Bugünden 1930'a 5,459,363 adet makale



Katalog


«
»

29NİSAN1991**** HABERLERİN DEVAMI CUMHURİYET/19 Böyle GitmezL (Baftarafi 1. Sayfada) Bir cumhurbaşkanı, anayasayı bir yana bı- rakıp hem başbakanlığı hem iktidar partisi li- derliğini de sürdürüyor, Ekonomiden dış po- litikaya her şey ondan soruluyor. Oysa partilerüstü ve tarafsız olması gere- kiyor anayasaya göre. v Ama dinlemiyor. Gözü kara! "Allatftan başka kimseden korkmanf' diyor. Eşini de Türkiye'nin en büyük iline parti başkanı seçtirtmek için bizzat kulise giriyor. En yakını, dayı oğlu yetim Hüsnü'yü buna karşı çıktı diye bakanlıktan attırabiliyor. Bir bayram günü, büyük oğlunun ortak ol- duğu havayolu şirketinin bir uçağıyla Antal- ya'ya getirttiği ilçe başkanlarına el öptürüyor, eşiyle birlikte parti içi muhalefete karşı göv- de gösterisi yapıyor. Başbakan, Cumhurbaşkanı'nın eşi için kongre günü kürsüye çıkıp oy isteyebiliyor. Ulaştırma Bakanı, kongre kapısındatercihli telefon ve çağn cihazı isteklerine onay im- zası atabiliyor. Cumhurbaşkanı'nın eşini il başkanı yap- mak için adalet mekânizması üzerinde de baskı uygufanıyor. ilçe seçim kurulunun iki yargıcı birbiri ardından rapor alarak görevle- rinden aynlıyorlar; üçüncü yargıç, Cumhur- başkanı eşinin istediği biçimde listelerin kongrede yenilenebileceğini kararlaştınyor. Böylece Cumhurbaşkanı, eşini de 82 oy farkla partisinin İstanbul it başkanlığına seç- tiriyor. Bu arada küçük oğluna iki milyarlık şaşa- alı düğün, aylığı yedi sekiz bin dolara yalı... Çocuklardan biri banker, biri butikçi, biri özel televizyonla havayolu işinde... Hanımefendi'nin terzisi Müberra da ANAP Ankara il yönetiminde... Sonra, ekonomik gidiş de iyi değil. Enflas- yon da fren tutmuyor. Terör büyük kentlerde vuruyor. Dış politikada sorunlar birikiyor. Ama bütün bunlara karşın politikada tıka- nıklık, tepkisizlik... Neden? Ölçüler ve değer yargıları bu denli aşındı- ğı için mi? Umursamazlık o yüzden mi? Yoksa toplumda değişime karşı güvensiz- lik mi? Böyle gelmiş böyle gider zihniyetinin yarattığı kâbus havası mı? Muhalefetin yetersizliği ya da pırıltısızlığı mı? Özal'a endeksli muhalefetin artık kanıksan- mış olmasından mı? Özal yönetiminin, kamuoyunu oluşturan odakları muhalefete büyük ölçüde kapattığı için mi? Tümünün payı var kuşkusuz. Her birini se- rinkanlı düşünmek gerekiyor. Politikada tıkanıklığın aşılacağına inanıyo- ruz. Bu böyle gitmez. Gideceğini sanan var- sa, aldanıyor. AkJı başında herkes bunu görüyor. Demok- ratik bir devlet ve toplum düzeninde neyin ne olduğunu bilen, her şeyi yerli yerine oturta- bilen insanlar, bunun böyle gitmeyeceğinin bilincindedirler. Yaşanan anormallikler karşısında belki sö- zün hükmü kalmadı, çok aşındı. Ama yine de böyle gelmiş böyle gider diyenler yanıla- cak. Devlet ve toplum yönetiminde demok- ratik ölçülerin, çağdaş değer yargılarıyla hu- kuk ilkelerinin damgasını basacağı günler gelecek. iyimseriz. Çok kalmadı, en geç 1992 eylülünde se- çim var. Özallar yüklendi, kazandı Yılmaz: Devlet gücüyle kazandılar (Baftarafi 1. Sayfada) cek. Ne zaman ki kovarlar, o za- man iş değişir. Bu şıkkın dışın- da benden kurtuluş yok. Bu bir yarıştı. Kazananı medeni bir in- san olarak tebrik ederim. İnşai- lah dediklerini yapıp başan ka- zanır." Semra özal kürsüye çıkarak vaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi: "Şahsıma gösterdiginiz tevec- ciih ve giiven için hepinize gö- nttMen teşekkür ediyoram. Haf- talardır bir aile içindeki yarışın neticesini almış bulunuyoruz. Her yanşmada olduğu gibi bir taraf kazanıp, bir taraf kaybe- decek. Ama ben bunu bir kayıp olarak asla düşünmüyorum. Çiinkü Anavatanlı olarak hepi- miz bir biitünüz." Semra Özal, "ANAP bundan sonra bu yaptıkianndan çok da- ha büyük işler yapacaktır. Artık hep birlikte güzel tstanbul için ve memleketimiz için en güzel projeleri hazırlamaya hazınz" diye konuştu. Talat Yılmaz, bu sırada kür- süye ğeîerek Semra Özarîtut- ladı. Semra Özal ve Yılmaz el ele tutuşarak ellerini havaya kaldır- dılar ve partililerin alkışlan ara- sında gazetecilere poz verdiler. Bu görünümden sonra konu- şan divan başkan vekili Talat Zengin, "Cumhurbaşkanımızın eşi hanımefendinin il başkanı se- çilmesi bizim için bir şereftir" dedi. Mikrofonu bıraktıktan sonra Semra özal'ın elini öptü. Bunun ardından Semra Özal, divan üyeleri ve Çalışma Baka- nı tmren Aykut'la birlikte ANAP selamı verdiler. Fotoğrafların çekilmesinden sonra Semra özal, koruma po- lislerinin eşliğinde salondan çı- karken bir partili, Cumhurbaş- kanı Turgut Özal'ın aradığını bildirdi. Bayan özal, koridorda bulunan bir telefondan eşiyle kı- sa bir konuşma yaptı. Cumhur- başkanı'nın bu görüşmede eşini kutladığı öğrenüdi. Semra Özal'ın il başkanlığı adaylığına karşı çıkarak Cum- hurbaşkanı Turgut Özal'ın tep- kisini çeken Devlet Bakanı Ce- mil Çiçek, "Hayırlı olsun, ne diyeüm" demekle yetindi. Sonu- cu Cumhuriyet'ten öğrenen Çi- çek, "Sadece hayırlı oğuriu ol- sun demekle mi yetiniyorsunuz" sorusu üzerine de "Tabii. Baş- ka bir şey söylenir mi yani" kar- şılığını verdi. Çiçek, oylar ara- sında çok büyük bir fark olma- masıyla ilgili olarak da "Hayır- lı ugurlu olsun diyorum. Başka BingöFde (Baftarafi 1. Sayfada) önceki gece basan teröristler Atatürk büstünü kırdılar ve köy ilkokulu ile tarım kredi koope- ratifı binasını yaktılar. Olaydan sonra operasyon başlatan gü- verüık güçleri, Kağızman'ın Ay- dınkavak köyü kırsal kesimin- de teröristlerle çatışmaya girdi. Dün gece geç saatlerde devam eden çatışmaya ilişkin olarak yapıian ilîc açıklamada, 1 terö- ristin silahlanyla birlikte ölü ele geçirildiği bildirildi. bir şey söyleyemem" diye konuş- tu. ANAP miUetvekili Hasan Ce- lal Güzel ise seçim sonuçlan hakkında bir yorum yapmaya- rak, "Kongre ile ilgili bilgileri yavaş yavaş topluyorum. Henüz Talat'la da (Yılmaz) göriişeme- dim. Yann (bugiin) bu konuda- ki görüşlerimi geniş olarak açıklayacağım" dedi. SHP Genel Sekreteri Hikmet Çetin, Semra Özal'ın il başkanı seçilmesi ile ilgili soru üzerine, "Bir cumhurbaşkanı tarafsızlı- ğını bir tarafa bırakıp parti için- de iki aydır kampanya yürütür- se bu beklenen bir sonuçtur" de- di. Çetin, "Cumhurbaşkanı Özal prestijinin arttığını düşü- nerek bir erken seçimi gündeme getirebilir mi" sorusuna, "Sem- ra Hanım sadece parti içinde ka- zandı. Vatandaştan bir şey ka- zanmadı ki. Keşke öyle düşünüp seçime gitseler. Bunu çok arzu ederiz" yanıtını verdi. SHP İstanbul tl Başkanı Er- can Karakaş, "Kongrenin devlet gücüyle alındığını. Semra Özal 1 ın il başkanlığımn ANAP*3 bir fayda saglamayacağını" soyledi. Karakaş, Semra ÖzaJ'ı kutlama- yı düşünmediğini de söyledi. DYP Genel Başkanı Süley- man Demirel, Semra özal'ın ANAP il başkanlığına seçilme- si ile ilgili olarak, "Çankaya'nın karıştığı bu seçimin çok tartışı- lacağını" söyledi. Demirel, Sem- ra Özal'ın il başkanlığını değer- lendirirken, "Benim işim değil- dir. Kendi partisinin işidir. Sa- dece parti işi de değildir. Çok tartışılacak bir konudur" dedi. Demirel, sözlerini şöyle sürdür- dü: "Çankaya boylece parti işine bulaşmış olmaktadır. Bu, yenj bir durumdur Türkiye'de. Yeni bir konumdur. Önümüzdeki günlerde çok tartışılacaktır. Za- ten Çankaya'nın kendisi çok tar- tışmalıdır. Binaenaleyh, daha çok tartışılır hale gelmiştir bu- gün için. Aslında, Türkiye Cum- huriyeti Devleti tartışümaktadır. Ekonomide deniz bitmiştir. İn- şallah devlette de deniz bitmez.' Yabancı ajanslar Semra Özal'ın ANAP İstan- bul ll BaşkanlığYna seçilmesi bü- tün yabancı ajanslarda yer aldı. Haberi ilk veren AP Ajansı oldu. Haber, Fransızajansı AFP ve İn- giliz ajansı Reuter'in bültenlerin- dede yer aldı. Ajanslar, "flrtt ]âOf" olaraTt sözettikleri Bayan Özal'ın 1983 yılında eşi Cumhurbaşkanı Tur- gut Özal ile birlikte ANAP'ın ku- ruluşu çalışmalannda rol oynadı- ğını ve bugün parti içinde "kadın haklan şampiyonu" olarak zafer kazandığını kavdettıler. Özalve lâJmaz'ınlisteleri Semra Özal ve Talat Yü- maz. düzenlenen yeni listelerle kongreye gittiler. Semra ÖzaTın listesinde 2 ilçe başka- nı yer aldı. Semra ÖzaPm 24 kişilik yö- netim lcurulu listesi şöyle olus- tu: Kadir Ramazan Coşkıın (Batarköy İlçe Başkanı), Prof. Tııoca Toskay (Eski TRT Ge- nel Müdürti/Eski Magic Box Yönetim KunJu Başkanı), Osman Ceytan (Beykoz ilçe Başkanı), Mut^tbar Kotevog- ta, Abdallah Erkul, SaHh Er- gün, Volkan L ras. Osman B- mas, E.Semih İçil, E.Nezih Özgür, Yaşar Parauk, Hayri Karademir, A.Kadir Haber- dar, Yusaf Naraoglu, Nejat Söylev, Zeki Aytaç, Ayhan B«CHH>fla, Hikmet Horşit Agaoglıı, Hasan Özdenıû-, Sa- miye Aksan, Farnk Durak. Cetel Adaa, Mustafa Sanyer, ErtugntI Kurt. Semra Özal'ın eski listesin- de yer alan Ertuğnıl Alper, Zfya Yılraaz, Osman EHnçer, Ahınet Köseoğlu, ErtBjrul Köse, Ertuğrul Kart, İbrahim Çednkaya, M.Nori Yazıcı, Sa- îffi Ûztaric, Selih Ergün ve ECdat Pişjda'in yeni listeye koaulmadıkları görüldü. Ta- lat Yılcnaz'in eski İistesinde yer alan EJSamia tçil bu kez Semra Özal'm listesinde yer aldı. özallar'uı doktoru Ceagte Aslan ite il 2. başkanı Ertuğ- nıl Alper disiplin kurulu ada- yı oldular. Biryük kongre delege aday- ian arasmda da başbakamn kardeşı Atilla Akbulut yedek yönetim kurulu üyeleri, diğer kardeşi Yılmaz Faik Akbulut ile Şimşek Akbulut büyük kongre dekgeleri arasında yer aldılar. Kongre delegeleri ara- sında aynca, cumhurbaşkanı- nm çocuklan Afemet Özal, Zeynep özal. Mesut Ytimaz 1 m kardeşi Turgut Yılmaz, es- ki belediye başkanlarından Nad Ekşi, Osman Hıztan, Dr Cengiz Asbn'ın eşi Nfigün Aslan ile 19 ilçe başkanı da yer aldı. Yılmaz'ın listesi Tatat Yıimaz'ın İistesinde, eski iisteye orania fazla deği- şiklik olmadı. Yeni listede, Abdallah Erkul, Semil İçil, Kahreman Ayhan, Dtırsua Bodor yer aîmadı. Semra Özal'ın listesinde de buiunan Yaşar Pamuk, Talat Yıimaz'- ın listesinden çekildiğini du- yurdu. Yıimaz'ın listesi şöyle: Yusaf Erkoç, Mehmet Asil- soy, Türköz Telli. Muhiis Ar- vas, Hakkı Şenocak. Tekin KiiçakaH, Zekai Eneç, Kadir Kartal. F.Fuat Yukarıpınar. Sabri İş, Yaşar Pamuk (istifa etü), toaa Şahin, A.Haül Bü- TBkdftt, Yasar GSmişdfl, İr- fas Tekueci, Nevzat Er, Hi- seyin Sözüer, tlbami Coşkns, Kemal Taşkın, Hiısnü Hep- gur, Nazif kara, Seiami Cen- giz, Feridun Celal Pişkin, Or- han Tttfan, Buyük kongre delegeleri üs- tesinde ise Gaziosmanpaşa, Eminönü, Ümraniye ilçe baş- kanJan yer aldı. Özal'a 6 Kara Şahin' helikopteri geliyor (Baştırafı 1. Sayfada) la bir ilgisi olmadığı bildirildi. Enniyet Genel Müdürlüğü tarafmdan satın alınan Black Haw< tipi iki adet VIP helikop- terin ağustos ayında Türkiye'ye tesliın edilmesi bekleniyor. Bu helikopterlerden biri Özal'a tah- sis ecilecek. Emniyet dördü nor- mal, ikisi VIP toplam 6 adet bu lip lelikopter sipariş etmişti. Bunkrdan normal tiptekilerden ikisi geçen ocak ayında teslim edilnişti. Blıck Hawk helikopterlerini üreten United Technologies Sı- korsty Aircraft firmasının Türliye temsilcisi VVilliam Stuct, bu helikopterleri ABD Başkını Bush, Brunei Sultanı, Ürdün Kralı ve Mısır Devlet Başkanı'nın kullandığını bildir- di. Haftalık Tempo dergisi vebu dergiye dayanarak kimi gazete- lerde Çankaya Köşkü'nün yeni hizmet binası için bir Avustur- ya firmasıyla yapıian anlaşma uyannca 5 milyarbk avize ısmar- landığı ve bunlann Semra-Tur- gut Özal tarafından seçildiği ha- berleri üzerine sözcü Kaya To- peri, bir açıklama yaptı. Tope- ri'nin açıklaması şöyle: "Bugünkii (dünkü) bazı gaze- telerde, Cumhurbaşkanlığı'nın yeni hizmet binası için seçimi ya- pıian 5 milyarlık kristal avize ve ışıklandırma tesisatı ısmarlandı- gı yolunda haberlere rastlan- mışbr. Söz konusu avizeler ve diğer ışıklandırma tesisatının temini keyfiyeti, 1980'li yıllar başında projesi yapıian ve inşaatına 1984'te başlanan Cumhurbaş- kanlığı hizmet binası için Bayın- dırlık Bakanlığı'nca uygulanan proje ve şartnameye uygun ola- rak keza anılan bakanlık tara- fından yürütülmektedir. Söz konusu avizelerin hizmet binasının kabul ve yemek salon- lan ile diğer benzer mahallerde kullanılacağı öğrenilmiştir. Hiz- met binasının ihalesi ve yapımı Bayındırlık Bakanlığı'nca yürii- tülmekte olup inşaat ve kullanı- lacak malzemeye ilişkin husus- larla Cumhurbaşkanı'nın bir il- gisi yoktur." (Baştarafı 1. Sayfada) bul olağan il kongresine dün Hilton Convention Center'da devam edildi. Salonun önünde sabah erken saatlerinden itiba- ren güvenlik görevlilerinin yo- |un önlemler aldığı görüldü. Önlemleri, İstanbul Emniyet Müdürü Mehmet Ağar denetle- di. Saat 09.00"dan itibaren dele- geler, kapı önünde oluşturulan polis kordonundan, tek tek kim- lik kontrolü ve arama yapılarak salona ahnmaya başlandılar. Delegelerin salona alınmasın- dan önce, Beyoğlu îlçe Seçim Kurulu'nun aldığı son karar uyannca taraflar yeniden düzen- ledikleri aday listelerini kurul başkanlığına verdiler. Talat Yıi- maz'ın listesini Fatih ilçe 2. baş- kanı Yaşar Karayel ile önceki kongrede Mustafa Taşar tarafın- dan yumruklanan Beşiktaş de- legesi Kadir Kartal saat 07.30'da sundular. Semra Özal'ın listesi- ni ise "uzlaşma komitesi"nde görevli ilçe başkanı Alaettin El- mas (Şişli) ile Kadir Ramazan Coşkun (Bakırköy) saat 08.10'da teslim ettiler. Yılmaz taraftarla- nnm, listelerin kurul karan \ıyn- rınca en geç saat 08.00'de teslim edilmesi gerektiği yolundaki iti- razı dikkate alınmadı. İlçe seçim kurulunun son ka- rarını geçen kongreden bu tara- fa değişen üçüncü yargıç Hasan Dinçok verdi. Dinçok'tan önce seçim kurulunda görev yapan yargıçlar Beyoğlu ilçe Başkanı Nevzat Özoğuz ile yerine getiri- len 3. Ceza Hâkimi Nejat Gök- su rapor alarak görevden aynl- mışlardı. Yargıçların "rapor" al- malanna, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Arif Yüksel'in kong- rede listelerin değiştirilmesi üze- rinde yaptığı baskılann etken ol- duğu öne sürüldü. Arif Yüksel'- in hafta sonunu bu nedenle Is- tanbuPda geçirdiği ve 2!eynep- Efe*nin düğününe de katıldığı belirtildi. Geçen kongrede alınan karar uyannca, misafirler ile basın mensupları salona alınmadılar. Ancak bazı milletvekilleri ile ba- kanlardan Kemal Akkaya, Lüt- fullah Kayalar ile genel merkez yöneticileri Ercan Vuralhan, Ül- kü Güney ve TBMM Insan Haklan Komisyonu Başkanı Eyüp Aşık'ın içeri girmeleri dik- kat çekti. Talat Yılmaz'ı destekleyen ve bu nedenle Milli Savunma Ba- kanlığı'ndan azledilen Hüs- nü Doğan saat 9.00 sıralarında salonun önüne geldi. Bu sırada taraftarları ile bir- likte yaruna gelen Talat Yılmaz ile öpüşen Doğan, kongre yerin- den ayrıldı. Yılmaz ise- alkışlar arasında salona girdi. Semra Özal da 'koruma po- lisleri eşliğinde' saat 9.30 sırala- rında Çırağan Oteli'nden Hil- ton'a geldi. Semra Özal, burada kongre divan başkanvekili Talat Zengin ve diğer divan üyeleriy- le kısa bir süre görüştü. Bu sırada Talat Zengin, basın mensuplannın içeri alınması için bir önerge verildiğini belirtti. Her iki tarafın da öneriye kabul oyu vermesi üzerine gazeteciler salona alındı. Akbulut'un müdahalesi Kongrenin 3 martta yapıian bölümüne gelmeyen Başbakan Yıldınm Akbulut, son bir hafta içersinde Semra Özal'ın seçilme- sine yönelik sürdürdüğü girişim- lerini dün de kongreye katılarak pekiştirdi. Akbulut, yarım saa- ti aşkın konuşmasının başlangı- cında ANAP'ın Türkiye'ye yap- tığ hizmetleri anlattı. Akbulut, konuşmasının sonuna doğru, "Dünyanın gözü bu kongrenin üstünde" diyerek sözü kongre- ye getirdi ve delegelere şöyle seslendi: "Her şeyi demokratik kural- lara göre yaptık. Seçim ertelen- di. Ertelendikten üç gün sonra bütiin ilçe başkanlannı Ankara1 da lopladım. Bu meselelerin na- sıl çözüleceği hakkında fikir te- atisi içinde bulunduk. Ben çözü- me yardımcı olmaya çalıştım. (Bunlan açıklamakta hiçbir mahsur görmüyorum, olanlan aynen anlatmak benim görevim.) Dedik ki 'Semra Hanımefen- di il başkanı olsun. Diğer organ- ları ilçe başkanları kendi arala- rında yapacaklan çalışmayla oluştursunlar. Ve bu kongreyi böyle tamamlayalım: Teker teker bütün ilçe başkanlarının fikirle- rini ve onayını aldım.Hepsi bu- na 'evet' dedi." Akbulut'un bu sözlerini dele- gelerin bir bölümü, alkışlarla karşılarken Talat Yılmaz oturdu- ğu yerden ayağa fırlayarak Ak- bulut'un sözünü kesti ve "Ben size ilçe başkanı olarak güven- diğimi söyledim. Ancak ben bir başkan adayı olarak çekilmeye- cegimi ve delegeyi yolda bırak- mayacağımı söyledim" diye ba- ğırdı. Yıimaz'ın bu çıkışı Akbu- lut'un sözlerine orania delegeler- den daha fazla alkış aldı. Yıimaz'ın sözlerini şaşkın bir ifade ile dinleyen Başbakan Ak- bulut, önce 'halen sargılı olan' sağ elini sinirle havaya kaldırdı, 10-15 saniye sustuktan sonra sözlerine 'Ben buradan, bir aday ya da delege ile müna- kaşa edecek değilim' diye devam etti. Sinirden yüzü kızaran ve sağ elini sürekli ileriye doğru sal- layarak konuşan Akbulut, daha sonra şunları söyledi: "Ben konuşuyorum. Benim sözlerimin ne kadar gerçekçi ol- RAKİPLER EL ELE — Semra Özal teşekkür konuşmasmı ya- parken rakibi Yılmaz. kürsüye gelerek yeni il başkanını kutladı. duğu hakkında, elbette çoğunu- zun, bir kanaati olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşa- yan faer vatandaşm da bir kana- ati vardır. Münakaşa etmek için söyle- miyorum. Demokratik usuller- le kongre cereyan edecektir, ama yardımcı olmak benim görevim- dir. Sizlere anlatıyorum. Elbet- te ki bunlan değerlendireceksi- niz. Bu şekilde karar verdik, yet- medi. MKYK'yı topladım. Bu meseleyi orada anlattım. Bu ar- kadaşlanm aynı şekilde toplanıp karan teyit ettiler. Şimdi ne ol- du? Bazı arkadaşlarım 'Biz o gün öyle dedik, ama şimdi demiyoruz' diyorlar. Güzel. Ama sizler bunu biliniz ve par- tinize sahip çıkınız. Şahsi mese- lelerini ön planda tutanlar, par- tinin genel menfaatlerini olabi- lir ki bugün olduğu gibi göre- mezler. Onlara sizler gösterme- ILsiniz. Bu hatırlatma çercevesin- de, delegelerin karannın Allah 1 ın izniyle, partimize ve Türk mil- letine yararlı olacağına inanıyo- rum ve Allah size yardımcı ol- sun diyorum." Akbulut, konuşmasını ta- mamladıktan sonra salondan ayrıldı. Talat Yılmaz, salonda gazete- cilerin, Akbulut'un konuşması- na ilişkin sorularını yanıtlarken "Kardeşim, ben hiç kimseye söz vermedim. Ben ilçe başkanı ola- rak sayın genel başkanıma gü- veniyorum. Ama il başkan adayı olarak da delegeyi yolda bırak- mam. Beni bu yoldan alıkoy- mak için ancak partiden ihraç edebilirsiniz demiştim. Kendisi de aynen 'Yapmam be kardeşim' demişti" biçiminde konuştu. Yıl- maz, "Ben, satılık mal mıyım? Bu delege mecbur mu, Semra Hanım'a oy vermeye? Bırakırsın adayları, kime isterse oraya oy verir. Yani birisi seçilirse, yarar- lı olacak, diğeri seçilmezse ol- mayacak. Millet istemiyor" de- di. Yılmaz'a yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle; —Sizce Başbakan'ın bu ko- nuşmasının anlamı ne? —Semra Hanım'ı destekleyin diyor. Başka ne anlamı olacak? —Siz, 'şahsi menfaatlerinizi mi ön planda tutuyorsunuz?' —Ben, benimle beraber hare- ket eden delege ne diyorsa onu yapıyorum. Delege bana 'çekilme' dedi. Çekilmiyorum. —Semra Hanım'ın kazanma- sı partiye ne getirir? —Onu kamuoyu tartışır. —Sizce Başbakan neden böy- le davranıyor? —Bilemem, burada Başbaka- nın reyi yok, önemli olan dele- gedir. tl başkanını delege seçe- cek. Müsaade etsinler de delege kimi isterse seçsin. Zorla bir ki- şi seçtirilemez. —Kongre sonuçlarına şimdi- den gölge düştüğü söylenebilir mi? —Kongre sonucunu, bir şey- leri basının önünden kaçırma eğilimi vardı, ama bastınldı, ba- sın içeri alındı. Diliyoruz ki he- pimizin gözü önünde çağdaş dünyada, hak ve özgürlüklerin daha yaygın kullanıldığı bir or- tamda biz de hukuka saygı gös- terilmesini, devletin temeli olan adaletin korunmasını istiyoruz. Her şey millet için var olmalı. Milletin üstünde herhangi bir güç olmamalı. —Akbulut, sonucu Allah'a bırakmadı mı? —Semra Özal'ı seçin, gerisi- ni Allah'a bırakın. Sonucuna Allah karışır dedi. Biz de Al- lah'a havale ediyoruz. Semra Hanım'a oy vermeyeceğiz. Baka- lım hangimizinki daha iyi ola- cak. Seçime geçildi Divan Başkanvekili Talat Zengin, Akbulut'un gidişinden sonra divan kâtibi Mehmet Akarca'ya, listeleri okuttu. Zen- gin, listelerin okunmasından sonra itirazlar için 10 dakika sü- re tanıdı. Bu sırada Talat Yıimaz'ın lis- tesinde yer alan büyük kongre delege adaylanndan Ahmet Ak- kaya, Necmettin Kurtuluş, Nâ- zım Aytaç, Ahmet Cura, Cemil Öztürk, Seiami Cengiz ve Mika- il Güngör, ile yönetim kurulu listesinde yer alan Yaşar Pamuk birer dilekçe ile çekildiklerini di- van başkanlığına bildirdiler. Ta- lat Yıimaz'ın yönetim kurulu lis- tesinde yer alan Mustafa Akar- çeşme'nin de divan tarafından istifa ettiği açıklaması ise tartış- malara neden oldu. Salonda bu- lunan Akarceşme, istifa etmedi- ğini belinti. Daha sonra Musta- fa Akarçeşme'nin "istifa dilek- çesini divana okunmamak kay- dıyla verdiği, okununca inkâr ettiği" öne sürüldü. Yılmazcılar, Semra Özal'ın da listesinden çe- kilenlerin olduğunu, ancak kongre divarunın, söz konusu düekçeleri okumadığını ifade et- tiler. Seçim sonunda 661 delegeden 646'sının oy kullandığı ve Özal'a 351, Yılmaz'a da 269 oy çıktığı- nın belirlendiği bildirildi. Bakandan paraf Ulaştırma Bakanı Cengiz Tuncer, kongre sırasında Hilton Oteli lobisinde delegelere tele- fon, çağn cihazı ve araba tele- fonu cihazı başvurusunda bulu- nanların dilekçelerini imzaladı. Tuncer, lobide otururken ba- zı görevliler tarafından çevrede- kilere, PTT Genel Müdürlüğü- nün matbu "telefon", "telefon çağn cihazı" ve "araç telefonu" dilekçelerinin dağıtıldığı görül- dü. Bu düekçeleri dolduranlan gören ANAP'lı delegelerin sayısı bir anda arttı. Bu düekçeleri Ba- kan Tuncer parafe ederken önünde büyük bir kuyruk oluş- tu. Tuncer, "Bu dilekçeyi ANAP'lılar dışında herkes vere- biliyor mu" sorusuna, "Evet, herkes verebilir. Ancak parafe attıkları öncelikle" yanıtını ver- di. "Bakanın tercihli telefon" parafıyla öncelik alan delegeler, bakanın imzaladığı dilekçe sayı- sının 2 bini bulduğunu soyledi- ler. Semra Özal, dün gece Cadde- bostan Maksim'deki "ANAP Beykoz Gecesi"ne katıldı ve ilk kez "başkan" sıfatıyla partilile- re hitap etti. "Ben bu yanşı aile bireylerinin birbirleriyle yaptığı çekişmeye benzetiyorum" diye konuşan Semra Özal, şunları söyledi: "Talal kardeşimle de el ele verdik. Birlik ve beraberlik için- de çalışma karannı ilan ettik. Bazı bakan arkadaşlar ve ilçe başkanları son bir hafta içinde yoğun bir şekilde çalıştılar, hat- ta uyumadılar. Onların büyük gayretleri ve calışmalan sayesin- de kongreyi kazandım. Kongreyi kazanmamın en önemli etkenle- rinden biri de Fevzi tşbaşaran- ın gayretleridir. Bu güzel gece- de sizlerle beraber olmanın, ilk konuşmayı yapmanm bana uğur getireceğine üıanıyorum. Sizler inanır mısınız, ama ben nazar ve uğura inanırım. Yönetim kurulunda yardım- cı m olacak Beykoz İlçe Başka- nı Osman Ceylan Bey'e de çok teşekkür ediyorum." 700 kişinin davetli olduğu ye- meğe bakanlar İmren Aykut, Ercüment Konukman ve bazı milletvekilleri ile ilçe başkanla- rı katıldı. Semra Özal, gecede Talat Zengin ile İmren Aykut- un arasına oturdu. Semra Özal, Cumhurbaşkanı ile havaalanın- da buluşarak Ankara'ya döndü. GOZLEM UĞUR MUMCU (Baftarafi 1. Sayfada) Seçimlerin yargı gözetimi altında yapıiması bir güvence- dir. Bu güvencenin işleyebilmesi için, yargının ve yargıçla- rın her türlü etki ve baskıdan uzak olmalan gerekir. Cumhurbaşkanı'nın eşinin aday olduğu, tarafeızlık yemini eden Özal'ın "Cumhurbaşkanlığı forsu" ile ilçe kulislerinde dolaştığı, siyasetin girmemesi gereken Harbiye Orduevi- nin seçim karargâhı gibi kullanıldığı bir ortamda ne anaya- sa kalır, ne yasa, ne de yargı bağımsızlığı! Yasa ve Yüksek Seçim Kurulu karartarına göre ertelenen kongrede kesinleşen aday listelerinin kural olarak değişti- rilmemesi gerekir. Yüksek Seçim Kurulu, 15 Nisan 1989 gün ve 447 sayılı karan ile bu ilkeyi benimsemiştir. — ...Kesinleşmiş bulunan bir seçimin sadece oy verme ve sonrasına ilişkin bazı işlemler nedeniyle sağlıklı bir biçim- de sonuçlandınlmamış olmasının bu seçimin tûm işlemleri- nin tekrarianmasını gerektirmeyeceği, siyasi partilerin yeni- den aday tespiti yapamayacakları, ancak seçime katılan adaylann ölüm ve istifa gibi nedenlerie boşalması ve eksil- me meydana gelmiş olması halinde siyasi partilerin boşal- ma ve eksiklerini tüzüklerine göre doldurabilecekleri... ANAP Teşkilat Başkanı Orhan Demirtaş ve kongre baş- kanvekili Talat Zengin, Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu'na baş- vurarak. "Listelerde istifalar oldu, bu yüzden yeni listelerin düzenlenmesi konusunda karar verilsin" diyorlar. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Nevzat Ozoğuz, bu başvuru üzerine karannı veriyor: — ...İstifa eden adaylann yerine (...) doldurma suretiyle düzenlenecek aday listelerinin... en geç 27 Nisan 1991 gü- nü saat 1Tye kadar başkanhğımıza teslim edilmesi... Yeni listeler nasıl düzenlenecek? "istifa eden adaylann yerierini doldurmak suretiyle" mi, yoksa yeni listeler düzenleyerek mi? ANAP Genel Merkezi, listeleri, istifa edenlerin yerlerine yeni adaylar koyarak değil listelerin yeni baştan düzenlen- mesini sağlamaya çalışıyor, ilçe seçim kuruluna bu amaç- la başvuruluyor. İlçe seçim kuruluna başvuran il başkan adayı Talat Yıl- maz, "istifa listeleri sahte" savını ileri sürüyor. İstifalar sahte mi değil mi? Buna bu aşamada kim karar verecek? İlçe seçim kurulu başkanı. Yoksa ne anlamı kalır seçimlerin "yargı gözetimi altında" yapılmasının? Beyoğlu ilçe Seçim Kurulu Başkanı Nevzat Özoğuz, bu konuda karar verecekken "sağlık nedeniyle" görevinden çe- kildiğini açıklıyor. Özoğuz'dan sonra 3. Sulh Ceza Yargıcı Nejat Göksu da çekiliyor. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Arif Yüksel'in devrede oldu- ğu ileri sürülüyor. İki yargıç da sağlık nedeni yerine, "Baskılaıia karşılaştık, bu nedenle çekiliyoruz" diyemiyoriar. iki yargıcın da peş peşe çekilmelerinden sonra dosya Yargıç Hasan Dinçok'a verili- yor. Dinçok'un karan şöyle: — Listelerde vaki istifalar nedeniyle sahtecilik iddialannın inceleme yetkisi kurulumuzun yetkisi dışında olup, parti içi organlann görevi bulunduğundan, bu konuda karar verilme- sine mahal bulunmadığına; — Aday listelerinin seçimden önce seçim kuruluna veri- leceği ve bildirileceğine dair kanunda ve tüzükte herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi seçimin iptali ve ertelenmesi ha- linde yeniden aday listesi verilmeyeceğine dair kanunda ve parti tüzüğünde bir hüküm bulunmadığına göre 2. kez yapı- lacak seçimde eski adaylar yeniden aday olabilecekleri gibi yeni aday gösterme imkânının mevcut olduğu düşünülebilir. Bu hukuksal karann anlamı şudur: — Yüksek Seçim Kurulu'nun ilke karan bağlayıcı değildir. Daha önce verilen mahkeme karan da kesin değildir. İstifa- lar sahte mi değil mi? Onu incelemem. ANAP İstanbul İl Başkanlığı seçimi ANAP liberalizminin laboratuvarıdır! Liberal demokrasimiz bakın ne de güzel işliyor... Kema- lizme karşı "s/vı7 toplum" kurumlan nasıl da gelişiyor... Ata- nanların değil seçilenlerin egemenlikleri nasıl da sağlanı- yor. Seçime bakın seçime! İstanbul il kongresinde Hanımefendi'den başka aday cık- mayacak; çıkarsa devlet, başbakanı, bakanları ve müste- şarları ile bu adayın karşısına dikilecek. Cumhurbaşkanı, tarafsızlık yeminini orduevinde paspas yapıp ilçe kulisleri- ne girecek, Hanımefendi'den başkası kazanırsa "// yöneti- mi feshedilecek" diye gözdağları verilecek; yargı gözetimin- de yapıiması gereken kongrede, karaıian beğenilmeyen yar- gıçlar da art arda raporlar alacaklar, dosyalara bakamaya- caklar; kesin olan karar da değiştirilecek! Bu ne anayasa hukukudur, ne seçim hukuku. Bu bir "yenge hukuku"dur. Semra Özal nereye koşacak? (Baştarafı 1. Sayfada) lığında mı gözü var? İstanbul il başkanlığı bir basamaksa Sem- ra Özal bundan sonra 'nereye koşacak', nereyi hedefliyor? Bu sorulann yanıtlannı belir- lemek için Bayan özal'ın bol vakti olacak. Çünkü, Bayan Özal'ın, il başkanlığı koltuğunu ısıtmaya fırsat bulamadan, 2 mayısta Cumhurbaşkanı ile bir- likte çıkacağı Avustralya ve Ye- ni Zelanda gezisi 10 gün kadar sürecek. Bayan özal'ın il başkanlığına seçileceği, kongrenin ilk saatle- rinde belli olmaya başlamıştı. Yümaz yanlısı bir delege, "Asun- da bu. istanbul 3. Olağan Kong- resi değil. Semra Özal'ı sectirme kongresi" diyordu. Semra Özal'a başkaldırma uğnına Milli Savunma Bakanlığı'ndan olan Hüsnü Doğan, bu sonucu tah- min etmiş olacak ki "Bu kong- rede kaybetmek, kazanmak demektir yorumunu yapıyor ve şunları söylüyordu: "Sanırsınız, hâkimler arasın- da bayrak yanşı var. Semra Özal'ın istedigini yaptırabilmek için hâkimler bile değiştirildi. Şimdiye kadar üç oldu, dört ol- saydı, tam 4 x 100 bayrak yan- şına dönecekti." Hüsnü Doğan, dün kongre salonunun önünde 3 marttaki ilk raundun tersine yalnızdı. "Asi bakanlar" Mehmet Kececi- ler, Abdülkadir Aksu ve Cemil Çiçek, bu kez tstanbul'a gelme- meyi yeğlemişlerdi. "Neden bu kez yalnızsınız" sorusunu, Do- ğan, "Her koyun kendi bacağın- dan asılır" diye yanıthyor. Do- ğan, "Genel başkanlığa aday olacak mısınız" sorusunu da "daha çok erken" sözleriyle ge- çiştiriyor. Kongre öncesinde gazetecile- rin en çok ilgisini çeken kişi, "fi- no köpekleri" tartışmasını baş- latan Üsküdar İlçe Başkanı N.Tank Pişkin oldu. Uzamış sa- kallan, beyaz şapkası, blucini ve hırkasıyla bir kongre delegesin- den çok pikniğe giden bir kişiyi andıran Pişkin, ilk kongreye kravat ve takım elbiseyle katıl- mıştı. İlk raundda Bayan Özal'ı destekleyen Pişkin anlaşan saf değiştirirken kılığını da değiştir- me gereği duymuştu. Zaten, bu raundun en önem- li değişikliklerinden biri de Baş- bakan Akbulut'un kongreye ka- tılması oluyordu. Semra Özal, salonun sağ yanında, cumhur- başkanlığı koruma görevlilerinin arasında "sessizce" otururken, Başbakan Akbulut, kendisinin adına kürsüye çıkıyor ve "par- tinin genel menfaatleri için Sem- ra Özal'ın seçilmesi gerektiğini" söylüyordu. Geçen kongrede, el altından "asi bakanlan " destek- lediği söylentüeri yayılan Başba- kan'ı bu noktaya getiren neydi? Talat Yılmaz, Akbulut'un bu tavrına sinirleniyor ve "Size gü- veniyorum, ama çekilme sözü vermedim" diyerek, mücadelesi- ni sürdürüyor. Ama Akbulut bir "genel başkan olarak" kürsüde konuşurken, bir ilçe başkanının ayağa fırlayarak, kendisini "yalanlaması" karşısuıda şaşın- yordu. Bir parti kongresinde, böyle bir olayın cereyan etmesi karşısında, ne yapacağını bile- meyen Akbulut, hiddetleniyor ve konuşması boyunca, halen sanh (kınk olduğu için) sağ eli- ni, delegelerin ve Yıimaz'ın göz- üne sokarcasına sallamaya baş- lıyor: "Münakaşa edecek değilim, benim sözlerimin ne kadar ger- çekçi olduğu hakkında Türkiye^ de yaşayan her vatandaşm kana- ati vardır." diye konuşuyordu. Sonunda, Cumhurbaşkanı- nın, Başbakan'ın, bakanlann ve Mesut Yıimaz'ın çabaları, Sem- ra Özal'a ancak 82 oy farkla il başkanlığını kazandırıyor ve el öpme faslı başlıyordu. İmren Aykut, sevinç gözyaş- lan dökerken, Talat Yılmaz kür- süye geliyor, Bayan özal'a başa- rı dileğinde bulunuyordu. Yıi- maz'ın, "Şimdi islediğiniz oldu. Meşruiyet de kazandınız. Elle- rimizi de havaya kaldıralım da etrafa gösteriş olsun" sözlerinin ardından flaşlar patlıyor ve di- van başkanvekili Talat Zengin mikrofondan sesleniyordu: "Çte ANAP bu..."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog