Bugünden 1930'a 5,404,285 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

2 MART 1991 EKONOMİ CUMHURÎYET/13 ALTMGÛMÜŞ Cumhunyet Reşat 24 ayar altm 22 ayar bılezık 900 ayar gûmûş Vakribank Attm Ziraat Atom Halk Altm Alış 260 000 300 000 39.750 35 650 463 233 000 237 000 242 000 Satş 265 000 310 000 39 950 39 400 490 238 000 242 000 247 000 SBIIEST PtYASADA DÖVtZ ASODoteı MmanMarto isvıçre Frangı o m o IngfeStMta Frinso Fr»ngı 100 t-LJnrt) S.AfSyali 3450 2245 2575 1960 6600 660 300 Satç 3460 2255 2620 2000 6700 670 305 910 MJJUKASI rtlASALARI TL Pıyasası DOvo Ptyasası Altm Ptyasası Ort.Faz m Işl Hac.(Mtlyar TL) Ootv kapara» (TL.) tşl.Hac.(Milyon $) Kapanış (ons/J) Istem Hacnm (Kg) 70 75 1957 S 168 38 36685 185 Yeni iş konseyleri • Ekooomi Servisi — DEİK bünyesinde faaliyef gösteren Balkan Grubu tş Konseyleri Koordinasyonu çerçevesinde çalışacak olan Türk-Rumen, Türk-Bulgar ve Türk-Yugoslav İş Konseyleri kunıldu. Türk- Arnavut İş Konseyi için de kuruluş çahşmaları başlatıldı. Balkan Grubu tş Konseyi Birinci Genel Kurul toplantısında yapılan seçimler sonucu oluşturulan iş konseylerinin başkanlıklarına aşağıdaki isimler getırildi: Türk- Rumen İş Konseyi: Httseyin Bayraktar (Ege Endustri Holding), Turk-Bulgar İş Konseyi: Faruk Erkaç (Penta Dış Tic), Türk- Yugoslav İş Konseyi: Ali Şen (Şen Holding). Ram'dan insani yardım • tstanbul Haber Servisi — Sovyetler Birliğı'ne 2 tır dolusu gıda maddesi gönderıldi. Koç Holding'e bağlı Ram Dış Ticaret Şirketi tarafından, "İnsani Yardım" adı altında ilk kez gerçekleştirilen bir programla, toplam 40 bin dolarkk yiyecek maddesi ytiklenen TIR kamyonlan bu sabaha karşı yola çıktı. Döviz mıınzam faizleri • ANKARA (UBA) — Merkez Bankası Idare meclisi kararma göre mart ayında döviz munzam karşılıklarına uygulanacak faiz oranları (yüzde) şöyle: ABD Dolan 3.4063, Alman Markı 4.4375, Fransız Frangı 4.4S38, Hollanda Florini 4.4375, Isviçre Frangı 4.0313. Dövize mesaj darbesiANKARA (CumhHriyet Biirosu) — Pi yasalarda son günlerde görülen döviz spe- kûlasyonu Merkez Bankası'nın uygulayaca- ğını açıkladığı yeni önlemler etkisiyle dün- den itibaren büyük ölçüde durdu. Banka- lar arası piyasada iki saat içinde dolar yüz- de 5 oranında değer kaybetti. Piyasadaki fazla likiditeyi çekmek ve Hazine'ye iç borç- lanma için kaynak yaratabilmek amacıyla Merkez Bankası İdare Meclisi önceki gün devlet iç borçlanma senetlerine bağb dispo- nibüite oranını kademeli olarak 5 puan art- tırma karan aldı. Dövizdekı spekulasyona karşı da piyasaya müdahale ederek döviz satmak yerine disponibilite karanna ek bazı parasal önlemler alınması öngoruldü. Edinilen bilgiye göre bankalar arası döviz pıyasasmın dünku açılışının hemen ardın- dan Merkez Bankası Reuter kanalıyla ban- kalara, "Pazartesi gununden itibaren Mer- kez Bankası TL Interbank'ına kotasyon vermeyecektir" mesajını geçti. Bu mesajın açık anlatımı ise şöyleydi: "Bundan sonra sıkışügınLzda Interbank kanauyla ben size likidite sagiayamayacagım. Önümuzdeki hafta sonundan itibaren de disponibilitele- riniz artacak, kftğıt saün almak zorunda ka- lacaksuuz şimdiden yeterli TL'yi temin et- meye bakııı." Merkez Bankası'nın açıklamasının he- men ardından döviz piyasasında dolar için 3.360 lira düzeyinde olan ortalama teklif- ler düşmeye başladı. Bir iki saat içinde bu rakam yuzde 5'e yakın oranda gerileyerek 3.390-3.400 lira duzeyine indi. Gehşmeleri yonımlayan uzmanlar, dispo- nibilite karannın bankacılık sisteminin li- kiditenin üzerinde yaklaşık 1 trilyon liralık bir etki yapacağını belirtiyorlar. Verilen bil- giye göre şu anda kâğıt üzerinde bankala- nn ellerindeki devlet borçlanma senetleri yüzde 35'lik disponibiliteyi karşılayabilecek duzeyde görünüyor, Ancak bu senetlerin bır bölümü TL ve döviz Interbankı'nda temi- nat olarak, bir bölümü de piyasalardaki re- po islemlerinde kuUanıldığı için en az bir M.erkez Bankası'nın iki satırlık mesaj ı dövizi tepetaklak etmeye yetti: "Pazartesi'den itibaren TL Interbankı'nda kotasyon vermiyoruz!' Bunun anlamı şuydu: "Bundan sonra sıkıştığınızda Interbank kanalıyla size para şağlamayacağım. Önümuzdeki hafta zorunlu olarak daha çok kamu kâğıdı alacaksınız. Yeterli TL temin etmeye bakın!' Bunun üzerine bankalar likidite fazlalarım dövize yatırmaktan vazgeçti veya döviz satıpTL temin etti. Ve dolar bankalar arası piyasada 2 saatte 150 TL. değer kaybetti. trilyon liralık bir açık oluşuyor. Bu açığm da önümuzdeki hafta yapılacak ihalede yeni tahvil alınarak kapatılması gerekecek. Mer- kez Bankası'nın pazartesi gununden itiba- ren Interbank kanalıyla likidite vermeyece- ğini açıklaması bankaları dünden itibaren hanrlıklı olmaya itti. Bazı bankalar ellerin- deki likidite fazlasını dövize yatırmaktan vazgeçerek disponibilite için ayınrlarken ba- zıları da döviz satıp Türk Lirası bulma yo- luna gittiler. Bu gehşmeler sonucunda dö- viz kurlarındaki yükselme eğilimi tersine döndü. Faiz oranlan artabilir Para piyasalarmdaki bu geüşmelerin fa- iz oranlanna yansımasının da kaçınıünaz olacağı belirtiliyor. önUmüzdeki günlerde taze paraya sıkışan bankalarm mevduat fa- izlerini bir miktar arttırması beklenirken disponibilite oranlannın artması ve mevdu- at faizlerindeki gelişmenin de kredi faizle- rini yükselteceği tahrnin ediliyor. Ote yandan lstanbullu bankacılar, son günlerde alınan önlemleri, savaş nedeniyle ocak sonunda açılamayan önlem paketinin gecikmeli olarak devreye sokulraası şekiin- de yorumladılar. Bankacılık çevrelerinde, şubat ayı içinde hem dövizi hem de faizi yu- karı doğru iten Merkez Bankası'nın piya- sadaki Turk Lirası hacmini daraltarak kont- rolü dışına çıkan döviz kurlannın yeniden denetim altına aldığı belirtiliyor. Şubat ayı içindeki gelişmeler ışığında, 1991'de de kı- sa vadeli sermaye girişıne olanak veren "faiz onudannın altında kalan kur artışı politi- kasııun" bu yıl da sureceğının anlaşıldığını beürten bankacılar, önümuzdeki gunler için şöyle tahminlerde bulunuyorlar: — Ocak ve şubat ayı içindeki gelişmeler bu yıl dolar kurunun yüzde 60 civannda ar- tacağını gösteriyor. Kısa vadeli sermaye gi- rişinin devamını sağlamak için de mevduat faiz oranları yüzde 70'ler civannda kalaca- ğa benziyor. — Disponibilite oranlannın yükseltilme- si, kamu menkul kıymetlerinin getirisinin yüksekliği nedeniyle fon maliyetlerini faz- la etkilemeyecek. Ancak plasmana müsait para miktarının azalması kredi portföyünü daraltacak. — Merkez Bankası'nın bankalar arası TL piyasasındaki kotasyonu kaldırması faiz oranlannı düşurücu etki yapabilir. Son gün- lerde, Interbank kanalıyla borçlanan ban- kalarm bir gecelık borçlanmalar yerine da- ha uzun vadeli borçlanmalara yönelmeleri sistemde yavaş yavaş dengenin sağlanmaya başladığını gösteriyor. Disponibilite oran- lannın yukseltilmesıne rağmen, bankalarm portföylerindeki kamu menkul kıymetleri- nin fazlalığı nedeniyle önemli bir sıkışıkhk yaşanmayacak. Borsanın ödül törenindekonuşanDevlet Bakanı Güneş Taner Krizin yükü 5 milyar dolarEkonomi Servisi — Devlet Bakanı Gü- neş Taner, Körfez krizinin Türkiye'ye ge- tirdiği net yükün haziran ayına kadar S mil- yar doları bulacağını söyledi. Istanbul Menkul Kıymetler Borsası dün 1990'da en yuksek ışlem hacmini gerçekleş- tiren üyelerinı öduliendirdi. Odul törenin- de bir konuşma yapan Devlet Bakanı Gü- neş Taner, Körfez krizinin 1990 yılında 4.9 milyar dolarlık yük getirdiğini, 1991 yılın- da da haziran ayına kadar 4 milyar dolar daha yük getireceğini söyledi. Bugune dek 1.2 milyar dolarlık mali yardımın fıilen Türkiye'ye geldiğini söyleyen Taner, sözü alınmış yardım tutarının 2.5 milyar doları bulacağını, krediterle birtikte Türkiye'ye 4 mflyar dotafkk kaynak girismin sa!glariaca- ğını söyledi. Taner böylece, Körfez krizinin Türkiye ekonomisine net yükünün 5 milyar dolar olacağını belirtti. Bu rakamın küçük olmadığını, ancak Türkiye ekonomisinin bu yükü kaldırabi- leceğini belirten Taner; savaşın bitmesi, borsanın hareketlenmesi, bankaalık piy?- sasının dengeye oturmasıyla önümuzdeki günlerde bir talep patlamasının beklenebi- leceğini kaydetti. Güneş Taner, Türkiye'nin Korfez krizin- de yürüttüğü politikamn basanlı olduğunu GUNEŞ TANER^DEN Körfez krizi 1990'da 4.9 milyar dolar yük getirdi. 1991 yılında da haziran ayına kadar 4 milyar dolar daha yük getirecek. Şimdiye dek Türiye'ye fiilen 1.2 milyar dolarlık mali yardım geldi. Sözü alınmış yardım tutarı ve kredilerle birhkte 4 milyar dolarhk kaynak girişi sağlanacak. söyleyerek bu sayede 9 milyar dolârbk bir askeri yardım paketinin saglandığını beiirt- ti. Taner, bunun devletin elindeki kaynağı daha fazla yurt içine yönelik olarak kulla- nabileceği anlamına geldiğini söyledi. Ta- ner daha sonra şöyle konuştu: "Sayın cumhnrbaşkanı dün aksam (ön- ceki akşara) Kuveyt Emiri'yle görusmuş. Kuveyt"in yeniden yapılanmasında Turk •nüteahhjtlerine oncelik verilmesi konusun- da anlaşmaya vanlmıştır." Borsa ödülleri Konuşmalanndan sonra Devlet Bakanı Oûneş Taner, borsada en yüicsek işlem hac- mini gerçekleştiren 10 kuruluşun yönetici- lerine birer plaket verdi. Bu kuruluşlar sı- rasıyla şunlar: Pamukpank, Eczaabaşı Menkul Değer- ler, Mustafa Ydmaz, Deha Menkul Kıymet- ler, Yener Kaya, Türkiye Garanti Banka- sı, Yatırım Finansman, AOG, Altay Men- kul Değerler, Yapı ve Kredi Bankası. Ayrıca Türkiye tş Bankası da özelleştir- me özel ödulu aldı. Borsa Başkanı Yaman Törüner de Devlet Bakanı Guneş Taner'e borsada işlemleri başlatan ve bitiren çanın bir modelini armağan etti. İş hayatında barış Aktif Finans ile sağlanır. • Alacaklarınızı zamanında tahsil etmek, • Kestiğiniz faturaları hemen nakde çevirmek, • Vadeli satışlarınızda paranızı batırmamak için ... savaş veriyorsanız; iş hayatınızda barış için tek çözüm •1// K T i /• F i N A N 5 TACTORING Levent Caddesi No:4 80620 Uevent - İstanbul Tel: 18021 72 Telex: 26473 aff Fax: 168 13 91 Aktif Finans Factoring ^ c ı ^ Factors Chain International Cıyesidir. *VakıfBank, GSD Dış Hcaret, Eximbank, Garanti Bankası ve Finansbank ortak kuruluşudur. ABD'delmkla ticaret için yolsuzluk soruştiırması WASHINGTON (AA) — Körfez savaşının sona ermesin- den birkaç saat sonra, ABD Adalet Bakanhğı, 4 Iraklı, 3 Amerikalı bankaa ve bir Türk işadamına karşı, Italya'nın Na- zionale Del Lavoro Bankası'm 4 milyar dolar dolandırmaktan dava açtı. Bankadan dolandırı- lan paraların Irak'a aktarıldığı ve Saddam Hüseyin tarafından .silah alımı için kuUanıldığı ileri sürülüyor. Adalet Bakanı Dick Thorn- burgb, bugun yaptığı basın top- lantısında, tanm ile ilgili ve as- keri olmayan alanlarda kullanı- lacağı ileri surülerek ttalyan bankasından alınan paraların, gerçekten silah alımı için kulla- nılıp kullanılmadığının hâlâ araştınlmakta olduğunu söyle- di. "Uluslararası duzeyde ve tum dünya> ı etkileyecek derecede çok ciddi etkileri olan bir bu- rokrasi dolandıncılığı ile karşı kaışıyayız" diyen Thornburgh, "ABD federal >asalarının nasıl ihlal edildigi konusunu bâlâ so- ruşturuyoruz" diye konuştu. Thornburgh, "Bu ktşüer, bil- gisayarlar, faks cihazları ve hız- lı iletişim araçlan kullanarak. sadece bir duğmeye basma yo- luvla, buyuk bir İtalyan banka- sını dolandırdüar" dedi. Adalet Bakanlığı'nın suçla- masına göre, Atlanta'daki şube müdürü, kendisine verilen yeı- kileri çok asarak kredileri açtı ve bunJar hakkmda amirlerine bil- gı vermedi. Müdürün yanı sıra 2 banka görevlisinin, 1985'ten ağustos 1989'a kadar Irak'a ve- rilen 4 milyar dolarlık kredıyi sakladıkları öne sürülüyor. Suçlanan kişıler arasında 2'si banker, 2'si çeşitli bakanlıklar- da görevli 4 Iraklı, 3 Amerikalı banker ve bir Türk işadamı bu- Iunuyor. Aynca bir Irak bankasıyla adı henüz öğrenilemeyen Türk işa- damının şirketi de yolsuzluğa karışmakla suçlanıyor. EKONOMIDE KULIS MERAL TAMEJt Koç'un cirosu 23 trilyonKoç Grubu şirketlerinin 1990 yılı toplam cirosu dolar cinsınden 10 milyar dolar, kârı 1 milyar dolar. Bu rakam- ların Türk Lirası cınsinden ıfa- desı ıse cıro ıçın 23 trilyon 375 milyar lira, kâr olarak da 2,3 trilyon dolaylarında. Ciro doiar cinsinden aslında 10 milyar dolardan daha fazla tutuyormuş ama yabancılar için yuvarlak ve akılda kala- cak bir rakam olsun diye 10 milyar dolar olarak ilan edile- cekmiş. özel sektörün en büyük kuruluşu ARÇELİK'in bu cı- ro içindeki payı 1 trilyon 960 milyar lira. Arçelik'i TOFAŞ OTO TİCARET 1 trilyon 823 milyar lirayla izliyor. Ardından Arçelik ûrünlerini pazarlayan ATILIM 1 trilyon 780 milyar ve TOFAŞ 1 trilyon 742 mil- yar lirayla geliyor. Koç Grubu'nun, ciroları 2 trilyon liraya yaklaşan bu 4 dev şirketinin ardından t tril- yon sınırına yaklaşan Otosan ve Beko grubu geliyor. NA- SOTO 951 milyar lirayla, OTOSAN 817 milyar lirayla, BEKOTEKNİK 825 milyar li- rayla, BEKO 865 milyar liray- la ve AYGAZ 832 mılyar liray- la Arcelik ve Tofaş grubunu izliyor. Koç Grubu şirketlerinin 1989 yılı toplam cirosu 13 trilyon 637 milyar liraydt. Bu rakam bu yılki 23 trilyon 375 milyar lirayla karşılaştınldtğın- da yüzde 71.4'lük ciro artışı- nı ifade ediyor. Yani ciro ar- tışı enflasyon rakamlarının epey üzerinde. Gerek Koç ai- lesi mensupları gerekse Koç Grubu üst yöneticileri, özel sohbetlerimizde 1990 yılının iş âlemi açısından çok lyi bir yoi olduğunu ıfade edıyorlar- dı. Koç Grubu'nun rakamları da bunu gösteriyor. Koç Grubu'ndan üst düzey bir yönetici, 1990 yılının sade- ce kendilen için degil, tüm iş âlemı için başarılı ve pariak bir yıl olması gerektığını, eğer herhangı bir kuruluşta aksi olmuşsa o kuruluşun kaba- hati kendısınde araması ge- rektiğini söylüyor. Savaş stratejileri çöpe Hafta içinde İstanbul Sa- nayi Odası'nın aylık Meclis toplantısındaydık. Körfez sa- vaşının bitişi tüm sanayicile- ri rahatlatmış gıbiydi. Birbiıie- rinin ellerini sıkarken bir yan- dan da "haydi geçmiş ol- sun" demeyi ıhmal etmiyor- lardı. Piyasaların durgunluğuna bazı sektörlerdekı grevler de eklenınce lstanbullu sanayıcı- lerin bir bölümü "kendileri- ne ayıracak zaman" bulmuş- lar, rejime gırıp cimnastığe fa- lan başlamışlardı. Kendileri böyle diyordu Epey de sağ- lıklı görünüyorlardı. Bu arada önceki haftadan beri piyasalarda yer yer can- lanma belirtilerınin görüldü- ğü, özellikle Istanbul'da daya- nıklı tüketim mallarında peşın satışlann arttığı belirtiliyor. Hatta otomobil piyasasındaki durgunluğa rağmen, TOFAŞ : ın Tempra arabalarnda kuy- ruk hazırana kadar uzamıştı. Gerçı Tempra'nın 1991 yılı bo- yunca üretimi 15 bin adetle sınırlrydı ve belki de onun için Tempra isteyenler kuyruktay- dı. Kendilerine haziran ayı için gün verılıyordu. O kadar Cem Boyner olmasa da Murat-Şahin mo- del otomobillerde de kuyruk vardı. İş âlemi "banş" konjonk- türüne göre yeni hazırlıklar yapmak için kolları sıvarken Korfez krızınden etkılenme- yenler, hazırladıkları "savaş stratejilerini" hiç kullanma- dan çöpe atanlar da vardı. Av- rupa'yı bıle etkıleyen, hatta Amenka'ya kadar uzanarak en ünlü restoranları rezervas- yonsuz gidılebılir duruma ge- tiren Körfez krızi, Beymen ve Benetton mağazalanna hiç uğramadan geçmışti. Altınyıl- dız Yürütme Kurulu Başkanı Cem Boyner'in belirttiğine göre kriz süresince Beymen ve Benetton mağazaları "müthlş bir sezon" yaşa- mışlardı. Şubatın ikinci yan- sında açtıkları yaz sezonu sa- tışları da çok iyi gidiyordu. Boyner şöyle diyordu: "Kriz nedeniyto pek çok savaş stratejisi yaptık. Şöy- le olursa bunu yapanz, boy- le okırsa şu takbği izteriz gt- bilerinden... Ama bizim sa- tıslarda hiç düsüş olmadı. Hatta 23 ocakta baslayan inditimli satışlara talep o denli yoğun oldu ki İlk gün- lerde kasalar yetmedi, per- sonel panik yasadı." Bu talep karşısında tüm savaş stratejilerini çöpe at- tıklannı kaydeden Boyner, 1990 kış sezonunda 1989 kı- şına göre üretımı adet olarak yüzde 25 arttırdıkiarını, yaz sezonu için ıse geçen yaz se- zonuna göre adette yüzde 40'lık artış yapacaklarını be- lirtıyor. Boyner, toptan satışla- nnın ise son döneme kadar çok durgun olduğunu, ancak yeni yeni siparişlerbaşladığı- nı dile getirıyor. Biri anarşist, diğeri makine "Kurumlaşma, bir süre sonra kaçınıl- maz olarak bürokra- siyi de beraberinde getirir. fş tarttleri ke- miklestigi İçin günün koşullanna uymaz. Organizasyonlar, in- sanları zincire vur- mak gibidir. Dene- timlerin de yararı yoktur. Ben anarşist- leri çok severim. Çünkü anarşistler is- terler ki hep kaos ol- sun..." Mensucat Santral'ın sahi- bi 4. kuşak sanayıci Halil Bezmen, Dünya gazetesinin The Marmara OtehrKİe önce- ki gün düzenlediği ilginç top- lantıda böyle diyordu. "Ku- rumlaşma ve Kurumsal Kimlik" konulu panelın yöne- ticisi Koç Grubu'nun bir nu- maralı profesyonel yöneticisi Can Kıraç, konuşmacılar ise Bezmen'in yanı sıra Alarko Holding'm sahiplerınden Üzeyir Garih'ti. Mensucat Santral da Alar- ko da başarılı kuruluşlardı. Ama Garih'in de kurumlaş- mayla ilgılı görüşlerı Bez- men'inkine hiç uymuyordu. Demek kı farklı yöntemler ız- leyerek başarıya ulaşmak pe- kâlâ mümkündü. Zaten Garih de "Uçağa binmek için he- pimiz Yeşilköy'e gideriz, ama farklı farklı yollar- dan..." diyordu. Garih, "Herkesin bir yapı- sı var. Sayın Halil Bezmen anarşist. Ben ise çok disip- linliyim. Ben düzenli olarak aynı saatte kalkar, aynı sa- atte jimnastiğimi yapar, ha- yata devam ederim. Ben bir makineyim" dedikten sonra kurumlaşmanın bir miktar bü- rokrasiyi de beraberinde ge- tirdiğini, ancak organizasyo- nun sürekli yenılenmesı ve kuruluşlara özerklik verilme- siyle bürokrasıyi minimuma indirmenin mümkün olduğu- nu dile getiriyordu. Garih'e göre denetim şarttı, denetim Halil Bezmen Uzeyir Garih yapılmazsa en iyi niyetli per- sonel bile yolunu şaşıraoair- di. Can Kıraç ıse Koç Hot- ding'deki41 yıllık deneyimle- rinin ışığında bu konuya, Ga- rih'e daha yakm bir gorüşle yaklaştı ve şöyle dedi: "Patronlar, organizasyon sayeside değişik işleri kontrot etme imkânına kavuşmakta- dırlar. Cephede bulunan ar- kadaşlar, yani şirket genel müdurlerı, holdinglerin mü- dahalesınden hep şıkâyetçi olmuşlardır. Müdahale değil de karar mekanızmasının uzamasından... Ama daha az hata yapılması için bu tûr or- ganızasyonların gerekli oldu- ğu kanısındayım. Çünkü gü- nümüz şartlan, artık hatalann daha az yapılmasını gerekti- riyor." Swisskafe 24 saat açık Istanbul'daki beş yıldızlı otellere çok cıddi bır rakip geldi: THE BOSPHORUS Japonların Türkiye'deki di- rekt yatırımlarının ilk ürünü olarak lanse edılen Maçka1 daki THE BOSPHORUS'un yönetımi Swıssair havayolu şirketinin bır yan kuruluşu olan SVVISSÖTEL. Dün açı- lan otelde 24 marta kadarki kampanya fiyatlan gerek tek gerekse iki kişilik odalar için 70 dolar artı KDV, Hılton ve Sheraton gibi diğer 5 yıldızlı otellerden şimdilik çok ucuz. Otelin İsviçreli Genel Mü- dürü Edouard Speck, "Fi- yatlan 24 marttan sonra benzeri otellerin duzeyine çıkartıp 1 yıl süreyle baka- cağız. Vereceğimiz hizme- tin kalitesi nedeniyle müş- teri bizim oteii tercih ediyor mu etmiyor mu diye... Ve 1 yıl sonraki fiyat politikast- nı buna göre belirleyece- ğiz" diyor. Speck verecek- lerı hizmetin kalitesinde çok iddialı... Otel henüz açıldığı halde 1 yıldır Türkiye' debu- lunduğunu ve bir yıldan be- ri 120 personel eğittiklerini söylüyor. The Bosphorus'un önem- li bir özelliği 24 saat açık ka- lacak olan kafesi olacak. Bundan böyle sabahın saat 04.00'ünde bile bir kahve ıçıp kek yemek ısteseniz, İstan- bul'da size hizmet veren bir yer, Svvisskafe bulunacak. Gazeteciler için de bu otel- de faks ve telefonların bulun- duğu bir basın odası olacak- mış ve civarda bulunup da gazetesıne haber geçmek ıs- teyen gazeteci bu otele ge- lip herhangı bir ücret odeme- den basın odasından yarar- lanabılecekmiş.Otelinsahlbi olan Japonlar, Japonya'da Nippon Insurance'ye kadar uzanan çok büyük bir grup. Tokyo Hilton ve Londra Hil- ton'un da sahibi olan bu grup, The Bosphorus için 50 milyon dolar sermaye koy- muş. 135 milyon dolarlık ya- tırımın geri kalanı Japon bankaları tarafından finanse edilmiş. Türk bankalan da bu otel için 1 milyon dolar kredi vermiş. Bankada denizcilik sektöründen tanıdığımız Zih- ni Holding'in yüzde 3 hisse- sı var. \ağa, maı^arine yine zaııı Ekonomi Servisi — Yağ zam- lan durmak bilmiyor. 2 aya 3 zammı sığdıran yağ firmaları önceki gun bir fiyat ayarlaması daha yaptılar. Buna göre bir ki- loluk Komili Yudum ayçiçek yağının fabrika çıkış fiyatı yüz- de 8'lik artışla 4 bin S2S lıradan 4 bin 875 liraya çıktı. Salat ay- çiçek yağının kilo fiyatı da yüz- de S artarak 4 bin 200 liradan 4 bin 400 liraya yukseldi. Ayçiçek yağı ureticileri, zam- ma gerekçe olarak sürekli artan maliyetleri gösteriyorlar. Üreti- ciler hammaddeden işçiliğe dek tüm maliyetlerin özellikle de ham yağ fiyatlarının sürekli art- tığına dikkat çekiyorlar. Ithal ham yağın yerlisinden daha ucuza geldiğini ancak istedikle- ri miktarda yağ ithal edemedik- lerini söyleyen ureticiler, "Yıl- lardan beri, bire bir sistemi var. Buna göre bir ton ham >ağı Trakya Biriik'ten alırsak bunun karşılığında da ancak bir ton ham yağ ithal edebiliyoruz. Bu da bize pahaltya mal oluyor. Bazan yeıiiyle ithal ham yağ arasında kiioda 200-250 liraya varan fiyat farkı oluyor. Paha- lı da olsa yerli yağı almak zo- runda kalıyoruz" diye yakını- yorlar. Komili Yudum bu yıl içinde 2. kez, Salat da 3. kez zam yapıyor. Komili Yudum'- un yeni zammı pazartesi gunun-. den itibaren geçerli olacak. Sa- lat'ın yeni fiyatlan ise 28 şubat- tan itibaren geçerli. Yeni zam- larla birhkte ayçiçek yağlannın fiyatlan yılbaşından bu yana yuzde 16-18 arasında artmıs oluyor. Unilever-lş'in ürünü olan Sa,- na ve Rama marka margarinle4 re de zam yapıldığı belirtiliyor. Piyasanın verdiği bilgiye göre, 250 gramlık Sana yağının satış fiyatı 1250 liradan 1500 liraya, kâse Sana yağının fiyatı da 2 bin 200 liradan 3 bin 200 liraya yük- seldi. Rama paket yağın fiyatı 1500 liradan 1750 liraya, paket Rama'nın fiyatı da 1300 liradan 1600 liraya çıktı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog