Bugünden 1930'a 5,404,841 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

18 MART 1991 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TÜRKIYE'DE BUGÜN Devlet Meteorolofi Işten Genel Mü- tfûrlûgıJ'nden aiırtan takoiye göre bü- tün Mlgelenmiz bukıflu. Marmara'mn babsı ve kıyı Ege dışında kalan tüm yurt yagmurtıı geçecek. Hava sıcaklı- gmda ftnerri bir degtşıkfk olmayacak Ribgâr yudun kuzey keamlennde ku- a y ve bab, gûney kesimlennde gûney ve bat ydnlerden hafrf orta kuvvette esecek Denizlenmızde nîzgâr: Batı Karadeniz ve Marmara'da yıldız ve poyraz, Kuzey Ege'de gûndogusu ve poyraz Doğu Karadentz'de gündoju- su ve kesışleme, diger denızterimizrJe kıMe ve lodostan 3-5 yer yer 6. BaO Karadenız ve Gûney Ege açıkbnnda yer yer 7 kuvvetjnde saaîte 10-21. yer yer 27, Batı Karadeniz ve Gûney Ege açıMannda yer yer 33 dentz mjü hota esecek. Van gMû çok bukjBu ve yagmurkı geçecek. Biftgâl Btfs Boiu Burea Çanattale Conım tferazf Y 20° 12° Oıyartakır Y 11» e°E*ne r T3° 6°Eranean Y 12" PEramım Y Y 12» Y 21° 14° Gıresun Y 18° 10° Gwnü$hane V Y 13° 8°HatUn Y 15° 9»lsparö Y 10° PMstanbul Y 10» Plzmr Y 9° 3°Kars Y 12° 4° Kastamonu Y V Y 12° 6°Ka>wn Y 11° PKırtdmt B 10° 6°Konya Y 14° 6°Kûtahya Y 13° : açık bukıtkı yaOTOrkı M 9 S İ ikjrtı A-açık B-tnJuDu G-gûneşt K-kart S-stsi Y-yjJmurlu BULMACA SOLDANSAĞA: 1 2 3 4 5 6 7 8 1/ Avukat. 2/ Has- talıklı, sakat... Kedi ya da köpek yavru- su. 3/ Uzun tüylü kalpak... Baba. 4/ Uzunçalar da deni- len 33 devirli plakla- n belirtmekte kulla- nılan kısaltma... Sözcüklere dilbilgisi bakımından biçim veren, ek durumun- daki öğe. 5/ Kanşık renkli... lspanyolla- rın sevinç Unlemi. 6/ Amonyak tuzu. 7/ Halojenler grubundan gaz halinde yalın cisim... Boru sesi. 8/ Hararet... Genellikle çalgısız olarak, türkü eş- liğinde oynanan halk oyunlannın ge- nel adı. 9/ Felç... Yapay reçine ver- niği ve tutkaiı üretiminde kullanılan beyaz ve billursu toz. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Kişinin, etkisinden kurtulamadı- ğı yersiz ve saçma düşünce. 2/ Zon- guldak'ın bir ilçesi... Bir nota. 3/ "Çok önemli kişi" anlamında uluslararası kısaltma... Benzer- lerinden üstün. 4/ Kategori... Yüze sürülen pembe düzgün. 5/ Üç katlı bükülmüş ipek ipliği. 6/ Kuzu sesi... Karakter. 7/ Yol- suz ya da emeksiz elde edilen şey... Çıplak vücut resmi. 8/ Nite- likle ilgiü bulunan... Halk müziğıne özgü telli bir çalgı. 9/ Bah- çelerde yazın oturulmak için yapılan kafes biçimde süslü car- dak. 60 YIL ÖNCE Cumhuriyet Emniyet Sandığı 18 MART 1931 Borçlar kanunu iki kimse arasında serbest akitleri kabul etmiş ve memleketin refah ve iktisadi inkişafım istihdaf etmiş olmakla beraber, muhtekirler bazı malûl mütekaitlerin, yetim ve dul kadınlann maaşlarına mukabil ayda yüzde on faiz ile para vermek suretile serbest aktin hükümlerinden istifade etmektedirler. Halbuki, borçlar kanunu serbest akitleri kabul etmekle beraber ihtikân da hiçbir zaman terviç etmemiştir. Kanunun bu kayıtlannı bilmiyenler ise maaş cüzdanlannı doğruca sarraflara götürüp kırdırmakta ve tatbik mühürlerini de teslim ederek . medarı maişetlerini bu adamlannı ellerine terketmektedirler. Maaş kırmak suretile yüzbinlerce lira servet yapan bir çok sarraflar gösterilmektedir. Bunlardan apartıman sahibi olanlar bile vardır. Maliye Vekâleti bu rnühim mes'elenin önüne geçmek için bazı tedabir alınması hususunu tahtı karara almış ve Istanbul Maliye müfettişlerinin bu mes'eleye mütedair olarak tanzim ettiği raporunu tetkik etmeğe başlamıştır. Bu mukarrerat cümlesinden olarak tstanbul'da bulunan Emniyet Sandığı, Eytam Bankası gibi müesseselerin maaş cüzdanları üzerinden de senevi insaflı bir faizle para ikraz etmeleri esasını kabul etmiştir. Bu karar bugünlerde tatbik edilmek üzeredir. 30 YIL ÖNCE Cumhuriyet M * » / Sıaıf C H E V R O L E T Gürserin ihtarı 18 MART 1960 Devlet ve Hükümet Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel, bugün başbakanlıktan aynlırken kendisini kapıda bekliyen basın mensuplannın Adalet Partisindeki tevkiflerle ilgili bir açıklama yapılıp yapılmıyacağı hususunda sordukları soruyu şöyle cevaplandırmıştır: Cemal Gürsel <;_ Memleketin huzurunu kimse bozamaz. Eski rezaletlerin hortlamasına asla imkân vermiyeceğim. Memleketin huzurunu bozanlann, rahat durmıyanlann kafasını mutlaka ezmiye kati surette kararlıyım. Bundan kimse istisna edilemez." Başkan Gürsel, "Kardeşlik Haftası"ndan sonra siyasi faaliyetlere izin verilip verilme>'eceğini öğrenmek isteyen basın mensuplarına "Bu hafıa hiçbir taahhüde girmem" demiştir. Başkan otomobiline binerken gazeteciler "Artık seçim tarihini sonnuyoruz paşam" demişler. Gürsel, bunu bir gülümseme ile cevaplandırmıştır. Basra'daki ABD Üssü A.B.D. Hariciye Vekâletinden perşembe gecesi bildirildiğine göre, Suudi Arabistan, A.RKnin Dharan'daki stratejik hava üslerini tahliye etmesini istemiştir. Hanciye Vekâleti sözcüsü bu üssün tanliyesiyle, Amerikalılann Arap dünyasındaki üslerinin sadece Wheelus'a münhasır kalacağııu söylemiştir. Burası Kuzey Afrika'da Libya'dadır. Ancak Hava Kuvvetleri subaylan da hâlen Amerika'nm Fas'ta kullanmakta olduğu üç üs bulunduğunu bildirmiştir. Dharan üssünü kullanma hakkındaki antlaşma 1%2'de son bulacaktır. Suudi Arabistan antlaşmayı yenilemiyeceğini bildirmiştir. Stratejik önemi büyük olan üssün tahuyesinden sonra Amerikan sivil havaahğı tarafından kullanılmaya devam edeceği bildirilmektedir. GEÇEN YIL BUGÜN CumhuriYei Susuz kış 18 MART 1990 Türkiye, 1974 yılmdan bu yana ilk kez büyük bir kuraklık ve ürün kaybı tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor. Yetkililer, nisan sonuna kadar "tatmin edici" düzeyde yağmur yağmaması durumunda, başta tstanbul olmak üzere büyük kentlerde içme suyu sıkıntısı çekileceği, kırsal kesimde tahıl üretiminde yüzde 50 kayıp olacağj, sulu tarımın yapılmasında da güçlükler çıkacağı tehlikesine işaret ediyorlar. Yağışsızlık, doğurduğu içme ve sulama sorununun yanı sıra hidroelektrik santrallarından enerji üretimini de önemli ölçüde etkileyecek. Türkiye genelinde son 4 aydır, büyük bir kuraklık yaşanıyor. Bu dönemdeki yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının çok altında bulunuyor. Kuraklıktan en fazla etkilenen bölgelerin başında Türkiye'nin tahıl ve ayçiçeği amban olarak bilinen Trakya ve lç Anadolu bölgesi geliyor. Uzmanlar, havalann ısınması ve yağış miktarının azalmasına, ekolojik dengenin giderek bozulmasının neden olduğu göraşü üzerinde duruyorlar. DÛNYA'DA BUGÜN. Kahıre • TARTISMA ne Katkı Bütün insanlar, bütün bilimler benzer biçimde "tektipleşme"nin krizini yaşıyorlar: "Imagolog"lann buyruklanna hayır diyemedikleri için! "... Bugün imagolog işiııi gizJemiyor, ter- sine ondan söz etmeye bayıhyor çogu za- man; müşterisi olan devlet adamına ögrct- meye çalıştıgı şeyleri, verdigi talimatlan, onu hangi kötü alışkanlıklardan vazgeçir- diğini, kullanacağı sloganlan, uluorta ko- nuşmaktan büyük zevk duynyor... Imago- k)ji son yıUarda ideotojiye karşı radikal bir zafer kazandı." (ölümsüzlük - M. Kundera, 1. Yerguz'- un çevirisi, AFA-1990) Yaklaşık S ay önce Kundera'nın "ölüm- süzlök" eserini okurken aklıma hep yok olan, yok olmaktan da öte birtakım "ima- golog"larca "alternatif'leri "sunnlan", "insaniık degerleri" geldi. tnsanlanmız, kendilerini "çaga uygun" biçimde yetiştir- meleri ya da "çağın gereklerini" öğretme- leri için birtakım "imagolog" lara görev- ler veriyorsa, yapılacak işin kalitesini be- lirlemek doğaldır ki o imagologlara düşer. Psikiyatri bir bilimdir. Ancak diğer bi- limlerden o kadar farklı bir bilimdir ki işe imagologlar kanştı mı, bilim olmaktan çı- kar. Diğer bilim dallannda bazı merkezler- den belirlenen o kadar net ve tek kurallar vardır ki o bilim, başka türlü yapıldığında, o türlüsünü yapan bednam olur. lşte bu nokta çok önemlidir: Bilimin kuralları da bazı imagologlarca "tek" elde tutulup baş- ka kurallar ve yömemler aforoz edilirse in- sanlann blrey faktörü bir kalemde çizilmiş olur. 1 1 t 4 t « 1 • • ^ ~ \ 1 t /~\ %« ^ - % * t s~S 1 1 ^ - \ * - \ 1 1 <~\ M ^ \ <~\ f 1 / ^ \ 11 t 1 /^\ Hep unutulan bir nokta vardır: Psikolo- jik bilimler "sübjektir' tir. Objektivize et- meye çalışırken, "objektif" olma yön- temini de ortaya koyanın bir birey olduğu hiç hatırlanmak istenmez. Serol Teber'in yansında duyduğu kaygıya katılmamak mümkün değil. Psikiyatri bir doğa bilimi değil, tersine bir bireyi "rnhsal yapısı"yla anlama, değerlendirme, rahatsızhklannın nedenini kendi özgül yapısı içinde kavra- maya çalışma ve çıkış yollannı yine o bi- reyde gösterebilmeyi amaç edinmiş bir bi- limdir. Dayandığı temel, doğada, doğal olan her şeyin kendine özgü yapılan oldu- ğudur. Bu yapılardan biri olan "lnsan"ın bir insan tarafından anlaşılmaya çauşüması da özel bir uzmanlık alanı gerektirmekte- dir. "Nonnalin anlaşdması için patolojinin büinmesinin geregi..." sözkonusu olduğun- dan, bu da "psikiyatri"dir. "Bir kereliği- ne dünyaya gelmiş" insanın hiç olmazsa bir uzmanlık dalı tarafından 'kendi'nın anla- şılma isteği, hakkı ohnası gerekmektedir. Bir psikiyatra gelinceye kadar insanlanmız zaten binlerce biyolojik tetkiklerden geçe- rek bir araç gibi rekdifiye ediliyorlar. Bun- lara bir de ruhbilimi eklendi mi yazann kay- gısını yaşamamak elde değil. Ancak bunu sadece "nıhbilimcilerinin krizi" olarak değerlendirmenin yetmeyece- ğini saruyorum. Bütün insanlar, bütün bi- limler benzer biçimde 'tektipleşme'nin kri- zini yaşıyorlar: "lmagolog"ların buyruk- lanna hayır diyemedikleri için! sorular ve sonınlar karşısında kendi cevaplarmı ken- dince vermek yerine imagologlann kendisi için hazırladigj "kabp"lan sunmarun tâşi- ligi açısından daha az zarar göreceğini sa- narak... Eh, ruhbilimcilerin de bu dünyada yaşa- dıklan düşünülürse.. imagolojiden payını almayacağı da düşünülemez. İnsanlan "toplam degerlerin ortalaması" olarak gör- menin büimsel çalışmalan da 'sayıMarla yapmarun rahatlığını yaşamak istiyorsa hele hele... Oysa bir bireyi kendi özellikleri için- de değerlendinnek ne zor bir iştir. Alt ta- rafı bir kişi canun, değer mi! Sözkonusu olan sadece ruhbilimin krizi değil gibi geliyor bana! Dr. Ş. CANER EMfit Psikiyatr/ tstanbul TJC İSTANBUL BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ İSKİ İSTANBUL SU VE KANALİZAŞYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DUYURU 1— Genel MadUrlügüınOzde açık bulunan ve 3'uncO nuddede belirtilen kadrolara çeşitli işyerlerindc istibdam edilmek uzere yapılacak yazüı ve gözlu sınavlar sonucu 657 sayılı Yasa'ya labi personel abnacaktır. 2— Adaylarda 657 sayılı Yasa'run dejfcik 48'incı maddcsinde belirtikn Genel Şartlar ile 3'üncü mackkdc belirtilen Özel Şartlar aranacakur. 3— Kadronun: UnTinı Mahendis Mttbendû Tekniker Sıarfı TH Dercctii 6 Adedl 2 damra» TH 7 TH 8-9 Kimyager TH 6 Laboranı TH 7 - 8 24 MUhendis Mubendis Mes.Y.Ok. Tek.Y.Ok. Kımyager Mes.Y.Ok. Kimya, Hayati Bilimler ve Su Ürunlen veya muadili branş mezunları Teknisyen TH 9-10 SOrveyan TH 7-8-9-10 End. Mes. Lis. Teknik Lıse veya 16 Mes.Y.Ok. End. Mes. Lts. veya Teknik Lise Yapı veya Insaat Bölümü mezunu Anodaa ö n l Şırtlmr 2 adedine de tnşaal MUhendısi ahnacaktır. Erkek adaylann askerlik hizmetini vapmış olması Elektrik MUhendisı ahnacak olup. Şıle'dekı Oarlık Baıajı işyerinde istıhdam edılecektir. Erkek adayların askerlik hizmetini vapmış olması. 2 adedine Insaat, I adedine Makina, 1 adedine ise Elektrik böltaıü mezunu alınacaktır. Erkek adayların askerlik hizmetini yapmıs olması. Erkek adaylann askerlik hizmetini yapmış olması. Erkek adaylann askerlik hizmetini yapmıs olması. 2 adedine elektrik, 1 adedine Elektronik, 1 adedine ise Makina bölümi) mezunu alınacakur. Erkek adaylann askerlik hizmetini yapmış olması. Topoğraf TH 7-8 6 adedine Meslek Yaksek Okulu, 10 adedine ise Endustrı Meslek Lisesi mezunu. Görevın özellıği nedeniyle askerliğini yapmıs erkek personel ahnacaktır. Mes.Y0k.Ok. Harita- Kadasuo bölümü mezunu Erkek adayların askerlik hizmetini yapoıı; olmasj 4- Yazüı sınavbrdan: MUhendis sınavı 2.4.1991, Tekniker sınavı 3.4.1991, Laborant, Kimyager ve Teksisyen sınavı 4.4.1991, Sûrveyan ve Topojraf sınavı 5.4.1991 gunü ldaremiz Aksaray Merkez ışyeri yemekhanesinde yapılacak olup sınavUnn bajlama saati 15.00'ür. Yapılacak sınavlara muracaat sayısı fazla olduğu takdirde sınavlar bolumler haUnde yapılacaktır. 5— Sınavlara girmek isteyeo adaylann en gec 29.3.1991 gunO mesai bitimine kadar iki adet fotoğraf ve Nüfus Hüviyet Cuzdamnın ash ile birlikte tdaremiz Merkez işyeri Personel Daire Başkaniıgı, Memur Personel Mudurlüğtl'ne şahsen muracaat etmeleri gerekmektedir. Mektupia veya dilekce ile muracatlar kabul edilmeyecektır. LISKUR SURUCÜ KURSU "Yenl anav sıstemine göre" Devreler: HaftaSonu: 16 Mart Hafta Içi: 18 Marl KADIKÖY (SöğODûçeşme Cami yanı) 349 18 24-349 18 25 336 02 06-336 02 79 Fatoş HEYKEL SERGİSİ 8 Mart - 22 Mart 1991 PRESTİJ Tünel Pasajı Tünel- İstanbul Tel: 151 43 02 NİL GÜN work shop İnsan Potansiyeli Kendini Tanıma Lûtfen 16.00-19.00 saatleri arasmda 154 79 29dan bilgi alınız. fİGDAŞistanbul Gaz Dağıtım Sanayii ve Ticaret A.Ş. MUHENDİSLER İÇİN SEMİNERLERJ Proje hazırlayacak makine mühendisleri için daha önce başlatılan seminerter devam etmektedir. Bu seminertere katılmak isteyenlerin İGDAŞ'a başvurarak kayıt yaptırmaları duyurulur. KAYIT IÇfN İSTENEN BELGELER • 4 adet vesikalık renkli resim, • Noter onaylı mühendislik diploma fotokopisi, • TMMO sicil numarası, • işyerine ait ticari/sınaii faaliyet belgesi, • Vergi sicil numarası. IGDAŞ. Kazım Karabekir Cad. No:4 Alıbeykoy Tel: 564 54 74 - 564 54 79 Ehliyetimi yitirdim. Hükümsüzdür. ARİF KIZILYALIN YÖRÜNGEİ HAFTALIK HABER OERCISI BU SAYIDA GİZLİ BELGELERDB KÜRT ÖRGÜTLERİ V/. T.C. GAZİANTEP 2. SULH CEZA MAHKEMESİ Esas No: 1990/1668 Karar No: 1991/109 Hakirn: Şazi Öner 19523 Kâtip: Merih KaUya Davacı: K.H. Saruk: Mustafa Zor, Mehmet oğlu 1939 doğ. Anl Istiklal Mah. kayıtlı Beyazlar Mah.'si 29 sokak No: 19 Gaziantep. Suç: G.N.T. Muh. Suçtarihi: 6.6.1990 Karar ta.: 6.2.1991 Saruk Mustafa Zor hakkında gıda maddeleri kanununa muhale- fet suçundan eylemine uyan TCK 396 mad. uyannca ay hapis 40.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına 647/4 mad. gereğince ha- pis cezasının yerine 450.000 TL. ağır para cezası ve bu cezanın TCK.'nın mad. ile toplam 490.000 TL. agır para cezası ile cezalan- dırılmasına, TCK.'nın 402/1, mad. gereğince 3 ay süre ile cürme vasıta kıldığı meslek, sanat ve ticaretin tatiline ve aynca takdiren 7 giin süre ile iş yerinin kapatılmasına, TCK'nın 402/2 mad. uyannca gerekli ilan işlemleri yapılmak üze- re karar özetinin C. Savcıhgı'na tevdüne karar veriimiştir. 6.3.1991 SARIYAHŞİ ASLtYE HUKUK MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 1990/248 Davacı Sanyahşi ilçesi Boğazköy kasabasından Davut Erdem ta- rafından açılan gaiplik davasının yapılan yargılaması sırasında: Davacı Davut Erdera, Sanyahşi ilçesi Boğazköy kasabası 94 ha- nede nüfusa kayıtlı Davut ve Mercin oğlu 1/3/1949 D.'lu Ahmet Er- dem'in gaipligirie M.K.'run 31'inci maddesi uyannca karar verilmesini talep etmiş olmakla Ahmet Erdem'i bilen ve tanıyanlann veyahut mu- hatabın işbu ilan tarihinden itibaren bir yülık süre içerisinde mahke- memize muracaat etmeleri, aksi takdirde adı gecenin gaipliğine karar verileceği ilan olunur. Basın: 21765 POUTIKA VE OTESI MEHMED KEMAL Sıvaslı Bir Şair Epey oluyor, otobüse binenler camların üstünde şair Hasan Hüseyin'in boy resimlerini gördüler. Şairin ölüm yıt- dönümü imiş; Sıvas Yardımlaşma Derneği öncülük etmiş. Belediye Başkanı da Sıvaslı ya, otobüsleri şairin resimle- ri ile donatmışlar. Hasan Hüseyin şiir ve edebiyat yüzün- den çok çekmiştir. Düşünür müydü, bir gün gelecek re- simleri Dersaadet'te otobüsleri donatacak!.. Demek ola- biliyor. Befediye seçimleri sırasındaydı. Satranç kahvesinden tanıdığım bir dost yanıma geldi. Hemşerilerinin başkan- lık için adaylığını koyduğunu, onu desteklememi istedi. "Kim hemşeriniz?" diye sordum. "Prof. Nurettin Sözen" dedi. "Hemşerimiz olur." "Kazanacak mı?" "Siz yazın, biz onu kazandırırız." Nurettin Sözen'ın Sıvaslı olduğunu o zaman öğrendim. Ne yalan söyleyeyirn, Bedrettin Dalan'a karşı kazanaca- ğını hiç beklemiyordum. Sadece ben değil, partisi de bek- lemiyordu. Ama kazandı. Hasan Hüseyin de Sıvas'ın Gürün'ünden oluyor. Pir Sul- tan Abdal ocağından, hu dost!.. Öyle diyelim. Hasan Hüseyın'i Rüzgârlfda tanıdım. Akis dergısinde düzeltmendı. Sonra bir çok yerde çalıştığımız oldu. Der- gilerde yazdı, dergı çıkardı (Forum), TİP'i destekledi. An- kara'nın Babıâli'si olan Rüzgâriı'nın kaldırımlarını arşın- ladı. Aslan yelesine benzeyen gür saçları, kalkık kaşları, Alevi bıyığı ile gözlerimin önüne geliyor. Genç yaşta acı çekerek öldü. Olümü için yazdım sanıyorum. Köşe yazar- lığmın alın yazısıdır. Her ölen dostun yanında olunur. Bunları düşünürken İsmail Gençtürk'ün 'Hasan Hüse- yin Derler Adıma' adlı (Damar Yayınlan'ndan) kitabı efi- me geçti. İsmail Gençtürk, karabatağa benzer, bakarsı- nız bir görünür, bir yiter. Bir gün bir yerlerden ya sesi ge- lir ya da kendi. Bu kitap da öyle oldu. İsmail Gençtütk, bu kitabından şairie olan anılarını, dostluklarını ve dost- larını, Kızılırmak adlı şiir kitabının başından geçenleri, mektuplarını anlatıyor. Hasan Hüseyin çjendi mi aklıma hemen Duran Karaca ve Balaban düşer. Üçünü birarada Kızılay'da çok görmüş- lüğüm vardır. 'Siz köylüler yok musunuz...' derdim. Bala- ban güler, öteki ikisi kızardı. Köylü sayılmazlar mıydı, ne- den kızarlardı... Belki de köylüde bir küçümseme bulur- lardı. Hadi eskiden olsa kızılsın! Köyden son yıllarda, bk çok şair, yazar çıkmadı mı? Kızılay bir buluşma yerı gibi. Çıkın, üç aşağı beş yukarı şöyle bir dolaşın, bütün ara- dıklarınızı bulursunuz. İşte Ekmekçi, Makal, Talip Apay- dın, Dursun Akçam görünmezler mi? (Dursun o yıllarda daha yurtdışına çıkmamıştı.) Hasan şiirden ötürü içeri giriyor. İsmail dışarıdadır. Ne yapsın, ne etsin de düşündüğünü, acısıyla yandığını be- lirlesin? Hemen hatırına bir telgraf çekmek geliyor. Çeki- yor da. İçeride Hasan'ın eline erişiyor telgraf... Hemen bir- kaç dize döşeniyor. Telgraf çekmiş bizim İsmail Yenişehir'in PTT'sinden Gecenin ortasında başgardiyan Uzattı koğuşun penceresinden Pencerenin yarığından Dünyalar benim oldu Telgrafın tellerinden Uçaklarım kalktı güneşli sabahlardan Gemilerim sevgılı gemilerim Sevgiyle yelken açtı. iKitapta birçok dostun adı geçiyor. Eğer her şairin Isrn gibi vefalı dostu olsa, anılar, şuraya buraya atılmış kâğıt- lar gibi bir kıyıda kalmaz, kitaplarda görünür. CALIŞANLARIN SORULAR1/SORUNLARI YILMAZŞİPAL "Borçlanmanı Geçersiz Sayıldı" SORU: 1969 yüında turist olarak gittiğim Avusturya'da 165 gün çalışüktan sonra Federal Almaoya'ya geçttra ve orada 17 yü çahştım. Sonra \Tirda kesin döniiş y«p- üm. 1978 yılında yünıriükte olan 2147 sayılı yasay» göre SSK'yn yurtdışı hizmetkrimi borçlanmak içia başvurdum ve 4J20 DM.*yi gösterdikleri bankaya d*- viz olarak ödedim. 1988 yılında tüm koşullan yerine getirmiş bir !*• gortalı olarak SSK'dan emekli olmak için başvuru- da bulundum. Yurtdışına gitmeden önce sigortalı çalışmalanm- la birlikte bana 6.600 gün üzerinden ve asgari iicret- ten emekli a> Iıgı baglandı. Kısa bir süre sonra asgari ücrerten bağlanan emekü aylıgı "(..) dosyanızın tetkikinde Avustuna'da çalış- malannızın olduğu, ancak bu calışmalardan hiç bab- setmediğiniz anlaşümış olup, 2147 sayılı kanuna göre yapılan borçlanma işleminiz, anılan kanunun uygu- lama esasları hakkındaki yöneUneligin 6/b madde- sine göre ipta! edilmistir." denildi. Ve aylığım kesildL Aylığınun kesilmesi bir yaoa 3 milyon 150 bin lira da borç çıkanldı. Oysa ki ben Avusturya'daki çahşmalanmı unnt- muştum. O nedenle yazmadım. 4 bin markı ödeyen, 165 markı mı ödemeyecekti? Böylece, borçianmam geçersiz sayıldı. Maaşım ke- sildi. Aynca, borçlu da çıktım. Şimdi, asgari ücret- ten aldığım emekli aylığımdan, her ay kesinâ yapüıyor? Yasal yollara başvurursam haklı çıkar mıyun? T.K. YANTK 7.6.1978'de yürürlüğe giren ve 22.5.1987'ye kadar ytl- rürlükte kalan 2147 sayılı yasanın 4. maddesinde, yasanın yü- rürlüğe girdiği 7.6.1978'de "Yurtdışında çalışmakta olanlar, yurtdişında daha önce çalıştıklan ve belgeledikleri sürelerin ta- mamını, primlerini döviz olarak ödemek kaydıyla borçlanabilirler" denilmektedir. 25.7.1982 günlü Resmi Gazete"de vayımlanan ve aynı gün yü- rürlüğe giren yönetmeliğin 'Hizmetlerin bölünmezliği'ne iliş- kin 6. maddesinde "yurtdışında geçmiş sürelerin ancak tamamı değerlendirilir" denilmekte ve "b) Sürelerin tamammın belge- lenmediği sonradan anlaşılırsa 2147 sayılı yasadan yararlanıla- rak değerlendirilen' hizmetler"in geçersiz sayılacağı acıklanmaktadır. Konu, Yargıtay 10 Hukuk Dairesi'nin 29.12.1983 tarihli, 1983/627 esas ve 1983/6970 kararı ile yonımlanmış ve karara bağlanmıştır. Bu karar da Yargıtay Yayın İşleri Müdürlüğü'n- ce yayımlanan, Yargıtay Kararları Dergisi'nin Nisan 1984 ve 4. sayısının 590. sayfasında yer almıştır. "ÖZET: 2147 sayılı yasanın 4. maddesinin kısmi borçlanmayı önlediği şeklinde yorumlanmasına olanak yoktur. Böyle bir yo- nım tüm sosyal güvenlik ilkelerine ve yasaya aykındır. Çalı- şanlann sosyal güvenlikten yararlanmalanna ilişkin asgari koşullann, sigortalılar aleyhine ve yorum yoluyla ağırlaştınl- ması olanaksızdır. Yönetmeliğin 6. maddesi, 2147 sayılı yasa- nın 4. maddesine aykındır. Hâkim idari tasarruf olan yönetmeliğin yasaya aykırı maddesini uygulayamaz." ' Kaldı ki 2147 sayılı yasanın 22 Mayıs 1985 tarihinde yerini bıraktığı, 3201 sayılı yasanın 3. maddesinde yurtdışında çalı- şanların, " yurtdışında geçen sürelerin tamamını veya diledik- leri kadarını döviz olarak ödemek sartıyla borçlanabilirler" hükmü getirilmiştir.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog