Bugünden 1930'a 5,408,607 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

6 MART 1991 EKONOMİ CUMHURtYET/13 SEIUEST PİYASADA DÖVİZ ABDOolan AlmanMarta isviçre Frangı Hofanda FtorM (ngifc SterSni Franstz Françı 1Xİ.üfet SARiyali Avustuıya ŞSni Alış 3407 2233 2550 1965 6550 648 297 880 315 Satış 3412 2240 2560 1975 6650 655 302 890 320 ALTM6ÛMÜŞ Cumtıuriyvt 24 ayar altın 22 ayar bileak 900 ayar gûmûş Vakrfbank Altmı 3raat Altını Haik Aftın Ahş 260.000 300.000 39.800 28.060 463 230.000 230.000 235.000 Satrç 265 000 310.000 40.000 30.000 490 235 000 235.000 240.000 M.BANJUSI PİYASALAN TL Ptyjsas Dövö Pfyasası Attm Pfyısasi Ort.Faö (%) işi.Hac. (fcilyar TL) Ooiar kapanç (TL) ^.HaclMlyon ») Kapamş (ons/S) Işfcm H w n (kg) 113.48 2602 3408 95.54 34 thracatçıdan Başbakan'a • ANKARA (AA) — Birleşik tthalatçı, Ihracatçı ve Sanayiciter Derneği (BİSDER), Türk Eximbank'ın ülkc kredilerinde sevk öncesi ihracat kredisi kullanımlannı kaldırmasının yanlış bir karar olduğunu öne sürdü. BİSDER, konuyla ilgili olarak Başbakan Yıldırım Akbulut, Devlet Bakanı Güneş Taner, Hazine ve Dış Ticaret Müstesarı Namık Kemal Kjlıç ile Eximbank Genel Müdürü Türgay özkan'a bir mektup gönderdi. Dünya Bankası kredisi • Ekonomj Servisi — Dünya Bankası finans teknolojisini gelıştırmek üzere Türkiye'ye 100 milyon dolarkk bir kredi vermeyi kabul etti. AFP'nin verdiği habere göre banka yaptığı açıklamada, kredinin Türkiye'nin bilimsel ve teknik alanda uluslararası düzeye ulaşmasını sağlamayı amaçladığını beürtti. Kredinin beş yılı ödcmesiz 17 yıl süreli olduğu bildirildi. Beş yıldan sonra değişken bir faiz uygulanacak. Bu faizin şimdilik yüzde 7.73 olduğu açıklandı. Vakıfbank emlakçı oldu • ANKARA (ANKA) — Vakıfbank, alacaklarının tahsili için bankaya borcu olan kişi ve kunıluşların gayri tnenkulkrini alarak pazarlama amacıyla şirket kurdu. Vakıflar Bankası, 'Vepas Vakıf EmJak Pazarlama AŞ' adıyla kurduğu şirkette hisselerin yüzde 96'sını elinde bulunduruyor. Merkezini Istanbul olarak belirleyen şirketin, etüt, proje, müşavirlik ve mühendislik hizmetleri ile inşaat, hafriyat ve tesisat işlerini yapmak amacıyla kurulduğu bildirildi. Tercüman'da eylem • İSTANBUL (AA) — Tercüman gazetesinin tstanbul (merkez) ile Ankara, Adana ve tzmir bürolannda çaüşanlar, dün öğUeye kadar işi bırakma eylemi yaptı. Edinilen bilgiye göre 3 aylık maaş ve sözleşme farklarını alamayan Tercüman çalışanlan, dün işyerlerine gelerek saat 09.00'dan 12.00'ye kadar işbaşı yapmadılar. Gazete çalışanlan, alacaklarının gelecek haftaya kadar ödenmemesi halinde, çalışmama eylemlerini tekrariayacaklarmı bildirdiler. Tahtakale boyun eğdîMerkez Bankası art arda gerçekleştirdiği operasyonlarla serbest piyasayı pes ettirdi. Tahtakale kuru, dün resmi döviz kurunun ancak yüzde 1 üzerine çıkabildi. 25 şubatta Tahtakale dolarda Merkez Bankası'nın 300 lira önündeydi. TAYFUN DEVECİOCLU Merkez Bankası'nın zincirle- me operasyonlan sonucu serbest piyasa döviz kurlan resmi kura yaklaştı. 25 şubat tarihinde 300 liraya fırlayan serbest piyasa res- mi kur farkı dün 26 liraya indi. Körfez savası nedeniyle bozu- lan döviz dengesi nedeniyle ABD Dolan'nda, 18 şubat tari- hinde yaklaşık 100 lira civann- da olan kur farkı 25 şubatta 300 liraya kadar fırlamış, aynı gün Merkez Bankası ABD Dolan- nın efektif satış kurunu 3260.75 lira olarak ilan ederken Tahta- kale'de dolar 3560 liradan satıl- mıştı. Merkez Bankası, 25 şu- batta yüzde 9.17 gibi oranla "ar- dına kadar" açılan kur makası- nı kapatmak için resmi kur ar- tışını hızlandırmıştı. Döviz rezervlerinin 12 milyar- larda seyrettiği günlerde geçici darlıklar ve spekülatif hareket- lerden doğan ani yükselişleri, bir yandan döviz satarak bir yandan da Türk Lirası'nı sıkarak savuş- turan Merkez Bankası, bu sefer- ki operasyonunda lirayı kullana- rak hedefıne ulaşırken dövizini de heba etmedi. Merkez Bankası, dövia tekrar kontrolü altına almak için ilk el- de, disponibilite oranlaruu art- tırdı. Daha önce lira cinsindeki mevduatlannın yüzde 25'ini ka- mu menkul kıymetlerine yatır- mak zorunda olan bankalar, di- sponibilite oranlarındaki deği- şiklikle kademeli olarak bu ora- nı yüzde 30'a çıkartmak gibi bir yükümlülükle karşı karşıya kal- dılar. Merkez Bankası disponibilite oranlanndaki değişikliğin he- men ardmdan, bankaiara bun- dan böyle bankalararası Türk Lirası piyasasında faiz kotasyo- nu uygulamasını kaldırdığını bildinii. Daha önce bu piyasa- daki faiz oranlan 3 ya da 5 pu- anlık limitler arasında belirleni- yordu. Piyasanın kendi haline bırakıldığı ilk işlem gününde, bankalar, hangi oranlardan iş- lem vapmalan gerektiğini kestir- meye çalışırlarken Reuters ekra- nında Merkez Bankası'nın yüz- de 98 faizle lira satıcısı olduğu belirdi. Bankalar, Reuters ekra- nındaki satış teklifini "devlet böyle istiyor" diye yorumladılar. Bir bankanın yüzde 98 faizle borçlanmasından sonra işlemler hızlandı, Merkez Bankası piya- sadan çekilince bir gecelik borç- lanmalardaki faiz oranı yüzde 110'a fırladı. Dünkü işlemlerde de bir gecelik borçlanmalarda- ki faiz oranlan yüzde 100 ile yüzde 120 arasında seyretti. Dün, 2 trilyon 602 milyar lira- lık işlem hacminin gerçekleştiği piyasada, işlem sayısına göre he- saplanan ağırlıklı ortalama faiz yüzde 113.48 oldu. Bu oran, ön- ceki gün yüzde 102.12 olarak gerçekleşmişti. "TL ve faiz operasyonu" ön- cesi 27 şubatta 3595 lirayla Tah- takale'nin zirvesine çıkan ABD Dolan, 4 işgününde yüzde 5.09 oranında değer kaybederek 3412 liraya geriledi. Aynı dönemde dolann resmi kuru da yüzde 1,5 oranında arttınlarak 3386.13 li- raya çıkartılınca kur makası yüzde lin altına düşürüldü. Bankacılar, Türk Lirası'nda- ki darlığı disponibilite oranla- nndaki değişikliğin yanı sıra ay sonunda şirketlerdeki maaş öde- meleri nedeniyle ticari mevduat- lardaki daralmaya bağlıyorlar. Aynca Merkez Bankası'nın in- terbank kanalıyla lira satışını kesmesinin de sıkıntı yarattığı belirtiliyor. Türk Lirası'na ihti- yacı olan bankalann ya yüzde 110 faizle borçlanmak ya da ih- tiyaç fazlası dövizlerini satmak zorunda kaJdığını belirten ban- kacılar, interbank faiz oranlan- mn önümüzdeki haftadan itiba- ren biraz düşse bile yüzde 70'lere inmesinin beklenmemesi gerek- tiğini belirtiyorlar. öte yandan, interbank faizle- riyle birlikte yükselmeye başla- yan repo faizler; de dövize olan talebi daralttı. Dünkü repo iş- lemlerinde 15 günlük faiz yüz- de 80'e kadar yükseldi. Kasala- rındaki kısa vadeli atıl nakitleri dövizle değerlendiren şirketler de repo işlemi yapmaya başladı- lar. Bu arada repo talebinin yük- selmesi üzerine bankaiara da kı- sa vadede yüksek kâr olanağı çıktı ve yüzde 75-80 faiz ile 10-15 günlük para satın alan bankalar bu fonlan yüzde 105-110 faizle interbank piyasasında değerlen- direrek net yüzde 30 kâr etme olanağına sahip oldular. 3595 Kur makası kapandı 3260 Borsa Efe'yi tarüşıyorEkonomi Servisi — Borsa, Efe'nin ban- rine telefon açtığında. nüfuziıadan dolayı m a dı5ı icin basvurudan haberi olmadıfiını "spekülasyonlan" ve "içeridekilerin tkaretini" beraberinde getireceği savunulu- yor. Efe Özal'ın borsaya girmesinin "mahzurlu" olacağı görüşünü ortaya ko- yanlar, "Eğer bir lş Bankası'nın sermaye arttınmı Cumburbaşkanı'nın masasında dunıyorsa, bir Metaş'ın kurtanlmasına Cumhurbaşkanı karar verjyorsa, onun et- rafındakilerin borsada oynamaması gerekir" dediler. Yakınlan, "Cumhurbaşka- nı'nın nüfnzu" ile bir yandan yatınmcılan ve aracı üyeleri, öte yandan da kamu ve şir- ket yöneticilerini etkileyeceğine işaret eden borsanın eski yöneticilerinden biri, "Şimdi Efe bir kâğıdı almaya başladığında herkes onnn peşinden gidecek. Zaten koyun eğili- mi (baskalannın peşinden gitme) yaygm. Muhakkak bunda bir şey var diyerek onun hareketine uygon hareket edecekler. Gayet etkili bir spekiilasyon >-apabilirier. Borsa oyıınJanna kalkjşabilirler. Bunun için çok mahzurtudur" dedi. Adının acıklanmaması madığı için basvurudan haberi olmadığını söyledi. Tekbaş, aracı kurum ortağı olma- nın belli şartlan bulunduğunu ve bu şart- lara uyan herkesin aracı kurum ortağı ola- bileceğini söyledi. Tekbaş, onayın kurul ta- rafından verileceğini kaydetti. Tekbaş, Ekonomi Muhabirleri Derneği 1 nin toplantısında aynca Sermaye Piyasası Geliştirme Fonu kurulacağını apkladı. Tek- baş, borsa işlemlerinden binde bire kadar kesinti yapılarak oluşturulacak fonun ay- nca, Menkul Kıymet İanzim Fonu'nun mal varlığını da devralacağını söyledi. Ekonomi Servisi — Borsa, Efe'nin ban- rine telefon açtığında. nüfuzuadan dolayı kerlığjni tartışıyor. Efe Özal'ın araa kurum bütün bilgileri, heniiz kamuoyunun bilme- olarak borsaya girmesinin digi bilgileri öğrenebilir. Bu da iceriden ög- renenlerin ticacetine (insider trading) girer. Ve Batı borsalarında biiyük suçlur. Bizde de yasaklanacak, ama hisseler hamiline ol- duğundan ve saklama olayı getişmediğinden nygulamaya konamayacak. Bunun için mahzuriudur." Borsanın fazla işlem yapan tanınmış bir araa üyesi de "Cumhurbaşkaıu'nın yakını diye kanunlarda bir engel yok. Ama bu gi- bi şeyler her zaman kanunlara konmuyor. Alışkanfıklaria. uluslano demokrasi küllii- IÜ ile birlikte geliyor. Bir aracı üye olarak Borsa Bankerleri Derneği Başkanı Zeki Efe ile esit kosullarda rekabet edebilir mi- Döşlüoglu ise fonla birlikte aracı üyelerin yiz? Kamu kuruluslarının öteki kuruluşla- borsa kurtajı yanında bir de fona ödeme nn davranışı eşit olur mu" diye sordu. Baş- yapmak zorunda kalacaklannı belirtti. Ye- ka bir borsa bankeri ise "Önemli olan Efe^ ni çalışmaya başlayacak olan tahvil piyasası nin borsada oynamamasıdır. Eger ovnuyor- da dikkate alındığında binde bir kesinti top- sa bunu acıkça yapması ve herkes farafın- lamının yılda 500 milyar liraya varacağına dan bilinmesi daha iyidir" görüşünü orta- dikkati çeken Döşlüoglu, "Bu, çok yüksek ya koydu. D > r orandır. Üstelik yerine geçeceğini belir- Bu arada, Efe özal'ın Salahsun Heki- tilen Menkul Kıymet Tanzim Fonu kesinti- moğlu Menkul Kiymetler A.Ş.'ye ortaklığı si, İMKfi faaliyete gectiği 1986 yılında, pi- Sermaye Piyasası Kurulu'nun onayını bek- yasanın geiişmesini sağlamak amaayla SPK kaydıyla konuşan eski yönetici, "Bir de bor- liyor. SPK Başkanı Mehmet Şükrii Tekbaş, tarafmdan kaldırılmış. Oran yüz binde bir sada işlem gören şirkeüerden herhangi bi- cuma günü ve önceki gün Ankara'da bulun- g>bi küçiiltiilmeli" *<**'dedi. Otomobilde zaııı dönemiESİN SUNGUR Körfez mahmurluğunu atma- ya başlayan piyasalar zamla açı- hyor. Yeni toplusözleşmelerin yarattığı maliyet artışını fiyatla- rına yansıtmaya başlayan yerli üreticilerden sonra otomobil it- halatçılan da zam hazırlığına başladı. Fabrikalarda aralık ayında başlayan grev nedeniy'e yeni yı- lın ilk ayında üretim yapamayan yerli otomobil imalatçıları, gre- vin bitmesinden sonra da piya- salardaki durgunlukla karşılaş- tılar. Körfez savaşının yarattığı psikolojik baskı ile otomobil ta- lebinin durma noktasına gelme- si üreticilerin, yeni toplusözleş- melerle artan maliyetlerini tüke- ticiye yansıtmasmı engelledi. Şubat ayı başından beri normal üretim düzenine giren yerli sa- nayiciler bir aylık bir bekleme süresinden sonra zam kararlan- nı aldjlar. Tofaş önceki gün ürettiği oto- mobillerin fıyatlannı yüzde 6 ile Otomobil fiyatları (KDV dahil TL.) YERLİ 9Mkg'akate Serçe (1.3) Şahin (1.6) 950-1200 kg. »rası Kartal (1.6) Kartal L (1.6) Dofian L (1.6) Tempra SX FordTaunus (1.6) GT Ford Taunus (2.0) GT Vectra (1.8) Veclra (2.0) 20.118.000 29.094.000 31893.000 36.885.000 35.412.000 45.687.000 37.596.000 44 594 400 57.918.000 65.530.000 YABANd Opel-Kadeît (1.6) Lada-Samara (1.5) Honda-Civic-Sedam (1.4) Peugeot 205 Junior Peugeot 205GT Mazda-Sedan 4 (1.6 cc) Opd Omega (2.0) Lada Niva (1.5) Honda İntegra (1.8) Honda Acort (2.0) Mazda 3 23 Hatcback (1.6) Mazda 6 26 Seden (2.0) Peugeot 309 SX (1.6) Peugeot 405 GL (1.6) Peugeot 405 SRI 53.817.000 22.440.000 50.952.00 42.000.000 62.000 000 44.979.900 78.840.000 34.033.000 71.676.000 81.048.000 52.054.000 58.889.000 69.000.000 65.280.000 98.560.000 yüzde 10 arasında arttırdığını açıklarken Oyak-Renault Yöne- tim Kurulu da dün zam konu- sunda toplantı yaptı. Opel- Vectra'lann üreticisi General Motors'un 7 ocakta fiyat ayar- laması yapıldığı için yeni bir zam düşünmedikleri bildirilir- ken Otosan'ın 15 marta kadar toplu tatilde olduğu hatırlatıla- rak Ford Taunus'ların fıyatla- nnda değişiklik olmayacağı be- lirtiliyor. Yerli otomobil üreticilerinden sonra otomobil ithalatcıları da yeni satış fiyatlarını belirleme- ye başladı. Ithalatta geçen yıl yaşanan parlak gelişmelerden sonra yeni yıla Körfez savaşının yarattığı durgunluk içinde gir- diklerini hatırlatan Çelik Mo- tor'un yetkilileri, satışlann dur- gun olmasına karşılık maliyet- lerin, kur farklan nedeniyle art- tığını belirterek ithal ettikleri Lada ve Hondâ'ların 11 mart- tan itibaren yeni fiyatlarla satı- lacağını bildirdiler. "Zam ora- nı konusunda şu anda bir şey söyleyemeyiz" diyen yetkililer, bugüne kadar zaranna satış ya- pan firmalann piyasadaki can- lanmaya bağlı olarak maliyetle- rini fiyatlara yansıtmaya başla- yacağını sözlerine eklediler. Bu arada yerli otomobillere ya- pılan son zamlardan sonra ithal ve yerli otomobiller arasındaki fiyat makasının daha da kapan- dığını gösterdi. Özellikle bazı Japon otomobilleri ile Doğu Avrupa otomobillerinin KDV dahil fatura fiyatlan, benzer teknik özellikleri olan yerli oto- mobillerin fıyatlanna yaklaştı. "Geleceğin Sigortası" Primlerinizi Yatırmayı Unutmayınız! ANADOLU HAYAT Genel Müdürlük: Ankara Cad. No: 221 34430 Sirkeci / İST. Tel: 511 42 80 Fax: 520 94 55 nT)'dan tüketiciyi korıııııa kampanyası İSTANBUL (AA) — Istanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Tom- bak, tüketicinin korunmasına yönelik faahyetleri arttıracakla- nnı söyledi. Tombak, tstanbul'da yaptığı açıklamada, "15 Mart Dünya Tiiketici Günü" dolayısıyla Oda'nın yoğun bir çalışma içi- ne girdiğini beürterek tüketicinin korunmasına yönelik kam panya hazırladıklannı bildirdi. ITO'nun tüketicinin korunması- na yönelik faaliyetlerini bu yıl da sürdüreceğini hatırlatan Tombak, "Özellikle Dünya Ti- caret Günü'ne rastlavan hafta boyunca, hatta mart ayı süresin- ce, tüketicinin konınmasına yö- nelik faaliyetlerimizi daha da yogunlaştırma kararı aldık" dedi. Tüketicinin bilinçlendirilme- si amacıyla geçen yıl "Tüketici Rehberi" isimli broşür hazırlat- tıklannı kaydeden Tombak, bro- şürün kamuoyuna duyurulabil- mesi amacıyla 60 saniyelik bir tanıtım filminin de mart ayı bo- yunca televizyonda yayımlana- cağmı söyledi. Tüketici Rehberi'nin kendile- riyle işbirliği yapan gazetelerin eki olarak kamuoyuna ulaştırı- lacağım bildiren Tombak, genç- lerin konuya ilgisini çekmek amacıyla üniversite öğrencileri arasında "tüketicinin konınma- sında işletmeJerin rolü" konulu ödüllü bir yarışma açtıklannı, sonuçların 15 mart tarihinde açıklanacağıru anlattı. Tombak, liselerde de aynı amaçla konfe- ranslar düzenleneceğini sözleri- ne ekledi. T Ü K E T İ C İ G O Z U Y L E MERAL TAMER Satışla başlayan dostlukBu haftaki yazımızın başlığını, Ankara'dan yazan okurumuz Mustafa Nuri Güler'in mek- tubundan aldık: SATIŞLA BAŞLAYAN DOST- LUK. Aslında ekmekten otomobile, iğneden ip- liğe, giysiden ayakkabıya satın aldığımız her malda tüketicinin firmayla ilişkisinin malı sa- tın aldıktan sonra başlaması gerekir. Çünkü diyelim ki Ülker ya da An marka bir paket bisküvi aldık. Eğer o aldığımız büsküviden memnun kalırsak yine aynı markay alırız. Kalmazsak başkasına yöneliriz. Bunun gibi bir ayakkabı satın aldığımızda da eğer o ayak- kabıdan memnun kalırsak ya da bir sorunu- muz olduğunda dükkândan ilgi gdrüp zara- ra uğramazsak o ayakkabının müşterisi olma- ya devam ederiz. Ne var ki toplumumuzda büyük bir kesim "satış sonrası hizmet"i sadece dayanıklı tü- ketim malı satıcılarmdan, beyaz eşyacılardan kahverengi eşya üreticilerinden bekfiyor. Çün- kü bu mallar çok para verilerek alınıyor ve aynca bu mallar bozulduğunda servis örgüt- leri var. Karşımızda muhatap olduğu için on- ların verdiği hizmet doğal sayılıyor. Satışla başlayan dostlukla ilgili olarak bu hafta 2 örnek vermek istiyoruz. İlki Ankara1 dan yazan Mustafa Nuri Güler'den: "Benim burada ga- zeteniz aracılığıyla ak- tarmak istediğim, artık toplumumuzda da "satışla başlayan dostluk"farın oluş- maya başladığının şir- ketlerimizin bugünü değil, yarını kurtarma- ya çalışan kadroları kurmaya başladıklan- nın müjdesini vermek- tedir. Bir yıl kadar önce TELETEKNİK Ankara temsilciliğinden bir adet PC bilgisayar al- dım. Bilgisayarı alır- ken TELETEKNİK Ankara Bayiler Satış Mü- dürü Osman Ambaroğlu, "Burası sizin. Di- lediğiniz an ve günde bizi arayabilir, bilgi- sayarla ilgili çözemediğiniz sorununuzu danışabilirsiniz. Burada size her zaman cevap verebilecek bir elemanımız vardır" demişti. Allah biliyor ya içimden "Bu yardım ben bu kapıdan çıkar çıkmaz bitecek" di- ye düşünmüştüm. Fakat yanıkjığımı kısa süredeanladım. Ben bilgisayar kurslanna gitmeye hazırlanırken evdeki bilgisayarımla oynamadan da dura- madım. Doğal ki ne yapacağımı, ne komut vereceğimi bilemedigim için bilgisayarımla birbirimize bakınırken Osman Bey'in sözü ak- lıma geidi. "Ne kaybederim ki" diye düşü- nüp telefonu çevirdim. Bana satış temsilcisi Nurkan Dündar'ı bağladılar. Biraz sonra Sa- yın Dündar bana telefonla komutlan aktar- maya başlamıştı. O zaman madem ki böyle bir danışmanlık hizmeti veriliyordu, kursa git- meme ne gerek vardı? Sayın Dündar bana gercekten de inatçı bir sabıria bilgisayar komutlan anlatmaya bas- lamıştı. İnanın bugün ben kendi has dostla- rıma aynı sabrı gösteremiyorum. Bir süre sonra danışmanlığıma satış mühendisi Se- mih Alpyürek de katıldı. O da aynı inatçı sa- bıria benim bıktırıcı sorularıma telefonda ce- vap verai. Bugün bilgisayarım konusunda işime ya- rayacak bilgilerte donanmış durumdayım. Bunu hiç kuşkusuz bu değerli insanlara borç- luyum. Bu insanlann gidiş-gelişlerinden edin- diğim izlenime göre aynı tavır ayırım yapl- maksızın her müşteriye gösteriliyor. Kendile- rine teşekkür ediyorum." İkinci örneğimizde ise İstanbul'dan yazan Fulya-Fikret Uluğ adlı okuriarımızın, satın aJ- dıkları bir teflon kaşık öyküşü var. Okuria- rımız "canım bir kaşık için uğraşmaya değmez" demeyip sorumlu ve bilinçli tüke- tici olarak kendi üstlerine düşenin tümünü yaprruşlar. Önce ellerindekı paslanan teflon kaşığı, satın aldıkları mağazadan değiştir- mek istemişler. Satıcı "olmaz" deyince it- halatçı firma olan ATEKS'in adresini alarak kaşığı oradan değiştirmeyi başar- mışlar. Ancak bunun- la da yetinmeyip itha- latçıdan üretici firma- nın adresini alarak oraya kadar yazmışlar, paslanan kaşığı ince- lenmesi için Ingiltere1 ye yollamışlar. Ingilte- re'deki üretici firma PRESTİGE bu mek- tup üzerine okurtarı- mıza hem teşekkür, hem de özür dileyen bir mektup yazmış, ay- nı zamanda da 2 teflon kaşık göndermiş. Bu arada okurlarımız, paslanan bir teflon kaşık yerine 3 teflon kaşık sahibi birden olurken ta- bıi asıl önemlisı ingiltereden gelen mektup. PRESTİGE firmasının İngilizce mektubunu şöyle özetleyebiliriz: "İade ettiğiniz kaşığın paslanma oranı gercekten de normal değil. Gönderdiğiniz kaşığı dikkatle inceliyor ve bu kaşık saye- sinde üretimimizi geliştirmek yönünde bir- şeyler öğreneceğimizi umuyoruz. Mutfak eşyalarının krom kaplı dış yüzeylerinin pasianmaması için çeşitli testler yaptığh- mız halde çok seyrek de olsa bu tür şlka- yetler geliyor. Bunun size rastlamasına gercekten üzgünüz." T Ü K E T İ C İ N İ N S E S I Karaca'mn kazağıİstanbul'a gittiğimde Beyoğ- lu'ndaki Pertaş mağazasından 23 Ağustos 1990 günü bir ba- yan kazağı aldım. Tam 2 gün sonra kazağın özürlü olduğu- nu' fark ettim ve hemen kale- mi kâğıdı alıp kazağın üretici- si Karaca firmasının istanbul 1 daki adresine mektup yazdım. Bu adresten gelen cevapta ka- zağı PTT'yle İstanbul'a gönde- rebileceğim ya da İzmir'deki satış mağazalanna teslim edebileceğim yazılıydı. Bunun üzerine kazağı 205.1990 günü Karaca'mn İzmir'deki satış mağazasına bıraktım. Kara- ca'ya da durumu yeniden mektupla bildirdim. Karaca benim gözümde güvenilir bir firmaydı ve bu fırmadan ken- di çabam ve yazışmamla so- nuç alabileceğimi umuyor- dum. Bir süre daha bekledim ve size yazmaya ka- rar verdim. Bana yardımcı olur musunuz? Vtecdi Aksu/İZMİR ^Jkurumuzun mektubu üzerine arkadaşlanmız Karaca firmasıyla bağlantı kurdular. Anlaşılan İstanbul'la İzmir arasında kopukluk olmuş. İzmir Karaca Mağazası'nın Müdürü Sema Menteşoğlu "Okurunuz işi resmi yollardan çözmeye kalkmış. İstanbul'dan cevap bekleyeceğine, sonuç ne oldu, diye bizim mağazaya uğrasaydı kendisine yardımcı olurduk. Yine de hemen gelsin" dedi. Okurumuzla yeniden irtibat kurduk ve İzmir'deki Karaca mağazasına giderek iade ettiği özürlü kazağın yerine kendisine beğendiği yeni bir kazağın verilmesini sağladık. URETICIYE TEŞEKKOR Benzinin azizliği ra araba yine çalıştı, ancak 100 metre gidebildim. Cam Han'ın önünde trafiğin ortasın- da stop etti. Bu arada yol bo- yunca aynı benzinciden ben- zin almış ve yolda kalmış, ta- mirci arayan 3 arabaya daha rastladım. Fakat maalesef her- kes kendisinin o andaki soru- nunu çözmeye yöneldiğinden birbirimizden isim-adres falan almayı -ileride mahkemede ta- nıklık vs için- akıl edemedik. Neyse sonunda Renault ser- visinden bir usta getirttik ve arabayı Levent'teki servis is- tasyonuna çektirdik. Bu iş o gün ve onu takip eden günler- de büyük zaman, emek kaybı- na neden olduğu gibi yaklaşık 600 bin liral/k maddi zarara da uğradım. Ertesi gün Hürriyet gazetesinde "Sulu benzine mühür " başlığıyla yazılmış bir haberde söz konüsu benzin istasyonunun belediyece mü- hürlendiğini okudum. Bu ge- lişmeyı sevinçle karşıladım, ama benim zararımı kim kar- şılayacaktı? Benzinciye gidip bunu sormak istediğimde, "Sahibi yok" cevabını aldım. Bu durumda o istasyonun benzin pompasının 2-3 gün mühürlenmesi beni çok tatmin etmiyor. Ben ve benim gibi za- rara uğramış araba sahipleri- nin zararları ne olacak? \u konuyu Shell firması Halkla İlişkiler Sorumlusu Vecdi Kızıldemir'e aktardık. Kendisi Shell Satış Müdürü Erol Aydın'la görüştü ve Aydın tarafmdan bize verilen bilgide "Shell'in Genel Müdürlüğü'ne bu istasyonla ilgili şikâyetlerin daha önce de ulaştığı, bu nedenle de firma olarak bu istasyonu daha sık denetleme yoluna gittikleri" belirtildi. 5 şubat salı günü akşam üzeri bir iş randevusuna git- mek üzere çalışttğım yerden yola çıktım. Arabama bindi- ğimde benzin deposunun ışı- ğının yandığını fark ettim ve çoğu kez benzin aldığım Bar- baros Bulvan'ndaki Shell benzin istasyonunagittim. De- ppya 70 bin liralık normal ben- zin koydurduktan sonra alışve- rişimi belgeleyen faturayı da aldım. Fakat bir türlü arabayı çalıştırıp da oradan hareket edemedim. Etraftan gelen bir- kaç kişinin yardımıyla arabayı benzincinin yıkama-yağlama bölümüne ittik. O bölümdeki usta, benzin deposundan ge- len hortumları inceledi ve ben- zinin içinde çok miktarda su olduğunu, arabanın da bu yüzden çalışmadığını, çalışsa bile beni yine yolda bırakabi- leceğini söyledi. Bir süre son- e TİFFANY T0MATO üzmedi Osman bey'deki Tiffany Tomato mağazasından bir ayakkabı aldım. Sağ ayağı- nı denemiştim. Eve gelince sol ayağının olmadığını, çok sıktığını, hatta içine gi- rerken bile çok zorlandığı- nı gördüm. İnanamadım, geriye gotünnek konusun- da tereddüt ettim. Ama ayağıma olmayan ayakka- bının bana hiçbir yararı ol- madı. 4 gün sonra geri gö- türdüğümde benimle çok il- gilendiler. Ayakkabıda bir hata olduğunu söyleyerek mağazadan başka bir şey seçebileceğimi belirttiler. Ben de ayakkabı parasına karşılık bir etekle 2 çorap aldım. Serpil Turgut-İstanbul GİMAdeğiştirdi GİMA'nın Çiflehavuzlar şubesinden Arzum marka bir elektrikli soba almıştım. 2 hafta sonra soba yanmaz oldu. GİMA'ya geri götür- düm. Beyaz eşya bölümün- deki elemaniar çok anlayış gösterdiler ve tamir edip geri verdiler. Ancak kısa bir süre sonra soba yeniden yanmaz oldu. Ben de yine geri götürdüm. Tamir et- mek için uğraştılar. Bu ara- da ben bir-iki kez GİMA'ya gidip geldim. Sonunda tamir edilemeyeceğini an- layarak bana yeni bir soba verdiler. Ayseli Usluata- İstanbul LUCCİ üzmedi Bakırköy LUCCİ mağa- zasından aldığım lastikli ayakkabının taban lastiği kısa süre sonra açılmaya başladı. ilk kez götürdü- ğümde tabanını değiştirdi- ler. Ancak kısa bir süre son- ra tabanı yine aynı yerden açıldı. Yeniden tamir için götürdüğümde bana yeni bir ayakkabı vererek soru- numu çözdüler. LUCCİ'ye teşekkür. Ümit Yaşar Sayılan- İstanbul
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog