Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

\ CUMHURİYET/4 HABERLER 22NÎSAN1991 Imar planlan • ANKARA (AA) — ANAP fzmir Milletvekili Işılay Saygın ve arkadaşlannın, belediyelerin imar planı düzenlemelerini Bayındıruk ve Iskân Bakanhğı'mn onayına bırakan yasa önerisinin TBMM'de görüşülmesine bu hafta devam edilecek. TBMM'de görüşülmesine Şeker Bayramı'ndan önce başlanan önerinin ilk dört maddesi benimsenmişti. Görüşülmesine çarşamba günü devam edilecek öneri, planlann hazırlanması ve yürürlüğe konulması esaslarmı yeniden belirliyor. Çaglar'ın TV'si • ANKARA (AA) — DYP Bursa Milletvekili Cavit Çağlar, özel TV kurma girişimlerine hız verirken î mayıs ayı içinde ABD'ye ! giderek özel TV ! stüdyolannı inceleyeceğini j bUdirdi. TRT'nin j tarafsızlığını yitirdiğini öne süren ve halkın, beklentilerine yanıt verecek bir TV arayışında olduğunu bildiren Cavit Çağlar, bu amaçla Magic Box benzeri bir yayın kuruluşu oluşturma konusunda çalışma yaptığını söyledi. Çağlar muhtemelen 13 | mayıs tarihinde ABD'ye [ gideceğini ve buradaki özel TV şirketlerinin stüdyolannda incelemelerde bulunacağını ifade etti. Çağlar, konuyu mali açıdari da inceledi&ini belirtti- \eni gazete İ • ANKARA (AA) — Ünlü gulmece yazan Aziz Nesin, "sol çizgide j demokratik, ilerici" günlük | bir gazete için çalışmalann ı tamamlanmak Uzere j olduğunu söyledi. Nesin, ) çıkaracaklan günlük ' yayının büyük bir eksikhği | -gidereceğini kaydederek j gazetenin, Türkiye'de ilk kez, ortaklarm kendi katıhmlan ile çıkarılacağını söyledi. Nesin, gazetenin | "Türkiye solunun sesi, | kulağı ohnası için bazı Ukeler saptadıkJarını" da belirtti. j Karayalçın'ın j temasları • ANKARA (ANKA) — , Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, "3'üncü Uluslararası Esrar Kullanımına Karşı Belediye Başkanlan" toplantısma katılmak uzere gittiği Fransa'dan döndüi Karayalçın yurda döndükten sonra yaptığı açıklamada Paris'te siyasi ve ticari temaslarda bulunduklarmı belirterek dört günlük süre boyunca • Fransız Sosyalist Partisi Genel Sekreteri ile Dış Üişkiler Sekreteri ve Paris Belediye Başkanı ile görüşmeler yaptıklannı anlattı. Karayalçın, Fransız Sosyalist Partisi Genel ; Sekreteri ve Dış tlişkiler Sekreteri ile yaptığı görüşmelerde SHP'nin • Sosyalist Enternasyonel • içinde önemli bir yere sahip ! olduğunun bildirildiğini anlattı. • Kutlu-Sargın davası • ANKARA (AA) — Çıkarılan "Terörle Mücadele Yasası"ndan • büyük ölçüde etkilenecek - Kutlu-Sargın davasına bu < hafta devam edilecek. t Tutuksuz yargılanmakta ı. olan TBKP yöneticileri 4 Haydar Kutlu ve Nihat Sargın, 25 mayıs perşembe - günü Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne - çıkarılacak. Dosyadaki ,. belge ve dokümanlarm ; okunduğu davada Haydar Kutlu ve Nihat Sargın - hakkındaki suçlamalann, . TCK'nın yürürlükten . kaldırılan 140, 141 ve 142. maddeleri çerçevesindeki bölümünün, "konusu • kaknadığı için" düşmesi ı bekleniyor. Yeni yasaya göre . Kutlu ve Sargın hakkındaki iddianamede yer alan öteki ; suçlamalar ise "şarth tahliye" kapsamına giriyor. - Kutlu ve Sargın, yargılama - sonucu, bu maddelerden hüküm giymeleri durumunda, "şartlı • tahliye"den beşte bir oranında yararlanabilecekler. TCK'nın 141 ve 142. maddeleri tartışmaya yol açıyor Salıvermede uygulama farkıTerörle Mücadele Yasası'nın yürürlüğe girmesiyle TCK'dan kaldırıldığı belirtilen 141 ve 142. maddelerdeki 'bölücülük' eyleminin aynen korunduğu bildiriliyor. Mahkemelerin farklı uygulamalanna yol açan bu durum nedeniyle 141/4 ve 142/3'ten yargılanan çoğu sol siyasi hükümlü ve tutuklu halen cezaevinde bulunuyor. TURAN YUMAZ ALİ POĞAN ANKARA — TCK'nın 141 ve 142. maddelerindeki "bölü- cülük" eyleminin, Terörle Müca- dele Yasası'na "şiddet unsorn" aranmaksızın taşınması, mahke- melerin bu suçlardan hüküm gi- yenlerin tahliyesinde farklı uy- gulamalara yönelmelerine yol açtı. Bu suçlardan tutuklu bu- lunanlann bazılan, haklann- daki dava ortadan kaldırıla- rak serbest bırakıhrken bazılan şartla tahliye edildiler. Bir kısım hükümlünün ise Terörle Mü- cadele Yasası gerekçe göste- rilerek süreleri dolmadığı için tahliye edilmedikleri öğrenildi. TCK'nın 141 ve 142. madde- lerini yürürlükten kaldıran şart- la tahliye yasasına göre bu suç- lardan hüküm giyenlerin dava- larının ortadan kalkarak serbest bırakılmalan gerekiyor. Ancak şartla tahliyeyi de içeren Terör- le Mücadele Yasası'nın 8. mad- desinde şiddet unsuru aranmak- sızın, kaldırılan 141. maddenin 4. fıkrasındaki, 142. maddenin de 3. fıkrasındaki hukümlere ay- nen yer verilmesi bazı savaların "141 ve 142 füten kaldınlmış değil" yorumunu yapmalarına yol açıyor. Bu yöndeki yorum- lara Nazilli E Tipi Cezaevi'de rastlandı. 141/4 ve 142/3. mad- delerden hükümlü olan bazı tu- tuklular, "yasanın ortadan kalk- masına karşın" şartla tahliye edilirlerken aynı maddelerin di- ğer fıkralardan hüküm giymiş tutukhılar "davalan ortadan kaldınlarak" serbest bırakıldı- lar. Kitle ve Ilke dergilerüıin ya- zıişleri müdürü ve 142. madde- den hükümlü Üker Demir de ce- zaevi savcısma işlediği suçun 142/3 kapsamına girmediğine "ikna ederek" serbest bırakılma kararı alabildi. Avukat Emin Değer, Terörle Mücadele Yasası'nın "ancak bundan sonraki durumu düzen- leyebileceğini" vurgulayarak şunları söyledi: "Terörle Mücadele Yasası'nın 8. maddesinde 141 ve 142'nin bazı hükümleri bulunsa da bun- lar yasanın yüriirhiğe ginnesin- den sonraki durumu düzenler. 141 ve 142 artık mütgadır. Bu suçlardan hüküm giyenlerin he- men serbest bıraküması şarrtır." Bu arada jerbest bırakma ka- rannı vermekle görevli bazı mahkemelerin de şu anda ka- panmış bulunan mahkemelerde hüküm giymis tutukluların ser- best bırakılması kararının, yine bu mahkemelerde verilmesi ge- rektiği görüşünü savunduklan öğrenildi. Bazı tahliye istemleri- nin de bu gerekçeyle geciktiril- diği ya da reddedildiği kaydedil- di. Avukat Emin Değer, yasada, kapatüan mahkemelerde hükum giyenlerin, bulundukları ildeki asliye ya da ağır ceza mahkeme- since serbest bırakılması gerek- tiğinin açıkça belirtildiğini kay- dederek "Bu mahkemeler, yasa- ya aykın davranmakta ve görev- lerini bflerek kötüye kuUanmak- tadıriar. Şu anda bu gerekcelerie cezaevinde tutulanlardan birisi ölse bu mahkemelerin yargıçla- n doğnıdan sorumluluk altına girerler" diye konuştu. Öte yandan şartla tahliye kap- samı dışında tutulan ve devlet memurunu görevi esnasında ya da görev yapması nedeniyle öldünnek" hükmünü düzenle- yen TCK'nın 450. maddesinin II. fıkrasının gerekçe gösterile- rek devlet memurlarını "kan gütmek saikiyle ya da taammüden" öldürmek suçun- dan hüküm giyenlerin de serbest bırakılmadıkları öğrenildi. Adalet Bakanı OlUn Sungur- lu, şartla tahliyeden yararlana- mayan 141 ve.l42'den hükümlü ve tutukluların, "cebir nedeniyle" başka suçları olabi- leceğini bildirdi. Sungurlu, 141 ve 142'nin kesin olarak kaldınl- dığını ammsatarak cebir kullan- ma suçu olmayan 141 ve 142 hü- kümlü ve tutukluların tümünün serbest bırakılması gerektiğini belirtti. Sungurlu uygulamadaki ak- sakhklan ile ilgili bir soruyu ya- nıtlarken "Bölücülük suçunn kapsayan yasanın sekirinci mad- desinin degerlendinnesi yapıla- bilir. Şartla salıverme kanunun uygulanması mahkemeler tara- fından şekiUendirümelidir" di- ye konuştu. 141 ve 142'deki suç- lar cebir yoluyla işlenmişse bu maddeler kalksa bile "cebir ne- deniyle suç" olduğunu anlatarak "Zannediyorum, şartla salıver- meden yararlandırılmayanlar başka suçlardan hüküm giymiş ya da yargılaıuyordur. Ancak bir aksakuk varsa bunlan bemen gideririz" dedi. Muhalefetten Cumhurbaşlçanı Turgut ÖzaVa sertyanıt: Anavasadan eliııiSHP Genel Başkanı Erdal Inönü ve DYP Genel Başkan Yardımcısı Hüsamettin Cindoruk, Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın 'muhalefetin kaçtığı' sözlerini eleştirerek 'erken seçim' istediler. ANKARA (Camhuriyet Bü- rosu) — Cumhurbaşkanı Tur- gut Özal oğlu Efe'nin düğünü- nü yaptıktan ve eşi Semra Özal'- ın ANAP Istanbul ll Başkanlı- ğı sorununu bu hafta sonunda çözdükten sonra mayıs ayında gündemi "anayasa degişikliği" ne ıkaydırmayı amaçlıyor. An- cak TBMM'nin haziran ayında tatile girecek olması nedeniyle bu degişikliği gerçekleştirebil- mek için yaklaşık bir aylık za- manı kaldı. Aynca özal'ın bu önerisine SHP ve DYP'den "Cumhurbaşkanı bu işten elini çekmeli" yanıtı geldi. Cumhurbaşanı özal'm önce- kı gün Alanya'da yaptığı konuş- mada anayasa degişikliği konu- sunda ANAP'ın TBMM'ye sunduğu öntriye muhalefetten destek istemesi bu konudaki tar- tışmalan hızlandırdı. özal'm anayasa degişikliği konusunda ANAP grup başkanvekillerine SHP ve DYP'nin grup başkan- vekilleriyle "görüşme" talima- tı verdiğini anunsatan bazı ANAP yöneticileri, "Araya te- rörle mücadele yasası girdiği için bu görüşmeler gerçekleşti- rilemedi. Ama 23 Nisan sonra- sında grup baskanvekilleri gö- rüşmek için girişimde bulunabilirler" dediler. özal'ın sözlerini yamtlayan SHP Genel Başkanı Inönü, "Sayın Özal konuşmasında ye- CtNDORUK — Salon Hberali olur tNÖNÜ — Bekienen sechn var. ni bir saptırma, kandırma daba yaptı" dedi. Inönü, özal'ın "muhalefetin kaçûgı" sözlerine özetle şu karşılığı verdi: "Bir defa cumhurbaşkanının muhalefet diye bir kurumu kar- şısına almaya hakkı yok. Muha- lefeti nasıl karşısma alır? Sayın Özal hangi seçimden bahsedi- yor? Bekienen bir seçim var. Halkın beklediği bu. Meclis ka- rar verecek. Sayın Özal'ın ba- şından beri uyguladığı bir yol var. Seçim yasasını kendi şart- lanna göre değiştirmek. Şimdi de anayasayı değiştirmek isti- yor. Sayın Özal bıraksın bn fü- kftyeieri. Mııhatabımız Özal da degil. O kanşmasın. Bunu yap- mıyor, bambaşka bir şeyi orta- ya atıyor Sayın Özal. Ne oldu- ğu belli olmayan bir yola gire- ceksiniz. Bu yollar tamamen Sa- yın Özal'ın istediği yollar. Sayın Özal'ın çıkıp anayasa- yı halka değistirecegiz ondan sonra seçim yapacağız demesi, bir knçük çevrenin bir kişisel yönetim arzusunun devamı an- lamına geliyor." DYP Genel Başkan Yardım- cısı Hüsamettin Cindoruk da dün Izmir'de düzenlediği basın toplantısmda "Cumhurbaşkanı üzerine görev olraayan bu işten dini çekmelidir" diyerek Özal'- ın anayasa degişikliği önerisini yamtladı. "Sayın Özal hem par- tisine hem parlamentoya hem hükümete ambargo koymuştur. Türldye'yi yöntendiren gündemi yapan kisi ouna özelligini koru- mak istiyor" şeklinde konuşan Cindoruk, özal'ın "Birlesmiş Milletler'in komiseri" gibi dav- randığını ve böylece içeride kay- betüği itiban dış itibarla örtme- ye çalıştığını öne sürdü. Cindo- çekruk, "Sanki Buso'la kardeş gi- biler, Karamazof kardesler. Be- raber idare ediyorlar" dedi. Cindoruk, anayasa degişikliği konusunda özetle şu görüşü savundu: "Köklü bir anayasa için bu Meclis yetersizdir. Türkiye, ta- raflann anlaştıgı, kitle örgütle- rinin ve partilerin uzlaştığı bir 'azlaşma anayasası' ortaya çı- karmalıdır. Cumhurbaşkanı bu işten eli- ni çekmeli, teklifi ANAP gnıbu ve partisi üstknmelidir. Partiler arası müzakereieıie anayasa de- ğisikligi gündeme gelebilir. An- cak böyle bir anayasa değişikli daha çok, Meclisin sayısı, seç- men yaşı, seçilme yaşı gibi ko- nolarda yapılacağına göre par- tiler arasında maknl bir seçim tarihi tespit edilmeli, hür de- mokratik bir seçim yasası orta- ya çıkanlmalıdır. Madem ki Özal 'hodri meydan' diyor, biz- de 'hodri meydan' diyoruz. Ma- dem ki 'Türkiye demokrasiye gidecektir' diyor, bunun ilk şartı demokratik, eşit bir seçim yasa- sadır. Gelsinler o seçim yasası- nı yapalım. Bu şartlar içinde ya- pılacak oylamaya omuz vere- Um. Aksi halde Sayın Özal, ana- yasa teklifiyle baş basa kalabi- lir. DYP, Özal a şabsi presti) kazandıracak, vatandaşı tuzağa düşürecek, hiçbir teklife 'evet' diyemez." Gazetecilerin sorulanm da yamtlayan Cindoruk, "Sayın Özal samimiyse tekliflerimize kabul eder, aksi takdirde bu söyledikleriyle 'salon liberali' olabilir." Cindoruk, başka bir soruyu da "Özal ve ANAP dönemi bit- mistir. Ashnda ANAP öhnüştür de cenazesini kaidıracak imama ihtiyacı vardır" diye yamtladı. Kültür dersleri eklenen kurslardanfark derslerini verenler ortaokul diploması alacak Kuran kıırsları okullaşıyorHAKAN AYGÜN ANKARA — Dinde "örgün egitim atağı" başladı. ANAP hükümetleri döneminde mevcut imam hatiplere ek bina ve ders- lik eklenerek 100 binlik konten- jan artışı sağlanırken, bakanhk "açılış onayı" bekleyen 175 imam hatip lisesinden 54'ünün "açılmaya elverişli"*olduğuna karar verdi. Yaygın dini eğitim ve Kuran kursları da "Diyanet Kuran Eğitim Merkezleri" adı altında "örgün öğretim kurnm- lan" haline getiriliyor. Bakan- hk, 17 bin 937 Kuran kursu öğ- rencisinın "örgün eğitim kapsa- mı"na aJınacağını bildirdi. ANAP'ın iktidara geldiği 1983 yıhndan bu yana "dini eği- timde ataga kalkıldığı" gözle- nirken yeni atılımlar da günde- me geldi. 1983'te 341 olan imam hatip üsesi sayısı 365'e 375 olan imam hatip orta kısmı sayısı ise 383'e yükseldi. Aym dönemde ek bina ve derslikfcr de açılarak öğrenci sayısmın yüzde 50'ye yakın artış göstererek 200 bin- İerden 300 binlere sıçraması sağ- landı. Bakan Avni Akyol'un "yeni im'am batip liseleri açılmayaca- ğı" yolundaki demeçierine kar- şın, mevcut okullara bina ve derslik ekleme yoluyla gerçek- leştirilen "kontenjan artışlan" ise sürüyor. Bakanhk verilerine göre geçen yıl 500 yeni derslik ve 10 pansiyon daha açılarak bu okullann bünyelerine eklendi. 1991 yılı için de bu faaliyetlerin sürdürülmesi amacıyla 40 mil- yar lira ödenek aynldı. Halen 35 ek bina yapımının da sürdüğü saptandı. Bakanhk, imam hatip lisele- rine ek bina ve derslik yapımıy- la ilgili bilgileri vermekten ka- çınırken demekler ve özel kuru- luşlar tarafından yaptınlan 175 imam hatip lisesinin bakanlık- tan "açılış onayı" beklediğini bildirdi. Bakanhk yetkilileri Cumhuriyet'in sorulanna verdi- ği yanıtta, "Bunlardan 54'ünün bakanhk staodarHanna uygun ve açılmaya elverişli olduğunu" bildirdi. Dini eğitimdeki son gelişme ise yaygın eğitim kurumlan olan Kuran kurslannın "örgün öğre- tim kurumlan" haline getirilme- lerine yönelik girişim oldu. Ba- kanhğın, Diyanet lşleri Başkan- lığı'yla ortaklaşa yürüttüğü ça- lışmaya göre Kuran kurslannın adı "Diyanet Kuran Eğitim Merkezleri" olarak değiştirile- cek. 3 yılhk Kuran kurslannda verilen bu eğitim önümüzdeki yıl geçilmesi düşünülen 8 yılhk zorunlu eğitimin bir parçası sa- yılacaklar. Bakanlıkla diyanetin ortak çalışmaları sürerken deği- Yıınııs Y u n n s E m r e > n i n K u l t u r v « ^ ^ Bakanlığı'mn "Yu- nus Emre Sevgi Yılı" kampanyasında Sünni bir din adamı olarak tanıtılmasının bazı gerçekleri gizlemeye yönelik bir çalışma ol- duğu ileri surüldu. Karacaahmet Sultan Dernegi tarafından dün Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Salonu'nda düzenlenen pa- nelde Yunus Emre'nin Baüni duşüncesinden etkilenen bir kişi ol- masına karşın, devlet organlan tarafından yürütülen kampanyalarda Yunus Emre'nin Sünni olarak tanıtıldığı belirtil- di. Yunus Emre Paneli'nde konuşan Rıza Zelynt, Yunus Emre ko- nusunda çalışma yapmış herkesin Kültür Bakanlığı tarafından yürütülen kampanyanın yanlış olduğunu bildigini belirterek "Amaç, 1980'den sonra toplumun gericileştirilmesidir. Resrai ku- ruluş ve vakıflann bu yoldaki çalışmaları süruyor. Yunus Emre 1 >i Sünniliğe ma) etme yolundaki çagdısı çalışmalara Yunus Emre") i bilen herkesin karşı çıkması gerekmektedir" dedi. şikliğin bir an önce gerçekleşme- si için ANAP'ın muhafazakâr kanadı da TBMM'ye bir yasa önerisi sundu. Bakanlıktan Cumhuriyet'e yapılan yazıh açıklamada, kurs- lara "okul statüsü" verilmesi- nın söz konusu olmadığı savu- nuldu. Açıklamada, halen 5197 Kuran kursunda 165 bin 281 öğ- rencinin öğrenim görmesine karşın, örgün öğretim kapsamı- na sadece 17 bin 937 öğrencinin alınacağı bildirildi. Sekiz ayhk kısa süreli kursların ise uygula- manın kapsamı dışında tutula- cağı ifade edildi. Açıklamada, Kuran kurslanm bitirenlere Di- yanet İşleri Başkanhğı'nm "ha- fızlık belgesi" vereceğine işaret edilerek bakaniığın bu kurslann müfredat programlannın belir- lenmesinde etkin olmasının he- deflendiği belirtildi. Buna göre Kuran kurslannda mevcut prog- rama kültür dersleri de eklene- cek ve mezunlar önceden oldu- ğu gibi fark derslerini vermele- ri durumunda "ortaokul diploması" alabilecekler. Akyol'un görüşü Milli Eğitim Bakanı Avni Ak- yol ise konuyla ilgili olarak Cumhuriyet'in sorulanna verdi- ği yanıtta, uygulamanın amacı- nın "Kuran kurslanm disipline etmek" olduğunu söyledi. Bu kurslardaki öğrencilerin dünya görüşlerini de değiştirmeyi ve geliştirmeyi hedeflediklerini be- lirten Akyol, bu merkezlerdeki öğrenci sayısının da ülke gerek- sinimlerine göre saptanacağını bildirdi. Akyol, uygulamaya yö- nelik eleştirileri de "Bu uygula- maya gitmezsek ne olacak. Za- ten Kuran kursları faaliyetleri- ni sürdürmüyorlar mı? Bi^int yapmak istediğimiz tevhidi ted- risata uygun olarak hepsini de- netim altına almak" şeklinde yamtladı. Süah sevgisi ağırbastı Son bir yıl içinde 3 bin 960 ithal silah satışı yapan MKEK, 9 bin 500 ithal silah için de sipariş verdi. MKEK, bu yıl 15 bin de yerli silah satacak. Yönetmeliğin çıkması ve talebin aynı hızda sürmesi halinde bu sayının daha da arttırılması planlanıyor. TURAN YILMAZ ANKARA — Ruhsat alımın- da getirilen kolayhklara, tınna- nan terör olaylarının yol açtığı "güvenlik sonınu" eklenince, silaha hücum başladı. Polis, si- lah talebinde önceki yıllara gö- re önemli artış olduğunu açık- larken Makine Kjmya Endüst- risi Kurumu (MKEK) ise bu yıl rekor silah üretimine hazırlanı- yor. Son bir yıl içinde 4 bin it- hal silah satan MKEK, bu yıl rakamı 9 bin 500'e çıkarmaya hazırlamyor. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkiülerinin verdiği bilgiye go- /e Türkiye'de halen 500 bin ki- şide ruhsatlı silah var. Bu sayı- nın yanya yakın bölümünü gü- venlik guçleri oluşturuyor. Yet- kililer, ANAP tarafından bu konuda getirilen yeni düzenle- me ile ruhsat ahmında sağlanan kolayhkların bu sayıyı daha da arttıracağını kaydettiler. Yeni düzenleme ile özellikle taşıma ruhsatı ahmında kolayhk sağ- landığı, aynca birden fazla si- lah ajımına olanak tanındığı da anımsatıldı. Bu düzenlemenin silah talebinde patlama yarata- cağını belirten yetküiler, son yıllarda tırmanan terör olayla- nnın yol açtığı "güvenlik soru- nu"nun da bu talep artışında etkili olduğunu söylediler. Yet- kihler, silah ruhsatı almak için yapılan başvurularda son iki yıl içinde önemli artış olduğunu da belirttiler. MKEK de bu yıl rekor silah üretimi için hazırhk yapıyor. Bu yıl piyasada satışa sunuhnak Uzere 15 bin adet Kınkkale marka tabanca üretimi yapıla- cağını belirten MKEK yetkilile- ri, Içişleri Bakanhğı'nca hazır- Işıklar: lanan yeni ruhsat yönetmeliği- nin çıkmasıyla birlikte bu sayı- mn artacağıru, bu yönde gereklı hazırlıklann da yapıldığını söy- lediler. MKEK Pazarlama ve thracat Daire Başkanı Nihat Babacı'run verdiği bilgiye göre kurumun Kınkkale tabanca üreten fabri- kalannın kapasitesi, piyasaya her yıl 20-30 bin yeni tabanca sürebilecek durumda. Kurum olarak kendilerinin sadece ruh- sat sahibi kişilere silah satışı yaptıklannı da anımsatan Ba- bacı, kendi belirlemelerine gö- re Türkiye'de bugüne kadar or- talama silah talebinin 10-20 bin arasında değişiyor. Ancak ruh- sat ahmında getirilen kolayhk- ların bu talebi iki kat arttırabi- leceğini kaydeden Babacı, ku- rumun yıllara göre yurttaşfara sattığı tabancalara ilişkin şu bil- giyi verdi: "1986'da 2 bin 224, 198Tde 1116, 1988'de 15 bin 500, 1989'da 8 bin 820, 1990'da 9 bin 173, 1991'de ise 15 bin ta- banca üretimi hedefleniyor. Ancak bu sayı çıkarılacak yeni yönetmeliğe göre daha da arta- bilir." Babacı, geçen yıl başlanan it- hal silah satışına ilişkin bilgi ve- rirken de I990'da 960, bu yıl- başında ise 3 bin olmak üzere bugüne kadar toplam 3 bin 900 ithal silahın satışının yapıldığını söyledi. Babaa, bu yıl için 9 bin 500 ithal silah için sipariş veril- diğini de ammsatarak bunlar- dan 2 bin 500'ünün bu ay için- de, 4 bin 100'ünün de mayıs ayı içinde geleceğini bildirdi. Baba- cı, ithal silaha ilişkin bu sipa- riş miktannın da yine yönetme- liğin yürürlüğe ginnesinden sonra artabileceğini söyledi. devletterörü getîrîr ŞANLIURFA (Cumhuriyet) — HEP Genel Başkanı Fehmi Işıkiar, "Terörle Mücadele Ya- sası'nm Türkiye'deki demokrasi mücadelesini boğazlamayı amaçladığmı" öne sürerek "Ya- sayla devlet terörü gelecektir" dedi. Partisinin 1. olağan il kong- resine katılan HEP Genel Baş- kan] Fehmi Işıkiar, toplantımn yapıldığı salona girişinde "Biji Başkan" sloganlanyla karşılan- dı. Işıklar, Terörle Mücadele Yasası'na ağırhk verdiği konuş- masında, "Bu yasa Türkiye'de- ki demokrasi mücadelesini saf dışı bırakmayı amaçlıyor" gö- rüşünü savundu. "Devlet, iş- kenceyi kornyan, teşvik eden ve ona prim veren bir yasa çıkarmıstır" diyen HEP Genel Başkam şunlan söyledi: "Bn yasa işkenceciyi hapis- naneye koymuyor. Üstelik pa- rasız avukat tutmasmı sağlıyor. Yani bu yasa diyor ki 'Ya ölün ya öMüriin. Elime geçerseniz si- zi öldürürüm, işkence yapar, sakat bırakır, onurunuzu kıra- nm. Ama şikâyet etmeye hak- kınız yoktur' Bo>1e yasa olmaz. Bn yasa devlet terörünü pekiş- tirecektir. Halka zulüm, sömü- rii ve daha fazla baskı getire- cektir." Konuşması sık sık Kürtçe sloganlarla kesilen Işıklar, par- tisinin giderek güçlendiği doğu- ya atanan SHP ve DSP'li polis memurlarınm da üyelere baskı uyguladığını öne sürdü. Fehmi Işıklar, konuşmasında sığınmacılar için bölgeye gön- derilen yardımların hükümet tarafından engellendiğini de öne sürdü. Sığınmacılann yaşa- dığı sorunlar hakkında da şu görüşleri dile getirdi: "Amerika'ya, Kürtiere zulüm yapan iktidaıiara güveoerek sa- vaşılmaz. Savaşa halkın gücoyle girilir. FJin desteğiyle güüen sa- vaş işte bu kadar olur. Kürt li- derleri kendi güçlerini birteştir- meden mücadekye girerlerse iş- te böyle sınırda yüzbinlerce Kürt inim inim inler." Helvacı: Tavır alınsın Haber Merkezi — Insan Haklan Derneği Genel Başka- nı Nevzat Helvacı, Terörle Mü- cadele Yasası'nı bir "aldatma- ca" olarak değerlendirerek ya- saya karşı tavır ahnmasını iste- di. Nevzat Helvacı dün yaptığı yazıh açıklamada, Terörle Mü- cadele Yasası 'yla insan hakla- rı ve temel özgürlükleri paha- sına devletin korunduğunu be- lirtti. Devletin güvenliği ve cumhuriyetin nitelikleri koru- nurken demokrasi ve insan haklanmn da en az onlar kadar korunması gerektiğine de dik- kat çeken Helvacı, "Yasada yer alan tanımlar, terör suçu sayılan eylemler için öngörülen cezalar, yargılama usulleri ve cezalann yerine getirilmesi ko- nusundaki baskıcı hükümlerle hukuk devletinin temel ilkeleri hiçe sayılmıştır. Terörle müca- dele adı altında devlet lerörü- nün yasallaştınlması onaylana- bilir bir durum değildir" dedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog