Bugünden 1930'a 5,408,607 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

30 MART 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 GenelMaden-Iş Sendikası, Sanyer'de kooperatif için 146 milyar liraya arsa aldı Sarıyer'e madeııci eviTartışma yarattı Genel Maden-Iş Sendikası'nm îstanbul Sarıyer'de 2 bin kişilik bir arsa alması ve 400 milyon liralık ödemenin, grev sırasmda toplanan yardım parasından ödenmesi, sendikanın içinde ve dışında çeşitli tartışmalar yarattı. Denizer savundu Genel Maden-İş Başkanı Şemsi Denizer, Sarıyer'deki kooperatif girişimini savunurken şunları söyledi: "Bu işten rahatsızlık duyanlar; işçinin cebinden parayı kendisine aktarmayı düşünenler, esnaf kesimi, Tara burada kalsın, dışarıya çıkmasın' düşüncesinde olanlar, çıkarcılar, başka bir şey değil." ALt DOĞAN ZONGULDAK — Genel Maden-İş Sendikası'nın İstan- bul Sanyer'de maden işçilerine yapı kooperatifî kurmak ama- cıyla 146 milyar lira değerinde arsa satın alması, bazı sendika yöneticileri ve işçiler arasında tartışmalara yol açtı. Koopera- tif arsası olarak Zonguldak ye- rine Istanbul'un seçilmesi, Zonguldak grevi sırasmda yar- dım amacıyla toplanan paradan 400 milyon liralık bölümün ar- sanın ilk ödemesinde kullanıl- ması tepkilere neden oldu. Geçen pazar yapılan 2. Olağa- nüstü Genel Kurul'da Genel Başkan Şemsi Denizer'in kabul edilmesini istemesine karşın, sendika aidatınm yuzde 1.5'dan yüzde 2'ye yükseltilmesine iliş- kin tüzük değişikliğinin redde- dilmesi, işçilerin sendika yönetimine kooperatif konu- sunda bir uyarısı olarak değer- lendirildi. İnşaatına bu yaz başlanması planlanan Sanyer'deki 2 bin ko- nutlu Zonguldak Maden Yapı Kooperatifi'ne üye olabilmek için işçilerin 31 Mart tarihine kadar 1 milyon lira, toplusözleş- me farklarının almmasmdan sonra da 2 milyon lira yatırma- ları isteniyor. Üye aidatınm ay- lık 600 bin lira olarak belirlendiği kooperatife yapılan başvuru sayısı ise 600'ün altın- da kaldı. Bazı yönetim kurulu üyeleri ve işçilerce geçen pazar günü gerçekleştirilen kurul top- lantısında da dile getirilen koo- peratife yönelik eleştiriler şu noktalarda toplanıyor: "— Eğer sornn isçiyi konut sahibi yapmak ise Istanbul'un Sanyer gibi lüks bir semti değil, Zonguldak ya da civan secil- meliydi. — Direniş sırasmda yardım olarak toplanan para greve ka- tılan işçilerin tümiıne aittir. Bu paranın 2 bin üyeli bir koope- ratif için kullanılması yanlıştır. — işçilerin ekonomik giicü böyle bir semtte inşa edilecek konutlar için aidat ödemeye yet- meyecek, daba başlangıçta iiye- lik haklannı devretmek zonında kalacaklardır. Bu durumda sen- dikanın harcadığı paradan işçi- ler degil, parasal gücii olan diger kesimler vararlanacaktır. — Kooperatif üyeiiğinin yüz- de 20'sinin işçilerden başka ki- şilere aynlması karan yanlıştır. Uenel kurulda, sendika aidat kesintisinin yüzde 2'ye yüksel- tilmesine ilişkin tuzük değişik- liği önerisi çoğunluk kararı ile Yarın yapılacak müzayedede 260 eser satışa sunulacak 80 milyon liralık zemzemlikKitap tutkunlan için Antoine Ignace Melling imzalı gravür albümü 70 milyon liralık açılış fîyatıyla yer alıyor müzayedede. Müzayede yarın The . Marmara Oteli'nin balo salonunda saat 13.30'da başlayacak. ASLI KAYABAL Maçka Mezat Antikacılık AŞ'nin düzenlediği ve yaklaşık 260 parça eserin satışa sunula- cağı müzayede yann The Mar- mara Oteli'nin balo salonunda saat I3.3O'da başlayacak. Müza- yedede, Birkökler Vakfı'nın 50 kadar eseri satışa sunulurken di- ğer parçalan, iki ailenin kolek- siyonundan çıkma eşyalar oluş- turuyor. Maçka Mezat yetküilerinden Bingiil Tezer'in aktardığına gö- re şubat ayında düzenlenmesi tasarlanan ancak Körfez krizi nedeniyle mart ayına ertelenen bu Riuzayedeyi 'Sakallı Ahmet' adıyla tanınan Ahmet Utkn yö- netecek. Eski eser merakhlarmı bir araya getirecek müzayedenin en pahaireseri 18. yüzyıldan kal- ma, gövdesi kakma tekniği ile stilize çiçek desenli bir 'Tombak Zemzemlik'. Eserin açılış fiyatı 80 milyon lira. Kitap tutkunlan için, Antoi- ne Ignace Melling imzalı "Voya- ge Pittoresque de Consiantinop- le et des Rives du Bosphore" ad- lı gravür albümü, 70 milyon li- ralık açılış fiyatı ile yer ahyor müzayedede. Sultan DU. SeHm'in mimarı Melling, lstanbul'a 1795'te gelmiş. Sanatçı Paris'e döndükten sonra Îstanbul be- timlemelerini bu albümde top- lamış. Kitabın hazırlık ve basım çahşmaları 14 yıl sürmüş. Bin- gül Tezer, "48 gravür içeren bu albüm 15 kilo ağırlığında. Ki- tap, gravür altyazılan yazılma- mış özel nushaİardan biri. Kita- bın girişinde III. Selim'in altın yaldızlı bir tuğrası ve gravür tek- niği ile basılmış bir resmi var. Girişteki mühür, albümün Fürs- tenberg Prensi'nin kütüphane- sinden çıktığmı gösteriyor" di- yor. Tezer'in aktardığına göre bu albümün bir benzeri Sothebys'in kasım 1989"da düzenlediği mü- zayedede 17 bin sterline (yakla- şık 110 milyon) satılmış. Bu müzayede de Istanbul'la ilgili 'belge' niteüğinde resim ça- hşmaları ve bu kentte aynı dö- nemde bulunmuş VVarnia Zar- zecki, Giovanni Brindesi, C Goebel. Lili D'Orfani ve Philipp Bello gibi oryantalist ressamla- rın tstanbul'u farkh açılardan yakalayan resimleri ağırhklı ola- rak yer alıyor. TOMBAK ZEMZEMLİK - Müzayedenin en pahah eseri, 18. yüzyıldan kalma bir 'Tombak Zemzemlik'. Açılış fiyatı 80 milyon lira. EROTtK REStMLER — Les Dames Galentes' adlı erotik resimlerie bezeli kitabın açılış fiyatı 600 bin lira. ttalyan ressam Leonardo de Mango'nun üç yılhk bir çahşma- sının Urünü 'Ziyaret' isimli pey- zaj çalışmasının açılış fiyatı 60 milyon lira. Demango'nun, Se- limiye'den İstanbul'u betimledi- ği bu tâblo tuval üzerine yağlı- boya bir çalışma. Osman Hamdi Bey'in 20.7 x 31.6 boyutlarmdaki 'Eyüp Sultan Mezarlığı' adlı tablosu- nun açılış fiyatı da 60 milyon li- ra. Bir diğer Osman Hamdi im- zalı tablo 50 milyon liralık açı- lış fiyatı ile yer ahyor müzayede de. 21.5x27 cm boyutlarmdaki •Rahle Önünde Kadın' adlı tab- lo, tuval üzerine yağlıboya ola- rak yapılmış. Halil Paşa'nın 1901 tarihli, 24x35 cm boyutlanndaki "Bey- lerbeyi Sırtlanndan Mesire" tab- losunun açılış fiyatı 50 milyon lira. Müzayedede 18. yüzyıl hattat- lanndan tbrahim AftTe ait ke- tebeli ve tarihli, özgün cildi için- deki Kuran-ı Kerim'in açılış fi- yatı 45 milyon lira olarak belir- lenmiş. Cetvel ve tezpihlerde 24 ayar altın kullanılmış. Müzayedede Edip Hakkı'nın Bayramlaşma' adlı tablosu 40 milyon lira, Nazmi Ziya'nın mu- kavva üzerine yağlıboya peyzaj çahşması 22 milyon lira, tbra- him Çalh'nın kontraplak üzeri- ne yağlıboya 'Emirgân Çınaral- ü'sı ve Hoca Ali Rıza'nın 'Çu- buklu Sırtlanndan Boğaz' pey- zajı 20 milyon liralık açılış fiya- tı ile yer alıyor. 'Les Dames Galentes' adlı erotik resimlerle bezeli kitabın açılış fiyatı ise 600 bin lira. 1948 Paris bâskılı kitap P. Becat imzalı. Resimler ise elle boyanmış. Kitap toplam üç adet basılmış. Müzayede kapsamında aynca Sami Yetik. Hayri Çizel, Rahi Aril, Naci Kalmukoglu, tzzet Ziya, İbrahim Safi, Cemal Tol- lu, Kadri Eşref Üren, Vecihi Be- reketoglu, Edip Hakkı Köseog- lu imzalı Türk ressamlann çalış- malanna, çeşitli hat ömekleri- ne, 19. yüzyıl sonu Iran halılan ile Birkökler Vakfı'nın tuğrah gümüş, mücevher, altın saatler, gümüş kemer, bardak ve çerçe- ve ile kilaphk ve elbise dolabı gi- bi çeşitli eşyalardan oluşan eser- leri de yer alacak. Bu müzayedede yaklaşık 50 parça eserinin satışa sunulaca- gı Birkökler Vakfı 1971'den ölen Samim Birkök'ün vasiyetiyle ge- çen yıl kurulmuştu. Ünye kökenli olan Birkökler, tersane işletme- ciliği ile ün yapmış bir aile. 1930'lu yıllarda Şişli Karakolu- nun yanında yer alan ve 'San Kösk' adıyla bilinen köşke yer- leşen Birkök ailesi kısa zaman- da burayı küçük bir müzeye çe- virmiş. Ailenin son üyesi Saim Birkök, manevi oğlunu öldür- dükten ve bir süre Bakırkoy Ruh ve Sinir Hastahkları Hastanesi'nde gözetim altında tutulduktan sonra 197L.yıhnda ölmüş. Birinci dereceden yakını olmayan Saim Birkök, ailesinin, tüm menkul ve gayri menkulle- rini, ölümünden sonra kurula- cak sağlık ve eğitim amaçlı bir vakfa devretmiş. Birkökler Vak- fı'nın San Köşk'te korunan an- tika niteliğindeki eşyalannm bü- yük bir bölümü daha önce Maç- ka Mezat'ın düzenlediği müza- yedelerde satışa sunuldu. 27 aydan berisüren Marmaris hayali ihracat davası karara bağlandı Hayali ihracatçı 22 saııığa hapisİZMİR (Cumhuriyet Ege Bü- rosu) — DGM'de yaklaşık 27 aydır süren 13'ü tutuklu 34 sa- nıklı 55 milyon dolarlık "Mar- maris Hayali thracat Davası" karara bağlandı. Sanıklardan 22'si 18 yıl 4 ay ile 4 yıl 7'şer ay ağır hapis cezasına çarptınldı. Bu davada yargılanan ve ara- larında Berber Yaşar lakaph, Yaşar Aktürk'le birlikte 12 sa- nık ise kanıt yetersizliğinden ak- landı. Mahkeme heyeti olayda yalancı tanıklık yaptıklan savıy- la iki kişi hakkında suç duyuru- sunda bulundu. Mahkeme Başkanı Metfaı Ço- ban'ın açıkladığı kararda olaya karıştıkları belirtilen gümrük memurları Ruhi Akalın ve Yıl- duım Güney 18'er yû 4'er ay ha- pis cezasına çarptırıldılar. Kararda, kuruluş oluşturarak gümrük kaçakçılığı suçu işledik- leri gerekçesiyle 1981 sayılı ya- sanm 45. maddesinin 27/1 ben- di gereğince diğer sanıklar, Ah- met Haşlaman, Ertan Sert, Ah- met Fatin Aşkın, Hilmi Eryel- kovan, Mitat Çeteğin, Ozkul Arkadaş, M. Muttalip Öker, Bedri Deniz Çiçek, Hüseyin Akın Yılmaz, Kemal Avni Sü- rel, Sabri Karaoğlu, Ersan Onar, Mehmet Ali Bingöl, Sü- kı Coşkun, Oya Demir, Mahir Yıldırım, Mustafa trsoy, Mus- tafa Necati Ercan, Necmettin Faruk Süer de 4'er yıl 2'şer ay ağır hapis cezasına çarptırıldı- lar. Mahkeme heyeti, duruşma- larda yalancı tanıklık yaptıkla- rı gerekçesiyle Ali Kaçar ile Er- Haydar Onay, H. Necmettin Yazıcı ve tutuklu Mustafa Ka- racalh'nın, mahkûmiyetlerine yeterli kanıt olmadığı gerekçe- siyle beraat etmelerine karar verildi. Kararlann açıklanmasından sonra bazı sanıklar salon dışma Sanıklardan 22'si 18 yıl 4 ay ile 4 yıl 7'şer ay ağır hapis cezasına çarptırıldılar. Aralarında "Berber Yaşar" lakaph Yaşar Aktürk'ün de bulunduğu 12 sanık ise kanıt yetersizliğinden beraat ettiler. Kararlann açıklanmasından sonra bazı sanıklar salon dışına çıkarken "Bizler içeride, asıl hayali ihracat yapanlar ise dışarıda ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.Bu mu adalet?"diyebağırdılar. leyman Sezai Yazır'ın 9'ar yıl 2'şer ay ağır hapis cezasına çarptırıldıkları kaydedildi. Hayali ihracat olayında sa- nıklara yardımcı oldukları, an- cak duruşmalarda olayın aydın- lanmasında önemli açıklamalar- da bulundukları belirtilen Hak- cument Kavaklı hakkında DGM Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Bu davada yargılanan sanıklardan Necdet L'lucan, Ya- şar Aktürk, Mehmet Öner. T. Özer Erim, Yakup Bayrakçı, Osman Hckimoğlu. Saltuk Ta- tu, Remzi Polat, Bedrettin Düz, çıkarken "Bizler içeride, asıl ha- yali ihracat yapanlar ise dışarı- da ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Bu mu adalet?" di- ye bağırdılar. Dava nasıl başladı? • Gümrük müfettişlerinin bir ihbar üzerine yaptığı denetimler sırasmda Marmaris Limanı'n- dan 18-19 Nisan 1986 tarihinde "Nazar R" adlı gemiyle yapılan 55 milyon dolarhk ihracatm ger- çek olmadığı belirlenmişti. • Olayla ilgili Izmir DGM Savahğı tarafından açılan dava- nın iddianamesinde, sanıklann düzenledikleri gümrük çıkış be- yannameleriyle mobilya, maki- ne aksamı ve yedek parçalan ih- raç etmiş gibi işlem yaptıklan, gerçekte ise malların büyük bir bölümünün gemiye yüklenme- diği öne sürülmüştü. • Sanıklann bu yolla vergi ia- desi, KDV iadesi ve ihracatı des- tekleme primi alarak devleti do- landırma ve haksız kazanç sağ- lama yoluna gittiklerı öne sürü- len iddianamede, "teşekkül oluşturarak gümrük kaçakçılığı suçu" işledikleri öne sürülmüş- tü. Olayla ilgili davaya 16 Ocak 1989'dan beri İzmir DGM'de devam edilmekteydi. reddedilince Genel Maden-İş Yönetim Kurulu ek bütçe öne- risini de geri çekti. Maden Ya- pı Kooperatifi'nin Sanyer Dereköy'de arsa satın almasına ve grevde toplanan yardım pa- rasının bir bölümünün ilk tak- sitte kullanılmasına muhalefet eden Genel Teşkilatlanma Sek- reteri Ali Akgün, Cumhuriyet muhabirinin sorulanm yanıtlar- ken yardım parasının 1 milyar 850 milyon lira dolayında oldu- ğunu, "Bu para üzerinde greve katılan tüm işçilerin hakkı bulundugunu" söyledi. Arsanın Malatyaspor Futbol Kulübü es- ki Başkanı Metin Çağlayan'dan aündığını kaydeden Akgün, ilk ödemenin grev yardım parasın- dan yapıldığını "sonradan" öğ- rendiğini söyledi. Akgün, "Sizce Sanyer'de konut yapıl- ması maden isçisinin yaranna degil mi" sorusuna, "Benim TTK'da çalışan iki oglum var, ikisi de kooperatife üye olmuyor" yanıtını verdi. Genel Maden-tş Genel Baş- kanı Şemsi Denizer, Cumhuri- yet muhabirinin konuyla ilgili sorulanm şöyle yanıtladı: "— Kooperatife kaç isçi üye- lik için başvuruda bulundu? DENtZER — Konuyu ilk ge- tirdiğimizde 8 bin dolayında müracaat vardı. Tabii biz para talebinde bulunduk. Henüz farklarını alamadılar. Şu anda 500-600 dolayında müracaat var. — Arazinin toplam malryeti ne kadar? DENİZER — 146 milyar li- ra. Bunlan niye yazıyorsunuz siz? Anlamadım ben bu işi... — Ne açıdan anlamadınız? DENtZER — Maliyeti kaç para? 6 ay vadeli, onları da yazın. — Başkan, tabii ki onlan da soracağım... DENİZER — Sipirlenmem şu yönden, sanki kontrol eder gibi yani. Ben bunlan zaten her yerde söylüyorum. 720 bin met- rekare arazi 146 milyar liraya al- tı yıl vadeli olarak alındı. — Genel kurulda sendika ai- datı kesintisinin yüzde 1.5'dan yüzde 2'ye çıkardmasına itiraz edeuler... DENtZER — Ederler. — Evet ama, itiraz edenler kooperatif konusnnu gündeme getirdiler. Aslında aidatın arttı- nlması ile kooperatif konusu arasında ilişki olmaması gerekir. DENtZER — Hiç alâkası yok. — Evet. Ama ba konu öne- rinin reddediliş nedeni olarak gündeme geldi. Belli bir rahat- sızlık mı var? DENİZER — Hiçbir rahat- sızlık yok. Rahatsızlık duyanlar belli. Çıkarcılar . — Kimler rahatsızlık dnyuyor? DENİZER — işçinin cebin- deki parayı kendisine aktarma- yı düşünenler, esnaf kesimi, 'Pa- ra burada kalsın, dışarıya çıkmasın' düşüncesinde olanlar, çıkarcılar, başka bir şey değil. — Bir eleştiri de işçilerin ai- dat] an ödeyemeyecekieri ve üve- lik haklannı isçi olmayanlara de\retmek zonında kalacaklan biçiminde. DENtZER — Ödeyemezse bırakır, çıkar gider. ödeyen ka- lır. Sonra neden devretmesin ki? Oradaki yerin değeri metrekare- si 1 milyon lira. Yansım satsan yansına inşaatı yaparsın. Bun- lar üretilen politikalar. — Bir başka eleştiri konusu da grev süresince toplanan yar- dımlardan 400 milyon liranın arsaya yatırılması... DENtZER — O da sendika- ya gelmiş para, sendikanın ka- sasındaki para. Kredi verilmiş- tir ya da kaparo olarak yatınl- mıştır. Sokakta bir sürü dediko- du var tabii, ben onlara mııha- tap değilim. — Ben sendikanın içinde, yö- netim kurulundaki bazı eleştiri- leri kastetmiştim. DENtZER — Onlar benim kamuoyuna açıklanmasını iste- mediğim şeyler. Gider kim ne söylerse söyler. Benim hiç öyle bir şeyim yok. Yoksa bilmem ne varmış gibi bir pozisyon yarat- manın anlamı yok. — Bir de inşaatın ihalesi ko- nusu var... DENtZER — Daha tapula- ma işiemi yapılmamış. Kapora vermişsin, anlaşmışsın adamla, önce tapu işlemini yapacaksın, ondan sonra da imarına baka- caksın. Ona göre ihaleye vere- ceksin. Ben yapacağım, var mı? Mehmet Ali Yılmaz (Trabzon- spor Kulübü Başkanı) yapacak. Mafya babası. Mehmet Ali Yıl- maz'a keşke verebilsem, onu da soyleyeyim, keşke alsa da ver- sem. Türkiye'de en çok nakti olan müteahhit!' Genel Maden-İş Başkanı De- nizer, genel kurulda yaptığı ko- nuşmada da kooperatifi savu- nurken, Sanyer'de konut yapıl- masına itiraz edenleri, "düzenin adamı" olmakla suçladı. Deni- zer, Ankara'da bin konutluk, Bodrum'da da 350 konutluk ko- operatif kurulması için arsa sağ- lamaya çahştıklannı söyledi. DUNYADA BUGUN ALİSİRMEN Haklı Bir Öneri Yankesicilerin pek bilinen, ama çoğu zaman avanaklann yine de yuttukları bir yöntemi vardır. Halkın kalabalıkça ol- duğu yerlerde, bunların yardakçıları ortaya atılırlar veya bir- birteriyte yalancıktan kavgaya tutuşurlar ya da bir başkası- nın yaptığı garıp harekete bağıra çağıra bakmaya ve herke- si de baktırmaya başlarlar. Amaç, dikkatteri başka noktaya çekmek sonra da, cüzdan- ları çarpmaktır. Bugün aynı yöntem politika sahnesinde uygulanıyor. Si- vil darbecilerin, yağdanlık denen yardakçıları ortaya fırlayıp dikkatleri Ordu'nun üzerinde yoğunlaştırarak elverişlı orta- mı hazırlamaya çalışıyorlar. Amaç sivil darbeyi gözden ka- çırmak, rahatça pekiştirilmesini sağlamaktır. Onlara kanan avanaklar da, geçmişteki acı oiayların da etkisiyle, kendilerine övgüler düzüyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin halka açılma ve saydamiaşma girişiminde bu oyunu boşa çıkarma ereğinin de bulundugu- nu sanınm. Özellikle, 12 Eylül dönemini izleyen yıllarda, böyle birgi- rişime gerek vardı. Bu yüzden, orduyu saydamlaştmp halka açma girişimini başlatanları kutlamak gerekir. Yeni adımın aynı zamanda silahlı kuvvetlerin demokrasi içindeki yerini oluşturmaya da yönelik olduğu söylenebilir. Yönelişin başarısının, girişimin içtenliğine olduğu kadar, sivillerin sivil çözüm üretmekiekı becerilerine de bağlı oldu- ğunu unutmamak gerek. Burada her yenilik hareketinde olduğu gibi, açılmanın yeni istemleri gündeme getirmesi de kaçınılmazdır. Bu tür istek- lerte karşılaşıldığında, şasırmamak, onları iyi değerlendirmek gerekir. Nitekim Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Baş- kanı Bahartin Yücel önceki gün "Orduya ait dinlenme tesis- lerinin halka açılmasını" istemiştir. TÜRSAB Başkanı'nın is- temi, haklı ekonomik nedenlere dayanmakta ve yalnızca Si- lahlı Kuvvetler'e ait tesisleri değil, tüm kamu kuruluşlannın benzer nitelikteki yerlerini de içermektedir. Gerçekten de, 200 bin yatak kapasitesinin yarı yarıya kul- lanımı, ekonomik açıdan büyük yük oluşturmaktadır. Bura- daki ucuz hizmetin ise yurttaşm cebinden çıktığı da ayrı bir gerçektir. Bahattin Yücel, dünyanın başka ülkelerinde örneği görül- meyen bu uygulamaya bir son verilmesini, bu atılımda da Ordu'nun öncülük etmesini istiyor. Bu arada, kamu kuruluşları ve silahlı kuvvetlerde çalışan- lara ucuz tatil yaptırrnanın yaranndan, zaten düşük olan üc- retlerin getirdıği yoksunluğun, bu yolla giderilmekte otduğun- dan söz edilebılir. Gerekçe, Türkiye'nin koşulları da, göz önünde bulundu- rulduğunda hiç de yabana atılacak nitelikte değil. Ancak, bu işletmelerden elde edilecek gelirle, söz konusu kışilere tatil olanakian sağlanabilecegi gibi, yine aynı tesisierde, kurum- ların üyelerine indırim de yapılabilir. Kısacası, düşük gelirli devlet göreviilerine tatil olanağı sağlayacak başka çözüm- ler bulunabilir. Öneri yalnız ekonomik açıdan değil, psikolojik olarak da yarar saglayacaktır. Kabul etmek gerekir ki, en güzel kıyılardaki "eğitim tesisleri" halk ile ordu arasında bir psikolojik aynlık yarat- maktadır. Sivillerin de, askerler ile birlikte bu tesislerden yararlana- bilmeleri aynlık gayrıhk duygusunu glderecektir. Hemen beJirtmeliyim ki, burada kişisel bir ıstek söz konu- *su değil. Bendeniz 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde bu te- sisierde değilse bile, başka yerlerde, değişik koşullarda da olsa, sivil olmayanlara iç içe yaşamak olanağını buldum. Yalnızca kendi deneyimime dayanarak, özellikle 12 Mart döneminde, karavanaların fena olmadığını, servisin de ya- bana atılmayacak bir kaliteyi tutturduğunu söyleyebilirim. Sivil savaş ve onu izleyen Franco döneminde İspanya'da halk ile ordu arasında beliren kopukluğun, demokrasiye dö- nüşte giderilmesinde askerlerin siviller ile iç içe yaşatılma- lan karan büyük yarariar sağlamıştır. Gerçekten şu anda İspanya'da subayların ne ayrı lojman- ları ne ayrı lokalleri ne de ayrı dinlenme yerleri vardır. Bura- ların kapatılmasının subayların bütçesıne getireceğı yükü, devlet maaşları arttırarak, tazminat ödeyerek karşılamakta- dtr. Aynı uygulamanın Türkiye'de de yürürlüğe konması, hal- ka açılma eylemini tamarrdayıcı bir öğe olarak yarar sagla- yacaktır. Unutmayalım ki, cumhuriyetin temelinde harcı bulunan Kurtuluş Savaşı subaylarının da böyle tesisleri yoktu. Onlar bizlerie bir arada yaşarlardı. • ktanbul\la 3 patlama tsunbul Haber Servlsl — Son haftalard^ hemen her ak- şam "terör eylemleri"ne sahne olan Istanbul'da dün gece de bombalar patladı. Gümüşsu- yu'ndaki iki holding binası ile Ümraniye'deki bir banka şube- sine atılan bombalar maddi ha- sara yol açtı. Patlamalardan ilki dün gece saat 21.10 sıraJannda Gümüş- suyu'nda meydana geldi. Şahin Holding şirketler grubunun bu- lunduğu Tümşah Han'ın giri- şine yerleştirilen ses bombası- nın patlaması sonucu, binanın camlan kırıldı ve maddi hasar meydana geldi. Çevreden de duyulan ve pa- niğe yol açan patlamadan yak- laşık 15 dakika sonra ikinci patlama oldu. 21.25 sıralann- da bu kez yine Gümüşsuyu'nda bulunan Batı Sigorta A.Ş. bi- nasmm zemin katındaki Rabak Elektrolitik Bakır ve Mamülleri A.Ş.'nin girişine yerleştirilen bomba patladı. Patlama sonu- cu binanın camlan kırıldı. Patlamalardan sonra olay yerine gelen güvenlik güçleri in- celeme yaparak bomba parça- larını topladılar. Patlamaların _ sonımluluğunu üstlenen olma- du Ümraniye'de patlama Saat 22.50 sıralannda da Ümraniye'deki Yapı Kredi Bankası Şubesi'ne molotoi kokteyli atıldı. Banka şubesin- de maddi hasar meydana gel- ii. Eminönü'nde deri mağazasına baskın Emekli polisi öldtirdülertstanbul Haber Servisi — Îs- tanbul Eminönü'nde deri ma- ğazasını basan silahlı dört ki- şi, emekli bir polisi öldürdü. Saldırının alacak - verecek yü- zünden kaynaklandığı, siyasi yönünün bulunmadığı öne sü- rüldü. Görgü tanıkları ve polis yet- küilerinden edinilen bilgiye gö- re, Eminönü Anadolu Han'da- ki Salva Taragona'ya ait Best Deri'ye gelen silahlı dort kişi, içerde bulunan Tarogana, işye- ri koruma gorevlisi emekli baş- komiser Fikret Mercimek ve Eminönü Emniyet Amirliği )n- faz Bölümü'nde görevli polis memuru t»ule>man luğcu ile bir süre tartıştılar. 4 kişinin silahlannı çekip' rçerdekileri etkisiz hale getir- mek istemeleri üzerine boğuş- ma başladı. Sanıklar, emekli polis Fikret Mercimek'i silahla yaralarken, Süleyman Tuğcu- nun da kafasına tabanca kab- zasıyla vurdular. Kimliği henüz belirsiz 4 sal- dırgan, hızla Best Deri mağaza- sından dısanya çıkarak kaçtılar. Ağır yaralanan Fikret Merci- mek ise Îstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kal- dırılırken yolda yaşamını yitir- di. Tuğcu ise ayakta tedavi edil- dikten sonra taburcu edildi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog