Bugünden 1930'a 5,440,253 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 HABERLER 1NİSAN1991 Demirel'in gezisi • ANKARA (ANKA) — DYP Genel Başkanı Süleyman Detnirel, havalann ısınmasıyla birlikte siyaseti meydanlara taşımaya haarlanıyor. DYP'nin önümüzdeki günlerde başlatacağı "bahar atağı" çerçevesinde Demirel 3 nisanda Karabük'e, 4 nisanda Nevşehir'e, 5 nisanda da Bursa'ya peşpeşe geziler yapacak. Demirel, 3 nisan çarşamba günü Karabük'e giderek ilçe teşkilatının iftar yemeğine katılacak. Ertesi gün Nevşehir'e geçecek olan Demirel, buradaki açık hava toplantısında, 7 nisan pazar günü yapılacak Nevşehir Belediye Başkanlığı seçiminde DYP'nin adayını desteklemelerini isteyecek. 5 nisan cuma günü Bursa'ya gidecek olan Demirel, burada Uludağ Üniversitesi'nde bir konuşma yaptıktan sonra teşkilatın vereceği iftar yemeğine katılacak. Astsubaylara dayak • ERZURUM (Cumhuriyet) — Tüm lokantaların iftara kadar kapalı olduğu, caddelerde turistin bile yemek yiyemediği Erzurum'da, caddede sigara içen iki astsubay bir grup tarafından dövüldü. Alınan bilgilere göre dün saat 15.30 sularında Erzurum'un en işlek caddesi olan Cumhuriyet Caddesi'ndeki Polisevi'nin öniinde sigara içen ve adlan öğrenilemeyen resmi giysili iki astsubaya bir grup genç küfür ettiler. Kufürlere karşıhk veren astsubaylar Ue kimliği ögrenilemeyen saldırganlar arasında kavga çıktı. Saldırganların sayıca fazla olması nedeniyle lastsubaylann dayak yediği, 'polisin geç müdahale etmesi isonucu saldırganların olay yerinden kaçtıkları öğrenildi. Olaydan sonra oruç tutmadıkları için dayak yiyen astsubayların bağlı oldukları Merkez Komutanhğı'na teslim edildikleri, saldırganların ise aranmasına başlandığı bildirildi. Oğrencilerden protesto • tstanbul Haber Servisi — Çeşitli üniversitelerden bir grup öğrenci, İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampusu'nda önceki gün meydana gelen öğrenci kavgasına polisin müdahalesini protesto etti. Halkın Emek Partisi (HEP) Zeytinburnu İlçe Merkezi'nde basm toplantısı düzenleyen öğrenciler, poüsin okulu terk etmesini isteyerek "polis-idare-sivil faşist işbirliğini kımyoruz" dediler. Avcılar'daki olayda gözaltına alındıktan sonra bırakılan bir öğrenci de, birçok kişinin olaylarla ilgisiz olarak gözaltına almdığını öne sürdü. Panele iptal • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Gazi Üniversitesi lttisadi Bilimler Fakültesi öğrencilerinİD duzenlediği "Universite Düzeni" konulu panel, "YÖK sistemini savunacak kcnuşmacı bulunamaması" nedeniyle iptal edildi. Fakulte öğrencilerindm oluşan 1 "ekonometri :opluluğu"nun duzenlediği pınele konuşmacı okrak Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Yakup Kepenek, Genel Sekreter Prof. Mustafa Altutaş, Ankara Üniversitesi Syasal Bilgiler Fakültesi öğnüm üyesi Prof. Dr. Kokut Boratav ile bir öğrencnin katılması programlannıştı. Özgür^Der kıınıldıı • İSTANBll (ANKA) — Halklar ve Öjgürlükler Demeği (Özgir-Der) kuruldu. Denek Başkanı Zerrin Sarı, nsan hakları evrensel beyaınamesi ışığında iasaı hakları ve özgürlükleri tçısından insan yaşamına yanşır yaşam standartlannn korunması, geüştirilmesi ıe iyileştirilmesı için çalışmayı hedeflediklerai söyledi. Cezaların tecili konusunda iktidar çark ediyor, muhalefet bastırıyor 'CezatecUfhde ANAPItangeri aclııııTURAN YILMAZ ALİ DOĞAN ANKARA — Cumhurbaşka- nı Turgut Özal, ANAP grubun- daki tepkiler üzerine ceza tecili konusunda geri adım attı. Bu tutum değişikliğine karşıük mu- halefet ise "adı ne olursa olsua" cezaevlerini bir an önce boşal- tacak her türlü girişime destek vereceğini açıklayarak "bastırmaya" başladı. ANAP "partiyi açmaza süriiklediği" gerekçesiyle ceza tecilinde "or- ta yol" arayışına girdi. Bu amaç- la Bakanlar Kurulu'nda kapsa- mı daraltılması beklenen tecil taslağı için muhalefetin desteği koşulunun gündeme getirilece- ği öğrenildi. Cumhurbaşkanı özal'ın "ce- zaevlerinin boşaltılması" talima- tı üzerine hazırlanan "seceneklT tecil taslağı için "Bu, Meclis'in işi. Ne zaman hazır olur bilemi- yorum, iyi bir kanun gelirse imzalarız" biçimindeki sözleri, ANAP kulisinde "Cumhurbaş- kaot bu konudaki ısrarlı tutu- munu terk etti" şeklinde yonım- landı. Bu gelişmenin somut for- mül arayışlarına hız verdiği öğ- renildi. Bu formül arayışlannın, geniş kapsamlı bir tecilin parti- de yaratacağı rahatsızlıkları gi- dermeyi amaçladığı da kay- dedildi. ANAP kaynakları, kapsamlı ceza tecilinin partide kabul gör- mediğini, Cumhurbaşkanı özal'ın başlangıçtaki ısrarlı tu- tumu ve Başbakan Yıldınm Ak- bulut'un tecilin bayrama yetişti- rilmesi sözü vermesiyle partinin bir açmaza sürüklendiğini be- lirttiler. Aym kaynaklar, taslağın kapsamının daraltılarak bu aç- mazdan çıkılmasının söz konu- su olduğunu vurguladılar. Tecil yasa taslağı konusunda önü- müzdeki günlerde izlenmesi beklenen yöntem şöyle: 1. Konu önce Cumhurbaşka- nı özal'ın başkanhğında 5 nisan cuma günü toplanacak Milli Güvenlik Kurulu'nda ele alına- cak. MGK'da ortaya çıkacak gö- nişler doğrultusunda taslağa, bu ayuı ikinci haftasında toplanma- sı beklenen Bakanlar Kurulu'n- da görüşülerek son şekli veri- lecek. Burada taslağın kapsamı daraltılacak. 2. Bakanlar Kurulu'ndan bu şekilde çıkarak hükümet tasansı ANAP, Bakanlar Kurulu'nda kapsamı daraltılacak tecil tasansı için muhalefetin desteği koşulunu gündeme getirecek. SHP'li Çetin, "Biz cezaların tüm sonuçlanm kaldıracak bir genel aftan yanayız, tecil dahil her girişimi destekleriz" dedi DYP'li Cindoruk, iktidarın insanlarınumutlan ile oynadığını belirterek "Adı ne olursa olsun, genişletilmiş bir af fın çıkarılmasında bir sakınca görmüyoruz" dedi. haline gelecek metin, daha son- ra TBMM'ye sevk edilecek. An- cak bu tasannm yasalaşması için ANAP çok ısrarcı bir tutum ta- kınmayacak. Daha önce TBMM'de bekleyen idam dos- yalannın bir çözüme kavuştu- rulmasını amaçlayan tasarıda olduğu gibi bu tasarının yasalaş- ması için de "muhalefet desteği" koşulu gündeme getirilecek. ANAP içinde tecil taslağının kapsamı konusunda henüz tam olarak netleşmiş bir görüş belir- lenmediği öğrenildi. Ancak ANAP grubunun genel olarak başta "anarşi ve terör suçlan" olarak nitelenen eylemlerin bü- tünüyle kapsam dışı bırakılma- sı noktasmda görüş birliğine vardığı kaydedildi. Bunun yanı sıra "kamu vicdamnı rahatsız edeceği" gerekçesiyle birçok adli suçun da kapsam dışında tutul- ması düşünülüyor. Tecilin ancak salt düşünce suçu olarak nitele- nen eylemlerin yanı sıra bazı adli suçlan içine alrnası hedefleniyor. ANAP'ta ortaya çıkan bu tu- tum değişikliğine karşıhk SHP ve DYP ise cezaevlerinin bir an önce boşalülması yönündeki her türlü girişime açık destek vere- ceklerini açıkladılar. SHP Genel Sekreteri Hikmet Çetin, hükümetin genel af yeri- ne tecil yoluyla mahkûmları ce- zaevlerinden çıkarmayı planla- dığını kaydederek şunları soyledi: "Genel affın anlanu, cezala- n tüm sonuçları Ue ortadan kal- dırmaktır. Eğer bu sonuçlar or- tadan kaldınlmazsa insanlar ce- zaevlerinden çıkar, kendi evleri- ne hapsolur, temel özgürlük ve kamu haklarından yararlana- mazlar. Bu nedenle biz cezala- rın tüm sonuçlanm kaldıracak bir af yasasından yanayız. An- cak iktidar partisi buna yanaş- mazsa biz cezaevindeki insanla- nn bay ramlannı evlerinde geçir- melerine olanak sağlayacak le- cfl ya da her tür af girisimine her türlü desteği vermeye hazınz. ANAP, bir an önce tasanyı par- lamentoya getirsin ve partilerle diyaloğa geçsin." Çetin, taslağın çok sınırü tu- tulmaması gerektiğini de belir- terek kapsamı daraltmaya yöne- lik düzenlemelere karşı oldukla- rını bildirdi. DYP Genel Başkan Yardımcı- sı Hüsamettin Cindoruk da "ce- za hukukunda tecil yetkisinin yargıca verildiğini, parlamento- nun böyle bir yetkisinin bulunmadığınf söyledi. Parla- mentonun "af" yetkisine sahip olduğunu vurgulayan Cindoruk, "İktidar partisinin düşündüğü, adı ne olursa olsun bir hususi aftır. Bizce genişletilmiş bir af- fın çıkarılmasında bir sakınca yoktur" dedi. Cindoruk, anaya- sanın 14 ve 87. maddelerinde düzenlenen siyasi suçlarla ilgili af yasağmdan "kaçmak" için te- cil yoluna gittiğini söyledi. Cin- doruk, bir hususi afta da ceza- ların sonuçları ile birlikte orta- dan kalkması gerektiğini vurgu- ladı. Taslağa ilişkin tavırlannın "olumlu" olacağını beürten Cin- doruk, vergi ve gecikme cezala- rının da af kapsamına alınması gerektiğini savundu. Cindoruk, "Af ile birlikte cezaevlerinin de ıslahı gündeme gelmeli, açık ve yanaçık cezaevleri arttırünuüı- dır. Bu aftan sonuç alınması is- teniyorsa infaz sisteminin de gözden geçirilmesinde yarar vardır" diye konuştu. îktidarın insanların umutlanyla oynadığı- nı belirten Cindoruk, "Af diye ortaya çıkıp insanlara eziyet et- menin anlamı ve geregi yok" dedi. Tecilin sakıncalan Hukukçu Halit Çelenk, şart- h salıverme olarak nitelediği ce- za tecili uygulamasının sakınca- larını şöyle ifade etti: "Böyle bir yöntem, salıverflen kişiyi kamuoyunda 'cezası tecil edilmiş kişi', yani sabıkalı dunı- muna düşürecek. Aynca yeniden suç işlememe çabası vatandaşı yaşamının sonuna kadar tedir- gin edecektir. Yine bu yöntem, devam eden davalar bakîmından da uygulamada zorinklar ve ka- rışıkhklar yaratacaktır. Aynca bn durumda olan bir kişi vatan- daşlık haklarından yarariana- mayacak ve böylece temel hak- lan sınırlanmıs olacakür. Örne- ğin pasaport alamay^cak, ehli- yet alamayacak, işe girişlerinde engellemelerie karşüaşacak, sa- bıkasızlık kaydı alamayacak." It ii H1B BEKLEYtŞ SÜRÜYOR— Cezaeviode boluunlanıı yakınlan bayram öncesi "mathı bir haber" umnda ile bekliyoriar. (Fotofnf: Banş BU) Hükümlü yakınlan 'genelaf bekliyor 'Özal isterse hemen olur'TAYFUN GÖNÜLLÜ ANKARA — ldamhklar, müebbet- likler, 36 yılhklar yine gündemde. Çok değil, daha 6 ay önce "Nasıl ve hangi- leri idam edilecek?" tartışması yapıhr- ken bugun "nasıl salıverilecekleri" ko- nuşuluyor. Tecil, bayrama yetişir mi yetişmez mi? Nurşen Meriç, "Burası Türkiye. Akşa- ma, sabaha ne olur bilinmez" diyor. 11 yıldır içerdeki Leyent'in ağabeyi Erol Meriç'e dönerek "Özal'ın iki dudağı ara- sında. Dönsün, isterlerse bir gün de hallederler" yanıtını veriyor. "İçerde" yakını olanlarda heyecan do- rukta. 1961 doğumlu, 11 yıldır hapiste olan Levent Anar'ın ağabeyi Erol Anar söze başlıyor. Anar, genel af yerine 'şartlı tahliye^ nin olumlu bir yaklaşım olrnadığıni, bu- nun Damokles'in kılıcına benzediğini ama "bayrama yetişir mi yetişmez mi" tartışmasını gülerek değerlendiriyor: "Ozal ne derse o olur. Patrondan ne talimat alacağına bağlı." Eşi, 11 yıldır içerde olan tnd Yıldımn, Çanakkale E Tipi Cezaevi'nden yeni geldiğini söyleyerek söze giriyor. Görüş- teki izlenimlerini aktanyor: "Bir sevinç, bir umut. Bazüan bunu "Burası Türkiye, akşama sabaha ne olur bilinmez" diyen mahkûm yakmları tecilli affın bayrama yetişip yetişmemesinden çok, "genel bir af' konusunda ortak görüş belirtiyorlar. gizliyor. Ama gözler ışıl ışıl. Eşyalanm toplamaya başlamışlar. Bayrama bile kalmayacaklannı söylüyorlar." Cezaevi yönetimi bile bu görüşte iyi davranrruş. "Siz de kurtulun, biz de kurtnlahm" dediklerini aktanyor lnci Yıldınm. "Ama burası Türkiye" diye kuşkusunu dile getirirıcen dudaklannı büküyor. Oğlu 2 yıldır içerde olan Nurşen Me- riç, Inci'nin sözünü tamamhyor: "Burası Türkiye. Akşama sabaha ne olur bilinmez." tnci, tekrar sözü alıyor. Kuşkular, kaygılar daha da artıyor. "Bayram ön- cesi çıkmazlarsa ne olur? Bayramlarda bizim açık görüşlerimiz oluyor. Bunla- n nasıl ayarlayacaklar?" Odaya Fatma Tatar ile Mustafa Böb- rek giriyor. latar'ın oğlu Cemal, 1965 doğumlu. 31 yıl almış. 6 yıldır içerde. Mustafa'mn kardeşi Halim, 8 yıldır içer- de, idamlık. Tatar'ın saçları kısa kesilmiş. Kınalı. Hemen konuşmaya başhyor: "Salı günü göriişe, çocuklan görme- ye gittim." "Çocuklannızı mı? Kaç tane çocuğu- nuz içerde?" Gülüyor. "Hepsi. Artık hepsi benim çocuğum. Ama benim oğuiun ismi Ce- mal. Cemalim'in ağzından hiç böyle umut dolu sözler işitmemiştim. 'Evimi- ze geleceğinv diyordu. Ne derece olacak bilmiyorum" lnci, "30 yıl da olsa bekleyeceğim. 10 yaşındaki kızım 'Anne, kalbim duracak gibi oluyor' diyor." Nurşen Meriç daha kaygıh, düşünceli. "Ben tecili sevindirici bir olay olarak görmüyorum. Damokles'in kılıcı bem benim hem de onların uzerinde olacak. Oğlum dışan çıktıktan sonra eve 1 saat geç kalsa, 'ne oldu' diye korkacağım. Bir trafik kazası işlese, siyasiye çevire- cekler." Halim'in ağabeyi Mustafa, karamsar. "Bence bu a>ak oyunu" diyor. Birden odada bulunanların sesleri birbirine karışıyor. Aralarında konuş- maya başlıyorlar. 'Tecilli af istemedik- leri, 'genel aF istedikleri ortaya çıkıyor. Nurşen Meriç, tekrar konuşmaya baş- ladığında kaygüarının temelinde yatan olayı anlatıyor: "Benim oglumun kollannı polisler kırdı. 2 polis 5 yıl ceza aldı. Antiterör Yasası'y la birlikte, polisler oğlumdan öc alacaklar." Levent Anar, başıyla doğruluyor: "Evet, çünkü işkenceciler de affedile- cekler." Son olarak odaya 65 yaşındaki Ana- kız Şahin giriyor. Oğlu Fatih, 11 yıldır içerde. Müebbetlik. Yer veriyorlar. Otu- ruyor. Soluklanıyor. Başörtüsu omuz- larına düşüyor, "Onun da oğullan var, Allah merhamet versin" diyor. Dışardakiler bir an içerdekilerin öz- gür olduklarını düşünüyorlar. Çanak- kale'de yatan birinin Artvin'deki evine nasıl gideceği konuşuluyor. içerdekile- rin "ne şartlarda olursa olsun çıkalım" dediklerini aktarıyorlar. Dışardakiler "pek sevindirici bir olay değil" diyor- lar. İçerdekiler, dışardakiler, uzun bir öz- lemin son aşamasında olduklarına ken- dilerini inandırmışlar. Yüzlerdeki bü>Tik umut, hemen fark ediliyor. Duyguları- nı saklıyorlar. İnanmıyormuş gibi gö- züküyorlar. Onca yüınverdiği tecrübe se- vinci boğuyor, ama yine de her an se- vince hazırlar. Kiirt sığınmacılargelişmelerden kaygılı Sığınmaa liderler Irak'taki gelişmeleri kaygıyla izlediklerini belirterek "Bütün dünya Kürt kıyımını gerçekleştirmek istiyor" dediler. ERGÜN AKSOY OSMAN YILDIZ DİY ARBAKIR — Geçici yer- leşim merkezlerinde yaşamları- nı sürdüren Kürt sığınmacılar, Kuzey Irak'taki gelişmeleri kay- gıyla izliyor. Saddam'ın kaüiam girişıminin durdurulması yö- nünde uluslararası demokratik kuruluşlara çağrıda bulunan peşmergeler ABD'yi de ikiyüz- lülükle suçladılar. Halkın Emek Partisi (HEP) Genel Sekreteri tbrahim Aksoy, Irak'taki katli- amın bir an önce durdurulma- sını istedi. Üç yıl önce Irak'ın kimyasal silahlı saldırılanndan kaçarak Türkiye'ye gelen ve daha sonra Diyarbakır, Kızıltepe, Muş ge- çici bannma merkezlerine yer- leştirilen 30 bin kadar Kürt sı- ğınmacı Irak'taki gelişmeleri kaygıyla izlediklerini bildirerek ülkelerine dönmek için valilik- lere başvuruyor. Katliam girişimi Saddam'ın başta Kerkük ol- mak üzere Kürt nüfusunun yo- ğunlukta olduğu bölgelerde kat- liama giriştiği yolunda haberler aldıklarım bildiren sığmmacı li- derlerinden Teyfık Ali, Hasan Ahmet ve Abbas Fettah Birleş- miş Milletler Helsinki îzleme Komitesi ile ulusiararası demok- ratik kuruluşlara yüzlerce tel- graf göndereTek son gelişmele- re kayıtsız kalınmasını protesto edeceklerini açıklayarak şunla- rı söylediler: "Bütün dünya Kürt kıyımını gerçekleştirmek için yeniden bir olup Kurtlerin başlanna toplan- dı. Körfez savaşımn faturası Kürt halkına çıkanlmak isteni- yor. Halkımız dunyanın başına bela olan Saddam'ı kaldırmak için mücadele ediyor. Başlangıç- ta bu mücadeley i destekleyen ül- keler daha sonra desteklerini ge- ri çektiler. Saddam açıkça kat- liam yapmaktadır. ABD başta olmak üzere Saddam'ı diktatör olarak gören iılkeler bugün bu katliama sessiz kalarak ortak oluyorlar. Irak'taki Türkmen halkı da kıyımdan nasibini al- maktadır. ABD açıkça ikiyüzlü politika izledi. Kurtlerin kıyımı- na tüm dünya ortaktır." HEP Geneî Sekreteri İbrahim Aksoy, Irak'taki katliama son verilmesi için çağnda bulunarak "Kurtlerin yıllardan beri yaşa- dıklan katliamlara bir yenisi ek- leniyor. Saddam kimyasal silah- laria Irak'taki Kürt halkını yok etmektedir. Eğer sadece Kurtle- rin imhası için kaldınlan Irak uçaklan ateşkesi ihlal etmiyor- sa DU durum başta ABD ve dün- yanın yüz karasıdır" dedi. Ak- soy , Kuzey Irak'taki açhk ve se- faletin önüne geçilmesi için dün- ya kamuoyunu yardıma cağırdı. Saddam'ın yaıunda İnsan Hakları Derneği Diyar- bakır Şube Başkanı Hatip Dic- le de özgürlük ve ulusal onuru için ayağa kalkan Kün halkının yine katliamlara uğradığmı bil- direrek şöyle konuştu: "Başta ABD ve müttefik güç- ler olmak üzere Kurtlerin hami- liğine soyunan TC yetkiUleri ses- sizliklerini sürdürerek Kürt hal- kına karşı girişilen katliamları onayladı ve açıkça Saddam'ın yanında yer aldı. Kürt halkın- dan her türlü yardımı esirgeyen ve demokrasi havariliğini dille- rinden düşürmeyen müttefik güçler ve TC yetkililerini ikiyüz- lü ve Kürt halkına karşı düşman olarak ilan etme hakkımız var- dır. ' Operasyon Türk askeri birliklerinin Ku- zey Irak'a girerek operasyonlar gerçekleştirdiği yönünde duyum aldıklannı öne suren Dicle, "Bu operasyonlar Kürt halkının öz- gürlük mücadelesinin nasıl ve hangi politikalarla boğdurul- mak istendiğini açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. FEHMİIŞMOAR: Seçimde barajı rahat aşarız HEP lideri Işıklar, "Kürt partisi" nitelemelerini haksız bularak seçim olursa SHP'den önde olacaklarını iddia etti. lç Politika Servisi — H E P Genel Başka- nı Fehmi Işık- lar, Kurt soru- nunun özgür ve demokratik bir ortamda tartışılarak çözüm- lenmedikçe Türkiye'de demok- rasiyi yerleştirmenin mümkün olmadığını söyledi. Işıklar HEP'e yönelik "Kürt partisi" nitelemelerini de "Partimiz marjinal kalsın diye haksız ye- re bu nitelemeyi yapblar. Bu da istenmeyen biçimde partimize biiyük yönelmelerin olmasına yol açtı" diye niteledi. HEP Genel Başkanı Fehmi Işıklar, Cumhuriyet'in sorula- rını şöyle yanıtladı. — Güneydoğu'da son gün- lerde meydana gelen olaylann, Nevruz kutlamalanmn bir pat- lamaya dönüşmesinin nedeni sizce nelerdir? IŞIKLAR — Birincisi, uzun yülardır uygulanan baskı ve zu- İüm. Halk bunun karşısında sindikçe sorunun çözülemeye- ceğini anladı. Her an uygula- nan baskı ve zulüm insanları 'ölümden öte köy yok' dedir- tecek hale getirince temel neden de yıllardır iktidarın uyguladı- ğı baskıcı politikanın artık uy- gulanamaz hale gelmesi. Özel- likle ulusal ve uluslararası plat- formlar baskının azalmasına neden oluyor. Üçüncüsü yoğun bir haberleşme. Dargeçit'te olan olayı, on dakika sonra lz- mir de İstanbul da öğreniyor. Bu nedenle insanlar daha ör- gütlü oluyor. Toplu olarak ha- reket ediyor. Dördüncü neden 70 yıldır uygulanan inkâr ve asimilasyoncu politikanın iflas etmesi. Beşincisi de Turk aske- rinin Kürt yurttaşlanna gönüllü olarak baskı yapmarnası. Zora- ki, cezalandırma tehdidi altın- da uygulanmaya çahşıyor sal- dırılar. Bu da uygulanmak is- tenen politikaların yaşama geç- mesini engelliyor. Altıncı neden de bölgede Körfez krizi sonra- sı önemli gelişmelerin ohnası. Halepçe'yi yaşamış Kürt halkı Irak'ta Saddam'ın iktidarını sarsıyor. Burada çok somut olarak en zalim iktidara karşı bile savaşılabileceği görulüyor. Bu nedenle Türkiye'de hem resmi ideoloji hem de var olan düzen, düzenle birukte partileri de sarsıntı geçiriyor. Halk ken- di örgütlerine, partilerine gti- veniyor. — Son gelişmeler üzerine, bir genel seçimde barajı aşıp aş- mayacağınız merak edilmeye başlandı. IŞIKLAR — Baraj açısmdan bir engeUmiz yok. Bu anda Edirne'de, Bursa'da, lzmit'te, Adana'da, Mersin'de SHP'den fazla oy alacağız. Edirne'de şe- hirlerden çok köylerden oy aîa- cağız. İstanbul'da da SHP'den öndeyiz. — Kürt partisi kimliğiyle Türkiye'nin batısmdan oy al- mamz güç olmayacak mı? IŞIKLAR — Sıradan yoksul Türk insanının Kürt insanına karşı olduğuna inanmıyorum. HEP Kürt partisidir, diye Türklerin oy vermeyeceğini sanmıyorum. Biz bu seçimden koalisyon çıkacağına inanıyo- nız. HEP ya koalisyon ortağı olacak ya da ülke çıkarlarma ters işler yapacak iktidara kar- şı tutarlı bir muhalefet olacak. Batı'dan bize tepki gelmez. Gelse gelse devlete gelir, "Ne- den Kürtlere bu kadar baskı yaptın" diye. — Aynhkçı akımlann size a- cak baktığı, haru destek verdi- ği yolunda savlar var. ' \ IŞIKLAR — Programımız- , da Kürt sorunu özgür ve de- x - mokratik bir tartı^ma ortamın- da, İnsan Hakları Evrensel Bil- dirgesi ve diğer uluslararası sözleşmelerin özune uygun çö- zume kavuşturulmadıkça, Türkiye'de huzuru sağlamak, demokrasiyi yerleştirmenin mümkün olmadığı yer alıyor. Bunu biz ülke bütünlüğü için- de düşünüyoruz. Kürt halkının da kendi kaderini belirleme hakkına sahip olduğuna inaru- yoruz. Türk ve Kürt halkının gönüllü birliğine, tam eşitliği- ne dayalı bir demokratik düzen tek çözümdür. SHPDELEGE SEÇİMLERİ Kurultayın ilk etabı tamaııı İç PoUtika Servisi — SHP İs- tanbul mahalle delege seçimle- ri dün tamamlandı. 24 ilçede- ki 786 mahalle, belde ve köy- den 7 bin 556 ilçe kongre dele- gesini belirlemek için dün ve geçen hafta pazar günü yapüan oylamalarda listelere daha çok "Yenilikçiler"i destekleyen partililerin girdiği öğrenildi. Eski Genel Sekreter Deniz Bay- kal'ı desteleyen partililer bazı ilçelerde üstünlüğü ele geçirir- ken, karma listelerin çıkması da dikkat çekti. SHP'nin temmuz ayında ya- pılması beklenen seçimli olağan büyük kurultayı öncesi kongre takviminin ilk basamağı olan mahalle delege seçimleri, İstan- bul'da olaysız ve sakin şekilde sona erdi. İl yönetim kurulu- nun belirlediği kongre takvimi uyarınca dün çoğunluk aran- maksızın yapılan oylamalardan sonra itirazlar değerlendirile- cek. Partililerin ilçe yönetim kurallarına yapacağı itirazların ardmdan il yönetim kurulu da itirazlan değerlendirip gerek görürüse itirazın yapıldığı yer- lerde yeniden oylama isteyebi- lecek. Takvim uyarınca ilçe kongrelerinin bitmesinden son- ra haziran ayında İstanbul il kongresi yapılacak. Bu kongre- ye ilçe kongresinden sonra be- lirlenecek 600 ilçe delegesi ka- tılacak. İl kongresinde de 90 partili, kurultay delegesi seçile- rek büyük kurultaya gidecek- ler. Edinilen bilgilere göre dün, geçtiğimiz hafta pazar günü ço- ğunluk sağlanamadığı için oy- lamaya gidelemeyen aralannda Bakırköy, Kadıköy gibi büyük ilçelerin mahallelerinin de bu- lunduğu yerlerde seçim yapüdı. Bu seçimler sonucunda da top- lam 7 bin 556 ilçe kongre dele- gesi seçildi. Dünkü seçimlerde özellikle Bakırköy'de çekişme yüksek oldu. Oylamaya gidilen mahallelerde oy sayımı geç sa- atlere kadar sürdü.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog