Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/10 DIŞ HABERLER 15 MART 1991 ABD, Talıraıı'la ilişki anyor • VVASHINGTON (AA) — ABD'nin, Körfez savaşının hemen ardından göruşmelere başlamak ve ilişkileri yeniden başlatmak için Iran'a bir mesaj gönderdiği bildirildi. \Vashington Post'un haberine göre ABD'nin "önkoşulsuz görüşme" önerisine tran, şimdiye dek karşılık vermedi. Amerikan yetkilileri, mesajın tran'a hangi ülke aracıhğı ile iletildiğini belirtmediler. ABD-fran ilişkileri 1979 tslam devrimi sonrasında ABD elçiliğinin işgali ile kesilmişti. Ozal ve Bush anlaştı • FRANKFURT (AA) — Almanya'nm en ciddi gazetelerinden Die Zeit, Cumhurbaşkanı Turgut özal ile ABD Başkanı George Bush'un, Türkiye'nin Kuzey Irak'ta koruyucu güç olması konusunda anlaştıklannı öne surdü. Die Zeit'ın bu haftaki sayısında yer alan "Hilalin Hırsı" başlıkh yorumda, Cumhurbaşkanı Turgut özal'ın yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin Irak'tan hiçbir şekilde toprak talebi olmayacağı yolunda teminat verdiği hatırlatılarak, bununla birlikte Türkiye'nin bölgede yeni düzenin oluşturulması sırasında önemli bir rol üstlenmek istediği kaydedildi. Türkiye'nin, Ortadoğu'da kurulacak yeni duzende, ne derece söz sahibi olmak istediğinin büinmediğine değinilen yorumda, Türkiye'nin, tslam ve Hıristiyan dunyası arasındaki köprü görevini, maceracı bir arzuyla sürdurmek ısteyebileceğinden kuşku duyulduğu ileri sürüldü. Kuveyt emiri tilkesinde • KUVEYT (AA) — Kuveyt Emiri Şeyh Cabir El Ahmet El Sabah ülkesinin işgale uğraması yüzünden geçirdiği yedi aylık sürgün hayatının ardından dün ülkesine döndü. Emir, başkent Kuveyt Havaalanı'nda kalabalık bir grubun alkışları ile karşılandı. KKTC'den tepki • LEFKOŞA (AA) — Avrupa Parlamentosu'nun, dün kabul ettiği bir karar tasarısı ile "Kuveyt'in işgaline son verilmesini öngören BM kararlarının uygulanmasında, uluslararası camianın gösterdiği kararlılığın Kıbns konusunda da gösterilmesini" istemesi, KKTC'de tepkiyle karşılandı. KKTC Başbakanı Derviş Eroğlu, konuyla ilgili olarak bayrak radyosuna verdiği demeçte, Avrupa Parlamentosu karanmn, BM Genel Sekreteri'nin Kıbns konusundaki iyi niyet misyonuna ters düştüğunu belirtti. Eroğlu, aynı zamanda BM üyesi de olan Avrupa Parlamentosu ulkelerinin, bu kararı almakla, yine kendilerinin görev verdikleri BM Genel Sekreteri'ni zora soktuklarını bildirdi. DışişlerTnden AİHK'yaeleştiri • ANKARA (AA) — Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Murat Sungar, "Avrupa İnsan Haklan Komisyonu'nun, Kıbns Turk halkının varlığını inkâr ederek sorunun çözümünü etkilemeye çalışması kesinlikle kabul edilemez" dedi. Avrupa tnsan Haklan Komisyonu'nun (AİHK) 1989 yılında KKTC'ye yasadışı biçimde girmek isteyen üç Rumun başvurusunu "kabul edilebilir" bulmasıyla ilgili olarak Sungar şunları söyledi: "1989'da KKTC'ye yasadışı biçimde girmek için gösteri yaparken KKTC makamlarınca tutuklanan üç Güney Kıbns Rum yönetimi (GKRY) uyruklunun Türkiye aleyhine AİHK'ya yaptıklan başvuruyu komisyon 4 martta kabul edilebilir bulmuşturT TIME'a göre Riyad, Batı Şeria, Gazze ve Ürdün'ü içine alan bir devlet kurulmasını istiyor SuudiArabistan'ınFilistitı planı Time dergisinin son sayısında çıkan bir yazıda, Suudi kralhğının planında Urdün Kralı Hüseyin'e yer yok. Plan uyannca kurulacak Filistin devleti, İsrail ile ortak ekonomik ilişki içinde otacak. Bazı Şuudilere göre, Ürdün Kralı'nın bir darbeyle devrilmesi, ülkenin Lübnan gibi bir iç savaşa sürüklenmesi veya yönetime radikal Filistinlilerin gelmesi tehlikesini beraberinde getirir. Şam >J. ^ .- T _-*V.*.''i İsrail işgali I altındaki topraklar r~ Dış Haberler Semsj — Yedi ay süren Kör- fez krizi ve savaş, Ortadoğu'da yeni ortaklık- lar kurulmasına, eski görüşlerin geçerliliği- ni yitinnesine ve taraflann konumlann» tek- rar gözden geçirmelerine neden olarak, böl- geye banşın yeniden uğraması için bir fırsat yarattı. Ancak bölgenin iç dinamiklerini iyi bilen gözlemciler, bu durumun uzun sürme- yeceğinden ve bu banş havasının, çöl yağmu- ru gibı gelip geçici olduğundan kaygılanıyor- lar. Bu görüşe göre, yeni kurulan ortaklıklar kısa zaman içinde dağüacak ve yerini eski dü- şünce biçimlerine, eski alışkanlıklara ve ge- leneksel cephelere bırakacaktır. Time dergisinde yayımlanan bir yoruma göre, ABD Dışişleri Bakanı James Baker'ın bir hafta süren Ortadoğu gezisinin ana tema- sını, bölgeye kalıcı bir banşın getirilmesi için bir an önce alınması gereken önlemler oluş- turuyordu. Baker, gezisinin ilk durağı olan Riyad'da, Suudi yetkililerin kendisiyle aynı görüşleri paylaştıklannı gördü. Suudiler, bir "plan" olarak adlandınlacak kadar aynntüı olmamakla birlikte, Ortado- ğu'daki yeni düzenlemeler konusunda özgün görüşler geliştirmişlerdi. Baker'dan bir haf- ta önce krallığı ziyarct eden Ingiltere Başba- kanı Jotan Major*a da iletilen Suudi görüş- lerine göre, yeni düzenlemede tsrail'e yer ve- rilmesi düşünülmüyor. Riyad'ın planında, İsrail işgali altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nin Urdün ile bir- leştirilerek yeni bir Filistin devleti oluşturul- ması ve oluşturulan bu devletin İsrail ile or- tak ekonomik ilişki içinde olması öngörillü- yor. Buna benzer bir görüşü, 1982 yılmda ABD Başkanı Roaald Reagan ortaya atmış- tı. Ancak Suudiler'in planında, daha sıkı bir birlik oluşturulması hedefleniyor. Suudiler'in planındaki belki de en çarpıcı nokta, Ürdun Kralı Hüseytn'in iktidardan in- dirilmesini ongören madde. 1967 Arap-lsrail savaşından önce Batı Şeria Urdün Krallığı- nın sınırlan içindeydi. Ancak Suudiler şim- di bir Ürdünlü kraün Batı Şeria, Gazze ve Ür- dün'ün kanşunından oluşan bir bütünü yö- netebileceği konusunda kuşku duyuyorlar. Filistinliler, bugün Ürdün'de yüzde öOTık bir çoğunluğa sahipler; genişlemiş bir devlette de nüfusun çoğunluğunu oluşturacaklan sanı- uyor. Riyad'a göre, Kral Hüseyin bu durum- da ya devrilecektir ya da kendisi tahtını terk edecektir ki iktidardan kendi kendine aynl- ması durumunda büyük bir beladan ucuz kurtulduğu söylenebilir. Kral Hüseyin'in savaşta Saddam'dan yana tavır alması, Suudileri çok kızdırdı. Suudi- ler, Ürdun Kralı'nın savaş sırasında Saddam Hüseyin ile işbirliği yaparak Suudi Arabis- tan'ı bölmeyi amaçladığına inanıyorlar. Kral Hüseyin'in atalannın Suudi Arabistan'ın Mekke ve Medine bölgesinde 1. Dunya Sa- vaşı öncesinde valilik yapmış olmaları, Suu- jliler'in gözünde Kral Hüseyin'in Suudi Ara- bistan üzerinde emellerinin olması için yeterli bir neden sayılıyor. Bazı Suudiler'e göre, Urdün Kralı'nın bir darbeyle devrilmesi, ülkenin Lubnan gibi bir iç savaşa sürüklenmesi veya yönetime radi- kal Filistinlüer'in gelmesi tehlikesini berabe- rinde getirir. lngiliz diplomatlar, Suudi önerilerinin uy- gulamaya konulması durumunda bu ikinci olasılıgın gerçekleşmesinin daha yakın ola- cağını düşünüyorlar. Bu düşünceye göre, Kral Hüseyin Irak'tan yana çıkmakla Ürdün'deki Filistinliler'in gözünde büyük itibar kazan- dı. Ancak yeni bir Filistin devleti kurulması durumunda Hüseyin devrilecektir. Londra ve Riyad, Suriye'nin, İsrail işgali altındaki Go- lan Tepeleri konusunda anlaşmaya varma yanlısı olduğu ve bunun Filistin sorununun çözümüyle paralel gelişmesini istediği görü- şunde birleşiyorlar. Şu anda durum belirsizliğini koruyor. Is- rail'de Suudi planına onay verebilecek tek ta- raf, muhalefetteki tşçi Partisi olabilir. Baş- bakan tzak Şamir ise, işgal altmdakı toprak- lann tek bir santimetrekaresini bile vermeye yanaşmayacaktır. Şamir, 1989 yıhnda kabul ettiği 'işgal altındaki topraklarda seçitn yap- ma ve halkın seçimine göre sınıriı bir özerk- ligi gündeme getinne" planını bile anık red- dediyor. Iktidardaki Likud partisinin en sağ kanadında yer alanlar, söz konusu toprakla- nn ilhak edilmesini ve hatta bu topraklarda- ki 1.7 milyon Filistinlinin Ürdün topraklan- na sünilmesini istiyorlar. Washington, Suudi önerilerini yeni bir ba- kış açısı olarak kabul etme yanlısı görünmü- yor. Bir Beyaz Saray yetkilısi şöyle diyor: "Bötgedeki taraflar şu anda ya yeni yaklaştm- lar ortaya çıkanyoriar ya da eski yaklaşun- lannı yeniden gözden geçiriyoriar. Bütüa bunlann sonucunda bölgede pek çok seçe- nek ortaya çıkacak ve geUşme saglanabiecck- tir. Ancak yine de şu an için Ortadoğu'da ba- nşa ulaşılması için gerekli koşullar uzak gö- rünüyor." Bush, ayaklanmaları bastırmak için helikopter kullanmaması konusunda Saddam'ı uyardı KuzeyIrak'tayoğunçatışmalarDış Haberier Servisi — ABD Başkanı George Bush, Irak yö- netimini, ülkesindeki sivil ayak- lanmayı basurmak için helikop- ter kullanmaması yolunda uyar- dı. Bush, tran'a yönelik olarak da Irak'ta suren kargaşadan ya- rarlanmaması uyansında bulun- du. Irak yönetimi ise ülkedeki tutuklu ve hukumluler için kıs- mi af ilan ettı. Kaynaklar, Irak'ın çeşitli böl- gelerindeki çatışmaların sürdu- ğunu bildiriyorlar. Irak'ın baş- kenti Bağdat'ta sokak çatışma- lan olduğu yolunda haberler ge- lirken Irak yönetimi ilk defa Saddam Höseyin'e karşı bir se- ri ayaklanma olduğunu kabul etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsu Richard Bouchner, Irak'ın ülkedeki ayaklanmayı bastırmak amacıyla kuzeye da- ha fazla asker gönderdiği, Bas- ra ve çevresinde Devrim Muha- fızları'nı kullandığı ve Bağdat'- ta huzursuzluk olduğu yolunda haberler aldıklannı söyledi. Mu- halif örgütler de Kürdistan böl- gesinin dörtte üçunü denetimleri altına aldıklannı öne sürdüler. BushHan uyan ABD Başkanı George Bush, ülkesindeki sivil ayaklanmayı bastırmak için helikopterler kul- lanan Irak'ın bu davranışının ateşkes antlaşmasının ihlali ol- duğunu söyledi. Kanada'da bu- lunan Başkan Bush, dün bura- da duzenlediği basm toplantısm- da Irak'ın sivil hedeflere karşı helikopterleri kullanmasını, ateşkes antlaşmasının ihlali ola- rak görduklerini söyledi. AA'nın haberine gore Irak helikopterle- rini durdurmak için müttefikle- rin bir harekette bulunup bulun- mayacağı konusunda bir şey söylemeyen Bush'un açıklama- sından kısa bir süre sonra Beyaz Saray, olayın ciddiyetini vurgu- layan bir açıklama yaptı. Beyaz Saray Sözcüsü Martin Fitzwater, son bir hafta içinde ayaklanmaları bastırmak için helikopterlerin kullanılmasını kaygıyla izlediklerini söyledi. Fitzwater, Irak yönetiminin bu davranışının ateşkes antlaşması- nın koşullarından biri olan Irak'ın uluslararası topiuma ve kendi halkına karşı saldırgan ol- mayacağı koşuluyla çeliştiğini söyledi. Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'i devirmeyi amaçlayan yönetim aleyhtarları, Kürdistan bölgesinin dörtte uçunün dene- timleri altında olduğunu öne sürduler. Merkezi Paris'te bulu- nan Mesut Barzani'nin liderliği- ni yaptığı Kürdistan Demokrası Partisı Sözcusu Kcndal Nezan, Irak yönetimine karşı başlatılan ayaklanmayı sadece kimyasal si- lahlann bastırabileceğini söyle- di. Nezan, Kurdistan'dakı ayak- lanmanın yayıldığını ve Iran'da- ki Kurt multecılerin de ayaklan- maya katılmak üzere gerı dön- düklerini belirtti. "Kerkük için son ntücadeleyi yapıyoruz. Kerkuk'un kenar mahaHetari denetimimiz altında. Ancak Saddam'ın dogum yeri olan Tikrit'e giden >ol askerle- rin koötrolunde" diyen Nezan, ayaklanmanın Türkiye sınırın- dakı Dihok bölgesine kadar ya- devam ettiğini bildiren radyo, Basra, Tantıma, Amara ve Gar- neb'de halkın tanklara saldıra- rak birçoğunu ele geçirdiğinı ve çok sayıda askerin de bu bolge- lerde isyancılara katıldığını ha- ber verdı. öte yandan tran'ın Bahteran kentinde dinlenen "Irak Devri- minin Sesi" adlı bir radyo istas- yonu da Tahran Radyosu tara- fından aktarılan haberınde, Cumhuriyet Muhafızlarının Garneh kentine karşı şiddetli bir saldınya geçtiklerini, ancak hal- kın direnişi ile karşılaştıklarmı bildirdi ve direnişçilerin Cum- huriyet Muhafızlarına bağlı 10'uncu taburdaki 20 tankı tah- rip ettiklerini öne surdü. Tahran Radyosu, bu istasyo- nun, kendisine "Irak Cumhuri- >et Rad>osu", ya da "Özgür Irak'ın Sesi" adı verilen muha- lefete bağlı radyo ile aynı istas- yon olup oimadığını belirtmedi. Irak yönetimi, başkent Bağ- Bağdat yönetiminin ayaklanmaları bastırmak amacıyla ülkenin kuzeyine daha fazla asker gönderdiği bildiriliyor. Kürt gruplar ise Kuzey Irak'ın büyük ölçüde denetimleri altında olduğunu ileri sürüyorlar. yıldığını belirterek "Bağdafa kadar gitme>ecegiz. Amacımız, kendi toprağımtzı kurtarmak" şeklinde konuştu. Bu arada Irak'ın kuzeyinde yönetime karşı ayaklanan Kurt gruplannın, hükümet birlikleri- nin öncekı gun Kerkuk bölge- sinde giriştikleri bir saldırıyı piıskürttukleri bıldirildi. İran resmi ajansı İRNA, Ce- lal Talabani'nin lideri olduğu Kürdistan Yurtseverler Birliği- nin sözcusune dayanarak çar- pışmalar sırasında Kurt grupla- rın, hükumet birh'klerine ait 3 helikopteri ele geçırdiğıni belirt- ti. Tahran Radyosu, Irak ordu birliklerinin, ülkenin guneyinde- ki Amara kentindeki El-Şatra Camii'ne tanklarla saldırdıkla- nnı ve olayda çok sayıda kişinin olduğunu duyurdu. Baas birliklerinin ülkenin gu- neyindeki kentlerde sivil yerle- şim merkezlerini bombalamaya dat'ta önceki gun göstericiler ile silahlı kuvvetler arasında çatış- malar olduğunu yalanladı. Irak Resmı Haber Ajansı INA'ya göre Enformasyon Ba- kanlığı yetkilileri, bu tur haber- leri duyuran basın yayın organ- lannın guvenilmez kurumlar ol- duğunu öne surerek haberlerın "L'ydurma ve kesinlikle lemelsiz" olduğunu kaydettıler. INA'nın haberınde, "Bu kldia- lann, Irak'a karşı sürduriilen saldırgan kampanyanın bir par- çası olduğu" savunuldu. Irak hükümet gazetesi El- Cumhuriye ve Savunma Bakan- lığı gazetesi EJ-Kadisiye'de çıkan yazılarda, "Irak'ın çağdas tari- hindeki en kötu tertip ile karşı karsıya" olduğu belirtildı. Isyana katılanlan "hain" ola- rak niteleyerek başansız olacak- larını belirten gazeteler, ABD- yi Irak'ı parçalamaya çalışmak- la suçladılar. Mitterrand ile Bush Ortadoğu'yu gorüştu SÖNDÜR! -600 petrol kuyusn önlenemez bir şekilde yanarkeo, Ku Körfez savaşına karşı çıkan liberal demokrvtlar, cumhuriyetçilerin ateşi altında ABDlde iç siyasi hesaplaşma WASHINGTON — ABD'de demok- ratlar ve cumhuriyetçiler arasında son yülann en büyük siyasi hesaplaşması ya- şanıyor. Körfez operasyonuna karşı çık- mış olan liberal demokratlar, cumhuri- yetçilerin ateşi altında. Amerikan gazeteleri, liberallerin kri- zin başında verdikleri demeçler ve yaz- dıklan makalelerden ahntılar yapıyor, muhafazakâr politikacılar da bu alıntı- ları gazete ilanı haline getirerek seçim bölgelerinde yayımlatıyor. ABD başken- tinin muhafazakâr eğilimli gazetesi Was- hington Times, bu konu için özel bir sü- tun açtı. Son üç ay içinde kim ne söyle- misse bunları tekrar yayımlıyor. Bu sü- tunun adı "Hall of Shame." Iürkçe"ye "Utanç Holü" diye çevrilebılecek bu baş- hğın seçilmesinin nedeni, "Ünlüler Holü" anlamına gelen "Hall of Fame" ile kafıyeli olması. DunkU New York Times da Senato 1 nun saygın demokratlarından Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı Sara Nunn- un önümüzdeki seçimlerde başkan ada- yı olma şansının azaldığım vurgulayan bir haber yayımladı. Sam Nunn, Körfez 1 de silahlı güç kullanılmasına destek ve- Demokratlarla cumhuriyetçiler arasında son yılların en büyük çekişmesi yaşanıyor. Cumhuriyetçiler "Demokratlara af yok" derken Bush yönetimini daha ileri adımlar atmaya zorluyorlar. rilmesine ilişkin Kongre oylamasında k a r ş ı o y k u l l a n a n d e m o k r a t l a r arasm- daydı. Liberaller şimdi "Körfez'i arük unn- talım. Bush, dış seyahatleri bırakıp ul- lcenin çöziim bekleyen iç sorunlanna efilsin, işsizlik, enflasyon konulanyla ugraşsın" diyorlar. Ama muhafazakâr- lann geçmişi unutmaya da unutturma- ya da niyeti yok. Senato'daki cumhuri- yetçilerin lideri Robert Dole, önceki gün Amerikan gazetelerinde yayımlanan bir demecinde "DemokraUara af yok" di- yordu. Üstelik cumhuriyetçiler son gelişme- lerden cesaret almış olarak Amerikan yö- netimini "daha ileri" adımlar atmaya da zorluyorlar. Orneğin ABD'nin saygın muhafazakâr gazeteleri arasında olan Wall Street Joumal'in önceki günku baş- makalesi, ABD Başkanı George Bush'u bir yandan Irak ordusunu yok edip di- ğer yandan da Bağdat'ı işgal etmeyerek bugunku kaosun doğmuş olmasına yol açmakla ve gerçek banş fırsatını elden kaçırmakla suçluyordu. "George Bush- un Elbe'si" başhğını taşıyan makale, Bush'un Amerikan ordusunu Bağdat'a 150 mil kala Fırat önlerinde durdurma- sını, Eisenhower'ın İkinci Dunya Sava- şı'nda Amerikan ordusunu Berlin'e 60 mil kala Elbe Nehri önlerinde durdura- rak Stalin'in Doğu Avrupa'yı işgaline yol açmasına benzetiyordu. Wall Street Joumal'in başmakalesin- de özetle şu görüşler savunuluyordu: "Bush'on bn karanmn topyekün bir zaferin getireceği guvenli bir banş fırsa- tının elimizden kaçmasına yol açügifli düşüniiyoruz. Amerika hem Saddam'az, BAAS partisiz, radikal Şusiz, KörtJeniz bir rejim istiyor hem de bunu Bafdat'ı işgal edip serbest seçimlere gitmeden el- de etmek isti>or. Oysa Irak'ın hiçbir komşusu bu konuda Amerika kadar ti- tiz degU. tran güneydeki Şiileri kanşb- nyor. Türkler Kurtlerie konuşuyor. Sn- riye'nin Esad'ı da yeni kolonisi Lobnan^ da Irak rejimi aleyhtarlannı bir araya topluyor. Bölgede elindeki kartlan tek cn tutnlmayacagını açıkladı. Oysa Ka- vcytUer böyie bir gücün Saddam ve Tah- ran'a karşı caydıncı olabilecegini söylii- yor. Mısır askerieri bu boşlufu doldnra- bilir, ama Hüsoü Mobarek'in Kahire'dt ne kadar işbaşında kalabilecefini kim söyieyebOir? Ortadoğu'nun tarihi, gü- venlik 'yastıklannın' aniden incecik şil- telcre donüştügünu gösteriyor. Bush'un zaferi, Körfez deki Amerikan çıkartanm nzun yülar guven altına al- mak için büyük bir fırsat Ama korka- nz ki bir Amerikan başkanı daha tarihi bir fırsatı hcba etmek üzere. Ünlü bilim adamı Bernard Levis gecenlerde yazdığı bir makalede, Tehlike ABD'nin Korfez^ de kalması değil aynlmasıdır' dedi. Umanz Bush bu hatayı yapmaz ve işi bi- tirene kadar orada kalır." Bu başmakale, Amerikan yönetimini kullanmayan ulke Amerika. Oysa kart- ç o k etkikmiş gözüküyor. Çünkü Bush, ların çoğunluğu da Amerika'da. Irak önceki gün Kanada'da yaptığı ani bir topraklannın yüzde 20'si Amerikan iş- açıklama ile Irak'ın rejim muhaliflerine karşı sadece kimyasal silah kullanması halinde değil, hava gucu kullanması ha- linde de Amerika'mn mudahale edece- ğini bildirdi. Wail Street'in bu makale- de çizdiği çercevenin önümüzdeki gün- lerde Amerikan yönetiminin resmi poli- tikası haline gelmemesi için çok az ne- dna ediyor. MARTtNtK (Ajanslar) — ABD Başkanı George Bush ile Fransa Cum- hurbaşkam François Mitterrand, Ka- raib Adalan'ndan Martuıik'te dun ak- şam bir araya gelerek Körfez savaşı sonrasında Ortadoğu'daki durum ve Arap - İsrail çatışmasının çözümu ko- nularını görüştüler. Başkan Bush, görüşmeden sonra düzenlenen ortak basın toplanüsında, Cumhurbaşkanı Mitterrand ile Orta- doğu'da banşın sağlanması için belirli bir yaklaşım üzerinde karara varma- dıklannı söyledi. Filistin sorununun "Çok önemli ve çözülmesi gereken bir sonın" olduğunu kaydeden Bush, ABD'nin Ortadoğu için uluslararası bir konferans toplanmasına açık oldu- ğunu, ancak bunun doğru zamanda yapıldığında yararlı olabilecegini be- lirtti. Cumhurbaşkanı Mitterrand da Or- tadoğu'da bölge halklannın bir arada yaşamasına ortam yaratacak eşitliği ve dengeyi kurmanın zamanının geldiği- ni belirtti. Filistin sorununun çözümü için uluslararası bir konferans toplan- masından yana olduğunu yineleyen Fransa Cumhurbaşkanı, "bir halkın ulusal kimliğini reddetmenin tehliketi olduğunu" söyledi. Bush, FKÖ'ye ilişkin olarak Yaser Arafat'ın Irak lideri Saddam Hiiscym'i destekleyerek "yanlış ata oynadıfı" görüşunu yineledı ve ABD'nin Dışiş- leri Bakanı James Baker'ın bu hafta içinde Israil'de görüştuğü Filistinli li- derlerle diyaloğu sürdüreceklerini söy- ledi. Bush, "Hiçbir şeyi kestirip atmı- yoruz. Ancak görüşmeterimizi FKÖ ile sürdbrme niyetinde defiüz" dedi. Mitterrand ise ilerıde yapılacak ba- nş görüşmelerinde, FKO'nün üstlene- ceği rolü belirleme hakkının Filistin- lilere ait olduğunu belirterek "Bfldighn kadanyla FKÖ hâlâ temsü gücüne sa- hip bir örgüttur" dedi. Cumhurbaşkanı Mitterrand ile yap- tığı görüşmenin çok verimli geçtiğini belirten Başkan Bush, Martinik'ten Ortadoğu barışı konusunda bazı iyi duşüncelerle aynldığmı söyledi. Bush, ABD'nin Körfez savaşında üstlendiği liderlik nedeniyle, Ortadoğu'da ban- şın sağlanması konusunda çok daha yapıcı ve kilit bir rol oynayabileceğini de kaydetti. 'IŞBASINDAN Bay Özal'ın yeni inisiyatifî ...Son haftalarda Cumhurbaşkanı özal, Irak'ın sınır birliğinin korunması gereğini birçok kez yineledi ve Türkiye'nin bir Kürt, bir de Türk kökenli (Türcomane) eyaleti içerecek federatif bir devlet kurgusuna yandaş olduğunu belirtti. Zaten "azınlıklann komyucusu" ünajını inanılır kıhnak isteyen Cumhurbaşkanı, Türkiye'deki Kurtlerin nezdmde karizmatık bir çıkarma başlatmış bulunuyordu. Kürtçe konuşulmasımn serbest bırakılması bu operasyon dahilindeydi. Fakat söz konusu "çekingen" reform, iktidar partisi AMAP içinde bile öylesine tepki gördü ki parlamento barajım aştı sayılamaz. Bu nedenle Bay Özal'ın yeni inisiyatifî, Cumhurbaşkanı'nın giderek büyüyen muhalefet karşısındaki yalnızhğı da düşünulecek olursa, Ankara'da olumlu yankı bulamayacağa benzer. (14 mart) ş gali altında. Elimizde 100 bin Irak esiri var. Oysa Amerika gerçek bir ateşkesi dahi sağlamadan bir an önce bötgeden ricat etmek istiyor. Hatta Dışişleri Bakanugunızm Irak re- jimi-aleyhtarian ile dahi görüşmeyi red- dettigini duvııyoruz. Belli başh aktörierie konuşmadan Bağdat'ta ne istedigimizi nereden büebUiriz? Aynı dikkaüilik ne- deniyle savaş ertesi Körfez guvenligi ko- nusunda da bazı kaygılanmu bniıuuyor. Bnsh, daha şimdiden Körfez'de kara gn- g ç den bulunuyor. Demokratlar bu göruş- lere şiddetle karşı çıkıyor. Ancak savaş sonucundan cesaretlenen cumhuriyetçi- lerin artık eskisinden daha atak olabile ceklerini ileri surmek mümkun. Irak'ta yaşanan kaos Amerikan siyasal yaşamında yapılan hiçbir gaf, Körfez savaşı öncesinde Saddam Hüseyin'in Kürt direnişçilere karşı kimyasal silah kullanmasının üzerine yeterince sert ve uzun süreli gidilmemesi kadar manevi ve politik açıdan ülkeye ağu" bir yük getirmemiştir. Bu gaf Saddam Hüseyin'in ve diğerlerinin gözünde Irak'ın yapacağı her türden hataya ABD'nin göz yumacağı imajım verdi. Üstelik hâlâ ne ABD'nin ne de Birleşmis Milletler'in savaş sonrası Irak'ta yaşanan kaosa ilişkin tavırlan da çok net değildir. Saddam'ın direnişçilere kimyasal silah kullanması durumunda ne yapılacağı belli değildir. Durum zor ve karışıktır, ancak kesin olan bir şey varsa Saddam Hüseyin, ABD'nin birlikte iş yapabileceği biri değildir. Ve bunlar Saddamsız gerçekleştirilebilir. (14 mart)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog