Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 HABERLER 25 MART 1991 Semra Özal raporu • ANKARA (UBA) — Cumhurbaşkanı Turgut ÖzaFın eşi Semra Özal'ın Anavatan Partisi İstanbul fl Başkanlığı'na aday olduğunu açıklaması üzerine gazetelerde bu konuyla ilgili olarak çıkan yazı, haber, fotoğraf ve karikatürlerin dökümü yapıldı. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Muhabirleri Derneği'nin yayın organı Genç Kalemler dergisinin 15 şubat-20 şubat tarihleri arasında Sabah, Milliyet, Hürriyet, Cumhuriyet ve Türkiye gazeteleri üzerinde yaptığı araştırma sonuçlanna gore Semra Özal, bu surede toplam 181 habere, 66 köşe yazısına konu edildi. Semra Özal'la ilgili olarak yalnızca bu beş gazetede 75 fotoğraf ve karikatür yayımlandı. Akbulut elini kırdı • ANKARA (AA) — Başbakan Yıldırım Akbulut'un, dün gece spor yaparken sağ el bileği kırıldı. Bolu'nun Aladağ eteği Gölcük'te meyana gelen kaza sonrasında, Başbakan Akbulut'a Ankara Acil Yardım ve Trafik Hastanesi'hde ilk müdahale yapıldı. Başbakan Akbulut'un sağlık durumunun iyi olduğu ve görevine devam edebileceği bildirildi. Başbakan'ın özel doktoru Prof. Dr. Gurbüz Erdoğan, Akbulut'un dün saat 21.30 sıralannda Bolu'nun Aladağ eteklerindeki Gölcük'te spor yaparken ayağının kayması sonucu sağ el bileğinin üzerine düştüğünü söyledi. Devletin itibarı (Cumhuriyet Biırosu) — DYP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci, cumhuriyet tarihinde ilk kez Türk bayrağı indirilip yerine Kürt bayrağı çekildiğine dikkat çekerek bunun Türk devletinin itibarını zedelediğini belirtti. Ekinci, Nevşehir'de düzenlediği basın toplantısında, Halkın Emek Partisi'nin (HEP) Istanbul'da düzenlediği gecede yaşanan olaylara değindi. Bu olayların son derece uzücu olduğunu kaydeden Ekinci şoyle konuştu: "10 bin kişinin toplandığı spor salonunda görevijlerin gözii önünde cumhuriyet tarihimizde ilk defa bayrafımız direğiyle birlikte sökülüp gönderden indiriliyor. Yerine de Kürt bayrağı cekiliyor. Spor salonu tribünlerinde Kürt bayrakları yayılıyor. Ayyıldızlı bayrak, yurdumuzda böyle hakarete uğruyor". Kaderini belirlemek • DtYARBAKIR (Comhuriyel) — Halkın Emek Partisi Genel Başkanı Fehmi Işıklar, "Kendi kaderini belirlemek her hallf için olduğu kadar Kürt halkı için de tartışılmaz ve doğal bir haktır" dedi. HEP diyarbakır II Örgütü'nün Nevruz dolayısıyla düzenlediği şenlik dün Dilan sinemasında gerçekleştirildi. Büyük ilgi gören şenliğe altı bin kadar yurttaş katılırken sinemanın önünün de salona jeiremeyenlerle dolu olduğu görüldü. Çeşitli tarihlerde ölen Kürtler için saygı duruşunda bulunulmasından sonra Binbaşı Oktay Esat Yıldıran'ın öldürülüşünün canlandınldığı bir oyun sahnelendi. "Biji Nevruz", "Biji PKK", "Biji Apo", "Biji Kürdistan" sloganlarının da atıldığı şenlik sırasında yoğun güvenlik önlemleri alındı. Silah ruhsatları • ANKARA (AA) — İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, silah taşıma ve bulundurma ruhsatlarının, şekil, renk ve muhteva bakımından yeniden düzenleneceğini ve mevcut ruhsatların bu yıl içinde değiştirileceğini bildirdi. Oluşum sürecinde bulunan bürokratın "alelacele" hazırlandığını söylediği antiteröryasa taslağına hukukçu yorumu: Polis devletîne lıııkııksal dayanakTURAN YILMAZ ANKARA — Terörle müca- dele yasa taslağı, Türk Ceza Ya- sası'nın 141, 142 ve 163. madde- leri ile Kürtçeye yasak getiren 2932 sayılı yasayı yürürlükten kaldırmayı hedef alıyor. Tasla- ğa konulan ek bir madde ile 163. maddeye paralel hükümler içe- ren Hiyanet-i Vataniye ile Vic- dan ve Toplanma Hürriyeti ka- nunlarının ortadan kaldınlma- sı da öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Özal'ın ABD'den dönüşünden sonra son şekli verilip önce MGK, ar- dından da Bakanlar Kurulu'nda ele alınacak olan taslağa hukuk- çular, "Polis devletinin hukuk- sal dayanakiannı getiriyor" eleş- tirisini yonelttiler. Taslağın olu- şum sürecinde görev alan bir üst düzey bürokrat ise "Alelacele kaleme alınmış bir raetin" ola- rak değerlendirdiği taslağın maddeleri arasında bu nedenle önemli "tutarsızlıklar" bulun- duğunu söyledi. Yasa temizliği Terorle mücadele yasa tasla- ğına konulan "yüriirlükten kal- dınlan kanunlar" başiıkb bir madde ile önemli ölçüde bir "yasa temizliği" gerçekleştirili- yor. Bu madde ile şu yasalar yü- rürlükten kaldırılıyor: • 2932 sayılı yasa: Türkçenin dışında mahalli dil ve lehçelerin kullanımını yasaklayan bu yasa, 12 Eylül yönetimince 1983 yılın- da yürürlüğe sokuldu. SHP'nin bu yasanın tumuyle yürürlükten kaldınlması yolundaki önerisi- ni "Türkiye'nin üniler bir dev- let olduğu" gerekçesiyle redde- den ANAP, geçen aylarda hazır- ladığı bir taslak ile bu yasada değişiklik öngördü. Bu taslak TBMM Anayasa Komisyonu'n- da eie alınırken Cumhurbaşka- nı Özal'ın önerisiyle yasanın tü- müyle yürürlükten kaldınlması yönünde çalışmalar başlatıldı. Adalet Bakanlığı bünyesindeki bu çalışma daha sonra antiterör yasası taslağı içine konuldu. * Hıyanet-i Vataniye Kanunu: 1921'de çıkarılan ve 1925 yılın- da önemli ölçüde "tadil" edilen bu yasa, TCK'nın 163. madde- sine paralel hükümler taşıyor. Yasa, dini ve dini değerleri siya- si amaç uğruna kullanan ya da bu amaçla örgüt kuranları "va- tan haini" olarak niteliyor ve bu suçun cezasını da idam olarak J. aslağa konulan "yürürlükten kaldınlan kanunlar" maddesiyle 2932, Hıyanet-i Vataniye, Vicdan ve Toplanma Hürriyetinin Korunması Hâkkmdaki Kanun ile TCK'nın 141, 142 ve 163. maddeleri yürürlükten kaldınlıyor. Hazırlanışı sırasında görev alan üst düzey bir bürokrat taslağı "alelacele hazırlanmış ye maddeleri arasında tutarsızlık var" diye değerlendirirken avukat Halit Çelenk, "Biz bu yasanın gereksızliğine inanıyoruz" diyor. belirliyor. • Vicdan ve Toplanma Hür- riyetinin Korunması Hakkında- ki Kanun: 1953 yılında yurürlü- ğe giren bu yasa da Hıyanet-i Vataniye Kanunu ile paralellik taşıyor. Yasa, "siyasi veya şahsi nüfuz ve menfaat temin etmek maksadı ile dini veya dini hisle- ri yahut dince mukaddes lanı- nan şeyleri veya dini kitaplan alet ederek her ne suretle olur- sa olsun propaganda yapanve- ya telkinde bulunanlara" 1-5 yıl ağır hapis cezası ongörüyor. Bu amaçla örgüt kuranlara da ağır para cezası getiren yasa, kuru- lan orgutün suç işlemesi halin- de yoneticiierine de aynı hapis cezasını getiriyor. Yasa, örgütün kapatılmasını da öngörüyor. Taslak, TCK'nın 141, 142 ve 163. maddelerini de yürürlükten kaldırıyor. Maddeler arasında tutarsızlık Antiterör yasa taslağının olu- şum sürecinde görev alan üst düzey bir bürokrat, MGK Genel Sekreteri Orgeneral Nezihi Ça- kar başkanhğındaki komisyo- nun son şeklini verdiği taslağa "alelacele kaleme alınmış" eleş- tirisi getirdi. Bu bürokrat, Curn- huriyet'in sorulan uzerine şöy- le dedi: "Çok soyut bir kanun olarak hazırlanmış. Belli ki üzerinde çok oynanmış, değiştirilmiş. Maddeler arasında tanı bir tu- tarlılık da yok." Aynı bürokrat, son şeklini in- celediği taslağa ilişkin de şu bil- gileri verdi: "Örgiitsei olarak devlete karşı yönelen suçları kapsıyor. Önce terörün tanımını yapıyor. Bu ta- nım da uluslararası metinlerden alınmış. Sonuçta, terörü bir ör- güt suçu haline getiriyor. Ancak terör suçlannda farklı bir du- zenleme de getiriliyor. Yasa kap- samında yer alan bir suçu örgüt namına işlediğini kabul eden bir kişi de kendisi örgüt u>esi olma- sa da terör suçlusu olarak sayı- lıyor. Cumhurbaşkanı'na karşı işlenen suçlar, hukumetin zorla görevden uzaklaştınlmasına iliş- kin TCK'da yer alan suçlar da terör suçu olarak sayılıyor. Bu suçların sanıklarının da DGMIerde yargılanması benim- seniyor." Antiterör yasa taslağı ile ge- tirilmesi düşünulen ceza tecili uygulamasının ise cezaevlerinde bulunan yasadışı örgüt yönetici- lerinin serbest kalmasıyla terör olaylarının daha da tırmanaca- ğı gerekçesiyle poliste rahatsız- lık yarattığı öğrenildi. Bir polis yetkilisi, Dev-Sol'un yöneticile- rinin firarlarıyla birlikte bu ör- gütün eylemlerindeki tırmanma- ya işaret ederek düşünulen uy- gulamaya ilişkin şimdiden em- niyet örgütü içinde çeşitli değer- lendirmeler yapıldığını, serbest kalacak orgüt yoneticilerinin ha- reket serbestisi kazanarak ey- lemlere yönelmelerini engelle- meyi amaçlayan önlemler üze- rinde durulduğunu söyledi. Ay- nı yetkili, taslak ile terörle mü- zırianması açık bir çelişkidir" diyen Çelenk, taslakta terör su- çunun tanımında kullanılan "baskı ile" sözünün, uygulama- da değişik yorumlara neden ola- bileceğini, manevi baskının da terör suçu olarak kabul edilebi- leceğini söyledi. Tanımlamanın açık ve kesin olması gerektiğini de kaydeden Çelenk, şöyle dedi: "Avukat sayısının suıırlanma- sı, savunma hakkının kısıtlan- masıdır ki uluslararası hiçbir bdgede böyle bir hükiim yoktur. Tutuklama, ülkemizde en çok kötüye kullanılan bir kurumdur. Bunu genişletmek, kişinin öz- gürlüğünü daha çok yaralaya- caktır. İşkence yapan ya da gö- revini kötüye kullanan polis hakkında dava açılabilmesini İçişleri Bakanlığı'nın iznine bağ- layan hükum, devleti vatandaşın zenlemelerin ise olumlu karşı- landığını kaydetti. Hukukçu Halit Çelenk ise ge- tirilmek istenen düzenlemeleri, "polis devletinin hukuksal da>a- nakları" oiarak niteleyerek eleş- tirdi. "Bir yandan demokratik- leşme iddiaları ileri sürüliırken. öte yandan böyle bir taslağın ha- ürünüdür. Yargılama hakkının yargı organından alınıp yüriitme organına verilmesi, anayasanın güçler aynlığı ilkesine de ters dü- şer. Aynca ihbarcüık kurumunu teşvik edici önlemlerle, devletin vatandaşı ihbarcılığa ve ahlak- sızlığa teşvik etme bakkı da yok- tur. Sonuç olarak biz bu yasa- nın gereksizliğine inanıyoruz." OPT'ye sunulacak rapor 'Dolaylı afın dolaysız sorunları DPT 6. Beş Yıllık Kalkınma Planı'na sunulmak üzere hazırlanan Adalet Özel Ihtisas Komisyonu raporunda, 30 bini aşkın mahkûm ile 16 bin tutuklunun tahliyeleri sonrası istihdamlannın şimdiden düşünülmesi gerektiğine dikkat çekildi. gazetesi tarafından düzenlenen yet dedikleri halde, yeni Türkiye'nin idaresini tek adam-tek parti felsefesi' iizeri- toplantıda. "Bediüzzaman Said-i Nursi" ölü- ne oturtarak insan hak ve hürriyetinin üzerine devlet terörü ile gidenleri asla tasvip etmemişti. Ömrünün en sıkıntılı devresini yaşadığı o diktatörluk günlerinde Ke- çok sayıda kişinin yanı sıra MSP eski bakanlarından Hasan Aksay da katıldı. Açış malist zihniyetin tahribatını tamir için binlerce sayfalık eser külliyatı neşretmekle konuşmasını yapan Yeni Asya gazetesi sahibi Mehmet Kutlular, "Adına cumhuri- mesgul oldu" dedi. (Fotoğraf: Uğur Günyiiz) SflîH-f IVlitNJl iinilril Veni münün 31. yılında anıldı. Aksaray Lunapark Gazinosu'ndaki anma toplantısına, ANKARA (UBA) — Adalet Özel İhtisas Komisyonu Rapo- ru'nda kamuoyunda "dolaylı af olarak adlandırılan çalışma- nınyeni ve büyük sorunları be- raberinde getireceği bildirildi. 30 bini aşkm mahkûm ile bin tu- tuklunun tahliyeleri sonrası is- tihdamlarının şimdiden düşü- rülmesi gerektiğine dikkat çeki- len raporda, özellikle çocuk ve genç yaştaki mahkûmlann tah- liy* edilmelerinden sonra devlet tarafından kendilerine sıcak yu- va ve iş sağlanmadığı sürece bunların potansiyel suç kayna- ğıoiacağı öne süruldıi. Hukuk- çular, "Soruna politik şovdan ziyade toplumdaki yaralann sa- rılması. barışın sağlanması, uzun dönemde ise suç ve suçlu ureten olumsuzlukların önüne geçilmesi sonınu olarak bakıl- malıdır. Aksi halde, şaşkın hal- de sokağa bırakılacak çocuk ve genç yaştaki insanlar, yardım eli goremeyince her zaman potan- si>el suçlu işlemi görecekler, bel- ki de yeni olayların içine surükleneceklerdir" dediler. DPT 6. Beş Yılhk Kalkmma Planı'na sunulmak üzere hazır- lanan Adalet Özel ihtisas Ko- misyonu Raporu'nda özellikle çocuk ve genç suçlularla ilgili olarak şu önerilere yer verildi: "Önceki yıllara ait kayıtlan silinmelidir. Halk Bankası'ndan gerekli fon aynlarak eski hii- kümlülerin meslek kredilerinden yararlanmalan sağlanmalıdır. Ziraat Bankası tarafından veri- len tarım ve hayvancılık kredi- lerinden faydalanabilmeleri için eski hükümlülerle ilgili me\zn- ata madde eklenmelidir. Parasız yatılı okullar, meslek okullan, teknik egitim merkezlerine tah- liye edilen çocuklar alınmalı, bu okulların paralı yatılı bölümle- ri için fon ve vakıfiardan ödenek tahsis edilmelidir. Özel ve kamu kuruluşlannın Yurtiçinde Mec- buri Hizmet Karşılığı Öğrenci Okutma ve İhtisas Yaptırma Yönetmeliği'ne, tahliye olmuş çocuk ve gençlerin yararlanabi- lecekleri maddeleri konmalıdır. Tahliye sonrası yükseköğrenim görmekte olan gençlerin bu bak- lardan faydalanmalannı engel- leyen maddeler kaldınlmalıdır. Tahliye olmuş çocuklar için va- kıf yurtlanndan yararlanma im- kânları tanınmalıdır. Tahliye sonrası ailelerinin yanına dön- mesinde zarar görülenler için barınabilecek kunımlar oluştu- rulmalıdır." Açlık grevi Fetullah Hoca'dan veda vaazı Maiatya'da 15 günlük eyJ eı 11 bitti"Vaizliğe veda ettiğini" açıklayan emekli müftü Fettullah Gülen, İzmir'de son kez vaaz verdi. Gülen, hastalığının imkân vermediğini öne sürerek "25 sene söylediğim sözierin 25 tanesi bile bana tesir etmemiş" dedi. İZMİR (Cumhuriyet Ege Bü- rosu) — Emekli müftü Fettul- lah Hoca (Gülen) sağlık neden-, lerini gerekçe göstererek 'Vaiz« lığe veda ettiğini' açıkladı. Fet- tullah Hoca, son vaazını dün tz- mir Hisar Camisi'nde verdi. Ayda bir kez Izmir'e gelerek vaaz veren Fettulah Gülen, Hi- sar Camisi önündeki sokaklara ve öteki camilere kurulan kapalı devre televizyon sistemiyle ken- dini dinlemek için toplananlara yapüğı konuşmaya şeker hastası olduğunu belirterek başladı. Bu nedenle kısa bir konuşma yapa- cağını söyleyen Gülen, sağlık durumunun bundan böyle vaaz vermeye el vermediğini, İstan- bul'dan acılar içinde kıvranarak geldiğini belirtti. Son kez cema- atin karşısına çıktığını belirten Gülen, "Sizlerden özür diliyo- rum, hastalığım imkân vermi- yor" diye konuştu. Gülen 11.3O'da başladığı ko- nuşmasında 'yarariı olamadığı- nı' da vurgularken şunlan söy- ledi: "Zira öyle anlaşılıyor ki 25 sene söylediğim sözierin 25 ta- nesi bile bana tesir etmemiş. En yakınlarıma dahi tesir icra etme- miş, niye vaktimi abes kullana- yım? Niye sizin gibi gıizide in- sanlarm vaktini ıvraf edeyim? Niye zamamnızı burada beyhu- de edesiniz? Niye sizi aldata- yım? Ben sizin ve benim hesa- bıma böyle bir kamburu taşuna- mak Uzere sizden izin almak is- tiyorum. Ne siz dikenler arasın- da bülbül sesi diye saksağan se- si dinleyin ne de ben bundan sonra bir kere vaaz edecegim di- ye 3 gün sancı çekeyim. Yarariı olamadım mülahazasıyla aynlı- yorum. İnancım o ki siz layık insanları bulacaksınız. İnşalİah ben olmayınca size doğru konu- şacak birini buiur, dinlersiniz." Gülen, bir daha vaaz \erme- me konusunda kesin kararlı ol- duğunu belirtirken zaman za- man ağlamaklı oldu. Gülen'in bundan böyle vaaz vermeyece- ğini açıklaması üzerine kendisini dinleyenler arasında ağlayanlar, çığlık atanlar olduğu görüldü. Özel tim görevlisinin vurduğu 13 yaşındakiseyyarsatıciyABD Kongresigündeminegetiriliyor ABD, Aytuğ'un ölümünü sordu VEDAT YENERER ERGÜN AKSOY StLOPİ — Habur gümrük sahasında seyyar satıcüık yapan 13 yaşındaki Fa- ruk Aytuğ'un bir özel tim görevlisinin aç- tığı ateş sonucu öldürülmesı olayı ABD Kongresi'nin gündemine getiriliyor. ABD Ehşişleri Bakanlığı'nın istemi üzerine Dışişleri Bakanlığı, Adalet Ba- kanlığı kanaüyla Silopi Cumhuriyet Sav- cılığı'ndan ytirütülen soruşturma konu- sunda ABD Kongresi'ne iletihnek üzere aynntılı bilgi istedi. Adalet Bakanı Oltan Sunguriu adına Cezaişleri Genel Müdürü Hâkim Tür- ker Muratoğlu tarafından geçen hafta "çok ivedi" kaydıyla Silopi Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilen yazıda, Fanık Ay- tuğ'un Habur gümrük sahasında öldü- rülmesiyle ilgili yürütülen soruşturma- nın hangi asamada olduğu sorularak ge- niş bilgi istendi. Silopi Cumhuriyet Sav- cıhğYna gönderilen yazı aynen şöyle: "Dışjşleri Bakanlığı'ndan alınao 2U.1991 günlü yazıda ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlatıhp Kong- re'ye sunulan 1990 yılı insan baİJarı iil- keler raporundaki ülkemizle ilgili olan- ABD Dışişleri Bakanbğı'nın istemi üzerine Adalet Bakanlığı, Silopi Cumhuriyet Savcılığı'ndan yürütülen soruşturma konusunda bilgi istedi. lan cevaplandınnak üzere belge ve bilgi istenilmektedir. Anılan raporda Habur hudut kapısı civannda güvenlik güçlerinin kaçmakta olan bir gnıp seyyar satıcıya ateş açma- sı üzerine 13 yaşındaki Fanık Aytuğ'un ölmesi nedeniyle soruşturma yapıldıgı beürtflmektedir. Bilgi edinilmesi ile anı- lan bakanlığa verilen yanrt esas olmak üzere olayla ilgili aynntılı bilgi verilme- si, kamu davası açılmış ise iddianame ör- neğinin, takipsizlik karan verilmiş olma- sı halinde karar örneğinin bakanlığa gönderilmesini rica ederim." Silopi Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yurtseven gönderdiği yanıtta, Habur gümrük sahasında TIR sürücûsü Şerif Bozgeyik'i elinden bıçakla yaralayan Fa- nık Aytuğ'un daha sonra araçta bulunan eşyaları çalıp kaçmaya çalıştığı sırada Mardin Emniyet Müdürlüğü Harekât Şube Müdürluğü'nde görevli polis me- muru Osman Cirit tarafından ateş açı- larak öldürüldüğü belirtildi. Adalet Ba- kanlığı kanalıyla ABD Kongresi'ne gön- derilen yazıda şöyle denildi: "Cumhuriyet Savcılığımızca sözü edi- len suçtan soruşturma yapılmış ve 9^.1990 Urihinde Olağanüstü Hal Böl- ge Valiliği'nin ihdası hakkındaki kanun hükmünde kararnamenin 4/i maddesi uyannca Olağanüs<ü Hal Bölge Valiliği emrindeki görevlilerin görevlerinin ifa- sı sırasında işledikleri suçlardan dolayı Memurin Muhakemat Kanunu hükmü- ne tabi olduklanna dair amir hükmü uyannca sanık Osman Cirit'in hakkın- da müsnet suçtan gereginin takdir ve ifa- sı için dosyanın iJçe idare kuruluna »er- di edilmek üzere Silopi Kaymakamlığı- na gönderildigi, Cumhuriyet Başsavcılı- ğunızca bu konuda görevsizük karan ve- rfldiği anlaşdmış olup, görevsizlik kara- n ve hazırlık somşturması evrakının ör- nekleri yazımız ekinde gönderilmiştir." Aytuğ ailesinin avukatı ve Cizre IHD temsilcisi Orhan Doğan, ABD Kongre- si'ne iletilmek üzere Cumhuriyet Sava- hğınca gönderilen yazıda Fanık Aytuğ 1 un hırsızlık yaptığı yönündeki iddialann asılsız olduğunu savunarak "Böyle bir iddia, olaya fail aranması senaryolannın açık bir örneğidir. Olayda maktiil Faınk Aytuğ'un eırsızlık yaptığı yönünde en ufak bir kanıt yoktur. Nitekim Fanık- un öldüriilmesinden sonra hırsızlık iddi- asıyla tutuklanan iki arkadaşı da birkaç gün sonra salıverildiler. Oiay, karm tok- lugu için gümrük sahasında yumurta, ekmek satarak yasam savası veren Fa- ruk'un ölmesidir" dedi. Avukat Doğan, soruşturma dosyası- run 285 sayılı kanun hükmünde karar- name gereği Silopi Kaymakamlığı'nda bekletildiğini, henüz ilçe idare kuruluna gönderilmediğini belirterek meni muha- keme karan verilmesi halinde itirazda bulunacaklarını vurgulayarak "Dileği- miz, diğer olaylarda olduğu gibi bu olay- da da hukuksal yollann ükanmaması- dır" diye konuştu. Geçen yıl 5 ağustos günü Habur güm- rük sahasında Faruk Aytuğ'u öldüren özel tim görevlisi Osman Cirit'in, olayın ardından sekiz ay geçmesine karşm ha- len görevinin başında olduğu öğrenildi. ADANA (Cumhuriyet Giiney İlleri Bürosu) — Malatya E Ti- pı Cezaevi'nde 175 siyasi tutuk- lu ve hükümlünün 14 gündür sürdürdükleri açlık grevi, istek- lerinin büyük bölümünün ceza- evi yönetimince kabul edilmesi üzerine sona erdirildi. Bursa Özel Tip Cezaevi'nde geçen cu- ma açlık grevine başlayan 21 si- yasi tutuklu ve hükümlüden de 15'inin eylemlerine son verdik- leri öğrenildi. Diyarbakır ve Bis- mil cezaevlerindeki açlık grevleri ise sürüyor. Malatya E Tipi Cezaevi'nde- ki 175 tutuklu ve hükümlünün, 14 gündür sürdürülen açlık gre- vine dün öğle yemeklerini alarak son verdiği öğrenildi. Cumhuri- yet Başsavcısı Cevat Bilgin, aç- lık grevine son verildiğini doğ- ruladı. İHD Malatya Şube Baş- kanı Mustafa Yılraaz da Halkın Emek Partisi'nde düzenlediği basın toplantısında, cezaevi yö- netiminin olumlu tutumunun eylemin sona erdirilmesinde et- ken olduğunu açıkladı. Yılmaz, cezaevi yönetimiyle yapılan gö- rüşmeler sonucu 21 maddelik is- tek mektubundaki konulardan çoğunun çözüme kavuştuğunu söyledi. Bu arada tutuklu ve hü- kümlulerin eylemi sona erdirdi- ğini duyan yakınları da Malat- ya HEP il örgütundeki açlık gre- vine son verdiler. Tutuklu ve hü- kümlülerin 21 maddede topla- dıkları isteklerinin büyük bir bölümü, cezaevindeki koşullann iyileştirilmesini içeriyor. Bursa Özel Tip Cezaevi'nde üç gün önce açlık grevine baş- layan 21 tutuklu ve hükümlüden 15'inin eylemlerine son verdik- leri, 6 kişinin ise açlık grevine devam edecekleri açıklandı. "Güneydoğu'daki baskıları protesto" amacıyla Diyarbakır E Tipi Cezaevi'ndeki 217, Bismil Kapalı Cezaevi'ndeki 27 siyasi tutuklu ve hükümlünün açlık grevleri ise sürüyor. Diyarbakır- daki açlık grevi 3. gününü, Bis- mil'deki açlık grevi de 2. günü- nü doldurdu. Her iki cezaevin- deki açlık grevlerinin 28 martta sona erdirileceği öğrenildi. Bu arada "baksız gözaltılan protesto" için Siirt HEP il örgü- tünde 20 kişinin başlattıklan aç- lık grevi ise 11. gününe girdi. Gerekçeoruç tutmamak Oğretmene öğretmen dayağı ERZURUM / AĞR1 (Cum- huriyet) — Ağrı ve Erzincan'da oruç tutmayan iki öğretmen, meslektaşları tarafından dövül- dü. Ağrı Öğretmenevi'ndeki olayla ilgili 4 öğretmen tutuk- landı. Cumhuriyet muhabirinin Ağ- rı Cumhuriyet Savası Tayfun Sağıroglu'ndan aldığı bilgiye gö- re Ağrı Öğretmenevi salonunda sigara içen Soğanlı Köyü llko- kulu öğretmeni Hüseyin Kaya, "ramazan günü oruç yediği" ge- rekçesiyle 5 öğretmen tarafından yumruk ve şemsiye ile dövüldü. Olaya müdahale eden polis, bi- ri öğretmenevi müdürü, 5 öğret- meni gözaltına aldı. Mahkeme- ye çıkarılan öğretmenlerden Ah- met Yıldız, Yusuf Erdoğmuş, İb- rahim Akşat ve Hakan Kanler tutuklandı. Ramazanda oruç tutmadığı için arkadaşları tarafından dö- vülen Soğanlı Köyü öğretmeni Hüseyin Kaya'nın, kafasında ve sağ gözünde derin yaralar mey- dana geldiği doktor raporuyla belirlendi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog