Bugünden 1930'a 5,394,333 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

23 MAKT 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/11 Konıisyondan yardıma onay • WASHINGTON (AA) — ABD Kongresi Uzlaştırma Komisyonu, Türkiye'ye 200 milyon dolar ek yardım verilmesini öngören tasarıyı kabul etti. Dış yardım paketi içinde yer alan ve Senato Ödenekler Komisyonu'ndan geçen tasan, daha önce Temsilciler Meclisi'ne getirilmediği için iki meclis üyelerinin oluşturduğu 'uzlaştırma' komisyonunda önçeki gece görüşüldü. Komisyon, senato ya da meclisten geçip diğerinde görüşülmeyen tasarıları ortak karar metnine dönüştürüyor. Türk azmlık açlık grevinde • SOFYA (AA) — Buigaristan'daki Türk azınlığın, Jivkov dönemindeki zorunlu göç sırasında alınan evlerinin geri verilmesi ve isim değiştirme kampanyası sonjmJulannın adalet önüne çıkanlması istemiyle başlattıkları açlık grevleri, ülke çapında yayılıyor. Razgrad, tsperih, Ruse ve Şumnu'da grevler devam ederken Bubrat ve Lozniça'da da aynı eylemlerin başlayacağı bildirildi. Açlık grevi yapan Türklerin istekleri, Bakanlar Kurulu'nda da ele alındı. Walesa'nın rtiyası • WASHINGTON (AA) — ABD gezisine devam eden Polonya Devlet Başkanı ve eski Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa, "Doğunun Amerikası olmak istediklerini" bildirerek Amerikaiı işadamlarını ülkesine yatınm yapmaya çağırdı. Walesa, Amerikan Ticaret Odası'nda bugün yaptığı kısa konuşmada, 3 aylık hükümetin, yabancı - yatınmları cesaretlendirmek için yaptıklannı anlatarak "tüm yabancı ortaklara açık olduklanm", ülkesinde kurulacak "her iki şirketten ikincisinin Amerikalı olmasını istediklerini" kaydetti. 12'ler toplanıyor • LÜKSEMBURG (AA) — Avrupa Topluluğu üyesi 12 ülkenin devlet ve hükümet başkanlan, Körfez krizinden çıkanlacak sonuçları görüşmek üzere 8 nisanda Lüksemburg'da olağanüstü bir toplantıda bir araya gelecekler. Lüksemburg'daki resmi kaynaklar, zirve toplantısının başkent yakınlanndaki Senningen şatosuhda düzenleneceğini kaydettiler. Lüksemburg Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, toplantının içeriğiyle ilgili faila aynntı vermedi. Tfeltsin'den birlik için uvarı • MOSKOVA (AA) — SSCB'nin en büyük cumhuriyeti Rusya Federasyonu'nun lideri Boris Yeltsin, ekonomik reform planlannın Rusya içinde yer alan özerk cumhuriyetlerce engellenmesine göz yummayacaklarını bildirdi. Yeltsin, Rusya sınırları içinde yer alan 17 özerk cumhuriyetin egemenlik ilan etmelerinin, bu cumhuriyetlerin doğal haklan olduğunu, ancak bunlardan hiçbirinin Rusya'nın bir merkezden yönetilmesine karşı çıkamayacaklannı söyledi. Yeltsin, geçen pazar günü yapılan halkoylamasında, ban cumhuriyetlerin Rusya'nın halk tarafından doğrudan seçilecek bir devlet başkanı tarafından yönetilmesine karşı çıktıklarım da hatırlatarak bu tavırda ısrar etmenin Rusya'nın parçalanması anlamına geleceğini ve buna da izin verilemeyeceğini belirtti. Madenci grevi araaçtı • MOSKOVA (AA) — SSCB'deki kömür madeni havzalarında 1 marttan beri süren kömür işçileri grevi, ülkenin enerji ve metalurji sanayiinin yanı sıra uluslararası ilişkileri tehdit etmeye başladı. Interfaks Ajansı'nın haberine göre ABD'nin Moskova Büyükelçisi Jack Matlock, Ulkesindeki maden işçilerinin Sovyet meslektaşlarına yardım sağlama çabalannı. "SSCB'nin içişlerine müdahale" olarak değerlendiren Sovyet televizyonunu sert biçimde eleştirdi. Cumhurbaşkanı, Türk-Amerikan ilişkilehndeyeni birsayfa açacakABD gezisine başladı Camp David'de Ozal-Bush başbaşaÖzal, dün özel uçağıyla Washington yakınlanndaki Andrews Hava Üssü'ne geldi. Özal, eşi Semra Özal ile birlikte daha sonra Camp David'e geçti. Özal'ın Camp David'deki ilk gecesi "aile yemeği" havasında geçti. Özal ile Bush'un görüşmelerinde, iki ülke ilişkilerindeki tüm dosyaların ele alınması bekleniyor. Camp David'de Kıbrıs ve askeri ilişkilerin yeni bir temele oturtulması da ağırlıklı yer tutacak. UFUK GÜLDEMİR WASHINGTON — Cumhurbaşkanı Tur- gnt Özal'ın ABD ziyareti başladı. özal, dün TSİ 22.00 sıralannda özel uçağı üe geldiği Washington yakınlanndaki Andrews Hava Üssü'nden beraberinde eşi Semra Özal ve ba- zı yardımcıları olduğu halde helikopterle ABD başkanlannın resmi sayfıye konutu Camp David'e geçti. Cumhurbaşkanı özal'ı havaalanında Be- yaz Saray Protokol Şefi Büyükelçi Joseph Re- ed, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ve Dışişleri Bakanlığı Güney Av- rupa Dairesi Müdürü David Ransom karşı- ladı. Amerika'da yaşayan Türklerin bir bö- lümü de havaalaıuna gelerek özal'a saygı gös- terilerinde bulundu. Cumhurbaşkanı Özal ve ABD Başkanı Ge- orge Bush'un Camp David'deki ilk gecesi bir "aile yemegi" havasında geçti. Amerikan yö- netimi, Camp David görüşmelerinin bu "özel" boyutunun olmasına zaten önem ve- riyordu. Onceki gun Türk gazetecilerine bil- grveren ust duzeyde bir ABD Dışişleri yetki- lisi tek kelimeyle "miikemmel" olduğunu vurguladığı Türk-Amerikan ilişkilerinde Camp David'in yeni bir sayfa başlatacağını vurgulamış ve burada nasıl bir atmosfer ola- cağını şöyle anlatmıştı: "Bu çok olağandışı bir davel... Gayri res- mi bir dekor içinde birhirleriyle saatlerce ko- nuşma fırsatı bulabilecek iki lider. Kesinti- siz, damşmansız, gündemsiz... Hem diploma- tik hem de kişisel ve sosyal yonü olan atmos- fer. Her şeyi her an konuşabilirler. Açık gün- dem. Özel yardımcılan dışında resmi kimse yok. Baker ve Scowcroft ertesi gün geliyor. Özal'ın sadece eşi, doktoru, özel kalem mü- dürü ve koruması var. Bunun böyle özel ni- teükli olmasını Başkan Bush istedi. Kişisel bir yönü olsun arzusunda. Geçmişin degertendi- rilip ilerinin planlanacağı toplantılar bunlar. Masa etrafında otunılup öne kâgıt kalem alı- nan klasik toplantılar değil..." Bu hava içinde-başlayan ve bu sabah bir kahvaltı ile devam etmesi beklenen toplantı- larda iki ülke ilişkilerindeki tüm dosyaların ele alınması bekleniyor. Bu dosyalar içinde Kıbns ve askeri ilişkilerin Körfez krizi sıra- sında sergilenen yeni "standarda" göre ba- samak atlatılması konuları özel bir yer tutu- yor. Özal, Camp David'de 24 saat geçirecek. ABD yönetimi son aylarda Kıbns konu- sunda çok özel beklentiler içerisindeydi. Bu beklenti, Kongre ile ilişkilerden sorumlu ABD# Dışişleri Bakan Yardımcısı Janet Mul- lins'in Özal'ın Washington ziyaretinden bir gün önce Kongre üyelerine yolladığı mektup- ta şöyle dile getirildi: "Önümüzdeki birkaç ay içinde bir fırsat ortaya çıkacagına inanıyoruz. ABD, en Ust düzeyde, iki Kıbns toplumunun bu fırsattan yararlanıp BM gozetiminde adil ve kalıcı bir çözüm için gerekli uzlaşı temeline doğru adım atması için taraflan teşvik edecektir." Özal ve Bush'un bu sabah Dışişleri Baka- nı Baker ve Başkanın Ulusal Güvenlik Da- nışmanı Brent Scowcroft'un da katılacağı toplantılarda iki ülke arasındaki askeri iliş- kilerin Ortadoğu'ya dönük boyutunun daha da geliştirilmesi konusunu da ele alacaklan biliniyor. Camp David'deki toplantıya Dev- let Bakanı Güneş Taner ile Türkiye'nin ABD Büyükelçisi Nüzhet Kandemir'in de katılması bekleniyor. Curahurbaşkaru Özal, son aylarda askeri ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda isteklilik göstermiş, bu da Türk-Amerikan as- keri ilişkilerinin uzun yıllardan beri NATO kapsamı dışında ikili bir düzieme oturtulma- sına hevesli olan Washington'u heyecanlan- dırmıştı. Türkdye ve Amerika'nın Körfez krizi sırasında NATO sorumluluk alanı dışında sergilediği yakın askeri ilişki 'emsal' alınarak yapılacak yeni anlaşmalann çerçevesi bugun- kü görüşmelerde ortaya çıkacak. "Önceden depolama" konusunun da bu yeni ilişki kapsamında ele alınması bekleni- yor. Türkiye ile ABD arasında geçen aylar- da bu konuda "teknik düzeyde" bazı temas- lar olmuştu. Önceki gün VVashington'daki Türk gazetecilerin sorulanm yanıtlayan bir ABD Dışişleri yetkilisi bu konunun James Baker'ın son Ankara ziyaretinde ele alınma- dığını, ama Camp David'de görüşüleceğini söyledi. Yetkili şöyle konuştu: "Tiirkiye'yi Körfez güvenliğine irtibatlaya- cak NATO türii düzenlemeler beklemiyoruz. Türkiye ile Arap ülkeleri arasında doğal ol- mayan ilişkiler de beklemiyoruz. Bu, ikili le- maslarda ve karşüıklı anlaşmalaria olacak bir şey. Ama Türkiye, o bolgedeki birçok ülke- nin güçlü bir dostu olabilir ve bunun kendi- OZAL VVASHINGTON'DA — Curaburbaskanı Turgut Özal, Andrews Hava Üssü'nde ABD Protokol Şefi Buyukelçi Joseph Reed tarafından karşılandı. (Fotograf: AA) A VRUPA PARLAMENTOSUSİYASİKOMİSYONU Türkiye^ Kıbns'tan asker çeksin'Avmpa Parlamentosu Siyasi Komisyonu, Türkiye'nin BM kararlarına uymasını ve Kıbns'tan asker çekmesini öngören bir karar tasarısını kabul etti. Türkiye-AT Karma Parlamento Komisyonu, çalışmalarını dün tamamladı. Düzenlenen basın toplantısmda, Topluluk ile Türkiye arasındaki ilişkilerin Kıbrıs sorununun çözülmesi durumunda hızlanacağı vurgulandı. Dış Haberler Servisi — Avrupa Toplulu- ğu ile Türkiye arasındaki iüşkilerde Kıbns so- rununun en önemli pürüzü oluşturduğu bir kez daha ortaya çıktı. Türkiye-AT Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısm- da, Kıbns sorununun çözülmesi halinde iliş- kilerin hızlanacağı gündeme gelirken Avru- pa Parlamentosu Siyasi Komisyonu, Türki- ye'nin BM kararlarına uymasını ve adadan asker çekmesini öngören bir karar tasarısını kabul etti. Sabetay Varol'un Brüksel'den bildirdiği- ne göre, Kıbns sorunu kısa sürede çözüme kavuştuğu takdirde "Türkiye-Topluluk" iliş- kilerinde hızlı bir canlanma başlayabileceği ifade edildi. KPK Eşbaskanı Bülent Akarca- lı, sosyolog İsmail Beşikçi'nin tutuklanışıy- la ilgili Avrupa Parlamentosu'ndaki basın toplantısmda, uygulamayı "çagdışı" olarak niteledi. Üç gün süren Türkiye-AT Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısı bi- timinde düzenlenen basın toplantısmda, önü- müzdeki aylarda Yunanistan'ın, 4. mali pro- tokolle ilgili vetosunu kaldıracağı umudu sık sık dile getirildi. Basın toplantısmda mevcut tıkanıklıkla il- gili bir soruyu yanıtlayan SHP Milletvekili Deniz Baykal. "Yunanistan'ın diğer 11 ül- kenin karşı çtkışına rağmen tek başına iliş- kilerin gelişmesini veto ettiğini görüyoruz. Gerekçe olarak Kıbns sorununun cözumü- nn getiriyorlar. Çozüm arzulayan bir tek Yu- naniılar degil. Diğer ülkeler de Kıbns soru- nunun çöziimünü istiyor. O halde bu gerek- çe geçerli degil. Şimdi de bazı başka ülkele- rin Yunanistan'ın arkasına gizlendiği asıl en- geün Atina olmadığı dedikodulan yapılıyor. Biz dedikodulara değil olanlara bakanz. Türkiye'nin ilişkilerin tıkanmasında hiçbir rolü yoktnr. O halde Yunanistan'ı sorumlu tutanz" dedi. Baykal, 32. KPK toplantısı- nın, "beUi beldeyişlerin hayal kınklıgına dö- KlBRIS TÜRK VE RUM PARTİLERİNİN TOPLANTISI nüştügü bir dönemde yapıldıgını" belirterek, esasen yetersiz olan bu paketin bile mart ayındaki dışişleri bakanlan toplantısmda geç- mediğini hatırlattı. KPK Eşbaskanı Bülent Akarcalı, dün, bi- ten toplantıyı "tatminkâr" sözcüğuyle nite- lerken, "Türkiye'nin uyelik konusunun ciddi boyutta ele alındığınm göriiidüğünü" söyle- di. Akarcalı, TBMM însan Haklan Komis- yonu'nda, üç üyenin KPK toplantısına ka- tılışını ima ederek, "tnsan haklan çabalan- mız anlaşümıştır" dedi. Akarcalı, Türkiye'- nin yeni anayasal ve yasaJ haarhklarla "hızlı bir demokratikleşme" sürecine girdiğini be- lirtti. ANAP Milletvekili Bülent Akarcalı, "Böylece Türkiye'nin Ortadoğuda jandarma değil, insan haklarına saygılı bir istikrar un- suru olduğunu" Avrupa Parlamentosu'nun üyelerine aktardıklarını anımsattı ve bunun yankı gördüğünü kaydetti. Deniz Baykal da aynı konu üzerinde durarak, "Körfez krizin- den önce Türkiye, komşu ülkelerden gelen tslamcı basktlara uğruyordu. Şimdi aynı za- manda Muslüman bir ülke olan Türkiye ken- di demokratik, laik devlet sentezini komşu- lara önerme konumuna gdmiştir" dedi. KPK Eşbaskanı Alman Metten bir sonı üzerine Topluluk-Türkiye ilişkilerini nasıl gördüğünü şöyle özetledi: "İlişkilerin Kıbns sorunu çözülene kadar yavaş, bundan. sonra hızla gelişecegini sanı- yorum. Ilişkilerdeki hızlanma süreci basla- yınca tüm uyelik meselesi de tekrar masaya gelecektir". Bir soru üzerine ANAP millet- vekili Akarcalı, İsmail Beşikçi'nin tutukla- nışını "çagdışı bir uygulama" olarak nitelen- dirdi. Akarcalı bazı IHD üyelerine yapılan baskılan aynı şekilde ele aldıklannı söyledi. Avrupa Parlamentosu AA'nın haberine göre, Hollandalı Sosya- list Parlamenter Mathilde Van Den Brink ta- rafından hazırlanan "Akdeniz'in güvenligi" başhklı tasan, Avrupa Parlamentosu Siyasi Komisyonu'nda bir çekimser ve iki karşı oya karşın 31 oyla benimsendi. Bu tasanda AT'nin, Kıbns ve Kürt sonın- lanna 'özel biçimde' yaklaşması öneriliyor. Tasanda, Türk hükümetinin Kıbnsla ilgili BM kararlanna uyması, adadaki askerlerini çekmesi ve toplumlar arası göruşmelerin ye- niden başlaması isteniyor. Siyasi Komisyon aynca, Türkiye ve Yuna- nistan'a çağrıda bulunarak Kıbns sorununa bir an önce çözüm bulmak amacıyla müza- kere masasına oturmalarını da istedi. Tasa- n, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda göriişülerek oylanacak. Avrupa Parlamentosu Siyasi Komisyonu 1 nda kabul edilen bir başka tasanda da, Tür- kiye ile istikrarlı siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştirilmesinin yararlı olacağı belirtildi. Meclis içi mıüıalefet Rıımlara güvenmiyor tZZET RIZA YALIN LEFKOŞA — KKTCde, Cumhuriyet Mec- lisi'ndeki muhalefetin temsilcileri, meclisin calışmalanna katılmayan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) ve milletvekili çıkaramayan Yeni Kıb- ns Partisi (YKP) ile Rum siyasal partilerinin tümünün başlattığı temaslara "güvenle" bak- mıyor. Cumhuriyet Meclisi'nde iki temsilci bulunan Yeni Doğuş partisi (YDP), temas- lara karşı "katı" bir tutum izler ve Rum par- tikriyle temaslardan olumlu bir sonuç çık- mayacağına inanırken mecliste birer temsil- cisi bulunan Hür Demokrat Parti (HDP) ile Sosyal Demokrat Parti (SDP), "temaslara karşı olmamak"la beraber, "tedbirii" davra- nıyorlar. Türk ve Rum kesimleri arasındaki temas ve ziyaretler sırasında Cumhurbaşkanı lur- gut Özal'ın ABD gezisi ve ABD Başkanı Ge- orge Bush'la yapacağı görüşme, KKTC'de bü- yük bir merak, sabırsızlık ve karışık duygu- lar içinde izleniyor. Ozal-Bush görüşmesin- den ne çıkacağj sonısu, Türk halkının hemen hemen tümünü meşgul ediyor. "Temaslardan zarar gelmeyeceğine" inanan ve mecliste Magosa Milletvekili Genel Baş- kan Ismet Kotak'ın temsil ettiği HDP, "Rum parti başkanlannın bir kuruluş gecesine gel- mesiyle de demokrasinin kurtulduğu veya Kıbns sonınunda çözüm olacagı" inancım da taşımıyor. "KKTC halkının, BM kararlannın tümünü kabul etmeyeceğine" inanan HDP, "Rum parti başkanlannın yaklaşım ve söy- lediklerinin Türk haikına giivence verecek, yaklaşımını deslekleyecek federal bir yapı için cesaret verecek nitelikte olmadığım" vurgu- luyor. "Sahte görünümler altuıda, anlaşma olamayacağına" işaret eden HDP, "Özal'ın da vereceği ödunler gibi veremeyecegi ödün- ler de bulunduğuna" inanıyor. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaşın oğlu Raif Denktaş'ın kurucusu olduğu ve mecliste Lefkoşa Milletvekili Ergün Vehbi- nin başkan olarak temsil ettiği Sosyal De- mokrat Parti (SDP) de "Karşılıklı saygıya da- yalı, güven arttırıcı temaslara karşı olmadıİdannT açıkça söyleyen partilerden bi- ri. Kurultayını 28 nisanda yapacak olan SDP'nin Başkanı Ergün Vehbi, "Ancak Rum liderierin bir yandan Türk larafıyla temasla- rını arttınrken aynı günlerdeki demeçleriyle eski uzlaşmaz tutum ve görüşlerini sürdür- düklerine de özellikle dikkati çekmek istiyorum' diyor. Vehbi, konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Rum liderierin Türk halkı açısından vazge- çilmez koşullar olan iki kesimlilik. Türkiye 1 nin etkin garantörlüğü ve eşit siyasal statu ko- nulannı artık içlerine sindirmeleri gerekir. Bunun üzerine onlar, hâlâ halk olmadığımı- zı ve self determinasyon hakkımızdan vazgeç- memiz gerektiğini tekrarlayıp duruyorlar. Yalnız geliş-gidiş, karşılıklı temas yetmiyor, kafalan degiştirmek gerek." Meclis içi muhalefet, bu aşamada Denk- taş'ın politikasuıı destekliyor. YDP, Denk- taş'a tam bir destek içinde. HDP, Denktaş- ın politikasını yeni öğe, belirh' tutumlarda de- ğişiklik ve daha dinamik davranılması iste- miyle "koşullu" destekliyor. SDP, Denktaş'ın, meclise girmeyen pani- lerin Rum siyasal partileriyle başlattıklan yo- ğun temaslar karşısmda "meclis içi muhale- fet partilerinden destek aradığı" genel mer- kez ziyaretleri sırasında Denktaş'a, "bu aşa- madaki tutum ve tavırlannın doğru olduğu- nu, politikasını desteklediklerini ve kendisi- ne yarduncı olacaklannı" vaat etmiş durum- da. SDP Genel Başkanı Ergün Vehbi, 'KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın huzursuz- lugunun, iki kesimlilik, Türkiye'nin etkin ga- rantörlüğü ve eşit siyasal statü gibi koşullan içertneyen ve daha çok Rum yanlısı görüntü veren deklarasyonlara meclis dışı bazı muha- lefet partilerinin imza atmasmdan kaynaklandıgını" söylüyor. Vehbi, "meclis- te temsil edilen SDP'nin, şu ana kadar bu tür temas ve toplantılara çağnlmadığını" belir- tiyor. ne özgü ağırlığı ve önemi olur." Dışişleri yetkilisi, "Cumhurbaşkanı Özal, kriz sırasında CNN'e verdiği mülâkatta ilk kez Türkiye ile ABD arasında Körfez konten- janlan çerçevesinde bir savunma işbiriiği an- laşması yapılabileceğinden söz etti. Mevcut anlaşma da NATO amaçlan Ue sjnıriı. Bu du- nımda mevcut anlaşmayı yeniden düzenleme- yi mi düşünüyorsunuz" sorusuna şöyle ya- nıt verdi: "Ağustostan beri yasananlar zaten bu so- ruya gerekli yanrtı veriyor. Her iki ülke açı- sından da yeni ihliyaçlar ortaya çıknustı. Bu- durumda bolgedeki pürüzlere cevap verecek bir şekilde tutumumuzu değiştireceğimiz ka- nısındayım. Bunun tam olarak aasıl olaca- ğını söyleyemiyoru.n. Artık bir anlaşma mı degişir, yoksa öteki mi? Ama son aylarda yaptığımız işbirliğinin başansı gelecekte yap- mayı planladıklanmızın standardını oluştur- mah." Yetkili, bu söylediklerinin ne ölçüde düşün- ce, ne ölçüde uygulama aşamasında olduğu sorusuna özetle şu karşılığı verdi: "Henüz düşünceleri tanımlama aşamasında- yız. Dtşişleri Bakanı Baker, bir süre önce Türkiye'deydi. Kimseye hazır bir plan götür- medi. Fıkiıîer ortaya atıyor, tepkileri ölçüyor. Türkiye çok gelişmiş bir devlet yapısına sa- hip. Tüm bu duşüncelerin çeşitli aşamalar- dan geçerek olgunlaşması lazım. Ardından siyasi sistemi, paıiamentosundan gecmesi la- zım. Kimseye hazır recete vermeyeceğiz. Ama gelecekte bölgede ortaya çıkacak pürüzlere nasıl cevap verecegimizi de konuşmamız ge- rekiyor." Dışişleri yetkilisi, askeri ilişkilerin daha ile- ri dereceye göturülmesinde Amerikan tara- fının mı, yoksa Türk tarafınm mı daha istekli göründüğü sorusuna şöyle cevap verdi: "Bu soruya kolay yanıt veremiyonım. He- nüz tüm dosyalar masanın üzerine konulma- dığı için görüş aynlıklannı bilmiyonım. Önü- müzdeki birkaç hafta içinde bu konuda bir- çok göruşme olacağını tahmin ederim, ama son birkaç ayda ilişkilerimiz pek az görüş ay- rılığı ortaya çıkan bir kalıtımdan geçti. As- keri veya sivil Türk resmi makamlan ile çok iyi bir çalışma ilişkimiz var. Gelecekteki gö- riişmelerin de bu yönde gelişecegini umuyo- nız." Özal: Önemli gezi Ankara Büromuzun haberine göre Cum- hurbaşkanı Özal dün ABD'ye hareketinden önce havaalanında yaptığı basın toplantısm- da, sık sık telefonla görüştüğü ABD Başka- nı George Bush ile yüzyüze görüşme olanağı bulacağmı kaydetti. Özal, gezisinin Türk- Amerikan ekonomik, siyasi ve askeri ilişki- lerinin gelişmesinde önemli olacağını söyle- d. özal, Irak ve Kuveyt'te Türk müteahhit firmalarının daha aktif biçimde iş olanakla- rı bulmaları konusu üzerinde ağırlıklı biçim- de duracağını vurguladı. Özal, gezisi sırasında ABD Başkanı Bush ile ortak basın toplantılan düzenleyeceğini, Bush ve yardımcısı Dan Quayle'ın kendisi onuruna yemek vereceğini bildirdi. özal, çe- şitli ABD üniversitelerinde de konuşmalar yapacak. Özal'a Pennysilvania Üniversitesi'- nde fahri doktorluk diploması da verilecek. Özal ayrıca, Amerikaiı işadamları, politika- cılar ve basın mensuplanyla da görüşecek, radyo ve teJevizyonlara demeçler verecek. Saat 09.10'da Esenboğa Havaalanf ndan özel uçağı "Ana" ile ayrılan Cumhurbaşka- nı'nı Başbakan Yıldınm Akbulut ve çok sa- yıda bakan uğurladı. Bakanların arasında Semra Özal'a karşı tstanbul tl Başkanlığı se- çiminde propaganda yapan Abdülkadir Ak- su, Mehmet Keçeciler de bulundular. Özal'ın, Keçeciler'i öperken Aksu'nun elini sıkması dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Özal ile birlikte ABD'ye gidecek ekip ise şu isimlerden oluşuyor: "Semra Özal, Kunnay Albay Aslan Gü- ner (Başyaver), Engin Güner (Özel Kalem Müdürü), Kaya Toperi (Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü), Mitbat Balkan (Dışişleri Danışma- nı), Hüseyin Aksoy (Özel Danışman), Me- tin Yalman (Basın Müşaviri), Dr. Cengiz Aslan (Özel doktor), Nilgün Aslan (Özel doktorun eşi), Musa Öztürk (Koruma Mü- dürü), Fanık Tamay (Dışişleri Bakanlığı gö- revlisi)." CUMHURBAŞKANI ÖZAL gelecekte ÂT üyesiyiz MADRİD (AA) — Cumhurbaşkanı Tur- gut Özal, "Uzak olmayan bir gelecekte AT üyesi olacağız. Türkiye'nin .\T üyeliğine ka- bulü, bu kuruluşun Hıristiyan kulübü olma- dığını gösterecektir" dedi. Ispanya televizyonu ikinci kanalında dün akşam yayımlanan 'Espiral' adh haber prog- ramda, geniş bir şekilde Türkiye'ye yer verildi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın yanı sıra DYP Genel Başkan Yardımcısı Tansn Çfller, Koç Holding Başkan Yardımcısı Necati An- kan, Zaman gazetesinden Halit Esendir ile Cumhuriyet gazetesinden Ali Sirmen'in de ekrana getirildiği programda, Türkiye için "Kalbi Islamda kafası Avrupa'da olan ülke" ifadesi kulianıldı. Program sırasında Cumhurbaşkanı Tur- gut Özal ile Ankara'da yapılan görüşme TV seyircilerine aktarıldı. Ispanya TV muhabirinin Körfez savaşı, Irak lideri Saddam Hüseyin, Kürtler ve Türkiye-AT ilişkileri ile ilgili sorulanm ce- vaplandıran Cumhurbaşkanı Özal şunları söyledi: "Irak'la sınırımız olması dolayısıyla savaş bizi İspanya'dan fazla etkiledi. Halkımız sa- vasa girmekten tabü olarak korktu. Ticare- timiz ve yatınmlanmız geniş ölçüde bu sa- vaştan etkilendi. Her şeye rağmen dünya Türkiye'nin kararlı ve ciddi bir müttefik ol- duğunu anladı. Üslerimizi uluslararası güç- lere açtık. Tüm bu yaptıklanmız ve Avrupa'- ya yakın olduğumuz, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacaktır. Uzak olmayan bir gelecekte AT üyesi olacağız." Cumhurbaşkanı Özal konuşmasına şöyle devam etti: "Saddam kötü tohumlar ekti. Araplan böldü. Arapların tekrardan birliğini sağla- mak zaman alacak. Aynı zamanda Hıristi- yan dünyası Ue Muslüman dünyası arasında kötü tohumlar ekti. Bu tohumlar çok tehli- kelidir. Tüm bu yaptığı kötülükier düşünü- lürse affediimemelidir."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog