Bugünden 1930'a 5,403,972 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahibi: Cumhuriyeı Maıbaacıhk ve Gazeıecilik Turk Anonim Şırketı adına Vıdir Nad< £ Gene! Yayın Muduru: Hasan Cemsl. Mues^e<.e Muduru: fcmine l şaklıgil, Vazı Işien Mudüru: Oks* <jon*nsin, £ Habcr Merkezi Muduru: Yalçın Bayer, Savfa Duzsnı Yortetmenı AK Acar £ Temstfcıler- \NKARA AHBKI Tan. 17MIR: Hikmet Ççli»k«™, AOANA: Çetin \ ığertofctu İv Polnıka: Crtal Ba>lınf;ıç. Dı> HahcMtfr Lrgun Bakı. Ekc-nömı O a g ü TuHın. Is-SendıKa >ukr» krteari. U-anbui Habcetı krmal kaç«k Efcmm (*tmcmy ^ayta*. 'tun HabeiLerT Nerdrt Doftu. Spvr D*r. ,.-nanı Abdai Dı/i Yızüar krmn (,*iışkın. Aras'irrra- >••*• *İQ«î. Duzekme: ^Maltıfc V u n f Koordınaıof Ataneı komban tvrr t.rol fcriul £ V ! ü ~ d * BMİTBI Wner 0 Butce -P'.anlama Srrp O«nMbr>ei>ftf« 0 RekUm Ajs« Torvı 0 E« ı knrutu Bailun: Sadir N»dî > AktaL Yüçı« B»>«. H*u« l. HikoKi (rfmk»«a. Okı> aaa, t f t « MuHftcu. lltaan huei TBB k^ totjt CumSuriycı Maıbaacttık ve Gaz«ecilık T v ş . TurktKagı Cad 39/41 Cggalo#Ju M Pk Z46 Isunbul. Td 512 05 05 (20 haı). Tdex: 22246. Fax: llı 526 60 72 0 or A*h*n_ ZJ>» Oökalp Biv Infcıiap S. No: 19/4. Ttf- 133 U 4|-47. Trlev 42344. FM: <4> 133 # lınıir: H Z;ya BU. 1352 S 2 3. TH 13 12 ÎO. Tricv 52359. Fa*: (51) 19 Î3 60 fau: inonu C»d IW S No: 1 Kat 1. Td: 19 37 52 (4 hat). Telcv 62155. Fax: (?]) 19 25 78 TAKVÎM: 14 MART 1991 EĞİTİMDE YENİPROJE Liselere teknik aşıMilli eğitimde "çok programlı liseler" adı verilen yeni bir projeye göre, özellikle küçük yerleşim birimlerinde genel liselere mesleki ve teknik öğretim programları da eklenecek. Imsak: 4.47 Güneş: 6.11 Öğle: 12.18 lkindi: 15.37 Akşam: 18.15 Yatsı: 19.35 HAKAN AYGÜN ANKARA — Mesleki for- masyon kazandırmayan ve üni- versite kapısında yığılan mil- yonlarca genç üreten "genel li- seler"in yapısı değişiyor. Genel liseler mesleki ve teknik öğre- tim programları da eklenerek "çok programlı liseler" haline getiriletek. Milli Eğitim Bakanlığı'nca başlatılan ve Müsteşar Yardım- cısı Abdülkadir Tiirkmen baş- kanlığında yürütülen "çok programlı liselerin yaygınlaştı- nlması projesi" önümüzdeki öğretim yıhndan itibaren uygu- lanacak. Bakanlıkça hazırlanan projeye göre "çok programlı li- selcr"in açılmasına öncelikle ayrı ayrı genel ve mesleki lise- lerin açılmasının "ekonomik olmadığı" küçük yerleşim bi- rimlerinden başlanacak. Bu amaçla değişik yerleşim birim- lerinde kapasite boşluğu mesle- ki ve teknik eğitim programla- nyla doldurulabilecek 300 ka- dar okulun saptandığı bildiril- di. Önümüzdeki günlerde An- kara'da il milli eğitim müdür- leriyle yapılacak toplantı so- nunda, "çok programlı lise" ha- line getirilecek genel liselerin kesin listesinın saptanacağı öğ- renildi. Bakanlığın bundan böyle ge- nel lise yerine "çok programlı lise" açmaya öncelik vereceği kaydedilirken projede "öocelik- ler"in, "fiziki durumu miisail okullar. küçük eklemeleıie çok programlı liseye donuşturülme- si miimkün okuUar ve nüfusu 5 binden çok 20 binden az olan yerleşim birimlerine" verilmesi öngörüldü. Projede çok programlı liseler oluşturulmasının amaçlan ve uygulamada göz önüne alına- cak ilkeler de şöyle sıralandı: "— Nüfusu az ve dağınık yer- leşim birimlerinin orta derece- li okul ihtivacının karşılanma- sında. çeşitli programların uy- gulandığı birden çok okulun açılması yerine, genel ve mesleki-teknik öğretim prog- ramlannın birlikte uygulandığı ve tek vönelim altında (oplan- dığı okullar açılacak. — Bu yerleşim birimlerinde, kapasitelerinin altında öğrenci sayısı ile öğretim yapmakta olan okullann kapasitelerinden tam olarak yararlanılacak. — Okul yapım ve donatım maliyetleri düşürülecek ve kay- nakların rasyonel kullanımı sağlanacak. — Yönetici, öğretmen ve personel sayısı bakımından ta- sarruf sağlanacak. — Yöaeümde birlik ve bera- berlik sağlanacak." Karadenizli balıkçılar 'hamsi düşmanı' olarak gördükleriyunuslardan'pekhoşlanmıyor * Yuııus, suçlu bulunduKaradeniz'de balıkçılann 'ağlarına takılmak' suretiyle ölen yunuslann sayısı artıyor. Balıkçılar yunuslann hamsiyi tükettiğini belirterek yunus avının serbest bırakılmasını istediler. CEMİL CİÇERİM MEHMET ÖZDEMİR YAKAKENT (Samsun) — Karadeniz'de balıkçılann ağla- rından artık yunuslar çıkmaya başladı. Denize yerleştirilen ağ- lardaki balık sürülerine saldıran Yunus balıkları feci bir sonla karşılasıyorlar. Ağlara takılarak ölen yunus balıklarının tanesi 3 bin liradan satın alınarak varil- lerde kaynatılıyor, elde edilen yağı ve derisi bazı kentlerdeki sanayi kuruluşlarına pazarlanı- yor. Balıkçılar, hamsi ve diğer ba- lıkların avı için denize bıraktık- ları dip ağlannı 3-4 gün sonra çekmeye gittiklerinde ağlarında yüzlerce ölü yunusla karşılaştık- lannı söylediler. Haşim tnan adındaki 42 yılhk balıkçı, "Bu- güne kadar yunus balığının ağ- lanmıza vurduğunu gormedim. Biz balıkçılar dip ağlanmm kal- kan, morina ve hamsi için sere- riz. Yunus balıklan da hamsinin veya kendinden küçük balıkla- nn kokusunu aldığı zaman ağ- lanmızın içine kannlannı do- yurmak için 30 kulaç derinliğe kadar büyuk bir hızla dalıyor- lar ve ağa takıldıklanndan da kendilerini ağa \akalatan yunuslar 2-3 bin liradan satılıyor. (Fotoğraf: Mehmet Özdemir) nefes alamayıp ölüyorlar" dedi. Balıkçı Haşim İnan şöyle de- vam etti: "Böylesine akıllı bir hay\an bile açlıgını gidermek için sava- şırken ölüyor. Yunus balıklan günde ortalama olarak 50 kilo kadar hamsi ve diğer balıkları yiyerek kannlannı doyunnakta- dırlar." Samsun'un Yakakent ilçesin- deki limanda lokanta işleten eski balıkçılardan Hamdi Ak da "Yunus balıklannı Kemal Balcı ile Nafiz Genç adındaki iki ar- kadaşımız 3 bin liradan alıyor- lar. Büyük varillerde kaynatıp >ağını ve derisini bazı sanayi ku- ruluşlanna sauyorlar. Geriye ka- lan pisliklerini ise Çay ağzı mev- kiinde açtıklan bir çukura gö- müyorlar" diyor. 35 yıldır Sinop'ta balıkçıhk yapan Barbaros Tuğcu da yunus balıklannın, karınJannı doyur- mak için dip ağlanna saldırdık- larını ve ağlara takılı kaldıkları için de öldüklerini söyledi. Ba- lıkçı Barbaros Tuğcu, "Bence yunus balığı avı serbest bırakıl- malı. Dip ağlara takılan yunus- lann yaşama şansı olmuyor. Biz bunları bilerek avlamıyoruz ve ağlanmıza da takmıyoruz. Dip ağlanmıza takılan yunuslan de- nizde bıraksak ileride leşleri kı- İki yıldır mali kaynak bulunamadığı için duran yenileme çalışmalarınayeniden başlanıyor Sıırlarda restorasyon ikinci turdatstanbul Belediyesi, iki yılhk bir aradan sonra uzmanların hazırlayacağı rapora göre çalışmalara yeniden başlanacağını ve öncelikle yıkılmaya yüz tutan yerlerin onarılacağını açıkladı. REMZİ GÖKDAĞ ~ Beşinci yuzyılda Bizans Imparatoru 2. Theodosius tara- fından yaptınlan İstanbul surla- rının 1989 yılında duran resto- rasyon çalışmalarına yeniden başlanıyor. Yaklaşık iki yıldır kaynak bulunamadığı için sür- dürülemeyen çalışmalar için Bü- yükşehir Belediyesi Y'apı tşleri Müdürliiğü, yeni bir ihale aça- cağını bildırdi. Yetkililer, Yedikule'den Ay- vansaray'a kadar olan bölgenin yanı sıra Sarayburnu bölgesin- deki sahil surlannın bir bölümü- nün de onarılacağını belirttiler. Restorasyon işlemi için İstanbul Teknik Üniversitesi Restorasyon Anabilim Dalı öğretim üyelerin- den yeni bir rapor beklendiği ve rapor doğrultusunda çalışmala- ra baslanacağı öğrenildi. Resto- rasyon çalışmalarının, Topkapı- Ulubatlı Hasan arasında kalan bölüm ile Sarayburnu-Ahırkapı ve Kumkapı bölgelerinde yapıl- ması planlanıyor. Eski Belediye Başkanı Bedret- tin Dalan döneminde Turkiye Anıt Çevre Değerlerini Koruma Vakfı'na (TAQ yaklaşık 3.5 mil- yar liraya thale edilen ve 1.5 yıl- hk bir çalışmadan sonra 1989 yı- lında bir kısmı tamamlanan res- torasyon işlemini, 26 mart yerel seçimleriyle işbaşına gelen Nu- rettin Sozen, maddi imkânsızlık nedeniyle durdurmuştu. Y'aklaşık iki yılhk bir aradan sonra Nurettin Sözen, uzmanla- nn hazırlayacağı rapora göre ça- lışmalara yeniden başlanacağını söyledi. Restorasyonun bu yılki programa alındığını söyleyen Sözen, "Çalışmalan, onanma ihtiyacı olan yerlerde sürdürece- ğiz. Diğer sağlam bölümkre res- torasyon gerekmiyor. İhale dos- yası aşamasındaki çalışmaları- mıza bu yıl içinde başlayacağız" dedi. ÎTÜ Restorasyon Anabilim İstanbul'un tarihi surlarında 1987 yılında başlayan onanm çalışmalan sırasında 7 km. uzunluğundaki bir bölüm ile 4 kapı restore edilmişti. Dalı Öğretim Üyesi Prof. Zey- nep Ahunbay. restorasyon çalış- malarının belli bir programda yapılması gerektiğini, surların yıkılmaya yüz tutmuş olan kı- sımlarının öncelikli olarak ele alınmasının doğru olacağını söyledi. Geçmiş dönemde restorasyon çalışmalarını üstlenen TAÇ Vak- fı Genel Sekreteri Prof. Ümit Serdaroğlu da, yarım kalan ça- lışmaların yeniden başlamasının doğru bir karar olduğunu, çahş- malara talip olduklannı bildir- di. 1987 yılında başlayan ve yak- laşık 1.5 yıl süren çaiışmalar so- nunda 7 kilometre uzunluğun- daki kara surlannın dört kapısı onarılmıştı. Belgradkapı, Siliv- rikapı, Mevlanakapı ve Ayvan- saray'ın yanı sıra Silivrikapı ile Belgradkapı arasında kalan 600 metre uzunluğundaki surlar da restore edildi. Bu onanm çalış- malan sırasında bazı bilim adamları ve tarihçiler, restoras- yon kalitesinin, surların doğal yapısını bozduğunu ve surların yeniden inşa edilmekte olduğu- nu belirterek bu tür restorasyo- na karşı çıktılar. O günlerde İs- tanbul'u gezen New York Üni- versitesi Bizans Sanatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Thomas F.Mathews, surlarla ilgili görüş- lerini. "Universal film platola- rına benzetmişsiniz" şeklinde belirtiyordu. 1989 yılının ilk aylanna doğ- ru çalışmalar maddi kaynak ye- tersizliği nedeniyle yavaşladı. Bu arada restorasyon projesi için 1/1000 ölçekli plan hazırlayan İTÜ Mimarhk Fakültesi Resto- rasyon Bölümü öğretim üyeleri, çalışmaların surların yıkılmaya yüz tuttuğu öncelikli bölgelere kaydırılması gerektiğini ve hazır- lanacak bir planlama ile resto- rasyon için ayrılacak bütçenin yıllara dağıhmının yapılmasını istedi. Eski belediye yönetimi bu raporu dikkate almadı. İTÜ'nün bu raporunu göz önüne alan ye- ni belediye yönetimi, çalışmalan geçici olarak durdurdu. ÜZMANLAR NE DİYOR? Özgün malzeme kullanıldıSurların restorasyonu ile ilgili olarak uzmanların görüşleri şöyle: Prof. Ümit Serdaroğlu: "Restorasyon çalışmalarının kendine özgü ilkeleri vardır. Biz bu ilkelere göre hareket ettik. I'rojelerimizi, Koruma Kurulu onayladı. Restorasyon biçimi ve kullanılacak malzeme aynntılı olaraL raporlarda belirtildi. Restorasyon yapılacak yerlerde varsa kendi malzemeleri. yoksa en yakın malzeme kullanıldı. O zaman yaptığımız çalışmalarda açık renkte olan duvarlar zamanla doğal rengine kavuşacak. Şu anda ilk zamanlardaki parlaklık. giderek diğer kısımlaria uyum içindedir. Eğer restorasyona yeniden başlanacaksa biz vanz. Tecrübemiz ve konuya yakınlığımızdan dolayı belediye böyle bir ihale açarsa katılınz." Prof. Zeynep Ahunbay (İTÜ Mimarhk Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi): "İTÜ tarafından surların restorasyonu için hazırlanan proje, 7 kilometrelik kara surlannın 150 metre genişligindeki bir bandının korunmasını ele aldı. Buna karşın eski belediye yonetimince surların çevresinde yüksek apartmanlann yapımına izin verildi. Biz, kapılann ve sağlam surların onanlması yerine, yıkılmakta olan yerlerin öncelikli olarak onanlması gerektiğini belirttik. Bunun dışında yapılacak onarımların maddi kaynak israfı olduğunu söyledik. Ancak uygulama projelerini hazırlayan TAÇ Vakfı ve belediye bunu dikkate almadı." Doç,Dr. Mehmet İhsan Tunay (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi): Surların tamamının restorasyonu, İstanbul'a yeni surlar yapmak anlamına geliyor. Bunun yerine, yıkılmak üzere olan yerlerin öncelikli olarak onanlması gerekiyor. Suriann onarımı bence, hep bir yıkımın habercisi anlamına geliyor. Bedrettin Dalan, Haliç'teki yıkımlarına başladığında bir >andan da surları onararak taribe saygılı gözükmeye çalışmıştı." yılanmıza vurur ve kirliliğe yol açar. Mecburen dışanya çıkar- tıyoruz. Yunus balıklan, avlan- ması yasaklandığından bu yana çok büyük miktarda ürediler. Bunun kanıtı da sahillerimizde göriikn yüzlerce, binlerce yunu- sun gözler önüne serilen manza- rasıdır. Hamsinin Karadeniz'de bitmesinin tek nedeni bence günde 50 kilo kadar hamsi yiyen yunus balığıdır. Devlet, balıkçı- lara hamsiyi 9 santimden veya 7.5 santimden aşağı olmayacak şekilde avlayabilirsiniz diyor. Acaba a> nı devlet, yunus balığı- nın kulagına eğilip 9 veya 7.5 santimden aşağı olan hamsileri yeme diyor mu? Aç kalan yunus balıklan Karadeniz'deki hamsi, kalkan, morina ve orkinoslara saldınp kanunı doyurmak ister- ken feci bir sonla dip ağlanmız- da hayatını yitiriyorlar. Yunus avı serbest bırakılırsa denizleri- mizdeki balıklan yunuslar değil insanlar tüketir" dedi. Bazı balık unu-yağı fabrikası işleticileri de yunus balığını ma- kinelerini bozduğu için satın al- madıklarını söylediler. Balıkunu- yagı fabrikası işletici- leri bu konuda ileri sürülen id- dialann gerçek dışı olduğunu belirterek "Yunus avı serbest bı- rakılırsa hem hamsi ve diğer ba- lıklar yunuslara yem olmaktan kurtulur hem de bölgede sayısı 23'ü bulan balık unu-yağı fab- rikası boş durmaz çalışır" dedi- ler. Karadeniz'de küçük boy ham- si avına getirilen yasak nedeniyle yılda 250 bin ton kapasiteli 23 fabrika, işleyecek baük bubnak- ta güçlük çekiyor. Konuya iliş- kin görüşlerini açıklayan bahk unu ve yağı fabrikaları yetkili- leri, "Yunus balığı avı karade- niz'de 1980de yasaklandı. Söz konusu yılda 2 milyon olan yu- nus balığı sayısı bugün 10 milyo- na kadar yükseldi. Bu kadar yu- nus balığının yılda tükettiği ba- lıgı artık siz hesap edin. Şimdi binlerce ton balık tüketen yunus dikkate alınmayıp dışandaki ba- calar hedef gösterilip 'Karade- niz'i bitiren fabrikalardır' demek yanuşlıklann en büyüğüdür. Ba- İıgı bitiren balık unu fabrikala- n değil, yunus balıklandır." diye konuştular. Bu arada AA'nın haberine gö- re Samsun'un Yakakent ilçesi balıkçı bannağına getirilen ölü yunuslarla ilgili olarak kayma- kamlık tarafından cumhuriyet savahğına suç duyurusunda bu- lunuldu. Amerikan ^Daily News 9 i Maxwell satın altı NEW YORK (AFP) — Çe koslovak asıllı İngiliz basın imparatoru Robert Maxwell uzun süren görüşme ve pazarhk- lardan sonra ABD'nin en ünlü popüler güniük gazetesi "Daily News"i 40 milyon dolara (120 milyar TL) satın aldı. Maxwell, gazetenin değişik bölümlerinde çahşan işçileri temsil eden 19 sendikanın yöne- timi ile anlaşmaya vardıktan sonra gazetenin sahibi olabildi. 4 aydır grevde olan bazı işçiler, Maxwell'in yeni patronluğunu oylamayla onaylayacaklar ve böylece Maxwell "Daily Nevvs'- in kesin olarak sahibi olabilecek. Amerikan basın tarihinde en çok satan gazete olarak henüz kırdmayan bir rekorun sahibi olan "Daily News" 1947 yılında ortalama 2.4 milyonluk tiraj yapmıştı. Maxwell Ue sendikalar arasında varılan anlaşma uya- nnca gazetenin 2300 çalışanın- dan 800*ünün işine son verilecek ve gazete 1992 yılında 72.8 mil- yon dolarlık (218 milyar TL) bütçeyle yayınlanacak. Son olarak 600 bin tiraja dü- şen "Daily News" Amerika'da geçen yıl yaşanan reklam krizi nedeniyle ilan gelirlerinden 114.5 milyon dolar (343.5 milyar TL) zarar etmişti. Robert Maxwell- in dün New York'ta yaptığı açık- lamaya göre 71 yıl önce kurulan "Daily News, New York'un en önemli popüler gazetesi olarak yeniden bayilerde görünecek." GREENPEACFİN ÇEVRE RAPORU Batu atık ihraç ediyortDÎL GÜRSEL ANKARA — Greenpeace'e göre sömürgeciliğin 'çağdaş şek- li', sanayileşmiş ülkelerin 'baş belası' olarak nitelendirdikleri tehlikeli atıklannı azgelişmiş ül- keleregöndermesi. Greenpeace örgütü yalnızca deniz yoluyla son birkaç yılda 3 milyon 176 bin ton atığın azgelişmiş ülkele- re ithal edildiğini iddia ediyor. Greenpeace'in konuyla ilgili hazırladığı rapora göre bundan en fazla nasibini alan ülkelerden biri Türkiye. Raporda son yıl- larda Almanya'nın 100 bin ton fuel-oil atığının Türkiye'ye ithal edildiği vurgulanırken bu yakı- tın Batı Anadolu ve Isparta böl- gesindeki fabrikalarda kullanıl- dığına dikkat çekiliyor. Başbakanlık Çevre Müsteşar- lığı yetkilileri, fuel-oil atıkları- nın halen Türkiye'ye 'gemiler yoluyla sokulduğunu' bildiri- yorlar. Bu atıkların 'lalaşlara hulanarak' Türkiye'ye sokuldu- ğunu ve sanayicıler tarafından "ucuz yakıt' olarak kullanıldığı- nı vurgulayan yetkililer. konuy- la ilgili olarak. "Talaşlara bu- lanarak satılan fuel-oilin içinde zehirli kimyasal atıklar da var. Bu, tamamıyla Türkiye'nin çev- re yönünden sömürülmesidir" diyorlar. Greenpeace'e göre Angola, bugüne kadar toplam 5 milyon ton Batı kaynaklı sanayi atığı- nın kendi topraklarında depo- lanması karşılığında 2 milyar dolar aldı. Güney Afrika Cum- huriyeti ise 500 bin dolar karşı- lığında 70 bin ton tehlikeli atı- ğın ülkesine gömülmesine izin verdi. Avrupa kaynaklı 'kimya- sal atık' bulunan 2 milyon va- rilin Annabon adlı volkanik bir adaya gömülmesi için anlaşma yapıldığı öne sürülüyor. Etiyop- ya kıyıları ise başta ttalya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin nükleer atıklarıyla dolduruldu. Latin Amerika ülkeleri genel- de Amerika kaynaklı atıkların hedefi oluyor. Raporda Pana- ma ile New York'ta bulunan bir şirketle atıklara ilişkin bir anlaş- ma bulunduğu belirtiliyor. Parasız yaülı sınavları • ANKARA (ANKA)— Devlet parasız yatıhlık ve bursluluk ara sınıflar ve ortaokul ara sınıflar sınavı ile kurumlar sınavına 4 martta başlayan başvurular yann akşam sona eriyor. Lise ve dengi okullarda okuyan ara sınıf öğrencilerinin katılacakları devlet parasız yatıhlık ve bursluluk smavlarına basvurular da aynı tarihte sona erecek. Özel giriş sınavı ile öğrenci alan okullarda yatılı veya burslu olmak isteyen öğrencilerin de hem giriş sınavını hem de devlet parasız yatıhlık ve bursluluk sınavını kazanmaları gerekiyor. Adaylar sınava katılmak için doldurdukları aday basvuru formlannı halen okudukları okul müdürlüklerine teslim edecekler. Renoir'ın tablosu çalındı • NIMES (AA) — Fransız Ressam Pierre Auguste Renoir'ın, "Jeunes Femmes A La Campagne" (Kırda Genç Kadınlar) tablosu, ait olduğu Bagnols-Sur-Ceze adlı empresyonist müzeden çalındı. Renoir'ın ölümünden üç yıl önce 1916'da yaptığı tablo, 0.42 cm'ye 0.52 cm boyutlarında yağlı boya bir eserdi. Aynı empresyonist müzeden, 1972 yılının kasım ayında da empresyonist ressamlara ait 15 eser çalınmıştı. Trilyonluk tazminat • WASHINGTON (AA) — Exxon firması, Exxon Valdez adlı gemilerinin 1989 yılında Alaska'da neden olduğu petrol kirliliği için 1.1 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Alaska hükümeti sözcüsü, konuyla ilgili firma ile aniaşmanın Adalet Bakanlığı'nda imzalandığını 1.1 milyar dolann 10 yıl içerisinde ödeneceğini kaydetti. 24 Mart 1989'da Exxon Valdez'in bıraktığı 11 milyon varil ham petrol, bölgede büyük bir ekolojik felakete yol açmıştı. Ayınesli tiikeniyor • İSTANBUL (İUHA) — Ayı türlerinin dünyada ve Türkiye'de nesillerinin hızla tükendiği, Almanya, Avusturya ve lsviçre'de ayı neslinin yok olduğu bildirildi. Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından yapılan açıklamada, bozayı adıyla bilinen, bilimsel adı ürsus arctos olan ayı türünün Türkiye'de ve dünyada hızla yok olduğu belirtildi. Eskiden çok sayıda ayı barındıran Almanya, İsviçre ve Avusturya'da ayı neslinin tükendiği, Fransa'da 12, İtalya'da ise 24 tane kaldığı vurgulandı. Corc'a ne oldu? • İSTANBUL (ANKA) — Bakırköy Belediye Baskanı Yıldırım Aktuna'nın televizyona çıkardığı ayılardan "Corc"un zehirlenerek öldüğü öne sürüldü. Pendik Araştırma Enstitüsü'nde yapılan otopsi sonucu, Corc adlı ayırun zehirlenerek öldüğü açıklanırken Enstitü Müdürü Kaya Demirözü ölüm konusunda açıklama yapmayacaklarını söyledi. Bakırköy Belediye Başkanı Yıldırım Aktuna ise "Ölen bir ayı var, ama bu Corc değil" diye konuştu. Daily News 30 yaşında • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Ankara'da yayımlanmakta olan Türkiye'nin ilk ve tek Ingilizce güniük gazetesi Türkish Daily News (TDN) yarın 30. yılına giriyor. Çok sınırlı bir kadro ile ilkel koşullarla 1961'de yayın hayatına atılan TDN, geçen 30 yılda gerek nitelik, gerek nicelik olarak büyük ilerlemeler kaydetti. Türkiye'nin sayılı modern VEB ofset matbaalarından birine sahip olmasının yanı sıra tamamen bilgisayar kullanan birkaç gazetesinden biri haline geldi. 1960'larda gazetenin okuyucu kitlesini büyük oranda yabancı uyruklular oluştururken, 80'lerde giderek oku>ııcu kitlesi içindeki Türk okuyucu oranı önemli ölçüde arttı. TDN ayrıca, The Anatolian adı ile haftalık uluslararası baskısı olarak da yayımlamakta.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog