilen taşınır ve taşınmaz mal- lann, faaliyetine son verihnesi durumunda "kefil" üniversite- ye devredümesinin taahhüt edil- mesi. Bu açıdan Vakıflar Genel Mudürlüğü'nün sorun çıkara- bileceği ifade ediliyor. — Faaliyete gectikten sonra da her yıl YÖK tarafından ger- çekkştirilecek denetlenıelerden olumlu rapor alınabilmesi. — Laikliğe aykın eğitim vet- diğinin saptanması durumun- da, faaliyetine son verile-'' bilmesi. öte yandan Bezm-i Âlem'in TBMM'de YÖK Yasası değişik- liklerı gönışülürken verilen bir yasa önerisiyle kuruhnası da Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK'- te rahatsızhk varatıyor. YÖK Başkanı Prof. fhsan Dograma- cı Bezm-i Âlem'e, BUkent'e "üniversite" adının verihnesi karşılığında göz yumarken, Bezm-i Âlem'in, YÖK'ün ve Milli Eğitim BakanhğTnın gö- rüşleri ahnmadan ve yasa öne- risi TBMM'deki komisyonlar- da görüşuhneden kunüması bundan sonraki aşamalarda önüne engeller çıkarüması ola- sılığını arttınyor. Konuyla ilgili olarak Cum- huriyet'in sorulannı yanıtlayan Bezm-i Âlem Mutevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Şaban Kara- taş, "Mucadeienin birinci fas- lını kazandım. Bundan sonra beni mücadeleye mecbur edea- ler düşunraelidir. Yine kazamnm" diye konuştu. Bezm-i Âlem'i öncelikle "üp kompleksi" olarak duşündük- lerini ifade eden Prof. Dr. Ka- rataş, yasa gereği bir de fen- edebiyat fakultesi oluşturulaca- ğını soyledi. KISAKISA • öğretmen ve eğitim uzmanı yetiştiren yüksek kurumlarda parasız yatıh veya burslu öğrenci olabüme yaşı 22'ye yükseltUdi. Yatıh veya burslu öğrenci okutma ve bunlara yâpılacak sosyal yardımlara üişkin yönetmelikte değişiklik yaparak parasız yatıh veya burslu öğrenci olabüme yaşım 21'den 22'ye çıkartan yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürurlüğe girdi. Yönetmelikte, yaş hesabında ay ve günün dikkate ahnmayacağı, bu düzenlemenin eğitim yöneticihği ve denetçiliği ile lisans üstü programlanna kayıt hakkı kazananlara uygulanmayacağı da belirtildi. • Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yurttaşlann özelhkle korku ve erotik fîlmlere Ugi gösterdikleri bildiriliyor. Bir süre öncesine kadar macera, aşk ve komedi fumleri kasetlerinin kapışıldığını, son zamanlarda ise erotik ve korku fîlmlerinin rağbette olduğunu söyleyen video işletmecisi Hatip Bağnyanık, "Uzun yıllardır video kaset kirahyorum. önceleri büyük Ugiyi Türk filmleri ve yabana komediler görüyordu. Ancak son birkaç ay içinde hiçbir Türk fîhnini satamıyoruz. Bu filmler raflarda kahrken her yaştan insanın korku ve erotik filmleri kiralayıp evlerinde seyrettikleri dikkatimizi çekiyor" dedi. • Devrimci Gençlik dergisi merkez bürosunn siyasi polis tarafından basılarak 3'ü dergi çalışanı 5 kişinin gözaltına almdığı bildirildi. Polisin, Fatih'te gerçekleşen bir soygunu bahane ederek büroyu bastığını öne süren dergi çalışanlan, baskın sırasında konuk olarak bulunan Ayfer Uslu ile Ayşe Sultan Yazıcı ve muhabir Havva Suiçmez, tsmail Bahçeci, Erdal Koç*un gözaltına almdığım belirttUer.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog