Bugünden 1930'a 5,418,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

29 MART 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/11 De Michelis TahranVla • TAHRAN (AA) — Tahran'da bulunan Italya Dışişleri Bakanı Gianni De Michelis'in, Lübnan'daki Batılı rehinelerin serbest bırakılmalan için lranlı liderlerden yardım isteyeceği bildirildi. De Michelis, Iran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ile bugün yapacağı görüşme öncesinde, Iran yanlısı gruplar tarafından rehin tutulduğu sanılan 12 Batılı rehinenin serbest bırakılması için yardım isteyeceğini söyledi. Italya Dışişleri Bakanı, geçen pazar günü Washington'da Başkan Bush ile yaptığı görüşmeden, ABD'nin Iran'la normal diyaloğu başlatmaya hevesli olduğu izlenimini edindiğini belirtti. Arap-Israil diyaloğu • NEW YORK (AA) — ABD'nin, Washington ve Moskova'nın ev sahiplikleri altında Ortadoğu banş görüşmelerinin başlatılmasını öngören bir plan üzerinde çalıştığı bildirildi. New York Times'ın, adlannı açıklamadığı Batılı ve Ortadoğulu diplomatik kaynaklara dayanarak dün verdiği habere göre görüşmelerın başlaması halinde Araplar ile îsrail doğrudan temaslarda bulunacaklar. Plana göre ABD ve SSCB, törensel nitelikli ilk toplantılara ev sahipliği yaparak Îsrail, Filistin temsilcileri, Mısır, Ürdün ve 6 Körfez ülkesinin (Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Umman, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri) bir araya gelmesini sağlayacak, katılımı daha güç görünen Suriye'nin de toplantılarda yer almasına çalışacaklar. BM, İsrail'i kınadı • BtRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) — BM Güvenlik Konseyi, Îsrail hükümetinin 4 Filistinliyi sınır dışı etme kararını kınadı. Konsey Başkanı Avusturya Temsilcisi Peter Hohenfeller tarafından okunan Konsey açıklamasında olay "ciddi bir durum" olarak nitelendirildi ve İsrail, sınır dışı etme kararını geri almaya, sınır dışı edilenlerin güvenli bir biçimde geri dönmelerini sağlamaya davet edildi. Konsey, Israil'in bu hareketinin, BM kararlarını olduğu gibi savaş zamanında sivillerin durumunu düzenleyen 4. Cenevre Sözleşmesi'ni de ihlal ettiğini duyurdu. Arnett: Saddam beni yaııılttı • NEW YORK (AA) — Körfez savaşının yıldızı, CNN muhabiri Peter Arnett, Saddam Hüseyin'i yanlış değerlendirdiğini söyledi. Arnett, bir televizyon programında, kendisiyle mulakat yaptığı Irak Devlet Başkanı'nın "zeki, bilgili ve yetenekli bir insan olduğu izlenimini edindiğini", ancak şimdi düşünduğünde bu kanısının mubtemelen yanlış olduğunu sandığını belirtti. Arnett, aynı programda, Irak'tan geçtiği haberlerin Müttefik Başkomutanı Norman Schwarzkopf tarafından eleştirilmesinin kendisini şaşırtmadığını, çünkü Vietnam Savaşı'ndan tanıdığı generalin o zamandan beri basından şikâyetçi olduğunu söyledi. Afganistan'da çatışma: 74 ölti • İSLAMABAD (AA) — Afganistan'ın doğusundaki Host kenti çevresinde mücahitlere ait mevzilere karşı hükümet kuvvetlerinin önceki gün başlattığı saldında 74 mücahidin öldürüldüğü, 100'ünün de yaralandığı bildirildi. Kabil Radyosu, direnişçilerin safında bulunan Pakistanlı bir danışmanın da saldında öldürüldüğünü belirtti. Mücahitler, Host çevresindeki mevzilerine karşı hükümet kuvvetlerinin salı günü düzenlediği karşı saldırınm püskürtüldüğünü bildirmişlerdi. Afgan yöneticileri, çatışmalann basından beri, Pakistan'ı direnişçilere yardım etmekle suçluyor ve BM'den bölgeye gözlemci göndermesini istiyorlar. Peşaver'de üslenen geçici Afgan hükümetinin organı Midia ajansı, Afgan mücahitlerinin Host'un çevresindeki "Tüm stratejik noktaların" kontrolunü ele geçirdiğini duyurdu. Bağdat Televizyonu Kerkük'ün düştüğünü iddia etti Irak kuzeye yüklenîyorIrak'ta Saddam'a bağlı birlikler, kuzeydeki Kürt isyancılara yönelik büyük bir operasyon başlattı. Kerkük ve Duhok'un isyancılann elinden geri alındığı öne sürüldü. Irak'ta yayımlanan bir gazete de Duhok'un Kürt isyancılardan geri alındığını öne sürdü. BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ise Irak'ta ateşkes ilanının şartlannı belirleyen karar tasa- nsı üzerinde dün anlaşmaya var- dı. Dış Haberler Senisi — Irak'- ta Saddam Hüseyin'e bağlı as- keri birlikler kuzeydeki Kürt is- yancılara yönelik büyük bir operasyon başlattı. Bağdat Rad- yosu Kerkük'ün isyancılann elinden geri alındığını duyurdu. BBC'nin haberine göre ülkenin iki numaralı adamı tzzet tbra- him de haberi doğrularken, Irak televizyonunun bölgenin Sad- dam'a bağlı birliklerin eline geç- tiğini görüntülediği bildirildi. Güney.Irak'taki Şii ayaklan- masını bastıran Saddam Hüse- yin'e bağlı birliklerin kuzeye yö- nelerek Kürt isyancılann elinde bulunan Kerkük ve Duhok'u ele geçirdikleri öne sürüldü ancak bu haberler isyancı liderler ta- rafından yalanlandı. Kürt lider- ler Kerkük'ün napalm ve fosfor bombalanyla dövüldüğünü, an- cak direnişin sürdüğünü duyur- dular. Güney Irak'tan kaçarak müt- tefik güçlere teslim olan iki Irak- lı Cumhuriyet Muhafızı ise Sad- dam'a bağlı birliklerin Basra kentine iki Scud 'füze rampası yerleştirdiklerini öne sürdü. Kürdistan Demokratik Parti- si Mesut Barzani "Kuveyt'i kur- lardıklarını öne süren çokulus- lu koalisyon ve Amerikalılann, sivil irakİılan katletmeye devam etmesi için Saddam Hüseyin'e yeşil ışık vaktıklarını" öne sürdü. Barzani,. AFP'ye yaptığı açık- lamada, Körfez'deki Amerikan kuvvetlerinin Başkomutanı Ge- neral Norman Schwarzkopfun, "Sadece Amerikan kuvvetleri için tehdit oluşturan Irak uçak- lannın düşiiriilmesi gerektigi" yolundaki demecini "utanç verici" bulduklannı kaydetti. Irak Kürdistan Cephesi, Sad- dam Hüseyin rejiminin sivil İrakİılan ve Kürtleri katletmesi- nin durdurulması ve Kürtlerle hükümet kuvvetleri arasında şiddetli çarpışmalara sahne olan Kuzey Irak'a insani yardım gön- derilmesi için uluslararası ko- GÜNEY IRAK rv ^ \> VM v\\AŞI — Irak'ın guneyinde kadınlar, bir su birikintisinin kenannda çamnfa yıkanaya çalışıyor lar. BM tarafından Irak'a yollanan yiyecek vardımının, muhaliflerin denetimindeki bölgelere nlaşmadığı bildirildi. (AFP) muoyuna ve Avrupa'ya çağrıda bulundu. Dün BM GüvenBk Konseyi1 nin beş daimi üyesi Irak'la ateş- kes ilanının koşullannı belirle- yen karar tasarısı üzerinde an- laşmaya vardılar. Karar tasansı, ilke olarak Konsey'in öteki üyelerine de su- nulacak, ancak gelecek hafta basından önce oylanamayacak. Karar tasansında öngörülen şartlar arasında, Irak'ın sahip olduğu bütün kimyasal, biyolo- jik ve nükleer silahlarla belirli bir menzil dışındaki balistik fü- zelerin imhası yer alıyor. Bağ- dat, terorizme başvurmayacak ve petrol ihracatından elde etti- ği gelirin belirli bir yüzdesini, sa- vaş zararlannı tazmin etmek için kurulacak fona aktarmayı kabul edecek. BM, 1963 yüında belirlediği şekilde Kuveyt-Irak sınınnın gü- venliğini sağlayacak ve bu sınır boyuna gözlemci yerleştirecek. İhlal durumunda, Güvenlik Konseyi'nin bunu önlemek için gerekli bütün önlemleri alma yetkisi olacak. Silajb kullanımı ise ancak Konsey'in yeni bir ka- rarı ile mümkün olabilecek. Independent'ın iddiası Ingiltere'nin önde gelen ııkir gazetelerinden Independent, BM'den Irak konusunda çıka- cak ateşkes anlaşmasında "Kürtlerin kaybedeceğini" yazdı. Gazetenin New York çıkışlı haberlerinde Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulması ihtima- linin tüm bölgede endişe yarat- tığı kaydedilerek, konunun ge- çen hafta sonunda Cumhurbaş- kanı Turgut Özal ile ABD Baş- kanı George Bush arasındaki buluşmada da "gündemin baş maddesi" olduğu savunuldu. SSCB lideriMihail Gorbaçov, |] sorularınıyanıtladv Birlikten aynlmak çılgınlıktırDış Haberler Senisi — Sov- yetler Birliği Devlet Başkanı Mi- hail Gorbaçov, birlik referandu- muna katılmayan cumhuriyetle- rin birlikten ayrılabileceklerine inanmıyor. Baltık cumhuriyet- lerinde sorunun politikacılann tutumundan kaynaklandığını, akademisyenlerin ve diğer üst düzey görevlilerın birlikle ilgili toplantılara katıldıklannı belir- tiyor. Der Spiegel'in sorularını yanıtlayan Gorbaçov, referan- duma kaülmayan cumhuriyetle- rin birlikten aynlma olasılıkla- ruıı "çılgınlık" olarak niteliyor. Sovyet lideri özgürlük, bağım- sızlık ve egemenliğin yalmzca yeni birlik içinde gerçekleştirile- bileceğini savunuyor. Mihail Gorbaçov'la yapılan söyleşiyi özetleyerek yayımlıyonız. — Sayın Başkan Birlik refe- randumundaki zaferden ötUrii sizi kutlayabilir miyiz? GORBAÇOV — Halkımm kutlayın. Büyük sorunlarla yük- lü. Bu zor ara dönemde halk ak- lını yitirmeyip değer ve ilkeleri- mize sadakatini ilan etti. Birlik çokuluslu devletimizin temeli. Tarihte ilk kez halka, egemen devletlerin yenilenmiş bir fede- rasyonu olarak birliği korumak isteyip istemediği soruldu. Halk buna evet dedi. — Yenüenen Birlik nasıl bir göriintü alacak? GORBAÇOV — Yeni Birlik sözleşmesinin bir tasansı hazır. Anayasada yazılı olduğu gibi egemen devletlerin bir birliğini oluşturmak için merkezi birlik devletinden hareket ettiğimizi biliyorsunuz. Yalnızca cumhu- riyetlerin çıkarlan ortak yöne- tUmeyi zorunlu kıldığında, ikti- dar ve yetkiler merkezde kala- cak. Haklann çoğu cumhuriyet- cumhuriyette yaşadıklarmı gö- zetmeksizin özgürce bu devasa devlette yerleştiler, 70 milyon vatandaş mensubu olduklan cumhuriyetin dışında yaşıyor, 30 milyon karma evlilik var. Pek çok sınır bağlayıcı devlet yasalanyla belirlenmiş bile de- gil- — Bu aedenle mi yeni birlik referandumunda çogunluk sağ- landı? etmek istediler. — Bu . anlamda iiç Baltık cumhuriyetinin Birlik'ten ayrıl- Riasının reel olanağı olmadığı- nı soyluyorsunuz. Birleşik Dev- letler'de geçen yiizyıl böylesine bir durum iç savaşa neden ol- muştu. Şimdi sizde Boris Yelt- sin'e ragmen bir iç savaş olma- yacaktır. Sizce aynlma yalmzca teoride mümkün, ama pratikte defiil mi? Sovyetler Birliği Başkanı Gorbaçov, o referanduma katılmayan cumhuriyetlerin, birlikten aynlmaları olasılığını "çılgınlık" olarak niteliyor. Referandumdaki zaferi, insanların, parçalanmanın bireylerin yaşamına karşı müdahale olacağını anlamalarına bağhyor. lere devrediliyor, bu temelden bir dönüşüm. — Aynlmak acı veriyor. GORBAÇOV — Aşhnda bu imkânsız, çılgınlık. Özgürlük, bağımsızlık ve egemenliği opti- mal olarak yalnızca yeni Birlik içinde gerçekleştirmek müm- kün. Bu halklar topluluğu yüz- yülar içinde ortaya çıktı ve kök- lü bir iş bölümü ve işbirliğine ulaştı. Demografiyi de göz önünde bulundurun: tnsanlar hangi GORBAÇOV — însanlar parçalanmanın tek tek bireyle- rin yaşamına müdahale oldnğu- nu hissettiler. Sağhklı bir kafa- ya sahip bir insan böyle düşü- nür. Isa bile bu toplumu bölme- yi başaramazdı. Tek tek cumhu- riyetlerin şu sırada birlikten ay- rılmasına karşıyım. Yerel Yük- sek Sovyet *in referanduma karşı çıktığı bazı cumhuriyetlerde bi- le pek çok insan katümaya ça- lıştı. Polisin engellemeye çalış- masına rağmen isteklerini ifade GORBAÇOV — Eğer bir cumhuriyet başka hiçbir anlama gelmeyecek şekilde yenilenen Birliğe katılmama, Birlik sözleş- mesini imzalamama isteğini di- le getirirse ve açıkça SSCB'den aynldığını ilan ederse, o zaman anayasadaki mekanizma hare- kete gececek. Bunun bir yasası ve belli bir zaman çerçevesi var. — Beşyü. GORBAÇOV — Baltık cum- huriyetiyle görüşmeleri sürdüre- cek üç hükümet komisyonu oluşturdum. Yakında bir araya gelecekler. İlgili işlemler yapıl- dı. Ama bu cumhuriyetler karar vermeden önce iyice düşünüp taşınmalıdır. — Bize karar vermişler gibi gozükü>or. GORBAÇOV — Hayır he- nüz karar vermediler. Ekonomi sorumluları eskiden olduğu gi- bi iş görüşmeleri için Moskova'- ya geliyorlar, 1991 yılının eko- nomik anlaşmalanna katılıyor- lar. Yiyecek madde prograrruna olduğu gibi fıyat oluşturma re- formuna da imza koydular. Baltıkh uzmanlar SSCB Bilim- ler Akademisi çerçevesinde ça- lışıyor ve Baltıkh aydınlar Sov- yet Kültür fonlanndaki faaliyet- lerini sürdürüyor. — Sovyef tarihçisi Alexey Ki- va'nın "totaliter bir rejimden demokrasiye geçilirken", "oto- riter bir aşamanın" kaçımlmaz olduğu görüşüne katılıyor mu- sunuz? GORBAÇOV — Bunun altı- nı çizmek istemern, ama iki un- surun kaçımlmaz olduğunu dü- şünüyorum. Totalitarizmden kopmak için yalnızca politik de- gil, ekonomik ve beyinsel de- mokrasiye de ihtiyacımız var. Devletimiz bir hukuk devleti ol- malı, aynı zamanda da güçlü ol- mah. POLJTIKADA SORUNLAR ERGUNBALa NATO'ya Körfez 'Dopingi' Körfez krizinin yol açtığı sonuçiardan biri de NATO'nun ye- niden canlanması oldu. Doğu Avrupa'da komünist rejimle- rin yıkılması, Varşova Paktı'nın çözülmesi ile NATO da varlık nedenini yitirmeye başlamıştı. Soğuk savaşın sona erdiği, Av- rupa'nın yeniden birleşme sürecine girdiği, Sovyetler Birli- ği'nin bile AT'ye ilgi ile bakmaya başladığı bir dönemde, so- ğuk savaş ürünü NATD'yu eski özellikleri ile devam ettirmek olanaksızdı. NATO siyasal yanı giderek daha ağır basan bir örgüt olarak varlığını sürdürecek buna karşılık güvenlik poli- tikasında 9 üyeden oluşan Batı Avrupa Birliği (BAB), hatta 34 üikenin meydana getirdiği Avrupa Güvenlik ve Işbirliği Kon- feransı daha büyük sorumluluk üstlenecekti. Bu arada Was- hington da Avrupa'nın güvenliği konusunda geri plana çeki- lirken yeni süper devlet Birleşik Almanya öne çıkacaktı. İki gelişme bu hayalleri temellerinden yıktı: Körfez krizi ve Sovyetler Birliği'nde Baltık'taki direnişin kanlı biçimde ezil- mesı. Körfez krizi Avrupa'nın ortak bir askeri politika saptaması- nın ne denli zor, hatta imkânsız olduğunu gösterdi. Askeri planları hazırlayan, Suudi Arabistan'da muazzam yığınağı gerçekleştiren, hava ve kara harekâtını yürüten ABD idi. Av- rupa ülkelerine gelince İngiltere'nin (ve bir ölçüde Fransa1 nın) dışında savaşa "dostlar alışverişte görsün" türünden ka- tıldı. ABD'nin yerine Avrupa'nın yeni lıderı otrnası beklenen Almanya ise Batı ittifakında en pasif tutumu takınan ülke ol- du. Irak'ın Kuveyt'i işgali, Batı Avrupa'ya çıkarlarının yalnızca Sovyetler Birliği tarafından tehdit edilmediğini, bu tehdidin başka yönlerden de gelebileceğini anımsattı. Böylece ABD- nin önderlığındeki NATO'nun, Avrupa'nın güvenlik politika- sında daha uzun süre rol oynayacağı anlaşıldı. Bu gerçeğin ortaya çıkması ile birlikte, AT'nin askeri kofu olan Batı Avru- pa Birtiği'ni (BAB), NATO'nun yerine geçirme tasanlan da şim- dilık çekiciligini yitirdi. Avrupa'da halen NATO ve ABD'nin as- keri önderliğinin en ateşli savunucuları İngiltere ve Hollan- da. Ancak 1964'te NATO'nun askeri kanadından ayrılmış olan ve örgüt içinde en bağımsız politika izlemekle tanınan Fran- sa'nın bile Körfez krizinde tutumunu yumuşattığı görülüyor. Körfez savaşı sırasında Fransız birliklerinin Amerikalı gene- ral Norman Schvvarzkopf'un komutası altına girmesini kabul eden Cumhurbaşkanı François Mitterrand, ABD'yi gücendir- memek için son zamanlarda Ortadoğu'da uluslararası kon- ferans toplanması önerısinden de pek söz etmiyor. NATO'nun yeniden güç kazanmasına yol açan ikinci bir et- ken ise Sovyetler Birliği'nde sertlik yanlılannın ağır basma- ya başlaması ve Baltık'ta gerçekleştirilen kanlı müdahale ol- du. Bu gelişmeler Batı Avrupa'da, günün birinde Sovyetler Birliği ile ilişkilerin yeniden bir gerginlik dönemine girebile- ceği, Moskova'nın dış politikasında askerlerle sertlik yanlıla- nnın ağır basabileceği kaygısının doğmasına yol açtı. Batı Avrupa böyle bir olasılığa karşı en büyük güvence olarak tek- rar ABD'nin yaşlı kıtadaki varlığını ve NATO'yu görmeye baş- ladı. Gerçi AT Komisyonu Başkanı Jacques Delors ve diğer Av- rupalı "federalistler" Avrupa'nın Ortak Pazar'dan ekonomik, siyasal ve savunma birliğıne geçmesi gerektiğini hâlâ ateşli biçimde savunuyorlar. Ancak Körfez krizi ve Sovyetler Birli- ği'ndekı gelişme'9rden sonra Delors bile ABD'nin Avrup^ nın güvenliğinde daha uzunca bir süre rol oynayacağını ka- bul etmiş durumda. varşova Paktı çözüldü. Bu olgunun mantıksal sonucu ola- rak geri plana çekilmesi beklenen NATO ise "Körfez dopingi" sayesinde tüm canlılığını koruyor. Şimdilik görünen tablo böyle. NEW YORK Basuıda Kürtlere yardım çağrısı NEVV YORK (Cumhuriyet) — New York Times Gazetesi'n- de önceki gün yayımlanan bir yazıda, ABD Başkanı George Bush Iraklı Kürtleri satmakla suçlandı ve Kürtlere yardım edilmesi istendi. WUIiam Safire imzalı yazıda özetle şöyle denil- di. "Cumhuriyet Muhafızları İraj'ın desteklediği Şii ayaklan- masını büyük ölçüde bastırdı. Şimdi kuzeye gidip Kerkük'ü Kürtlerden geri alacaklar. Bu durum Başkan Bush'u Kürtleri satan üçüncü ABD başkam ya- pacak. Kanserden ölmek üzereyken Kürt lideri Molla MusUfa Bar- zani 1975'te onlan arkadan vur- mamızdan sonra oğlu ile birlikte CIA tarafından Virgina'ya ge- tirilmişti. O zaman "Kürtlerin dostu yoktur" şeklindeki doğ- ru sözü söylemişti... Barzani'- nin oğlu Mesut, bugün Irak'ta diğer liderlerin tersine bizzat ça- tışmanın içinde. Mesut Barzani'nin amacı olan federal bir Irak, Amerika'- nm da amacı bu olmalıdır... Mesut Barzani'ye üst düzey- de bir temsilci göndermeliyiz. Bağdat'taki Irak Komutanlığı'- na bir mesaj göndermeli>iz. Me- saj, 'Saddam'ı 48 saat içinde atın ve Kürtlerle pazarüklara baştayın yoksa-' şeklinde olmab" Kablolu yayınları göstermek Telefunken'lerin işi •$> ' CNN, BBC, Super Channel, RTL Plus, Eurosport, 3 Sat, Sat 1, Star 1, TV1, TV 2, TV 3, TV 4, TV 5... Kablolu yayınlar başlıyor... çok yakında! 20 kanal elinizin altında olacak... Görüntüler net, problemsiz. Yalnııız... Televizyonunuzda 'S Band tuner" var mı? 'S Band tuner' kablolu yayınları almak için şart! Bizim Telefunken'lerin hepsinde 'S Band tuner' var. 37,42,51,55,56... tüm ekran boylarında. Bakın, söylemedi... haber vermedi demeyin. Telefunken'lerin hepsi kablolu yayınları göstermeye hazır!,, Telefunken başka neler sunuyor: • On screen display: Tüm ayariarı ekranda görerek yapma özelliği • Teletert takılmaya hazır • Dûz kare siyah ekran • Otomatik kapanma... AYRINTILI BİLGİ İÇİN AEG/Telefunken Tûrkiye Genel Dagrtıcisı Grûnberg Ticaret AŞ Istanbul - Halkla İlişkiler Bölümü: (1) 174 65 90 '91. Ve Türkıye'nın neresınden a/arsanız arayın. ücretsiz göruşebıleceğınız tetelonumtz: 9 00164 024
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog