Bugünden 1930'a 5,410,009 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

r!5 ŞUBAT 1991 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TÜRKIYE'DE BUGÛN Devtet MeteorotO(i Islerı Genel Mû- dûriûöû'nden aknan Mgrye göre, bû- tûn bolgeierimız parçalı ve çok bu- lutfu, Marmara, Ege Batı Akdenız, iç Anadolu'nun batısı ıle Batı Kara- denız yağrnuriu geçecek. HMM Sl- ÖUOJGt: Yafrşzraflmenbûttrı yurt- taarücak RUZGÂR Gûneyyönler- dan hafif arasıra orta kuw«tte yur- dun baösında zamania kuvvetlı ve yet yar fırtına şekJınde esecek. De- naerimıaje Kıble ve teşislemeden 4 ilâ 6 yer yer 7 Marmara, Ejje. Ba- tı Akdeniz* 8 kuvvetınde saatfe 16 üa 27 yer yer 33, marmara, Ege, Ba- tı Ahtenc'de 40 denc m * hda ese- cek. fchmını dalga yûkseklığt 1-2 «ana Adapazan Adıyaman Afyon AJn Antanya yer yer 2.5, Ege'de 3 ılâ 4 m görûş 10 km yaflış anında ya- ğış alan denızlerimizde, 4 ita 6 m. dolayında bulunacak Van Gölû'nde hava parçalı çok buhjtfu geçecek Rüzgâr güney ve doğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esecek Gfli Kûçûk daJgalı görüş uzaklıjı 10 km. ctvannda bulunacak > Artvm /yiın Balıtes» Bıleak Bıngai Bltte Bokı Buısa Çanakkate Çoojm Oenct 8 19° 7°Dıyaıtatar y 16° 8°E<Sme 8 10°-2» Erancan Y 10° 2°Eranım 8 -6° -19°Esto$et»r Y 6° 0°Gaaamap B 18° 7°ûrtsun Y 18° 10° Gûmûşhane B B 6° CPHakfcân Y 19° 11° IsparB Y 17° 9»!s**ul Y 12° S°faıw B 2°-9°Kaıs B r>4° Kasbmonı Y 10 2°K«s«ı Y 16° 8° Kırtöm» Y 17° 9°Konya B 8°-5>KİMya Y 18 10°tU3tya 8°-5° Mamsa 15° 8°K.Maraş -*> -10°Meran 0°-16°Mujb 7° 0"Mu$ 10° O°N>0dc 14° 7°0n)u 4°-S° ta 0"-8° Samsun 12° 5°S«rt 16° 8°Smop 1P10°S«as °8*WM 5°-2°1itEDnY Y Y 19° 6"Uşak Y 14» 9°%zgat 3°-6° ZonguUak Y 18° 10° 8 10° 0° B 17° 8° Y 16° 8° B -4° -M° B -2° -6° 8 14° 7° B 14° 6° B 15° 8° B 8°-1° Y 15° 8° Y P-fr Y 15° 7° B 14° 6° B 2°-8° Y 14° 6° B 0°-7° Y 4°-2° Y 16° 8° > bulutlu J İstsk tkarlı A-aç* B-buW>u G-gûneş* K-kark S-ask Y-yaJmuflu HelsinkıU) Lenıngrad rf • u Moskova Kahıre» DÜNYA'DA BUGÜN A/nstentam Amman AHna Bajd* Baraloca Basd Batgrad Barin Bon BrMsM Caravre Ceoyır C«M« Duba Frattırt öra Krtırc Kopantag KMn Letoşa K 1° Y 12° B 10° K -2° K -1° K -2° K 0° K 1° K -2° K -1° B 13° K 0° B 18° K 1° B 22° K 1° K 0° B 19° Mostam Mûnh Ltmngrad K -5° Unlra K 2° Madnd B 10° Mbno K 2° K -4° K -f> K -5° Y 9° K -3° K 6° K 4° K -3° K 2° K -1 1 K 0» Osto Pans Rıyad Roma Srtya Şam T«/Wv TLnus Viyana Zûrih BUIMACA 6 SOLDAN SACA: 1/ Üzeri ot ya da kumla örtühnüş tu- I zak amaçb çukur. 2/ j Uçunım... Utanması ! sıkılması olmayan. ; 3/ Kat kat çakıl ve > kumdan oluşmuş yer Ikıvnmı... Bir nota. |4/ Akdeniz bölge- j sinde yetişen bir jağaççık cinsi... Te- l miz. 5/ Akım şidde- Itibirimi kiloamperin | simgesi... Taze soğan j ve marulla pişirilmiş jkuzu eti yemeği. 6/ : Kayak... "Fena değil" örneğinde ol- duğu gibi, bilinçli hafifsemeye daya- nan söz sanaü. 7/ "Büytık —ye es- kiler derler/ Bizim öz musikimizin piri" (Yahya Kemal Beyatlı)... Yeryü- zü. 8/ tkinci Osman döneminde bas- ünlan gümüş sikke. 9/ Eli işe yatkın, becerikli... Hicap... Yağı alınmış süt- ten ya da yoğurttan yapılan peynir. YUKARTOAN AŞAGlYA: [ 1/ Alışılagelmiş töre ve davranışlara ' •aykın olan. 2/ Bir nota... Süt şekeri. 3/tlaç olarak kullanılan ımadde... Soyaçekim. 4/ Aralıksız... Üstü kapalı olarak anlat- ma. 5/ Sodyumun simgesi... Kimileri uğur sayar... Bir yüzey öl- çûsü birimi. 6/ Bir renk... Tropikal ülkelerde görülen ve belirti- leri bakımmdan frengiye benzeyen hastalık. 7/ Sahip... Orto- doks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. 8/ Balıkçı- lann, ateşbalığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıklan ız- gara. 9/ Islamın beş şartından biri... Uğraş. 60 YIL ONCE Cumhuriyet 'Roman ve Romancı' <• BAYRAMLIK . KAZMÎRCl ALI RIZA MOESSESAT] 15 ŞUBAT 1931 Dostumuz M. Klod Farer, dün, ilk konferansını Fransız tiyatrosunda verdi. Samiin, ekserisi harumlardan olmak üzere, memleketimizin çok mümtaz tabakalanna mensuptu. İSaat altıda, alkışlar arasında sahneye gelen muhterem ıdostumuz gazetemizin fotoğraf muhabirinin resim aJmak Iricasını kabul etti. JKonferansın mevzuu Fransız edip ve edebiyatı, 'romancılann muhtelif asırlarda takip ettikleri uslûplan idi. Muharrirlerin nasıl roman yazdıklarını ve muhtelif muharrirler arasındaki görüş ve yazış farklarını izah etti. Fransa'dan başka milletlere mensup edip ve romancılann, ecnebi mevzular üzerinde daha az yorulduklannı, Fransız ,muharrirlerin pek çok külfetli seyahatler ihtiyar ederek, /nevzu bulmağa çalıştıklarım anlattıktan sonra: "Romanda, o-velemirde mevzu üzerinde tevakkuf etmek Jâzımdır. Bir romanın heyeti mecmuası insan vücudüne benzer. Insanın derisi, kemikleri, etleri ve nihayet bir de ruhu vardır. Romanlann da ruhlan mevzu ve hâdiseleri de iskeletin uzerindeki uzuvlar gibidir. Insamn derisi ne ise, romanın yazısı da odur. Romanda bunlarla beraber bir de hayatiyet aramak lâzımdır." dedi. 30 YIL ÖNCE Cumhuriyet Lumumba'nın ölümü 15 ŞUBAT 1961 Patrice Lumumba ile arkadaşlanmn akıbeti hakkında verilen birbirine at malûmat günlerce bir sır perdesi alünda kaldıktan sonra eski Başbakamn düpedüz öldürülmuş olduğu açıklandı. Güney Afrikada çıkan "Durban Sunday Tribune" gazetesinin Elizabethville muhabiri, bunu daha evvelinden şu sekilde bildirmiştir: "Kongo eski Basbakanını, helikopterler ve uçaklar, bütün bölgede arasurmaya resmen devam ediyorlar. Fakat Elizabethville'de herkes, firardan bahsedildiğini duyunca, bıyık altından gülmektedir. Genel olarak kabul edilen faraziye şudur: Lumumba vurulmuş, vücudünde dayak izleri bulunduğu halde, bundan iki hafta evvel gözleri bağlı olarak Elizabethville'e getirildiği akşam öldürülmüştür. Inceden inceye tertiplenen hapse atüma komedisi. Birleşmiş Milletler üyelerini Kongo'daki bütün siyasi mevkuflann tahliyesi için bir karara vannak üzere New York'ta toplanmalarmdan bir kaç saat sonra, Lumumba'nın cesedinin resmen meydana çıkması için tasarlanmıştır. Bununla beraber, Başkan Tshombe'nin Lumumba taraftarlarının mukabelei bilmisilde bulunmalan korkusuyla, cesedin bulunduğu yeri söylemekten kaçınması takarrûr etmi|tirf' Lumumba GEÇEN YIL BUGUN Cumhuriyet 'Üzlaşmadan yanayız' 15 ŞUBAT 1990 Güney Afrika'da ırkçılığa karşı savaşan Afrika Ulusal Kongresi'nin (ANC) lideri Nelson Mandela, ANC'nin, barış ve uzlaşma yanlısı olduğunu, Apartheid yönetiminden sonra ülkede kurulacak olan yeni yönetimde siyahların haklarının korunması durumunda, çatışmalann sona ereceğini söyledi. AÇ1KLAMA • Gazetenizin 29.1.1991 tarihlı nüshasında yayımlanan "Kart beğenmeyen telefon" başlıklı yazı incelenmiştir. İstanbul'da 400 adet manyetik kartlı ankesör tesis edilmiş, optik kartlı ankesörlü telefonlar ise kademeli olarak sökülüp, İstanbul'un çevre köylerinde ve gemilerde kullanılmaya başlamıştır. Eski tip ankesörlerin köylerde kullanılması nedeniyle, İstanbul'un çevre ilçelerinde optik kart satışı yapılmaktadır. Ancak İstanbul merkezinde, telefon konuşma kartı talep edenlere manyetik kart satışı yapılması, optik kart satışı yapılmaması, ellerinde eski tip hiç kullanılmamış optik kart bulunan kullanıcıların kartlarının yeni tip kartlarla değıştırilmesı, kredı hakkı bulunan kullanılmış optik kartların değıştırilmeyerek 2.2.1991 tarihine kadar hizmette bulunan optik ankesörlü tetefonlarda kullanılabilecekleri konusunda bilgi verilmesi ve hıç kullanılmamış yeni tip kartların makıne tarafından kabul edilmemesi durumlannda görevli tarafından kontrol edilerek yenisi ile değiştirılmesı, PTT merkezlerine bildirilmiştir. PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAKITSMA Amaçh Kadastro Çünkü günümüzde kadastro, "yalmzca taşınmazlann sınırlarını belirleyen ve taşınmaz iyeliğini güvenceleyen bir araç" olarak algılanmakta, çok amaçlı kadastro artık genel kabul görmektedir. süreçlerinin, sonuçlan sunuş biçimlerinin, tüzel altlıkların değişmesi gerekmektedir. J»alyatif, dostlar alışverişte görsün türün- den değişikliklerin yerini bütüncül düzen- lemeler almalıdır. Bunları yaparken, gelecekte olması ke- sin olan değışimleri, ertelememek gereki- yor: Kadastro bilgi sistemini, kent bilgi sis- temini, arazi bilgi sistemini kurmak, ama bu kuruluşun gerekleri ne ise onlara uygun davranarak kurmak; harita bilgileri konu- sundaki gizlilik olgusunu yeni gelişmeler karşısında mutlaka yeniden gözden geçir- mek, yani gerçekten ülke savunmasına yö- nelik olanlar dışında harita ve harita bilgi- leri konsundaki gizliliği aşmak; uydu, uzak- tan algılama ve fotogrametri olanakların- dan sonuna kadar ve çok yönlü yararlan- mak gerekiyor. Yaşanabilir kent ortamlannın, sağlıklı bir çevrenin yaratılması için tutarlı bir toprak kullanım siyasasının oluşturulmasında ve uygulanmasında; topraklann sömurülme- sinin, yağmalanmasının, oldürillmesinin önlenmesinde harita sektörunün olanakla- rından sonuna kadar yararlanmak gereki- yor. Bu doğrultuda, Kadastro ve Yurttaş- îar Yasamızdaki, padişahlık döneminin iz- lerini taşıyan zilyetlik ve kazandına zaman- aşımı gibi hükümlerin kaldırılması, tapu sicillerindeki yan açıklık döneminin tam açıklık dönemine donüşmesi gibi yasal de- ğişiklıkleri gerçeklestirmek gerekiyor. Adil emlak vergisi alırru, kamulaştırma karşıhklarırun belirlenmesindeki tartışma- lann sonlandınlması, toprak spekülasyonu- Harita sektörü, toprakla ilgili hiçbir ya- tınmın gözardı edemeyeceği, atiayamaya- cagı bir altyapı sektörüdür. Bu niteleme, abartıdan ve mesleki bağnazlıktan uzak, nesnel bir nitelemedir. Bunun yanı sıra ka- dastro, plan uygulamalan mühendislik pro- jeleri vb. konular nedeniyle de sektör, va- tandaşlann çok buyük bir bölümünü doğ- rudan ilgilendiren bir önem taşımaktadır. Bundan dolayı, sektörun kendisini yenile- mesi, bu ilgi alanlarmda benzerı bir yeni- leşmeyi, sektör hizmetlerine bakışta bir farklılaşmayı da kaçımlmaz kılmaktadır. Artık kadastronun iyi gittiğini kanıtla- mak için en yetkili ağızlann, bitirme rakam- larına sığınmaması, kentsel alanlarda •%90.3'lük bir gerçekleşme zorlamasma git- memeleri gerekmektedir. Kadastronun bit- meyen bir faaliyet olduğu, bu nedenle ya- pılan ve yapılacak olan kadastroların işe ya- rarlüık oranını yükseltmenin temel amaç ol- ması gerektiği bilinmeli, kabul edilmeli ve buna göre davranılmalıdır. Çunkü günü- miizde kadastro, "Yalnızca taşınmazlann sınırlannı belirleyen ve taşınmaz iyeliğini güvenceleyen bir araç" olarak algılanmak- ta, çok amaçlı kadastro artık genel kabul görmektedir. Çağdaş teknolojinin sunduğu olanaklar, düne kadar duş olarak nıtelediğimiz birçok varsayımın olabilir olduğunu kanıtlamış bulunmaktadırlar. Mikroelektronik alamn- da ortaya çıkan gelişmelerden en hızlı et- kilenen sektörlerden birisi de harita sektö- rüdür. Bu gelişmeler ı^ığında, başta düşün- cderin, örgütlenme biçimlerinin, iş üretme nun minimize edilmesi ve sağlıklı kırsal planlamalar için zorunlu althklar olan top- rak karşıbk ve toprak değer haritalarımn yapılması gerekmektedir. Bunların yamsıra, kıyüann ve yeşil alan- ların korunması, kalkınma planlarının dü- zenlenmesi ve bunlar için gerekli sağlıklı is- tatistiksel verilerin oluşturulması, doğal kaynaklarm doğnı biçimde belirlenmesi ve korunması, çevre düzenleme ve turizm planlaması, ormanlann ve kentsel alanlar- da ağaçlann korunması ile güvencelenme- si, ulaşım sisteminin ve enerji hatlanmn projelendirilmesi ile projelerin uygulanma- sı, sanayi tesislerinde montaj işleri, trafık kazalarımn raporlandınlması, su altındaki arazi topoğrafyasının saptanması, yeralü maden galerilerinin belirlenmesi, sanat ya- pılarındaki ve yüksek yapılardaki defor- masyonların periyodik belirlenerek güven- lik sistemlerinin oluşturulması, arkeolojik alanlardaki kazıların daha sonuç alıcı ol- ması ve kultUr varlıkları dökümünün oluş- turulması ve burada sayılamayan birçok fa- aliyet harita sektörünun doğrudan etki ala- nına girmektedir. Kentsel teknik altyapdann projelendiril- mesinde ve yeraltına gömülen tesislerin (PTT, kanal, su, elektrik, televizyon, do- ğal gaz v.b.) ölçülmeden-haritalanmadan toprak altında bırakılmasında harita sek- törünun gizil güçleri açısından yapılan ih- mallerin yarattığı kaynak kayıplanm da bu- rada vurgulamak gerekiyor. Bu sektöru bir topoğraflık hizmetine in- dirgeme, sektörü oluşturan teknik eleman gizil gucunü de tapucu olarak görme biçi- mindeki yanhş eğilimleri aşmanın yolu, doğnı tanınmaktan ve doğru anlaşılmaktan geçiyor. Doç. Dr. EROL KÖKTÜRK TMMOB Harila ve Kadastro Mühendisleri Odası tstanbul Şube Başkanı V Kürk'te Deri'de Napa'da• Bol Çeşit • Süper Kalite - • Yepyeni Modeller • Geçen Yılın Fiyatlarıyla • Üstelik Taksitle Bu Fırsat Kaçmaz KÜRK DERİ A.Ş. • jnnlrCad.lhlamurSok. 7 /4Tel: 125 3 1 2 5 - 125 4663 Kıatay / AHKARA . *izmirCad. IhlamurSok. 12/2 Tel: 1189474- 118 3770 Kıalıy / AMKARA \ • Atatârk Bul. BöyOk Çrç. 150 / 151 Tel: 133 47 35 Kıalay / ANKARA ^ / T.C. SÖCÜT SULHÇEZA MAHKEMESt Esas No: 1990/13 Karar No: 1990/38 Hâkira: Mustafa Kemal Kısa- ak 25646. Kâtıp: Gıilden Dodurgalıoğlu Davscı: K.H. Sanık: Ali Osman Efe / Rıfat oğlu, Afet'ten doğma, 22.3.1959 D.'lu Bilecık merkez Bekdemir köyü nüfusuna kayıtlı olup ay- nı yerde oturur, kasaphk yapaı. Suç: Gıda maddeleri tüzüğü- ne muhalefet. Suç tarihi: 29.3.1990 Karar tarihi: 12.12.1990 Yukanda açık kimliği ve atılı suçu yazıh sanık hakkında yapı- lan açık yargılama sonunda; Gereği düşunüldü / Sanık Ali Osman Efe'nin gıda maddeleri tüzüğüne aykın olarak taklit ve tağşiş edilmiş imal ettiği etiket- siz sucuklan satışa arz etmesin- den dolayı Gıda Mad. TOz. 179-181. mad. delaletiyle TCK'mn 395, 59, 647 sa. 4, TCK'nın 72. yine Gıda Mad. Tüz. 179-181 mad. delaletiyle TCK.'nın 398, 59, 647, sa. 4, TCK'mn 72,647 sa. 6, TCK'nın 402/1-2 maddeleri uyannca 1.908.332 TL. ağır para cezası ile tecziyesine, 12 ay 15 gün süre ile cOnne vasıta kıldığı meslek ve sanatı- nın ve ticaretinin tatiline, Yedi gün sılre ile işyerinin ka- patılmasma, Karar verildi. Basın: 19389 Nüfus hilviyet cüzdammı ve sigorta kartımı kaybetlim. Hükümsüzdür. ALİ DÖNMEZ KURS DERSANE ECITIM ÇANAJANS 151 00 44 FAX 151 41 55 EĞİTİM <LTDŞTl 1755349-1662572 fcx 16631 29 P.K.:122MeadiyeWv «Durı». Sıgut» IMı FRANSA İNGİLTERE'DE Yeni dönem kayıtiân 17-27 yaş arası bayanlar için BİLTUR YURTDIŞIEĞİTİM HtZUFO£Rl KemeraHıCd.SakızcılarSk No:1 Karaköy/İST. K A 0 I K Ö Y LISKUR SÜRÜCÜ KURSU Devretor: Hafta Sonu: 16 Şubal Hafta Içi: 18 Şubal KADKÛY (SöğûDûçeşme Carrai yanı) 349 18 24-349 18 25 336 02 06-336-02 79 AU-PAIR'LİK İNGİLTERE"DE /17-27 ya? arasmd* bsyantv / Seçkın İNGİLİZ Aıbler yannda AU-PAIR* yaparak 6 ay, 1 yıl, 2 yıl kabrak İNGİÜZCE tyer»- bdir Haftada £30-£35 pound kazanaHRriz. / İSTANBUL ÜSANMERKEZİ KURSlYERLERlNlbusgitnıha- metinden ÛCRETSİZ yarar- GençtOrkCd.Na5OLAL£Ü Tel : 520 81 99 FaxjL511 90 69 tLMTIE İNGİLlZCE CAMBRDGE ÜNİVERSİTESİ SINAVLARI PET (CAianDGE PKUMNMir) CFE(CMBH0G£ RR» CSTTİKja^ GENEL İNGİÜZCE • Yoğun, Yarı Yoğun • Yüksek Standart • Ekonomlk Fiyat GençtûrkCd. No.50LALELl 520 81 99 T.C. PAZARYERİ KADASTRO MAHKEMESt İLAN Dosya No: 1990/129 Davacı Maliye Hazinesi vekili tarafından davalılar tsmail, Nilüfer ve Aynüfer Yunak aleyhine açılan, Pazaryeri ilçesı Bulduk köyü Kö- mürlüburun mevkiinde kain 122 ada, 34 parsel nolu taşınmaz hak- kında kadastro tespitine itiraz davası açıldığı, davalılar Bekir kızları Nilüfer ve Aynüfer Yunak'ın bütün arastırmalara ragmen adresleri tespit edilemedığinden ve meçhul oldukları anlaşıldıgından dava di- lekçderi kendilerıne teblığ edılemedığınden duruşmamn atılı bulun- duğu 26.4.1991 günü saat 9.00'da mahkememızde hazır bulunmalan veya kendilerini bir vekille temsil ettirmeleri, duruşmaya gelmedik- len ve bir vekille de kendilerini temsil ettirmedikleri takdirde tahkı- kat ve yargılamaya yokluklannda devam olunacağı ve httküm verilecegi tebligat yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 45604 tLAN MAZGtRT 1. NO'LU KADASTRO MAHKEMESİ'NDEN Esas No: 1979/182 Karar No: 1989/108 Parsel No: 3 Mahkem«mizce verilen 27.6.1989 tarih ve 1979/182 Es. 1989/108 Ka. sayılı karan ile Mazgirt ilçesi Kabun (KökJüce) köyü hudutlan dahilinde kalan 3 no.lu parseîin orman idaresi adına tapuya tesciline karar verildiği, davacılardan Tuncer Çağlı mirasçılan Elemşabano, Necati, Şirin, Aynur, Gülnur, Hüseyin Onur, Semra Nilufer, Ber- rin, Kemal, Hasan, Emel Çağh ve Emoş Yıldız ile davalılar Hüseyin Kırmızı, Hüseyin oğlu Hüseyin Kırmızı, Hasan Kırmızı, Hıdır Kır- mızı, Ali Rıza Kırmızı, Selvi Bozkurt, Fatma Bozkurt'un adresleri meçhul olduğu ve tespiti yapılamadığı işbu ilanın gazetede ılanmdan 15 gün sonra davacı mirasçılarına ve davalılara karar tebliği yerine kaim olmak üzere ilanen tebliğ olunur. Basın: 45397 ANKARA...ANKA MUgERREF HEKİMOĞLU Ekranda Bir Kral198O'Iİ yıllann başı. Amman'da Nadeva Sarayı'ndayım. Mavi-beyaz-kırmızı koltuklarla rahat bir salon. Ama görkem- li değil. Amman'da gördüğüm evlerin görkeminden sonra sa- deliğiyle göze çarpıyor. Duvarda bir çöl tablosu, yuvarlak ma- sada Kraliçe Nur ıle Huseyın'ın bir fotoğrafı. Sonra başka fo- toğraflar, Başkan Reagan, Saddam Hüseyin, Schmidt, Pa- pa, Ingiltere kraliçesi. Amman'ın en eski mahallesi burası. - —-Yallah yallah siddi (buyrun hanımefendi) diyor Ürdün Kra- lı. Hükümdar da olsa bir kadın gazetecıyle konuştuğunu, ev- sahibı olduğunu hissettıren zariflıği var. Önce beni oturtuyor, sonra giyimi için özür diliyor nerdeyse. Lacivert pantolon, kırmızı-lacivert-beyaz kareli kısa kollu bir gömlek giymiş. Gömleğinin açık yakasına gözlüğünü iliştirmiş. Gözleri pırıl pınl, konuşurken gözümün içine bakıyor, esmer yüzü sıcak bir gülüşle aydınlanıyor. Gazeteci kireç çağına da gelse belleği kireçlenmiyor! TV'de Kral Hüseyin'i izlerken, yıllarca önce konuştuklanmız da çın- lıyor kulağımda. O konuşma için kaç gün bekledim. Amman Büyükelçimiz, Reşat Arım o zaman. Şimdı Pekın'de. Eşi Fi- liz Arım, yeğenim. Jabel Amman'daki elçiliğimızde kalıyorum, değerli sanatçımız ressam Fahrülnisa Zeyd ıle söyleşiler ya- pıyorum, Ölu Göl'e, Petra'ya, Gerash'a gıdiyorum; günler gü- zel geçiyor, ama yetmiyor. Kraliçe Nur ve özellıkle Kral Hü- seyin ile konuşarak bu yolculuğu daha çok değerlendirmek istiyorum. Kral Sardunya adasındaydı ilk günler, dönüsünde Amman'da yoğun bir trafik başladı. Filistin Kurtuluş Orgütü lideri Yaser Arafat ve örgütün öteki üyelerinden yirmi beş ki- şilik bir grup uzun bir aradan sonra ilk kez Ürdün'e geliyor, önemli görüşmeler yapıyorlar. Suriye karşı bu görüşmelere. Hayli gergın günler, sözün kısası. FKÛ lideri de hayli yumu- şak konuştu toplantıdan sonra. Somut bir şey söyiemesi bek- lenmiyor zaten. Diyalog yeni başlıyor. Büyükelçi Reşat Arım'ın yorumlan da Dışişleri arşivinde durur kuşkusuz. Gerçekçi yaklaşımlaryanılmıyor. Yıllar geç- ti, doğrular değişmedi! Kimi zaman şans güler bana. Arafat Amman'dan ayrıldığı gün Kral'la konuşuyorum! Bölgede güç bir dönem, olaylar nasıl gelişecek diye sorulara başlıyorum. Kral Hüseyin cid- dileşiyor bırden. Urdün-Filistin federasyonu onerisiyle Orta- doğu sahnesınde önemli bir rol ustlenmenın sorumluluğu- nu yaşar gibi. Dünyanın gözü Amman'a çevriliyor o günler- de. Fez doruğundaki Arap barış planına karşı ABD'nin de bir barış girişimi var. Bu iki barış planı birbiriyle nasıl bağdaşa- bilir? Kral Hüseyin yanıtlıyor: —Bugünkü durumu aşarak bölgede barışa varmak için bü- yük çaba gösteriyoruz, Arap ve Filistınlilerin haklannı sağla- maya kararlıyız. Gelecek kuşakların bu bölgede güvenlık için- de yaşamasını istiyoruz. Bizim uzun yıllar özledığimız koşullar içinde yaşamalarını istiyoruz. Arap planı, bölgede adaletli ve süreklı bir barışın hangi temellere dayanarak kurulabıleceği konusunda Araplararası bir anlayışa varmak için uzun süre- diryürütülen çabaların ürünü. Birleşmiş Milletler'in iki kara- rına dayanır. Birincısi, 1947 taksim planında öngörülen kav- ram; İsraıl devletinın tek hukuksal dayanağı bu. ikincısi Gü- venlik Konseyi'nin 242 sayılı karan. Israil'in 1967 Haziranı 1 nda işgal ettığı topraklardan çekilmesini öngörur. Ayrıca Fi- listin mültecileri sorununu da ele alarak kutsal topraklarda üç büyük dine bağlı insanların haklannı da korumayı öngö- rür. Amerikan girişimine olumlu bakıyor, belirsiz yanlarını ay- dınlatmak için bir Jiyalog kurmayı umuyor Ürdün Kralı. Böl- gede adaletli ve sürekli bir barışın kurulabilmesi için ABD 1 nin büyük rofü olduğuna inanıyor. O karşılaşmada Kral umut- Suz değildi hiç. Umudu, iyimserlığı, güçlu ve haklı bir dava- dan kaynaklanıyor, dünyada benımsenmış bir davadan. Dün- yanın moral ağırlığına ınanmaktan. Dünya kamuoyunun Lüb- nan'daki olayları, Beyrut'taki soykırımı yakından görmesin- den... Aradan on yıl geçti. Ekranda saçı sakalı bembayaz bir kral var şımdi. On yılın olayları yüzüne, omuzlarına çökmüş, tüm umutlarınt yıtırmiş gibi. Barış umudunu yrtirmeyen var mı aca- ba? O diyalog nerde, Arap planı nerde kaldı? Banş çok uzak- ta. Şimdi yarış var Ortadoğu'da. Ekrandaki kralı seyrederken düşünüyorum, tahtında daha ne kadar oturur kimbilir! Önemli olan tahtlar değil, halklar elbet. Umutlu girişirnler niçin olumlu sonuçlanmadı acaba? On yıl önceki bir konuşmayı aktarma- mın nedeni bu. Yaşananlar yeteri kadar uyarmıyor insanlığı! O banş planları raflarda bombalar tepemizde 1 Beyrut'taki, Lübnan'daki soykırımları seyredenler sessız kalmaktan öte- ye gidemediler değil mi? Ortadoğu bolge halkları barış için- de yaşama olanağına ya da umuduna kavuşabıldiler mi? Dünya kamuoyunun moral ağırlığını hıssettırmesi için da- ha ne kadar kan dökülecek, dunyamız neler yıtırecek? Mo- ral ağırlığı hissettirmek için önce büyük bir sağırlığı aşmak gerekmıyor mu? O sağırlık, yitik düşler, umutlar üzerıne ka- lıcı bir banş kurulabilir mi ve de kimler kurar? Gerçeküstû silahlarla her şeyi yok edenlerden gerçek bir barış beklenebilir mi? Sorular sona ermiyor, bölgemizin öyküsü yeıii başlryor doğ- rusu. ÇALI^ANLARIN SORULARI/SORUTNLARI YILMAZŞİPAL lazminat, Emekli Ayhğına Göre miF SORU: Ocak 196Tdc devlet memuru olarak çalışmaya b«ş- ladım. Vedek suba\lık donüşıi 506 sayıh Sosyal Sigortalar Ya- sası'nın geçici 20. maddesine göre knnılu emekli sandı- gı olan bir işe girdim. Halen bu iste çalışmakta ve TC Emekli Sandığı'ndaki hizmetleıimlc birlikte, 22 yıl fiili çalışmam bulunmak- tadır. 1992'de yenilenecek toplusozleşmemiz sonrası, emek- liye aynlmak istryonım. Ancak sözleşmenin imzalaııması 9.7.1992'den sonraya sarkarsa 3395 sayılı yasa bana da uygulanır mı? Bu tarihten sonra emekli olacaklann kı- dem tazminatian da bu yasa uyannca bağlanacak ay- lıklara göre mi hesaplanacak? Sonım: Tazminat emekli ayhğına göre mi ödeniyor? RG. YANIT: Sosyal Sigortalar Kurumu'nca, yâşhlık aylıklan 506 sayı- lı Sosyal Sigortalar Yasası'nda öngörülen koşullara göre bağlan- maktadır. Yaşlılık aylığı bağlama koşulları, yasanın 60. maddesi ile belir- lenmıştir. Sosyal Sigortalar Kurumu'nca gelir ve aylıkların hesabına esas alınacak göstergelerin saptanmasında kullarulmak üzere, son 5 yılın sigorta primıne esas kazanç ortalaması göz önune alınarak "Gös- terge Tespit Tablosu" ile "Üst Gösterge Tespit Tablosu" düzenlen- mektedir. "Gösterge Tespit Tablosu", 1000 göstergeden baslayıp her gös- terge arası 4'er puan artan ve 1560 göstergede son bulan, 12 derece 12 kademe arasında 141 göstergeden olusan "gösterge tablosu"ndan bağlanacak aylıklar için kullanılır. "Üst Gösterge Tespit Tablosu" da 1700 ile 6400 arasında, 10 de- rece 10 kademe içinde yer alan 95 göstergeden oluşan "Üst Gös- terge TablosıTndan bağlanacak aylıkları hesaplamakta kullanılır. Böylece, SSK'ca yaşlılık aylıklan son 5 yılın sigorta primine esas kazanç ortalamasına göre 236 ayrı göstergeye göre hesaplarur ve bağlanır. Ancak kıdem tazminatlannm hesaplanıp odenmesinin bu gös- tergelerle hiçbir ilgisi yoktur. Kıdem tazminatı, 1475 sayılı tş Yasası'nın 14. maddesindeki ko- şullara göre hesaplanmakta ve ödenmektedir. Bugün için sigorta primine esas kazanç tavanı 2 milyon 252 bin S20 lira olmasına karşın kıdem tazminatı tavanı ise 2 milyon 489 bin 600 liradır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası'na göre bağlanan yaşlılık ay- lıkları ile 1475 sayılı tş Yasası'na göre ödenen kıdem tazminatian arasında bir bağıntı bulunmamaktadır. 3395 sayılı yasa ise "506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Bazı Maddelermin Değiştinlmesine ve Bu Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun"dur. Toplu iş sözleşmelerinin 9.7.1992'den sonraya sarkması, 3395 sa- yılı yasanın uygulamasını engellemez.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog