Bugünden 1930'a 5,394,333 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

25 MART 1991 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TÛRKIYE'DE BUGÛN Devlet IMeteorolo|i Işlen Genel Mü- dürfûğü'nden alman bilgiye göre yurdun doğu keamlen parcalı bu- luttu. Doğu Anadolu'nun güneydo- ğusu ıle Güneydo^u Anadolu'mırt doğusu yaSmurtu. di§er yerfer az bulutlu ve açık gececek. Marmara ıle yurdun iç ve doğu kesımlennde sabah saaDerinde yer yer sis görû- lecek H*/A SCAKLIGI Artmaya devam edecek RÛZGÂR: Kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kjvvette esecek. Denızlerimtzde Akdeniz; günbatısı ve lodos. dığer denızlerimizde yıMız ve poyrazdan 2-4, yer yer 5 kuvvetinde, saatte 4-16, yer yer 21 denKmHi h ö a ese- Adana Adapazan Adıyaman Alyon cek Dalga yûkseKİığı 03-05, yer yer 1-15 m dolayında bu- lunacak. Van Gölü'nde hava, çok. bulutlu ve yağmurlu gece- cek. rüzgâr kuzey ve doğu yönlerden hafif ara sıra orta kuv- vette esecek, görüş uzaklığı 10 km. yağış anında 3-5 km do- layında bulunacak. Artaıya Artvm /ytın Balıkesır Bıtecık Bmgö Bms Brtu Bursa Canakkate Çorum Denrfı A 28° 14° Dıy*takıt A 19° 5°Ed*ne B 17° 9°Erancan A 20° 3°Eramım B 8° 2°Esta5etw S 20° 4°Gaoantep A 27»16o GiBSun A 28°16°GûmüstıaneA A 12° S°HaUdn A 26° 10° bparta S 18° 4°lstanbul S 1Ş° 5°bmK Y 10° 2°Kars 8° 3°Kastamonu A A 18° 2°Kaysen Kırtüreiı S 18° 7°Kon»a A 15° 3°Kütâhya A 24° 11° Matatya bulutlu ^ y a g m u r i u f g s s t ^ k a r i ı A-ac* B-tUuOu tîûneşl K-loriı S-sst Y ^ g n u i u Kahıre • DUNYA'DA BUGUN. Amsterdam B Amman Atına Bağdat Bafcekma Basd Bdgrad Bvtn Bonn Brüksel Budapeşfe Cenevre Ceay» Cıdde Outo Frankfurt Gvne Hetstfiio Kahve fopenhao Kiln Letkoşa A Y Y Y B B B Y Y B A B B B A 14° 24° 14° 13° 28° 15° 16° 12° 17" 14° 14° 25° 3° 12° 16° 26° Lenıngrad Lnndra Madnd kitano Unkeal Uoskovs Uûnh NewYofk Oslo Parıs Prag Rıyad Romj Sotya Şam lunus Vai5ow VtantK WaslınQtn Zûnh Y B Y Y _ Y B B B Y _ Y B _ B Y Y 1 — Y 5° 13° 14° 15° _ 9° 14° 4° 12° 17° — 23° 24° _ 13° 18° 10° — 13° BULMACA SOLDAN SAĞA: 1/ 'Dost, metres' an- lammda argo söz- cük. 2/ Hararet... Şeker uretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra ka- lan posa. 3/ Gemi armasında bulunan oynak halat. 4/ Gü- nahtan sakınma... 'Şaka, neşeli söz' an- lamında argo söz- cük. 5/ Yurdumuzda bir ırraak... Radyu- mun simgesi. 6/ Ka- badayı Rum deli- kanlısı. 7/ Trabzon'un bir ilçesi... Ja- pon lirik dramj... Kuraldışı. 8/ Bir şe- yin ederini arttırma... Eylem. 9/ Hayvan ağıh... Sahip. YUKARIDAN AŞAĞIYA 1/ 'Delişmen, zıpır' anlamında argo sözcük. 2/ tskambilde bir kâğn... Mekke'nin doğusunda, hacüann ari- fe günü toplandıklan tepe 3/ Her bi- ri başka perdede bir sıra kamış bo- ğumundan yapılmış düdük... Molib- denin simgesi. 4/ Avlanırken avcıların hayvanlardan gizlendiği yer. 5/ Yazım... Saz, kamış. 6/ "Geçti sandım mâh-ı — âyine-i billurdan" (Yahya Kemal)... Eski Mısır'da güneş tanrısı... Kö- pek. 7/ Siyasal gücün birkaç kişilik bir kümenin elinde bulun- duğu yönetim biçimi. 8/ Düğün armağanı... Su kıyısında ya- pılmış görkemli ev. 9/ Yürekli ve korkusuz kimse. 60 YIL ONCE CumhuriYet Gazi Hz'nin beyanatlan 25 MART 1931 Reisicumhur Hz. Türk Ocaklan hakkında son zamanlarda alınan kararlara dair Türk Ocakları ilim ve san'at heyeti azasından Afyonkarahisar meb'usu Ruşen Eşref Beye şu • beyanatta bulunmuşlardır: "— Milletlerin tarihinde bazı devirler vardır ki muayyen maksatlara erebilmek için maddi ve manevi ne kadar kuvvet varsa hepsini bir araya toplamak ve ayni istikamete sevketmek lazımdır. Yakın senelerde milletimiz böyle bir toplanma ve birleşme hareketinin verdiği mühim neticeleri idrak etmiştir. Memleketin ve inkılâbın içerden ve dışardan gelebilecek tehlikelere karşı masuniyeti için bütün milliyetçi ve Cumhuriyetçi kuvvetlerin bir yerde toplanması lazımdır. Teessüsü tarihinden beri ilmi sahada halkçüık ve milliyetçilik akidelerini neşir ve tamime sadakatle ve imanla çalışan ve bu yolda memnuniyeti mucip hizmetleri sepketmiş olan Türk Ocaklarının ayni esasları, siyasî ve tatbikî sahada tahakkuk ettiren fırkamla ve bütün manasile yekvücut olarak çahşmalarını münasip gördüm. Bu kararım ise milli muessese hakkında duyduğum itimat ve emniyetin ifadesidir. Ayni cinsten olan kuvvetler müşterek gaye yolunda birleşrnelidirler:' Tanburî Refık konseri Tanburi Refik Beyle arkadaşları tarafından evvelki gece Tepebaşı kışbk tiyatrosunda güzel bir konser verilmiştir. Tiyatro salonu güzide bir halkla dolmuştur. Refık Beye kemençe ile refakat eden refıkası Fahire Hanımla Fulya H. ve Vamık B. çok alkışlanmışlardır. Bilhassa Refık bestesi olan "Ninni" ile "Kadıköy güzeli" parçalan çok iyi çalınmış ve taganni edilmiştir. Bu parçalar sürekli alkışlarla müteaddit defalar tekrar ettirilmiştir. San'atkâr Refık Beyin tanburla çaldığı ve ekserisi kendi eseri olan parçalan konserin en canlı ve muvaffakiyetli kısmını teşkil etmiştir. Kasım 30 YIL ONCE Cumhuriyet Kasım'ın demeci 25 MART 1961 Irak Başbakanı General Kasım, bugün, Irak'ın Bağdat Paktı'ndan çıkmasının ikinci yıldönümü münasebetiyle, Irak Haberler Ajansına verdiği bir demeçte bu pakta çatarak, 14 temmuz ihtilalini, memleketin menfaatleri ile kabili telif olmıyan pakt ve blokları vurmak için bir anahtar addettiğini söylemiştir. Bilindiği üzere, Irak'ın Bağdat Paktından çıktığı gün olan bugün, hürriyet bayramı olarak kutlanmaktadır. General Kasım, demecinde, Irak'ın banşçı ve tarafsu bir devlet olduğunu tekrarlıyarak demiştir ki, "Yaptığımız incelemeler sonunda Bağdat Paktının milli menfaatlerimize aykırı olduğu kanatine vardık. Ustaca hazırlanan bir plân dahilinde bu pakttan çıktık. Biz. topraklarımızın, bölge memleketleri ve diğer memleketleri vurmak için kullanılmasına razı olamayız. Biz her zaman, bütün Arap memleketleri ve bize sadık olan dostlanmızm menfaatine çahşırız. GEÇEN YIL BUGÜ1N Cumhuriyet Contralar dağılıyor 25 MART 1990 Nikaragua'da Devlet Başkanı Daniel Ortega liderliğindeki Sandinist yönetime karşı mücadele veren ABD destekli Contralar, askeri güçlerini dağıtacaklannı açıkladılar. Contralar tarafından yapılan açıklamada, Nikaragua'da Sandinistalar ile "acil" ateşkes yapılması çağrısında da bulunuldu. Devlet Başkanı Ortega, "Bu durum, Nikaragua'da banşın sağlanması yolunda atılmış önemli bir adımdır" dedi. Honduras'ta bulunan Contralar adına önceki gün yapılan açıklamada, Sandinista yönetimine karşı savaşan 12 bin askerin 20 nisan tarihine kadar acil olarak terhis edileceği bildirildi. Açıklamada, Nikaragua'da bulunan 4 bin Contra'nın da kısa süre içinde "güvenlik bölgelerine" dönecekleri kaydedildi. TABnSMA Atatnrk Tartsşılınah mı? Atatürk'ün yanılgılarından söz ederken o günlerin koşuUanm bilmemiz gerekmektedir. Bilsek bile o olayları günümüzün koşullarıyla değerlendirmemiz olanaksızdır. Bu sıralarda, basında ya da kişiler ara- sında, Atatürk'ün de "hata" yapmış ola- bileceğinden, kendisinin "tabulaşünlma- masından", Kemalizmin "biUiğinden", Atatürkçülüğün "tarüşılmaa" gereğinden söz edildiğine tanık olmaktayız. Bunlar dogal isteklerdir. Tartışmalar, ön- yargılardan annmış, doğru bilgilerle donan- mış olarak yapıldıklannda, insanlan ger- çeklere ulaştınrlar. Atatürk'ün yanılgüanndan söz ederken o günlerin koşullarını bilmemiz gerekmekte- dir. Bilsek bile o olaylan günümüzün ko- şullarıyla değerlendirmemiz olanaksızdır. Bu nedenle bu yanılgıların üzerinde durmak bize kazanç sağlamaz. Usumuzu (aklımızı) kullandığımız za- man, Atatürk'ü, "tabulaştırma"nın söz konusu olamayacağı ortaya çıkar. Bugün insanların pek çoğu usunu kullanabilir du- ruma gelmiştir. Kemalizmin bittiği düşüncesine gelince: Buna katılmak elde degil. Birçok "izm"- ler son bulmuştur, ama akılcı bir temele oturtulmuş olan "Atatürkçülük"ün işlevi son bulmamıştır. Aramızda çok az da ol- sa, saltanatın, halifeliğin kaldınlmasından, insanlara büyük bir düşünce özgürlüğü sağ- layan laikliğin benimsenmesinden, bizi ulu- sal bir bilince kavuşturan yazı ve dil devri- minden, kısaca cumhuriyet yönetiminden yakınanlar bulunabilir. Bunlar karşısında gerçekleri anlatma görevimizi titizlikle yap- malıyız. Atatürk ilkelerini değil, bu ilkelerin be- nimsendikleri günlerde gözden kaçmış, ya da gözden kaçmamış olmalanna karşın ele alınamamış olanlarını arayıp bulmayı tar- tışmalıyız. Ashnda bunlar yapıhyor da. ör- neğin: Anayasa Yargılama Kurumu. Bilen- lerin beni bağışlamasını dileyerek Atatürk'ü anlatan Uç alıntı sunacağım. 1- Amerika'nın Türkiye elçisi emekli Ge- nerel Sberrill, "Atatürk Nezdinde Bir Yri", (1935, Ahmet Ekrem çevirisi) adlı yapıtın- da şunları yazıyor: "... Bu Türkün başardıg işleri yalnız ken- di Gcorge Washingtonumuz'un yaptıkları- na degil, fakat Musa Peygamber, Martin Luther ve lngiltere'nin VIII. Henrysi'nİD faaliyeüerine çok benzettim.." 2- Fransız Akademisi Uyesi ünlü yazar George Duhamel de Yeni Türkiye - Bir Garp Devieti, (1957, Can Yücel çevirisi) adlı yapıtında, göğsUmüzü kabartan şu benzet- meyi yapıyor: "Mustafa Kemal, beslediği umutlan, gi- riştiği işleri, bir yaygara konusu yapmak- sızın işlemiştir. Bunun içindir ki bu gözka- maştıncı eserin buyüklüğü gerektigi gibi bi- linmemektedir. Öbür yandan bu eser, İn- giliz, Fransız ve Rus devrimlerinin başar- dıklanndan bambaşkadır. Hiçbiıi örneğin, dil, yazı gibi konulara el atmamıştır. Ne Kromvel, ne Robespi>er, ne Lenin ve ne de ondan sonra gelenler, çekip çevirdikleri uluslann bilim felsefesini, duşünme yön- temlerini, kısacası bütün bir alın yazısmı de- gişünne yukünü omuzlanna almamışlar- dır." 3- Atatürk'ün yakın arkadaşlanndan, ona ikinci grupta karşıt (muhaliO olanlar arasında yer alan, Rauf Orbay (1881-1964), Yakın Tarihimiz adlı derginın, 6 Eylül 1962 tarihli sayısında bu bûyük insan için şöyie diyor: "Başından sonuna kadar raücadek- nin içiBde bulunmuş bir insan olarak bü- tün samimiyetimle tarih hozurunda itiraf ederim ki, o olmasaydı, bu vatan ve bu mil- let bu kurtuluşu boylesine tam ve şan ve şe- refle, kolay kolay idrak edemezdi." Herkes böyle bir Atatürk'ü bilsin, anla- sm ve tartışılacak yönlerini tartışsın. Ne mutlu Türk ulusuna ki icinden böyle bir yü- ce insan çıkarmıştır. RÜŞTÜ ERGUN Işınbilimci (Radyolog) Şeker bayramında (12 NISAN-24 NİSAN 1991) ECENIN INCtSI IZMIR'İN TEK BEŞ YILDIZLI OTELİ BÜYÜK EFESTE SİZLERİ AÛRLAMAKTAN CURUR DUYACAĞİZ En az uç gün kalmak kavdıyla, çıft kişilik cxJada 1 kışı yanm pansiyon CÜNDE 199.000.-TL.- (SERVİS + KDV DAHİLDİR) * Kahvaltı ve Akşam Yemeklen Açık Bufe * Akşam Yemeklennde Müzik ve Oans * 15 yaşma kadar çocuklardan llave yatak ücreti alınmaz * Yuzme havuzu, Türk hamamı. Sauna, Tenis kortu gırişlerı ücretsizdir * Efes-Meryemana turlan düzenlenir. TFl 144500 TQ£KS: 52341 EJESTR rAX258695 İZMİR tLAN T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ ESAS NO: 1990/775 KARAR NO: 1991/102 DAVAC1: K.H. MÜDAHİL: tst. Defterdarlığı adına Muhakemat Mudurluğü VEKİLİ: Av. Huruyi Topçuoğlu SANIK: Ahmet Menek, Ahmet ve lmihan'dan olma, 1955 Klu, Ma- latya Pötürge Taştepeköyü Nüf. kayıtlı, Fatih Şehremini Evliya Ata Sokak No: 15 D: 4 Ist. SUÇ: 213 sayıh Vergi Usul Kanunu'na aykırılık. SUÇ TARİHİ: 8.2.990-1.3.990 KARAR TARİHİ: 19.2.991 Sanık Beyazıt Vergi Dairesi rnükellefı olup, işyerinde vergi dairesi görevlilerince yapılan denetlemede, sanık Ahmet Menek'in satış be- deli ile ilgili belgeleri bir takvim yılı içinde iki kez düzenleraediği sap- tanmış olmakla, sanıgın eylemine uyan 213 sayüı V. Usul Kanunu'nun 2365 sayıh yasa ile değişik 344/1, 258, 360, 60/2. maddeleri geregin- ce 3.375.000 TL. ağır para cezası ile cezalandınlmasma, masrafı hu- kümlüden sonra tahsil edilmek uzere Istanbul'da yayımlanan bir gazetede ilanına, 647 sayılı yasanın 6'ncı maddesi gereğince para ce- zasının enelenmesine, müdahil için 100.000 TL. maktu vekâlet ücre- tinin sanıktan alınarak müdahil vekiline verilmesine, 7200 TL. yargılama giderinin sanıktan tahsiline, cumhuriyet savcısının huzu- runda sanığın yüzüne karşı, müdahil idare vekilinin yoklugunda ka- rar verildi. 18.03.991 fasAn: 22232 KARAMÜRSEL İCRA TETKİK MERCİİ HÂKİMLİĞİ 1991/21 Karamursel İnönu Caddesi, Dilek Konfeksiyon adı altında ticari faaliyellerme devam eden Sevtap Açıkbaşlıca vekili Av. Ömer Yıldı- nm - Av. Halis Topçu tarafından hâkimliğimize verilen 20.3.1991 günlu dilekçesi ile KÛNKORDATO MEHLİ TALEBİNDE bulunmuştur. i.l.Klnun 287'nci maddesi gereğince adı geçen konkordato isteyen- den alacaklı bulunanların var ise itirazları ile birlikte işbu ılanın ya- yını tarihinden itibaren hâkimliğimize bildirmeleri; I.I.K!nun 287'nci maddesi gereğince ilan olunur. YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ'NDEN AKADEMİK PERSONEL İLANI Üniversitemiz Rektörluk (Guzel Sanatlar Koordinatörlüğü) ile Veteriner Fakultesi'nce aşagıda unvan, derece, adet ve şartları belirtilen kadrolara 2547 sayılı kanunun ilgili maddeierine göre öğretim elemanı ahnacaktır. Kanuni şartları taşıyan adayların ilanımızın gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 15 (on beş) gün içe- risinde müracaal dileİcçesiyle birlikte özgeçmiş, 2 adet fotoğraf, nüfus cüzdan sureti, lisans diploması ile birlikte, okutman kadrosuna müracaat edeceklerin Rekıörlük Pertonel Dairesi Başkanlığı'na, uzman kadrosu için Veteriner Fakültesi'ne başvurmalaıı gerekmektedir. (Sınav tarihleri Rektörluk Personel Dairesi Baş- kanlığı'ndan öğrenilecektir.) BİRİMİ: ÜNVANI: nFBFrF: ADFnt: AÇIKI AMAI.AB; ' Rektörluk (Güzel Sanatlar Koordinatorluğünde) Okutman (Müzik) Veteriner Fakultesi Dekanhğı Uzman Basın: 22422 1 — En az iki yıl kamu hizmetinde bulunması, — Çalışma alanı ile ilgili yayımlanmış makalesinin bulunması, — Halk müziği alanında araştırmasının bulunması, — Askerlikle ilişkisinin olmaması gerekir. t I —Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı'nda çalıştırılmak üzere Diş Hekimi ahnacaktır. Adayların en az'5 yıl fıili hirmetlerinin bulunması gerekir. MERSIN İCRA TETKİK MAHKEMESt'NDEN Esas No:1990/1731 Davacı Coşkun Bademsoy ve- kili Avukat Şevket Çamlı tarafın- dan davalılar Erdoğan Alkaya ve Sema Seçgin aleyhine istihkak davası açılmış olup davahlardan Erdoğan Alkaya tüm aramalara rağmen bulunamadığından ila- nen tebligat yapılmasına karar verildiğinden davalı Erdoğan ALKAYA'ya 12.4.1991 günu sa- at 09.00'da mahkememiz duruş- ma salonunda hazır bulunması hususu ilanen teblığ olunur. 18.3.1991 Nüfuz hüviyet cüzdanımı kaybettim. Hükümsuzdür. AZtZ YILDIZ SOYLEV (Belgeler Bölümü: Cilt 3) Hıfn V. Velidedeoglu Çağdaş Yayınları Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-tstanbul GAYRİ MENKUL AÇIKARTTIRMA İLANI (Antalya Mahkeme Satış Memurluğu'ndan) Esas: 1991/20 Antalya Demircikara Mahallesi 1591 ada 13 parsel uzerindeki 1 nolu bağımsız bölüm Antalya 1. Sulh Huk. Mahkemesi'nin 1989/543 esas 1990/614 sayılı karan gereğince satılacaktır. Satısa konu daire 3 katlı apartmanın zemin katında bulunmakta- dır. Bina karkas yapı tarzında olup 1 salon 4 oda, banyo, WC'den ibaret olup parsel denize cephelidir. 12/44 arsa paylı olup mahalli rayiçlere göre muhammen bedeli 200.000.000 TL'dir. 1. Satış: 26.4.1991 günü saat 15.00-15.15 arasında Antalya özel İdare binası kat 6'da açıkarttırma ile yapılacaktır, bu satışta değeri- nin %75'ini bulmadığı takdirde 6.5.1991 günü ayni yerde ve aynı sa- atte 2. ARTTIRMA YAPILACAKTIR, 2. satışta ise değerinin «MO'ı ve mahkeme masrafları geçtiği takdirde en çok arttırana ihale edile- cektir. Satış peşin olup isteyen alıcıya 20 gunu geçmemek üzere me- hil verilebilir. thaleye katılanın değerin %20'si oranmda teminat ya- tırması şarttır. Satısa iştirak eden şartnameyi görrnüş ve münderece- atıru kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin me- murluğumuzun 1991/20 esas sayılı dosyasına başvurmalan ilan olu- nur. Basın: 46228 T.C KAYSERİ İŞ MAHKEMESİ Sayı: 1990/307 Davacı Sosyal Sigortalar Kurumu vekili tarafından davalı Mazhar Karakaş aleyhine açılan rücuan tazminat davasında: Davalı Mazhar Karakaş'a tebligat yapılamadığından adı geçenin 16.5.1991 tarihindeki duruşmada hazır bulunması veya kend.isini bir vekille temsil ettirmesi, aksi takdirde duruşmanın yoklugunda yapı- lacağı ilanen tebliğ olunur. 13.3.1991 Basın: 46224 KONYA İCRA TETKİK MERCİİ HÂKİMLİĞİ'NDEN Sayı: 1991/266 Konya tnkılap tlkokulu karşısında Canan Tuhafiye adı altında tu- hafiyecilik yapan Yusuf Sarıbaş vekili Av. Ramazan Tunç tarafından tlK'nın 285 ve müteakip maddeleri gereğince konkordato muhletı ta- lebinde bulunulmuş olmakla konkordato muhleti verilmesini gerek- tiren bir hal bulunmadığına dair itirazlan olan alacaklılann ilan tarihinden itibaren 10 gün içerisinde dilekçe ile mahkememize mura- caaıları ilan olunur. Basın: 22404 POLİTİKA VE OTESt MEHMED KEMAL Adına Yunus Diyenler... Adı büyük, yaşamı söylence olan şairlerden biri de Yu- nus Emre'dir. Ne doğduğu tarih biliniyor ne de öldüğü... Tarihçiler durmadan araştırıyorlar, darıa ele belgeler geç- tikçe araştıracaklar Yunus da Mevlana da Anadolu topraklarından çıkmış- lar. Aşağı yukan aynı yıllarda yaşamışlar. Birbirlerini tanı- dıkları belli değil. Yunus'un Mevlana'dan söz eden birkaç dizesi var. Dizelerinden birinde, "Mevlana sohbetinde saz ile işret oldu" der. Oturup, söyleşip içmişler mi? Kesin- kes bilinmiyor. Mevlana'da ise tek dize yok. Oysa Mes- nevisi'nde şair, ne belli belirsiz birçok kişiden söz etmiş- tir. Tanısa Yunus'tan mı etmeyecek? Belli dönemde yaşadıkları için ikisini karşılaştırırlar. Mev- lana'yı Farsçaya, Arapçaya baygın aydınlar tutar. Yunus Emre ise Türkçeden caymaz. Karamanlılar, 'kıl çadırlı, kızıl börklü' babalardı. Bunlar Karamanoğlu Mehmet Bey'in Konya'da yayımladığı bildiride. "Bugünden sonra divan- da, dergâhta, barıgâhta, mescitte Türkçeden başka dil kullanılmaya" derken Yunus 37 yaşlarındaydı ve şiirlerini Türkçe söylüyordu. Mevlana ise Mesnevisi'ne eğilmiş, Farsçadan ses veriyordu. Yunus'un dili Türkçeydi. Araştırmacı ve Yunus Emre için bir kitap yazan Prof. İlhan Başgöz Yunus'un dilini 'yerle- şik bir kültür dili' olarak tanımlar. Buna kentte oturan eği- tim görmüş bir Türkmen dili' de denebilir. Dilinde çadır bir kez geçer, "Dost bahçesine aşk çadırını kurdum" di- ye. Böyle incelmiş bir dil Türkmen göçerleri arasında ge- lişemez. Yunus bir kentten söz ederken oranın ekonomik ilişkilerine, yapısına da dokunur. Dükkân, sermaye, kâr, zarar, alım, satım der. Dönen değirmenler, oluklardan akan sular, çarklar işler, pazarlar kurulur, tacirler, bezirgânlar, aktarlar, sarraflar görünür. Yunus Emre bir söz ustasıdır. Divan şairi olmadığı hal- de şiirleri bir divan doldurur. Söylenceye göre birkaç dı- vanlık şiirleri varmış. Bu şiirler tomarı Molla Kasım denen bir yobazın eline geçer. Molla, bu şiirleri okudukça, "Bu dine aykırıdır" diye yırtar, yele verır, "Bu Tanrı'ya asidir" diye koparır suya verir, geride kalan şiirleri okurken şu iki dizeye rastlar: "Aşık Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme. Seni sigaya çeker bir Molla Kasım gelir." Yunus çağdaştır. Has şairler ondan etkilenmişlerdir. Nâ- zım Hikmet Türk Köylüsü' şiinnde şöyle esınlenir: "İsrafil surunu urur / mahlukat yerinde durur / toprağın nabzı baş- lar / onun nabızlarında atmağa / Ne kendi nefsini korur / ne düşmanını kayırır / dağları yırtıp ayırır / kayalar kesip yol eyler / abıhayat akıtmaya." UNESCO bu yılı 'Yunus Emre'ye Sevgi Yılı olarak be- nimsedi. Büyük şair için yapılan çalışmalar sergilenecek- tir. Şair her yerde anılacaktır. Eskışehırlı sayılan şairin seç- me şiirlerini Eskişehir Valiliği yayımlamıştır. Kuşe kâğıda basılan seçmelerin İngilizcesini Talat Halman, Fransızca- sını Tahsin Saraç yapmış, İkram Seraç sunmuş, Alman- casını A. Schimmel yapmış. Yunus, yabancı dilde tanıtıl- mış oluyor. Ellerine sağlık.. ÇAUŞANLARIN SORULARl/SORUNLARI YILMAZ ŞİPAL 'Abnanyadayım ve ÇabşmaktayımL1 SORU: 1929 doğumlu olup 62 vaşındayun. 1949-1968 yıUannda 19 yıl Emekli Sandıfcı'na bagh bir devlet kunımunda memur olarak çalışüm. 1968'den bu yana Almanya'dayım ve çalışmakta- yun. Sornlanm: 1. Başvuruda bulunsam Türkiye'den emekli ola- bilir miyim? 2. Emekli olabilirsem, emekli aylığı tutan ne olur? Aynldıgımda 8. dereceden aylık almaktaydım. 3. Türkiye'de ödedigim aidatlan geri almadım. Bo durumda ikramiye alma hakkım var mı? I A YANIT: 1) TC Emekli Sandığı Yasası'mn 88. maddesi uyann- ca "fıili hizmet müddetleri 10 yıl ve daha fazla bulunanlann aynhşlannda kesenekleri geri verilmez:' Buna karşmk yasanın 39'uncu maddesine göre "emekli kesenekleri geri verüememiş olanlann 60 yaşını doldurmalannda istekleri üzerine" kendi- lerine emekli aylığı bağlarur. TC Emekli Sandığı'ndan "emeklüik haklannın düşmesini, bağlanan aylıklann devamlı kesilmesini gerektiren sebepler", yasanın 92. maddesinde gösterilmektedir. "lştirakçilerden Türk vatandaşlığmdan çıkarılan, Türk va- tandaşlığım bırakan, yabancı memleket uyruğuna girenlerin (Türk vatandaşbğını muhafaza edenler hariç), bu kanunla ta- nınan her çeşit hakları düşerî' Türk vatandaşlığmdan çıkanlmayan ya da kendi isteğj ile Türk vatandaşlığını bırakmayan, TC Emekli Sandığı'na en az 10 tam yıl kesenek ödeyen ve 60 yaşını da dolduran her Türk vatandaşının bu sandıktan emekli olma hakkı vardır. Bu hak, çifte uyruklu vatandaşlar için de geçerlidir. Türk vatandaşlığmdan çıkanlmamış ya da isteğinizle Türk vatandaşhğım bırakmamış iseniz, çifte tabiyetli de olsanız baş- vuruda bulunduğunuzda 60 yaşını doldurmuş ve 19 yıl kese- nek ödemiş bir sandık iştirakçisi olarak size emekli aylıgı bağlanması gerekir. 2) 657 sayılı yasa kapsamında çalışan devlet memurlanrun görev ayhklanna uygulanan ek göstergeler, emekli ayhklanna da olduğu gibi yansımaktadır. Ancak devlet memurları 10 hiz- met sınıfına aynlmıştır. Genel olarak ek göstergeler ilk 4 dere- ceye verilmektedir. Ek göstergesiz bir görevden aynldığmızı varsayarsak, 8. derece için belirlenen genel aylık göstergesinin en azı 660, en çoğu ise 810 gösterge sayısıdır. Buna göre 19 yıl karşüığı ve yüzde 69 orandan 660 göstergeye göre alabileceği- niz emekli aylığı en az 527 bin 933 lira, en çok 810 göstergeye göre 564 bin 365 liradır. 3) Emekli Sandığı Yasası ek madde 20'ye göre "emekli, adi malullük, vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan öde- me yapılan asker, sivil tüm iştirakçilere" son çalıştığı kunımun (Türkiye'de) Emekli Sandığı'na bağlı olması koşulu ile emekli ikramiyesi ödenir. İLAN T.C ZONGULDAK İLİ ULUS İLÇESİ ASLİYE HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN Esas No:-1986/122 Karar No: 1990/79 Davacı Ulus Kaldınm Mahallesi'nden Mustafa oğlu 1935 Klu Mus- tafa Yaman tarafından davalılar aynı yerden Rahmi Yaman ve 22 ar- kadaşı aleyhine açtığı tescıl davasının mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; mahkememizin görevsizliğine, dosyanın Ulus Kadastro Mahkemesi'ne gonderilmesine karar verilmış olup görevsizlik kararının dahilı-davah Şehriye Sarı'nın mirasçılarından Mustafa Sa- rı ve Nail Sarı'nın adresleri bulunamadığından görevsizlik kararının gazetede ilanına karar verilmiştir. Karar gereğince dahili-davalı Şehriye Sarı'nın (ölü) mirasçılan olan Ulus Aşağı köyıi nufusuna kayıtlı Mustafa oğlu 1957 Klu Mustafa Sarı ile aynı yerden Mustafa oğlu 1971 Klu Nail Sarı'nın adresleri meçhul olduğundan, mahkememizden verilen 28.3.1990 tarih ve 1986/122 esas 1990/79 karar sayılı görevsizlik karan tebliğ edileme- diğinden, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi gereğince ila- nen tebliğine, tebliğ tarihinden iıibaren 15 gun sonra muhataplara tebliğ edılmiş sayılacağına ve görevsizlik kararının kesinleşmiş sayılacağı hu- susu ilan olunur. 8.3.1991 Basın: 22236
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog