Bugünden 1930'a 5,403,837 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

'25 MART 1991 HABERLERİN DEVAMI CUMHURİYET/17 Değişimi Yakalamak... Yenilenmek (Baştarafi I Sayfada) gerçek payı var Değışımı yakalamak ve ona gore yenilen- mek Bır yerde bu, cağdaşlasmanın ıler- lemenın en temel koşuludur Bugun Turkıye'de değışımın sancıları top- lumun cok değışık kesımlerını derınden sars- maktadır Bu durumun farkında olmayan yok gıbıdır Amaneyazık kı kurumlar değışımeayak uydurmaktan uzaktırlar Gereklı kurumsal duzenlemelerı gerçekleştırıp kendını yenıle- yebılmek bır turlu mümkun olamıyor Ortaya cıkan uyumsuzluktan herkes ya- kınmaktadır Çunku toplumun temel kurum- ları kılıtlenmıştır Doğru durust ış ve cözum üretemedıklerı ıçın halkın tepKisını çekmek- tedırler Devlet burokrasısı Yargı mekanızması Her duzeyde guvenlık orgutu Idarı yapı Bunların ışleyısınden ne onun ıçınde yer alanlar ne de yurttaşlar memnundur Radı- kal bır reformla modernlestırılmedıklerı su- rece de demokratık bır topluma layık hızmet vermelerı soz konusu olamayacaktır Turkıye de sıyaset kurumu Parlamento ve partıler Değışıme ayak uydurarak ken- dılerını yenıleyebıldıklerı soylenebılır mı' Ül- ke sorunlarına ılıskın polıtıkalar ve cozum- ler uretebılmek açısından gerekiı mekanız- maları olusturabıldıklerı one surulebılır mı9 Işveren orgutlerıyle sendıkalarda zıhnıyet değışımı ne zaman gercekleşecek? Eğıtım ve öğretım kurumları, unıversrteler, cağa ayak uydurma açısından ne kadar ye- terşız olduklarını yadsıyabılırler mı'? Özgurce duşunmesını bılen Olaylara de- ğısık acılardan, eleştırei gozle bakabılen Goruslerını bağımsızca, yuksek sesle soyle- yebılen Tabu tanımayan Sağlıklı kuşak- lar yetıştırebılecek kurumlarımızın sayısı ne kadar' Ornekler daha da coğaltılabılır, toplumun her kesımıne doğru yayılabılır Ama gereksız Çunku hepımız kendı gunluk yaşantımız- dan nelerın ışlemedığını gayet 1yı bılıyoruz Kurumlar değışıme ayak uydurup, kendı- lennı yenıleşme yorungesıne oturtuncaya dek calkantı bunalım ve kaos yaşanacak Bunun dışında sıhırlı bır formul bulunabıl- mıs değıl bugune kadar G ü n e v d o â u A N A P CRM* BAŞKAIVVEKILİ BOZKURT Alptemoçin, Bozer'in durumuna düştü Sınava ilk heyecanlstanbul Haber Servisı — Oğ- rencı ve velılerın "kolej heyecam" baslıyor Anadolu lı- selerı gırış sınavma başvurular bugun başlıvor 150 Anadolu lı- sesmın 13 bın 391 kontenjanı ıçın yapılacak sınava yaklaşık 180 bın oğrencımn katılması beklenıyor Başvurular 5 nısana kadar surecek Anadolu lıselen .sınavı, 26 ma>ıs gunu saat •;l0.00'da, ıl raerkezlerı ıle yurt- dışında Lefkoşa, Cidde ve Trab- lus'ta tek aşamalı olarak yapı- lacak Ozel Turk ve yabancı okullara gırış sınavına başvuru- lar ıse 1-12 nısan tarıhlerı ara- sında yapılacak Bu sınavın ta nhı 2 hazıran "Bır il tercıhı" ve seçılebıle- cek uç okul sınırının korundu- ğu Anadolu lıselen tercıh sıste- mınde tstanbul, Ankara ve Iz- mır dışından sınava gırecek öğ- rencıler va kendı ıllerındekı Anadolu lıselerını va da uç bu- yuk ılden bırındekı okullann en çok uçunu tercıh edebılecek, ıl- lenrun ılçelerındekı okulları ter- cıh edemeyecekler lstanbul, Ankara ve İzmır dışındakı ılle- nn ıl merkezlen dışında, Ana- dolu lısesı bulunan ılçelerden sı- ^nava gırecek oğrencıler ya ken- dı ılçelerındekı okulları ya da uç buyuk ılden bırındekı okullann yalnız uçunu tercıh edebılecek Bu durumda ılçelerındekı okul- ları tercıh edemevecekler lstan- bul, Ankara ve Izmır'den sına- va gırecek oğrencıler kendı ıl ve bu ıllerın ılçelerındekı okullann yalnız uçunu veya uç buyuk ıl- den bırı olmak uzere bu ıllerde- kı okullann uçunu tercıh edebı- lecekler Yıldız Dershanelerı Kolej Grubu Koordınatoru, psıkolog- eğıtım uzmanı İhsan Gonç'un okul tercıhlerı konusunda aday- Jara uyarıları şoyle * "Tercıhlerin hep yuksek pu- *anlı ve yakın puanlı okullar ol- mamasına dikkat edılmelı, lısle- deki ilk tercihın taban puanı ıle son tercihın taban puanı arasın- "da fark oluşturulmalıdır. — Tercıhler arasında konten- jana dikkat ediJmelı. tercıhe ters duşmuyorsa çok sayıda ogren- cı alan okullar seçılmelidir. — Sıralama > uksek puandan duşuk puana dogru yapılacak- tır. 1. tercıh seçılen uç okuldan taban puanı en > uksek olanı ol- rnalıdır Buna dıkkal edılmezse tercıh seçeneklen kullanılmamış olur." Tercıh sıstemı dışında ön ka- vıtla oğrencı alan lstanbul, Konya, Fatsa Anadolu lmam Hatıp Lıselen ıle Bolu Mengen Anadolu Aşçılık Lısesı'nın top- lam kontenjanları 360 kışı Bu kontenjanın 144'u Beykoz Ana- dolu lmam Hatıp Lısesı'nın Bu okullar, sınav sonrasında açık- layacaklan taban puanıyla on kayıt sıstemıne gore Turkıye'nın her bolgesınden oğrencı alacak- lar Oğrencıler bır okulu kazan- mış ve bu okula yerleştınlmış ol- salar bıle hepsı de pansı>onlu olan ve erkek oğrencı alan bu okullara onkayıt yaptırıp puan sıralamasıyla gırebılecekler Anadolu lıselerıne yerleştırıl- me ıle ılgılı "bilinmesı gereken onemlı noktalar" da şunlar "Anadolu lıselerinın pansi- >onlu olanlarında parasız vatılı okumak ısteyen ada>ların dev- let parasız vatılı sınavlarını ka- zanmış olmaları gerekivor. — Pansıyonu olan Anadolu lıselerını tercıh ederek parasız > atılı okumak ıstejen ogrencıle- rın girmelen gereken devlet pa- rasız vatılı ilkokul sonu sınavı için başvurular 1 nısanda başla- vıp 12 nısanda bitecek. Sınav 9 haziranda yapılacak. — Mılh Egitim Bakanhgı'nda gorevli veva emeklı ogretmenle- nn çocuklanna yabancı dılle og- retim yapan ozel okullarda ha- zırlık sınıfını okumuş veva ara sınıflarda okuyor olmaları ko- şuluyla yeteıiılik sınavından ge- çirilerek Anadolu lıselerıne na- kil hakkı tanınmıştır. — Anadolu lıselen arasında hazırlık sınıfı aşamasında oğ- rencı nakli yapılamaz. Hazırlık sınıfı sonrasındaki nakıller okullann her yıl degışen ara sı- nıf kontenjanJarıvla sınırlıdır." Adavlara 220 dakıkalık sure ıçınde 100 soruluk bır testın uy- gulanacağı sınav, 30 Turkçe, 15 sosval grubu, 5 dın kuituru ve ahlak bılgısı, 30 matematık, 20 fen grubu sorularından oluşa- cak Bu arada, bu yıl başlatılan bır uygulama ıle T C uyruklu Hırıstıyanlık veya Musevılık dınlennden bınne mensup oldu- ğunu belgelendırerek dın kuitu- ru ve ahlak bılgısı dersıne gırme- dığı ıçın ılgılı bolumu kodlayan oğrencılere bu dersten soru so- rulmayacak Ancak bunun ye- rıne sadece bu konumdakı oğ- rencılerın cevaplandırması ıçın bu derse ayrılan soru sayısında sosyal bılımlere aıt sorular so- rulaı_ak Sonuçlar 9 temmuzda açıklanacak lstanbul, Ankara ve tzmır ıllerı ıçın okul konten- janının 4 katı kadar dığer ıller ıçın okul kontenjanı kadar ye- dek lıstesı ılan edılecek kayıtlar 22 temmuz pazartesı gunu baş- layacak (Baştarafi 1. Sayfada) derılınce bu kez ilkokul oğren- cılerı derslere gırmıyor Oğren- cıler ve velılerle polıs ^atışıvor Sılvanlılar kızgın "Polıs, ilko- kul çocuklarını copladı, goz ya- şartıcı bomba attı." Gozaltındakıler mahkemeye çıkartüıyor Sılvanlılar adlıye bı nasının çevresını sarmış Yaka- lananlar arasında 13 14yaşında lıse oğrencısı kızlar da var Gu- venlık guçlerı, "Dagılın, gozal- tındakıler serbest bırakılacak" dıvor Halk hıç de dağılmaktan yana değıl — Serbest bırakın oyle dağı- lalım. Bır özel tım gorevlısı telsızle ustlerıne durumu bıldırıyor — Silvan halkı ısvan halinde- dir... Dun pazar sakınhğını yaşıyor- du Silvan Halk ana caddedekı kaldırımların uzerınde bekleşı- yor Bır haftadır ılçede yaşanan gergınhğe bır de Silvan yakınla- rında beş PKK mılıtanının öldu- rulmesı eklenmış Anlatılanlara gore Sılvan'ın bır koyune gıdıp on ıkı korucunun sılahını aimış PKK'lılar Bunun uzerıne gu- venlık guçlerı operasyona başla- mış, havadan ve karadan Helı- kopterden açılan ateş sonucu öl- durulmuş PkK'lılar Ikısının ce- nazesı Sılvan'a getırılmış Gunevdoğu'da bır şeyler olu yor Ancak bu ne dun Dıyarba kır'dakı Nevruz gunu ne de Sıl- van'dakı tazıyedır Uzun suren baskı donemıne ilk yığınsal tep- kıler, geçen vıl Cızre'de, Nusay- bın'de halkın katıhmıyla yapılan gösterıler, ateş açmalar, gozaltı- lar, vıne gosterılerle başlamıştı Bu yıl daha çok ınsanın katıldı ğı eylemler vapılıyor daha çok yerleşım bırımınde. Kurtçeye ya sak getıren yasağın Cumhurbaş- kanı Ozal'ın talımatıyla kaldın- lacağının dvıklanması, Kuzey Irak'ta Kurtlerın duruma ege- men olması, Özal'ın Talabanı'y- le goruşulduğunu açıklaması gı- bı unsurlara zaten patlama nok- tasına gelen halkın tepkısı de ek- lenınce bolgedekı ilk goruntuler "ıpin ucunun kaçtığı" yolunda FARUK BİLDİRİCI A1SKARA — Cumhurbaşka- nı Turgut OzaJ'ın ABD gezısı- ne Dışışlerı Bakanı A. Kurtce- be Alptemoçin'ın katılmaması ANAP'ta eleştırıldı ANAP Grup Başkanvekılı Yasın Boz- kurt, Alptemoçin'ın durumu- nun, Alı Bozer'ın, Özal'ın geçen yıl ekım ayındakı ABD zıyare- tınde Bush ıle yaptığı göruşme- ye alınmaması uzerıne Dışışlerı Bakanlığı'ndan ıstıfası ıle ben- zerlıkler taşıdığını savundu Bozkurt, "Benzer şeylerdir. Ama Alı Bozer, bir izzeti nefıs meselesi yaptı, ayrıldı" dedı ANAP Grup Başkanvekılı Yasın Bozkurt, Cumhurıyet muhabırının, Cumhurbaşkanı Turgut Ozal'ın ABD gezısıne ılışkın sorusuna, "Bu konuda henuz bır bilgimtz yok. Gazete- lerde bıle neler konuşuldugu he- nuz yok" karşılığını verdı Bozkurt, Dışışlerı Bakanı Alptemoçin'ın Ozal'ın gezısıne katılmaması ıçın "Keşke gitseydı. Onun da gonışmelerde bulun- masında isabet vardı. O bir çelişkıdir" değerlendırmesınde bulundu Ozal-Bush göruşmesı- ne ahnmamasından sonra Dışış- lerı Bakanlığı gorevınden ıstıfa eden Alı Bozer'ın durumuyla Alptemoçin'ın durumu arasın- da benzerhk olup olmadığı so- rusuna Bozkurt, "Bozer oyle bir mesele olarak gordu, demek ki benzer şeylerdir. Ama Ali Bo- zer bir izzeti nefıs meselesi yap- tı, ayrıldı. Orada çok onemli go- ruşmeler oldu. O gonışmelerde dışişleri bakanının buhınmasHi- da isabet olurdu kanaatinde- >im" yanıtını verdı Devlet Ba- kanı Guneş Taner'ın, "Ekono- mik konulann da ele alınması nedenıvle goruşmelere katılmış olabılecegım" vurgulayan Boz- kurt, "Ama Dışısleri ile de ılgi- lı çok onemlı konular goruşul- muş. Kıbrıs, Ortadogu mesele- lerı ele alınmış" dıye konuşıu Ozal'ın bundan oncekı ABD gezısıne katılmasına karşın Bush ıle yaptığı goruşmeye alınmayan ve gezı donuşunde ıstıfasını ve- ren Alı Bozer, Cumhurıyet mu- habırının Alptemoçin'ın duru- muna ılışkın sorusunu, "Ben bu konulara girmek istemiyorum" dıve yanıtladı Cemiloğlu: Turan hayaldir (Baştarafı 18. Sayfada) sını ıstıyorlar Cemıloğlu'na yonelttığımız bır soru da "Panturkızm ve Turancılık" ıle ılgılı Çunku Mustafa Cemiloğlu geçmış yıl- larda mılh kımlığıne sarılıp va- tan Kırım'a donmek ıstedıkçe bu maddelerden yargılanıp hap- se atıldı Turkıve'de ozellıkle sağ kesımde Cemiloğlu "Turk- çuluk ve Turancılıgın bayrağı" gıbı tanıtılmak ıstendı Gerçek nedır 0 Cemiloğlu bunların kav- gasını mı verıvor, yoksa haksız- lığa uğramış vatanına donmek ısteyen Kırım Tatarlarının dava- sında mı 9 Mıkrofon Sovvetler Bırlığf n ISTANBULDAKI ANADOLU LISELERI 88-90 YILLARI TABAN PUAN TABLOSU ftgretim yılı Kod Ofculnn adı 174 ist Anadolu L 175 Galatasaray Lıs 176 Katiıköy 177 Beyoölu (kız) 178 Ntşantaşi 179 Cağaloğlu 180 H Avnı Sözen 181 Beşıktaş Atatürk 182 UskudarAL 183 Kartal 184 Bahcelıevler 185 Kartai B Bora 186 Kartal B Bora 187 BakırköyM Bert 188 VefaAnadotu 189 İhsan Mermercı * 1988-1989 oğretım çıkanlmış, bu oğretım den merkezı sısteme Dll Airrt Frn Ing Ing Ing Alm Ing Ing Alm Alm Alm tag. Frn Ing Ing Alm yılında lstanbul yılında önkayıt gırmıstır Koırt 144 144 288 36 72 144 72 144 72 72 72 72 36 36 — 72 Anadolu 1988-89 Puanı 328 000 312 000 333187 325 948 361487 318 585 327 389 338 919 306 594 283 498 289 707 307 937 285 196 306 386 — — Net 75 18 69 39 7836 75 79 88.46 73 18 74 96 80 40 68 92 60 76 62 95 67.92 6138 66.99 313.157 - Lısesı ve Galatasaray Anadol sıstemıyle oğrencı alan bu 1989-1990 Puanı 366 746 356 557 345 621 330 689 352 674 335 709 340165 349 938 310 440 307 009 307 332 334 303 295 960 332 356 63 73 290 427 j Lısesı merkez Net 8180 78 36 74 67 69 64 7715 73 15 7284 » 76 0 8 ^ 1 62 81 61 66 6177 70 86 57 93 7015 56 72 sıstemden kı okul 1989-1990 öğretım yılında yenı- ISTANBULDAKI 16 ANADOLU LISESININ BOLGE VE DIL DAGILIMI (ngifece öğretım yapan Anadolu lıseten Almanca öğretım yapan Anadolu lıseterı Fransızca ogretım yapan Anadolu lıselen Toplam öğrena kontenjanları 3. Bölge 432 144 36 612 1.-5. Bölge 396 432 144 972 Topiam 828 576 180 1584 dekı Turklenn durumuna ılışkın sc umuzu yanıtlayan Cemıl- oğlu'nda Yakın alaka "Eger de bu devlette gerçek- ten demokrasi olsa, mıllet oz topragın ıstegını yapabılse, el- bette çok milletler ayrı bağım- sız cumhunyetler kuracaktır. \ e bagımsız cumhunyetler kurduk- tan sonra Turkı cumhunyetler arasında alakalar daha sıkı ola- cak, ama sizın soyledıgıniz gibı Panturkıst ulkusu, yanı hep Turk milletler bır devlet olma- sı, bence bu hayaldir, pratik bir şey degıldır. Ama yakın olma- ları, birbirine kardeş cumhun- yetler olmaları hep mumkun- dur." Cemıloğlu'nun bu sozlerı "hayal âleminde" yuzenler ıçın kuı,uk bır uvarı olabılır Evet, gerçekçı bır cemaat lıderı olan Mustafa Cemiloğlu, daha son- ra Turkıye'ye okutmaya gonde- rılecek Tatar gençlerının "val- nız dil ve dın degıl, teknik ko- nularda da egıtım gormelerım" ıstıyor Bu da bır başka uyarı nı- telığınde Çunku Kınm Turklerı ıle ılgılenen grupların bır kısmı "Turkçuluk", bır kısmı ıse "tslamcüık" adına ılgılenıyor- lar Daha doğrusu Kınm Tatar- larını kendı sıyasal ya da dınsel eğilımlerıne gore değerlendırme- ye \e o yone çekmeye çalışıyor- lar Varsın uğraşsınlar Yaşam her zaman kendı yolundan gı- der, ırmaklar kendı yataklarını kendılerı oluşturur 45 yıllık surgunden sonra Kı- nm Tatar gençlerı ne durumda 9 ne vapıvor ne duşunuyorlar Yaşam nereye akıvor 9 Bunu da varın ınceleyelım Yarın: Kırım-Pop elhamdülillah ile roek muzigi G O Z L E M UĞUR MUMCU (Baştarafi 1. Sayfada) da tutuklama kararları çıkarılan sanıklara da 'gyabı tutuklu' denır Ozal'ın dış sıyaset anlayışı dıplomasıde 'gıyap sıyaseu' doğuruyor Bu sıyaset nasıl uygulanıyor? Şoyle Cumhurbaşkanı Ozal'ın ABD Başkanı Bush ıle Camp Da- vıd'de yaptığı goruşmelerıne Dışışlerı Bakanı Alptemoçin katılmıyor Göruşmeler, Dışışlerı Bakanı'nın 'gıyabında' ya- pılıyor En son çarpıcı ornek bu Dışışlerı Bakanlığı, dış sıyasetten acıkca dıslanıyor1 Kurt lıderlerı ıle gızlı kapaklı ıllegal göruşmeler' soz ko- nusu olunca, son dakıkada bakanlık musteşarı ve MIT çağ- rılıyor Sıra Camp Davıd'e gelınce de Dışışlerı Bakanı Alp- temoçin Lıbya'ya gonderılıyor Dıs sıyasetın en can alıcı konuları dışışlerı bakanının 'gıyabında' konuşuluyor Oysa, anayasaya gore cumhurbaşkanının 'yabancı dev- letlere buyukelçı atamak ve yabancı buyukelçılen kabul etmekten' başka bır yetkısı de yoktur Hukuk devletınde her yetkı bır sorumluluk karşılığıdır Yet- kısız sorumluluk olmayacağı gıbı sorumluluğu olmayan bır yetkıden de soz edılemez Dış sıyasetın Bakanlar Kurulu'nca saptanması ve Dışış- lerı Bakanlığı'nca yurutülmesı gerekır Bu sıyasetın yuru- tülmesınden Bakanlar Kurulu ortaklaşa sorumludur Ana- yasa, cumhurbaşkanına dış sıyasetı oluşturma ve oluştur- duğu bu dış sıyasetı tek başına uygulama gıbı bır yetkı de vermıyor Anayasa, Ozal'a, hukumetın 'gıyabında TBMM'den onay almadan, Meclıs'e bılgı vermeden, Dışışlen'nı dışlayarak ka- palı kapılar ardında ulke geleceğı ıle ılgılı göruşmeler yap- masına, pazarlıklara oturmasına, sozler vermesıne engel- dır Orneğın Kurt konusu ve Kıbrıs sorununda Camp Davıd- de neler konuşuluyor'' Ne gıbı sözler verılıyor? Bunlar bellı değıl Bu konuları, bakanlar bılmıyor, TBMM'ye bılgı verılmıyor, Dışışlerı Bakanı Camp Davıd'de ne konusulduğunu bılmı- yor, bu konuları kamuoyu da bılmıyor Dışışlerı Bakanlığı, dıplomasıden soyutlanıp dıslanıyor Papandreu ıle yapılan ve o günlerde 'Davos nıhu' dıye övu- le övule bıtırılemeyen toplantılar da ANAP ıle ıçlı-dışlı bır şırket tarafından duzenlenmıs değıl mıydı9 Bakanlık, Davos'ta da devre dışıydı 'Davos ruhu'nun Turk-Yunan ılışkılerınde 'nane ruhu' ka- dar etkısı olmadığı hemen sonra anlaşılacaktı Davos, dış sıyaset adına tam bır başarısızlıktı, bu başa- rısızlığı, Bulgar sıyasetı ızledı Bulgarıstan'da yaşayan yuz- bınlerce Turk, Özal tarafından Turkıye'ye çağnldı, sonra da kapılar soydaşların yuzlerıne karşı kapanıverdı' Dış sıyaset, bakanlık açısından somut orneklerı goruldu- ğu bıçımde gıyap kararları' ıle yonetılıyor Aralarında Kurt kokenlı bakanların da bulunduğu huku- met, surgun kararnamelerı hazırlıyor, Ozal, bu kararname- lerı hazırlayan hukumetın 'gıyabında' Kuzey Irak'takı Kurt ayakianması lıderlerı ıle gızlı goruşmelere karar verıyor Ve bu göruşmeler ıçın ilk temasları Dışışlerı Bakanlığı- nın 'gıyabında' bır gazetecı yapıyor' Sayın Dışışlerı Bakanı, bu 'gıyap sıyasetı'n\ acaba son yıl- ların en onemlı dıploması başarısı olarak mı goruyor? Bıl- mıyoruz Bılebıldığımız, Dışışlerı Bakanlığı 'manevı şahsıyetı'nın yet- kısız ve sorumsuz Cumhurbaşkanı Ozal elıyle ve bu 'gıyap sıyasetı' ıle gun geçtıkçe yara aldığıdır Bunu gören, bunun acısını yureğınde duyan Dışışlerı Ba- kanlığı yetkılılerı yok mudur'? Vardır şuphesız Eskı Dışışlerı Bakanı Bozer, Bush-Ozal goruşmesıne alın- madığı ıçın gorevınden çekılme gereğını duymuştu Acaba Alptemoçin boyle bır sıkıntı ıçınde değıl mıdır'' Değılse, lıberallığıne hayran olduğumuzu ıtıraf etmekten kendımızı alamadığımızı saygı ve kaygı ıle bıldırırız 74 yıl sonra Hansaray'da yor Orneğın Iran, Azerbaycan 1 da ateıstlenn kökten yıktığı Bı- bı Heykel Camısı'nı yenıden yapmak ve butun masrafları karşılamak ıçın başvurdu Iranlı mollalar çeşıtlı cumhurıyetlerde faalıvet halındeler Moskova merkezlı "Ahmedı- >e" tarıkatının da adı sağda solda duyulmava başladı Hırıstıyan mısyonerler Gurastan da Muslu- man köylerde boyuna takılacak mınık altın suyuna batırılmış haçlan hedıyeolarak bedavada- ğıtıyorlar Herkes bu gruplar uze- rınde etkınlık sağlamaya ça- lışıyor 18 Sayfada) Ancak çeşıtlı dını kuruluşlar ya- salar çerçevesınde bunlardan maddı yardım alabılır Kuçulen bır dunyada yaşıyoruz Buna karşı çıkmamak lazım Yoksa bız de başka ulkelerdekı Turk ve Islam gruplara yardım edeme- yız • Turkıye bu topluluklara "kultur, din ve ekonomi" vo- nunden yardım etmelı Işadam- ları yatınm bakımından daha az kârı goze alarak destek olabılır- ler Sovyetler'dekı Turkı halklar ve Musluman gruplarla dunya- da başka kuvvetler de ılgılenı- Camp David zirvesinde Özal'dan Bııslva önerî: Strateîik isbirlim (Baştarafi 1. Sayfada) sı ABD ıle bugune kadar 'SEİA kapsamında ve N \TO amaçla- n dahilınde' sınırlanmış olan as- kerı ışbırlığıntn dokusunu değış tırecek bır kavramı ıkılı ılışkıle- re getırıyor Bu onen, ABD ıle mutlaka dar kapsamlı bır aske- rı anlaşma ımzaJanmasını değıl, savunmadan ekonomıye, ortak yatırımlardan sureklı danışma mekanızmasının ışletıleceğı ya kın bır ılışkıye kadar genış bır çerçeveyı hedeflıyor Bu şu an lama gelıyor Ikı ulke arasında ıçlı dışlı bır ılışkı, her alanda da- nışma, tıpkı ABD ıle Ingıltere arasında olduğu gıbı "bırbirı adına hareket etme' olanağı, In- gıltere ve ABD nasıl kı ortak çı- karlann korunmasında ve çıkar- ların çakıştığı noktada 'tek bir ses' gıbı ortak hareket edıyorsa, Turkıve ıle de boyle bır ılışkı, In- gıltere nasıl kı ABD'nın 4vru- pa'ya koprusu ıse stratejık konu- mu nedenıyle Turkıye'nın de Or tadoğu bakımından avnı ışlevı gorebıleceğı bır kavram ABD nasıl bakı>or? ABD, bu yenı kavrama nasıl bakıvor9 ABD de ıkı ulke ara- sında sureklı bır danışma meka nızması kuracak stratejık ışbır- lığı kavramının ılke olarak va- rannaınanıyor En azından bı- ze verdıklerı ızlenım boyle An- cak ABD'nın Camp Davıd'de hemen bu onennın ustune atla- maması da dikkat çektı Orne- ğın Ozal, Turkıye nın 'Hiçbır şeye kapalı olmadıgını, ikili an- laşmalar voluyla aktıf rol oyna- maya hazır oldugunu" sovleyın- ce ABD tarafı bunu not almak- la vetındı Turkıye'nın kolunu bukup de bır şev alalım gıbı davranmadı Bunda şu unsur önemlı rol ovnuyor ABD, Kor- fez savaşı ıle bırhkte eskıden sa- hıp olmadığı bazı olanaklara kavuştu Şımdı artık Korfez ul kelerınde onemlı bır hava gucu tutabılecek, onceden depolama yapabılecek Bu da kendılerını bıraz ağırdan satmalarına yol açıyor Bır yonetım mensubu, "Ozal, eger hızla hareket etmez- se Turkıye'nin yıne kenarda ka- lacagını gordu" dıye konuşu- yor O yuzden de kol bukmek yerıne, "Siz ıstıyorsanız bız de olumlu bakanz. Turkıye, tum devlet çarkı ile kamuoyu ıle bu- nu ıster hale gelsın, bızım oldu- gu kadar kendı çıkarlannın ol- duguna ıkna olsun" gıbı bır ha- vadalar Israrlı gorunmuyorlar, ama dığer yandan da tıpkı în- gıltere başbakanını dınler gıbı, Turk goruşlenne cıddıvetle yak- laştılar Kurt konusu: Bu konunun en onemlı tarafı, ABD Başkanı Bush rarafından gundeme getı- rılmesı oldu Bush, Irak'ın ku- zey ınde meydana gelen gelışme- lerı hatırlattıktan sonra duru- mun ne olacağını, Turkıye'nın buradakı gelışmelerı nasıl gor- duğunu sordu Cumhurbaşkanı Turgut Ozal, bunun uzerıne ay- rıntılı bır Kurt ekspozesı yaptı Turkıve'de vaşayan Kurtlerle Irak ve Iran'da yaşayan Kurtler arasındakı farkı anlattı Daha once, bu konuda basında da ver alan bazı açıklamalarında oldu ğu gıbı, Turkıve'de Kurtlerın dev letın her kademesınde gorev aldığını, generaller ve polıtıka- cılar bulunduğunu, Kurtlerın sadece Doğu'da değıl, Batı Ana- dolu'da da yaşadığınj, Turkıve'- nın bır ımparatorluğun mırasçısı olarak değışık ırkları 'eritme potası' oldugunu anlattıktan sonra Turkıye'dekı Kurtlenn dı- ğer ulkelerdekıne oranla savıca fazla olmakla bırhkte, Irak \e Iran'a çekılmesını mumkun gor medığını, çunku Turkıye'nın daha parlak bır ekonomık gele cek vaat ettığını vurguladı Son- ra lafı Turkıye'nın son gunler- de Irakh Kurt lıderlerle yaptığı temasa getırıp Turkıve'nın bu konudakı ızlenımlerını aktardı Boylece Turkıye, hem Kuzey Irak'takı Kurt hareketını nasıl gorduğunu anlatmış hem de Kurtlerle son temasında aldığı duyumları ABD ıle paylaşmış oldu Paylaşüan bır başka gö- ruş de bagımsız bır Kurt devletı kurulması ıhtımalının her ıkı ul- ke tarafından da dıslanıyor ol- ması ıdı Ayrıca ABD'nın Kurt konusuna yaklaşımında Turkı- ve'yı rahatsız edecek bır talep veya telkm hıssedılmedı, aksıne, bır anlayış havası ızlendı Kıbns sorunu: Bu sorunun Camp Davıd'de gundeme gel- mesı de çok ılgınç bır şekılde gerçekleştı ABD Başkanı Bush, heyetler halınde goruşmelerın başında, Turkıve'nın oteden be- rı guvenılır bır muttefık olarak tanındığını, ama Korfez krızın- dekı polıtıkalannın bunu bır kez daha teyıt ettığını, bu yuzden de Turkıye'ye teşekkur ederek baş- lamak ıstedığıru behrttıkten son- ra sozu Ozal'a bıraktı Cumhur- başkanı Ozal da nezaket sozle- rınden sonra ıkılı ılışkılerın ya- bancı unsurlardan arındırılma- sının esas oldugunu vurgulaya- rak 'nasıl olsa bu konu gunde- me gelecek' bıçımınde bır yak- laşımla Kıbns konusunu açtı Bugune kadar Kıbrıs konusunu genellıkle ABD açardı, oysa Ozal, bu konuyu kendısı açarak ABD'nın elınden bu sılahı aldı ABD tarafı, bunun kendılerını ne kadar şaşırttığını, ama dığer yandan 'Ozal'ı tanıdıkları için şaşırmamak gerektiğinı" bu gö- ruşmenın gecesınde verılen bır yemekte bıze ıfade etmekten çe- kınmedıler Cumhurbaşkanı Ozal, bu konuva değınırken ıkı toplumlu, ıkı kesımlı ve eşıtlık esasına dayalı bır federe dev le- tın onemını vurguladıktan son- ra Rumların, Turklerın sıvası eşıtlığını kabul etmesının esas oldugunu, eğer bunu yaparlar- sa ışlerın kolavlaşacağını soyle- dı Turkıye'nın daha once de vurguladığı gıbı BM'nın 649 sa- yılı kararını kabul ettığını, ama Rumların asıl nıvetının adanın tamamını elde etmek olduğun- dan gerçekte onlann 649'u ka- bul etmeye yanaşmayacaklarını belırttı Bovlece Bush'a dolaylı olarak Rumların gerçek nıyetı hakkında bır mesaj verılmış ol- du Saddam ve Irak: Her ıkı baş- kan da bugune kadar Irak lıde- rı Saddam Huseyin'e fazla sem- patık bakmadıklarını çeşıtlı de- falar hıssettırdıler Camp Da- vıd'dekı goruşmelerde bu duy- guların ızlerı her ıkı tarafın da gozunden kaçmadı Turk tara- fı Bush'un tutumunu, Amerı- kan tarafı da Ozal'ın tutumunu bu duvgu boyutunu goz onun- de tutarak değerlendırdı Taraf- lar, her ne kadar Saddam Hu- seyın gıtmedığı surece ılışkılerın normalleşmesıne ıhtımal verme- dıklerı konusunda goruş bırlı- ğınde olsalar da bunun, Irak'ın toprak butunluğu pahasına ol- mama<ı yonunde de net bır ta- vır aldılar 'Saddam gitsın, ama Şıiler gelsin, Kurtler gelsin' gı- bı bır hava belırmedı Irak'takı son kabıne değışıklığı ıse yme ıkı tarafça da 'gostermelık' olarak nıtelendı ve Hammadı'nın ışba- şına getınlmesı Şıılere hoş gö- runmek ıçın atılmış bır adım olarak algılandı Cumhurbaş- kanlığ' Sozcusu Kaya Toperı'- nın açıklamasına gore ıkı lıder de 'Irak'ta bugunku sorunların ancak demokratık bır sıstem ıçınde sureklı çozume kav uşabi- lecegı ve bunun geregı uzerinde' durdular Ancak Irak'takı de- mokrasının kulturunun buna el- verıp elvermeveceğı konusu boş- lukta kaldı Sovyetler'in gelecegi: Ikı ul- ke lıderının değındığı konular- dan bır başkası da Sovyetler'ın geleceğı ıdı Ozal, Bush'a son SSCB sevahatıne ılışkın ızlenım- lerını anlattı ve Musluman cum- hurıyetlere ılışkın bazı gozlem- lerını aktardı Ozal, Sovyetler'- dekı yenı duşunce surecının de- \amı ve uygulanmasının onemı- nı vurguladıktan sonra bunun 'geri donuşsuz bir sureç' oldu- gunu soyledı Ozal, Turkıye'nın Sovyet cumhurıyetlerıyle gehşen ılışkılerı konusunda da bılgı CAMP DAVTD CÖRÜŞMELERİNDENİZLENİMLER İki lider 6 saati başbaşa geçirdiVV4SHINGTON (Cumhurıyet) — Genel olarak "ıkı arkadaşın karşılıklı otunıp kah- ve içerek sohbet ettigı" bır havada geçen Camp Davıd goruşnıelerınde Cumhurbaş- kanı Ozal, "Bu fırsatı ıyi degerlendirmek ve her şeyi soylemek" havasındavdı Göruşmeler ıkı kategorıde cerevan ettı II- kınde başkanlar ve eşlerı, yanlarında zabıt tutan tek bır kışı dahı olmadan cuma gece- sı vemek masası etrafında bır araya geldı Bu yemek sırasında neler konuşuldugu ta- mamen ıkı çıft arasında kaldı, devld kayıt larına geçmedı Ancak ıkı çıtt arasında sa mımı bır ıletışım kurulduğu. ABD Başka nı'nın eşı Barbara Bush'un Beyaz Saray'a dondukten sonra dahı tatıl gıvsılerıyle ka nı James Baker, Ulusal Guvenlık Danışmanı Brent Scowcroft ve ABD'nın Ankara Bu yukelçısı Morton Abramowıtz'ın de bulun duğu 9 15'ten 11 30'a kadar suren uzun go ruşmeye ıkı başkan da kravatsız olarak, spor gıysıler ıçınde katıldı Bu goruşmede Turk tarafında Devlet Bakanı Guneş Taner ıle Turkıye'nın VVashıngton Buvukelçısı Nuz- het Kandemır bulundu Bu goruşmede bulunan her Amerıkalı vetkılının karşısında aynı konudan sorum lu Turk meslektaşı vardı Bır tek Baker'ın karşısında Turk meslektaşı Kurtcebe Alp- temoçin yoktu Guneş Taner'e bu durum hatııiatıldığında. "Baker da devlet bakanı (ABD'de Dışışlerı Bakanı'na 'devlet bakanı' pıva kadar çıkarak ve yanaklarından ope- anlamına gelen 'Secretarv of State' denıvor) rek Semra Özal'ı uğurlamasından bellı ol du Ikı başkan arasında ıse "esprilerın" va pıldığı hatta "şakalaşıldıgı" bır sosyal at mosfer gelıştı Bu atmosfer cumartesı sabahı tarafların yardımLilarının bulunduğu muzakerelerde de korundu Orneğın ABD Dışışlerı Baka ben de devlet bakanıvım. Bunda bır garip- lik yok" karşılığını verdı Hatırlanacağı gı- bı benzen bır olav eskı Dışışlerı Bakanı Alı Bozer'ın ıstıfasını getırmıştı İkı lıder oğle vemeğını de bır arada ye dıkten sonra VVashıngton'a donuş hazırlık larına gırıştı Ancak havanın bozuk olma sı nedenıyle helıkopterle yapılamayan dö- nuş, kara yolundan gerçekleştı Bu da ıkı lıdere bır kez daha aynı aracın ıçınde bır sa- attı aşkın yan yana olma olanağı verdı Boylece ıkı lıder vaklaşık 6 saatı bır ara- da geçırdı Oncekı gun bu konudakı goruş- lerını Cumhurıyet'e açıklayan bır ABD dı- şışlerı yetkılısı, "Başkan son zamanlarda hiçbır yabancı konuguna bu kadar vakit ayırmamıştı" dedı Cumhurbaşkanı Ozal, dun de ABD Baş- kan \ardımcısı Dan Quayle'ın Beyaz Sarav" ın vabancı konuk koşku Blaıre House'da onuruna verdığı oğle yemeğıne katıldı Cumhurbaşkanı gece de ABD'nın onde ge- len stratejı kurumlarından Amerıcan En- terprıse Instıtute'un duzenledığı bır akşam yemeğınde konuşma yaptı Yemekte ABD- nın onde gelen Islam tanhçılerınden Prof Bernard Lewis ıle ABD Savunma Bakanı Dıck Chenev de bırer konuşma yaptılar Ozal, VVashıngton'dakı programını bu sa bah tamamlıyor ve North Carolına eyaletı ne geçıvor verdı Cumhurbaşkanı Turgut Ozal, ABD Başkanı George Bush ıle yaptığı uzun göruşmelerde, Turkıye'ye Korfez fonu kapsa- mında vaat edılen 4 2 mılyar do- lara mahsuben I mılyar dolar ıs- tedı ABD Başkam Bush, bu ta- lebı ınceleyeceklerını kaydettı, ancak kendı ulkesının de bazı malı guçlukler ıçınde oldugunu vurguladı Bu konudakı goruşmeler sıra- sında Ozal, krızın Turk ekono- mısı uzerındekı etkılerını anlat- tı ve Amerıkan yönetımının son olarak verdığı 200 mılyon dolar tutarındakı ek yardıma teşekkur ettı Ancak Turk ekonomısının krızın etkılerınden bır an once kurtulması ıçın daha önce soz edılen ekonomık yardımların bır an once yerıne getırılmesının onem ve yararını vurguladı Bu çerçevede de ABD'den 1 mılyar dolar acıl yardım ıstedı ABD tarafı, bunu bıraz şaş- kınlıkla karşılayıp bunun butçe teknığı açısından guçluğune de- ğınınce Turk tarafı, vıllar once Meksıka'ya bu yonde bır kolay- lık yapıldığıru ve Meksıka'nm bazı alacaklarına mahsuben \menka'dan nakden yardım al- dığını hatırlattı Turkıye'ye, ha- tırlanacağı gıbı Korfez yardım fonuna katkıda bulunan ulkeler tarafından 4 2 mılyar dolar va- at edılmıştı Bunun 2 7 mılyar doları hâlâ Turkıye'ye verılmış değıl Turkıye, bunun 1 mılyar dolannı hemen ABD'den ıstıyor ve alacağına sayılması goruşu- nu savunuyor ABD Tıcaret Bakanı Robert Mosbacher, Cumhurbaşkanı Turgut Ozal'la yaptığı 45 dakı- kalık goruşmeden sonra gazete- cılerın Turkıve'nın serbest tıca- ret anlaşması talebıyle ılgılı so- rularını yanıtlarken "Yunıme- den once emeklemek gerekiyor" dedı Mosbacher, goruşmede Tur kıye've bır Amerıkan tıcaret he- yetı gıtmesı konusunun ele alın- dığını vurguladıktan sonra bu zıyaretın tanhının bahar sonu olarak behrlendığını soyledı. Mosbacher, hevetın gundemın- de "Turkiye ıle hangi alanlarda ış yapılabilir, neye ihtıyaç var?" konulannın olacağını soyledı Arap-Israıl sorununun çozül- mesının, bölgede kalıcı bır ba- rışın oluşmasında en onemlı katkıyı yapacağı konusunda gö- ruş bırhğıne varıldı Cumhur- başkanı Ozal, bu sorunun çozu- munde Turkıye'nın aktıf ve ya- pıcı bır rol oynamaya hazır ol- dugunu ve bu konuda bır uluslararası konferansa Turkı- ye'nın ev sahıplığı yapabıleceği duşuncesını tekrarladı Ikı lıderın goruşmesınde, bol- gede suyun onumuzdekı gunler- de daha fazla onem kazanacağı konusunda goruş bırhğıne varıl- dı Ozal, 3 9 Kasım 1991'de Is- tanbul'da hımavesınde yapılacak su zırvesı konusunda bılgı ver- dı Cumhurbaşkanlığı Sozcusu Buyukelçı Kaya Toperı, goruş- melerde ayrıca, Korfez bunah- mının Turkıye ekonomısı uzerı- ne etkılerının ele alındığını bıl- dırdı Bush, Turkıye'ye verılen 200 mılyon dolarlık ek yardı- mın, bu yukun azaltılması yo- lunda bır adım oldugunu soyle- dı Ozal da Turkıye'ye verılmesı taahhut edılen yardımların hız- la gerçekleşmesı gereğını vurgu- larken Bush, bu konuda elınden gelen desteğı gostereceğını soy- ledı Toperı'nın açıklamalanna gore Cumhurbaşkanı Ozal, Baş- kan Bush'a, Korfez bunalımının baslangıcından bu yana dırayetlı ve gerçekçı lıderlığınden duydu- ğu takdırlennı ılettı Bush ıse ay- nı sure ıçerısınde Turkıye'nın gerçekçı tutumundan memnunı- yet duyduğunu ve bunalım bo- yunca Turkıye'nın bolgenın onemlı bır ulkesı olarak gorevı- nı hakkıyla yerıne getırdığını soyledı Ikı lıdenn goruşmesınde, Turkıye-ABD serbest tıcaret an- laşması ımzalanması ıçın goruş- melere devam edılmesı kararlaş- tırıldı
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog