Bugünden 1930'a 5,427,272 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 Tjr HABERLER KöRFEZ SAVAŞISONRASI TÜRKİYE VE KÜRTLEİT Kürtlerîıı gözü Ankarada 19 MAKT 1991 Hhrdım kampanyası • ANKARA (UBA) — HEP Genel Başkanı Fehmi Işıklar, Irak Kürtleri için gıda ve ilaç yardımı kampanyası başlatacaklannı söyledi. Işıklar, kampanyayla ilgili olarak Başbakan Yıldınm Akbulut ile görüşeceğini ve hükümet böyle bir kampanya açarsa destek vereceklerini, aksi takdirde kendi yardımJarını kendilerinin Kürtlere ulaştıracaklannı belirtti. Saddam yönetiminin sonunun geldiğini ve Saddam Hüseyin'i kendi halkının cezalandıracağını öne süren Fehmi Işıklar, "Saddam yönetiminin sonu yaklaşmıştır. Irak'ta yaşayan halkları maceraya sürükleyen ve onlan maddi manevi bakımdan büyük yıkımlara uğratan Saddam, kendi halkı tarafından cezalandınlacaktır" dedi. Der Spiegel'in iddiası • FRANKFURT (AA) — Federal Almanya'da yayımlanan haftalık Der Spiegel dergisi, Irak Kürtlerinin bağımsızlık mücadelesini Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın desteğiyle sürdürdüklerini iddia etti. Dergide yer alan "radikal değişiklik" başlıkh yazıda, Irak'ın federal bir yapıya kavuşturulmasını isteyen Kürt liderlerin, bu amaçlarının gerçekleşmesi için Türk hükümetinden destek istedikleri bildirildi. Ankara'nın, Irak sınırlan içinde otonom bir Kürt bölgesi oluşturulmasından kaygı duymayacağı kaydedilen yazıda, Kürtlerle banş içinde yaşayamamanın, Türkiye'nin Avnıpa Topluluğu ile ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceği savunuldu. Yazıda "Bu banş ortamının gerçekleşmemesi halinde özal'ın Ulkesinin ATye tam üyelik ümidini yitirmesi gerekecek" denildi. YeniÜlke toplatıkiı • lç Politika Servisi — Yeni Ülke gazetesinin 22. sayısı da toplatıldı. BugUne kadar hakkında 11 kez toplatma kararı verilen gazetenin Genel Yaym Yönetmeni Hüseyin Akyol yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin gündemine oturan Kürt sorununu tüm taraflar en aynntılı bir biçimde yazıp - konuşurken Yeni Ülke gazetesi DGM'nin toplatma kararlarından bir türlü kurtulamıyor. Bizce bu, çifte standarttır. Yeni Ülke gazetesi, habercilik yaparak Diyarbakır'da düzenlenen bir geceyi yayımladığı için toplatıldı. Oysa söz konusu gece yasal olarak düzenlenmiş bir toplantıydı. Diyarbakır'da uygulanan yasalar ile Istanbul'da uygulanan yasalar ayn mı" dedi. Katliama protesto • Istanbul Haber Servisi — Istanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi'nde, kendilerini Türkiyeli Müslümanlar olarak tanıtan bir grup öğrenci Halepçe katliamı ile ABD yönetimini protesto ederek bir forum düzenlediler. l.Ü. Çapa Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri binası önünde saat 12.30'da toplanan yaklaşık 300 kişilik sağ görüşlü öğrenci grubu, Kuran-ı Keriın okuyarak yere ABD bayrağı serdiler. Kürtçe bir bildiri okuyan göstericiler, fakülte bahçesinin duvarlarma pankartlar astılar. Pankartlann yamnda Dev- Genç imzalı pankartm asılı olması da dikkat çekti. Grup daha sonra "Kahrolsun sömürgecilik, yaşasın tslami özgürlük", "Katil Saddam Halepçe"de katliam", "Kahrolsun laik diktatörlük" şeklinde sloganlar atarak bezden yapılmış Saddam Hüseyin'in maketini yaktılar. Grup daha sonra sloganlar atarak dağıldı. Olaylara polisin müdahale etmemesi, siyasi şubeye bağlı polislerin de not tutmalan dikkat çekti. YAVUZ BAYDAR 2 0 0 kadar davetlinin katıldığı Stockholm Kürt Konferansı, 1-irak.iran. Kürtlerin kendi kaderlerini tayin hakkının banşçı yollardan şuriye ve şscB'den tanınmasını ve soruna coğrafi çözümlerin Körfez savaşı '"" " "• - ' * g- s o n r a s ı Ortadoğu'da kalıcı barışı sağlayacak konferanslar " " katılmasını öneren bir bildirge ile kapandı.dar davetlinin katıldığı Stock- holm Kürt Konferansı, Kürtlerin kültürel ve yaşamsal gereksinim- lerine ağırlık veren, kendi kader- lerini tayin hakkının banşçı yol- lardan tanınmasını ve Kürt so- rununa coğrafi çözümlerin Kör- fez savaşı sonrası Ortadoğu'da kalıcı banşı sağlayacak konfe- ranslar içine katılmasını öneren bir sonuç bildirgesiyle kapandı. Konferansın genel anlamda dikkat çeken yanı, Paris Kürt Konferansı'na kıyasla durgun ve "sakin" bir özellik taşımasıydı. Konferans boyunca yapılan ko- nuşmalar da önceki benzer top- lantılara kıyasla daha temkinli idi. Bunun nedeni hiç kuşkusuz Körfez savaşı sonrasında ABD ve tngiltere'nin Ortadoğu'ya, va- tansız iki halk, Filistinliler ve Kürtlerin sorunlannın çözümü lehinde dış dünyaya işaretler göndermesiydi. Bu da yapılan tahlillerin daha çok Irak'taki coğrafi belirsizlik üzerinde yo- ğunlaşmasına, doğrudan sert bi- çimde suçlanan tek ülkenin Irak olmasına ve gerek lngiltere ge- rekse ABD yönetimlerine baskı için lobi önerilerinin ağırlık ka- zanmasına yol açtı. Konferanstaki konuşmaalar Türkiye'yi dikkatli bir dille ele almaya gayret sarfettiler. özal hakkındaki genel göriış, "Türki- ye'deki etnik soruna bakışta 70 ydlık kireçlenmeyi antacak ya- pıda, şaşırtıcı ve yeni tip bir dev- let adamı" şeklindeydi. Bu ara- da söz ne zaman Özal'dan açıl- sa, Kürt temsilcilerin olumlu ifa- deler kullandıklan dikkat çeki- ciydi. Daha önceleri bağımsız bir Kürt devleti yanlısı görüşler öne süren Kürtlerin, "Türkiye'de federal bir çözüm bizim için ye- terlidir, bunca sene beraber ya- şamışız, niye aynlalım? Hem Türkiye'deki federal çözüm komşulanna da örnek olur" di- ye konuşmalanna sıkça tanık olundu. Türkiye'deki Kürtleri temsil eden örgüt temsilcileri, bağımsız bir Kürt devletinin ka- lıcı olmayacağma inanır bir gö- rünüm sergilediler ve özal'ı, "di- yalogla çözüm" için olumlu bir kişi olarak nitelediler. Bu tutumun bir göstergesi, Türkiye'den 12 kadar Kürt örgü- tünün ilk kez bir ortak bildirge yayımlaması ve bu metinde "meydan okuyucu" bir dil yeri- ne, siyasi nitelikli bir dizi çağn- nın yer almasıydı. PKK'nın im- zacı örgütler dışında bırakılması da "banşçı yoldan çözüm" işa- retini pekiştirici nitelikteydi. PKK adına konferansa katılan Uç kişinin daha sonra bir bildiri sunarak "Ankara ile her diyalo- ğa açığız, yeter ki samimi olsun" demesi de PKK'nın bu "dışlan- madan" huzursuz olduğunu gösteriyordu. Gerek Ankara gerekse Stock- holm Türk Büyükelçiliği'nden konferans sonrası alınan bilgiler ise Türkiye'nin üç günlük bu toplantıyı "telaşsız" ve "serinkanlı" karşüadığı yönün- de. Türkiye'nin adının sadece AT ve Avnıpa Konseyi bağla- mında telaffuz edilmesi. yeni bir unsur değil; ayrıca özal'm yeni çizgisine ilişkin olarak beliren görüşler de ciddi tepkiler yerine tebessüm yaratacak nitelikte gö- rünüyor. Gerçi Ankara'nın reel politikasına bakışta "resmi" olarak bir değişiklik yok, ama dile getirilen beklentiler, daha önceki benzer görüşmelerde yer almamış olan yeni bir gelişme. Gözler şimdi Ankara'ya daha yoğun bir dikkatle çevrilmiş du- rumda. Ege Üniversitesi Kampusu'nda yemekhanesi onunde toplanan oğrenciler, öldüriilen öğrencilerin adına iki agaç _ _ bir grup öğrenci Halepçe katlia- diktikten sonra Edebiyat Fakültesi'ne doğru yürüyüşe geçtiler. Bazı Kürtçe slo- mı ve 1978 yılında İstanbul Üniversitesi'nde 7 ögrencinin öldürülmelerini protes- ganlann yamnda "Kahrolsun faşizm... 16 martın hesabı sorulacak... Kahrolsun to etti. Ege Üniversitesi oğrencisi yaklasık 200 kişilik bir grup dun düzenledikleri emperyalizm" diye bağıran öğrencileri çok sayıda güvenlik gore\lisi de izledi. El- goslerilerle Halepçe katliamını ve tstanbul Üniversitesi'nde 7 ögrencinin öldürul- lerinde çeşitli pankartlarla yürüyen oğrenciler, Edebiyat Fakültesi önünde dağılır- rneleriyle ilgili olayı protesto etti. Düzenlenen forumun ardından kampus merkez ken grubun bıraktığı molotof kokteyller güvenlik görevlilerince yollardan toplandı. • Güneydoğulda çatışmah günADANA-DtYARBAKIR (Cumhuriyet>— Nevruz'un yak- laşmasıyla birlikte Güneydoğu'- da olaylar ve gerginlik arttı. PKK'nın Ulusal Kurtuluş Cep- hesi adh örgiltü ERNK, halkı "devlete karşı itaatsizlige ve Nevruz'u kntlamaya" çağırdı. Diyarbakır'ın Hani ilçesi kay- makamlık lojmanı bir grup te- rörist tarafından basıldı. Kahra- manmaraş'ın Pazarcık ilçesi em- niyet amirliği lojmamna da bir grup terörist tarafından roketa- tarlı saldırı düzenlendi. Hani Kaymakamı'nın eşi ve kızını bir süre rehin tutan teröristlerle gü- venlik güçleri arasında çatışma çıktı. Bir polis memuru yaralan- dı. Silvan'da da okul yönetimi- nin baskı uyguladığmı bildirerek protesto yürüyuşü yapan öğren- cilerin üzerine güvenlik güçlerin- ce ateş açıldı. Ikisi ağır, çok sa- yıda kişinin yaralandığı öğrenil- di. Okul müdürü ve bir öğret- men açığa alındı. Dargeçit'te de gerginlik sürüyor. Esnafın dün de kepenklerini açmaması gıda maddesi sıkıntısına yol açtı. ERNknın çağnsı ERNK'dan "Kürdistan Halkına" başhğıyla yapılan açıklamada^l Mart Nevruz'un ulusal coşku günü olarak kut- lanması çağnsı yapıldı. Açıkla- mada, halktan, Nevruz'un "sö- mürgeci devlete karşı sivil itaat- sizlik, bütün causanlar için ta- til, halk bünyesindeki çelişkile- ri gidenne, ulusal birlik ve da- yanışmayı güçlendirme" günü olarak kutlanması istendi. Lojman baskını Guneydoğu'daki olaylar, ön- ceki gün ve dün de sürdü. Diyar- bakır'ın Hani ilçesindeki kay- makamlık lojmanı önceki gece 22.30 sıralannda bir grup terö- rist tarafından basıldı. Binanın önünde nöbet tutan iki bekçiyi gın çıkmasına yol açtılar. Terö- ristler, ilçenin Bağlar kesiminde Kaymakam Mardinli'nin eşi ve kızını bırakarak kaçtılar. Olay üzerine Hani'ye gelen Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozakçıoglu, Jandarma Asayiş Komutanı Korgeneral Hikmet Köksal ve Diyarbakır Valisi Cengiz Bulut incelemeler- de bulundular. Kahramanmaraş'ın Pazarcık oğrencisi, protesto yürüyüşü dü- zenlemek için dün 08.00'de okul önünde toplandı. Daha sonra topluca yürüyüş yapan oğrenci- ler, okul yönetiminin değiştiril- mesi yönünde sloganlar attılar. Çevrede geniş önlemler alan gü- venlik güçleri, yürüyüşü engel- lemek için havaya uyan ateşi aç- tılar. Yürüyüşün sürmesi üzeri- ne göstericilere de ateş açan gü- venlik güçleri, çok sayıda öğren- 1- Diyarbakır'ın Hani ilçesi kaymakamlık lojmanını basan teröristler, kaymakamın eşi ve kızını kaçırdı. Teröristler, güvenlik güçlerinin müdahalesi üzerine rehineleri bir süre sonra bıraktılar. 2- Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi emniyet amirliği lojmamna PKK militanları tarafından roketatarla saldın yapıldı. 3- Diyarbakır'm Silvan ilçesinde 1000 kadar öğrenci protesto yürüyüşü yaptı. Güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu 2'si ağır çok sayıda kişi yaralandı. 4- Dargeçit'te esnaf dün de kepenk açmadı. etkisiz duruma getirdikten son- ra kapıyı çalarak lojmana giren teröristlerden ikisi, Kaymakam Orhan Mardinli'nin evde olma- dığını görünce eşi Zeliha ile kı- zı Semra'yı bir süre rehin aldı- lar. Olay yerine güvenlik güçle- rinin gelmesi üzerine çıkan si- lahlı çatışmada bir polis memu- ru yaralandı. Daha sonra kay- makamm eşi ve kızını yanlanna alarak uzaklaşan teröristler, loj- mana da el bombası atarak yan- ilçesindeki emniyet amirliğine ait lojman binasına da önceki gece saat 20.50'de bir grup PKK militanı tarafından roketatarlı saldın düzenlendi. Lojmana 300 metre uzaklıktaki Ziyarettepe kesiminden Uç ayn yönden dü- zenlenen roketatar saldınsında binada hasar meydana gelirken ölen ve yaralanan olmadı. Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde, okul yönetiminin baskı yaptığı- nı savlayan bin dolayındaki lise cinin yaralanmasına neden oldu. Ağır yaralanan Mustafa Şiar Inan ile Serdar Turan adh oğren- ciler Silvan Devlet Hastanesi- nde ilk müdahale yapıldıktan sonra Diyarbakır Devlet Hasta- nesi'ne kaldmldılar. Yaklaşık üç saat süren olaylar sırasında Türkiye gazetesi muhabiri Ha- yati Anaç güvenlik güçlerince tartaklanırken fotoğraf makine- si da alındı. Silvan'daki olaylann ardından lise müdürü ile bir öğretmen açı- ğa alındı. Kaymakam Tamer Çagdaş bir basın toplantısı dü- zenleyerek "Olaylar son derece üzucüdür. Gerekli soruşlurma- yı açtık. Her tarafta güvenlik önlemleri alınmış durumda. Gözaltına alınan oğrenciler ser- best bırakılacak. Milli Eğitim Müdüriüğü'ndtn olaylann ince- lenmesi için iki müfettiş istedik. Okul Müdürü Ramazan Gurbü- zel ile fen ögretmeni Celal Gul açığa alındı. Sorunu kısa süre içinde çözümleyecegiz" dedi. Geçen hafta meydana gelen olaylarda iki kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı Mardin'in Dargeçit ilçesinde ke- penkler dün de açılmadı, ilçe merkezi ve köylerde gıda sıkın- tısınm başgösterdiği bildirildi. Bu arada Abdurrahim Çiçek- in öldüğü olaylar sırasında göz- altına alınan çok sayıda kişinin sorgulamalan sürüyor. Halen Mardin'deki Jandarma Alay Komutanlığı ve Dargeçit'teki Jandarma Tabur Komutanlığı- nda bulunan kişilerin sayısı ko- nusunda açıklama yapılmadı. Bismil'in Başhan köyünden maaşlanm almak üzere ilçeye gelen 5 köy korucusu, araların- da anlaşmazhk bulunan Ziraat Odası Başkanı Fetullah Ay ile iki yakmına ateş açtı. Olayda oda başkam elinden hafıf yara- landı. Koruculann gözaltına alındıklan bildirildi. ÜNLÜĞÜPOLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Özal'ın Kafasındaki Formül Seçmen yaşının 18'e indirilmesi, yeni 9eçim yasasıyla mil- letvekili sayısının 60O'e çıkarılmasına muhalefet karşı çıkar mı? Önce SHP ve DYP milletvekilleri 'evet' diyecekler böyle bir formüle, HEP ve SBP milletvekilleri de elbet 'hayır' de- meyecekler. Parlamento dışındaki DSP, RP, SP MÇP ise dünden 'evet' diyor Meclis'te milletvekili sayısının 600'e çı- karılmasına. Nasıl olsa Cumhurbaşkanı Özal, Türkiye'de siyasal gün- demi elinde tutuluyor. ANAP'ın yok olan gücünü, Kürtçe ya- sağının kaldınlmasını gündeme getırmesiyle ceza erteleme- siyle ayakta tutmaya çalışıyor. Düşünün bir kez, milletvekili sayısı 600'e çıkacak... ANAP yeni bir seçim yasasıyla olası bir erken seçimde 100-150 milletvekili çıkaramaz mı? Olabilir... O zaman geriye 450-500 milletvekili kalıyor. Diyelim ki 150-200'ünü DYP aldı. Geriye kalan 200-250 milletvekili de SHP, HEP, DSP, SBP, RP, MÇP arasında paylaşılır. Bir ola- sılık HEP, SBP, MÇP yüzde 3-4 arasında oy alırsa, ANAP'- ın daha fazla işine yarar. SHP'nin oy yüzdesi düşer, belki ANAP birinci parti bile olur. SHP ile DSP birbirlerini yer. Bu işten de ANAP kârlı çıkar. ANAP kurmayları bugünlerde bu tür hesaplar yapıyor. Anımsayacaksınız üç dört ay önce anayasa değişikliğini gündeme getiren Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın neler söy- lediğini.. Şöyle diyordu: —Anayasaya girmiş birçok şeyler var. Benim kanaatim, bunların bir kısmı kanunlarla yapılması gereken hususlar- dır. Kalkıyoruz, sosyal devlet şunu korur, bunu korur diyo- ruz, bir sürü şeyler yazmışız. Bunlar değiştirilmeyecek şeyter değildir. Evet, aynen böyle söylüyordu Özal 23 Kasım 1990'da... Kafasında oluştur- duğu formül 'mini ana- yasa değişikiiği' biçi- Ozal, SHP ve DYP'nin minde yorumlanıyor- dişandan aday r S S T S S Çöstermejerini ş y nek , rSSTmSS Çöstermejerini engellemek dek çok say.da mad- IStiyor. SHP ve DYP deier buiunduğunu, birleşip Inönü ve Demirel TCK'nm 141, 142, dışında bir aday 163. maddelerinin de gösterirlerse... anayasaya gırdığıne a yy değiniyordu. Devam ediyordu Özal: —Bunlar hiç oraya girecek hükümler değil... Bu arada bir önemli noktanın aitını çiziyordu. İki dereceli seçim yapılması lazım, Fransa'da ve bazı yer- lerde yapıldığı gibi... Gündemde anayasa ve yasa değişiklikleri var. Cumhur- başkanı Özal, bu değişikliklerle başkanlık sistemi için yeni formülleri de gündeme getiriyor usul usul... Özal, cumhurbaşkanlığı seçimiyle milletvekili seçimleri- nin birlikte yapılmasını istiyor. Gerekçesi de şöyle: —İki ayn sandık olacak. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi daha doğrudur... DYP, bu formüle 'evet' demişti o tarihte, SHP ise hayır" yanıtını vermişti. Ancak SHP'de bir grup milletvekili Özal'- ın bu formülünü benimsedi. —Cumhurbaşkanını halk seçsin... * Sanırız HEP ve SBP de aynı görüşü savunuyor olmalı... Cumhurbaşkanlığına aday nasıl olunacak? —Medis üyeleri aday olabiliyor. Ama halk seçecekse 100 milletvekili mi, 90 milletvekili mi, Falanca kişi adayımızdır' diyebilirler. Belki böyle bir formül konulabilir anayasaya. Ama iki dereceli yapılması lazım. Tıpkı Fransa'da olduğu gibi... . Ozal, SHP ve DYP'nin dışarıdan aday göstermelerini en- gellemek istiyor. SHP ve DYP birleşip İnönü ve Demirel dı- şında bir aday gösterirlerse... Cumhurbaşkanı Özal, ANAP'lılara güvence veriyor: —Yapamazlar bunu. Artık tarafsız cumhurbaşkanlığı di- ye bir şey kalmıyor. Artık cumhurbaşkanlarını siyasi parti- ler çıkaracak. Özal, SHP ile DYP'yi köşeye sıkıştırmak istiyor. Meclis milletvekili sayısının 600'e çıkanlması, anayasaya 'mini makyaj' uygulaması, cezaların ertelenip cezaevlerinip bo- şaltılması, Kürtçenin serbest konuşulması, 141,142,163'ün TCK'dan çıkanlması eri<en seçimi haber veriyor. Amaç, ÂNAP'ı ayakta tutmak... Cezaevlerinde açlık grevleri sürüyor Tııtııklıılar 'istek mektubü' verdiADANA (Cumhuriyet Güney Öleri Bürosu)— Malat>-a E Ti- pi Cezaevi'nde "cezaevi yöneti- minin baskısını protesto" ama- cıyla başlatılan açlık grevi 9. gü- nüne girdi. 180 tutuklu ve hü- kümlü, cezaevi yönetimine 21 maddeden olusan istek mektu- bu sundu. Adana ve Sürt'teki açhk grevleri de 5. gününe girdi. Malatya E Tipi Cezaevi'nde 22 şubat tarihinde ortaya çıka- nlan tünelin ardından yönetimin baskılannın yoğunlaştığı gerek- çesiyle 180 tutuklu ve hükümlû tarafından başlatılan açhk gre- vi 9. gününe girdi. Tünelin ka- zıldığı 16 numarah koğuşta bu- lunanlardan Tsinin, olaym orta- ya çıkmasından sonra Aydın, Nazilli ve Amasya cezaevlerine nakledildikleri, bunların arasın- da PKK davasında idam cezası- na carptınlan Ahmet Karabacak ile Mehmet Sertka>r a'nın da bu- lunduğu öğrenildi. Açlık grevindeki tutuklu ve hükümlüler haarladıkları 21 maddelik istek mektubunu ön- ceki gün cezaevi yönetimine sundular. Isteklerden bazıları şöyle: "tşkenceci gardiyanlar Maden Taner, Ekrem Tunç, Hacı Toy, Merjem Çira ve soy'adlan ögre- nilemeyen Ibrahim ve Salih hak- kında soruşturma açılsın. Pos- tayla gönderilen koliler kimin adına geliyorsa onun gözetimin- de açılsın, sakıncalı bulunan maddeler hakkında bilgi veril- sin. Gasp edilen yübaşı açık gö- riiş hakkımız geri verilmeli." PARLAMENTO KARARINA SERT TEPKİ Belçdka'yla Kürt gerginliğiANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Belçika Parlamento- su'nun 14 mart günü Türkiye1 - deki Kürtlerin durumuna iliş- kin olarak kabul ettiği karar ta- sansı Ankara'da büyük tepki- ye yol açtı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Murat Sungar, kararı "tam bir sorumsuzluk ve ken- dini bilmezlik orneği" olarak niteledi. "Bu kabil tutumlann Türk-Belçika ilişkilerine zarar vereceği ortadadır" diyen Sun- gar, geçen yıl sonunda Güney- doğu Anadolu'da incelemeler- de bulunan 10 Belçikalı parla- menteri de ağır biçimde suçla- dı. Söz konusu parlamenterleri "Türkiye'de msan haklannın ihlal edildigi iddialannı araşür- mak yetkisini kendilerinde gö- ren körü niyetli ve önyargıh" ki- şüer olarak tanımlayan Sungar, bu parlamenterlerin Türk hü- kümetini "Hitler ve Lenin hü- kümetlerinden farksız", Ata- türkçülüğü faşizmle özdeş, Türk ordusunu terörist ve Tür- kiye-AT Karma Parlamento Komisyonu Eş Başkam Bülent Akarcalı'yı "yalana ve serefsiz" olmakla suçladığını da anım- sattı. İHD DrtARBAKIR ŞUBE BAŞKAM DİCLE: Özal, Kürtlerin akıllı düsmanı ANKARA (UBA) — Cum- hurbaşkanı Turgut Özal'ın Kürt politikalan insan haklan çevre- lerinde de ilgi uyandırdı. İnsan Haklan Derneği Genel Sekre- teri Akın Birdal'm Özal'ın Kürt liderlerle Ankara'da yaptırdığı görüşmeyi olumlu bulduğunu açıklamasının ardından İHD Genel Yönetim Kurulu .üyesi Avukat Hatip Dicle de "Özal, akılsız Kürt dosüanndan daha iyi" dedi. Türkiye'de oluşturul- maya çalışılan yeni Kürt politi- kası konusunda UBA'ya görüş- lerini açıklayan İHD Genel Yö- netim Kurulu üyesi Hatip Dic- le şunlan söyledi: "Cumhurbaşkanı Özal'ın Ankara'da Kürt liderlerle yap- üğı görüşmeyi olumlu buluyo- ruz. Özal'ın çok özel bir konu- mu söz konusu. Bn da Türki- ye'de ilk kez Kemalizmle ters dUşme cesaretini göstererek ay- kın poliükalar ustlenmesinden Ueri geliyor. Kemalizmin Kürt politikasına açıkça karşı koy- ması ya da ilk kez Kürt gerçe- gini dile getirmesi nedeniyle onu elbette destekleriz. Yalnız bu destegimiz onun düştügü aç- mazı ya da uyguladıgı çifte standardı eleştinnemizi engel- lemez." Telefon santralımız g e n i ş l e d i 18 Mart 1991 tarihinden itibaren santralımıza 10 yeni hat eklendi. llave santral numaramız: 172 46 85 (10 hat) HERKABLOS A N A Y İ V E T İ C A R E T A . Ş Büyükdere Cad. Polat işhanı 87/8 Mecidiyeköy, 80300 İstanbul Teh 172 46 85 (10 hat) Fax !72 46 56Tlx: 27719 rgu tr
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog