Bugünden 1930'a 5,427,121 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

"29NİSAN1991 DIŞHABFRLER CUMHURÎYET/U Papandreu ailesi dargın • ArtNA (AA)— Fırtınab özel yaşamıyla dikkatleri çeken Yunanistan eski Başbakanı Andreas Papandreu, kendisinden 35 yaş küçük eşi Dımitra Liani ile torununun vaftiz törenine katıldı. Ana muhalefetteki PASOK lideri büyük oğlu Yorgo Papandreu'nun kızının vaftiz töreninin yapıldığı kilisede, eski eşi Margaret Chant ve Liani ile cvlendiğinden bcri kendisine dargın olan dört çocuğuyla bir araya geldi. Törenden sonra Papandreu, eski eşi ile el sıkışarak Margaret adh torunlannın uzun ömürlü olmasını diledi. Bu arada Margaret Chant ile Dimitra Liani'nin de el sıkıştıkları görüldü. Üç oğlu ve kızı Sofıa Kaçaneva ile konuşmamayı tercih eden Papandreu törenden hemen sonra eşi ile kiliseden aynldı. El Salvador'da barışa dogru • MEXICO (AA) — Orta Amerika ülkelerinden El Salvador'da hükümet ile isyancı liderlerin, ülkede 11 yıldır süren iç savaşa son vermek için anlaşmaya vardıkları bildirildi. ABD'nin desteklediği hükümet ile Küba ve Nikaragua'nın destek verdiği karşıt gruplar arasında Meksika'nın başkentinde 4 nisandan beri süren görüşmeler sonucunda dün vanlan anlaşma konusunda bilgi veren Birleşmiş Milletler'in arabulucusu Alvaro de Soto, askeri, adli, yasal düzenlemelerle ilgili ilkelerin saptandığını, ateşkesle ilgili ayrıntıların bundan sonraki toplantıda saptanacağıru kaydetti. Hindistarîda Sih terörü • YENİ DELHİ (AA) — Hindistan'm kuzeyindeki Pencap eyaletinde Sih aynlıkçı hareketi 17 kişiyi daha öldürdü. Hindistan ajansı PTI'nin haberine göre son 24 saat içinde Sih militanlar 6 kişiyi öldürdü, Sih örgütler arasındaki çatışmalar ve polisle girdikleri çatışmalarda da 11 militan hayatını kaybetti. Son olaylarla birlikte bu yıhn başından beri Sih terörü nedeniyle ölenlerin sayısı 1497'ye yükseldi. Cezayir'in atom bombası • LONDRA (AA)— tngiltere'de yayımlanan Sunday Times gazetesi, Cezayir'in, Çin'in yardımıyla Arap dünyasının ilk atom bombasıru imal etmeye hazırlandığını öne sürdü. Gazeteye göre Cezayir'in büyük bir gizlilik içinde sürdürdüğü bu proje, 10 nisanda bu ülkedeki Ingiliz askeri ataşesi William Cross'un Useyra'daki bir hava üssünün fotoğraflannı çekmesiyle açıklık kazandı. Yüzbaşı Cross, başkent Cezayir'in 260 km güneyindeki yasak askeri bölgede bulunan nükleer tesis yakınlannda yakalanarak sınır dışı edilmişti. Iran Cumhurbaşkanı HaşimiRafsancani, bugün Türkiye'de Ankara-TahranrTfeni dönemRafsancani'nin 4 gün sürecek olan gezisi sırasında Körfez savaşı sonrasında ortaya çıkan bölgesel sorunlann yanı sıra ikili siyasaJ ve ekonomik ilişkiler de ele alınacak. SEMİH İDtZ ANKARA — Farklı siyasi sis- temleri nedeniyle son yülarda fırtınah dönemlerden geçen, kopma noktasına kadar geldik- ten sonra tekrar düzelen ve Kör- fez kriziyle yeni bir yakınlaşma sürecine giren Türk-lran ilişki- lerinde, Tran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani'nin bugün başlayacak olan 4 günlük Türki- ye ziyareti ile yeni bir sayfa açıhyor. Başta Kuzey Iraklı sığınmacı- lar olmak üzere Körfez savaşı sonrasında ortaya çıkan bölge- sel sorunlann yanı sıra ikili si- yasi ve ekonomik ilişkilerin en üst düzeyde ve kapsamh bir şe- kilde ele alınacağı bu ziyarete gerek Ankara'da gerekse Tah- ran'da çok büyük önem ve- riliyor. Cumhurbaşkanı Özal'ın res- mi çağnlısı olarak Suriye üzerin- den bugün Ankara'ya gelecek olan Rafsancani'nin Cumhur- başkanı seçildikten sonra yurt- dışına yaptığı ilk ziyaretinin programına Türkiye'yi dahil et- mesi, Ankara'da aynca memnu- niyet yarattı. Cumhurbaşkanı Rafsancani'- nin aynı zamanda lslam devri- minden sonra İran'dan Türkiye1 - yi bu düzeydeki ilk resmi ziya- reti gerçekleştirmesi, iki ülke cumhurbaşkanlan arasında An- kara'da yapılacak görüşmeleri daha da önemli kılıyor. Sıgınmacılar sorunu Dışişleri Bakanüğı çevrelerin- den edinilen bilgilere göre bu- gün, öğleden sonra Türkiye'ye gelecek o!an Rafsancani öğleden sonra Başbakan Akbulut ile bir araya gelecek ve Cumhurbaşka- nı Özal tarafından onuruna ve- rilecek olan akşam yemeğine ka- tılacak. tki cumhurbaşkanının baş- kanlığındaki resmi görüşmeler yarın Çankaya Köşkü'nde yapı- lacak. Rafsancani aynı gün Konya'ya kısa bir ziyaret gerçe- leştirdikten sonra Ankara'ya dö- necek. Çarşamba günü tstan- bul'a geçecek olan Rafsancani kentin çeşitli turistik yerlerini gezecek. 2 mayıs günü Urfa'ya giderek GAP bölgesinde incele- melefde bulunacak. Rafsancani aynı gün Turkiye"den aynlacak. Berabermde Dışişleri Bakanı Aliekber Velayeti ve Ağır Sana- yi Bakanı Nejad Hüseyinyan ile birlikte Türkiye'ye gelecek olan Rafsancani ile yapılacak resmi görüşmelerde bölgesel konular ele ahnırken Kuzey Iraklı sığın- macıların durumunun uzerinde ağırbklı olarak durulacağı bildi- riliyor. Bu konuda benzeri sorunlar ile karşı karşıya olan iki ülkenin sorunun çözümü ile ilgili olarak fikir alışverişinde bulunacakla- n belirtiliyor. Her iki ülke, Irak1 ın toprak bütünlüğünün korun- masını ve Kuzey Iraklı sığınma- cılann geldikleri yerlere dönme- lerini sağlayacak ortamın yara- tılmasını istiyor. Aynı şekilde iki ülke bugüne kadar Kuzey Irak- lılara yapılan uluslararası yar- dımlann gereksinmelerin çok al- tında kaidıgjna inanıyor. Görüşmelerde, Körfez savaşı sonrasındaki siyasi gelişmelerin uzerinde de durulacağı kavdedi- liyor. Cumhurbaşkanı özal'ın Körfez krizi sırasında telefonla sık sık görüştüğü liderlerden biri de Cumhurbaşkanı Rafsanca- ni'ydi. Iran tarafının bu çerçeve- de başta Amerikah olmak üze- re bölgeye gelen Batılı askeri güçlerden duyduğu rahatsızlığı hissettirmesi bekleniyor. Türki- ye'nin Körfez krizi gibi durum- İarın tekrarlanmaması için böl- gede istikrara yöneUk tedbirle- rin bir an önce alınmasımn öne- mi uzerinde duracağı ifade edi- liyor. Türkiye ile Iran'ın bir or- iak yanlan ise ikisinin de bir Arap ülkesi ounamalan ve Kör- fez savaşı sonrasında Arap ülke- leri arasında oluşturulmaya ça- lışılan güvenlik sistemınden dış- lanmaları. Bu konunun Anka- ra'daki görüşmelerde ele alına- cağı tahmin ediliyor. İkili ilişkilerde yumuşama İkili ilişkiler ele alınırken iki tarafında bu ilişkilerin geliştiril- mesinin önemini vurgulaması bekleniyor. Geçmişte sorun ya- ratan siyasi konuların artık ge- ride bırakılmasının bu çerçeve- de vurgulanacağı sanılıyor. Türkiye'nin, Rafsancani'nin Anıtkabir'i ziyaret etmemesini sorun haline getirmeme eğili- minde olması, bu ülke ile ilişki- lerin geliştirilmesine atfedilen önemin göstergesi olarak kabul ediliyor. Rafsancani'nin ziyare- ti sırasında aynca ikili ekono- mik ilişkilerin de kapsamh bir şekilde ele alınacağı kaydedili- yor. Bu çerçevede, özellikle tica- retin arttınhnası için çeşitli yol- larm aranacağı bildiriliyor. Ay- nca, Iran ile Türkiye arasında kurulması istenen doğalgaz bo- ru hattı ve iki ülke arasında bir enerji iletişim hatn konulannda RAFSANCANt'NtN GÖZYAŞLARI - İran Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, Suriye'de bulunduğn sttre içinde, Şam'daki <»a bir anlaşma imzalanacağı be- dini yerieri de ziyaret etti. Raisaacaai, tmam Ali'nin kuı Zeynep'in kabrinde göz>aşlannı tutamadı. (Fotograf: AP) lırtıüyor. POLTimADA SORU1NLAR ERGUNBALa 'Güvenlik bölgeleıi'nin genişletileeeği açıklandı Lk sığııııııacı grup ZaholdaABD Temsilciler Meclisi Şilahlı Hizmetler Komitesi üyeleri Türkiye için 200 müyon dolarlık fonun bütçeye konduğunu bildirdiler. Haber Merkezi — Irak sını- nndaki Işıkveren köyünden 250 kişilik ilk Kürt sığınmacı grubu dün sabah helikopterlerle Zaho yakınlanndaki kampa getiril- di.Bu arada Diyarbakır'da bu- lunan ABD Temsilciler Meclisi Silahh Hizmetler Komitesi üye- leri, dün düzenledikleri basın toplantısında, Türkiye'nin Kör- fez savaşı sırasında ve sonrasın- da yapmakta olduğu yardımın ve katlandığı fedakârlığın far- kında olduklarını belirterek Türkiye için 200 milyon dolar- lık fonun bütçeye konduğunu ve bunun Meclis'ten geçeceğini sandıklarını kaydettiler. Dün sabah ilk Kürt sığınma- cı grubunun Türk topraklann- dan Zaho dışmdaki kampa ta- şındıklarını açıklayan bölgede- ki ABD yetkilileri, vatanlannı terk etmek zorunda kalan bütün Kürt sığınmacılann bundan sonra ülkelerine dönmeye ikna edilebileceklerini umduklannı belirttiler. Bu arada Silopi'de dün gazetecilere bir açıklama yapan Ingiliz Tuğgeneral And- rew Keeling, Zaho cevresinde Kürtler için oluştumlan güven- li bölgelerin genişletileceğini bil- dirdi. Tuğgeneral Keeling, bu bölgelerin iki gün içinde Doğu'- daki diğer büyük vadilere doğ- nı 30 km kadar yaygınlaştınla- cağını belirtti. Keeling, bölgenin genişletilmesi için gerekli ola- nakların hazır olduğunu, ancak harekete geçmeleri için siyasi onay gerektiğini belirtti. Bölgenin ne kadar genişletile- ceğine ilişkin bilgi vermeyen Ke- eüng, "Yeterli güvenliğin sağla- nabflmesi için ne kadar gereki- yorsa oraya kadar genişJemeliviz" diye konuştu. Tuğgeneral Keeüng, yeni güven- lik bölgelerinin lrak'ın uçüncü büyük kenti olan Musul ile Du- hok'u kapsamayacağını kaydet- ti. öte yandan Kuzey Irak'taki sığınmacılara ABD planı çerçe- vesinde gerçekleştirilen yardım operasyonu çahşmalarmı denet- lemek ve kamplardaki durumu görmek amacıyla Diyarbakır'a gelen ABD Temsilciler Meclisi'nden 4 kişilik heyet, dün Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoğlu'nu ziyaret etti. Görüşme sırasında gazete- cilerin sorulannı da yamtlayan heyet üyeleri, Körfez krizi ve sa- vaşın Türkiye'yi ağır ekono- mik kayıplara uğrattığım belirt- tiler. Heyet Başkanı Nick Ma- uroulas, Türkiye'ye yardım için 200 milyon dolarhk bir fon oluşturulduğunu beürterek "Sa- mnm bn yardım, Medis'ten he- men geçer" dedi. Kuzey Irak'- taki kamplara ABD'nin ne ka- dar yardım yaptığını soran bir gazeteciye, "Bu konuda ancak Başkan Busb açıklama yapabilir" yamtını veren Mau- roulas, Türkiye'nin yardımınm ve katlandığı fedakârhkların farkında olduklarını da sözleri- ne ekledi. ABD Temsilciler Meclisi heyeti, daha sonra Ko- zakçıoğlu ile birlikte helikopter- le sınır bölgesini gezdiler. Irak Başbakan Yardıması TankAziz açıklamayaptv Körfez Krizinden Alınacak Ders Körfez krizi, Türk basınını kabaca iki gruba böldü.: 'Aktrî poltika' yanlılan ile daha temkinli bir tutumu savunanlar. Aktıf politika yanlılanna göre Körfez krizi Türkiye için ta- rihsel bir fırsattı. Türkiye, kazanan tarafa (ABD) oynayarak bu fırsatı değeriendirmeti idl. Böyle bir politika ile Türkiye^ nin önünde yerjyeni ufuklar açilacak, kriz sonrasında ülke- miz Ortadoğu'nun lideri olacak, Arap-İsrail anlaşmazlığmın çözümünde başrolü oynayacak, Batı dünyasının en saygın üyeleri arasına girecek, barış masasına ABO'nin yanında baş aktörterden biri olarak oturacaktı. Temkinli politika yanlılan ise Ortadoğu gibi siyasal konjonk- türün her an değiştiği dünyanın bu en kaypak yoresinde olay- lara balıktama dalmaktan kaçınılması gerektiğini, Batt'nın kriz sırasında sırtımızı sıvazlayıp, bir süre sonra bizi unutabile- ceğini, Türkiye'nin tüm yumurtalannı ABD'nin sepetine koy- mak yerine daha bağımsız bir politika izleyerek kendisine ma- nevra alanı bırakmasının daha doğru olacağını savunuyor- lardı. İzienen "aktif politikanın" doğurduğu sonuçlar ne oldu? Pombe rüyalar gerçekleşti mi? Ortadoğu'nun yeni lideri olmamız bekleniyordu. Mart ayın- da Şam'da toplanan Körfez ülketeri ile Mısır ve Suriye'nin aV şişlerı bakanlan, Körfez için ortak bir güvenlik örgütü ya da gücü oluşturmaya karar verirken Türkiye'nin adını bile anma- dılar. Kuveyt, Körfez krizindeki tutumundan ötürü Nijerya'ya bile teşekkür ederken Türkiye'nin adını unuttu. ABD ile yakın dayanışmamızın şimdilik en somut sonucu, bu ülkenin silah ve malzeme deposu haline getmeyi kabul etmemiz oldu. Ya en saygın üyelerinden biri olmayı umut ettiğimiz Batı Avrupa? AT'ye üyelik konusunda hiçbir kıpırdanma yok, ama baş- ka bir alanda büyük bir hareketlenme var: Adamlar, dolayiı dolaysız Sevr Antlaşması'nı gündeme getirme çabası içirt- deler. Belçika Partamentosu'nda yapılan konuşmalarda, Sevr Antlaşması'nda Kürtlere bağımsız devlet kurma hakkının ta- nındığı, Lozan'da ise bunun engellendiği soyleniyor. Avrupa Parlamentosu'nda özerk Kürt bölgesinden söz ediliyor. Av- rupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi'nin geçen hafta be- nimsedtği raporda, "uluslararası garantilerte, bölgesel özerk- lik formülleri uzerinde düşünceler üretilmesi" isteniyor. Bu arada "nasıl olsa gVdici" diye düşünülen ve tüm köp- rülerin atıldığı Saddam Hüseyin, hem isyanı bastınp hem de Kürtlerie anlaşarak gücünü arttınyor. Objektif olmaya çalışalım. Türkiye, belki daha temkinli bir politika izlemiş olsaydı da bazı olaylann içine sürüklenmek- ten kurtulamayacaktı. örneğin Saddam'dan kaçan yüz bin- lerce Kuzey Iraklı Kürt sığınmacı yine smırlarımıza dayana- caktı. Batı Avrupa, yine "Batı Avrupalılığını" gösterecek, en ufak bir bahane ile Türkiye aleyhinde yaygara kopartacak, bazı çevrelerde ulkemizde istikrarı bozmaya yönelik kararv lık hesaplar yapılacaktı. özal, Talabani'yi kabul edip onu yü- reklendirmeseydi bile Irak halkı Saddam'a karşı yine ayakla- naçaktı. Üstelik temkinli politikayı savunanlann da bazı tahminleri gerçekleşmedi. örneğin Körfez savaşının bir Batı-Arap, Müslüman-Hıristiyan kavgaşına dönüşebiieceği (bu tahmini yapanlardan biri de bizdik), İslam radikalizminin şahlanaca- ^ ğı gibi öngörüler doğru çıkmadı. Ama sorun, "Ben haklıyım, sen haksızsın", "benim soyle- diğim doğru çıktı, senin söylediğin yanlış çıktı" sorunu de- ğiîdir. Olayı ktsır çekişmelere indirgemek, sorunun özünü göz- den kaçırmaya, Türk basınında yıllardır yapılageldiği gibi ve- rimsiz tartışma ve polemiklerle zaman kaybedilmesine yol açar. Sorunun özü şudur: "Aktif dış politika, güçlü Türkiye" ancak içsel dinamikle- rin sonucunda oluşabilir. ABD'ye, Sovyetler'e ya da herhan- gi bir büyük devlete yaslanarak ne aktif dış politika izleyebi- fırsiniz, ne de güçlü olabilirsiniz. Uluslararası bir bunalımda kazanan tarafın yanında olmak sizi güçlü yapmaz. Güçlü olmaya giden yol; teknotojik ablımdan, ekonomik kat- kınmadan, içeride gerçek bir demokrasi kurmaktan, sosyal adalet ve insan haklarını eksiksiz uygulamaktan geçer. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, ne ABD'ye yaranmakta ne de Avrupa'ya şirin görünmeye çalışmakta yatar. Sorunla- nn çözümü içeridedir. Bunu dışanda aradığımız sürece Kör- fez krizmde olduğu gibi düş kırıklığından kurtulamayız. Bir toplum, kendi iç sorunlarına karşı savaşı kazanamadı- ğı takdirde, dışanda kazanan tarafın yanında yer alması, du- rumunu pek fazla değiştirmez. Körfez krizinden hep birlikte bu dersi almaya çalışalım. BM POIİS GÜCÜ Kerkük, özerk bölgenin dışında Londra'nm kaynağı KıbrısSürgündeki Iraklı muhalifler, Saddam Hüseyin ile Kürt liderler arasında sürdürülen özerklik görüşmelerine ihtiyatlı baktıklarını açıkladılar. Dış Haberter Servisi — Irak Başbakan Yardımcısı Tank Ariı, kuzeydeki petrol kenti Kerkük'ün, Kürt özerk bölgesi- ne bağlanmaması gerektiğini söyledi. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in 54. doğum günü ülke çapında kutlaruyor. Ülkenin kuzeyinde, Saddam Hüseyin'in doğum yeri olan Tik- rit kentinde düzenlenen bir gös- teride konuşan Devrim Komu- ta Konseyi Başkan Yardımcısı tzzet İbrahim, "Batı, Saddam Hüseyin'i yaralamadan önce 18 miryon Iraklıyı öktüımek zorun- dadır" dedi. tbrahim, Saddam Hüseyin'in Ülkenin yasal lideri olduğunu, halkı tarafından istendiğini ve sevildiğini söyledi. Ibrahim'in konuşma yaptığı gösteriye çok sayıda bakan ile iktidardaki Ba- as Partisi'nin üyeleri katıldılar. Saddam Hüseyin ile Kürt li- derleri arasında, Kuzey Irak'ta özerk bir Kürt bölgesi oluşturul- masına yönelik görüşmeler sü- rerken, böyle bir bölgenin olası sınırları da tartışılmaya başlan- dı. Irak Başbakan Yardımcısı Tarik Aziz, petrol kenti Ker- kük'ün, Kürt özerk bölgesine bağlanmaması gerektiğini söyledi. Ajansların bildirdiğine göre Cezayir'i ziyaret etmekte olan Tank Aziz, bu ulke televizyonu- na verdiği demeçte, Dohuk ve Süleymaniye'de olduğu gibi Ker- kük bölgesinde Kürtler kadar Türk ve Araplann da yaşadığı- nı anımsattı ve bu nedenle Ker- kük'ü Kürt özerk bölgesine bağ- lamarun yerinde bir karar olma- yacağını belirtti. Bununla birlikte, sorunun Irak devletinin tüm toprakları üzerindeki egemenliği ile hiçbir ilgisi bulunmadığını vurgulayan Tarık Aziz, 11 Man 1970 tarihli yasaya dayanan özerkliğin, dev- letin ülke topraklannın ve top- lumun bütünlüğünü de içerdiği- ni kaydetti ve Saddam Hüseyin- le görüşen Kürt temsilcilerin de bu ilkelere bağhhklannı ifade et- tiklerini bildirdi. Müttefık bornbardımanından kurtarmak amacıyla tran'a gön- derdikleri ve sayılannı 148 ola- rak bildirdiği ;ivil ve askeri uçak olayma da değinen Tank Aziz, bu uçakların iade edilmesi iste- ğini yineledi. Bu arada Saddam Hüseyin'- in doğum günü ülke çapında bir bayram havası içinde kutlanıyor. Başkent Bağdat'm, hükümetin doğum günü nedeniyle yeniden benzin satışına başlaması ile eski canlılığına kavuştuğu belirtili- yor. Pek çok kentte su ve elektrik bulunmamasına rağmen göste- riler düzenlendiği, kentlerdeki kamu binalanna Saddam Hüse- yin'in büyük posterlerinin asıl- dığı haber veriliyor. Saddam silahlanıyor İngiltere'de yayımlanan Ob- server gazetesinde, Irak lideri Saddam Hüseyin'in savaş önce- si ve sonrasında delebildiği am- bargoyla silahlarmı tekrar yeni- lemeye başladığı, Irak ordusu- nun hızla dirildiği öne sürüldü. îngiltere'nin, Kuzey Irak'taki sivülerin can güvenliğinin sağlanması için bölgeye BM sivil polis gücü yerleştirilmesi önerisinin esin kaynağı Kıbrıs. Kıbns'ta BM polis gücü 1964 yıhndan beri görev yapıyor. ŞEBNEM ATtYAS Hastalıkta, sağlıkta... Gençlikte,yaşhlıkta... Halkın YaŞaiTI ı için g ü v e n c e g e l i y o r ! SURİYE Esad, İsraü'isuçladı Dış Habeıier Servisi — Suri- ye Devlet Başkanı Hafız Esad, ülkesinin Ortadoğu'da barış is- tediğini, APD'nin Ortadoğu Ba- rış Konferansı çabalarını engel- leyecek olan tarafın ne Suriye ne de öteki Arap ülkeleri olacağı- nı söyledi. Hafız Esad, ülkesini ziyaret eden Iran Cumhurbakanı Haşi- mi Rafsancani'nin onuruna ver- diği yemekte yaptığı konuşma- da, ABD'nin tutumundan ve Ortadoğu sorununu çözmedeki kararlılığından doğan olumlu gelişmeleri memn "nlukla karşı- ladıklannı belirtti. Esad, "Bu gelişmeyi çok olumlu karşılaşı- yonız. Çiinkii biz toptan ve hak- lı bir çöziint istiyoruz. Ne Suri- ye ne de öteki Arap ülkeleri, ba- rış girişimlerinin başansızlığa uğramasının nedeni olmayacak- lardır" dedi. Esad, Ortadoğu banş girişim- lerinin başarısızlığının lsrail'e bağlanabileceğini, çünkü bu ül- kenin uluslararası kamuoyuna meydan okuyan, engelleyici bir tutum içinde olduğunu savun- du. Cumhurbakanı olarak ilk yurtdışı gezisine çıkan Rafsan- cani de bölgenin güvenliği için ülkesinin öteki bölge ülkeleri ile işbirliğine hazır olduğunu belirt- ti. Rafsancani, ülkesine gelen bir milyonu aşkın Kürt sığınmacı ıç: .n uluslararası yardımın hız- landırıbnasını da isteyerek, ülke- sinin bu "felaketin" tek başına üstesinden gelemeyeceğini bil- dirdi. Bu arada tsrail Başbakanı lzak Şamir'in, Dışişleri Bakanı David Levy'nin ABD Dışişleri Bakanı Baker'a Ortadoğu banşı konusunda verdiği olumlu ceva- bı geçersiz saydığı bildirildi. NEW YORK— Irak'ta, Kör- fez savaşı sonrasında Saddam Hüseyin'in yönetimine karşı ayaklanan, ancak daha sonra merkezi hükümete bağh güçler- ce bastınlan isyanalann ve böl- gede yaşayan sivil halkın can gü- venliklerini garantiye almaya yö- nelik arayışlar BM çatısı altın- da da sürüyor. Bu çerçevede In- giltere, bölgeye "BM sivil polis gücü" yerleştirilmesini önerdi. îngiltere'nin bu önerisinin esin kaynağı ise Kıbrıs. Kıbns'ta BM sivil polis gücü, iki toplum arasındaki çatışma- lann önlenebilmesi amacıyla 1964 yıhnda kuruldu. Halen 35 kişilik bir kadro ile "tarafsız bölge"de varhğını sürdüren sivil polis gücü, bilinen anlamda po- lis yetkilerine sahip değil. Sivil polis gücünün yetkileri, kurulu- şunda, dönemin genel sekreteri tarafından, Kıbrıs polisine yol- İarda yapılan arama-taramalar- da yardımcı olmak, Kıbrıs poli- sinin yapacağı haksızlıklan en- gellemek ve iki toplumu ilgilen- diren olaylarda soruşturma yü- rütmek olarak sımrlandı. Kıbns'ta 27 yıldır görev yapan bu sivil polis gücü, tngiltere'nin Irak'ta güvenliğin sağlanması yönündeki arayışlanna bir mo- del oluşturdu. Dıplomatlar Kuzey Irak'taki koşulların Kıbns'tan farkh oldu- ğuna dikkat çekiyorlar. tngilte- re'nin isteğinin gerçekleşürilebil- mesi için Güvenlik Konseyi ka- ranna gerek olabileceğini, barış gücünün Kıbns'a Güvenlik Kon- seyi karanyla gönderildiğini, ka- rarda sivil polis gücüne atıf ya- pılmasa bile bu gücün banş gü- cü kumandasında tarafsız böl- gede kaldığına dikkat çeki- yorlar. lrak'ın kuzey sımnnda henilz BM tarafından resmen kabul edilen bir "Urafsız bölge" yok. Diplomatların "tarafsız bölge" diye nitelendirdikleri kamplann BM polis gücü ile korunabilmesi için Genel Sekreter'in karann- dan daha kuvvetli bir mekaniz- ma gerekeceği belirtUiyor. Bu arada Türkiye, Iran ve Ku- zey Irak'taki dağlık bölgelerde bulunan Kuzey Iraklıların gü- venlik içerisinde evlerine dön- melerinin sağlanması amacıyla bir BM polis gücü kurulması ve bu gücün müttefik askerlerinin yerini almasına ilişkb îngiliz önerisi, AT dışişleri bakanlann- ca benimsendi. AT dışişleri bakanlarının Lüksemburg'un Mondorf-Les- Bains kıyı kentinde dün sona eren gayri resmi nitelikh toplan- tısı sırasında Ingiltere Dışişleri Bakanı Douglas Hurd tarafın- dan gündeme getirilen öneri di- ğer bakanlarca da benimsendi. öneride, BM polis gücünün büyüklüğü konusunda belirli bir ölçü verilmiyor. Bu güç, kurul- ması halinde hafif silahlarla do- natılacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog