Bugünden 1930'a 5,426,716 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/10 DIŞ HABERLER 29NÎSAN199P Chamorro'ya saldırı • MANAGUA (AA) — Nikaragua Devlet Başkanı Violeta Chamorro'nun, başkent Managua'da önceki gün bir düğüne katıldığı otele dışandan ateş açıldığı, başkanın saldında yara almadığı bildirildi. Nikaragua İçişleri Bakanı Carlos Hurtado, televizyonda yaptığı açıklanıada, duğünün yapıldığı Managua Intercontinental Oteli'nin havuzbaşına doğru otomatik silahlarla açılan ateş sonucu iki kişinin yaraJandığını bildirdi. Saldınyı düzenleyenler bir kamyonetle kaçarken saldırının niteliği anlaşılamadı. Devlet Başkanı Bayan Violeta Barrios de Chamorro bu hafta içinde iktidara gelişinin 1. yıldönümünü kutlamıştı. Yugoslavya'da Federal Ordu • BELGRAD (AA) — Yiıgoslavya Federal Ordusu'na bağlı birliklerin Sırplarla Hırvatlar arasındaki çatışmalan engellemek gerekçesiyle Hırvatistan Cumhuriyeti'ndeki ban kasabalara girdiği bildirildi. Hırvatistan basını, Knin garnizonundan zırhlı araçlar ve tanklann Kijevo, Vrlike ve ban diğer kasabalara girdiğini duyurdu. Hırvatistan Televizyonu, birliklerin, tanklar, zırhlı personel taşıyıcıları ile silahlanmış olarak kasabalarda devriye gezdiklerini gösterdi. Federal Ordu tarafından yapılan açıklamada, etnik gruplar arasındaki çatışmalann engellenmesi amacıyla birliklerin gönderildigi kaydedildi. Tamiller, 23 askeri öldtirdti • KOLOMBO (AA) — Sri Lanka'da ayrılıkçı Tamil gerillaları 23 askeri öldürdüler, 36 askeri de yaraladılar. Askeri kaynakların bildirdiğine göre ülkenin kuzeyindeki Elephant Pass kampında "Tamil Elam Kurtuluş Kaplanlan" militanları tarafından kuşatılan askeri birlik, kamptan bir yarma hareketi ile çıkma girişiminde bulununca gerillalar tarafından havan topu ve roket ateşine tutuldu. Askeri sözcü, kamp çevresinde meydana gelen çatışma ile ilgili olarak henıiz ayrıntılı bilgi elde edemediklerini bildirdi. Azerbaycan'da çatışma: 4 ölü • MOSKOVA (AA) — SSCB'nin Azerbaycan Cumhuriyeti'nde Ermeniler ile Azeriler arasında önceki gün meydana gelen çatışmada dört kişinin öldüğü bildirildi. Sovyet yan resmi ajansı Interfaks, dün verdiği haberde Ermenistan ile Azerbaycan sınırındaki Geranboiski bölgesinde meydana geien çatışmada içişleri Bakanlığı'ndan bir askerin ve üç Azerinin öldüğünü duyurdu. Azerbaycan'a bağh Dağlık Karabağ bölgesinde meydana gelen çatışmalarda da bir asker ölmüştü. Arnavutluk'ta olaylar • LONDRA (AA) — Arnavutluk'tan kaçmak için önceki gün yabancı bandırah gemilerin bulunduğu limanlara akın eden yaklaşık S bin kişiyi engellemek için güvenlik kuvvetleri havaya ateş açtı. Yugoslav Tanjug Ajansı'nın Arnavutluk Televizyonu'na dayanarak verdiği habere göre İçişleri Bakanı Gromos Rucaj, parlamentoda yaptığı konuşmada, Leş ve Şenjin'de yaklaşık 300 kişinin Italya'ya gitmeye hazırlanan gemilere binmeyi başardığını belirtti. Bu arada ulkenin kuzeyindeki Leş kentinde protestocular Komünist Parti'nin yerel merkezini ateşe verdi ve çok sayıda aracı tahrip ederek dükkanları yağmaladı. Baü,Türkiye'ye yine önyargılıDıs Haberler Servısi — Türkiye, Körfez krizi başlar başlamaz tavrını açıkça Bau'dan yana koydu. ABD ile Batı Avnıpa'mn en sadık müttefîki oldu. Bu davranışının karşılığında Batı'da olumlu bir imaj yaratacağı, AT'ye iiyelik konusunda kolaylıklar sağlayacağı, Batı Avrupa'nın, Türkiye'nin bir dizi sorununa daha fazla anlayışla bakacağı'umut ediliyordu. Ancak Türkiye'nin kriz sırasında Batı Avrupa'dan aldığı karşılık, sırttnın sıvazlamp "Aferin" alması ile sınırlı kaldı. Kuzey Iraklı Kürt sığınmaalar krizi başlar başlamaz Batı, Türkiye'ye gerçek yüzünti gösterdi. Basından çeşitli Batılı platformlara kadar bir dizi yerde Türkiye aleyhtarlığı işlenmeye başlandı. Türkiye'nin sığınmacılara kötii davrandtğı, Türk askerlerinin yardım malzemesine el koyduğu, sığınmaaları dövdüğü türiinden haberler Batı basımmn manşetlerinde yer aldı. Televizyonlarda yiyecek malzemelerine hücum eden sığınmacılan dağıtmaya çalışan Türk askerleri gösteriliyor, ama sığınmacdann kamyonlara bin'mesine yardım eden, yardım malzemelerini boşaltarak taşıyan Türk askerleri, her nedense sergilenmiyordu. Almanyada kimi gazeteler işi Türkiye'yi Saddam Huseyin'in zulmüne kaiılmakla suçlayacak kadar ileri götürdüler. Basında bu hava eserken çeşitli Batı platformlarında da Sevr Antlaşması'na çağrışım yapan kararlar alınıyordu. Ancak Batı basımnı suçlarken bir özele$tiride bulunmak da yerinde olur. Türkiye'nin, Kürt sığınmaalar konusunda tamttm ve Batı basımnı bilgilendirme çalışmalannı yeterli biçimde orgütledıği ve yühittüğü söylenemez. Sığınmacılara yardım ve yiyecek maddelerinin dağıtılması görevi, daha deneyimli ekiplere verüebilir, organizasyon daha düzenli biçimde sağlanabilirdl Batılı gazeteciler, sık sık Türk yetkililerinden yeterli bilgi alamadıklarından yakındılar ve sonuçta kulaktan dolma haberleri geçtiler. Bu olgu, Batılı ülkelerdekı önyargı ile birleşince Avrupa basmmda "olumsuz Türkiye imaj'ı" sistematik biçimde işlenmeye başlandı. Sözün kısası Türkiye, Batı'ya yine yaranamadı. INGİLTERE Basında olumsuz imajEDİP EMİL ÖYMEN LONDRA — Kürt sığınmacı- lann Türkiye sınınna yığümala- nndan itibaren, ilk kurulan kamplarda çektikleri sefalet, düzeni korumaya çalışan Türk askerlerinin bazen havaya, ba- zen üstlerine ateş açması, ölen- ler olması, yardım dağıtılırken yaşanan kargaşa ve Türkiye'- nin, sığınmacılara "mâlted sta- tüsü vermemesi" tngiltere'de yazılı ve sözlu basında sürekli yinelenen haberler oldu. Türk- iye'nin bu konudaki siyasal tu- tumunun nedenleri, Türkler ta- rafından Ingiliz kamuoyuna an- latılmadı. Bu nedenle "Kiirüe- re düşmanca tutum takınan Türkiye tarafından anlatılama- dı, Ingiliz kamuoyu böylece ko- nuyu kendi basın-yayınından yanlı biçimde izlemek zorunda kaldı. Tanıtım yetersizliğine eklenen bir başka olgu ise Türkiye den- di mi Ingiltere'de akla gelen "iş- kencc ve iosan haklan ihlalleri" idi. özellikle 1980 sonrasında Türkiye'deki insan haklan ihlal- lerine, Ingiliz basın-yayınında geniş yer verilmişti. Bu olgu, şimdi Kürtler bağlamında yeni- den değerlendirildi. 1989'da Londra Havaalanı'nda yaşanan Kürt sığınmacılar sorunu, bazı sığınmacılann Türkiye'ye geri dönmemek için kendilerini yak- maya kalkışmaları sonucu bir Türkiye'nin kendi tutumunu îngiliz kamuoyuna anlatamayışının da etkisiyle îngiliz basınında "Kürtlere düşmanca tutum takınan Türkiye" imajı sürekli vurgulandı. Türkiye" imajı, basında sürek- li vurgulandı. Televizyonda ya- yımlanan açık- oturumlarda ve radyolarda görüş belirten uz- man ve gözlemciler, Türkiye'- nin soruna bakışını hesaba kat- mayan bir tutum takındılar. Bu programlarda konuşma fırsatı tanınan Türkler ise sorunu açık- seçik bir dille anlatmayı başara- madılar. Türkiye, bu konuda bir dediği diğer dediğini tutma- yan, kararsız ve belirsizlik için- de görüldü. Körfez bunalımının ilk aşamasında Ürdün'de yaşa- nan sığınmacılar sorunu, Ürdün yetkilileri tarafından Ingiliz ka- muoyuna büyük bir başanyla aktanlmışken bundan çok daha büyük ve kartnaşık boyutlarda- ki Kürt sığınmacılar konusu, kişinin ölümü, Ingiliz kamuo- yunda derin izler bırakmıştı. Türkiye'nin 20 bin sığınmacıyı Silopi'deki kamplara taşımaya karar verdiği gece, Ingiliz tele- vizyonunda, Ingiltere'den siya- sal sığınma isteyen iki Kürdün yaşantısı belgesel olarak ekrana getirildi. tngiltere'nin, kaç Kür- de siyasal sığınma hakkı tanıdı- ğına ise hiç değinilmedi. Televizyonda aynlan çok kı- sıüı ve sınırlı sürelerde Türkiye'- nin, sığınmacılara ilişkin tutu- munun yetersiz, karmaşık ve belirsiz üsluplarla sunulmaya çalışılması, kamuoyundaki aşı- n önyargıyı gidermediği gibi Türkiye'nin "niyetleri" konu- sundaki kuşkulan arttırmaya neden oldu. AFP muhabirinin objektifine takılan küçük Kürt kızı sınırdaki degişmeyeo görüntiiyü sergfliyor ITALYA İyi niyete,yanlış değerlendirmettalya basımnda yer alan haberler, genelde Türkiye'nin Kürt sığınmacılara sırf Batı'ya karşı zor durumda kalmamak için kapıyı araladığını işliyor. Henüz açık bir 'Türkiye'ye gitmeyin' kampanyasıyok, ama TV programları yeterince 'olumsuz reklam' oluşturuyor. gösterdiği isteksizlik ve örgüt- süzlük; bölgedeki yaşam şartla- nnın geriliği, sağlık koşullannın kötülüğü, televizyonda her ge- ce bu konuya yer veren özel programlarda ve haberlerde sık sık dile getiriliyor. îtalya'da he- NİLGÜN CERRAHOĞLU ROMA — ttalyan basınında yer alan haberler genelde Türki- ye'nin Kürt sığınmacılara kapı- yı sırf Batı'ya karşı zor durum- da kalmamak için araladığını iş- liyor. Türkiye'nin bu konuda gitmeyio' kampanyası yok, ama devletlerin girişimleri paralelin- söz konusu programlar zaten de harekete geçtiği görülüyor. yeterince 'olumsuz reklam' Kürt krizinden faydalanarak oluşturuyor. Sığınmacılann yo- Iran'la yeni iletişim kanallan aç- lunu kesmeye çalışan erlerin mak peşinde olan Fransa, tngil- otoriter hareketlere başvurma- tere ve Almanya gibi bu hafta- sı ve hatta geçen pazar günkü gi- basında atılıma geçen Italya da bi ateş açmaya kalkması kamu- oyunda zaten mevcut olan belli bir 'Türk' imajını pekiştiriyor. Türk sınınna Kürt göçünün başlamasmdan bu yana geçen 3 nüz açık bir 'Türkiye'ye hafta içinde 'belde-gör' politi- kasını seçen ttalyan hükümeti- nin ise son gunlerde ABD, tn- giltere ve Fransa gibi buyük tran'daki Kürtlere önemli bir yardım kampanyası düzenleme çabası içine girmiş bulunuyor. Şimdiye dek Türkiye-Irak sını- nna 91 çadır, 300 battaniye ve bir miktar ilaç göndennekle ye- tinen Italya, artık büyük devlet- lerin yanında varlık göstermeye çalışıyor ve Iran'da 50 yataklı bir hastane ile Irak'ın kuzeyin- de 20 bin kişilik bir çadır-kent kurmaya haarlaruyor. tran'a 'en büyük yardımı ve- ren ilk Batı ülkesi' olmak sev- dasıyla harekete geçen ltalya'- nın, başlangıçta bundan çok da- ha büyuk tutmak istediği yardı- mın çapı, tran'ın sınırlarındaki Batı varlığını 'suurlı' tutmak is- temesi yüzünden, küçültülmuş bulunuyor. Italyan gazeteleri, Italya'mn kurmak istediği çadır kentin aslında 60 bin kişilik ol- duğunu yazıyorlar. Ama îran'- ın bu tesislerin guvenliği için sı- nırlarda bulundurulması gere- ken yabancı askerlerin varhğın- dan fazla hoşlanmaması ve ls- lam cumhuriyetinin hiçbir şekil- de sartlandırılmasına yanaşma- ması, yardımın boyutlannın ku- çük tutulmasına yol açmış bu- lunuyor. Aynca tncirlik ve Diyarbakır üslerinden Amerikan, Kanada, Ingiliz ve Fransız askerleriyle hareket edecek olan 850 Italyan askerinin de küçük bir helikop- ter filosuyla ttalyan çadırkenti- nin kurulacağı Zaho'ya malze- me taşıyacağı bildiriliyor. ALMANYA Tek yanlı haberler azaldı DtLEK ZAPTÇIOĞLU BERLİN— Alman basmmda son birkaç gundür 'Türkiye'nin kanlı Kürt politikasfnı on pla- na çıkaran tek yanh haberler azalırken gözler Irak'ın kuzeyin- de ve İran sımnnda kurulan "güvenli bölgeler"e çevrildi. Al- man Dışişleri Bakanlığı, geçen haftaki açıklamasında Türkiye1 de yardımın pürüzsuz dağıtılma- ya başlandığım bildirerek basın- daki olumsuz haberlerin önüne set çekmiş oldu. Dışişleri Bakanlığı "Türkiye ve Iran'daki yardım faaliyeüeri- nin pürüzsuz yürüdügünü" açıklayarak basındaki yanlış ha- berleri düzeltmiş oldu. Açıkla- mada "Türkiye'de üç hafta için- de yardımın dağıtılması için çok iyi bir altyapı oluştunılmtıştur" dendi. Baştakı aksamaların "ye- rel Türk makamlannın ve Türk ordusunun yardımı geciktiren pasif direnişinden kaynaklandı- ğı" iddia edilen Alman Dışişle- ri Bakanlığı açıklamasında, "An- kara'da bir Filistin korkusu yaşanıyor" dendi, sorunların şimdi giderildiği beürtildi. Açık- lamaya göre Turgut Özal, Dışiş- leri Bakanı Genscher'in Anka- ra ziyareti sırasında istenen emirleri bakanın yanında tele- fonla gerekli mercilere ulaştırdı. Bu emirlerin basında, Alman Kızılhaçı'na bölgede bir yardım deposu kurutması da vardı. İran'da kamp Öte yandan Suddentsche Ze- itung gazetesinin haberine göre Bonn'daki İran Büyukelçisi Al- man hükümetine geçen perşem- be günü Bahtaran'da Kürtlere bir kamp kurma iznini verdi. Al- man Dışişleri Bakanlığı'ndan al- dığıraız bilgi>« göre lran'ın Bah- taran şehrinde kurulacak Kürt mülteci kampında 250 Alman askeri görev alacak. Askerlerin bir kısmı Turkiye'den lran'a kay- dınhyor. Birkaç gün önce Almanya'nın tran'a 2 bin ordu mensubu yol- layacağı haberi yayılmıştı. 2 bin asker sayısını yalanlayan Dışiş- leri Bakanlığı, bu haberin Tah- ran'ı tedirgin ettiğini belirtti. Tahran'la yapılan son görüşme- ler sonucu 250 Alman askerinin Bahtaran'da mültecilere kamp kurması kararlaştınldı. Dışişle- ri Bakanı Genscher, 7 ve 8 ma- yıs tarihlerinde tran'a giderek Bahtaran'daki kampı da ziyaret edecek. Almanya ağır yaralı ve hasta Kürtlerin buraya getirile- rek Alman hastanelerinde teda- visi üzerine planlar da yapıyor. FRANSA 5OO. YIL V A K F I• I N S A N L I G A Ö R N ( 1 4 9 2 1 9 9 2 E K ' FOTOGRAF YARIŞMASI 1992, zulüm ve bağnazlık karşıanda İspanya'da yoşadıklan topraktan tertcetmeK zorunda kalan Musevilere, Tûric Ulusunun kucak oçmasının 500. yıJdönümüdür. Bu tarihi olayı tüm dünyaya duyurmak amaayla, 500. Yıl Vak/ı, armtör veya pro/esyonel /otoğra/ sanatçıhnna açk bir yanşma düzenlemişar. Iki değişik tutum var r~ Seçid Kurul Ersin ALOK Nevzat ÇAK1R Gültelcin ÇİZGEN bzetKERlBAR Ibrahim 2AMAN Ödüller Birina Jldnd Üçünaj Mansiyonlar (3 ader.) 500. Yıl Vakfı özel Ödülü (Banş,sevgi,ahenkve hoşgörü) Son Katılma Tarihi FotoğrafSanatça FotoğrafSanatçısı FotoğrafSanatçısı FotöğrafSanatçsı FotoğrafSanatgsı 5.000.000.-TL veplaket 3.000.000.-Tlveplaket 2.000.000.-TL veplaket 500.000.-TL veplaket 1.OOO.OOO.-TL ve plaket 18Ekım1991 Not: Kaoima formları, Mecidiyeköy, Cemal Sahir Sotak 26-28'de bulunan 500. Yıl Vakfı'ndan ya da Türkiye'de bulunan tüm Fotoğraf dernelderiyle R£FO Laboratuar ve bayilerinden temin edılebılir. MİNE G. SAULNIER PARİS — Körfez savaşından sonra gelişen Kürt isyanı ve bu isyanın bastınhnasıyla Türkiye sımrlanna yığılan Kürt sığınma- cılar konusunda, Fransa'nın Türkiye'ye karşı tutumunu iki ayn konumda incelemek gereki- yor. Birincisi, hükümetin, yani Fransız resmi makamlanmn tu- tumu. Bu bağlamda, Fransa'nın belki de ilk kez Türkiye'ye yöne- lik muhalif bir tavır takınmadı- ğınm, hatta Türk tarafmın getir- diği çözüm önerilerinin etkili bir biçimde desteklendiğinin altını çizmek gerekir. Kamuoyunu yönlendirmesi açısından önem taşıyan haber- leşme medyalarında ise genelde Türkiye'nin ne alkışlanıp ne de yerildiği söylenebilir. Yazılı ba- sında, Türkiye'nin Kürt sığınma- cılar karşısında goğüslemek zo- runda kaldığı durum en objek- tif biçimde "Le Monde" gazete- sinde işlendi. Ve yine en doğru tarihsel ve günlük analizler bu gazetede yer aldı. "Liberation" gazetesi de benzeri bir tutum iz- ledi. Türkiye'ye değgin en yersiz ve haksız suçlamalar, Fransız Komünist Partisi'nin gazetesi "L'Humanite"den geldi. Türk askerlerinin Kürtlere yönelik yardımlara el koyduğu ve bu as- kerlerin "Saddam ordusundan farklı olmadıgı" ıddiası söz ko- nusu "ciddi" gazete ile duzeysiz bir magazın gazetesi sayılan "Le Parisien"den geldi. Ülkenin "sag" sesi olarak nitelendirilebi- Kürt sığınmacılar konusunda Paris hükümeti, Türkiye'ye karşı olumlu tutum takınarak Ankara'mn önerilerini destekledi. Basının bir kanadı ile Danielle Mitterrand'ın başkanı olduğu France Libertes Vakfı ise Türkiye'ye karşı düşmanca bir tutum izliyor. Bayan Mitterrand. lecek "Le Figaro" gazetesinde ise iki aşırı uçta bir durum göz- lendi: Bu gazetenin Türkiye'ye olayların basında gönderdiği özel muhabir, Diyarbakır'da Türk güvenlik kuvvetlerince tar- taklanmıştı. Olay, "Le Figaro" sütunlarına Kürtleri ezen bir Türkiye imgesiyle yansıdı. Fakat aynı gazetede, göç eden Kurtler- le ilgili Türk düşmanı bir tavır takınılmadı. Televizyon önyargılı Televizyon, çok daha "olumsuz" ve "önyargılı" bir bakış içindeydi Turkiye'ye kar- şı. Görüntülerin çarpıtılarak kullanılması, Türkiye'ye karşı kin kusan Kürtlerle yapılan rö- portajlar, belli bir "eski hesabın" faturalannı çıkarıyor- du. Hatta bir keresinde, FR3 ka- nalı "zavaDı Kürtlerin hiç terö- re başvurmadığı için ezilen bir toplum olduklannı" soyleyecek kadar ileri götürdü işi. Fakat bütun bu düşmanca ta- vırlan, Fransa'nın genel ve ge- niş tutumunda "olumlu" bir "sessizlik" ya da dolaylı hak ver- me aşamasına girdiği bugünler- de abartmadan, soğukkanlıhk- la değerlendirmekte yarar var. Çünkü Fransa ve genelde Batı ile Türkiye'nin arasında, tarih- sel bir husumeı var. Ucu taa Atilla'ya dayanan tarihsel kuş- ku, en küçük bir bahane ile ye- niden hortluyor. İlişkilerin da- hu "yansız" değerlendirümesi zaman alacak. Bayan Mitterrand Türkiye'ye karşı bu "tarihsel kini" şu an Fransa'da en iyi tem- sil eden dernek, yine Türk tez- lerine arka çıkan Fransız Cum- hurbaşkanı'nın çok yakınında bulunan bir kurum. Başkanın eşi Danielle Mitterrand'ın kur- duğu ve yönettiği "France- Libertes" Vakfı, 1988 yüında ol- duğu gibi en açık, en taraflı Türkiye aleyhine demeçlerin ba- şını çekiyor. Paris'teki Kürt dostlan tarafından "çok iyi" bi- çimlendirilen Danielle Mitter- rand, Kürt sorununda kesin bir Türkiye muhalifi. Ama bu, Ba- yan Mitterrand'ın Türk duşma- nı olması demek değil. Aradaki farkı görmekte yarar var. En önemlisi, Danielle Mitterrand- ın çok iyi dostları, örneğin bir Bernard Kouchner'in (Devlet Bakanı) Türkiye'yi övücü bir ta- vır alabilecek demokratik den- genin varhğı ve belirleyici olan devletin politikası ile yansız medyalar. Bu kapsamda da Türkiye aleyhine geniş çaplı bir kampanyadan Fransa için söz edilemez. Fransa'nın Türkiye'ye karşı diğer Avrupa ülkelerinden daha dikkatli bir tutum takınmasın- da, iki ülkenin Kuzey Iraklı sı- ğınmacılar konusunda BM Gü- venlik Konseyi'ne aynı zaman- da başvurmuş olmasının da önemli rolü var.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog