Bugünden 1930'a 5,427,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

29NÎSAN1991 EKONOMİ CUMHURÎYET/13 Halka açılanlar • Ekonomi Servisi — Kayseri'de kurulu Lttks Kadife AŞ'nin hisse senetleri bugün borsada satışa sunuluyor. Toplam 872 milyon 676 bin lira nominal değerde hisse senedi ihraç ediliyor. Bin liralık senetler, 7 bin liradan az olmamak koşuluyla satışa sunulacak. öte yandan KOİ, Niğde Çimento'nun 244 milyon 176 bin lira nominal değerdeki hisselerini halka arzetmek üzere SPK'ya başvurdu. SPK, Toros Gübre ve Derimod'a da hisse senedi ihracı için izin verdi. Transtürk Holding de kayıtlı sermaye tavanını 50 milyardan 75 milyara çıkarmak için SPK'ya başvurdu. Izmir Demir Çelik Sanayii AŞ de kayıtlı sermayesini 150 milyon liradan 1 trilyon liraya çıkarmaya karar verdi. Pamukbank dış kredi sagladı • Ekonomi Servisi — Körfez krizinin sona ermesinden sonra ük kez tek bir özel banka bir sendikasyon kredisi sağladı. Pamukbank, Japon Sanwa Bank'ın önderliğinde 17 bankanın oluşturduğu konsorsiyumdan 35 milyon dolarlık bir kredi alıyor. Körfez krizinden sonra yine Japon bankalan, aralannda TKB ve TSKB'nin de bulunduğu Turk bankalarına 400 milyon dolarlık kredi açmışlardı. Pamukbank ise Körfez krizi sırasında tek başına dış kredi alan iki bankadan biriydi. Sanayici seçim istiyor ı __ • DENİZLİ (Cumhuriyet) — Pamukkale'de yapılan TOBB Sanayi Konseyi toplantısında Konsey Başkanı Şinasi Ertan, ekonomik politikalan eleştirerek bugünkü siyasi kargaşadan ancak erken bir genel seçimle çıkılabileceğini söyledi. Ertan, özal'ı eleştirerek "Körfez savaşının başında bir kovup üç alacağımızı söyledi, ama biz yedi koyduk, bir bile alamadık" dedi ve ekonomideki hastahklan özal'ın bile saklayamadığını öne surdü. Konsey toplantısına lstanbullu üyeler katılmadı. Bunun nedeninin THY grevi olduğu belirtildi. Türk-Ukrayna İş Konseyi • KİEV (AA) — Türk- Sovyet Iş Konseyi çatısı altında faaliyet gösterecek Türk-Ukrayna îş Konseyi, önceki gün imzalanan anlaşma ile resmen kuruldu. Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odalan Birliği'nin Kiev'deki merkezinde düzenlenen törende anlaşmayı, konseyin Turk kanadı başkanı Sermet Harunoğlu ile Ukrayna tarafı adına konsey başkanlığını yürütecek Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odalan Birliği Başkan Yardıması ve Genel Sekreteri Victor Yanovsky imzaladı. Trakya Birlik zam yaptı • TEKİRDAĞ (Cnmhuriyet) — Kısa adı Trakya Birlik olan Trakya Yağlı Tohumlar Satışı Kooperatifleri Birliği, sıvı yağ fıyatlarına ortalama yüzde 18 oramnda zam yaptı. Trakya Birlik Genel Müdürü Oral Kiper, maliyetlerdeki artış nedeniyle ürünlerine bir miktar zam yapma gereği duyduklannı belirtti. Belirlenen yeni fıyatlara göre bir kilogramlık sıvı ayçicek yağı 3 bin 800 liradan 4 bin 400 liraya, 5 kilogramlık sıvı ayçicek yağı 18 bin 100 liradan 21 bin 850 liraya çıkarıldı. 10 kilogramlık sıvı ayçicek yağmın fiyatı ise 35 bin 200 liradan 42 bin 100 liraya yükseltildi. Para arzıüç ayda genişledi • ANKARA (ANKA) — Para arzı bu yılın ilk Uç ayında 3.8 trilyon lira genişleyerek 78.9 trilyon liraya cıktı. Para arzındaki genişleme büyük ölçüde vadeli tasarmf mevduatındaki artıştan kaynaklandı. Söz konusu üç aylık dönemde vadesiz ticari mevduat ile resmi mevduat dışında kalan tüm kalernlerde artış gözlendi. Vadesiz ticari mevduat 1 trilyon 336 milyar lira azalarak 29 mart itibarıyla 8 trilyon 438 milyar lira düzeyine indi. Sigarada 'şartlı' yatırınıMUSTAFA BALBAY ANKARA — Sigara kararnamesiyle ilgili hazuiıklar sürerken yabancı şirket- lerin tamamen kendi istedikleri koşuliar- da ve denetimi olabildiğince aza indire- rek Türkiye piyasasına girmeyi istedik- leri öne süriilüyor. Halen DPT uzmanlannın hazırlamak- ta olduğu kararname genel olarak ya- bancı şirketlerin Türkiye'de faaliyet gös- termesine izin verilmesini ve Tekel'in devreden çıkanlmasını öngörüyor. Bu kararnamenin yabancı şirketlerin istek- lerinin tümünü içerip içermeyeceği bilin- miyor. Ancak uluslararası şirketlerin Türkiye piyasasına girmek için öne sür- dükleri koşullar şöyle sıralanıyor: • Tekel üriınlerine uygulanan vergiler olaganüstü yüksek. Vergikndirme siste- mi de bize uygun degil. Tekel ürünleri- ne yüklenen vergi maliyeti yiizde 70'i bu- lnyor. Biz vergiyi yüzde olarak degil, belli bir miktar olarak vereiim. • Üriin fiyatlannı serbest piyasa koşul- lanna göre biz beürleyelim. Fiyat arttı- rımı ile vergi miktan arasında doğrudan bir bağlantı olmamaJı. Tütün ithalatın- daki fon düşürülmeli. • Türkiye'deki sigara ve tütün kunıluş- lanyla ortaklık kurup kurmamaya biz Sigara şirketleri ne istiyor? 1. Tekel ürünlerine uygulanan vergi miktarını düşürün. Tütün ithalatındaki fonu da azaltın. 2. Ürün fiyatlannı serbest piyasa koşullarina göre biz belirleyelim. 3. Türkiye'de kiminle ortak olacağımıza biz karar vereiim. Tekel'le ortaklık kurmak zorunlu olmasın. 4. Üretimin yanı sıra iç dağıtım örgütlenmesini de biz kuralım. 5. Sigaraya reklam yasağı koymayın. 6. Türkiye'de hangi tür sigarayı üreteceğimize biz karar vereiim. karar vereiim. Bu bağlamda yatınmla- nmızda Tekel'je ortak olma zonınlnlu- gu olmamalı. Üretimin yanı sıra iç da- gıtım örgütlenmesini de biz kuralım. • Sigaraya getirilen reklam yasaklan kaldırılmalı. Bu konuda uluslararası standartlar kabul edilmeli. * Yabancı şirketler de üretirfden normal piyasa koşullannda tütün satın alabilme- li. Bu konuda yerli finnalarla ortaklık- lar kurulabilmeü. • Türkiye'de kiralanacak ya da kurula- cak fabrikalarda hangi tip sigaralar üre- tileceğine biz karar vermeliyiz. Bu açı- dan, özellikle Philip Morris'in Türkiye'- de Marlboro üretiminden çok ürün yel- pazesini genişletmeye yarayacak diğer si- gara tiplerini üretmeyi planladığı belir- i TUtünde tekelin kaldınlması, ekim alanlannın daralblması vt destekleme alımlannın kaldınlması, kalite kaygısını artüracak. 'Destekleme ahm kurumu' kurulsunİZMİR (Cumhuriyet Ege Barosu) — Tütün Eksperleri Demeği, Tekel ve destekleme alımlarının kaldırılnıası ile ilgili gelişmeler üzerine "Tekel'in destekleme alımı kaldınlmalı, ama hizmet bu amaçla kurulacak başka bir kuruluşa verilmeli" görüşünü dile getirdi. Dernek Başkanı Mehmet Çizmeli ile sekreter Bülent Güven ortak acıklamalarında Turk tütüncülüğü konusunda alınması gereken önlem ve önerileri bir rapor halinde yetkililere ilettiklerini bildirdiler. Fiyat politikalarıyla üretimin yönlendirilmeye çalışılmasının destekleme aümları nedeniyle başanya ulasamadığı savunulan yazıda, 1177 sayılı yasadaki maddelerin, üretimi disiplin altına almayı kolaylaştırıcı olduğu anımsatılarak daha sonra şu görüşlere yer verildi? "1177 sayılı Tütün ve Tütün Tekeli Yasası'nın yürürlükte bulunan hükümleri geregince ekici tütünlerinüı satışı konusu açıktır. 1177 saydı yasanın tütün satış merkezleri ile ilgili hükümlerine hiç vakit kaybetmeden işlerlik kazandırmak ve ekici tütünlerinin satış merkezlerinde arttırma ile satışını saglamak, ülke tütüncülüğünün yaranna yapılacak hizmetlerin en önemlilerinden birisidir." Tekel'in kâr müessesesi olarak kurulduğu ve buna göre organize olduğu anımsatılan açıklamada "Tekel, amacı kâr olmayan, hatta şartlar zorunlu kıldığında devletin zaran goze alınacağı destekleme hi/raeti ile de yiikUmlendirilraektedir. Bu iki amaç arasındaki çelişki, çok çarpıcı bir şekilde ortadadır. Bu bakımdan destekleme hizmetinin Tekel'den alınarak bu amaçla kurulacak bir başka kuruluşa verilmesi, örneğin bu görevin liitünlerin arttırma usulü ile satışlarını üstlenecek kuruluş tarafuıdan yürütülmesi düşünolmelidir" denildi. Açıklamada aynca Dünya Sağlık örgütü ile AT'nin sigaraların kaliteleri ve özelhkle içerdikleri katran ve zararlı gazlarla ilgili çok önemli sınırlamalar getirdiği kaydedilerek "Açıkça ifade etmek gerekirse, bugün üretmekte bulunduğumuz sigaralann bu normlara uygunlugu zor savunabilir dunımdadır. Sigaralarımızın kalitesinin bu normlara uygun hale getirilmesi konusunda süratle ele alınmasında zorunlulak vardır" görilşüne yer verildi. tiliyor. Bu arada Devlet Bakanı Işın Çelebi- nin, Tekel'e yönelik "Ekonomi bu tip kuruluşlan kaldırmryor. 3.7 trilyon bor- cu var. Ödeyemiyor" biçimindeki eleş- tirileri de tepkilere n*den oldu. Bir Te- kel yöneticisi, bu eleştirilere katılmanın mümkün olmadığııu belirterek şu nok- taları vurguladı: • Tekel'den iiç degil, 13 post çıkarma- ya çalışıyorlar. Tekel urünlerinden alı- nan vergi tutarı yüzde 70'i buluyor. Te- kel'in devletten alacağı var, bunu alanu- yor, ama vergi borcunu hemen ödeme- si isteniyor. Bugün devletten alacağı ile borcu hemen hemen birbirine eşittir. • Tekel günde 40 milyar lira nakit para akışı sağlayan bir kuruluştur. Böyle bir kuruluş, bir kalemde silinip atılamaz. • Hükümet. bugüne kadar Tekel'in ya- tınra isteklerine sırt çevirdi. Modernleş- me programlan hep geri atıldı. Bu da üretim maliyetlerinin yükselmesine ne- den oluyor. • Tekel destekleme ahmlannı kendi büt- çesinden yapmak durumunda kalıyor. Hükümetten bu konudaki para taleple- ri, geri çevrfliyor. • Eger yabancdann istedikleri ayncalık- lar verilirse Tekel o zaman iflas eder. Sigara raporu Yabancı sigara talebi, artacakİZMİR (ANKA) — Ege thra- catçı Birlikleri tarafından hazır- lanan raporda, Türkiye'de üç yıl sonra ortalama her dört kişiden biri yabancı sigara içer duruma gelecek. Hükümetçe Tekel'in tekelhği- nin kaldınlması yonunde çalış- malar hızla sürdürüliirken Ege thracatçı Birlikleri "tütün sanayii" konusunda bir rapor hazırladı. Raporda, 1994 yılın- da Türkiye'de sigara tüketiminin yıllık 73 bin tona ulaşacağına dikkat çekilerek Türk sigarala- rının giderek albenisini yitireceği belirtildi. Yurtiçi sigara tüketiminin nü- fus artışından hızlı bir yükselme göstereceği vurgulanan raporda, "Talep her yıl ortalama yüzde 3-9 oranında artacak" denildi. Jthal yabancı sigaranın yurtiçi tüketim payının yüzde 15.6'dan 1994 yılında yiizde 24.7'ye yük- seleceği kaydedilen ihracatçı bir- lirlerinin raporunda, fditrcsiz si- gara tüketiminin ise her yıl or- talama yüzde 6.2 azalmakta ol- duğuna işaret edildi ve 1994'te bu tüketimin 8 bin tona kadar gerileyeceÖ görüşüne yer verildi. Tekel'in İzmir Çiğli, Manisa Akhisar ve Samsun Balüca siga- ra fabrikalannın yabana ortakla sigara üretimine başlamasıyla yabancı sigarada iç tüketimin artmasına karşılık, ithalatın ge- rileyeceği belirtildi. TKB'ye devredilen TUrizm Bankası'nın son Genel Müdürü Altınordu: Ifeni turizmbankası gereksiz CEM HAMULOĞLU "Zaten bir sürii kamu bankası varken yeniden bir bankanın kurulrnasına gerek yok. Ama turizm sektörünün 1989 yılı başından bu yana içte ve dışta yaşamakta olduğu güven bunalımını aşması için Türkiye'deki finans sistemi turizm sek- töriine sahip çıkmalı. Bunu da devlet or- ganize ederek desteklemeli." Bu sözler, 1989 yıh başında Türkiye Kalkınma Bankası'na devredilen Turizm Bankası'nın son Genel Müdürü Serhan Altınordu'nun. Tlırizm sektörünün fi- nansman somnlarının çözümü için ye- niden kurulması gündeme gelen TUrizm Bankası konusunda görüşlerini aldığımız Altınordu, finans çevrelerinde turizm sektörüne yönelik bir imaj kaybı oldu- ğunu vurguluyor. Sorunlann, 1989 yılı başında Tlırizm Bankası'nın Türkiye Kalkınma Bankası ile birleşmesiyle bir- likte başladığını savunan Altınordu, şun- lan söylüyor: "Bir sürü kamu bankası varken, yeni bir bankanın kurulmasına gerek yok. Sektörün sıkıntısı, Tlırizm Bankası'nın ortadan kalkmasından değil, birleşmenin oldu bittiye getirilerek yapılmasnıdandır. Türizm, fînans çevrelerinde imaj kaybına uğramıştır." "Sektörün sıkıntısı birieşmeden ötü- riidür. Turizm Bankası'nın ortadan kalk- masından değil. Birleşmenin plansız programstz, oldu bittiye getirilerek yapıl- masındandır. Çünkü Turizm Bankası ile TKB vönetimi arasında bir geçiş devir teslimi olmaması, Turizm Bankası'nda ve sektör hakkında ihtisaslaşan kişilerin devre dışı bırakılması sonucu bir plan- sızlık ve otorite boşluğu doğmuştur." Turizm Bankası'nın eskiden, Turizm Bakanlığı ile Hazine ve diğer ekonomik birimlerin bağh olduğu devlet bakanlık- lan arasında koordinatörlük yaptığını hatırlatan Altınordu, 1988 yılından iti- baren "kopukluk" başladığını ve "biriesme" ile birlikte bunun kayboldu- ğunu söylüyor. Türkiye'de turizm sektö- rünün "gelişme çağlannda" kendisini ispatladığına inanan Altınordu, 1984'lerde yatmmcılann "desteklendigi- ni", şimdi ise "kösteklendiğini" savunu- yor. "Bankalanyla, borsa hareketiyle, fonlanyla Türkiye'nin mali sistemi içe- risinde turizm sektörünün ehemmiyetli bir yeri olması lazımdır" diyen Altınor- du, şu sıralar hiçbir bankanın turizmci- lere kredi vermek istemediğini hatırlatı- yor. Bu durumun turizmcilerin "beceriksizligi" ya da sektörün yapısın- dan kaynaklanmadığını belirten Altınor- du, "Bu tamamıyla uygulanan yanlış po- litikalar ile getirilen yanltş tedbirler so- nucu oluşan imaj kaybındandır" diyor. Yeni bir bankanın kuruhnasırun anla- yış değişmedikçe yararlı olmayacağını belirten AJtınordu, şunlan söylüyor: "Mali sistem içerisinde turizm sektö- rüne sahip çıkılacağı konusunda devlet ve özel sektör arasında bir anlayış bera- beriiği olması lazım. Bu sadece kredi bacmini arrtırmakla ilgili değüdir. Bu bir tedbirler dizisidir. Bugun turizm sektö- rii son 5-6 yıldır kendisine verilenden çok daha fazlasını Türkiye'ye kazandırmış- tır. Bu kazanç ileriki yıllarda daha da ar- tan katsayılarda olacaktır. Ama bunu sağlamak için önce sektöre sahip çıkmak gerekmektedir." Turizme hem teşvik hem ceza Yasa tasansında altyapı hizmetlerinin özelleştirilmesi, cezaların arttınlması öngörülüyor GÜNSELİ ÖNAL ANKARA — Turizmde altyapı hiz- metlerinin özelleştirilmesi için yasa öne- risi hazırlandı. ANAP Izmir Milletvekili Işılay Say- gın ve arkadaşlannın hazırladığı yasa önerisinde, turizm bölge ve merkezleri dışında kalan tesisler için yeni teşvikler getiriliyor. öneriye göre bu tesisler de tu- rizm bölge ve merkezlerindekiler gibi elektrik, havagazı, doğalgaz ve su ücret- lerini, en düşük tarife uzerinden ödeye- cekler. Turizm cezalarına zam yapılması ve çok sayıda yeni ceza getirilmesi öngörü- lüyor. Yasa önerisine göre ülke turizmi- nin itibarını zedeleyen durumlarda ve- ya müşterinin mal ve can güvenliğinin sağlanmasında ağır kusur ve ihmalin saptanması halinde, 3 günden 30 güne kadar işletmeyi kapatma cezası verile- cek. öneri ile yeni getirilen cezalar ise şöyle sıralanıyor: " — Bir yıl içinde aynı veya ayn ne- denlerle en az iki kez para cezası almış olup yeniden cezayı gerektiren bir fiilin tespit edilmesi durumunda bu fiil için ve- rilebilecek üst sınır cezanın iki katı pa- ra cezası, — Yazı, reklam, afış, broşür ve ben- zeri yollarla bakanlığın veya müşterile- rin yanıltılması veya bakanlıkça tecil edilmemiş unvan kullanılması halinde yüz bin liradan bir milyon liraya kadar para cezası, — Bakanlığın onayı alınmaksızın bel- geye esas yatınm veya işlednenin tümü- nün veya bir kısmının tadili veya işlet- me unvanının değiştirilmesi halinde yüz bin liradan bir milyon liraya kadar pa- ra cezası, — Yatınm belgeli tesislerin bakanlı- ğa haber verilmeden işletmeye açılması halinde bir milyon lira para cezası, — Denetim yapılmasına engel olun- ması veya görevli denetim elemanlan ta- rafından istenilen bilgi ve belgelerin ve- rilmemesi halinde, yüz bin liradan bir milyon liraya kadar para cezası, — Talih oyunlan mahallinde belgede belirtilen sayıdan fazla oyun makinesi ve masasının bulunduğunun saptanması durumunda, fazla her oyun makinesi ve her oyun masası için beş milyon lira, iş- letme izni almadan oyun makinelerinin işletilmesi halinde on milyon lira para cezası, — Talih oyunlan mahallinde bakan- lıkça belirlenen ilkelere aykın bir biçim- de müşteri kabul edilmesi halinde bes milyon lira para cezası, — İşletmelerin kendi kusur ve ihmali ile doğa ve çevre kirlenmesine neden ol- malarının belirlenmesi durumunda beş yüz bin liradan beş milyon liraya kadar para cezası, — Yatak kapasitesinden fazla rezer- vasyon yaparak müşterilerini tesiste ve- ya en yakın eşdeğer bir tesiste konaklat- maysn işletme, fazla yapılan rezcrvas- yonun kapsadıgı süre için talep ediien hizmetlerin parasal tutan kadar para ce- zası." Öneriyle getirilen yeni bir hükme gö- re, turizm alan ve tuzim merkezlerinde bakanlıkça yaptınlan altyapı tesisleri özel veya tüzel kişi ve kuruluşlara işlettirile- bilecek. Bu amaçla "turizm hizmet bir- likleri" kumlabilecek. Altyapı tesisleri- nin işletilmesine ve birliğin kurulması- na ilişkin esaslar bir yönetmelikle belir- lenecek. Bu maddenin gerekçesinde dev- letin gerçeklestirdiği altyapı yatırımlan- run sağüklı işletilmemesi durumunda atıl kaldıkları belirtilerek "Diğer yandan bu tür bir yatınmın tamamen özel sektöre devredilmesinde de imkânların eşit ola- rak kullanılamamasından kaynaklanan mahzurlar çıkabilecektir. Beledi>eler, muhtariıklar ve ozel sektörün katılımıy- la, 'turizm geliştirme ve hizmet birliği' adıyla kurulacak birliklerce tek elden alı- nacak prensip kararian doğrultusunda işletilmesinde yarar gorülmekledir" denildi. EKONOMİ NOTLARI OSMAN ULAGAY 'Kemer Sıkma5 Geçenlerde Ankaralı bir okurdan aldığım mektup şöyle başlıyor: "Sayın Ulagay, Koltuğuma çökmüş, 12 Nisan 1991 günkü Cumhuriyet'te yayımlanan yazınızı okuyordum. Derken daha önce hiç yap- madığım bir şeyi yaptım, 'Öff be, gene mi kemer sıkacağızl' diye bağırdım. Bunu mutfaktaki kanm duymasın mı? Bey bey, kemerteri sıkmak haydi neyse. Şu külotların lastiklerini bûz- mek yok mu beni işte o öldürüyor' demesin mi?" Ne zaman kemer sıkmanın gereğinden söz etsem buna benzer tepkiler aiıyorum. Çoğunlukla ücretli-maaşlı kesinv den, ANAP'ın iktidara aday olurken "ortadirek" diye tanınv ladığı kesimden gelen bu tepkiler haksız mı? Bence değil. Son on yılda Türkiye'de yaşananlan şöyle bir anımsayın- ca bu tepkilerin neden haksız olmadığını çok daha iyi anla- yabilirsiniz. Neler vaat edildi Türkiye'de insanlara, "ortadirek" diye ta- nımlanan kesime neler söylendi? Buna karşılık neler oldu? "Biraz kemer sıkalım, bu sayede ermasyon düşecek, dar gelirli nefes alacak" dendi. Yüksek enflasyon özellikle dar gelirli kesimin, ücretli, maaşlının belini bûkmeye devam edi- yor. "Biraz kemer sıkalım, gelir dağılımı düzelecek, sosyal ada- let sağlanacak" dendi. Gelir dağılımı daha da bozuldu, yeni zenginler türerken dar gelirli kesim reel gelir kayıplanna uğ- radı. "Biraz sabredin, işsizlik sorununu çözeceğiz" dendi. İş- sizlik sorununun çözümü şöyle dursun işi olanların durumu da ücretler biraz yükselince, tehlikeye girdi, işten çıkarma- lar yoğunlaştı. "Bir süre kemer sıkarsak ekonomi istikrara kavuşur, on- dan sonra istikrar içinde kalkınınz" dendi. Türkiye ekonomik istikrann mumla arandığı bir ülke haline geWi, zorlamalarla yaşanan canlanma dönemlerini zorunlu daralma dönemleri izledi. Şimdi geçen yıl yaratılan yapay bolluk döneminin fa- turasını ödeme zaman ı geldi, herkes kemer sıkmanın gere- ğinden söz etmeye başladı. Bütün bunlar yasandıktan sonra Türkiye'de insanlara ke- mer sıkmanın gerekli olduğunu anlatmak kolay mı? Kemer sıkmanın bedelini ödeyen kesimlere düzlüğe çıkmak için ye- niden kemer sıkmak gerektiğini söytemek kolay mı? Bunu söyleyenlerin daha önce de aynı şeyieri söylemiş kimseler olması halinde, insanlann onlara inanması ve "haydi biraz daha kemer sıkalım" demesi kolay mı? Herhalde değil. Ne var ki bu, acı gerçeği değiştirmiyor. Bu- gün gelinen noktada Türkiye ekonomisinin rayına oturması için hemen her kesimin bir miktar kemer sıkması, aşın ta- leplerden kaçınması gerekiyor. Bunun neden gerekli olduğunu daha iyi anlayabilmek için tam tersi görüşü savunmanın nelere yol açabileceğini düşü- nelim. Diyelim ki hükümet, "halktan yana" politikalar izle- meye, bütün kesimleri tatmin edecek kararlar almaya karar verdi. Seçim kaygısıyla ya da başka bir nedenle bu yolu secti. Döndü ciftçiye, "al sana 20 trilyon trink para" dedi. Enflas- yondaki gidişatı göz önüne alarak memurlarına yılın ikinci yarısı için yüzde 20 değil yüzde 40 zam yaptı. KİT ürünleri- ne zam yapmadı, KİT sözleşmelehni sendikaların istekleri doğrultusunda imzaladı. Müteahhitlere borcunu ödedi, hat- ta yeni yatırımlara girişti. Bütün bunlan yaparken vergilere dokunmadı, "vatandaşımı vergi yükünü arttırarak sıkmayayım" dedi. Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu kaynak darbogazın- *da bütün bunlar ancak Banknot Matbaası sürekli üç vardiya çalıştınlarak, neredeyse sınırsız para basılarak yapılabilir. Bd paraya kavuştuğunu düşünen insanlar kısa sürede bu para- nın fazla bir işe yaramadığını fark eder. Enflasyonun buna benzer "halktan yana", popülist politikalann cazibesine ka>. pılan Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi yüzde 100'lere, yüzde 200'lere, yüzde 300'lere sıçradığı görülür. Bir kez bu sürece girilince Türkiye'nin dış kaynak bulması çok daha zor- laşır, enflasyonun temelinde yatan kaynak darboğazı ağıria- şır, sorunlar birbirini yaratır ve giderek yüzde 1000'lere va- ran hiperenflasyona doğru yol alınır. "Halktan yana" diye su- nulan politikalar sonunda halkı daha fazla perişan eder. Çok daha kötü koşullarda çok daha acıtıcı kemer sıkma program- lan uygulamak gerekir. Bu duruma düşmemek için Türkiye'nin hemen tutartt bir yeni 'istikrar programı' hazırlaması ve uygulamaya başlaması gerekiyor. Bu programın mutlaka inandıncı orta vadeli hedef- leri olması ve bu hedeflere nasıl vanlacağının açıklanması zorunlu. İstikrar için taleplerini sınırlamaya yönlendirilen in- sanlann bunu ne için yaptıklannı anlamaları ve bu progra- mın iki gün sonra keyfi nedenlerle rafa kaldırılmayacağına, mutlaka uygulanacagına inanmaları çok önemli. Toplumun geniş kesimlerinin faturayı yalnızca kendilerinin üstleneceği inancından kurtanlması için gerekli önlemlenn alınması, so- nuçta sağlanacak yarartardan pay alacaklan bir ortamın oluş- turulacağına onların da inanması lazım. Ciddi bir kemer sıkma ve istikrar programının demokratik bir ortamda uygulanabilmesi ve başanya ulaşması, tüm top- lum kesimlerinin bunun gerektirdiği özverinin bilincinde ol- masıyla herkesin kendisi özveride bulunurken birilerinin gü- nûnü gün etmeye devam etmeyeceğirve inanmasıyla müm- kün olabilir gibi geliyor bana. Pekiyi bugün Türkiye'yi yöneten kadro ve anlayış bunu ba- şarabilir mi? Önümde milyarlık düğünün ve Çankaya'ya alınan milyar- lık avizenin haber ve fotoğraflanyla dolu gazeteler, bu çok "zor" sorunun cevabını arıyorum. KlSA KISA • ESBANK, 1991'inUküç ayında 19.3 milyar lira kâr elde etti. Esbank'ın geçen yılki kârı da 77 milyar liraydı. • OLIVETTI zor bir dönem geçirdiği 1990'da 9 trilyon 36 milyar ttalyan Lireti ciro, 271 milyar 700 milyon liret de kâr gerçekleştirdi. Şirketin Başkanı Carlo E>e Benedetti, dünya enformatik piyasasındaki dalgalanmalara rağmen, geçen yılı kârlı olarak kapatan tek Avrupa şirketinin Olivetti olduğunu belirtti. • EMLAK BANKASI "Sinan Projesi" adını verdiği otomasyon sisteminin ana bilgisayannı işletime açtı. Banka, Eskişehir-Ankara asfaltı üzerinde kente 2.5 km. uzaklıkta Yunuskent Konutları'nı inşa ediyor. Projenin ikinci aşaması bu yıl tamamlanacak. • İNTERBANK Genel Müdür Yardımcıhğına Ragıp Yergin atandı. • DARDANEL ürünlerini üreten ve ihraç eden önentaş'ın 1990'da 18 milyon dolar ihracat yaptığı, bu yıl da rakamı 30 milyon dolara çıkarmayı planladığı bildirildi. • TİSK ve ILO'nun işletmelerde verimliliğin geliştirilmesi konusundaki işbirliği projesi çerçevesinde duzenlenen " 1 . Verimülik Eğithn Semineri" bugün Ankara'da başlıyor. Seminerin açılışına Cumhurbaşkanı Turgut özal ile Başbakan Yıldırım Akbulut da katılacak. • İSO, Yüksek Öğretim Kurulu ve Türkiye Sanayi Sevk ve tdare Enstitüsü'nün işbirliğiyle 29 nisan - 3 mayıs tarihleri arasında "Endüstriyel Eğitimin Tasarlanması, Sunulması, Sevk ve Idaresi" konulu bir seminer düzenleyecek. DÖVİZ KURLARI Dö.Lan Cmsi 1 ABDOolan 1 AlmanMario 1 Avustralya Ootan 1 BetçdaFmv 1 FransuFrano 1 HoHanda Ftorini 1 Isveç Kronu 1 Isvıçre Frangı 100 Italyan Uetı 1 Japon Yeni 1 Sterlh 1 S Arabısan Rıyali Mviz Am 3914.16 2237.05 3048.34 106.71 663 30 1987.39 628.07 2654.56 302.89 28 36 6612.97 1043 83 Mviz Satış 3922.00 224153 3054 45 108.33 664.63 1991.37 629.33 2659.88 303.50 28 42 6626.22 1045.92 EMdif Ali$ 3910.25 2234.81 2996.52 106.86 662.64 1985 40 62179 2651.91 297.74 28 08 6606 36 1017 73 Efetrtif Satış 3933 77 2248.25 3063.61 109 26 666 62 1997 34 631.22 2667 88 304.41 28 50 664610 1049.06 28IİSAII1M1 çjtnuzmı 11 7596 Alman Marta $ 5 9010 Fr Franp J 1 9694 Hol Ftorirn % 1 4745 Isv. Frangı % 1292 25 Ital. LJreO $ 138 02 Japon Ysni $ 3 7498 S Arat Riyali £ 1.6895 S
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog