Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

22 MART 1991 DIŞ HABERLER CUMHURİYET/U Necibullah'ın onerısı • tSLAMABAD (AA) — Afganistan Devlet Başkanı Necibullah'ın, Afgan mücahitlerini destekleyen tüm ülkelere işbirliği önerdiği bildirildi. Necibullah, dün Afgan yeni yılının başlangıcı nedeniyle Kabil radyosundan yaptığı konuşmada, Afganistan'daki Sovyet destekli hükümete karşı savaşan Afgan mUcahitleri destekleyen ülkelerle ekonomik işbirliğine hazır olduklannı belirtti. Necibullah, konuşmasında Pakistan'a da aralarındaki anlaşmazlıklan sona erdirerek ekonomik işbirliğine girmeyi ve iki Olke arasında karadan bir ticaret yolu oluşturmayı önerdi. Atma-Ankara söz düellosıı • ATİNA (Cumburiyet) — Yunanistan hükümet sözcusü Viron Polidoras, ramazan dolayısıyla Batı Trakya'yı ziyaret etmek isteyen dört imama "din adamı maskesi altında" oldukları gerekçesiyle Yunanistan'a geçiş izni verilmediğini öne sürdü. Dışişlen Bakanlığı Sözcusü Murat Sungar'ın konu ile ilgili yaptığı açıklamaları "haksız" olarak tanımlayan Polidoras, dünkü basın toplantısında "Sayın Sungar bu açıklamayı yaparken Batı Trakya Müsiüman azınlığım Türkiye'den gelen gerçek imamlar ziyaret etmekteydi. Ancak din adamı maskesi altında ve din işlerine aykın işlem yapmak için bazı devlet memurlarına Yunanistan'a geçiş izni - verilmemiştir" görüşünü 1 savundu. Talabani Brüksel'de • BRÜKSEL (Cumhuriyet) — Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani bugün Briiksel'de Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen bir toplantıya katılacak. Talabani'nin bu arada bir basın toplantısı düzenleyerek sorulan soruları yanıtlayacağı haber verildi. "Körfez savaşından sonra ortaya çıkan durum ve insani boyut" adını taşıyan toplantıya K.Y.B. liderinden başka Brüksel'deki Kürt Enstitüsü temsilcileriyle Körfez bölgesindeki ülkelerin örgütlerinden çeşitli temsilciler katılacak. Arnavutluk'ta reformlar • VtYANA (AA) — Arnavutluk Başbakanı Fatoş Nano, tarım ve bankacıhk sektörlerinde köklü reforlar yapılmasının gerekli olduğunu söyledi. Nano, KP'nin yayın organı Zeri I Populit gazetesinde bugün yayımlanan demecinde "Özelleştirmelere gidilmeden, bu zor durumdan kurtulamayız. Özelleştirme kötü bir şeytan değildir" dedi. Arnavutluk Başbakanı, tarım sektöründeki küçük işletmelerin tamamımn, büyük işletmelerin ise bazılanrun özelleştirilmesi ve bütün işletmelerde toprağın nasıl kullanılacağına köylülerin karar vermesi gerektiğini Uçak kazası: 92 Senegalli öldti • DAKAR (AA) — Suudi Arabistan'da C-130 Hercules tipi bir nakliye uçağının düşmesi sonucu uçaktaki 92 Senegalli askerin öldüğü bildirildi. Senegal Savunma Bakanı Medun Fall, radyodan yaptığı açıklamada, uçakta, Mekke"de umre farizasını yerine getirdikten sonra üslerine dönmekte olan subay ve askerlerin bulunduğunu söyledi. Fall, 95 askerin bulunduğu uçağm inişe geçtiği sırada, henüz belirlenemeyen redenlerle yere çakıldığını belirtti. BM Genel Sekreteri Güvenlik Konseyi'ne Kıbrıs konusunda sadü açıklama verecek Cuellar rapordan vazgeçtiŞEBNEM ATtYAS NEW YORK — Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez de Cuellar Güven- lik Konseyi'ne Kıbns'la ilgili yazılı rapor vermekten vazgeçti. Türkiye ve Kıbrıs Türk diplomatlannın yaklaşık altı aydır devam eden ve Perez de Cuellar'ın "olumlu" bir rapor yazmasına yönelik çabalanndan sonra, Cuellar'ın Güvenlik Konseyi'ni "sözlii" olarak bilgilendirme kararı büyük bir sürpriz yarattı. Yunan ve Kıbrıslı Rum diplomatlannın "başansı" olarak nitelenen gelişme Türk tarafında hayal kınklığına neden oldu. KKTC New York temsilcisi Osman Er- tuğ dün Genel Sekreterlik görevlileri ile görüştü. Üst düzeyde Türk diplomatla- n "raponın yazılı olmasının >*a da sözlü verilmesinin fazla önemli olmadıgını" iddia ettiler. Ancak şimdiye dek Turki- ye Cuellar'ın raporuna büyük önem at- fettiğini çeşitli şekillerde resmen dile ge- tirmişti. Cuellar Güvenlik Konseyi'ni önümüz- deki hafta bilgilendirecek. Sözlü bilgilen- dirmelerde, ifade edilenler belge olarak dağıtılmıyor. Bu nedenle Türkiye'nin giz- li diplomasi ile yürüttüğü görüşmelerde yarattığı olumlu izlenim sadece bir gö- rüntü olarak kalacak. Rum ve Yunan diplomatlan çeşitli dü- zeylerde Genel Sekreter'in "kapsamlı bir rapor" yazmasının "anlamı olmadıgını" dile getirmişlerdi. Rum diplomatlan Ge- nel Sekreterlik'in Türkiye ile yaptığı gö- rüşmeleri gizli tutmasından rahatsız ol- duğunu, basında Türkiye'nin planı oldu- ğu şeklindeki haberlere rağmen Genel de Kıbns'ı "yoyo"ya benzettiği bildirili- yor. Önümüzdeki hafta Cuellar'ın raporu- nu sözlü olarak sunmasının ardından Güvenlik Konseyi'nden Kıbns'la ilgili başkanlık açıklaması bekleniyor. Baş- kanlık açıklaması konusunda kulis de- vam ediyor. Türkiye daimi delegesi Bü- Türkiye ve KKTC'nin yaklaşık altı aydır devam eden ve BM Genel Sekreteri'nin "olumlu" bir rapor yazmasına yönelik çabalanndan sonra Cuellar'ın Güvenlik Konseyi'ni "sözlü" olarak bilgilendirme kararı, Yunanistan ve Rumlann "başansı" olarak görülüyor. Üst düzey Türk diplomatları "raporun yazılı ya da sözlü verilmesinin fazla önemli olmadıgını" öne sürüyorlar. Ancak Türkiye şimdiye dek Cuellar'ın Kıbrıs raporuna büyük önem verdiğini resmen dile getirmişti. Sekreterlik'in sürekli bunları yalanladı- ğından şikâyet ettiler. Genel Sekreterlik yetkilileri, Cuellar'ın raporu sözlü olarak sunması kararı hak- kında bir açıklama yapmaktan kaçındı- lar. Öte yandan Cuellar'ın çözüm konu- sunda umutMi7 oldıı&ıı ftzel sohbetler- JVASHINGTON yükelçi Akşin dün bu konuda Fransız- daimi delegesi ile görüştü. Cuellar'ın açıklamasında neler anla- tacağı bilinmiyor. Ancak Güvenlik Kon- seyi'nin beş daimi üyesi arasında yaygın kanı Genel Sekreter'in "henüz bir geliş- me kaydedebilecek bir aşamada olmadıgı" yolunda. Güvenlik Konseyi üyeleri bu görüşü ve kanıyı daha önce de dile getirmişlerdi. Güvenlik Konseyi1 nin Cuellar'ı zorlamadığını, gelişme- lere zaman tanımasının daha hayırlı ola- cağını bildirmişlerdi. Türkiye'nin çaba- lan ve girişimleri ise olumlu gelişmeler olarak nitelendirilmişti. Ancak Rum ta- rafı bu gelişmenin yanı sıra Türkiye ve Türk tarafının pazarlıklara oturmaya ni- yetli olduğunu kanıtlayacak "somut" bir adım atması şartını gündeme getirmiş- ti. Bu gelişmeler nedeniyle Cuellar'ın ra- porunun önemi arttı. Ozellikle Türkiye Cuellar'ın raporunun büyük önem taşı- yacağı yolundaki beklentiyi körükledi. Genel Sekreter'in iyi niyet görevlileri ile görüşmeye gelen Türk diplomatlar "Ön- ce raporun içeri önemli, ardından Cuel- lar'ın sunacağı taslak önem taşıyor" söz- leriyle bu görüşü dile getirdiler. Ancak Rum tarafı "Şu aşamada kayda geçecek bir gelişme yoktur" görüşünde ısrar et- ti. Genel Sekreterlik'e bu yönde yoğun baskı yaptı. Cuellar önce kapsamlı bir rapor hazırlayacağı izlenimi verdi. An- cak raporun siyasi önemi büyüyünce or- talama bir çözüm olarak sözlü açıklama yapmayı tercih etti. RUKSEL Çözüm için umut ışığıABD Dışişleri Bakanlığı'nın bir yetkilisi, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin olarak birkaç ay içinde Kıbrıs konusunda ilerleme beklediklerini söyledi. Yetkili, ABD'riin taraflara bir çözüm yolu önermeyeceğini, ancak katalizör rolü oynayabileceğini söyledi. WASHINGTON (Cumhuriyet) — Cumhurbaşkanı Turgut Özal'm bugün başlaması beklenen ABD ziyareti dola- yısıyla Washington'daki Türk basınırun sorulannı yanıtlayan üst düzeyde bir ABD yetkilisi, önümüzdeki birkaç ay içinde Kıbrıs konusunda çözüm yönün- de ilerleme olabileceğini söyledi. özal ve Bush'un Camp David'de ya- pacağı görüşmelerde "her iki taraf için de büyük kaygı kaynağı olan" Kıbrıs konusunun da gündeme geleceğini kay- deden yetkili, uzun süreden beri kilitlen- miş olan sorunda taraflann ilerleme kay- na işaret eden bazı nedenler bulundu- ğunu" kaydetti. Yetkili, taraflara bir "çözüm empoze edilmeyecegini", ama her iki taraf da oturup konuşmak ve bir anlaşma yapmak istiyorlarsa ABD'nin "katalizör" rolü oynayabileceğini söy- ledi. Kıbrıs konusunda "duyduklannın cesaretlendirici olduğunu belirten" yet- kili, "İyimser bir yüz takınmak istiyo- ruz, çûnkü önümüzdeki birkaç ay için- de çözüm yönünde ilerleme olabilir" de- di. Yetkili, taraflardan birisinin diğerin- den daha az istekli olup olmadığına iliş- kin bir soruya şöyle yanıt verdi: "Bir detmesi için "bunun bir fırsat olduğu- diplomat olarak durumu tüm taraflar açısından çok umut verici buluyorum. İlerleme yönünde gerçek şans var." Yetkili, bir gazetecinin, Türkiye'nin Körfez krizindeki performansından son- ra Amerikan yönetiminin Ermeni soy- kırımına ilişkin politikasını gözden ge- çirip geçirmeyeceğini sorması üzerine "Türkiye iie üzerinde tamamen görüş birliğine sahip olmayacağunız bazı ko- nular var. Ermeni sorunu da bunlardan birisi. İlişkilerimizi zehiriememesi için çok çaba göstermemiz gerekiyor" dedi. Türkiye'nin iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması önerisine bugünkü konjonktürde ciddi olarak eğil- meyeceklerinin işaretini veren yetkili, halen Meksika ile bu yönde müzakere- ler sürdüğünü, bu müzakerelere bir ye- nisini daha eklemenin zor olacağını be- lirtti. Yetkili "Serbest ticaret önerisini reddetmiyoruz, ama ondan önce yapı- labilecek birçok şey var" diye konuştu. LEFKOŞA Ledra Palas'ta diyalogKKTC ve Kıbns Rum kesimi siyasi partileri arasındaki görüşmeler sürüyor. Ledra Palas sınır kapısında bugün, her iki taraftan siyasi parti liderinin katılacağı yeni bir toplantı yapılacak. Yeni Kıbrıs Partisi'nden (YKP) Alpay Durduran katılıyor. Ledra Palas'taki toplantıya, Rum ke- tZZET RIZA YALIN , • K 1 Kl . b " S I Ü r k ^ T - T "" * i m i n d e n b u k « *"™ eski cumhurbaş- T* 1 f î S İ T ^ I ^ M ' kanlanndan Spiros Kiprianu'nun da ka- Ledra Palas Oteli'nde bir araya geliyor. tılacağı açıklandı. EDEK Partisi Genel Başkanı Vasos Lissaridis'in de Kıbns'a Çekoslovakya'nın Kıbns Büyukelçisi dönmesi halinde toplantıya katılacağı Emil Keblusek'in önayak olduğu toplan- bildirildi. Toplantıda Kıbns Rum parti- tıya, Türk kesiminden Cumhuriyetçi leri olarak Demokratik Birlik Partisi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Öz- (DISI), Genel Başkanı Glafkos Klerides, ker Özgür, Toplumcu Kurtuluş Partisi AKEL Genel Sekreteri Hristofya , Libe- Genel Başkanı (TKP) Mustafa Akıncı ve ral Parti Başkanı Nikos Rolandis, Yeni- likçi Demokratik Sosyalist Hareket Par- tisi (ADISOK) Genel Başkanı Pavlos Dinglis bulunacak. Bu arada KKTC Cumhurbaşkanı Ra- uf Denktaş, KKTC Meclisi'nde temsil- cileri bulunan Ulusal Birlik Partisi (UBP), Yeni Doğuş Partisi (YDP), Sos- yal Demokrat Parti (SDP) ve Hür De- mokrat Parti (HDP) genel merkezlerini ziyaret etti. Denktaş, ziyaretlerini 'İade- i ziyaret' olarak tanımlamakla beraber, KKTC Meclisi'nde temsilcisi bulunan dört partinin genel başkan ve yetkili yö- neticileriyle gerçekleştirilen görüşmeler, Denktaş'ın, Türk muhalefet partilerinin Rum siyasal partileriyle yürüttükleri te- maslara karşı destek aradığı şeklinde yo- rumlandı. ATlde Yunan engellemesi SABETAY VAROL BRÜKSEL — Türkiye-AT Karma Parlamento Komisyonu toplantısında Yunanlı 3 parlamenterin yaptığı sürekli engelleme, "Topluluk-Türkiye ilişkileri" konusunun aynntılı biçimde tartışılma olanağını baltaladı. DUn sabah yaptığı açış konuşmasında Dışişleri Bakanı Ata- met Kurtcebe Alptemoçin, Kıbns konu- sunda ATnin doğrudan müdahalede bu- lunmaktan kaçınması gerektiğini ifade etti. Dışişleri Bakanı, önümüzdeki nisan sonu ya da mayıs ayı başında AT Dönem Başkanı Ulkenin dışişleri bakanıyla bir önceki dönem ve bir sonraki dönemin başkanlarından oluşan "Troika" sorum- lulanyla "resmi" görüşme yapacağını açıkladı. GörUşmenin yeri saptanmadı. Duzenlediği basın toplantısında Dışiş- leri Bakanı Alptemoçin, Kıbrıs sorunu- na ilişkin "Türkiye'nin temel konularda taviz vermesinin söz konusu olmadıgını, ancak toprak meselesi, seyahat özgürlü- ğü ve mülkiyet konulan gibi noktalarda iki toplum arasında yurütiilecek pazar- lıklaria aynlık noktalannın yok edilebile- cegini" belirtti. Dışişleri Bakanı, gazetecilerin sordu- ğu ısrarlı sorukıra rağmen Cumhurbaş- kanı Turgut Özal'ın Camp David'de ABD Başkanı George Bush'la yapacağı zirvede, Kıbns konusunun nasıl bir tarz- da ele alınacağı hakkında söz söylemek- ten ve angaje olmaktan kaçındı. KPK toplantısırun dünkü oturumun- da gündemi, Yunanlı parlamenterlerin çalışmalan engelleme doğrultusundaki çıkışı meşgul etti. 18 AT üyesi ülke par- lamenteri arasında yer alan üç Yunanlı, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Murat Sun- gar'ın Avrupa Parlamentosu'nun Kıb- ns'la ilgili aldığı son karanna gösterdiği tepkiyi ileri sürerek delegeleri KPK top- lantısını iptale çağırdı. Yunanlı üyeler, bu ifadelerin Avrupa Parlamentosu'nu aşağılayıcı mahiyette olduğunu öne sürdüler. D.vitesTürkiye'nin dört bir yanındaki Nissan'lara özgü yaygın servis, bol ve hesaplı yedek parça güvencesidir...'BMC - NISSAN Servisleri'nin Türkiye çapındaki desteğidir. Bu nedenle, hem Avrupa'nın 1 numaralı Japon'una sahip olmak, hem de "6. vites" desteğiyle, güvenle yol almak için, Nissan'ı tercih edin. Biliyor- sunuz, Türkiye'nin 6. vitesi: NISSAN Nissan Laurel Altiraa BMC - N«Mn Servis »e Yedek Parça Merkeıtari: T J 5 99 56 A k HM LM Ş > 6 52 «: Obc 0 » Tel 1711 13 80 54 •< 22 17 - 16 03 74 ütmt İMat Teı {711 28 2' 99 «T» Şaaaül Te |71 15 99 56 Ankan: «M LM Ştı "e '4 te 52 >: O'ıı; 31 34tjtr>»n Uf» Te Olı 155 289 156 '75 Ayâmc 0«wm Tkant T 9 ı63' 1339 n '60 taıwl Tctor Te 53' ıt 163 Sya HUtmm inm '« «61 42 6i-: l a t n t l i ı h O»~el ıdı --> »: tmfH Hastyiı Ttba V 8'i' î =" hta: OMAıTe tif.' U £5 k n : NdfM > '566 '3 0C ÇwaK b f l a a PMnl Otamo» "" '463ı 26 206 D. U r Zmfimd Ouatt» > 83 ı !• E'a tokaı AUkMiX"-a' Teı «331 • Otaf. ÖıMt OtoaıMhTeı 12651 11 852 II 57a Etaz* Ol^»nlUT > « n 1938 Racap C H M « Te K ' 41926 Enanaı. P<*«» hş Mat Te< 01 G. A"1«>: FMik Onutuac» > <8SI '2 38 17 h p n t t OMInt ( o t $ti 't <W 13 OC M n M : H « l ş Mltım "a " 356 25 05 369 52 57 t l i l u v T , , '1 326 39 39 T ı t » D > » l KarB > [II 387 18 63 OMK Ko;Le»e" 'eı ıll 170Ç2 62, S**i Hım: • '« 1687. '0 25 19 ~3 H %*pk°9* 'X<JC 'i • I 567 66 • 5 Zn<aci 51 ;ı 2 0 « Uotorp. W S1I138O7' Umtlvmttnt* Te. fi- 1E r 55 » '1 46 Apal Kol Ştı Be>g»-j Te S4'ı 13 686 6E' Ebm Tunj B»9and Te. 154- 2 90 innie Itomı Toral ~e 11 5 56 «5 Caa ICM|a: MUlUMİV Te ,33.136524 1362 62 Mu>UİI M ı m ı o T» ı33ı '3 94 24 ItolMTa. E'jd tafMTe. K " ' " "• *['*-ıİT '• * " T " 1 W l FlT |-»rl" •---•'- " " • • " • 13 }61 IbniK Tosta H$. T. "" """ " " ' " " - ttnnt Guıgof » 08 •; 7 56 Stta. Huova IU>)«K>I H M I v *a «35lı '2 27 25 26 $. Urfa: ÇafeoHlıı r » n r - " — "• -" """• - ' 146 53 22 M M M U U | T e 14ı 2^3 16 OT Antal PaMaa *E< 4) 2'! 22 75 AaHİ«c S M H - Gûay <e Te 63& i: 553 lahkoir t b u t « n v ı 3i-<I.r-J Te U9EJ 33 974 hr,» Tınm 'a « 3t 636 36 697 Te 124. 4' 16 l« 4 "a" Mtfl OM Tel 2J '4 56 06 '4 5E 08 «I - baut MM '? 24) 14 30 28 Çm: U i 305 M M D « ı » t « > , lC . 56 362 D«mli: fc-Ytnu Tel «211 1' 383 llrtıml »Uft Te İ62'< 21 506 14 221 2161' Vıbfl Ç<*j«;> 0 " 23 667 TtHllHr EififaM Ikt «rtfl» Te. 122) 14 24 62 - 11 85 25 Ta -ı 15C 16 •6-1SC 63 4»153 K SVMt OloıwmE«.t3S Tel h 350 67 52 '5S96B3 Teı ıl 310 37 15 kmr. GâİK Te 121ı r 38 31 2 904 132'5, t Tel ıia 3€!181 '3 150 51 r««: MttımM Enaı UMHİI Te : '*~ V fl Tnkl»a K Uıu«*o#lu « 4 re CH504 > T&ot Te 81 ı ı : '52 ldlOMMİ<T n Te 'A- 19! 47 « ı » IhM BMOİt V 06 1 213 26- : 036-15 923 Te C61 30 389 İPOLITİKADA SORUNLAR EatGUNBALa Yugoslavya'daki Kriz Yugoslavya'daki kargaşa, Balkanlar'da büyük bir bunalı- mın çıkmasına yol açabilir. Arnavutluk, Bulgaristan ve Ro- manya'nın geçirmekte oldukları derin çalkantılar düşünütür- se, Yugoslavya'da meydana gelecek bir patlamanın tüm Balkanlar'ı nasıl etkileyeceğini tahmin etmek hiç zor değil- dir, Ülke, hızla bir iç savaşın eşiğine sürükleniyor. Büyük bir bunalıma dönüşen olaylar iki hafta önce başladı. Belgrad rad- yo televizyonunun komünistlerin yönetiminde olmasını pro- testo eden öğrencilerle güvenlik güçleri arasında çıkan ça- tışmalarda 2 kişi öldü, en az 70 kişi de yaralandı. Olayların yayılması üzerine Slobodan Miloseviç'in başkanlığındaki yö- netim geri adım atarak televizyon ve radyo müdürünü gö- revden aldı. _ Ancak bu seferki olayın diğerlerinden önemli bir farkı vardı. Ülkede şimdiye dek sürtüşmeler Sırbistan Cumhuriyeti ile Slovenya ve Hırvatistan gibi cumhuriyetler ve Kosova özerk bölgesi arasında çtkıyordu. Oysa bu kez, yönetime karşı ayaklananlar Sırplardı. Ülkedekı bölünmeye ek olarak, Sır- bistan Cumhuriyeti de bölünmeye gidiyordu. Diğer cumhuriyetlere karşı Sırbistan'ın üstünlüğünü ve oto- riter merkezi yönetimi savunan Slobodan Miloseviç, hem Slo- venya ve Hırvatistan gibi asi cumhuriyetleri hizaya getirmek, hem de içeride muhalefeti ezebilmek amacıyla, Kolektif Baş- kanlık Konseyi'nden ülkede sıkıyönetim ilan edilmesini is- tedi. Miloseviç, subaylarının çoğu Sırplardan oluşan Yugos- lav ordusunun desteğine güveniyor, talebinin yerine getiri- leceğinden kuşku duymuyordu. Sıkıyönetim ilan edildikten sonra Slovenya ve Hırvatistan hizaya getirilecek, içeride mu- halefet bastırılacak, nüfusunun çogunluğu Arnavutlardan olu- şan Kosova özerk bölgesi, iyiden iyiye Sırbistan'a bağlana- caktı. Ne var ki evdeki hesap carşıya uymadı ve Başkanlık Kon- seyi sıkıyönetim ilan etmeyi reddetti. Miloseviç de bunun üze- rine Yugoslav federal hükümetini tanımadıgını açıklayarak Sırbistan temsilcisini konseyden çekti. Kendi müttefîkleri olan Karadağ Cumhuriyeti ile Voyvodina özerk bölgesinin tem- silcileride konseyden çekilince, bu organ karar alamaz du- ruma gelerek felç oldu. Başka bir deyişle 6 cumhuriyetle 2 özerk bölgeden oluşan Yugoslavya federasyonunun en üst düzeydeki yönetim mekanizması sahneden çekilmiş oldu. Böylece, meydan, en güçlü cumhuriyet olan ve silahlı kuv- vetleri kontrol eden Sırbistan'a kaldı. Miloseviç'in planı; or- dunun desteği ile ülkede sıkıyönetim ilan ederek Sırbistan'ın egemen olacağı bir merkezi yönetim kurmak. Miloseviç, di- ğer cumhuriyetlerin güvenlik güçlerinin silahlardan arındı- rılmasını, güvenlik sorununun Sırbistan'daki merkezi yöne- time bırakılmasını istiyor. Slovenya ile Hırvatistan ise buna şiddetle karşı çıkıyoriar. Nitekim, Sırbistan'ın Başkanlık Kon- seyi'nden ayrılmasından sonra bu iki cumhuriyet kendi gü- venlik güçlerini teyakkuz haline getirdiler. Kosova'da ise hu- zursuzluk büsbütün arttı. Slobodan Miloseviç, 1987yılında Sırbistan'ın Başkanlığı'- na gelmiş ve Sırp miliiyetçiliğinin ateşli bir savunucusu ola- rak dikkati çekmişti. Miloseviç, geçen yıl aralık ayında yapı- lan ilk çok partili seçimlörı kazanarak tekrar başkanlığa ge- tirilmişti. Miloseviç'in zaferi, diğer cumhuriyetlerde derin kaygı ya- ratmış, Sırp liderin şoven politikalarının etnik huzursuzluğu büsbütün körükleyeceği tahmin edilmişti. Bu kaygılar doğru çıkmıştır. Sırbistan'ın ekonomik duru- >mu hızla bozulurken ülkedeki etnik huzursuzluk da doruğu- na ulaşmış durumda. Miloseviç'in diğer cumhuriyetlerle di- yalog kapısını kapatıp ülkede ordu ve Sırbistan'ın egemen- liğine dayanan bir merkezi yönetim kurmaya kalkışması bu- nalımı daha da ağırlaştıracak, bir iç savaş ve Yugoslavya'- nın parçalanması gündeme gelebilecektir. Boyle bir olgunun yol açacağı çalkantıların bölgedeki di- ğer ülkelere yayılacağı açıktır. Balkanlar, tehlikelı bir bunalıma gebe görünüyor. îran, olayıprotesto etti Saddam, Şii lideri kaçırdıTahran'da üslenen Irak Islam Devrimi Yüksek Meclisi sözcüsü, Başimam Ayetullah Elhani'nin tutuklandığını öne sürerken, Irak televizyonu, Elhani'nin Saddam'la yaphğı görüşmeyi yayımladı. Iran Dışişleri Bakanlığı, Aye- tullah Elhani'nin tutuklanması- nı şiddetle protesto ettiğini açık- ladı. Dışişleri BakanlığYna çağ- rılan Irak işgüderine bu konu- da bir protesto notası verildi. İran yalanladı Iran, Irak'taki Saddam kar- şıtı ayaklanmayı kışkrrttığını ve isyancılara silah sağladığını ya- lanladı. lran'ın BM nezdinde- ki temsilcisi Kemal Larrazi, İran'ın Irak'taki gelişmelere il- gi duyduğunu ancak suçlama- lan reddettiğini bildirdi. Halka sülfürik asit Suriye radyosu ise îran Ha- ber Ajansı'na dayanarak verdi- ği haberde, Saddam'a bağlı bir- liklerin Kerkük'te göstericilerin üzerine helikopterlerden sülfü- rik asit attıklarım öne sürdü. Radyo, serpilen sülfürik asitin 'çok sayıda insanın' ölümüne yol açtığını söyledi ancak aynn- tı vermedi. Ankara Eiivanla ilişkide ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosn) — Ermeni soykınmırun yıldönümü olduğu iddiasıyla başta ABD olmak üzere çeşitli ülkelerdeki Ermeni topluluklan tarafından anma günü kabul edilen 24 nisan yaklaşırken An- kara, Ermenistan Sovyet Sosya- list Cumhuriyeti ile doğrudan ilişki kurulması yönünde önemli bir adıma hazırlanıyor. Ermeni soykırımı iddiaları ne- deniyle birçok Batı başkentle- riyle ilişkilerinde zaman zaman ciddi pürüzler de yaşayan An- kara'nın bu girişimi, ABD ve SSCB yönetimlerinin Türkiye- nin Ermenistan'la ilişkilerini geliştirmesi yönündeki telkinle- rinin sonucu olacak. Dış Haberler Servisi — Irak'ta yönetime karşı mücade- le eden Şii gruplanndan Irak ts- lam Devrimi Yüksek Meclisi yetkilileri, Diinya Şiileri Yüksek Komitesi Başimam ı Ayetullah Ebul Kasım Elhani'nin Irak as- kerlerince kutsal Necef kentin- deki evinden "zorla" alınarak Bağdat'a kaçırıldığını öne sür- düler. Irak yönetimi ise Şii lide- rin kendi isteğiyle Bağdat'a ge- lerek Devlet Başkanı Saddam Hüseyin ile görüştüğünü ve ül- kenin guneyindeki ayaklanmayı kınadığını bildirdi. Iran, olayı protesto ederek Irak'a nota ver- di. AA'nın ha.berine göre Irak- ın Ankara Büyükelçiliği'nden dün yapılan açıklamada, Dün- ya Şiileri Yüksek Komitesi Ba- şimamı Ebul Kasım Elhani'nin, Irak'taki iç kargaşaya yönelik kışkırtma eylemlerini kmadığı bildirildi. Açıklamada, Elhani- nin, Saddam'ın iç kargaşayı bastırmasından memnunluk duyduğunu ifade ettiği de belir- tildi. Açıklamada, Necef ilinde ya- şayan Elhani'nin Saddam Hü- seyin tarafından kabul edildiği sırada, Elhani'nin "Kargaşa ya- ratanlar bu işi yapmaya mecbur değildiier, ancak mal elde et- mek için yaptılar. Ölüler sokak- ta kalmış durumda, din bunu kabul eder mi" diye konuştuğu kaydedildi. Ajansların bildirdiğine göre Saddam Hüseyin ile ımam El- hani'nin görüşmesi, Irak televiz- yonundan da yayımlandı. Tahran'da üslenmiş bulunan Irak İslam Devrimi Yüksek Meclisi sözcüsü de dün bir açık- lama yaparak Ayetullah Elhani- nin Saddam'la görüşmesinin söz konusu olamayacağını, Şii ku- ralları gereği devlet başkanı da olsa Saddam'ıtı Elhani'nin a>a- ğına gitmesi gerektiğini belirtti. Sözcü, Imam Elhani'nin Irak askerlerince tutuklanarak zorla Bağdat'a götürüldüğünü öne sürdü.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog