Bugünden 1930'a 5,399,523 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

9 ŞUBAT 1991 KÜLTÜR-SANAT CUMHURÎYET/7 Cansever Usta'ya saygı • Kültür Servisi — Şair Edip Cansever, Türk Yazarlar Sendikası'nın düzenlediği "Ustalara Saygı" gecesinde Karaca Tiyatro'da yapılan bir toplantı ile anıldL Şairin arkadaşlannın ve şiirseverlerin katıldığı gecede açış konusmasını yapan TYS Başkanı Oktay Akbal "Cansever'i aramızdan gittniş gibi düşünmenin zor olduğunu" belirttikten sonra eşi Mefharet Cansever'e bir anı plaketi verdi (fotoğraf)- Cansever'in Isa Çelik, Ara Güler ve Cengiz Civa tarafmdan çekilen fotoğrafları bir dia gösterisi halinde sunulurken, gösteriye Mete Buharak'nın, şairin radyo konuşmalanndan derlediği sesi de eşlik etti. Daha sonra Ahmet Oktay, Demir özlü ve Hilmi Yavuz, Cansever şiiri üzerine konuştular. Cüneyt Tiirel ile Gülsen Tuncer'in şürler okumasmdan sonra Nihal Atay'm bestelediği Cansever'in bir şiiri Mesut tktu'nun sesi ve Isa Çelik'in dialanyla sunuldu. Sunuculuğunu Candan Sabuncu'nun yaptığı gecenin ikinci bölümünde tsmet Ay anılannı anlattı. Şairin torunu Emine Birol da kendi şiirlerini okudu. Gece, Defne Ilgaz'm söylediği şarkılarla son buldu. (Fotoğraf: tbrahim Günel) Hasan Hüseyin anıhyor • Kültür Servisi — Ozan Hasan Hüseyin Korkmazgtl 7. ölüm yüdönûmü nedeniyle Sıvas Dayanışma Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendıkası tarafmdan düzenlenen bir geceyle anılacak. Banu, Aşık Nesimi Çimen, Yavuz Top, Grup Mernaba ve Grup Kızıhnnak'ın katüacaklan, semah ve dia gösterileri ile Hasan Hüseyin'den şiirlerin sunulacağı gece 22 şubat cuma günü 20.00-24.00 arası Lütfı Kırdar Spor Salonu'nda gerçekleşecek. Davetiyeler SİDAD tnerkezinden ve kültür merkezleri ile tiyatro gişelerinden elde edilebilecek. Hasan Hüseyin için 26 şubat tarihinde de Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Salonu'nda Asım Bezirci'nin katüacağj bir söyleşi düzenlenecek. SİNEMA Kısa füm günleri • Knltür Servisi — İFSAK ve Istanbul Fransız Kültür Merkezi'nin işbirliği ile düzenlenen III. Uluslararası Istanbul Kısa Film Günleri kapsammda bugün tspanya'dan "tlk Balo" ve "Akbco", Japonya'dan "Ofigami", Türkrye'den "Vapurlar" ve "Ayak Sesleri", Ingütere'den "Tembel" ve "Dam Üstünde", Hollanda'dan "Pierrot Lunaire", Fransa'dan "Savaş Atlanndan", "Dokunulmaz", "Son" ve "Herman Heinzel Kuş BUimci", ttalya'dan "Randevu", Ahnanya'dan "Gölgeler Pazan", "Braunscheig Üzerindeki Deniz" ve "Yahni", ABD'den ise "Yann Dinleyin" adh fılmler gösterilecek. Aynca İFSAK'ın 12. Ulusal Kısa Film Yarışması'na katılan fümlerden, "Yaşam", "Ergime Noktası" ve "Büyük Sinbad" da bugün izlenebilir. Film gösterileri saat 15.00-21.00 arası Fransız Kültür Merkezi gösteri salonunda yer alacak. 'Benim Sinemalarım'a ödül • Kültür Servisi — Sinemaya tutkun bir genç kızın yasamını konu alan, Füruzan'm 1973 yıhnda yayımlanan aynı adh öyküsünden uyarlanan "Benim Sinemalarım" filmi, 9. Uluslararası Tahran Fecr Film Festivali'nde "En lyi Film ödüUY'nü kazandı. Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği dün filmin yönetmenleri Gülsün Karamustafa ve Furuzan ile fümin başrol oyuncusu Hülya Avşar'm katüımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Gülsün Karamustafa, "Çok severek ve sanat filmi olması kaygısıyla çektiğimiz bu filmin ödül alması gerçekten çok sevindirici" dedi. Filmin başrol oyuncusu Hülya Avşar ise şunlan söyledi: "Böylesine emek harcanan bir filmin Antalya'da bû töşeye atılması benim ağmma gitti ve bunu aradan 20 yıi da geçse unutmayacağım. Bana verilecek ödül hiç önemli değil, bana halkın verdiği ödül, yetiyor da artıyor bile. Ama bu film ödül almaya değerdi iddiasındayım" (Fotoğraf: Ibrahim Günet) TİYATRO 6 Aziz Nesin Sahnesi' • Kültür Servisi — Bakırköy Belediye Tiyatrolan'run ikinci sahnesi "Aziz Nesin Sahnesi", Güngören'de 6 marttan itibaren tiyatroseverleri konuk edecek. 160 kişilik tiyatro, perdelerini Aziz Nesin'in "Demokrasi Gemisi" adh oyunu ile açacak. "Aziz Nesin Sahnesi"nin tanıtımıyla ilgili dün düzenlenen toplantvya Aziz Nesin, Bakırköy Belediye Tiyatrolan Genel Sanat Yöneüneni Zeliha Berksoy ve "Demokrasi Gemisi" adh oyunun yönetrneni Ahmet Gulhan katıldılar. Tiyatroya adı verilen Aziz Nesin, "Admun bir sahneye verilmesi öncelikle örnek bir hareket olduğu için seviniyorum. Sanırım sanat tarihimizde ilk kez yaşayan bir sanatçının adı bir tiyatroya veriliyor" dedi. Nesin, "Demokrasi Gemisi" adh oyununda, Karagöz'ün canh bir biçimde ele alındığını ve güncel konular çerçevesinde izleyiciye sunulacağını aktardı. Tanita Tıkaram'ın üçüncü albümü 'Everybody'sAngeVda 14 yeni beste var Taııitada kiııılik bmıalmu"Ancient Heart" ve "The Sweet Keeper"dan sonra Tanita Tikaram'm yeni çalışması, Batı'da büyük bir heyecan yaratmadı. Eleştiriler hayli buzlu. îlk albümün coşkusu giderek yerine düşkınkhğına bırakır gibi. YAVUZ BAYDAR STOCKHOLM — "Everybody's Angel", gecen yüki Türkiye ziyaretiyle kendisini geniş bir kitleye iyi-kötü (galiba "kötü" unsuru daha ağır basmıştı) tanıtmayı başaran TanitaTıkaram'ın yeni albümü. Dörtyüönce "Andent Heart" adh kıymetlive — ne hikmetse— hâlâ gizemini olduğu gibi koruyan bir albümle pop dünyasına ayak basan Tikaram'ın butazeçalışması büyükbir heyecan yaratmadı Ba- O'da. Eleştiriler hayli buzlu: İlk albümle ilgili coş- kulu görüşler, yerini gitgide artacağa benzeyen bir düşkınklığına terk eder gibi. Album elbette satma- sına satıyor, ama Stingya da Boy George'un yeni- leri yanında adından hemen hiç söz ettirmiyor. Tikaram'ın gidişi hiç de iyi görünmüyor. Bunun ana nederü, önceliklekıvamh, dolgun se- siy le âdetabir "dişiCohen" imgesiyaratmış olan 21 yasındaki sarkıcı/bestecinintaze/büyülü soluklar içeren "Ancient Heart" albümünün havasından faz- ûsıylauzaklaşmışolması. Tikararn, yabu "havaya" dönemiyor ya da dönmek istemiyor. tkincisi doğ- ruysatercihi şimdiden —hattaikinci albümü "The 9weetKeeper"dan başlayarakgeritepmiş durumda. tkincialbümünde sesini "soyan", onu örten giy- silerden antan Tikaram —ki bu giysiler Rod Ar- gent'ınTikaram'ın sesinetam uyacak şekildebiçti- ğituşlu 4 *atmosferleriydi' î —bazj sınırlangereksiz ye- re zoriadığmı daisteristemezgöstermiş oldu. Ne bir JuüaFordluun'dı, ne debir SineadO'Qmnor~ Sesi "yalnızlaştıkça" daha çok kınlıyor ve —ciddi bir söylem içinde olduğu için de— bir zaaf olarak or- tayaçıkıyor. Aytu zaafasahip olan Leonard Cohen, sesiniheryeniçalışmasında bir parça daha gıydirir- ken Tikaram'ın tersine gitmesi biraz garıp. Garip, çünkü yeni albümünde, müzikalitesibir- ikiparçadışında hiç göz doldurmayan bir Tikararrf- la karşı karşıyayız. Gttikce artan ölçudeakustik bir ses yakalamauğraşıiçinegircnsanatcı, kendisine ya- kışansükûnetdolu üslubunuterkedip soul esinli he- yecanın dozunun arttığı bir \va Morrison yaklaşı- rrurun pesıne düşmüş gibi. Anlaşüması guç bir ter- cih... Tumü Tikaram'a ait olan 14 yeni besteyi içeren "Everybody's Angel"ın yapıması —tahmin edile- ce^ üzere— yineRod Argent ile Peter Van Hooke ikilisi. "Ancient Hearfın zamandışı guzelüğinde hayli emeği gecmiş olan ikili, yereiyice ayak basan bir fold sound'u üzerinde karar kıhmş. Akustik folk'un temel mürettebat yapısı olan gitar-bas- piyano-davul dağüımına zaman zaman —Dyian'ın "Desire w uu uzaktan çağnştıran— bir keman katı- hyor, zamanzamandaRod Argent'ın hammond or- guyla Morrison türü bir "ruhsaJ hararet" yaratma çabalan göze çarpıyor. Acüışparçası olan "Only TheOnesWe Ltnve" ol- dukçabüyük bir düşkınklığr. Durgunve bulanık bir moledi, itici yayhlar veTikaram gibi güçlü olduğu kuşku götürmezbir şaireyakışmayacak ölçude bas- makahp sözler. Tikaram, bu sarkı için yan vokale gözdeşarkıcılanndan birini,Cohen'inyakınarka- dışJennifer W»rnes'ı alrruş, ancakyenirenklerkat* masını pek sağlayamamış. "Deliver Me" adlı tutuk ve çekicüik taşımayan ikinci bestenin ardından, gerek enstrumantasyonu vesound'u, gerekse sözleri vesöylemebiçimiyleeski Tikaram'ı ekrana getiren "ThisStory In Me", albü- mün gidisatını bir miktar aydınlatıyor. Ama onu iz- leyen T h o Wish This" ve —Argent'ın Hammond- uylaTikaramsesiarasındauyiımdan çok uyumsuz- luğu sergileyen— sıradan "Mud In Any WrterTa yi- ne karanhk bir bulutun arkasına ginyor yapıt. Tikaram'ın özgün gizeminiyakalayan "Sunface" yeni bir ışıkh nokta, ancak bundan sonra "Every- body's Angd" yavaş yavas gücünü yitirerek geriye kalan sekiz beste boyuncayavaş yavaş sönüp gidi- yor. öy le görilnüyor kibu albüm, Tikaramiçinönem- libir dönüm noktasıoluşturacak. Olumlugörünen unsurlardan biri, bestecinin şair yanının gıttikçe guçlenmekte oluşu. TanitaTikaram iyi şiiryaayor. Dördüncü albüm için acele —veinat— etmekyeri- ne, duşmesimuhtemel kimlikbunalırrurubir şiirki- tabıyla çözmek belki daha uygun olur. "Every- body'sAngeTınverdiğimesajlardan en önemliâ ga- liba bu. DÖNÜM NOKTASIOLABtLtR- lfeoiaibamü "Everybody's An- gel", Tanita Tikaram icin önemK bir dönüm noktası oluşturabilir. Ressam Zeki Faik İzer, ölümünün 2 yıhnda birsergiyle anıhyor Doğa ile 'meşk' eden ressamZeki Faik tzer'in resimleri ve desenleri Kadıköy'deki Mine Sanat Galerisi'nde sergileniyor. Sanatçının oğlu, Mimar Sadi Faik İzer tarafmdan düzenlenen sergide, Zeki Faik'in 45 resmi, 30 da küçük deseni yer alıyor. LUDMİLA BEHRÂMOĞLÛ Zeki Faik îwr Türk resmine parlak sanyı, yeşili, portakal rengini, moru, kırmızıyı, tüm canhhğı içinde sokan ressam olarak tanınır. En yalın resimleri bile döneminde "çok renkli" sa- yılnuş. Bugün ise beyaz zeminle- ri üzerinde kmak çizgileriy- le tum tazelikleriyle etkiliyorlar izleyiciyi; Mine Sanat Galerisi'nde 2 yağlıboya yapıtının >"anı sıra 40 tane (50x70) boyutunda ve 5 da- ha kücuk toplam 45 suluboya ve pastel resmi sergileniyor. Sanat- çının ölümünün 2. yıhnda, anı- sına açtığı bu sergiden, her büt- çeden resimseverin eli boş dön- memesi için oğlu mimar Sadi K1VRAK HATLAR — Zeki Faik Izer'in "meşk'ierim dedigi resimlerinde, kaligrafik kıvnmlann egemenliginde bir kmakhk var. Faik tzer babasının 30 da küçük desenini izleyiciye sunmuş. Zeki Faik Izer'i uzun yıîlar Güzel Sanatlar Akademisi Mü- durlüğü yaptığı sırada tanımış olanlar prensiplerine bağlı, hır- çın bir kimse olarak ammsıyor- lar. Her şeyin kurallara uygun olmasını isteyen disiplin duşku- nü Zeki Faik tzer, oğlunun ta- nımlamasıyla, yapılması ve ol- ması gerekenden fazla bir şey is- temiyordu çevresınden. Tahsisat kovalama, akademi binalarımn inşaatı, yönetim sorunları ile ge- çen 4 yılı, Zeki Faik İzer, resme zaman ayıramadığı için kayıp yıllar olarak nitelermiş. İlk akademi sınavı ile gittiği ve daha sonra emekli olduktan sonra yaşhlık yıllanru Fransa- da geçiren tzer, Avrupa düşün- cesıne, kuralhlığına uymuş öm- ru boyunca, ancak kendi özel yaşamında da eğlenceden, ak- şam "degüstasyon"lanndan uzak durmamış. Döneminde klaket dansı moda olunca, Amerika'dan gelen zenci bir dansçıdan ilk öğrenenlerden birı ve dansinglere ortalığı şenlendir- mesi için para vermeden alınan bir kitnse olmuş. Kişiliğindeki bu düzen tutku- su ve canhlık Zeki Faik İzer'in yapıtlarında da görülüyor. Ka- ligrafık kıvnmlann egemen ol- duğu resimlerine kendi de hat- tatların el antrenmanlarına tak- ukları ad gibi "meşk"lerim der- miş. Çizgiselliğin, iapon nesmin- de olduğu gibi damıtılmış. eko- nomik ve öze ınen bir olgunluk- la yansıdığı resimlerde soyut gorümulenn altında, gozlenmiş, incelenmiş en vurucu cizgileriyle biçimi bulunmuş doğa yatar. Göz renk kıvnmları arasında güneşi, denizi, doğa, görünum- lerini, kuşlan, balıkları, çiçekle- ri, ayırt etmeye başlıyor bir sü- re baktıktan sonra. Zeki Faik İzer,resmimizdeye- nileşmenin öncülüğünü yapmış olan "D Gnıbu" kurucuları ara- sında yer almış, ömrü boyunca yoğun olarak resme çahşarak hep yeni anlatım biçimleri araş- tırmış, sayısız yapıt bırakmıştır. Sergideki suluboya ve pastel re- simlerde sürekli gelişmesinin ya- nı sıra Zeki Faik tzer'i ele veren renkçilik ve bilek gücüne bağh kıvrak çizgileri, resmi anlamak isteyenlerce mutlaka görülmesi gereken önemli öğeler. Luigi Pirandello'nun 'Insan, Hayvan ve Erdem'i Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde Ytizlere takılan 'erdeırf nıaskeleri1981'de 1402'lik olarak Şehir Tiyatrolan'ndan uzaklaştınlan Zihni Küçümen, 10 yıl sonra Pirandello'nun oyununun yönetmenliğini üstlendi. Şehir Tiyatroları'nda daha önce yazann "6 Kişi Yazarını Arıyor", "Size Öyle Geliyorsa Öyledir" gibi yapıtları da oynamıştı. AHU ANTMEN ttalyan yazar Luigi Pirandel- lo, hemen bütün yazdıklannda insanı, insamn bitip tükenme- yen 'yüzlerini' ele alrruş. Onun yazdıklannda kişiler toplum ta- rafmdan üstlerine yüklenen rol- leri oynayan oyuncular. Piran- dello, onların takmak zorunda kaldıklan maskeleri ve bu mas- kelerin ardmdaki - ikiyüzlülük- lerinin farkında olan ya da olmayan- kisilikleri anlatır. ts- tanbul Şehir Tiyatrolan Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde bugün sahnelenmeye başlayacak "In- san, Hayvan ve Erdem" adh gül- dürü de Pirandello'nun sık sık kullandığı bu "Udyüzliilük" te- masının ağır basuğj oyunlardan. 1934'te Nobel Edebiyat Ödü- lü'nü alan Pirandello'nun bu oyununda, "gelenek - görenek - töre"lere uzanan bir yan da var. Bu uzantı, aslında oyunun temel bir yanını oluşturuyor: Gelenek ve göreneklerle şekil- lenmiş toplumsal alışkanlıklar, bu alışkanlıklann şekil verdiği yasam biçimleri ve bu biçimle- re uygun yaşayan, bir anlamda "kögeye sıkıştınlmış" insanlar. "tnsan, Hayvan ve Erdem"- in yönetmeni Zihni Küçümen, insanlarm eelenek ve görenek- lere *sun«ikı bağlamp da "ora- dan bir adım öteye gitmek iste- memeleri"nin traji-komik olay- lara yol açtığim söylüyor. Piran- dello'nun oyunu için Küçümen şunlan söylüyor: "Oyunda, adeta Pirandello'nan sözciiso diyebilecegimiz Paolino adında bir ögretmen var, evinde öze) dersler veriyor. Bu ögretmen saydam bir kişilik taşıdıgı kanı- sında. 'Ben maske kaHanmıyo- rnra, ikiyüzlu degiiim' diyor. Ama göruyonız ki -bu Pirandel- lo'nnn bütün oyunlarında vardır- bu olumlu kişi tophımun gelenek ve görenek kıskacına yakalandığı zaman kendisi de maske takmak zorunda kahyor. Bu maske aedir? Dısarıya karşı oynadığı oyundur. Dışanya kar- şı hiç sevmediği, nefret ettigi o ikiyüzlülük maskesini kullan- mak zorunda kahnıştır, çiinkü toplum koşullan ve toplumun genel ahiak anlayışı bunu gerek- tinnektedir." Bir ttalyan yazann kalemin- den uzun yıllar önce çıkmış ol- masma rağmen, "tnsan, Hay- van ve Erdem" gelenek olgusü- nun ağır bastığı bir Türkiye'de, izleyicinin "yabancıhk hissetme- yecegi" bir oyun. Küçümen, bu- nu şöyle açıklıyor: "Bizim topluraumuzun bu oyunda bir şey bulmaması mümkün değil, çünkü bizde aı- leilişkilerininsonderecestandart- BUGÜN SAHNELENMEYE BAŞLIYOR — Serra Yümaz'ın dilimize çevirdigi, ttalyan yazar Lu- igi Pirandello'nun "tnsan, Hayvan ve Erdem" adh oyunu, bugün İstanbul Şehir Tiyatrolan Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde oynanmaya başlayacak. (Fotoğraf: tbrahim Günel) lan önceden toplum tarafmdan çizilmiştir ve bu standarttann dışına kolay kolay çıkılamaz. Çıkılmadıgı zaman da büyük acılar yaşanır. En basit öroegi, bir adam karısımn kendisini al- datbğını ögrenince, ilk önce ka- nsuu ötdürür... Ama boşanmak diye bir şey vardır. Ama bu va- pıimaz çünkü ona 'at, avrat, si- İah senin namusundur' denil- miştir, öğretilmiştir. Sonra da gazetelerde okunız: 'Namnsu- mu temizledirn' der." Küçü- men, oyunun geçtiği Güney Ital- ya'da da bu özelliklere rastlan- dığıru ve "bele işin içine bir de Katoliklik olgusu girince" daha bağnaz boyutlara ulaştığını söylüyor. 1922'lerde, Mussolini'nin ün- lü Roma yürüyüşünü yapıp ik- tidara gelmesinden sonrakl dö- nemde geçen oyunda, olaylann Güney Italya'mn küçük bir ka- sabasında ve Mussolini döne- minde geçtiğmi anlatan bazı 'ek' unsurlar da kullanıhyor. Mus- solini'nin o yülara ait eski bir radyodan gelen sesi gibi. Duva- ra asümış bir Meryem Ana res- mi ya da çarmıha gerilmiş bir Isa da oyun kişilerinin dine bağ- hlıklanru simgeleyecek. Bunun- la birlikte, oyunun Feyza Zey- bek tarafmdan hazırlanan deko- ru kesinlikle simgesel değil Serra Yümaz'ın Türkçeye çe- virdiği "tnsan, Hayvan ve Erdem'' de Erhan Yazıcıoğla, Selma Kutluğ, Cengiz Keskinkı- lıç, Ersan Barkın, Leyla Altın, Fethiye Sezer, Yalçm Akcay, Şevket Avşar, Şenal Saçbüker, Vehbi Aslan ve Nazif Şen rol alıyor. Türk-İngüiz besteciler • Kültür Servisi — Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda 21 şubat ve 24 şubat tarihlerinde Türk ve Ingiliz kadm bestecilerin yapıtlan seslendirilecek. Küba asıllı Amerikalı besteci-piyanist Odaline de La Martinez tarafmdan kurulan Lontano topluluğunun konserlerinde Türk kadın besteciler Sıdıka Özdil, Deniz Ulben, Nihan Atay, Meüha Doğuduyal ve Perihan Önder'in yanı sıra ingiKz Eüzabeth Lutyens, Judith Weir, Nicola Lefanu, Elizabeth Maconchy ve Odaline de La Marünez'in yapıtlan sunulacak. Oğrenci etkinlikleri • KiUtar Servisi — istanbul Üniversitesi öğrenci Kültür Merkezi'nin (Vezneciler, Bozdoğan Kemeri Cad. 1) etkinlikleri sürüyor. Tiyatro Kulübü'nün ortak çalışması "Sevdammn Önsözü" adh oyun bugün saat 13.00 ve 15.00'te izlenebilecek. Kemal Özer söyleşisi 20 şubatta 14.00'te, Nusret Avcı ve Doç. Dr. İhsan Tunay'ın yer alacağı arkeoloji konulu söyleşi ayru gun yine 14.00'te, Kürşat Başar söyleşisi ise 21 şubatta 15.00"te izlenebilir. Doğan Kardeş • Kültür Servisi — Doğan Kardeş cocuk dergisinin şubat sayısında 'Havacıhk' başlıkh bir dizinin ilk bölümu yer ahyor. Diâ havacıhğın tarihsel gelişimini, uçaklarla ilgili teknik bilgıleri tanıtmayı amaçhyor. Aziz Nesin ise 'Yağmur Duası' adh öyküsuyle dergide, Nesin Vakfı ile de derginin ekinde . verilen gazetede konuk edilmis, 'Antarktika'da Yedi Ay' başlıkh gezi yazısı, Gulten Dayıoğlu'nun 'Çok .; Bilmişler' adh öyküsü, •* OrweÜe'in Ercan Dinçer tarafmdan resimlenen 'Hayvan Çiftliği' öyküsü, M. Ali Kıhçbay'ın 1- kaleminden 'Mozart' yazısı, derginin sayfaları arasında.,' Ahan Gürmaıı"' • Kültür Servisi — Altan Gürman sergisi 20 Şubat 1991 Çarsamba günü Derimod Kültür Merkezi'nde açüıyor. Resim, heykel, kolaj ve baskılannın yer aldığı sergi sanatçı Şükrü Aysan tarafmdan düzenleniyor. Bu sergiyle birlikte sanatçının yaşammı ve çahşmalanm içeren kapsamlı bir kitap Derimod Kültür Merkezi tarafmdan hazırlandı. Bu kitap ve sergi Tülin Onat ve Server Demirtaş tarafmdan gerçeklestirildi. UGUN • Dia gösterisi ve söyleşi 'Doğa yürüyüşleri' konulu dia gösterisi ve Timur Daaiş'in söyleşisi saat 19.00'da Otomobil tş Sendikası Ruhi Su Kültür Salonu'nda (Kırtasiveci Sok. No. 21 Kadıköy) izlenebilir. • Okuma günü Yazar Nezihe Meriç Atatürk Kitaphğı'nda saat 16.00'da kitaplanndan bölümler okuyacak ve okurlanyla söyleşecek. • Oialarla Amazon Ersin Alok'un, "Amazon'un 24 Saati" başhklı dia gösterisi saat 16.00'da Basın Müzesi'nde. bugün bilsak 19 ŞUBAT SALI: 19.00 Avrupa'daSolHarckellcr. Orhan SllİER, Tckıaş AÖAOGLU, Sungur SAVRAN 19.00 SanaiEscrinin Anlaıra Yonımu vc Dcğcricndirmcû: "SoymSanal: Mondrian, Kandinski, Malcviç, Klee" Erol COŞKUNER Ta'iChiChu'anHareketli Meditasyon ilhan GUNGÖREN (HcrSa. 14.00-20.00) Cafe-Foyer-Bar(Giriş) 12.00-00.30 Rock Cafe-Bar(5.Kal) 15.00-18.00 HcavyMdal 18.00-24.00 Rock 2U0 Erkın KORAY bilsak, sırasclvılcr cad., soğancı sok. 7 cihangir 143 28 79-99
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog