Bugünden 1930'a 5,427,121 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

26 MART 1991 HABERLER CUMHURİYET/5 Hanedana devredilsin • ANKARA (UBA> — SHP golge bakanlarından Kamer Genç, devletin bütün "envali"nin hanedana devredilmesini istedi. Kamer Genç, Turkiye'de ekonomik anlamda alınan her kararın ve kamu kurumları bunyesindeki uygulamaların "hanedan" yararına yapıldığını belirterek "İşin adı konmalıdır. Artık her şey ortada. O yüzden konu Meclis'e getirilmeli ve devletin envalinin hanedana devredildiği yolunda kanun çıkarılmalıdır. Boylece, tartışmalar da biter" dedi. Türkiye Buyuk Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu çalışmaları ile Meclis'in diğer çalışmalarını ve bakanların tutumlarını eleştiren Kamer Genç, birçok uygulamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve ailesinin yararı gozetilerek alındığını öne sürdu. Ozal-Demirel davası • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — DYP, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Genel Başkan Suleyman Demirel hakkında açtığı yarım milyarlık tazminat davasını, Özal ve ANAP ile siyasi hesaplaşmaya dönuştürmeye hazırlanıyor. Demirel'in avukatı, DYP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Topçu, dava düekçesinde Demirel'e hakarete varan ifadeler kullanıldığını belirterek gerektiğinde karşı dava açabileceklerini söyledi. Demirel'i savunmak için 100 avukat başvuruda bulundu. Cumhurbaşkanı Özal'ın, kendisini "gaflet, dalalet ve hıyanet içinde bulunmakla" suçlayan DYP Genel Başkanı Suleyman Demirel hakkında açtığı 500 milyon liralık manevi tazminat davası, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görulecek. Prof. Kaymaz'a soruşturma • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Türbanlı öğrencilerle ders yapmadığı için dersleri elinden alınan DTCF öğretim üyesi Prof. Dr. Nejat Kaymaz hakkında dekanhk soruşturma açtı. Kaymaz, YÖK ve Ankara Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderdiği yazıda, fakülte yönetimini "şeriat sınıfları" oluşturmakla suçladı. DTCF Dekanhğı'nın Prof. Kaymaz hakkındaki soruşturmayı geçen hafta sonunda başlattığı oğrenildi. Çetin: "Halk Birleştirir" • ANKARA (UBA) — DSP kurultayında "SHP'nin birleşme önerisinin reddedilmesini" değerlendiren SHP Genel Sekreteri Hikmet Çetin, "birleşme" çağrılarını tabanın isteği doğrultusunda yaptıklarını belinerek, "Tabanın görüşü er geç gerçekleşecektir. Bu konuda sosyal demokratlar üzerine düşen görevi sandık başında yerine getirecektir" dedi. Hikmet Çetin, anayasa değişikliği konusunda paket bir teklif getirilmesine karşı olduklarını "Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi maddesinin" paketten çıkarılması halinde başta düşünce özgürlüğü, çaJışma hayatı, seçme ve seçilme yaşı, milletvekili sayısının arttırılması ve diğer demokratik konulardaki değişiklik önerilerini destekleyebileceklerini söyledi. \angında bebek öldti • İSTANBUL (AA) — İstinye'de bir gecekonduda çıkan yangında, 16 aylık bir bebek öldü. Derbent Mahallesi Petek Sokak 26 numaradaki Ahmet Güler'e ait gecekonduda, saat 14.00 sıralarında yangın çıktı. Çocuğun üşümemesi için beşik altına konulan elektrik ocağının beşiği tutuşturması sonucu, 16 aylık Tuğba Güler yanarak öldü. Yangın, Istinye İtfaiyesi tarafından büyümeden söndürüldü. DSP lideri Ecevit, tüm sosyal demokratlan partisine çağırdv Seçime hazır tek partiyizDSP Parti Meclisi'nin ilk toplantısında Genel Başkan Ecevit, tüzük gereği kendisine verilen seçim hakkını kullanarak eşi Rahşan Ecevit'i yeniden genel başkan yardımcılığına getirdi. PM toplantısında Selçuk Sönmez yeniden genel sekreterliğe seçilirken MYK üyeleri de belirlendi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — DSP'nin pazar gunu yapılan ikinci olağan kurultayında seçilen parti meclisi, dün Genel Başkan Biılenl Ecevil'in baş- kanlığında ilk toplantısını yap- tı. Toplantıda Selçuk Sönmez genel sekreterliğe yeniden seçi- lirken, 13 kişilik merkez yone- tim kurulu üveleri de belirlendi. Genel Başkan Bülent Ecevit, tü- zuk gereği kendisine verilen se- çim hakkını kullanarak eşi Rah- şan Ecevit'i yeniden genel baş- kan vardımcılığına getirdi. Ecevit, toplantıdan sonra dü- zenlediği basın toplantısında partisinin olası bir erken seçime hazır olduğunu belirtti, kurul- tayda kabul edilen anayasa de- ğişiklik önerilerini savundu. Ecevit, tum sosyal demokratla- nn DSP çatısı altında toplanma- larını istedi ve bu çağrının SHP için de geçerli olduğunu söyle- di. Ecevit, Cumhurbaşkanı Tur- gut Özal'ın Körfez politikasını ABD Başkanı Bush'un destek- lemesine karşın Batı Avrupa ül- kelerinin Turkiye aleyhine "ta- vır almış göriindüklerini" söyledi. DSP Genel Başkanı Ecevit ve kurultayda seçilen parti meclisi üyeleri dün oğleden once Anıt- Karababa:Lekelikongre İç Politika Servisi — DSP kongresinde tartaklanarak konuşturulmayan eski Genel Başkan Necdet Karababa, 679 delegeden 217'sinin kongreye katılmayarak katılanlardan 70'inin açıktan tavır alarak 46'sının da iki listeyi birden kullanıp oyunu geçersiz saydırarak genel merkezi onaylamadığını ortaya koyduğunu söyledi. Karababa, "Genel merkezin listesine verilen 346 oy delege sayısının yiızde 52'si demektir, bu sonucu Sayın Ecevit'in iyice değeriendirmesi gerekir" dedi. "Tek kişilik bir oyunla başlayıp biteceği önceden belli olan" kongrenin, "sadece gölgeli değil, aynı zamanda lekeli olarak lamamlandığı"na dikkat çeken Karababa, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşlere yer verdi: "Sosyal demokrat olduğunu savunduğumuz partimizde küçiik derneklerde bile göriilmeyecek bir uygulamayla yasalar çiğnenmiş, 'kendin pişir kendin ye' anlayışıyla gundem, faaliyet ve hesap rapoıiarı tartışmaya açılraadan oylanmış, hazırlanan raporlar sadece okunmuş ve oylanmış, hiçbir delegenin konuşmasına imkân verilmemiş. konuşma istekleri önceden hazırlanan senaryonun bozulmaması için engellenmiş. oy kullanma hücreleri kamerayla izlenerek gizlilik ilkesi ihlal edilmiştir." Karababa, yapılan tüzük değişikliğiyle Siyasi Partiler Yasası'na, hukuka aykırı olarak delegelerin feshinin de MYK'ya verildiğini vurgulayarak bundan sonra "Partide yaşanan olumsuziuklann düzeltilmesi doğrultusunda sade bir iiye olarak uğraş vereceğini" sözlerine ekledi. kabir'i ziyaret ederek saygı du- ruşunda bulundu. Ecevit, daha sonra Anıtkabir defterine şun- ları yazdı: "Türk ulusunu senin açtığın yolda çağdaş uygarlık düzeyinin iistüne yiikseltmek için DSP, Kurtuluş Savaşı'nda senin en büyiik güç kaynağııı olan halk- tan aldığı güçle ve destekle, her engeli aşarak ilerli>or. Senin ırk, dil, din, mezhep, bölge a>- nmcılıgı göstermeyen bütünleş- tirici milliyetçilik anlayışınla pe- kişen ulusal birliğimizi ve aşıl- maz sımrlannı halkıraızla birlik- te çizdiğin yurdumuzu korumak için hiçbir özveriden kaçınma- yacağız." DSP Parti Meclisi daha son- ra yaptığı ilk toplannsında, ge- nel sekreterliğe Selçuk Son- mez'i, genel saymanlığa da Ya- şar Mengi'yi yeniden seçti. Parti meclisi içinden seçilen merkez yönetim kurulu ise şu üyelerden oluştu: Alilla Balh. Mehmet Çelik. Mehmet Çiftçi, AN Donmez. Rahşan F.cevit, Ahmet Gökda- la>, Doğan Kopriilii, Yaşar Mengi. Krkan Onemci, Orhan Örkmez, Kenan Sağol, Cafer Turkoğlu, Zeynel Yiiksel. DSP erken seçime hazır Ecevit, parti meclisi toplantı- sından sonra düzenlediği basın toplantısında, ikinci kurultayda kabul edilen anayasa değişikli- ğine ilişkin partisinin göruşünu açıkladı. Yapılacak bir erken se- çimle oluşacak yeni TBMM'nin bir yıl içinde yeni anayasayı ha- zırlamakla gorevlendirilmesi şeklindeki bu önerinin kabul edilmemesi halinde izlenmesini istedikleri vontem için de Ece- vit, anayasa değişikliğinin bu- günkü Meclis ile oluşturulacak bir danışma kurulu tarafından hazırlanmasını savundu. DSP'nin sonbaharda yapıla- cak bir erken seçime hazır olup olmadığı yolundaki bir soruya Ecevit, "Bütün illerde ve ilçeler- de örgütumüz var. Kongreleri- ni vapamavan örgütlerimiz bun- ları ma>ıs ayı içinde tamamla- yacaklar. Belde, kov ve mahal- le örgütlerimiz de ha/ır. Bütün partilerden çok bir erken seçime istekli ve hazırız" yanıtını ver- di. Ecevit, "Kurultayda tüm sosyal demokratların DSP'de birleşmesi çağrısı SHP için de geçerli mi" şeklindeki bir baş- ka soruya ise şu yanitı verdi: "Çağrımız herkesi kapsıvor. Bütün SHP'li >urttaşlara, bizim tüzük ve programımızı benim- seyen herkese kapımız açık. Çe- şitli nedenlerle bugüne kadar sağ partilere o> vermiş yurttaş- lara da kapımız açık." DSP Genel Başkanı Ecevit, Cumhurbaşkanı Özal'ın Irak'- taki durumla ilgili gorüşlerinin çelişkili olduğunu, hangi sözle- rinin devlet goruşu olarak söy- lendiğinin belli olmadığını da belirterek. "Bu bizi rahatsız ediyor" dedi. Türkiye'nin Kör- fez krizinde izlediği politikanın ABD tarafından olumlu bulun- ması nedeniyle Başkan Bush'un Özal'a bazı vaatlerde bulunmuş olabileceğini de belirten DSP Gene! Başkanı, ancak Avrupa ulkelerinin tutumlarının değişik olduğunu. hatta Türkiye'nin aleyhinde girişimler gözlendiğini vurguladı. DSP'nin muhalefet kesiminin temsilcilerinden Samsun il genel meclisi üyesi ve kurultay delege- si Nadir Albayrak, Genel Baş- kan Bulent Ecevit'e değil, genel merkez ile taban arasında ko- pukluğa neden olan yöneticile- re karşı olduklarını bildirdi. Al- bayrak, "Liderimiz Bülent Ece- vit'in görüşleri doğrultusunda. demokratik solculuğun mücade- lesini sürdürmeje kararlmz" dedi. Albayrak, DSP'nin kurultay- da seçilen yeni PVI'nin dün yap- tığı toplantı sürerken bir basın toplantısı duzenleyerek, eski MKYK uyelerinin, PM'de de yerlerini koruduklarını belirtti. Albayrak, PM uyeliklerine, PM uyesi Ali Donmez ile hissi ya- kınlığı bulunan kişilerin getiril- diğini öne sürdü ve örgut ile ge- nel merkez arasında kopukluğa neden olan PM uyelerinin de- mokratik solcu olmadıklarını söyledi. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü. DSP Genel Başkanlığı'- na yeniden seçilen Bülent Ece- vit'e bir kutlama mesajı gönder- di. SHP lideri İnönü'nün gön- derdiği mesaj aynen şöyle: "Demokratik Sol Parti genel başkanlığına seçilmenizi candan kutlu>orum. Çabalarımızın hal- kın yararına işleyen bir demok- ratik düzenin oluşmasına yeni katkılar yapacağını u«narak ba- şarılar dilerim." Atalay'ın Starl'deki konuşması Baykalcılann tepkisineyol açtı SHP'de Baykal ekibinde çaüak ÖĞRENCtLER TARTIŞT1 — Prof. Keskin'in tehdit edilmesi öğrenciler tarafından tartışıldı. So- nuç alınamayan tartışma, suçlama ve bağnşmalarla geçti. Prof. Keskin ise "Ben ödün vermem" dedi. (Fotoğraf: Nilgün Topbaş) Profesöre 'Kuran'la tehditIstanbul Haber Servisi — İTÜ Mimar- lık Fakültesi öğretim üyelerinden Prof.Dr. Ahmet Keskin, başı örtülü bir öğrenciyi derse almadığı için İslamcı öğrencilerce tehdit edildi ve kapısına da bir bildiri asıl- dı. Prof.Ahmet Keskin, olayla ilgili olarak görüştüğü rektör ile dekanın, türbanlı öğ- rencinin derse alınmamasını "hukuk dısı" olarak nitelediklerini bildirdi. Keskin, "Şi- kâyetimi yazılı olarak bildirip derse devam etmemi söylüyorlar. Bundan bir sonuç çıkmaz. Ben şeriat sembolü kişilerle ders yapamam, bu benim laiklik anlayışıma ters düşer" dedi. Olayla ilgili olarak dün yapılacağı açık- lanan basın toplantısına katılacak öğretim üyeleri ile öğrencilere de dekanın izin ver- mediği bildirildi. Odasında yaptığımız görüşmede Ahmet Keskin, 18 mart günü derse başörtüyle ge- len Selma Toprak adlı öğrenciyi cağırarak konuştuğunu, başını şeriatçı görüşü sim- geler biçimde değil, türban, peruk ya da başka bir biçimde kapamasını istediğini bildirdi. Keskin, öğrenciye bu şekilde "bir- likte ders yapamayacaklannı", isterse ders- leri dışandan izleyip smava girebileceğini, okumasını engellememek için yoklama yapmayacağını da söylediğini anlattı. Öğ- rencinin direnmesi üzerine başka bir sınıf- ta derse devam ettiğini bildiren Keskin şöy- le dedi: "Ders çıkısında birkaç kişi sınıftan çık- mamızı engellemek istediler. Beni tehdit ettiler. Dekana şikâyet dilekçesi vermişler. Ben de dekana olayı açıklayan bir dilekçe verdim. Bu kişiler daha sonra odama da geldiler. Masama bir Kuran koyarak, 'Aya- ğını denk al, cehennemde yanacaksın' gi- bi şeyler söylediler. Kendilerine 'Müslüman' diyen üç kişi kapıma bir bil- diri asmışlar, beni hedef gösteriyorlar. di- ğer hocalar beni desteklediklerini söylü- yorlar, hepsi yanımda, ama bepsinin de sı- nıfında türbanlılar var. Bana 'Sen konuş- masan olay çıkmazdı' diyortar. Doğnı, su- sularak olay önlenebilir, ama 'büyuk olayın' çıkması önlenemedi." Okul kantininde ise dekanın izdn verme- mesine karşın sol görüşlü ve 'Müslüman' öğrenciler bir forum duzenleyerek olayı tartıştılar. Karşılıklı 'suçlama ve bağnşma- larla' geçen forum bir sonuç alınamadan dağıldı. 'Müslümanlar' tekbir getirerek sa- lonu terk ederken diğer öğrenciler de on- ları alkışlı protestoyla uğurladılar. Öğrenci derneği adına yapılan bir açık- lamada ise Ahmet Keskin'in 'demokrat' olduğu için bir grup 'gericinin' saldırısı- na uğradığı bildirildi. ÜMİT ASLANBAY ANKARA — SHP'de parti içi mücadele kurultay öncesin- de hazırlanarak sürerken bu kez eski Genel Sekreter Deniz Bay- kal ile birlikte hareket eden mil- letvekilleri arasında anlaşmazlık çıktı. Diyarbakır Milletvekili ve Baykal'ın yakın çalışma arkada- şı Fuat Atalay'ın önceki gece Magic Box'da "Kırmızı Kol- tuk" programında yansıttığı gö- ruşler, Baykal'a yakın diğer mil- letvekillerinin tepkilerine yol aç- tı. Genel merkez yonetiminin "korsan televizyon" diyerek boykot ettiği Magic Box'dan Atalay'ın açıkladığı görüşlerin "Baykal ve arkadaşlannın dü- şüncelerini yansıtmadığı, aynca partiye de zarar verdiği" Bay- kal'a yakın milletvekillerince di- le getirildi. Bazı kaynaklara gö- re Baykal'ın da Atalay'ın açık- ladığı görüşlerden rahatsız oldu- ğu belirtilirken Baykal'a yakın olarak bilinen milletvekillerinin bazılarının görüşleri şöyle: İrfan Gürpınar (Kırklareli): Fuat Atalay kişisel göruşlerini açıkladı. Bence bunlar Baykal grubunun görüşleri değiîdir. Ekonomik görüşümüzü ise ANAP'hlaştırmıştır. Kürt ola- yında ise kendi düşüncelerini di- İe getirmiştir. Parti içinde tartı- şan vardır ama onun söylediği gibi bu kadar büyük bir kutap- laşma da yoktur. Bu tip konu- lar, konuyu çok iyi bilenler ta- rafından açıklanmalı. Rüştü Kurt (Giresun): Ata- lay'ın gorüşlerine katılmıyo- rum. Körfez politikası ile ilgili söyledikleri herhalde kendi gö- rüşleri. Bunlar çok önemli ko- nulardır. Ama böyle konuşma- sını vadırgadım. Ayrıca partiyi bu tür zeminlerde tartışmak an- lamsızdır. Kenan Süzer (Tokat): Söyle- dikleri Atalay'ın kendi düşünce- leri olmalı. Eleştiriler muhak- kak olmalı ama partiyi yıprata- cak boyutiara varmamalı. Hal- buki Baykal ve arkadaşları adı- na ortaya çıkmış gibi gözüktü. Karakaş: Partinin birliği önemli YALÇLN ÇAKIR SHP'nin temmuz ayın- da yapılacak olağan bü- k kurultayında 90 de- lege ile önemli bir ağırlı- /ğa sahip olan İstanbul- ' da önceki gün yapılan mahalle delege seçimle rinde "Yenilikçiler"in başarısı kesinleşir- ken, 107 mahalle ve 6 köyde oylama önü- müzdeki pazar günune kaldı. Özellikle Bakırköy, Kartal, Ümraniy« ve Kadıkoy- de bekledikleri sonucun çıkmadığını be- lirten eski Genel Sekreter Deniz Baykal'a yakın partili ve milletvekilleri, "kendi dö- nemlerinde DSP'den SHP'ye geçen çok sayıda partilinin listelere alınmadığını" savladılar. Şişli'de yoğun delege çalışması yapan bu bölge milletvekili Mustafa Sa- rıgül, Şişli Belediyesi'nden bazı yöneti- cilerin "vaat karşılığı oy topladıklarını" öne sürdü. İl Başkanı Ercan Karakaş ise seçimlerin "sakin" ve "demokratik" ko- şullarda geçtiğini, iıirazlann tüzük uya- rınca inceleneceğini söyledi. SHP kongre takviminde, büyük ku- rultaya giden yolun ilk basamağı olan mahalle delege seçimleri İstanbul'da ge- çen yıllann aksine bu kez hayli sakin geç- ti. Toplam 24 ilçenin 786 mahalle ve kö- yünde, 7 bin 556 delege adının belirlen- mesi için oy kullanıldı. Bu seçimlerden 673'ü bitti, 107 mahalle ve 6 köyde "ço- ğunluk sağlanamadığı" gerekçesiyle oy- lama önümüzdeki pazar gunüne bırakıl- dı. Geçen pazar günü geç saatlere kadar süren oy ayırma ve sayma işleminden sonra ilçe kongresi delegesi olmaya hak kazanan isimlerin büyük çoğunluğunun "Yenilikçi" olduklan anlaşıldı. Adalar, Beyoğlu, Büyükçekmece, Şişli, Beykoz, Esenyurt ve Gürpınar'da seçimler bitti. Bayrampaşa'da 1, Bakırköy'de 16, Çatal- ca'da 2, Eminönün'nde 10, Eyüp'te 3, Fa- tih'te 24, Gaziosmanpaşa'da 3, Kadıköy 1 de 12, Kartal'da 1, Küçükçekmece'de 14, Pendik'te 2, Sanyer'de 8, Ümraniye'de 2, Üsküdar'da 5, Zeytinburnu'nda 6 yerde seçimlerin önümüzdeki pazar günü ço- ğunluk aranmaksızın yapılacağı bildiril- di.Üye sayısı ve nüfusuyla önemli yer tu- tan Bakırköy'de İlçe Başkanı Ibrahim Yener "İlerici Demokrat Grup" olarak hazırladıkları listenin başarı kazandığı- nı belirtti. Baykal'a yakınlığıyla bilinen Yener'in bu açıklamasına karşın genel merkez yanlısı milletvekilleri, seçilen 221 delegeden 150"sinin genel merkez, 51'inin ise Ibrahim Yener taraftan olduğunu söylediler. Ercan Karakaş ise delege secimlerinin son derece sakin ve demokratik bir or- tamda geçtiğini belirtti. Karakaş, seçim- ler sonunda kimin kazandığının değil, partinin kazancının önemli olduğuna dikkat çekerek, "ttirazlan tüzük gereği inceleyeceğiz. Arkadaslardan beklediği- miz, SHP'yi güçlendirecek, partinin bir- liğini güçlendirecek hareketler içinde olmalarıdır" dedi. Bazı il yetkilileri ise "Baykal ve arkadaşlannın İstanbul id- dialan bitmiştir. Şimdi iktidar için el bir- liğiyle yürüyecegiz" dediler. SHP İstanbul il örgütünun belirledi- ği kongre takvimine göre önümüzdeki pazar günü çoğunluğa bakılmaksızın ya- pılacak delege seçimlerinden sonra 3 ni- san günü il yönetim kuruluna itirazlar verilecek. 15 nisan günü il yönetim ku- rulu, itirazları karara bağlayacak, 21 ni- san günü delege seçmen listeleri ilçe se- çim kuruluna onaylatılacak. 11-19 mayıs tarihlerinde ise ilçe kongreleri yapılacak. CUNEYT ARCAYÜREK YAZIYOR Vermekten Almaya Vakit Bulamayan Türkiye! ANKARA — Daha dün bir, bugün iki. Moskova'yı fethet- tiği günlerde övünülerden yanına yaklaşılınıyordu. Orada söyledikleriyle ABD'deki davranışları birbirini tutmuyor. Hani Türkiye "kredi verecek hale gelmiş"ti? Hem de kos- kocaman, anlı şanlı Sovyetler'e bir milyar dolar kredi aç- mıştık. Ûç-beş gün geçti geçmedi. Kamp Davut'ta ABD hazine- sine Türkiye elini açmış, "acilen bir milyar dolar" diye ne- redeyse yakarıyor. Yerden bir buçuk metre yükseklikteki baş Moskova'da havalarda, Beyaz Saray'ın basın odasında yü- zünden düşen bin parça! Demirel, TÖ'nün Körfez poiitikasını "paralı askerlere" benzetiyor. Ne çare, Bush'tan "parayı tahsile gitti, alama- dan geliyor" diyor. Galiba eski defterlerı karıştırıyor. 1979'da Alman Matteför'ün çabalarıyla isviçre'den alınan "köprü kre- di'ye benzer bir tutum izliyor ABD'de. Kuveyt'in ayda 100 milyon dolardan bir yılda vereceği tazminatı ABD'nin toplu ve 'acilen vermesini' istiyor. 1.2 milyarcık bu, aslında TO'nün önemsemediği rakam- lardan. Ne var ki yaşam zor, insanı Kamp Davut'ta 1.2 mil- yar! istemeye zorluyor. Çok yakın dostu ise büîçesindeki 300 milyar dolarlık açığı nasıl kapatacağını bilemediğinden "veremem" diyor TÖ'ye. Bir dosta George İbni Bush'luk değil mi bu? Basınımız stratejik işbirliği gibi Türkiye'nin yarınlarını ABD ipoteğine alacak önemli girişimden çok, TO'nün "acil bir milyar dolan" ala- _ ^ ^ ^ ~ f 2 milyar'cık bu, aslında TÖ'nün önemsemediği mayışınm üzerinde wa r sh y i 0 ng ton T Sa n yS: zü, gözü ve sözieri rakamlardan. Ne var ki mutsuzmuş. Ya ne- va şam zor, insanı Kamp v d a e d n S B k U r S e h d^ k de Davufta 1.2 milyar, dahii, bizimkinden istemeye zorluyor. Çok gelen "bütün mali ya ^m dostu İse bütçesindeki 300 milyar dolarlık açığı nasıl kapatacağını bilemediğinden "veremem" diyor TÖ'ye. Bir dosta George İbni Bush'luk değil mi bu? na' miş." Bush için ABD'- nin yararları öncelik- lidir. Ekrandan sar- kan mutsuz surat, dileriz ki bu gerçeği anlamış olsun! Bizimki sürpriz _ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ _ _ ^ ^ ^ ^ _ ^ ^ ^ ^ _ adam, herkesi şaşır- " " ^ ^ ^ ^ ^ ^ ^ ~ ~ " ^ ^ ^ ^ ~ ~ ^ ^ ^ ^ ~ tır. Bush'a pat diye stratejik işbirliği önermiş. Ölçüp biçiyor ABD. ABD adına askeri hareketlere geçmesi olası böylesi gö- nüllü insana uzatacağı elbisenin ölçülerini hesaplıyor. Hikmet Çetin, ABD'nin israil'le götüremeyeceğini anla- dığını, "Ortadoğu'daki olaylara her an müdahale ederjile- ceği bir ülke aradığını" söylerken Demirel strateji işbirliğini "ABD'ye bağlanmak" diye niteliyor. Dünkü söyleşilerde DYP lideri bir ara "Bizdeki mandacılar 70 yıl önce ileriyi görmüşler" diye bizimkinin önerisiyle dalga geçiyordu. Anlaşma imzalanırsa "ABD Türkiye adına karar verecekti. Aldığı kararları biz, örneğin BM'de o yönde oy kullanarak uygulayacaktık". Stratejik işbirliğini Demirel, "Tam anlamıy- la bağımsızlıktan uzaklaşma" diye tanımlıyordu. * İyi, ama ya basınımızdaki örnekler? işte Ingiltere, böyle anlaşmayla Avrupa'da ABD'nin gözü kulağı. Biz de Orta- doğu'da Amerikamızın, Bush'umuzun gözü kulağı, eli aya- ğı olsak fena mı? Demirel'in söylediği gibi ne var ki ",B#I- gede Türkiye'nin sözünü kim dinleyecek? İran mı.lrafc' mı Suriye mi hatta Suudi Arabistan mı?" • - Üstüne üstlük ABD umursamaz görünüyor öneriyi, dip- lomatik numaralarla fazla ilgilenmediğini duyuruyor. Ufuk Güldemir'in uzun haberinde işbirliği önerisine, "biz ister- sek olumlu bakacaklarından" söz edilirken çaktırmadan bir de koşul öne sürüyor: "Türkiye tüm devlet çarkıyla kamuo- yuyla stratejik işbirliğini ister hale gelirse" -neredeyse dost hatırına- üzerine eğilebilirlermiş! Yedikleri naneye bakın! Bu tür koşullar söyleyerek ABD, bütünüyle Türkiye'ye bo- yun eğdireceğini sanıyorsa ya Çankaya'ya ya da başka kapıya... 20 soruluk anket Semra Ozal delegeleri tanıyor GÜNDÜZ İMŞİR ANAP istanbul il başkan adayı Semra Özal'ın Taksim'de- ki seçim karargâhında ilçe baş- kanları tarafından gorüşülen delegelere 20 sorudan oluşan bir anket doldurtuluyor. Özal- cı ilçe başkanları doldurtulan anketlerden "delege tacirliğini" önlemek ve delegelerle yakın bir ilişki kurulmasının hedef- lendiğini ileri sürerken Yılmaz yanlıları "delege fişleniyor" yo- rumunu getiriyor. 28 nisan tarihine ertelenen ANAP İstanbul il kongresi için taraflar hareketlenmeye başlar- ken Semra Özal'ın taktik değiş- tirdiği oğrenildi. Olaylar nede- niyle ertelenen ilk kongre önce- si daha çok bakan ve milletve- killeriyle tesirli olmaya çalışan Semra Özal, bu kez kendisini destekleyen ilçe başkanları ka- nalıyla delegeleri ikna etmeye uğraşıyor. Semra Özal'ın bu ne- denle son olarak Harbiye Or- duevi'nde goruştüğü Beykoz İl- çe Başkanı Osman Ceylan ve kendisini destekleyen öteki ilçe başkanlarıyla sessiz sedasız de- legelerle irtibat kurmasını iste- diği ve çalışmalann bu yönde surdüğu belirtildi. Tercüman gazetesi sahibi Kemal Ilıcak'a ait Tertur adlı bir turizm büro- suyken nisan sonuna kadar se- çim karargâhına dönuştürulen ofiste Beykoz, Kadıköy, Kâğıt- hane, Sarıyer'in başını çektiği 14 ilçe başkanı harıl harıl dele- gelerle göruşuyor. Delegelere ayrıca ekonomik sorunların ağırlıkta olduğu bir anket dol- durtuluvor. Bu ankette "Ne ka- dar ka/anıyorsunuz?", "Geçi- nebiliyor musunuz?", "Kaç ço- cuk okutuyorsunuz?", "ANAP- tan beklentileriniz nelerdir" şeklinde sorular yer alıyor. Ay- rıca delegelerden anketin so- nunda kendilerini kendi cümle- leriyle anlatmaları isteniyor. Özalcı ilçe başkanları arasında ilk günden beri en çok gayret sarf eden, hatta yoğun uğraşı nedeniyle enfarktüs de geçiren Osman Ceylan, halen haftanın 5 günu seçim bürosuna en sık uğrayan ilçe başkanı. Osman Ceylan henüz delegeler arasın- da çok aktif bir çalışma gerçek- leştirmediklerini, bunun nede- ninin de kongreye tek liste ile girilmesine olan inançtan kay- naklandığını belirterek şunları söylüyor: "Son olarak telefon konuşması yaptığım Başbaka- nımız Yıldırım Akbulut seçime tek liste ile girilmesi için önü- müzdeki günler içinde İstan- bul'a geleceğini belirtti. Aynca Sayın Başbakanımız konuyla il- gili fazla spekülasyon da iste- miyor. Ama konuşraalarından karşı tarafı ikna edeceği anla- şılıyor." Ceylan, büroda doldurttuk- ları anketlerin Semra Özal'la delege arasında samimi bir bağ oluşturduğunu da belirterek "Bundan önceki çalışmada Semra Hanım delegeye aracıy- la yaklaşmasından dolayı üzül- dü. Örneğin kendilerini tanıtan delegeler, beklentilerini aynı açıklıkla belirtiyorlar. Boylece şu onun adaını, bu onun ada- mı. o bizden, öbürü onlardan gibi delege ayrımı da yapılma- mış oluyor. Bu doldumlan an- ketler kongre sonrasında da Semra Hanım açısından önem taşıyor" şeklinde konuştu. TmTRODA DEVRİM Zehra İpşiroğlu 5.000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yaymlan Turkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-tstanbul Ödemeli gönderilmez.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog