Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

19 MART 1991 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TÜRKIYE'DE BUGÜN Uevlet Metecroloji Işleri Genel Mü- dûriûğû'ncten alınan bilgiye göre bû- tün bölgeler parçalı, yer yer çok bu- kjtlu, Orta ve Doğu Karadeniz, Do$u Anadokı'nun kuıey ve doğusu, Güney- doğu Anadokı'nun doğusu ile Marma- ra ve Ege bötoırieri yajışlı geçecek. Hara SKSttrjı: Oneml bif defcikSK ol- mayacak Rüzgâr. Yurdun kuzeyinde kuffiy ve batı. güneyinde gûney ve bab yönlerden orta kuvvette esecek. De- nizierde. DoOu Karadenız"de yildcz ve karayel, AMenc'de günbatısı ve lodos- tan. ötekı denizlerde yıldız ve poyraz- dan 3-5 kuvvetinde saatte 10-21 de- nİ2 mili hBta esecek. Datga yüksekli- j i 05-1.5 yer yer 2-25 m dolaymda olacak. Van GöKJ'noe hava: Yağmur- B 18° 11° Diyartalar Y 13" 7°EdifiK Y 15° 8°Erancan Y 15° 4°Erzunım Y 6° O°EsMşehif B 15° 5° Ganantep B 18° 11° Giresun lu geçecek Rûzgâr kuzey ve bat yûtHerden orta kuvvette ese- cek G6I kûçûk dalgalı ve görûş uzaklığı 10 km, yaflış anında 2-4 km dolayında bulunacak. Bflfs Bofa Bursa Çmgttale Corum Oeniz* B 19°11° Gümushane Y 16° 7">HakMn 19° 12° Isparta 14° 7°isenbul Y 13° 6°İ2tnif Y 13° 4°Kars Y 8° 2° Kastamonu B B 14° 6°Kayseri Y 15° 7°Klrttarai Y 14° 7°Kof*a Y 16° 8°Kûtahya Y 18° 10° Uaıatya 14° 7°Manea 14° 7°K.Maraş 12° 4°Metan 5° M° 14° 0 17°1O°Ordu 12° 5°Rto 8° 2°Samsun 15° 6°S»ft 14° 8°Sinop 18° 11° Sıvas 5° 0°TetortaO 14° 6°Trahzon 16° 4°Tuncelî 13° 7°Uşak 14° 5°Van 15° 5°YteBat 12° 5° Zooguldak Y 18° 11° B 16° 8° B 18° 12° Y 17° 10° Y 7° 1° B 15° 5° Y 16° 10° Y 16° 11° Y 16° 9° Y 14° 7° B 13° 7° B 13° 5° Y 13° 8° Y 17° 10° Y 12° Y 16° Y 6° B 14° B 13° 7° J •yaflmurKj A-açık Bbukjttu G-gün«t K-lofiı S-ssi Y-yaOmurtu Tebrız Sam BULMACA SOLDAN SAGA: 1 2 3 4 5 1/ Dış ticarette, iki ülke arasında yapı- lan alışverişin karşı- lıklı olarak malla ödenmesi. 2/ Bir dernek ya da kuru- luşun üyelerinin bu- luşmaları için aynl- mış yer... Yankı. 3/ Gelecek... Huni biçi- minde çukur yer. 4/ Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya ya da serbest bırakmaya yarayan aygıt... Eski- molar'ın yapüklan buzdan kulübe- lere verilen ad. 5/ Üstü renkli ve par- lak bir madde ile kaplanmış hap. 6/ Anadoiu'da kurulmuş eski bir uygar- hk... Saz, kamış. 7/ Çıplak vücut res- mi... Ruh... Bir nota. 8/ Fazla, ar- tık... Uluslararası alanda karayoluyla yapılan mal taşımacılığı ve bu iş için kullanılan kamyon. 9/ BaJya... Bir aygıt, araç ya da biçimin ana çizgi- lerini gösteren çizim. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Klavyeli ve telli bir çalgı. 2/ Tatlı sularda yaşayan yırtıcı bir bakk... Adalet. 3/ Günün bir bölümü... Tarla sının. 4/ Eski Mı- sır'da güneş tannsı... Güzel sanat... İstem dışı yapılan hareket. 5/ Uluslararası Çalışma örgütü'nün simgesi... Bağıt. 6/ Mo- torlu taşıtlann tekerleklerini tutturmakta kullanılan somuna ve- rilen ad. 7/ Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar çer- çeve... Bir cetvel türü. 8/ Tanrı'ya göre insan... Cazibe. 9/ "Züğürt" anlamında argo sözcük... Mesafe. 60 YIL ÖNCE Cumhuriyet Balkan Haftası 19 MART 1931 Balkan haftası içinde muhtelif Balkan memleketlerine gidecek murahhaslarımız taayyün etmiştir. Atina'da banka ve ticaret muamelatı görüşüleceği için oraya Nemlizade Mithat Beyle İş Bankası'ndan Süreyya Bey gideceklerdir. Belgrat'ta feminizm ve amele meselesi görüşülecektir. Oraya da Necmettin Sadık Beyle Ticaret Odası katibi umumisi Vehbi Bey ve Semiha Hanım gideceklerdir. Şofya'da ziraat odaları teşkilatı hakkında vaki olacak içtimaa Mardin mebusu Ali Rıza, Iktisat Vekaleti fen müşâvirlerinden Aziz Beyler iştirak edeceklerdir. Bükreş'te yapılacak Darülfünun tezahüratında Hamdullah Suphi ve Sadri Maksudi Beyler hazır bulunacaklardır. Tiran'da şehircilik ve mahalli idareler hakkında müzakerat cereyan edecektir. Bu içtima da Falih Rıfkı ve Celal Esat Beyler Türkiye'yi temsil edeceklerdir. Gıda maddeleri Belediye Sıhhıye müdiriyeti mevaddı gıdaiyenin esaslı surette teftişi için lazım gelen yerlere emir vermiştir. Son zamanlarda mevaddı gıdaiyenin ekserisinin mağşuş olduğu görülmüştür. Şubat ayı zarfında muhtelif yerlerden 642 maddei gıdaiye nümunesi alınmıştır. Bunlann tahlil neticesinde 158'inin mağşuş olduğu görülmüştür. T.C.HBKZBHMSİ j Devletirrtizin Milil Ve Mal( Eı^BüyökJVlüessesesi Kibrit şirketi Kibrit şirketi tarafından çakmak ve kibrit kaçakçüığının meni hakkında hükümeti merkeziyeye verilen rapor Başvekaletten Maliye ve Dahiliye Vekaletlerine gönderilmiş ve her taraf kaçakçılıkla daha şiddetli mücadele edümesi hususu tahtı temine ahnmıştır. Bu cümleden olarak bütün Türkiye gümrüklerinde kaçakçıhğın men ve takibi hakkında hükümetin evvelce yaprruş olduğu kanunun tamamile tatbik edilip edilmediğinin kontrol edilmesi için Maliye Vekaletinden icap edenlere emirler verilmiştir. Bu tedabirden sonra Türkiye kibrit istihlakatının artmasına intizar edilmektedir. Kibrit inhisar şirketi evvelce mevcut olan 330 kibrit acentahğına 130 acenta daha ilave etmiştir. Bütün Türkiye acentalannda üç aylık kibrit istihlakine mukabil stok mal bulundurulması temin olunmuştur. Aldığımız ihsai malumata nazaren bütün dünya kibrit istihlaki nüfus başma 1250 çöp; Avrupa'ya garbi 'istihlakaü ise 2880 çöp olarak hesap edilmiştir. Buna rağmen 928 senesi Türkiye istihlakaü 409 çöp olarak hesap edilmiş ve bunun azlığı nazan itibara ahnarak cenup hudut gümrükleri mıntıkasındaki kaçakçıhğın meni için tedabir alınmasma karar verilmiştir. 30 YIL ÖNCE Cumhuriyet ' 19 MART 1961 Şeker Bayramı nedeniyle gazetemiz bugün yayımlanmamıştır. GEÇEN YIL BUGÜN Cumhurtyet Ozal'ı protesto 19 MART 1990 Çanakkale zaferinin 75. yıh törenlerinde SHP'Ii Belediye Başkanı Ismail özay'ın Cumhurbaşkanı Turgut özal'a koyduğu karşı tavır, 'siyasi çekişme'ye neden oldu. tsmail özay, özal'ın tören alanına girişinde ayağa kalkmadı, daha sonra konuşmasına Cumhurbaşkam'm yok sayarak başladı ve "Ülkenin kaderini belirlemeye çalışanlar, verdikleri kararın altında ezilmeye mahkûmdurlar" dedi. Kürsüden inip protokoldeki yerine oturtulmayan belediye başkanına, Cumhurbaşkanı Ozal ve Milli Savunma Bakanı Safa Giray ağır eleştiriler yönelttiler. Çanakkale Valisi, özay'ın 'siyasi tavır' karşısında lçişleri Bakanlığı'na yazı yazarak başkan hakkında soruşturma açılmasını istedi. Vali, soruşturma sonuna kadar belediye başkanının açığa alınmasını da önerdi. lçişleri Bakanlığı'na vekalet eden Devlet Bakanı Hüsnü Doğan'ın olurunu alan valiliğin, görevden alma yazısı dün akşam kendisine iletildi. DÜNYA'DA BUGÜN, Amstertam A 14° y 16° A 17° A 15° Y 14° 8 15° B 1*> B 15° A 15° A 20° B 15° B 19° B 5° B 22° B 15° B 14° B 20° Abna Bajdat Bjratona Basel Betgrad Bertn Bonn Brûksel Budapeşte Ctnevre Cezayir O d * Fra/iKfUrî 6me HelsınM Kahıre Kopenhag K6ln Ulkoşa Lfinıngrad Londra Madnd Mılano Momreal MosfctM Munıh Ntmtak 0510 Pans Prag FUyad Roma Sofya Sam W Am Tiınus - - Varşow B 13° VenaHı A 18= Vlyana B 13° VVashingion Zûrîh B 15° B 3° Y 14° A 16" A 17° B 3 C B 14° Y 5° Y 14° B 15° Y 18° Y 11° TARnSMA KjMİımlaı» Gâna'nân Düşündiirdiikleri Tartışma köşeleri vardı, ama o köşede tartışacak -kadın değil- insanları yoktu. Tartışmaya alabildiğince kapalı insanlar kapmıştı o köşeyi. Başarılar dileyerek oradan aynldık. Dünya kadınlan, 8 Mart Dünya Kadın- lar Gönn'nü geçen günlerde kutladılar. Bizim kadınlanmız da öyle, Paneller düzen- lendi, söyleşiler yapıldı, sergiler açüdı... Ao- kara'da da Yöksel Caddesi'nde - valiliğin kı- sıtlamasından dolayı- az da olsa etkinlik- leri izledik. Her ne kadar kadından çok gö- revli vardıysa da olsun, yine de bir şeyler da- ha öğrendik(!) Şimdi sizlere o gün, orada yaşadıgım bir olayı anlatmak istiyorum: O gün, kız arkadaşımla birlikte, etkinlik- leri yerinde izleyebilmek için, Yüksel Cad- desi'ne gittik. Dediğim gibi, yapay bir ka- lababk vardı. Çeşitü stantlar (köşeler) oluş- turulmuştu. Bunlardan birisi de tartışma köşesiydi. O köşede 3-5 kadın hem satış ya- pıyorlar hem de isteyenlerle tartışıyorlardı. (Ya da tartıştıklannı saruyorlardı). Hemen yanıbaşlanndaki bir ağaca da bir duyuru as- mışlardı. O duyuruda, o akşam yemekli bir toplantı duzenledikleri ve o toplantıya da yalmzca kadınlann katılabileceği yazıhydı. Çok şaşırdım. Ne yani, kadın sorunlanmn tartışıldığı bir yemek, yalnızca kadınlararası mı olurdu? Bunu oradaki kadınlara söyle- yince, büyük bir öfkeyle, bana "Siz yüda 364 gün egleniyorsnnuz, bırakın 1 gün de biz egienelim" dediler. Onlara, bunun ay- nmcılık olduğunu, kadınla erkeği birbirin- den böyle soyutlamalannın yanhş olduğu- nu, kadın sorunlanmn, ancak kadın erkek birliğiyle çözülebileceğini anlatmaya çalış- tım. Ama dinlemediler. Tartışma köşeleri vardı, ama o köşede tartışacak -kadın değil- insanlan yoktu. Tartışmaya alabildiğince kapalı insanlar kapmıştı o köşeyi. Başarı- lar dileyerek oradan aynldık. Bu küçük örnekten de anlaşılacağı gibi, eminim kendilerini feminist diye niteleyen bu kadınlarla hiçbir kadın sorunu çözüle- mez. Aksine, doğmalara fazlasıyla bağlı olan bir ulus olduğumuzdan, bu insanlann birtakım düşüncelerini toplum öğrense, bü- yük bir karşı-tepki toplarlar, bu kadınlar. Bundan en ufak bir kuşkum bile yok. Feministlik kahve basmak değildir. Bu- gün hiç kimse kahvelerin gerekliliğini savu- namaz. Bu nedenledir ki o pis kokulu, de- politizasyon odağı, dumanaltı kahvelere bı- rakın kadınlar, erkekler de gitmemelidirler. Merak ediyorum: Acaba bu feminist ka- dınlanmız sadece kendi yaşadıklan bölgeler- deki (özellikle büyük şehirlerdeki) kadın so- nınlanndan önce, köydeki, tarladaki, fab- rikadaki, Anadolo'nun bir yerindeki kadın- lann sorunlarıyla ilgilenmezler mi? Çünkü bu, çok daha önemli bence. Bugün hâlâ er- kekler kahvede otururken kadınlar tarlalar- da calışmakta, on binlerce, yüz binlerce ka- dın fabrikalarda, yine bir o kadan devlet da- irelerinde çalışmaktadır. Acaba bu kadın- lar için neler yapıyorlar? Bir tuhaflık dana var kı o da "erkek fe- minist olmaz" yanlışlığı. Nasıl olmaz bayan- lar. "Kadınlanmız" şiirini yazan Nûam- dan, kansı Elsa'ya ciltler dolusu dizeler dök- türen Aragon'dan, 100'e merdiven dayamış yaşına rağmen hâlâ (daha geçenlerde 17 şu- batta, Cumhuriyet'te) Medeni Kanun ve ge- tirdiklerini yılmadan anlatan Velidedeoğ- lo'ndan yülann birikimi bilgilerini, araştır- ma ve incelemelerini canı pahasına bir ki- tapta (Sanat ve Kadın) toplayan ve bu kita- bı kadınlara, onurlu ve kişiliğini korumak için savaşan kadınlara adayan tlhan Arsel1 den daha güzel "feminist" olur mu? Bu ne gözü kapahhktu-, anlayamıyorum. Eğer; eşit, özgür ve güzel bir yaşam kur- mak istiyorsak, bunu kadm erkek demeden, birlikte yapahm. Kadm sorunlannı da er- kek sorunlanm da yine hep birlikte çöze- lim. Aynmahğa kapılmadan, bencil ye tek yanu davranmadan. 1. BÜLENT YILMAZ Etlik/Ankara KCumhuriyet kitap kulübü T A K S İ T L E KÎTAPV E R İ Y O R DİLEYEN HERKESE r 8 AY VADELİ SEÇKİN /îilADAM YAZARLAR, YAYINLARI MMIMİ Q C E M U N L U i * * YAYINEVI YAPITLAR - PAYEL Q YAYINEVİ YAYINLARI YAYİNLARİ REMZİ KİTABEVİ V CAN • YAYINLARI ÇINAR YAYİNLARİ TOROS YAYİNLARİ 400 seçme kitap Elden teslim (') Sadece İsonbul İl sınırlan içinde. Bir telefon yeterlı TELEFON : 512 05 05 / 516 İLAN ABANA KADASTRO MAHKEMESİ'NDEN Dosya Esas No: 1990/25 Davacı Zeki Abana tarafından davalı Gülşen Abana aleyhine mahkememizde açtığı 79 ada 2 parsele itiraz davasının yapılan duruşması sırasmda verilen ara kararı geregince: Abana ilçesi Merkez Mahal- lesi Kırık yeri mevkiinde tespiti yapılan 79 ada 2 parselin tespit maliklerinden olarak ismi yazılı Mehmet oğlu, Ahmet'in ölü ol- duğu, yapılan nüfus kaydı aıaş- tırmasında kaydına rastlanıla- madığı, yaptınlan zabıta araştır- masında ölü olduğunun bildiril- diği, varislerinin kimler olduğu- nun bilinemediğinden dolayı, Mehmet oğlu Ahmet'in mirasçı- lan tespit edilememesi sebebiy- le dava dilekçesi ve duruşma gü- nü tebliğ edilemediğinden Meh- met oğlu Abana Merkez Mahal- lesi'nden Ahmet'in mirasçıları- na dava dilekçesi ve duruşma gu- nünün tebliğinin gazete ilanı ile yaptınlmasına karar verilmiş ol- makla; Abana ilçesi Merkez Mahal- lesi'nden aynı yer nüfusuna ka- yıtlı Kınk yeri mevkiinde kadast- roca tespiti yapılan 79 ada 2 no.lu parselde hissedar malik olarak ismi geçen Mehmet oğlu Ahmet'in 29.11.1990 tarihli da- va dilekçesi ve duruşma gtınü olan 8.4.1991 tarih saat 9.00'da mirasçılannın dunışmaya gelme- leri veya kendilerini bir vekil ile temsil ettirmeleri, aksi takdirde dava basit usule tabi olduğun- dan H.U.M.K!nun 509-510. mad- deleri gereğince Mehmet oğlu Ahmet'in mirasçılannın yoklu- ğunda karar verıleceği hususu dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği yerine kaim olmak üzere ilan olunur. 7.3.1991. Basm: 46126 ANKARA GAYRİ MENKUL SATIŞ tCRA NfÜDÜRLÜĞÜ'NDEN Dosya No: 1990/932 Satılmasına karar verilen gayri menkulün cinsi, kıymeti, adedi, ev- safı: Ankara Çankaya ilçesi Emek Mahallesi, 68. Sokak 5 nolu Akpı- nar apartmamn bulunduğu yerde kain imarın 5930 ada 9 parselini teşkil eden 540 m'. miktarında arsası bulunan kargir apartmamn 70/540 arsa payına tekabül eden 1. kat 4 nolu daire bir borçtan do- layı Ankara Belediyesi Mezat Salonu'nda açıkarttırma suretiyle sa- tılacaktır. Geniş evsafı dosyada mevcut şartnameye ilişik bilirkişi raporunda açıklanmıştır. TAKDİR EDlLEN DEĞERİ: 150.000.000.-'dür. Satış şartlan: 1— Satış 3/5/1991 günü saat 10.15'den 10.30'a kadar yukanda ya- zılı yerde açıkarttırma suretiyle yapılacaktır. Bu arttırmada tahmin edilen kıymetin "!* 75'ini ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacaklan mec- muunu ve satış masraflannı geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok antıranın taahhüdü baki kalmak şar- tiyle 13/5/1991 günü aynı yer ve de saatte de ikinci arttırmaya çıka- nlacaktır. Bu arttırmada rüçhanlı alacaklılann alacağını ve satış masraflanm geçmesi şartıyla *?a 40 arttırana ihale olunur. 2— Arttırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetin Vn 20 nisbetinde pey akçesi veya bu miktar kadar milli bir bankanın temı- nat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para ıledir, alıcı iste- diğinde 20 günü geçmemek üzere mehil verilebiür. Dellâliye resmi ihale pulu, tapu harç ve masrafları alıaya aittir. Birikmiş vergiler satış be- delinden ödenir. 3— Ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin ( + ) bu gayrimen- kul üzerindeki haklannı hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddiala- rını dayanağı belgeler ile onbeş gün içinde dairemize büdirılmeleri lazımdır; aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaş- madan hariç bırakılacaklardır. 4— Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra ve lflas Kanunu'nun 13. maddesi gereğince ihale feshedilir. İki ihale arasındaki farktan ve % 30 faızden alıcı ve kefllleri mesul tutulacak ve hiçbir hükme hacet kalmadan kendilerinden tahsil edilecektir. 5— Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için da- irede açık olup masrafı verildiği takdirde isteyen alıaya bir örneği gönderilebüir. 6— Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacaklan, başkaca bilgi almak isteyenlerin 1990/932 sayılı dosya numarasıyla memurluğumuza başvurmaları ilan olunur. (lc. lf. K. 126) 12.3.1991 ( + ) llgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir Basın: 21943 BAŞSAĞLIĞI Güleryüzlü ağabeyimiz, değerli insan HALUK REMAN, eşi FATMA BÜLGÜN REMAN ve baldızı ESMA YILDIRIM'ı feci bir trafik kazasında kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Yakınlarına ve REMEX çalışanlarına başsağlığı dileriz. EDtP ve SEVtlVÇ SAKARYA KALJTE KONTROL BÖLÜM YÖNETİCİSİ MAKİNA veya endüsrri mühendisi KALİTE kontrol konusunda 3 yıl deneyimli ASKERLtĞtNt yapmış. İNGİLİZCE veya Alrnancayı iyi biten, tcrcihan Anadolu yakasında oturup ilgi duyanlarıo özgeçmiş ve fotoğraflannı içeren kişiye özel mektupla başvurmaları rica olunur. GÜNSAN AŞ. Yaymeydonı Caddesi No: 13 Feriköy 80250 SPOR TOTO - SPOR LOTO OYNAYANLARA DUYURU En son Alman bilgisayar tekniği ile geliştirilen Spor Toto, Spor Lx«o formülteri, Spor Toto'da, 3 banto ile dereceyi 32 Kotonda 13+1'i garanti ediyoruz. Spor Loto'da 2 banko ile dereceyi 28 kolonda 8'i garanti ediyo- ruz. Toto 65 sayfa, Loto 60 sayfadır, isteğiniz kitap ödemeli gönde- rilir. İsteme adresi: Halil Çakmak: PK. 949 Ulua/ANKARA Telefonumuz yoktur. ANKARA NOTLARI 3VIUSTAFA EKMEKÇİ Hinthorozu'nunGömleği mi? Günlerden cumartesi, yani üç gûn önceydi; Cebeci gömüt- lüğüne gidip cumartesi arkadaşlarından ölenlerin gömûtle- rine çiçekler bırakacaktık. Bir gün önce Necati telefon etmişti; "Sabah saat 10.30'da Şinasi'nin evine gel!" diye. Gitmek istiyordum, uzun süredir cumartesi arkadaşlarını bir arada görmemiştim. Gömütlüğe gitmiyordum ya, bu kez giderdim işte. Şubatın 12'sinde mide kanaması geçirmiş, o güne dek herkeslerden saklamaya çalışmıştım. Leziz Hanım, Musta- fa Şerif'in eşi, sayrıevine yatırmaya kalkmış, bereket "Yük- sek İhtisas"ta yatak bulunamamıştı. "Yoğun bakım"a yatırmaya kalktılar, ona neredeyse isyan ettim! — Yoğun bakımda yatmam diyordum. Orada, adamı çı- nlçıplak yatınyorlardı. Bir de üşüttüm mü tamamdı! Günlerden cumartesi, ayın kaçı oluyor? Evet, 16'sı. Dört gündür mide kanaması geçiriyorum demek. İlk kez geçiri- yorum! Bir ara bayıldığımı kimseye söyiemedim. Sayrıevin- de anladım ki iş ciddi! Leziz Hanım, sağınlardan Tevfik Bey'e soruyor. — Özel yatak var mı? — Yok! — Tek yatak? — Yok! — İki yataklı? — O da yok! — Yoğun bakımda? İşte o zaman, acil servis'in odasında, telefonu ben aldım: — Ben evde yatabilirim. En küçük bir olayda da size ha- ber veririm Leziz Hanım, ne olur evime gidip evimde yata- yım! — Ama, dedi Leziz Hanım, kan çok düşük, kan vermek gerekebilir! — Ben o zaman gelirim. Bakın, sağınımız yanımda, onu aratınm. O da beni arar! — Bak arkadaş, benden günah gitti, dedi Leziz Hanım. Yanımda, Eytem var; istemememe karşın o da gelmişti be- nimle. Sağın Tevfik Bey, ilaçlarımı yazdı. — Bu, "Talcid", iki saatte bir iki ölçek alacaksınız. Bu da "Famedin" her akşam yatarken bir tane alınacak. Önce sı- kı bir süt rejimi yapacaksınız. Birkaç gün sonra gelişmeye göre başka şeylere geçebiliriz... — Domates yiyebilir miyim? Elma? — Elma yiyebilirsiniz! — Yeşil biber? — Acı olmamak koşuluyla evet! — Asıl soruyu patlattım: — Yazı yazabilecek miyim? — Yazmamak sizde stres yaratacaksa, yazın! Aksi hakte... —Yazmazsam, stres yaratır dedim. Kolum kırıkken yazmamış mıydım? Eylem'le ilaçları alıp eve döndük. Doğru yatağa. Telefonlara çıkmıyorum. Ama "Babamız sayrı" filan da denmeyecek. Eylem, Özlem de, Aldoğan'da buna dikkat ediyorlar: — Babamız dinleniyor... Uyuyor... Kim anyor efendim? Biz katkınca haber verelim! Bunları duyuyorum, benim yüzüm- den yalan söylüyorlar! Yatağa çakılıp kalmak da olmaz. Arada bir arabaya atla- yıp Cumhuriyet Bürosuna, toplantılara gidip görünmek ge- rek.. — Ne sayrısı >ahu, dün birtikteydik desinler... Konuştukiarım, iç açıcı şeyler söylüyorlardı; — Ben beş kez kanama geçirdim diyenler vardı... Sağınım Güneş Hanım, "Aspirini kesmişsiniz. Leziz Ha- nım'la bir görüşün de ne yapacağımızı kararlaştıralım!" di- yordu. O da yüreğimi düşünüyordu! Eski sağınlardan Müzeyyen Çokdeğerli de ilgilendi. Sağ olsun! Artık iyiyim. Her şey tıkırında! Habeıier o sıralar iyice aktı da aktı. Haberler bu kez, yat-; tığım yere geliyordu. Doğu'ya, Güneydoğu'ya giden sağm- j lara, bacılara ilişkin yazılart bu sayrılık döneminde yazdırrf. j Şinasi'nin evinde buluşmuştuk: Necati, Hüseyin, Hasan, Yüksel, Ali Fuat Bey'ler gelmişlerdi. Şinasi'nin evine usta gelmişti, mutfak eşyaları yinelenecekti. Biz altı kişi, iki ara- ba ile Cebeci gömütlüğüne gittik. Önce, "Beybaba"nın gö- mütüne gidip çiçekler serptik. "Beybaba" Ceyfıun Atuf Kansu'ydu. Ona "Beybaba" derdi cumartesi arkadaşları. "Bana dünyantn bütün çiçeklerini getirin" demiyor muy- du bir dizesinde? Kır çiçekleri serptik "Beybaba"ya. Ora- dan "Halaoğlu" Erdoğan Erman'ın gömütüne gectik. Onu Hüseyin aradı buldu. Necdet Özdemir'in gömütünü bir tür- lü bulamadık. "Ada-parsel" numaralannı da araştırmamış- tık. Bir arkadaş: — Bu Necdet, dedi, yasamında da böyleydi, nerede oldu- ğunu kimse bilmezdi! Necdet'in çiçeklerini ortalığa serptik. Oradan Tahsin Sa- raç'a geçtik. Biri: — Tahsın'e söyleriz, o bizim geldiğimizi Necdet'e haber verir diye espri yaptı. Tahsin Saraç, Nimet Arzık, Çağdaş Ga- zeteciler Derneği'nin benden önceki başkanı arkadaşım Ra- fet Genç'in gömütleri bir aradaydı. Üçüne de çiçekler serptim! Döndük. Arkadaşlar, "Körfez"e gittiler, ben gitmedim! O akşam, cumartesi akşamı Çağdaş Gazeteciler Derne- ği'nin gecesi vardı. Geceyi ayrıca anlatmak isterim. O ge- ce, Hinthorozu Erdal Bey'le Hikmet Çetin, Yiğit Gülöksüz, Abdülkadir Ateş, Murat Karayalçın, Ali Dinçer bir araday- dık. Başanlı gazetecilere ödülleri verildikten sonra "piyango" çekildi. Erdal Bey de iki tane aldı. Hiç boş yok! Erken ayrıldı Hinthorozu. Ayrılırken piyango numarasının bulunduğu çikleti bana bıraktı. Çok bilet alan Muzaffer'le, Ayla'ya verdim ben de biletleri. Aldoğan da almış biletler. Benim de vardı... Piyangodan bir dolu şey çıkmış. Bir de "3" numara göm- iek! — Bu, senin dediler, "Mudo" gömleği... Kendi kendime düşünüyorum; bu giydiğim gömlek aca- ba Erdal Bey'e mi çıktı, diye... • NEVVROZ ŞENLİKLERİ • 21 Mart dünya ırkçılıkla mücadele gününde sömürgeciliğe karşı NEVVROZ bayramında hep birlikte olalım. HALKIN EMEK PARTİSİ GENEL MERKEZİ •21 Mart 1991 İSTANBUL AbdiİpekçiSporSalonu-Z. BURNU • 21 Mart 1991 ADANAAdanaKültürSarayı • 22 Mart 1991 IZMIR Yenişehir Kültür Sanat Merkezi • 24 Mart 1991 Diyarbakır Dilan Salonu •21 Mart 1991 VAN •21 Mart 1991 MERSİN DAVETİYELER HEP İSTANBUL İL MERKEZİ VE İLÇE MERKEZLERİ İRTİBAT: 1363961 /516 93 98/583 53 59 SATILIK DÜKKÂN Kapalıçarşı, Hacı Hüsnü Sokak No: 21-23 7,25 m' Tel: 517 53 93 DÜZELTME 11 Mart 1991 tarihinde gaze- temizde yaımlanan B-21221 No'- lu gayrimenkul ilamnda sehven F. maddedeki parsel no. 71 ola- rak yazılmıştır. Doğrusu 1071 parsel olacaktır. tlgililere duyurulur.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog