Bugünden 1930'a 5,453,013 adet makale



Katalog


«
»

19 MART 1991 HABERLER CUMHURİYET/5 Maceraya sürüklüyor • ANKARA (UBA) — DYP Zonguldak Milletvekili ve Genel Idare Kurulu (GtK) üyesi Köksal Toptan, "Cumhurbaşkanı Özal'ın Türkiye'yi maceraya sürüklemesinin önüne geçilmesi gerekir" dedi. DYP Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan bugün Türkiye'de siyasi bakımdan ne olup bittiğini kimsenin doğru dürüst bilmediğini, yetkisiz ve sorumsuz bir cumhurbaşkanının aldığı kişisel kararlarla iilkeyi idare ettiğini söyledi. zihniyeti • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) — Genel Başkan Süle>'man Demirel başkanlığında yapılan DYP Temsilciler Meclisi toplantısının ardından yapılan açıklamada 'ülkenin en aziz varlığı olan ve sadakatla sahip çıkılan bölünmez bütünlüğü; sonu belirsiz tartışmaların konusu yapmakta sakınca görülmediği belirtilerek "Bu kafa yapısı, bin yıllık Türk devlet geleneğini ayaklar altına almaktan çekinmemektedir. Bu kafa yapısı, Mehmetçiğin kanı pahasına 17 yıldır huzur ve can güvenliğini sağladığı Kıbrıs'ta 'ver-kurtuF zihniyeti ile kazandıklarımızı kaybetmek tehlikesine aldırış etmemektedir" denildi. Politikada iftar günleri • ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) — Ramazan ile birlikte politikada "iftar günleri" başladı. Başbakan Yıldırım Akbulut bugünden itibaren ANAP milletvekillerine iftar yemekleri verecek. Cumhurbaşkam Turgut Özal'ın da ABD gezisinden döndükten sonra ANAP milletvekilleri ile geçen yıllarda olduğu gibi "sahur sohbetleri" yapması bekleniyor. Başbakan Akbulut, ANAP milletvekillerine 46 kişilik gruplar halinde Başbakanlık Konutu'nda iftar yemekleri verecek. Tıyatrocıılar serbest • Haber Merkezi — Muğla'da "Pir Sultan Abdal" adlı oyunu sergilerken 16 martta gözaltına alınan Ankara Birlik Tiyatrosu'nun 9 oyuncusu, dün gece serbest bırakıldı. Sevk edildikleri İzmir DGM Savcılığı'nın göndermesi üzerine polis eşliğinde yeniden Muğla'ya gönderilen sanatçıların tutuksuz yargılanacaklan kaydedildi. HEP Kars MUletvekili Mahmut Alınak, Erol Toy'un "Pir Sultan Abdal" adlı oyununu sergileyen oyuncuların gözaltına alınmalannı "devlet terörü" • olarak niteledi. Alınak, Başbakan Yıldırım Akbulut tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, "Bu Alevi düşmanlığının nedeni nedir" diye sordu. 2932 sayılı yasanın yürürlükten kaldırılması yönündeki çalışmalar tepki aldı Rürtçe ANAFı böldüANAP içinde bu konudaki tepkiler özellikle, Kürtçe yayınlara izin verilmesine karşı çıkış şeklinde ortaya çıktı ANAP Grup Başkanvekili Daldal ile Milli Savunma Komisyonu Başkanı Ergun söz konusu yasanın sessiz sedasız yürürlükten kaldırılmasının en doğru davranış olacağını savundular Bakanlığı'nca ANKARA (Cumhuriyet Biirosu) — Cumhurbaşka- nı Turgut Özal'ın istemi üzerine Adalet hazırlanan ve Kürtçeye yasak getiren 2932 sa- yılı yasanın yürürlükten kaldı- rılmasını amaçlayan çalışma, ANAP içinde farklı tepkilere neden oldu. Bazı milletvekille- ri, bu yasanın "giirültü kopanlmadan" kaldırılması ge- rektiğini savunurken bir kısmı da Kürtçe yayına kesinlikle izin verilmemesi görüşünü sa- vunuyor. Tasanmn, Adalet Bakanı CM- tan Sungurlu tarafından önü- müzdeki günlerde Bakanlar Ku- rulu'na getirilmesi bekleniyor. Mesut Yılmaz yanlısı milletve- killerinden Şadan Tuzcu, TBMM'deki tasarının Anayasa Komisyonu'nda uzun süre bek- letilmesinin doğru olmadığını savunarak "Ben konuşma yasa- ğı dışında >eni imkânlar veril- mesine karşıyım. Şimdilik za- manı olmadığı kanısındayım. Tasarının 6. maddesinde yer alan bu dillerin basın-yayın araçlan gibi çeşiUi araclaria ya- yılabilmesine izin verilmesi be- ni rahatsız ediyor"dedi. TBMM Adalet Komisyonu üyesi Gökhan Maraş da 2932 sayılı yasayı ortadan kaldırma- yı amaçlayan tek maddeli bir taslağın hazırlandığını öğrendi- ğini belirterek bunun, halen ko- misyonda bekleyen tasarının şiddetli eleştirilere uğraması, grubu rahatsız etmesi ve grup- tan geçemeyeceğinin anlaşılması üzerine hazırlandığını savundu. "Ben bu yasayı ortadan kaldır- dım demekle bu mesele bitmiyor" diyen Maraş, "1983 yılmda devrin iktidarı böyle bir kanun ortaya koyarken, birta- kım hükümler, yasaklar getir- miş. Biz şimdi bunu ortadan kaldınrsak. o zaman yasak de- nilen şeylerin şimdi serbest ol- duğu sonucu ortaya çıkacaktır, bu bövle anlaşılacaktır. Bu ise kastınuzı aşar" dedi. Maraş, 2932 sayılı yasadan kaldınlma- sını istemediği bazı hükümler de bulunduğunu belirterek "Kürt- çe dergi, gazete, kitap çıkarıl- ması, bunlar istemediğim hadiseler" diye konuştu. ANAP Grup Başkanvekili Raşit Daldal ise "Doğnısu, bu yasağın tamamen kaldınlması" dedi. Daldal, "Aykırılık >arata- cak şekilde bazı hükumlerin kal- ması zaten doğru değil. En iyisi bu yasagın tamamen sona ennesi" diye konuştu. TBMM'ivlilli Savunma Ko- misyonu Başkanı Recep Ergun da "Bu konular çok hassas ko- nulardır. Her kafadan bir ses çıkmaması gerekir" dedi. "70-80 senedir kendi içimizde tamamen ka>naşmışız, biz artık onları ayırt edemiyoruz ki. Bu konu bizim için hallolmuş bir konuydu" diyen Ergun, bunun durup dururken ülke dışındaki bazı olaylar nedeniyle bu şekil- de gündeme getirilmesini doğru bulmadığını söyledi. Ergun, bu sorunun yaşandığı ülkelerdeki gelişmelerin de ne tür bir "isti- kamet alacağının" henüz belli olmadığını da ammsattı. Bu ül- kelerde, ne demokrasi ne de in- san haklanna saygının bulundu- ğunu, azınlıklara haklar tanın- madığını da savunan Ergun, bu durumda şimdi onlara paralel kimi uygulamalara gitmenin de yanlışlığına işaret etti. Ergun, bu sorunun ülke içinde çok ko- nuşuünadan halledilmesi gerek- tiğini de kaydederek "2932 sa- yılı yasayı sessiz sedasız kaldı- ralım, olsun bitsin. Aksi halde, başkalaruun iddialanna biz san- ki uyuyor durumuna diişüyo- ruz. Bu durumdan en çok rahat- sız olanlar da o yörenin saf ve katıksız halkıdır. Bu tartışma- lar, sanki arada bir ayrılık var- mış gibi bir durum ortaya çıkanyor" dedi. Ergun, Kürt liderleriyle ger- çekleştirilen teması da eleştire- rek, şöyle dedi: "Devleti yönetenler elbette milli menfaatleri koruyacak şe- kilde politika saplarlar ve yürii- türier. Ülkemiz civannda irade- miz ve beklentimiz dışında bazı oluşlar başlarsa ve bunlann mil- li menfaatlerimize etkisi ve za- rarı olacağı diişünülürse, bu oluşlara miidahale etmemize uluslararası hukuk da müsaade etmezse, işte bu durumda ora- daki oluşlan iyice anlamak, mümkünse kendi menfaatleri- miz doğrultusunda yönlendir- mek düşüncesjyle resmi sıfatı ol- mayan kişilere temas görevi ve- rilebilir. Temas gizli yapılır, de- ğil konuşmanın içeriği, temasın yapıldığı dahi gizli kalır ve me- zara kadar bu giz götüciılür." lnönü: Demokrasi varsafikirsuçları kalksın 'Ozal fiyaka yapıyor'Protokol engeli nedeniyle Çanakkale Zaferi'nin kutlama töreninde konuşturulmayan SHP lideri lnönü, halka hitap etti. İnönü, "Bizim partide başkanlık yarışı bir türlü bitmedi" dedi. ALİ DOĞAN ~ ÇANAK- KALE—SHP 5 Genel Başkanı Iİ| Erdal tnönü, "valiliğin pro- tokol engel- lemesi nedeniyle" Çanakkale zaferini kutlama törenlerinde konuştu- rulmadı. SHP lideri daha son- ra halka hitap ederken "Irak'ın iç işlerine karışılmaması gerektigini" belirterek "Saym Ozal, Irak'ı düzeltmeyi bırak- sın, önce Türkiye'yi düzeltsin" dedi. tnönu, birleşme konusun- da yaptığı cağnlara yanıt alama- dığını kaydederek "Ama halkımız bunun cevabını vere- cek, sosyal demokratlan san- dıkta birleştirecek" diye konuştu. înönü, SHP Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Günay ve Istanbul tl Başkanı Ercan Kara- kaş ile birlikte geldiği Çanakka- le'de zaferin 76. yıldönümü kutlama törenlerine katıldı. Tö- ren alanına yürüyerek gelen Inönü'ye vatandaşlar büyük sevgi gösterilerinde bulundu. lnönü, protokoldeki yerini al- dıktan sonra gelen Başbakan Yıldınm Akbulut ve eşi Samia Akbulut'la el sıkıştı. Hazırlanan protokol programma göre SHP liderine konuşma hakkı verilme- diği öğrenildi. lnönü, daha sonra tören ala- nından yürüyerek belediyeye ait sosyal tesislere geldi. Burada coşkulu bir kalabalığa hitap eden lnönü, "Böyle ulusal gün- TÖRENİİZLEDİLER — Başbakan Akbulut ve SHP lideri İnönü, Çanakkale Zaferi'nin kutlama töreninde yan yana oturdular, sobbet ettiler. (Fotoğraf: AA) lerde biitün partilerin beraber olmalarında büyük değer var- dır. Herkesin konuşması gere- kir. Ben de şimdi burada konuşuyorum" diye söze başladı. Kutlama törenlerine görev- den alınmasını protesto amacıy- la katılmayan eski Belediye Başkanı tsmail Özay'ı "halkın gücüne dayanan belediye başkanı" olarak niteleyen İnö- nü, "Görevden almak en büyük saygısızlık. Bunu hiçbir zaman affetmiyorum. Bir an önce dü- zeltilmesini istiyorum" dedi. Devleti idare edenlerin halka kı- zamayacaklarını kaydeden İnö- nü, "Onlar önce kendilerine kızsınlar. Önemli olan demok- rasi anlayışında halka saygıda beraber olmaktır" diye konuş- tu. Cumhurbaşkaru Özal'ın ne yapmak istediğini Başbakan Yıldırım Akbulut'un basından öğrendiğini savunan lnönü, özetle şöyle konuştu: "tktidar, 'îstanbul ll Başka- nı aileden önemli bir insan olur- sa hangi tarafı tutacağız', bununla uğraşıyor. Bakanlann yansı bir tarafta, yansı diğer ta- ntfta. Sadece törenlerde bir ara- ya geliyorlar. Türkiye'de gençlere fikir sılçlan yüzünden baskı, işkence yapılıyor, anadil yasağı süriiyor. Saym Özal çıkıp bunları duzelteceğiz dije fivaka yapıyor. Ama değişen bir şey yok. Ülkemizin insanlarıyla bu kadar alay edilemez. Eğer de- mokrasi varsa fikir suçları, ana- dil yasağı ortadan kalkmalıdır." SHP lideri Inönü, önceki ak- şam Çanakkale örgütünün ver- diği yemekte kendisine yönelik eleştiriler yapan parti içi muha- lefeti ilk kez uyardı. înönü, ge- nel başkanlık yanşının başladı- ğını belirterek, "Biraz erken ama, bu normal. Bizim partide başkanlık yarışı zaten bir türlü bitmedi" dedi. Akbulut:Türkiye içinde de barış TUNCAY ÖZKAN ÇANAKKALE — Çanakkale zaferinin 76. yıldönümü tüm yurtta törenlerle kutlan- dı. Başbakan Yıldınm Akbulut dünya ol- duğu kadar Türkiye için de barış istedikle- rini söyledi. Akbulut, Çanakkale'deki incelemelerinin ikinci gününde eşi Samia Akbulut'tan ay- nlarak Çanakkale zaferinin 76. yıldönümü törenlerine katıldı. Akbulut, törenler sıra- sında yaptığı konuşmada Türk askerinin sı- nırda barışın bekçiliğini yaptığını, Türkiye1 nin Irak'ta yaşanan büyük yanhşhğa bir da- ha hiç kimsenin düşmesini istemediğim söy- ledi. Akbulut, Çanakkale emniyet binasının temel atma töreninde yaptığı konuşmada da polisin huzur ve güven ortamı için gözünü kırpmadan hayatım ortaya koyduğunu, dış güçler ve içeride onlara yardımcı olan ha- inler tarafından Türkiye'nin birlik ve bera- berliğinin bozulmak istendiğini söyledi. Ak- bulut, "Bunlara fırsat vermeyiz. mücadele- mizi polisimiz yapar, bunlann sonu yoktur" diye konuştu. Akbulut daha sonra Çanak- kale savaşlarında en yoğun çarpışmalann olduğu Seddülbahir'i ve şehitler abidesini ziyaret etti ve çelenk koydu. Akbulut daha sonra Biga'ya gelerek burada bir meslek yüksekokulu ile bir lisenin açılışını yaptı. Akbulut iftar vaktinin gelmesi nedeniyle orucunu kürsüde açtı. Konuşması sırasın- da okunan ezanı duyan Başbakan "Aziz Allah" dedikten sonra ezanm bitmesini bek- ledi. Bu sırada önüne getirilen sudan bir yu- dum alan Akbulut, "Bakıvorum sizler de iftannızı açıyorsunuz. Ben aslında sizi tut- mak istemiyonım. Gönlum buna razı değil, ancak bu da bir nevi ibadettir. Bu okulun açıhşında birkaç hususa daha dikkatinizi çekmek istiyorum" dedi. Daha serbest rejime . gitmeliyiz ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ülkenin demokratik sistem içinde daha iyi yönetildiğinin anlaşıldığını belirterek, "Dognı- su daha serbest bir rejime gitmemizdir" dedi. Komünizm öldükten sonra Dev-Yol ve Dev- Sol gibi örgütlerin de "mafya çetesi" haline geldiğini savunan Özal, TBKP liderlerinin de ser- best bırakılması sonucu "artık esamelerinin okunmadığını" söyledi. Özal, dün Karayollan Genel Müdürlüğü'nde 1991 yılı bölge mudürleri toplantısınm açüışın- da konuştu. Türkiye'nin etrafın- daki ülkelerle karşılaştırıldığın- da çok iyi durumda olduğunu vurgulayan Özal, yapılanların milletin birliği ve beraberliği ile demokratik sistemin sağlamlığı sayesinde gerçekleştirilebildiğini kaydetti. Özal, geçmiş yıllarda demokratik sistemde yaşanan kesintilerin artık yineleneceğini sanmadığını bildirdi. Bugün politikanın iyi bir şe- kilde yapılabileceğinin ispatlan- dığma da işaret eden Özal, şöy- le konuştu: "Doğrusu daha serbest bir sisteme gitmemizdir. Serbest sis- temden kastım, fikir ve ifade hürriyeti, din ve vkdan hümyeti ile teşebbüs hürriyetidir. Bu üç hürriyet kâmil bir şekilde mey- dana getirilebilirse ülke çok ile- ri gidebilir ve problemlere de ra- hatlıkla karşı konulabilir. Biz bu yoldayız. Oldukça da ileri git- tik." özal, komünizmin öldüğüne de işaret ettigi konuşmasına şöy- le devam etti: "Kira ne derse desin etnik farklılıklar başta gelmek üzere hâlâ ülkemizde kendisine Dev- Sol, Dev-Yol diyen kuruluşlar var. Komûnizm öldükten sonra bunlar ne işe yarıyor diye insan düşünüyor. Bunlar olsa olsa bir nevi mafya çetesi haline gelmiş. para kazanmak, soygun yapmak için. Yoksa ideoloji ile hiçbir alakası bunlann artık kalma- mıştır." Özal, TBKP yöneticüerinin Türkiye'ye geldiklerinde bir sü- re hapsedildikten sonra serbest bırakıldıklarını da ammsatarak, "Mevcut kanunlara göre kong- relerinin yapılması aykınydı. Ancak yaptılar. 'Gelin bizi tev- kif edin' dediler. Kimse gidip tevkif etmedi. Şimdi esameleri okunmuyor. Demek ki bazı kor- kulanmız boşunaymış" şeklin- de konuştu. VEFAT Merhum Rıza ve Merhume İsmet Kireç'in oğlu, Gündüz ve Firuz Kireç'in kardeşi, Şükran - Nimet Kireç ve Erol - Jan Gümrükçü'nün kayınbiraderi, Serpil - Haluk Bazlar, Gürbüz - Umit, merhume Emel ve Sibel Kireç'in amcası, Günen Kireç'in eşi, Babür - Kumru Kireç ve Banu - merhum Ömer Tesal'ın babası, Yavuz - Yasemin Kireç'in büyükbabası, Defne Tesal'ın dedesi İAVUZ KİREÇvefat etmiştir. Cenazesi 20 Mart 1991 Çarşamba günü, öğle namazım müteakip, Teşvikiye Camii'nden kaldırılarak Edirnekapı Mezarhğı'nda toprağa verilecektir. AİLESİ Not: Çelenk gönderilmcmesi, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfı'na bağışta bulunmalan rica olunur. VEFAT Şirketimiz ve bağü şirketlerin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkam YWUZ KİREÇ vefat etmiştir. Cenazesi 20 Mart 1991 Çarşamba günü, öğle namazım müteakip, Teşvikiye Camii'nden kaldmlarak Edirnekapı Mezarhğı'nda toprağa verilecektir. İNFO Yatırım Holding A.Ş. Not: Çelenk gönderilmemesi, arzu edenlerin Türk Eğitim Vakfı'na bağışu bulunmalanricaolunur. CÜNEYT ARCAYÜREK YAZIYOR 'Avanta'mn Peşinde Olanlar... ANKARA — Köriez savaşınm 51 milyar dolara mal ola- cağını hesaplayan ABD'ye, tabii başta petrolü bol Arap'la öteki müttefikleri, paylarma düşen mali yükü üstlendikleri- ni resmen bildirmişler. Kesinleşen hesaplara göre savaş, 49 milyar dolara mal olmuş. ABD'nin ciddi dergileri şimdi soruyor: "Sağladığı- mız iki milyar dolar 'avanta' ne olacak?" Amerikan basını boş yere merak ediyor. İki milyar dolar ortada kalmaz, kalmayacak. Ömeğin "içimizden biri", sa- vaş avantasından yararlanmak için 22 martta ABD'de ola- cak. Kuşkusuz, -Camp David'e yaraşan öztürkçeyle- Kamp Davut'ta Bush'la TÖ'nün gözlerden, kulaklardan ırak oda- lara 24 saat birlikte kapanmalarından sonra "avantanın bilançosu" elbette yavaş yavaş ortaya çıkacak. Türkiye'de giderek düşen "popülaritesini" yüksertmek için Bush'un TÖ'ye "bir şeyler vereceğinr" siyasal çevre- ler yadsımıyor. Ama Türkiye'nin "avantası", çıkarı ne ola- cak, galiba kimse bilmiyor. Ortalıkta bir Kürt planı geziyor, Kıbrıs sorununun Kürt konusuyla beraber çözümlenmesi- ne Amerika'nm bastıracağı söyleniyor. TÖ'nün bir şeyler alır- ken önemli bir şeyler vereceği anlaşılıyor. Ekonomideki durum parlak deyip geçenler bir olasılığa değinmiyorlar. TÖ'nün ekonomiden kaynaklanan zorlukla- rımızı Kamp Davut'a taşıyacağını hesaplamıyorlar. Bu yıl, 4-5 milyar doları bulduysa buldu, yoksa ekonomik "gidişat" fazlasıyla limon! Körfez savaşından kaynaklanan zararlarımıza karşılık - resmi rakamlara göre- bugüne dek 1.3 milyar dolar gelmiş. 1991 'de gelmesi kesinleşen yardımlageçen yıllar ahnanla- rın toplamı 2 milyar 842 milyon dolar. 2.5 milyar dolar açık. Körfez savaşına mad- . ^ — ^ _ _ _ ^ _ ^ _ _ ^ _ ^ _ _ di katkıian ABD Hazi- Türkiye'de giderek düşen ne Bakanhğı yönetiyor. , •noD ülahteSİnİ'' Kamp Davut'a gidecek popuamesını helikopterdeyeralaca- yukseltmek IÇin Bush Un ğı söyienen devietıo TÖ'ye "bir şeyler Bakan Güneş Taner'- vereceğİHİ" Sİyasal in, çok gereksindiği- çevreler yadsımıyor. miz dolarcıklaria ılgılı Y . T ü k i ' i görüşmeleh ABD Ha- zine Bakanı'yla yapa- cağmdan SÖZ ediiiyor. Helikopterdeki dört unlu kışıden soz açılın- ca. söyleşilere katkıda bulunan tatlı irdelemeler giderek artıyor. Moskova'da um- duğunu bulamayan SÖ'nün Kamp Davut'a hangi sıfatla gi- receğini soran sorana: TÖ'nün muhterem eşleri olarak mı yoksa siyasal yaşantımızın vazgeçilmez insanı, İstanbul il başkanı adayı sıfatıyla mı? Ya da adaylığını güçlendiren, ka- zanma şansını arttıran desteklerle Kamp Davut'tan ayrılma hesabıyla mı? Ya Larisa neden SÖ'yü görmedi? Ateşli hastalığı dışında neden bilinmiyor. Çünkü basını- mızda bu konuda haber yer almıyor. Basınımız, TÖ ve aile- sinin dışındaki öteki siyasal haberlere son günlerde sanki gözlerini kapamış. Bu arada muhalefet? Vur abalıya! Kürt sorunu, gelen gi- den Kürt liderleri üzerinde ne söylediyse, ne söylerse nafi- le. Özenli bir dilıe günlerdir Türkiye'nin bütünlüğünü tehli- keye atacak girişımlere değiniyor muhalefet. Başımıza ol- madık işler çıkacağından tutun da -Demirel'in açık ifadesiyle- yönetimi "ıhanet, gaflet ve dalaletle" suçlayan konuşma- lar. TÖ'den geçilemediğinden sütunlarda muhalefete yer kalmıyor. TÖ'nün tezatlarla dolu eylemleri yine sütunları şaşırtıyor. Pazar günkü Economist, başyazısında Talabani'nin "Irak'ta tam otonomi için Türkiye'yi ikna ettiklerini" söylediğine yef veriyor. TÖ ise Gama Pres muhabirine, "İran, Irak, Suriye ve TürKiye'nin bölgede bir Kürt devletine karşı" olduğunu söylüyor. Economist öyle yazıyor, TÖ -yine hava değiştirerek- böyle söylüyor, ama dün Demirel'in dediği gibi Çankaya: "O işlerin peşinde olanlara kucağını açıyor!" P A R T İ L E R D E N Ama y avantası , Çlkan e olacak, galiba bHmjyOr. DSP anahtar parti ANKARA (ANKA) — DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit. 24 martta yapıtacak 2'nci olağan kongre öncesinde Türkiye'nin ve sosyal demokratların gündemindeki soruları yanıtladı. Ecevit, DSP'nin vitrini güçlü, programı yeterli bir parti olarak yürürlükteki seçim sistemine karşın genel seçimlerden sonra TBMM'ye girecek duruma geldiğini savundu. SHP ile organik birleşmenin 'hiçbir yararuun olmayacağınf hatta böylesi bir birleşmenin 'pek çok zaran' beraberinde getireceğini anlattı. Ecevit, "SHP ile birleşirsek bu partideki hiziplere bir yenisi eklenmiş gibi olur. SHP'deki kargaşa ve tutarsızlık görüntüsü daha da artar" dedi. Ecevit, genel seçimler sonrasına ilişkin durumu da şöyle değerlendirdi: "Önümüzdeki seçim sonrası Türkiye için büyük olasılıkla bir koalisyon dönemini gösteriyor. Bu koalisyonlann nasıl şekilleneceğini gelecek günler gösterir, ama DSP herhalde iktidann şu ya da bu şekilde belirlenmesinde ağırlıklı rol oynayacak. Hatta anahtar parti durumuna gelebilecektir. Özal Ailesi ANKARA (Cumhuriyet Bttrosu) — TBMM Başkanlığı'na dün Özal Ailesi ile ilgili üç soru önergesi verildi. Başbakan Yıldırım Akbulut'tan, Cumhurbaşkanı'nın oğlu Efe Özal'ın 7 bin dolara köşk kiralaması ve eşi Semra Özal'a suikast ihbarı konularına açıklık getirmesi istendi. SHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in önergesinde, Efe Özal'ın köşk kiraladığını ammsatarak, "Şimdiye kadar devlete ödediği vergi ne kadardır? Bu konuda bir inceleme yapılmış mıdır?" sorusunu yöneltti. SHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin de bakanlar İmren Aykut ve Mustafa Taşar'ın ANAP İstanbul İl Kongresi'nde Semra Özal'a suikast yapılacağı yolunda açıklamalar yaptıklannı kaydederek, "Günlerce tartışılan ve kamuoyunda büyük endişe yaratan bu ihbarlann asılsız olduğu, bir süre sonra yetkililerce açıklanmıştır" dedi. Bağ-Kur'u kurtarma ANKARA (AA) — DYP Zonguldak Milletvekili Güneş Müftüoğlu, TBMM Başkanlığı'na, "sosyal güvenlik hizmetlerini güçlendirme fonu" kurulmasına ilişkin bir yasa önerisiyle, Bağ-Kur'un içinde bulunduğu sorunları konusunda bir genel görüşme önergesi verdi. DYP Grup Başkan Vekili Vefa Tanır, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, TBMM Başkanlığı'na verilen önergelerle ilgili açıklamalarda bulundu. SHP'yefatura ANKARA (AA) — Anayasa Mahkemesi'nin, Sosyal Demokrasi Partisi'nin 1984 ve 1985 ydı ile Halkçı Parti'nin 1984 yılı kesin hesap incelemesine ilişkin kararları bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, SODEP'in 1984 yıh kesin hesap incelemesi sonucu, makbuzlarında ödeme yapan kişilerin adresi bulunmayan 31 bin lira ile belgelendirilmeyen 145 bin lira gider karşılığının Hazine'ye gelir yazılmasına karar verdi. Anayasa Mahkemesi, Halkçı Parti'nin 1984 yılı keiin hesap incelemesi sonucu, ödeme yapanların adlarına yer verilmeyen gelirlerden 18 bin lira ile belgelendirilmeyen 2 milyon 759 bin 620 liralık parti mal varhğının Hazine'ye gelir yazılmasına karar verdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog