Bugünden 1930'a 5,414,853 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/17 SIEMENS Raylı sistem için özel çözümler Avrupa treni icin start verildi .1 ı.-lı.,».- II» ^ r.u £11- İspanya, Dünya Fuarı '92 ile birlikte Madrid-Sevilla arasında yeni raylı ulaşım sisteminin açılışını yapacaktır. Projeyi Siemens gerçekleştirmektedir. Ayrıca sistemin enerji hattı (Catenary), kumanda sistemleri ve her yerde kullanılabilecek "EURO-LOK" adı verilen lokomotifini de Siemens yapmaktadır. Böylece Siemens ile Kraus Maffei güçbirliği, Raylı Ulaşım Sistemi'nin dünyadaki rekabet gücünü de artırmaktadır. Siemens, elektroteknik, mekanik ve sistem mühendisliğinden oluşan raylı sistem teknolojisini tek elden üretmektedir. Uzmanların bilgilerinin değerlendirilmesi, know- how aktarımı, sinerji etkisinin kullanılır kılınması gibi karmaşık sorunlar, Siemens'in kendi geliştirdiği özel çözümlerle elektroteknik ve elektroniğin her alanına büyük katkılarda bulunmaktadır. S I M K O TİCARET ve SANAYİ A.Ş. Siemens AG Türkiye Genel Mümessili Meclisi Mebusan Cad. No:125 80040 Fındıklı/istanbul Telefon: (1) 151 09 00 Fax: (1) 152 41 34 Siemens. Atılımlar gücümüzün kanıtıdır. GOZLEM UĞURMUMCU (Baştarafı 1. Sayfada) lyi hoş da bu Sovyet liderteri Türkiye'deki son on-on beş yıllık gelişmeleri ve Özal'ın nasıl sahneye çıktığını pek bil- miyorlar herhalde. Hiçbiri Özal'ı örnek alamaz; hiçbiri Özal'ın izlediği yolu izleyemez. Böyle bir şansları yok, hiç de olmayacak! Hangisı, siyaset sahnesine "ordu darbesi" sonunda gel- di? Hiçbiri... Hangisine, iktidardaki cunta yol açtı? Hiçbiri- ne. Hangisinin Suudi sermayesi ile içlkjışh Korkut Özal gi- bi "biraderi" var? Hiçbirinin. Gorbaçov'un eşinin "Papatya Vakfi" var mı? O da yok... Gorbaçov ya da Yeltsin'in eşi Po- litbüro'ya ya da Komünist Partisi Leningrad yöneticiliğine aday oluyor mu? Olmuyor... Gorbaçov ya da Yeltsin, eşle- rinin Komünist Parti başkanlık seçimlerini Leningrad Ordu- evi'nden yönetiyor mu? Yönetmiyor. Gorbaçov ve Yeltsin 1 in Efe Mazhar gibi borsa simsarı oğullan var mı? Yok. Gor- baçov'un, Mehmet Barlas gibi evinde Bush ile "top sacret" telefon konuşmaları yaptığı eski solcu, yeni gazeteci- isadamı arkadaşları var mı? Onlar da yok... Gorbaçov, silahlı kuvyetlerden emekli olan generalleri, birer birer bankalara, KİT'lere yerleştirip orgeneral rütbe- sinden sonra "ortiberal" rütbesi yaratıp ekonomik ve sos- yal düzene "temettü paşaltğı" modelini yerleştiriyor mu? Ha- yır. Biliyorsunuz, Leninist parti modelinde "öncülûk" çok önemlidir. Öncülük elden bir kez kaçtı mı; tamam, yandı- nız demektir. Özal modelinde de öncülük çok önemlidir. Özal modelinde öncüler, Leninist modeldeki gibi profesyo- nel devrimcilerden oluşan "öncü müfreze" değildirler. Her devrimin kendine özgü koşulları vardır. Öncü müfrezeleri bu koşullar yaratır. Özal modelindeki öncüler, üçüncü dereceye kadar hısım akraba ile ağızları Davidoff marka purolu, bileklerı Rolex saatli yuppıler, 12 Eylül paşaları, seslerı genizlerinden çt- kan badem bıyıklı gül suyu kokulu "selametçiler", ticaret bur- juvazisine seccade sermış "Naksiler"; hodri meydan bakışh "hareketçiler" ve ideoloji trafiğindeki "U dönüşteri" ile Çan- kaya yokuşuna sapan dönek Marksist yazar ve çizerterdir. Marksizmden kesin dönüş yapıp, liberalizmin öncü müf- rezelerine "iki adım iteri bir adım geri" taktiği ile katılıp bu arada akçeli durumlarını düzeltenlere de "liboşlar" denir. Nakşilere de "naksoş..." 12 Eylül öncesinin MHP kadrola- rında görev yapıp, bugün ANAP'ın "liberal" adı verilen ke- siminde kongre yaratıklannın ideolojik ve eylemsel liderli- ğinde yer alanlara da 'iaşoz" denir. öncü müfrezenin üçüncü dereceye kadar hısım-akraba dışındaki öncüleri, işte bu "naksoşlar", işte bu "liboşlar", işte bu fa/"d Gorbaçov, bu arabesk liberalizm ve alaturka pazar eko- nomisinin başka neresinden örnek alabilir? Örneğin, kaçakçılık ile ilgili ne kadar yasak varsa bunla- rı kaldınr, bu yolla karapara aklanır. Karaparanın aklanma- sı ile birlikte, ne kadar kaçakçı varsa; gümrük, döviz, altın, silah, mermi ve uyuşturucu madde kaçakçıları, hepsi affe- dilir. Bu da yetmez. Başta seks tacırlerı olmak üzere liberaliz- min erdemıne ınanmış ne kadar "kader kurbanı" varsa, bun- lara birer pasaport verılerek yurtdışında görgü ve bilgileri- nin arttırılması sağlanır. "Özal modeli ile kâr-faiz ve rant gelırlerinin ulusal gelirde- ki payları artmış; buna karsılık, aylık ve ücret gibi emek ge- lirierinin aynı ulusal gelirdeki payları da düştükçe düşmüştür" diyenlere "en azından ekonomik açıdan bir sınıf egemenli- ği doğmuştur" diye bağınp çağiranlara da pek kulak asma- yın. "Canım ne olacak? Ha bir sınıfın egemenliği, ha öbür sı- nıfm egemenliği. Önemli olan sınıf egemenliği değil mi?" diye de düşünülebilir. Liberallik de belki bu demektir. Bir "Hberattik" vardır, bir de "öz-tiberallik." Özliberallik, Özalcılık demektir. ' Ne düşiinüyorum biliyor musunuz? Özal, ekonomiyi düze çıkardığına, enflasyonu aşağı çek- tiğine, sivil toplum yarattığına, milli biıiiği sağladığına inan- dığına göre artık cumhurbaşkanlığından ayrılsın; dunyada Sovyetler Biıiiği gibi ne kadar sorunlu ülke varsa, bu ülke- lerdeki sorunları çözmek üzere olusacak bir çokuluslu ku- rulun başına geçsin. Böylece ınsanlığa daha çok yararlı olmaz mı? "Biz Özal'sız ne yaparız" diye kaygılananlar, Özal'ın Ak- oulut gibi eşsiz bir siyaset ve devlet adamı yetiştirdiğini ve bizleri O'na emanet ettiğini ne çabuk unutuyorlar? Akbulut da giderse?. Yooo olmaz. Gitse bile siyaset ku- lislerinde karargâh olarak kullanılan beş yıldızlı lüks otel- lerde, ANAP daha nıce devlet adamları yetiştirır. Ne mutlu Ozalcıyım dıyene! PENCERE(Baştarafı 2. Sayfada) Çünkü perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. Üç günde bir don değiştiren erkeklenn çoğunluğu oluş- turdukları bir ülkede kara bıyıklılara yönelik iç giyim üretme- yekalkışan işadamının alnını karışlarım. Önce bir pazar araştırması yapmak gerekir; bu alanlarda çok ilerledik; uzmanlarımız var; hepsi de dışarıda öğretim gör- müşler; canavar gibi çocuklar; toplumun eğılımlerıni saptı- yorlar; yapılan yoklamalar sonucunda pazara göre üretim ya- pılıyor. Peki, üç günde bir don değiştiren erkeklerin toplumunda 'demokrasi' ve 'özgüriük' işleri nasıl? 'Hukuk öev/eö'nin pa- zarlaması için piyasa elverişli mi? Hukukun üstünlüğünü sat- maya kalkışsak kaç kişi alır? • Hoşgörüyle konuya yaklaşmakta yarar var; asgari ücretle çalışıp her gün don değiştirmek çok güçtür. Adamın tek donu var, (çağdışı herif) haftada bir yıkayıp aynı donu giyiyor; ama ıslak donu kıçına çekecek değil ya, kuru- yuncaya kadar donsuz dolaşıyor. Herif ayağında donu yokken demokrasi istiyor, özgüriük di- yor; oysa her gün don değiştiren, zengin, üniversite çıkışlı. dünya görmüş kişi, 1990'ların Türkiyesi'nde hukuk devleti- nin gereğini savunacak yerde piyasaya göre laf üretiyor. Çelişkili bir durum değil mi? Bu miilet zaten adam olmaz!.. Hatırlıyor musunuz?Doktorun hikayesinİ ya da, (an sesini hatırlıyor muivt%9x^ P«kl siz flatiU gid*rk*n hi( barmeninizi d« yanınızda götürdünüz mü? Ya da hlf aflf astınız mı? Yeksa siz •p«ydir (ya da hif) PAPİRÜS 1 * uğramadınız mı? Ama herkes hala orada, siz d« uğrasanıza! Örneğin bugün SİNEMA fikısında! Papirüs Ifik S«kak 151 14 I I MtA
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog