Bugünden 1930'a 5,414,003 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

DÜNYA PALYAÇOLARI — İngüiz Turizm Örgütü (BTA) yet- kilUerinden alınan bilgiye göre Dünya Palyaçolar Kongresi 12-17 mart tarihleri arasında tngiltere'nin Bognor Regis şeh- rinde yapılacak. Amerika, Kanada. Ingiltere, fsveç, Danimar- km, Hollanda, Aimanya ve hatta Rusya ve Yeni Zelanda'dan yaklaşık 1000 paryaçonun kablacağı kongrede, Ingiltere yedinci kez dünya palyaçolanna kucak açacak. Sağırlara müjde BRISTOL (UBA) — Güney- doğu Ingiltere'de Bristol Üniver- sitesi'nin sağırlara ilişkin incele- meler merkezinde geliştirilen bir bilgisayar sistemi sayesinde işit- me ozürlüler konferanslara, sos- yal toplantılarına ve benzeri et- kinliklere katılarak söylenenle- ri anlayabilecekler. "Hi-linc" adıyla bilinen sis- tem, bir BBC mikrofonu ile ir- tibatlı herhangi bir tipte IBM bilgisayarıyla bir yazılım prog- ramından oluşuyor. Birind bil- gisayar operatörun göruntüle- diklerıni kontrol ediyor, mikro- fon ise kullananın ekranını dü- zenliyor. Çalışma sırasında ope- ratör söylenenleri birinci bilgisa- yarın tuşlarına basarak yazıyor. CUMHURİYET/19 BİSİKLET ÜZERİNDE — Küçük Çinli oğlan, dedesi pedal- lara basarken, ona gazete okumaya çalışıyor. Çin'de en yay- gın ulaşım aracı bisiklet. Çocuklar da bu bisikletlerin vedek yolculan. (Fotoğraf: Reuter) Sekreter yerine makine OKLAHOMA (UBA) — Da kikalarca telefon numarası ara- maya ve sekreter anlaşmazlığına son verecek mini sekreter Ame- rika'da piyasaya sunuldu. Elect- rodex marka mini sekreterin bu- tun işlerini kendisinin hallettıği bildirildi. Küçük bir daktilo görünü- mundeki Electrodex'te bin ade- de kadar kapasitesi olan hafıza- dan istenilen numara küçük bir el hareketiyle bulunuyor. Cihaz telefonla konuşulduğu sırada not almak gerektiğinde kâğıt kalem aramaya ihtiyaç gostermeden not defteri tuşuna basarak istenilen notu kaybede- biliyor. ŞAHLANAN KAMYON — Fransa'nın Lille şebrinde oluşan bu manzara görenleri şaşkınlığa uğrattı. Köpniniin altından geçerken damperi birden şahlanan kamyonun şoförii kendi- ni yukarılarda göriince epey şaşırdı. Ancak kazayı hafif ya- ralarla atlatta. (Fotoğraf: AP) HABERLERİN DEVAMI triırültu (Baştarafi 1. Sayfada) mayan DC-8'leri kargo uçağı olarak kullanan Lufthansa şir- ketinin eğitim içın geçen yıl da Turkiye'yi seçtiği belirlendi. DC-8 gibi gurultülü uçakların Aimanya havaalanlarına bazen inişi için bile izın verilmediğıni belirten yetkililer, Türkıye'de gu- rültu kirliliği konusunda her- hangi bir kısıtlamanın olmadı- ğına işaret ettiler. Aimanya ha- vaalanlarında gurultu nedenıy- le saat 22.00 veya 23.00'ten son- ra iniş kalkışların yasaklandığı- nı söyleyen THY-Lufthansa or- tak şirketi Sun Express yetkilisi Mirjan Vandentvteel de pilotla- rın, piste, gorerek ve aletlı yak- laşma şekillerini denediklerıni, pas geçme ve 'touch and go' (de- ğip kalkma) gibi eğitim uçuşla- rını yaptıklannı soyledi. Neden Türkiye'nin seçildığini sorduğumuzda Mirjan Vandent- weel şu yanıtı verdi: "Antalya'da trafik miisail şu anda. Ve kule gerekli şekilde yardımcı olabüi>or. Hava dunı- mu da gerçekten iyi. Fiyatlar da uygun. Aynı eğitim Almanya'da yapılmış olsaydı, 3-4 kat daha fazla para odenmesi gerekirdi." Germany Cargo şirketi, Sıvil Havacılık Genel Mudürluğu'n- den aldığı izınle eğitim uçuşla- nnı yapıyor. Bunun için de Dev- let Hava Meydanlan Işletmesı 1 ne her iniş için 229.43 dolar ödüyor. Mirjan Vandentvveel, "Alman havaalanlannda guriiltu kirlili- ği sınırlan belirlenmiş. Bunun için Türkiye'nin seçildiği söyle- nlyor. Siz ne dersiniz" şeklindeki sorumuza ise şu yanıtı verdi: "Evet o da bir etken. Ama yüz- de 100 amaç o degil. Güriiltü nedeniyle Almanya'da bazı ha- vaalanları iniş kalkışı yasaklı- yorlar. Türkiye'de boyle bir so- run yok. Havaalanı 24 saat açık". Sivil havacılık uzmanları. Türkiye'de bir 'güriiltü kirliliği sınm'nın buJunmadığını belırt- tiler. Özellikle DC-8 tipi uçak- lar, gürültulü olduğu için yalnız kargo taşımacılığında kullanılı- yor. Bu uçakların eğitim uçuş- lannda ise daha fazla gürultü çı- kıyor. Prof. Günday: 6 Çelebi'nin doktorası iptal edilmelT ANKARA (Cnmhuriyet Bu- rosu) — Devlet Bakanı Işın Çe- lebi'nin, DPTnin değerlendirme raporu ile Eximbank uzmanla- nnın çalışmalanndan yararlana- rak "hazırladığı" doktora tezi- nin hukuken yok sayılması ge- rektiği belirtildi. Ankara Üniver- sitesi Hukuk Fakültesi oğretim üyesi Prof. Dr. Metin Günday, "Doktoranın iptali için Dokuz Eylül Üniversitesi'ne başvuraca- ğım. Kabul edilmezse dava aça- cağım" dedi. Çelebi ise tezinin "özgün" olduğunu savundu. Prof. Günday, doktoranın özelliğinin "orijinal" olması ve "yaratıcüık" içermesi olduğunu anımsatarak "Bir tezin kabulü için belli nitelikler gereklidir. Başkasına ait bir çalışmanın doktora tezinde kullanılması 'usulsüzlüktur, idarenin yanıltıl- ması'dır. Eger bir doktora tezi- nin böylesi koşullarda verildiği anlaşdırsa bu tez hukuken 'yok' bukmündedir. Yani hukuken böyle bir tez yazılmamıştır. l n- vanın da geri alınması gerek- mektedir" dedi. Çelebi'ye verilen "doktor" unvanının geri alınraası için Do- kuz Eylül Unıversitesi Rektorlü- ğü'ne başvuracağını söyleyen Prof. Günday, "Eğer bu başvu- rum kabul edilmezse idare mah- kemesinde dava açacağım. Be- nim bu konuyla nasıl bir bağlan- tım oldugu sorulabilir: ben bir ögretim üyesiyim. Doktora un- vanını 5.5 yıllık bir çalışma so- nunda aldım. Bu olaydan da manevi üzuntü duyuyorunı" di- ye konuştu. Prof. Günday, 2547 sayılı Yuksek Oğretim Yasası'nın üçüncü maddesinde ve doktora ve lisansüstü yonetmeliğinde bir tezin kabul edilmesi koşullarının açıkça belirtildiğini anımsattı. BELÇİKA PARLAMENTOSU AT için'Kürt' koşulu ££$2? Körfez trafiği sürüyor IGÖZLEM UĞUR MUMCU SABETAY VAROL BRÜKSEL — Belçika parla- mentosu, Türkiye'nin AT uyeli- ğinı "Kürt kültürel kimliğini ka- bul etmesi" koşuluna bağla>an tasarıyı o>birliğiyle kabul etti. 212 uyelı parlamentoda oylama- ya katılan 130 milletvekilinın ta- mamı tasarı lehine oy verdi. Bir gun önce yapılan gorüşmelerden sonra, tasarının Meclis'ten bu- yük farkla geçeceği belli olmuş- tu. Tasarının kabuluyle birlikte, Bruksel'deki Turk diplomatık misyonunun tum girişimlerine rağmen, AT uyesi bir ulkenin Gönensin beraat etti İstanbul Haber Servisi — Ga- zetemız Yazı Işlerı Muduru Okay Gönensin, hakkında, "Ba- sın Vasası'na aykırılık" savıyla açılan davadan beraat etti. Mah- keme, suçun yasal unsurunun oluşmadığına karar verdi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mah- kemesi'nde gorulmekte olan da- va, gazetemizin 27 Aralık 1990 gunlu sayısında yer alan, "Sava- şa hayır yazdıgı için 73 gün tu- tuklu kalan N.A. okuluna dön- mek istiyor. Okuldan atılacak suç işlemedim" başhklı haberde kullanılan NAJnın fotoğrafın- da, gözlerini örten bandın çok ince olduğu ve sanığın tanınabi- lir halde fotoğrafının kullanıldı- ğı gerekçesiyle açılmıştı. Savcı- hkça Gönensin'in, 5680 sayılı Basın Yasası'run 33. maddesi ge- rejince hapsi istenmişti. Mahkemenin dunkü duruş- masında sorgusu yapılan Oka> Gönensin, fotoğrafın bantlı ola- rak yayımlandığını ve suç unsu- ru görmediğini bildirdi. Savcı esas hakkındaki müta- laasında şu gorüşlere yer verdi: "Gazetede 16 yaşındaki sanığın fotografı gözü bantlı olarak ya- yımlanmıştır. Bu bandın çok in- ce oldugu, kuçuk sanığın tanı- nabilir bir biçimde fotoğrafının ya>ımlandığı gerekçesiyle sanık hakkında kamu davası açılmış- sa da olayda kasıl unsuru bulun- madıgı. küçük sanığın isminin verilmedigi, gözlerinin kısmen kapalı oldugu anlaşıldığından sanığın beraan'ne karar veriJmesi arz olunur". Mahkeme, savcının göruşu doğrultusunda, suçun yasal un- surlarının oluşmadığına ve Gö- nensin'in beraatine karar verdi. ulusal meclisinde ilk kez, Türk- iye'nin AT üyeliği, açık bir bi- çimde "Kürtlerin kültürel kim- liğini kabul etmesi" koşuluna bağlanmış oldu. Daha önce de "Avnıpa Parla- mentosu" ile Batı Avrupa Birlı- ği (BAB) ve Avrupa Konseyı Parlamenterler Asambleleri'nde benzer kararlar ahnmıştı. Ancak bu kuruluşlann >*asama yetkisı ve önemli yaptırım gücu olma- ması, kararlann etkinliğıni azal- tıyordu. 26 aralık-5 ocak tarih- leri arasında İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerle Türkiye'nin Guneydoğusuna giden Belçika- lı parlamenterlerden oluşan he- yetin hazırladığı rapor, söz ko- nusu tasanya temel teşkil etti. Bu rapordaki bilgilere gore ha- zırlanarak önce Meclis Dışişle- ri Komisyonu'nda kabul edilen tasarı, "Türki>e'deki Kürtler ve diger etnik azınlıklara ilişkin ka- rar tasarısı" adını taşıyor. Tasarı Belçika hükümetinden bırtakım taleplerde bulunuyor ve hukümete bir "öneri" yapı- yor. Belçika parlamentosunun talep ettiği hususlar şunlar: Belçika hukumeti, Türk hu- kumeti nezdinde, 1- Kurtlere uy- gulanan zorunlu göçün durdu- rulması ve Olağanustü Hal Ya- sası'nın kaldırılması için, 2- Kürtlerin ve diğer azınlıkların si- yasi, sosyal ve kulturel hakları- nın haklanna saygı göstermesı için, 3- Körfez savaşının olum- suz etkilerinin giderilmesi ama- cıyla Türkiye'ye yapılan ulusla- rarası yardımın bir bölümunün Güneydoğu halkının uğradığı zararların giderilmesi yönünde kullanılması için ısrarlı girişim- lerde bulunmalı. Meclis, aynı zamanda Belçı- ka'nın, "insan haklan ihlal edil- digi ve Kürtlerin kulturel kimli- gi kabul edilmedigi sürece Tür- kiye'nin AT ineliğine karşı çık- masını" da teklıf ediyor ve ay- nca iki yıllığına BM Güvenlik Konseyi uyesi seçilen Belçika'nın "Toplanabilecek uluslararası bir konferansın gündemine Kürt so- rununu da getirmesi" isteniyor. Diğer hususların "talep" biçi- minde formule edilmesine kar- şıhk, Türkiye'nin AT üyeliği için "Kürt kültürel kimliğini kabul" şartının, tasanda "öneri" sözcu- ğüyle nitelenmesi dikkat çeki- yor. Gözlemciler bu nüansın, Belçika hükümetine belli bir manevra marjı bırakma kaygı- sından kaynaklandığını belirti- yorlar. (Baştarafı 1. Sayfada) gerekli gordüğünu açıkça vur- gulama ihtiyacını hissediyor. Irak muhalefeti içinde bunu gerçekleştirme olasılığı en yük- sek gnıp olarak da Kürtleri gor- duğünu ima ediyor. Dışibleri Bakanı Hurd, "Irak'ın kuzey bolgelerinde ha- tın sayılır bir ayaklanma oldu- ğunu gösteren bilgiler var. Kurtler, Bagdat'taki yönetimi devirmek için çaba harcıyorlar" dedi. Ancak Hurd, Irak Kurt- lerinin "emellerinin sınırlanm" da çizerek, "bağımsızlık yönünde" bir orgutlenmeye git- melerinin gerçekçi olmadığını vurguladı. Hurd, "Saddam Hü- seyin işbaşında kaldığı sürece Irak'ın uluslararası ilişkilere na- sıl katılacagını ya da ulkenin ye- niden imannı nasıl gerçekleşti- recegini duşünmek zor" diye ekledi. Körfez bunahmını izleyen sa- vaş sırasında uyumlu birer müt- tefık olarak çalışan İngiltere ile ABD arasında, böylece ilk go- ruş ayrılığı Irak'taki muhalefe- te takınılacak tavır konusunda çıktı. Amerikan yonetiminin aksine İngiltere, Irak'ta Şiiler olmasa dahi en azından Kürt- lerin ozerk bir yönetime kavuş- maları gerektiğini savunmaya başladı. Ayrıca "Kim olduğu- nu ve gucünu bildigimiz Sad- dam yerine, tanımadıgımız baş- ka birine hayır" şeklinde özet- lenebilecek Amerikan yaklaşı- mına karşılık ingiltere, Dışişleri Bakanı'nın ağzından açıkça, "Saddam Hüseyin yonetiminin devrilmesinin yararından" soz ediyor. İngiltere'ye göre "Irak'ta herhangi bir yonetim degişikli- gi, Saddam'dan daha kabul edi- lebilir bir durum." Bu gorüşe rağmen Dışişleri Bakanlığı'na yakın kaynaklar, Irak'ta Kurt ve hele Şii grupların, Saddam yönetimini devirmeye yetecek guçleri olmadığını kabul edi- yor. Avrupa Topluluğu ülkeleri arasında yalnızca ingiltere ve İtalya, Irak muhalefetine kulak verdiler. İngiltere'nin özellikle Kurt muhalefet liderleriyle ocak ayından bu >ana yaptığı temaslar dikkat çekiyordu. Te- maslar, ilk aşamada Dışişleri Bakanlığı'nda Ortadoğu Daire- si yetkilileri ile sınırlı kalmıştı. Buna karşılık geçen hafta Or- tadoğu'dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Douglas Hurd ilk kez bazı muhalefet li- derleri ile goruştü. (Baştarafı l. Sayfada) vunma Bakanı Deer, dün Milli Savunma Bakanı Mehmet Ya- zar ile bir araya geldi. Milli Sa- vunma Bakanlığı'nda askeri tö- renle karşılanan Deer ülkesinin Türkiye've Körfez savaşı çerçe- vesinde gönderdiği hava sa\ un- ma birliklerinin "Dogru ve ge- rekli zamanda" goreve başladı- ğını soyledi. Milli Savunma Bakanı Meh- met Yazar ise, Hollanda'nın NATO çerçevesinde gösterdiği dayanışmaya teşekkür ederek Hollanda ve Turkiye arasında gerek askeri gerek siyasi açıdan çok iyi bir işbirliği olduğunu soyledi. Yazar, Hollanda'nın Türkiye'ye gönderdiği Patriot ve Havvk füze bataryalannın Türkiye'nin Körfez savaşı çer- çevesinde karşı karşıya bulun- duğu tehdit döneminde büyük hizmet yaptıklarına da işaret ederek, "Ancak bu anda henüz Irak'ta sartların nelleştiğini, berraklaştıgını söylemek mum- kün degil. Bu açıdan bilhassa Hollandalı dostlanmızın zama- nında gönderdiği Patriot fuze- leri konusunda. bu fuzelerin ge- ri alınması hususunda biraz ace- le edilmemesini diliyorum" de- di. Yazar ile Deer arasında yapı- lan goruşmelerde NATO'nun geleceği ve Körfez krizinin ışı- ğında Türkiye'nin ittifak içinde- ki konumu konularının da ele alındığı bildirildi. Benzeri konu- ların dün akşam Ankara'ya ge- len Fransız Savunma Bakanı Pi- erre Joxe ile Milli Savunma Ba- kanlığı yetkilileri ara^ırrda yâpı-' lan goruşmelerde ele alındığı ifade edildı. Milli Savunma Ba- kanı Yazar ise Kayseri'de Tak- san Takım Tezgâhları tesisleri- ni açması daha önce program- landığı içın goruşmelerde hazır bulunmadı. Bu sabah Suudi Arabistan'a gitmek üzere Tur- kiye'den ayrılacak olan konuk bakanı Ankara'da Devlet Baka- nı tsmet Özarslan ağırladı. Baker'ın ziyareti Bu diplomatik trafik çerçeve- sinde dikkatleri en çok uzerine çeken ziyaret ABD Dışişleri Ba- kanı James Baker'in cumartesi gunu Ankara'ya yapacağı dort saatlik ziyaret olacak. Bolge ül- kelerinde savaş sonrası durum uzerine yaptığı temaslar ertesin- de Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile Ortadoğu'da yapılacak yeni düzenlemeler konusuna Türki- ye'nin yaklaşımını değerlendire- cek olan Baker, diğer ziyaretle- rinde edindiği izlenimleri de ak- taracak. Cumhurbaşkanı Özal'ın SSCB'den dönüşuyle hemen he- men eşzamanlı olarak Ankara'- ya gelecek olan Baker, Türki- ye'deki üslerin "bölgesel istik- rarın tehdit edildigi durumlar- da" ABD tarafından kullanıla- bilmesi için gerekli düzenleme- lerin yapılmasına yonelik Ame- rikan önerisini yinelemesi bek- leniyor. Turk tarafının ise Ortadoğu barış konferansının Ankara'da yapılması da dahil olmak üzere, bölgesel duzenle- melerde etkin rol alınmasına yo- nelik bazı girişitnleri gündeme getirmesi bekleniyor. Ankara'nın önümüzdeki günlerde ağırlayacağı bir diğer önemli konuk ise Suriye Dışiş- leri Bakanı Faruk El Şara. Pa- zartesi günü Ankara'ya gelece- ği bildirilen El Şara'nın bu zi- yareti ile iki ülke arasında son aylarda sıklaşan temaslara yeni bir halka eklenecek. Siirt'delşehît (Baştarafı 1. Sayfada) kimliği belirsiz kişiler tarafından ateş açıldı. Teröristlerin otoma- tik silahlı saldırısı sonucu polis memuru Ali Dülger olay yerin- de can verdi. Ahmet Dostlak isabet eden kurşunla, Turgut Kangül de cam kırıklarından ya- ralandılar. Yaralı polis memur- larının Siirt Devlet Hastanesi'n- de ameliyata alındıklan, terö- ristlerin yakalanması için kent merkezinde yo^un gvvenlik Orv lemlerinin alındığı öğrenildi. Hastane yetkilileri yaralı po- lis memurlarının durumunun iyiye gittiğini söylediler. Şehit polis memuru Ali Dülger'in ce- nazesi Siirt'te dün duzenlenen törenden sonra memleketi olan Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçe- sine gönderildi. Vali Atilla Koç'un da katıldı- ğı törende konuşan Emniyet Mudürü Celakttin Cerrah, "Bo- lucu örgüt militanlan şunu iyi bilmelidir ki hiçbir cinayetleri karanlıkta kalmamıştır. Bu ola- yın hesabını da soracagız" dedi. Olaydan sonra Kooperatif ve Evren Mahallesi'nde yapılan operasyonda 10 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar ara- sında bulunan Mehmet Özalp 1 in akıl hastası olduğu öğrenildi. Gözaltına alınanların yakınları dün HEP ve IHD'nin il merkez- lerine giderek açlık grevine baş- ladılar. (Baftaraft 1. Sayfada) let bürokrasisinde bu ideoloji ile egemenlik kurmuştur. Son günlerde, Marksist-Leninist Kürt örgütlerinde de İs- lamcı rüzgârlar esiyor. "Serxwedûn" PKK örgütünün Almanya'nın Köln kentin- de yayımlanan yayın organının adıdır. Bu yayın organının 1990 yılı kasım ayında Abdullah Öcalan'ın "Kürdistan'da Türklük, İslamiyet ve Ulusal Kurtuluşçuluk" adlı yazısında şu görüşler savunulmuştu. Bu yazıda önemli bulduğumuz nok- talar şunlardır: 1- iran devrimi, islamı ilerici temetde kullanmış veya de- ğerlendirmiş, devrimci ve antiemperyalist özunü ortaya çı- karabilmiş ve büyük bir etkinlik kazanmıştır. 2- Dınin antiemperyalist, antisömürgeci bir temelde ve halkın tarihi geleneklerine uygun bir mücadele aracı olarak kullanjlmasına önayak olmak gerekir. 3- Özellikle Alevi mezhepsel çıkışlara değer biçiyoruz; da- ha yakın ilişkiler kuruyor; düzene karşı gerçek muhallf ko- numa getiriyoruz. 4- Dinin son tahlilde bir devrim ideolojisi olduğunu, en azın- dan doğuştan bu anlama sahip olduğunu ve Islamın çıkışı- nın da devhmsel bir çıkış olduğunu söyledik. 5- islam ülkelerinde yeni bir Islami çıkış yaşanıyor. islam ideolojisi görünümü altında balklar, antiemperyalist tutum- lara giriyorlar. İran bunun en açık uç noktası oluyor. 6- Alevilik, gerçekte bir Kürt direnişçiliğinin tarihte gelişen biçimidir. 7- Gerekli örgütlenmeleri yapmalıyız, tarikatlara ve mez- heplere ulaşmalıyız. Aynı gazetenin 1990 yılı ağustos sayısında "PKK 2 Ulu- sal Konferans Kararları" yayımlanmıştı. Bu kararlardan önemli bulduklarımızı da kısaca şöyle özetleyebiliriz: 1- Dinleri ve mezhepleri PKK çevresinde örgütlemek; 2- İmamlar Biriiği'ni kurumlaştırmak; dini kurumlarda ça- lışmak ve bunları ulusal kurtuluşun kurumları haline getir- mek, bu amaçla camileri propaganda merkezleri olarak si- yasal amaçlar için kullanmak; hutbeleri propaganda amacı Jle değerlendirmek; 3- Aleviliği bir ulusal direniş motifi olarak ele alarak özgün bir yaklaşımla değerlendirmek; Alevileri bir direniş gücü ola- rak kullanmak; 4- Çeşitli mezhepleri, PKK ideolojisi açısından değerfeir- L dirmek; 5- YezidUer ve Hıristiyanlan da PKK çevresinde örgütlemek; 6- Bu amaçlarla yasal ya da yasadışı örgütlere girmek; günlük yaşantıda Kürt dilini yaygınlaştırmak... "Ğzgür Halk" adlı aylık Marksıst derginin 1991 yılı şubat sayısında da din konusunda şu görüşler savunulmaktadır: — Din gerçeğıne komünizm adı altında inkârcı yaklaşım, geneide olduğu kadar, özellikle Ortadoğu halklannda çok teh- likeli bir etki yaratmıştır. Hatta denilebilir ki din gerçegine in- kârcı yaklaşım, diyalektik materyaJizmin kaba uygulanması aniamında olup, Ortadoğu devrimlerinin gelişmeyişinin de önemli nedenlerinden biridir. Almanya'da iran benzeri bir İslam devrimi için kolları sı- vayan eski Oiyanet işleri başkanvekillennden Cemallettin Kaplan'ın Köln'de çıkardığı "Ummet-i Muhammed" adlı der- gide "Kürtçü-İslamcılık" desteklenmekte, fotografı dergide kapak yapılmakta ve Şeyh Sait övülmektedir. 1925 yılında Şeyh Sait liderliğindeki ayaklanma "hilafet, şeriat, Abdülhamid oğullanndan birinin sattanatnı temin" gibi dınsel görüntülü siyasal amaçlarla sahnelenmemiş miydı? Kürtçülüğün sarıldığı bu din sılahı hiç de yeni değildir. Kürtçüler islamcılara, İslamcılar da Kürtçülere yeniden yaklaşıyorlar! Kuzey Irak'ta gelişecek "Kürtçü-İslamcılık" hiç beklenme- yecek "ittifaklar"da sağlayabilir. Markası ne olursa olsun 200.000 liraya alalım. ...Yerine yepyeni bir Telefunken verelim. Peşinatından, siyah-beyaz televizyonunuzun bedeli olan 200.000 lirayı düşelim. I Yeni Telefunken'ler uzaktan kumandalı, u on screen displayii, 1eletext" takılmaya hazır ve daha pek çok üstünlüğe sahip. Üstelik taksitle! Kolaycaödeyin... Keyifleseyredin! Haydi durmayın! Koşun bir AEG/Telefunken Yetkili Satıcısı'na... Verin siyah-beyazı... Götürün renkliyi! Süper taksitlerle yepyeni bir Telefunken sizin olsun! AYRINTILI BİLGİ İÇİN AEG Turkiye Genel Dağıtıcısı Grünberg Ticaret AŞ Istanbul-Halkla İlişkiler Bölumu: ' T - 6 £ 5 Q 9 1 Ve ~wkıye nr neresnöen a'arsanız arayır ucretsız goruşetıteceğınz teıefonur^uz 9 CO 1&ı 024
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog