Bugünden 1930'a 5,433,387 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/16 1NİSAN1991 'Umııda \blculuk'a I plaket Kültür Servisi — En iyi Yaban- cı Film Oscarı'nı kazanan 'Umu- da Volculuk' filminin Tttrk oyun- culanna dün akşam Atlas Sinema- sı'nda düzenlenen bir törenle birer plaket verildi. Gülsen Tuncer'in sunduğu plaket töreninde SODER (Sinema Oyunculan Derneği) Baş- kanı Türkân Şoray ile sekreter Tanju Gürsu, Nur Sürer, Necmet- tin Çobanoğlu, Emin Sivas ve di- ğer oyunculara birer plaket verdi. Törende ayrıca Nur Sürer diğer oyuncular adına, Türk Kadınlar Birliği'nin pîaketini ise ikinci baş- kan Tülin Tekok'un elinden aldı,. Nur Sürer törende yaptığı konuş- mada "Biiyük sinemacı Yılmaz Güney'in tiim demokratik hakla- nnın geriye verilmesini istiyonun" dedi.(Fotoğraf: Muharrem Aydın) PASKALYADA BOGA GÜREŞt — Ünlfl İspanyol boğa göıeşçisi Mignel Baez Iitri, paskalya dolayısıyla düzenleaen boğa güreşinde boganın saldınsını, dizlerinin üzerine çökerek savuştu- rvken çok allaş topladı. (Fotograf: AFP) Klasik müzik eğitimi yetersiz İSTANBUL (AA) — SHP Is- tanbul II Kültür ve Eğitim Ko- misyonu'nca düzenlenen toplan- tıda, Türkiye"de klasik müzik eğitiminin yeterli olmadığı bildi- rildi. Cemal Reşit Rey Küçük Salo- nu'nda yapılan toplantıda, SHP İstanbul tl Başkanı Ercan Kara- kaş, Türkiye'de son 10 yılda kül- tür ve sanat alanının ozellikle ih- mal edildiğini, rejimin sanat ve kültürü yaymayı bilinçli olarak ihmal ettiğini savundu. Klasik müzik eğitimi konu- sunda düzenlenen oturumda ko- nuşan Mimar Sinan Üniversite- si öğretim görevlisi Filiz Ali, müzik eğitiminin sadece okul- larla sınırlandınlmaması gerek- tiğini belirtti. HABERLERİN DEVAMI Turizm agır yaralı (Baştarafı 1. Sayfada) kötü, Almanya hakikaten çok çok kötü gidiyor" tümcesiyie özetliyor. Savaş sonrası yaptık- lan tahminlerde "yanüdıklannı" söyleyen Hetman, AJmanya'da Türkiye'ye karşı olan "isteksiz- H|in" nedenini tam olarak bile- mediklerini belirtiyor. Oysa Almanya'da Türkiye'ye yönelik büyük bir kampanya bulunuyor. Condor, LTU gibi Alman uçak firmalanmn, Tu- rizm Bakanlığı'nın henüz yap- madığı şeyi yaparak gazetelere Türkiye ile ilgili ilanlar vermesi ve Alman hükümetinin daha önce Türkiye üçuşları için kişi başına getirmiş olduğu 72 DM'lik benzin zammını kaldır- ması, Alman tüketicilerini şim- dilik fazla etkilememiş gibi gö- rulüyor. Tuna Hetman, TUl'nin Almanya'da Türkiye'ye yönelik bir kampanya başlattığını ve müşterilerine Türkiye'yi tanıtıcı 150 bin broşür dağıttığını söylü- yor. "Bu yıl planladıgım 200 bin tnristin yüzde 40'ını, yani 80 bi- nini getirirsem çok buyük bir başan sağlatnış olurum" diyen Hetman, 1991'e yönelik görüşle- rini şöyle özetliyor: "Turizmde 1991'in tatiı geç- meyeceği yüzde yüz belli oldu. Çünkü Türkiye'nin ocak ve şu- bat aylanndan dogan büyük bir kaybı var. Savaş yüzunden bu aylarda rezervasyonlarda yüzde 75-80 dolayında diişükhik oldu, bu farkı kapatamıyoruz. Aldı- Jım izlenimîere göre bu müşte- riler uçağa binmemek için ara- baianyla kendi ülkekrinde ya da tskandinav ülkelerinde tatil yap- mayı tercih etmişler. Turizm se- lonunun Uk yansının olumsuz oiarak etkilenmesinde en büyük neden bu. tkinci yanda ise biraz daha hareket bekliyorum. Ama tki aylık rezervasyon farkını ka- patmamız miimkün değil. Şu s- ralar geçen yıla göre belki daha fazla Türkiye satıyoraz. Geçen yıl haftada 1000 kişiye Türkiye satıyorsak, bu yıt 1100-1200 ki- şiye satıyoruz. Ama iki ayda kaybettiğimiz büyük rakamı ya- kalamamız için haftada 2500-- 3000 kişiye Türkiye satmamız lazım. Bütün problem buradan kaynaklanıyor." Yurtdışmdan Türkiye'ye turist getiren acenteter, 1991'i yuzde 50 dolulukla kapatmaktan "mutluluk" duyacaklannı söy- lüyorlar. Ağırhklı olarak Fran- $a pazannda çalışan Gürkay- Marmara Tur Operatörlüğü Grubu'nun Başkanı Annağan San, "Bu yıl geçen yılki potan- siyelimizin yüzde 50'si dolayın- daki bir rakam getirebileceğiz. Bütün altyapıyı bu hesaba göre kurdok, uçak anlaşmalannı ona göre y-aptık" diyor. Camel Tur- un Genel Müdürü Esat Yalçın ise savaştan doğan yuzde 40'lık kaybın 1991 içinde kapatılması- nın olanaksız olduğunu belirte- rek "Bu yılı, sonbahar çok iyi geçerse belki biraz hoşnut kapa- tabiliriz" diyor. Yalçın, 1991'e yönelik olarak şu değerlendir- meyi yapıyor "Bizim planladjgımız rakam 60-70 bindi, ama bunun 40 bi- nini getirebilirsek kendimizi mutlı hissedeceğiz. Acentelerin krizden dolayı yediği bir darbe var. Biz olayı yalnızca 1991'deki yüzdt 40'lık eksilme olarak gör- müycruz. Çünkü geçen yılın so- DO ik bu yılın başında doğan kayıpiar, hemen hemen bütün bir sezonu ikiye bölünmüş ola- rak kaybetmemize neden oldu. Acereler bu yüzden büyük bir darbt yedi. Biz gelecek kışı na- Bİ götürecegimizi hâlâ hesapla- yıp planlayanuyoruz." Tantımda geç kalındı Tiirkiye Seyahat Acenteleri Birlin (TÜRSAB) Başkanı Ba- fcattiı Yücel ise 1991'e yönelik tahmnlerini, geçen yıla göre yüzd; 50-70 doluluk olarak ve- riyor "Eğer başanlı bir reklam yapılrsa yüzde 70 doluluk sag- huıır diyen Yücel, "Kampanya- nın 1 nisanda başlayacağı söy- lcndi Ama ben, bırakın TÜR- SAB başkanlıgını, bir seyahat acenesi yöneticisi olarak nere- de, nısıl bir reklam yapılacagı- nı hiâ bilmiyonım" diye ekli- yor. "urizm Bakanlığı'nın tanı- tımdJd "beceriksizligi" yüzun- den oğacak kayıpiarın sorum- lusutun da yine bakanlık olaca- ğını avunan Yücel, bakanlık yetkiikrinin bu sonımluluktan kaçanayacaklarını söylüyor. Turizm sektöründe, Körfez krizi ile birlikte kaybolan "uy- gun iklim", devletin geciken des- teği yuzünden bir türlü geri gel- miyor. Yüksek Planlama Kuru- lu'ndan (YPK) geçen haftalar- da çıkan "turizm yatınmcüan- nın 1991 kredi borçlannın erte- lenmesi" kararı Türkiye Kalkın- ma Bankası daha koşullan be- lirlemediği için uygulanamıyor. Bu yüzden yatırımcılar arasın- daki bekleyiş de sürüyor. "Yatırımcılar kredi ana para ve faizleri için ödeme emirieri gelmesine karşın TKB'nın uygu- lamasını bekliyorlar. Şu gunler- de hiçbirisi 'battım' ya da 'çıktım' diyemiyor, bekliyor" di- yen Turizm Yatınmcılan Derne- ği (TYD) Finansman Komitesi Başkanı Yılmaz Türkeri, Cum- hurbaşkanı Turgut Özal ile bir- likte ABD'ye giden Türkiye Kal- kınma Bankası Genel Müdürü tsmail Emen'in Türkiye'ye dön- mesinden sonra şartlann açıklı- ğa kavuşacağını söylüyor. Bu yüzden, YPK'dan turizm yatı- nmcılannın kredi borçlarımn er- telenmesi karannın çıktığım, ama daha bu ertelemenin tu- rizmcilere maliyetinin ne olaca- ğı konusunun açıklığa kavuştu- rulmadığını belirten Yılmaz Türkeri, erteleme yönteminin de şimdilik belirsiz olduğunu söy- lüyor. Türkeri, şu değerlendir- meyi yapıyor: •Kaynagın maliyeti belli de- gil. Libor +2 olacak deniyor. Yani libonı kaldıramadığı için bu duruma düşmüş yaünmcının probletnlerini gelecek senelere itelemekten. aktarmaktan başka bir şey yapılmamış oluyor." Devlet Bakanı Işm Çelebi 1 nin turizmcileri hedefleyen»"Da- ha ne verelim" yolundaki de- meçlerine karşılık sektöre şim- diye dek "somut, elle tutulur" çok az destek verildiği ve devlet- çe vaat edilenlerin pek çoğunun yerine getirilmediği ya da çok geciktirildiği görüşü sektörde genel kabul göriiyor. "Halen ortalıkta satılık ya da devren kiralık otel levhaları du- nıyor" diyen Akdeniz Turizm tşletmecileri Derneği (AKTtD) Başkanı Ali Berberoglu, Antal- ya'daki görünümü şöyle özetli- yor: "Ay nı hava devam ediyor. Ve- rilecegi söylenen teşviklerden charter uçaklanna verilecegi açıklanan yüzde 50 oranındaki yakıt indirimi ile ayakbastı üc- retlerindeki indirim dışında ele geçen en ufak bir şey olmadı. Bol bol demagoji yapılıyor. Sek- tör henuz rahatlamış değil." Özal: Genel af yerine tecil THY grevi THY grevi turizmcileri kor- kutuyor. Körfez krizinden dar- be yiyen ve özellikle yılın ikinci yarısında gelmesi beklenen tu- ristlere umut bağlayan turizmci- ler, THY grevini "facia" olarak niteüyorlar. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Bahattin Yücel, "THY grevinden ziyade HAVAŞ'ın gre- ve baslaması tam bir facia olur. Bu sonına muhakkak bir çözüm bulunması gerekiyor" diyor. Se- zon içinde haftada 6 uçaİdan ol- duğunu söyleyen Gürkay- Marmara Tur Operatörlüğü Grubu Başkanı Armagan San ise şunlan söylüyor: "THY eger greve giderse jir- ket bir daha belini doğrultamaz. Körfez krizindeki bu kadar za- rarın ardından bu gre> sonucu uçakların yerde kalması şirketi batınr." (Baştarafı 1. Sayfada} ayında yeniden ABD'ye gelece- ği açıklandı. Özal, önceki gün Houston'da doktoru Debakey'in yemeğine giderken yaptığı basın toplantı- sında söylediklerinin yanlış an- laşılmasına fırsat vermemek için The VVashington Post gazetesin- de çıkan "Bağdat'tan Yalvanş" adlı makalede iddia edildiği gi- bi Saddam Hüseyin'den Bush'a mesaj getirdiğinin doğru olma- dığjnı bildirdi. Özal, "Irak'ın bi- ze ilettigi mesaj sadece yiyecek yardımı ve bonı hattı ile ilgiliy- di, ABD Ue ilgisi yoktu" dedi. Cumhurbaşkanı Özal'ın bu söz- leri, sözcüsü Kaya Toperi'nin resmi açıklaması ile kesinliğe ka- vuşturuldu. Toperi açıklamasın- da. "Cumhurbaşkam'nın Sad- dam Hüseyin'den bir mesaj ge- tirmesi ya da aracılık yapması kesinlikle söz konusu degildir. Irak elçisinin Ankara'daki ziya- retinin nedenini zaten açıklanuş- tık, bir kez daha ifade edeyim. Petrol bonı hattının açılması ve yiyecek yardımı talebini günde- me getirdiler, biz de BM'ye yap- tıgımız başvunıdan söz ettik. Ekonomik ambargo kaldınlır kaldınlmaz yiyecek yardımında bulunacağımızı söyledik. Petrol bonı hattının açılması için bir inceleme heyeti göndermelerini, bonı hattının dunımunun göz- den geçirilmesini istedik" dedi. Özal, Bush'a Irak'a müdaha- le etmemesini, Irak'ın dışandan müdahale olmaksızın kendi ha- line bırakılmasını tavsiye ettiği- ni ise doğruladı. özal, önceki gün Houston'da düzenlediği ba- sın toplantısında "Eğer çok kan ay içinde baküır" dıyerek ABD- nin Irak'a müdahale konusunda henüz kararlı olmadığını da be- lirtmiş oldu. İncirlik Üssti The VVashington Post'ta ya- yımlanan makale, özal'ın Bush'a İncirlik Üssü'nün güç- lendirilmesini teklif ettiğini de bildirmişti. özal bu iddiayı ya- lanlamadı. Stratejik işbirliğiniı.- geliştirilmesinden söz ederken încirlik'in de gündeme geldiği- ni söyleyen özal, Bush Ue somut konulara değindikleri izlenimi- ni verdi. Özal, Incirlik'ten bahseder- ken şunlan söyledi: "ABD ile stratejik işbirliği uzun dönemli bir seydir. Sadece askeri işbirli- ği degil, askeri yani bunun kü- çük bir bölümüdür. Pek çok alanda karşılıklı danışma söz konusudur. ABD, günümüz dünyasında tek süper güçtür, so- rumluluk sahibNtir. Türkiye çal- kantılı bir yerdedir, yalnızca Or- tadoğu açısından degil, Balkan- lar, Kafkasya ve Sovyetler Bir- liği açısından da... Bu nedenle stratejik işbirliği dünya banşına yarayacaktır. Benim dikkat çek- tiğim husus budur. İncirlik Üs- sü'ne gelince, lnciriik Üssü sa- vaş sırasında kendisini kanıtla- mıştır. Son derece iyi bir üstür. Yeri son derece iyidir. Bu neden- le Suudi Arabistan'daki ve diger ülkelerdeki üç üsse bedeldir. Bu- na dikkat çektim." Cumhurbaşkanı Turgut Özal, kamuoyunda "Af Yasası" ola- rak bilinen yasal düzenleme ile ilgili bir soruyu yamtlarken, Ce- za Yasası'ndaki 141, 142 ve 163. dökülürse, Irak'ta çok can kay- maddelerin kaldınlabileceğini bı olursa o zaman duruma bir ifade etti. DUYURU Türk Hava Volları Genel Müdürlüğü işyerlerinde çalışan personel için Hava-İş ve TÛHİS Sendikaları arasın- da sürdürülmekte olan toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanmış ve Hava-İş yöneticileri 1 Nisan 1991 tarihinden başlamak üzere iian etmiş bulundukJarı grevi uygulamaya koyacaklarını bildirmişler- dir. Bu gelişmeler üzerine aşağıda belirtilen hususlann kamuoyunun dikkatlerine sunulmasında fayda görül- mektedir. 1. Türk Hava Yollan'nın 1990 yılı topiam cirosu 1.7 trilyon olup, Hava-İş Sendikası'nın verdiği parasal tekli- fin tutarı 1.8 trilyondur. Başka bir deyişle sendika, Türk Hava Yollan cirosundan fazla bir meblağı talep eder durumdadır. 2. Türk Hava Yollan tüm imkânlannı zorlayarak 1.350.850 TL olan mevcut aylık ortalama ücreti % 146 oranında bir artış ile 3.281.500 TL'ye yükseltmiştir. Çalışanlara her ay ödenecek olan 150.000 TL şosyal yar- dım, fazia çalışma ücreti ve senede dört kez ödenmekte olan ikramiyeler, vardiya primleri ve diğer ödemeler bu meblağa dahil degildir. Ayrıca toplusözleşme döneminin başlama tarihi olan 1 EkimJ990 ile 1 Mart 1991 tarihleri araşındaki alt aylık süre için yapılacak olan birikmiş fark ödemelerine ilaveten 3 milyon TL'lik bir meblağ seyyanen tüm personele ödenecektir. Türk Hava Yolları'nda uygulanacak olan en düşük ücret ise diğer tüm ödemeler hariç olmak üzere 1.676.000 TL olarak tespit ve teklif edilmıştir. 3. Ücret, ikramiyeler, fazla çalışma ve aylık şosyal yardımlar ve diğer ödemelerin dahil olduğu giyinik ücret- lerde ise mevcut ortalama 2.732.400 TL olan ücret, 6.234.000 TL'ye yûkseltilmiştjr. 4. Türk Hava Yolları'nın sunduğu müteaddit tekliflere rağmen Hava-İş Sendikası ilk önerilerinden daha so- mut ve kesin bir teklif getirmemekle esas amacın Türk Hava Yollan'm greve sokmak olduğunu göstermiştir. Bu durumda grevin "amaç" olduğu bir toplu iş sözleşmesi görüşmesinden netice beklemenin yanlış oldu- ğu gerçeği bir kez daha anlaşılmıştır. Tûrk Hava Yolları yönetimi olarak, tüm müzakereler esnasında üzerimize düşen her türlü görevi eksiksiz yerine getirdiğimiz inancındayız. Dolayısı ile uygulamaya konulan grevden ve bu grevin doğuracağı her türlü sonuçtan direkt olarak Hava-İş Sendikası'nın mesul olacağı açıktır. Türk Hava Yolları yönetimi ücret teklifinde çalışanlannın yaşam standardını yükseltmeyi hedeflemiş ve tüm imkânlannı zorlayarak bilgilerinize sunduğumuz parasal teklifi hazırlamıştır. Saygılarımızla. TÜRK HAVA YOLLARI A.0. İLAN BALIKESİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESt HÂKİMLİĞİ'NDEN 1990/782 Esas, 1991/178 Karar Davacı Gökhan Kaydırma tarafından davalı Nüfus Müdürlüğü aley- hine açılan Soyisim Tebdili davasınm yapılan durusması sonunda: Denizü Ui Bekilli ilçesi Yeni Mahallesi Cilt: 003/01, Sayfa: 38 ve Kütük sıra no: 24 sayılannda nüfusa kayıtlı Ali Rıza ve Refika oğlu 1972 doğumJu Davacı Gökhah'ın nüfus kütüfünde Kaydırma olarak yaalı soyadının ALPASLAN olarak tashihi ilan olunur. 14.3.1991 Basın: 46371 ÇtÇEKDAĞI KADASTRO HÂKtMLİCİ'NDEN Esas No: 1978/103 Davacılar Rıza ÇALIŞKAN ve Nazife ERTUNÇ'un davalı Çelebi ÖZTÜRK mirascılan aleyhine açmış olduğu Tapu iptali ve tescll da- vasımn mahkememizde yapılan açık yargılaması sırasında verilen ara kararı uyannca; Davacı Çelebi ÖZTÜRK mirasçüarından Huriye, Celal, Mustafa ve Sevim OZTÜRK'ın adreslerinin tüm aramalara rağmen buluna- maması ve adlanjıa çıkartılan tebligatlarında bila tebliğ iade edilme- si nedeniyle, yukarıda adı geçen davalı mirasçılarının 1987/103 esas sayılı dava dosyasının duruşma günü olan 20.6.1991 günü saat 9.00'da Çiçekdağı Kadasiro Mahkeraesi'nde hazır bulunmaları veya kendile- rini bir vekille temsil ettirmelerine aksi takdirde yokluklarında kaıar verilecegi, davetiye yerine kaim olmak uzere ilanen tebliğ olunur. 14.3.1991 Basın: 22877 Özal şunları söyledi: "Af Yasası değil. Bizim dü- şünduğümüz tecil mekanizması- dır. Çünkü anayasaya göre bazı aflar miimkun değil. Onun için tecil olmak mecburiyeti de var. Terör kanunu çıkar da onun içinde 141, 142 ve 163. madde- ler kaldınlır ve fıkir suçunu, suç olmaktan çıkaracak maddeleı getirilirse teröre ilişkin suçlar ağırlık olarak getirilir. Bu mad- delerden içeri girmiş olanlar za- ten olomatik olarak çıkarlar. Te- cile lüzum yok orda, bu otoma- tik olarak çıkar. Tecil getirdiği- miz suçlar daha ziyade nonnal maddelerden hapse girenler için- dir. Genel olarak af yerine geçe- bilecek bir tecil mekanizması düşünülüyor. Bu, Güneydogu eylemlerinden içeri girenleri de kapsayabilir, ama şu anda bu maddelerin şumulünü bilmiyo- rum. Tabii buna adi suçlar da giriyor." Cumhurbaşkam Özal, yasa- nın bayramdan once yetişip ye- tişemeyeceği yolundaki bir soru- ya da "Bilemiyornm, yalnız biz yardımcı oluruz. Kanun iyi bir şekilde çıkarsa iade etmeyiz, im- zalarız" karşılığını verdi. Özal, yabancı bir gazetecinin Türkiye ile NATO ilişkileri ko- nusundaki sorusuna, "Türkiye 1 nin NATO'daki rolünün arttığı" şeklinde yanıt verdi. Cumhurbaşkanı bu arada Irak'taki durumun karışık oldu- ğunu ifade ederek "Biz Irak'a komşu olarak herhangi bir öne- ride bulunmak istemiyonız. Be- nim kuşkum Irak'taki iç prob- lemin devam edecegidir. Sonu- ca Irak karar verecek. Bölgede- ki ikinci sorun Araplar arasın- daki sorun. Savaş sonrası ABD 1 nin bölgedeld kredibilitesi arttı. Bunu çözmek için şu anda bü- yük şans var. Irak, bir Lübnan olmaz" dedi. Taner seçim için para (Baştarafı I. Sayfada) seçimleriyle ilintili olarak istendiği" ifade edilmişti. Özal'ın Bush'la Camp Da- vid'deki görüşmesinde konunun gundeme getirildiği belirtilen haberlerde, Taner'in sözlerinden alıntılar yapılıyordu. Taner'in, Bush'la görüşmede "Bize bu 1 milyar dolan hemen vermelisi- niz. 1992'de Türkiye'de genel se- çim var. Siz de başkan seçimi ol- duğu gibi, bizde de genel seçim var" sözleri tırnak içinde veril- di. Türkiye'nin böyle bir talepte bulunduğu haberleri ise iç poli- tikada sert tepki ve eleştirilere yol açtı. SHP ve DYP üst yöne- timi, Türkiye'nin küçük düşü- rüldüğü yönunde açıklamalar yaptılar. Bu tartışmalar sürerken Cum- hurbaşkanı özal, TRTye verdiği demeçte, "Ben buraya para iste- meye filan gelmedim. Çünkü cumhurbaşkanlan bu konular için gelmezler. Hükümetimizin bir bakanı bu konu ile ilgilidir. Nitekim o gelmiştir. tlgililerie konuşmalar yapmıştır. Ben o konuşmalann yolunu açanm" demişti. Taner de aynı gün yap- tığı açıklamada, "Kimseden bir şey istemedik. Bir şey istemek zaten benim işim değil. Ben bu- rada her yıl yaptığım gibi serma- ye kurumlanm Türkiye hakkın- da bilgilendirmeye geldim" şek- linde konuşmuştu. Ancak Güneş Taner, önceki gün Sabah gazetesi yazarı Meh- met Barias'ın sorularını yanıt- larken, bir başka yerde "Bush'a ne dediğini" aynen şöyle açıkla- dı: "Türkiye, 1992'de seçime gi- decektir. Bu süre içinde enflas- yon dizginlenmelidir. Ekonomi- deki negatif etkilerini gidermek için, bu para devreye erken so- Akbulut sınır ötesi operasyonu doğrulamadı Haber Merkezi — Irak'a sımr ötesi operasyon düzenledikleri öne sürülen Türk güvenlik güç- leri ile PKK militanları arasın- da çatışmalar çıktığı kaydedilir- ken, Başbakan Yüdırım Akbu- lut bu yöndeki haberleri doğru- lamadı. Bölgeden gelen haberlerde, Irak sınırından 5 kilometre ka- dar içeri girerek operasyon yü- rüten güvenlik güçlerinin, PKK militanlan ile girdiği çatışmalar- da iki can kaybı verdiği, arala- nnda bir astteğmenin bulundu- ğu 7 askerin de yaralandığı id- dia edildi. Yaraiı ele geçirilen bir PKK militanının ise Uludere il- çesine bağlı Gülyazı karakolun- da tutulduğu ileri sürüldü. Şır- nak'm Uludere ilçesi bölgesinde girişilen sınır ötesi operasyona savaş uçaklannın da katıldıkla- rı iddia edildi. Öte yandan geçen hafta Ulu- dere'ye bağlı Inceler ve Bağlıca köylerinden, Kuzey Irak'taki ya- kınlannın savaş sonrası durum- lannı öğrenmek için pasaport- suz olarak gizlice sınırı geçme- ye çalışırken yakalanan 9 kişi- den 8'i tutuklandı. Abdullah Kaçan, tbrahim Kaçan, Fetullah Kacan, Yakup Kaçan, Ali Öz- gün, Kemal Özgün, Hüseyin Yüksel ve Sait Yüksel tutukla- nırken, Mehmet Yüksel adlı 65 yaşındaki köylünün serbest bı- rakıldığı kaydedildi. Akbulut doğrulamadı Başbakan Yıldırım Akbulut, İstanbul'dan Ankara'ya hareke- tinden önce gazetecilerin soru- larını yanıtlarken "sınır ötesi operasyon" haberlerini doğrula- madı. Akbulut, "Türkiye'nin Kuzey Irak'ta askeri bir operas- yona giriştiği" iddialarının ha- tırlatılması üzerine, "Hayır, böy- le bir şey yok" karşılığını verdi. kulmabdır." Güneri Civaoğlu ise Sabah- ta dün yayımJanan "Doğrasu Budur" başhkh yazısında konu- ya yeniden değinerek, Hürriyet- in Genel Yayın Yönetmeni Er- tuğnd Özkök ile birlikte, yazdık- ları bilgileri, "birinci ağızdan aldıklanm" ve yanlanlann doğ- ru olduğunu kaydetti. Taner'in, Mehmet Barlas'a yaptığı açıkla- mada, yazılanlan "gerçek dışj" göstermeye çalıştığını anlatan Civaoğlu, kaynaklarının doğru olduğuna da değinerek, "Eğer Güneş Taner, açıklansın derse... Açıklamaya hazınm. O zaman 'Birinin birine doğru söylemedi- ği' ortaya çıkacaktır" diye yaz- dı. Civaoğlu, Taner'in bu sözle- ri söylediğine bazı bürokratlann da tanık olduğunu belirtti ve "Daha önce benim ve Özkök- ün yazdıklanmızın tamamen doğrnlan yansıttığını ve Camp David'de o konuşmalan, artık ikinci bir kişiden araştırmaya kesinlikle gerek kalmayacak bir 'birinci ağızdan' dinlediğimizi, o dinlediklerimizi aynen yazdığı- mızı ve de devletin yüksek ka- demedeki iki bürokraünın daha, bulunduğumuz mekânda bize bu anlatılanlara şahit oldukla- nnı belirtmeliyim n ifadesini kul- landı. Ertuğrul özkök de Hürriyet- te dün yayımlanan yazısında, Camp David'de "acil para yardımı" talebinde bulunulma- sının 1992 seçimleriyle ilintili ol- duğunu yineledi. Özkök, Was- hington'da para konusunun açü- dığını ve bunun prezantasyonu- nu (sunuşunu> Devlet Bakanı Güneş Taner'in yaptığım belir- terek, "Çok sağlam bir kaynak- tan, hatta ikinci bir kişiden check etmeye gerek dahi duyma- yacağımız bir kaynaktan bize ulaşan bilgüere göre de Camp David'de bu para istenirken, 1992'de yapılacak seçimle linka- ge (ilinti) kurnldu" diye yazdı. Gazetemiz yazarlanndan Cii- neyt Arcayürek de dünkü yazı- sında, özkök ve Civaoğlu'nun yazdıklarına tanık olarak gös- terdikleri, ancak kimliğıni açık- lamadıkları bürokratlardan bi- rinin Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarı Namık Kemal Kılıç olduğunu ifade etti. ÖzaFın sözleri Cumhurbaşkanı özal, Hous- ton'da düzenlediği basın toplan- tısında gazetecilerin '*yardım ta- lebi"ne ilişkin sorularını yanıt- larken şöyle dedi: "Güneş Taner nihayet ekono- mi Ue ilgili devlet bakanıdır. Kendisinin o şekilde görüşü ola- bilir. Herkes parasını miimkün olduğu kadar peşin almak ister. Zannediyorum mesele biraz da buradan kopuyor. Yoksa Türk- iye'nin şu anda önemli bir prob- lemi yoktur. Ama tabii ki barp bitti, ondan sonra belki kimse ödeyemez diye böyle düşünülü- yordur." 37 yıldan beri MUHASEBE veya MKTBıO kuriannda Orta ve İlkokul mezunlanna bile İŞ ÇOK; ELEMAN YOK !.. LİSE MEZUNLARI, BEKLEMELİ ÖĞRENCİLER, İŞSİZ GENÇLER : AYLAR, YILLAR GEÇİYOR; SİZ HÂLÂ BOŞ MU BEKLİYORSLNUZ ?.. Hiç olmazsa BİLGİSAYAR ÖĞRENİN; İNGİLİZCENİZİ KURTARIN !.. Sahasında DİA V A ŞAMPİYOMU olan rAMpyvoısj r.Sr£ OZEL DAKTİLO SEKBETEH VE BhfitSmR KUHSUHI Mevzuatm izin verdiği en ucuz ücretlerie Olabilecek en kısa sürelerde öğretip IŞE YERLEŞT1RME GARANTIŞIYLE Hiçbir bağlayıcı ödeme zorunluğu olmaksızın BONOSUZ + TAAHHÜTSÜZ veya Ö\CE ÖĞREI\; SO!\R4 ÖDE usulüyle ya da ÖNCE ÖĞREN; SONRA ÇALIŞ; daha sonra da ÜCRETİ TAKSİTLE ÖDE AİLENE \XIK OLMA: KEINDI KAZANCINLA ÖĞREN seçenekleri ve her türlü ödeme kolaylıkları ile DİKKAT: Merkez telefonlanmız değişti. Yeni nnmaralanmız: Merkez Kadıköy Beşiktaş Şişli Balorköy Beyazıt, Mithat Paşa Cad. 14/1 Altıyol, Kuşdili Caddesi, 6/8 Çıra^an, Asariye Cad. 7/2-3 Abidei Hürriyet C. Hasat Sok. 15 Hüsreviye S. 18/4 (Migros sırası) Tel Tel Tel Tel Tel 517 92 57 - 517 92 58 338 O8 42 - 336 1 1 5O 158 24 97 - 158 24 98 130 90 37 - 175 43 14 571 31 31 - 561 29 O6 Dıkkjl: Bu 5 ıdreslen ba$ka ŞAMPİY0N adıyla çalışan hrçbır Daktilo Sekrelef ve Bilgisayar kureu subctniz d^ildtr.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog