Bugünden 1930'a 5,418,837 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 HABERLER 14 ŞUBAT 1991 SHP yol ahr • ANKARA (UBA)— Eski Sosyal Demokrat Halkçı Parti Genel Sekreteri Yardımcısı Halil Akyüz, Genel Başkan Erdal Inönü'nün SHP TBMM grubundaki tartışmaları parti meclisine taşımasını istedi. SHP Parti Meclisi'nin Körfez politikasını yeniden ele alıp değerlendirmesi ve 'alınganlık yapmadan' konunun yeniden tartışılarak bir sonuca vanlması halinde, kamuoyunun SHP'ye güveninin artacağını kaydeden Halil Akyüz, parti meclisınde yapılacak yeni görüşmeden çıkacak sonuçların Türkiye'ye ve SHP'ye büyük katkılar sağlayacağına inandığını söyledi. Özal'ın G-Doğu gezisi • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Cumhurbaşkam lurgut özal, incelemelerde bulunmak üzere 18 şubatta Oüneydoğu'ya gidecek. özal'ın Adana'dan başlayacak gezisi sırasında, Cizre, Silopi, Şırnak ve Diyarbakır'da inceleme yapacağı kaydedildi. Özal, gezi sırasında Diyarbakır'da düzenlenecek açık hava toplantısında da konuşacak. Akbulut'un da Özal'ın gezisine katılacağının açıklanmasına karşın Akbulut dün akşam yaptığı açıklamada, Güneydoğu'ya daha sonra "yalnız başına" gideceğini söyledi. Akbulut'un daha önce de Hakkâri'ye yapacağı gezi hava koşullan nedeniyle iptal edılmiştı. Bakanlar Kuralu • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — Başbakan Yıldınm Akbulut başkanlığında dün akşam toplanan Bakanlar Kurulu, Deniz tş Kanunu ile Zirai Mücadele ve Zirai Donatım kanunlannda değişiklik yapılmasına ilişkin iki yasa tasansını benimsedi. Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Mehmet Yazar, yaklasık 2.5 saat süren toplantıdan sonra yaptığı açıklamada hükümetin Körfez krizi ile ilgili politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını bildirdi. Toplantıda Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol ile Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler'in bakanlıklarının çalışmalarına ilişkin bilgi verdiği kaydedildi. SHPde başvuru • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) — SHP 430 sayıh Kanun Hükmünde Kararname'nin iptal edilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi'ne başvuru karannı açıklayan TBMM Grup Başkanvekili Hasan Fehmi Güneş, "430 sayıh KHK'mn da özü itibanyla Anayasa'ya aykınhk açısından daha önce iptal edilme aşamasına gelen 424 sayıh kararnaraenin bir benzeri olduğunu" söyledi. SHP'nin başvunısunda, "424 sayıh KHK'nin, davanın sonuçlanması aşamasmda yürürlUkten kaldınlmış olması Anayasa Mahkememizin hukukun üstünlüğünü sağlama konusundaki işlevini zayıflatan ve hatta engelleyen bir tutumdur" denildi. İki er öldürüldü • KIRKLARELİ (AA) — Kırklareli'de Piyade Alayı'nda vatani görevini yapan bir er, henüz belirlenemeyen nedenle çıkan kavgada aynı bölükten iki arkadaşını öldürdü, birini ağır yaraladı. Önceki gece yarısı meydana gelen olayda, Diyarbakırlı er Dursun Demir'le, aynı bölükten arkadaşlan arasında kavga çıktı. Üzerine zimmetli silahla arkadaşlan na saldıran Dursun Demir, Genco Yavuz ile Ramazan Alpdoğan'ı öldürdü, Özcan Çelik'i de ağır yaraladı. Demir, olaydan sonra kaçtı. TBMM Grubu'ndaki görüşmelerde GenelBaşkan fnönü, BaykaVı yanıtlamadı SHPHe tartışma sürüyorSHP grubunun, dünkü toplantısında, Baykal Grup toplantısı 5 saat sürdü. Genel Başkan yanlısı Istanbul Milletvekili Mustafa Timisi, İnönü, 2 saat sonra toplantıya katıldı. Genel 'görüşlerini yetkili organlara açıklamadığı için' Merkez yanlısı Kocaeli Milletvekili Ömer Baykal'ı eleştirdi. Timisi, 'Bu görüşlerden Türkçakal, Baykal'ı 'kendi politikalarının yararlanılmaya çalışılmalı. Birbirimizi başarısı için, partinin seçim kaybetmesini göze harcamaya değil anlamaya ihtiyacımız var' almakla' suçladı. Edirne Milletvekili Erdal Kalkan da 'Özal'ın oyununa gelmeyin' dedi.dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — SHP TBMM grubun- da "Körfez savaşı politikalan" ile ilgili tartışmaların ikinci ve son günü İnönü ve Baykal yan- hsı milletvekilleri arasındaki eleştiri ve yanıtlanyla geçti. Ge- nel Başkan Erdal lnönü'nün söz ahnadıği dünkü toplantıda, es- ki genel sekreter Deniz Baykal'ı destekleyen Fuat Atalay, genel merkez yönetimini "eskimiş Amerikan düsmannğı sivasetine sığınmakla" suçladı. Edirne Milletvekili Erdal Kalkan ise Baykal ve arkadaşlarından "Özal'ın oyununa gelmemele- rimi" istedi. SHP grup toplantısı dün sa- at 10.00'da tartışmalarla başla- dı. Grup Başkanvekili Onnr Kumbaracıbaşı, çoğunluk bu- lunmaması nedeniyle toplantıyı kapatmak istedi. Baykal'a yakın kesimin itirazlan üzerine verilen aradan sonra yeniden toplanan gruba tnönü 2 saat kadar gecik- me ile katıldı. Yaklasık 5 saat sü- ren toplantıda ilk sözü Baykal'a yakın olarak bilinen Mastafa Timisi aldı. Timisi konuşmasın- da Baykal'ı "görüşlerini yetkili organlar yerine basına açıkladı- gı" için eleştirirken genel mer- kez yönetimine de "Bu görüşler- den yararlanılmaya çalışılmalr. Eksiklikleri varsa giderilir. Bir- birimizi harcamaya degil anla- maya ihtiyacımız var" uyarısın- da bulundu. Bir ara Baykal Ue birlikte ha- reket eden, daha sonra genel merkez yönetimine yakınlaşan Çorum Milletvekih" Cemal Şa- hia, Baykal'ın alınan kararlarda pay sahibi olduğunu dile getirir- ken "Şimdi bayrak açtınız. Parti içinde parti kuruldu. Şikayet edflen iki başlıhğı siz yarattmız" dedi. Şahin, Baykal'ın üsler ko- nusunda da yanhş düşündüğü- nü öne sürerek "Üsler NATO^ nundur. NATO'nun da bunlann kullandınlması biçiminde bir karan yoktur" diye konuştu. Daha sonra söz alan Edirne Milletvekili Erdal Kalkan, sava- şa karşı politikalann halkın des- teğini aldığına işaret etti ve "MÇP dışında tüm partiler sa- vaşa karşı. Özal, muhalefeti bot- mek istiyor. Bunun için oyunlar oynuyor. Bu oyuna gelmeyin" dedi. Genel merkezi destekleyen Kocaeli Milletvekili Ömer Türk- çakal da Baykal'ın yeni bir şey söylemediğini öne sürerken üs- lerin kullandınhnasımn "tam bağımsızhk ilkesine ters düştü- ğünü" savundu. Türkçakal, "Kendi politikalannın başarısı için partisinin seçim kaybetme- İNÖNÜ'NÜN KABULLERt — SHP Genel Başkanı Erdal tnönü dün Romanya Büyükelçisi Alexandru Margarietscu'yu kabul ede- rek bir siire görüştü. Daha sonra Öğretim Üyeleri Dernegi yönetkilerini kabul etti. (Fotoğraf: AA) sini göze aldığını söyleyen Bay- kal, kolay politika yolnnu seçi- yor" dedi. Baykal'ı destekleyen Aydın Milletvekili Hilmi Ziya Postacı, adı anılarak bir gazetede yayım- lanan Inönü'yü eleştiren sözle- rin kendisine ait olmadığını ve sözlerinin çarpıtıldığını anlattı. Tekirdağ Milletvekili Enis Tü- tüncü ise genel merkezin, parti içi demokrasiyi yerine getirme- diğini, görüşlerini açıklayan in- sanlan "hainlikle suçladığını" öne sürdü. Baykal yanlısı Anka- ra Milletvekih' Eşref Erdem, Baykal'a gösterilen tepkinin "or- taya koydugu göriişlerin" anla- şılamamasından kaynaklandığı- ru vurgulayarak "Bunlar yeni ufuklar açan görüşlerdir. Gerek- siz telaş içindesiniz, bu da basa- rısız olmanızdan kaynaklanıyor" diye konuştu. Baykal'ın son günlerde yakın çahşma içinde olduğu Diyarba-' kır Milletvekili Fuat Atalay, par- ti yönetiminin Körfez politika- sını tam anlamıyla oluşturama- dığını iddia etti. Atalay, yöneti- min, Baykal'ın görüşlerine kar- şı "eskimiş ABD düsmanlığı si- yasetine sığiDdıgını" savunurken "alternatif politikalannı" özet- le şöyle sıraladı: "Biz, işgal sonrasında Sad- dam'a gitmezdik. Banş için alı- nan önlemlere, aMukaya, Tiir- kiye'yi savaşa sokmadan destek olacagımızı ilan ederdik. Üsle- rin kuUandınlmasının Irak'a sal- dın hakkı vennejecegini söyler- dik. Savaşa hayır kampanyası yerine Tiirkiye'nin savaşa sokul- masına hayır kampanyası açar- dık. DYP Ue aynı konumda ol- ma ihtiyacı duymnzdık." Atalay, Türkiye'nin cephe aç- masına dönük bir baskı olma- dığmı da vurgularken "Muhale- fetin caydıncüığı rolunü abarta- mayız. Eğer öyle olsaydı üslerin kullandınlmasını engellerdik" diye konuştu. Ankara Milletvekili Rıza Yıl- maz ile Çorum Milletvekili Rı- za Dıman, genel merkez politi- kalannı desteklerken benzer gö- rüşleri dile getiren İzmir Millet- vekih Turan Bayazıt, milletvekil- lerinin birbirlerini suçlamalan- nın doğru olmadığını söyledi ve birlik istedi. Erdal Inönü- nün tartışmalar boyunca, önün- deki deftere not aldığı bildirilir- ken eleştirileri yanıtlamak üze- re kürsüye gelmemesi "SHP li- derinin aynı ortamda polemiğe ginnek istemedigi" biçiminde yorumlandı. POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Özden'in konuşmametnilzmir'denAnkamyagetirtildi 6 Redd-i hâkim 9 için polis kııryesf Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Yekta Güngör Özden'in İzmir'de Ege Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın panelinde yaptığı konuşma metnini emniyet müdürlüğü vakıftan istedi. Polis memurları yazıyı Vali Kutlu Aktaş'a götürdüler. TURAN YELMAZ ANKARA — ANAP'ın, Anayasa Mahkemesi Başkanve- kili Yekta Güngör Özden için "redd-i hâkim" başvurusu ön- cesinde, bu başvuruya dayanak gösterilen konuşma metnini, pa- neli düzenleyen vakıftan polis kanalıyla aldığı saptandı. İki ANAP milletvekilinin de bu olaydan bir gün sonra lzmir'e gidip Vali Kutlu Aktas'tan bu metni alıp Ankara'ya getirdik- leri öğrenildi. SHP Genel Baş- kanı Erdal tnönü, dün Anaya- sa Mahkemesi Başkanhğı'na başvurarak "ANAP'ın huku- kun üstünlüğü, yargı bağımsız- lığı ve yargıç güvencesi açısın- dan son derece düsündürücü bu girişimine ilişkin görüşlerini sunmak üzere" dava dosyasına giren belgelerden örnek verüme- sini istedi. Anayasa Mahkeme- si Başkanı Necdet Dancıoglu, ANAP'ın başvurusu için yasal çerçevede gerekenin yapılacağı- nı bildirdi. 31 Kasım 1990 tarihinde İz- mir'de yapılan paneh düzenle- yen Ege Sosyal Araştırmalar Vakfı'nın Başkanı Yılmaz Adı- güzel, paneldeki konuşmalann tam metninin kendilerinden po- lis kanalıyla almdığım doğrula- dı. Cumhuriyet'in sorularını ya- nıtlayan Adıgüzel, önce Anado- lu Ajansı'nın bu metni kendile- rinden istediğini, ancak henüz çözülmediği için bu istemi yeri- ne getiremediklerini belirterek şöyle dedi: "Bir ay kadar önce bizi önce emniyet müdürlüğünden aradı- lar. Metnin hazır olup olmadı- ğını sordular. Aradıklarında bantlar çözülmüş. daktilo edil- mişti. Hazır olduğunu soyledik. İki polis memuru geldi. Biz ne için istendiğini sorduk, ' Vilayet- ten istendi' dediler. Bu metnin . 'ash gibidir' diye tasdik etmemi- zi istediler, biz de 'Bizden yazı- U olarak istenmesi haünde vakıf kaşemizle tasdik ederiz' dedik. Bunun üzerine bundan vazgeç- tiler ve metni alıp gittiler." Bu olaydan bir gün sonra da ANAP Izmir MUletvekili Kemal Karhan ile birlikte bir ANAP milletvekilinin de lzmir'e gide- rek söz konusu metni Vali Kut- lu Aktas'tan ahp Ankara'ya ge- tirdikleri öğrenildi. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü de dün Anayasa Mahke- mesi BaşkanlığYna yazılı olarak başvurarak "redd-i hâkim" başvurusu konusunda ANAP'- ın ve TRT'nin takındığı tutumu sert bir dille eleştirdi, bu konu- da görüşlerini belirtmek üzere dosyadaki belgelerin birer örne- ğinin kendilerine verilmesini is- tedi. İnönü, açtıklan iptal dava- sı nedeniyle Başkanvekili Yek- ta Güngör özden hakkında ANAP Genel Başkanı ve Baş- bakan Yıldırım Akbulut tara- fından yapılan "redd-i hâkim" başvurusunu TV'nin önceki günkü 20.00 haber bülteninden öğrendiklerini belirterek şöyle dedi: "Öncelikle ifade edelim ki birçok önemli konulan yansıt- mayan TRT, bu haberi Anaya- sa Mahkemesi'ni etkileyecek ve kamuoyunu yandtacak bir bi- çimde vermiştir. Böykce TRT, ANAP'ın Anayasa Mahkemesi ve özellikle bu dava Ue UgUi özel amaçlarının gerçekleşmesine, ANAP'ın hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlıgı ve yargıç gü- vencesi konusundaki tahribatla- nna bu aşamada katkıda bulun- muş ve onun bu politikalanna âdeta alet olmuştur. Bu durum, hukuk devleti, yargı bağımsız- lıgı ve yargıç güvencesi açısın- dan son derece düşündürücü- dür." Hicabi Koçyiğit suçüstünde yakalandı Eski MİT ajanı Irak casusu çıktıANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — MHP ve ülkücü kuru- luşlar davasında yargılanarak 4 yıl 2 ay ağır hapis cezasına çarp- tırılan, eski MİT ajanı Hicabi Koçyiğit (36), Irak adına casus- luk yaptığı gerekçesiyle dün tu- tuklandı. Koçyiğit'in, Güneydo- ğu'daki askeri birliklere ait bil- gileri Irak Büyükelçiliği'nde ata- şe yardımcısı olarak görev yapan ve Irak gizli servisinin elemanı olduğu belirtilen Abdulvahit Hüseyin Muhammed'e 450 do- lar karşılığı verirken MİT ele- manlarınca Ankara'da suçüs- tünde yakalandığı bildirildi. Yi- ne Irak adma casusluk yaparken yakalanan ve 12.5 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan Ahmet Al- ver olayına da adı karışan Mu- hammed'in, MİT elemanlannca suçüstünde yakalandıktan son- ra sınır dışı edildiği açıklandı. Hicabi Koçyiğit'in yakalan- masına ilişkin açıklama dün Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral ve yardımcısı Binbaşı Ülkii Coşkun tarafından yapıl- dı. "Irak gizli servisi hesabına casusluk ve miUi miıdafaya hıyanet" suçlarını içeren TCK'nm 133, 127 ve Askeri Ce- za Yasası'nın 56/A, B, D, G maddeleri uyannca, çıkanldığı DGM yedek üyesince tutuklana- rak Mamak Askeri Ceza ve Tu- tukevi'ne konulan Koçyiğit'in dosyası da Ankara DGM Savcı- lığı'nın verdiği görevsizlik kara- rı ile birlikte dün Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı'na gönderildi. Demiral'ın verdiği bilgiye gö- ye olduktan sonra uzun süre iş- siz gezdi. Hakkındaki mahkû- miyet karan halen Askeri Yar- gıtay'da incelenen Koçyiğit, ikâ- met ettiği Afyon Emirdag'dan Ankara'nın Polatlı ilçesine is bulmak üzere geldi. Burada, lan için teklifte bulunduklannı öğrendi. Bunun üzerine, hak- kında Bugün gazetesi ve Yeni Düşünce dergilerinde çıkan 'MİT ajanı Hicabi Koçyiğit'in açıklamalan" başlıklı yazı ku- pürlerini alarak Irak Bii\ükelçi- PORTRE HİCABİ KOÇYİĞİT MHP davası sanığı Hicabi Koçyiğit, Ankara Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nce MHP ve ülkücü kuruluşlar davasında 187 sıralı sanık olarak yargılandı. Adliyeyı yanıltmak suçundan 4 yıl 2 ay hapse mahkûm oldu. Hicabi Koçyiğit, önce MSP, sonra da MHP içine girerek bilgiler topladığı, bu bilgileri MlT'e ve emniyete bildirdiği, aynca CHP yöneticileriyle de temas kurarak bu bilgileri CHP'lilere de aktardığı, sonra da MİT'in MHP davasını oluşturan belgeleri düzenlediği yolunda iddialar ileri sürdü. Bu iddiaların gerçek olmadığı soruşturma sırasında saptandı. Ancak Koçyiğit'in MİT, emniyet ve CHP üst düzey yöneticilerine bilgi verdiği de anlaşıldı. Mahkeme karannda hakkında "çok tehlikeli bir kişilik yapısına sahip olduğu" şeklinde ifadeler yer alan Koçyiğit, imam hatip okulu kökenli. re, Koçyiğit'in casusluk öyküsü ve yakalanışı şöyle oldu: "Ankara Sıkıyönetim Askeri Mahkeraesi'nde, MHP ve ülkü- cü kuruluşlar davasında yargıla- narak 4 yıl 2 ay ağır hapis ceza- sına çarptınlan Koçyiğit, tahli- Irak adına casusluk suçundan yakalanan TPAO'nun eski per- soneli Ahmet Alver hakkında- ki gazete haberlerini okudu ve Irak Büyükelçiliği görevlUerinüı vize almak isteyen bazı kişilere Irak hesabına casusluk yapma- ligi'ne gitti. Bir yetkili ile göriiş- mek istediğini belirtli, burada 'Rıdvan' kod adlı Irak gizli ser- vis elemanı Abdulvahit Hüseyin Muhammed ile tanıştı. Böylece casusluk ö> küsü başlayan Koç- yiğit, ocak ayı içinde üç-dört kez Muhammed ile Ankara'da Ko- catepe Camii önünde ve Çanka- ya'da Denizatı Pastanesi'nde bu- luştu. Bu buluşmalarda Mu- hammed'e, Doğu ve Güneydo- ğu'daki askeri birlikler, uçaklar ve üsler konusunda edindiği bil- gileri verdi, karşılığında da 450 dolar aldı. Koçyiğit. bu bilgile- ri gazetelerden derlediğini öne sürerken Genelkurmav Başkan- lıgı'nca oluşturulan yeminli bi- lirkişi, bu bilgUerin askeri sır ni- teliğinde olduğunu saptadı. Buluşma yer ve tarihleri tek tek saptanan Koçyiğit Ue Mu- hammed, son olarak 1 şubat ta- rihinde bir araya geldiler. Anka- ra'nın Hoşdere semtinde gerçek- leştirilen bu buluşmada, Koçyi- ğit'in Muhammed'e askeri sır ni- teligindeki belge ve fotoğraflan vermeye başladığı belirlendi. Ancak kendilerini uzun süredir ideyen MİT elemanları her iki- sini de bu alışveriş sırasında su- çüstünde yakaladı. 12 günden bu yana sorgulanan Koçyiğit, suçunu itiraf etti." Gazeteciler fotoğrafını çeker- ken Binbaşı Coşkun'un sorula- rını yanıtlayan Koçyiğit, yaptı- ğı işin casusluk olduğunu bilme- diğini, para karşıhğı yaptığım ve şimdi pişman olduğunu söyledi. Gerçeğin Aynasında Kendini Tanımak... SHP eski Genel Sekreteri Deniz Baykal'ın Meclis Gru- bu'nda önceki gün yaptığı konuşma sosyal demokrat ka- muoyunda tartışılıyor. Baykal ve arkadaşlan, bugünkü SHP yönetimini beceriksizlikle suçluyor; başta Genel Başkan Er- dal inönü'nün Körfez savaşıyla ilgili görüşlerini, Parti Mec- lisi'nin kararlannı hiçe sayıp 'parti içinde parti' görünümüyte kamuoyunda dikkatleri üzerlerinde topluyor... Baykal, aynen şöyle diyor: — 1970'li yılların öğrenci dernegi gibi parti yönetilmez... Partide görüşlerini ortaya koyanlara ABD'den vize alma- ya çalışıyorsun' demek, Amerikan düşmanlığını kullanmak- tır. Bunlar kargaşa yaratıyor... Aslında SHP'deki bu tartışma demokratiktir. Sosyal de- mokratların çift başlı yönetimden kurtulmalarının yolu da bu tartışmalardır. Herkes konuşsun ki tüm gerçekler ortaya çık- sın, kimin nerede olduğu anlaşılsın. İşte o zaman sosyal de- mokratlar gerçek kimliklerine kavuşur, parti içi çekişme bir noktada biter. İsterseniz şöyle gerileredönelim, 14Ağustos 1990 günü Samsun'da konuşan SHP Genel Sekreteri Deniz Baykal'- ın sözlerini anımsayalım. Körfez bunalımı 2 ağustos günü başladığına göre Baykal o tarihte neler diyor, birlikte oku- yalım: — Ortadoğu ülkeleri bizim kornşumuz. Yüzlerce yıl be- raber yaşayacağız. Amerika'nın, İngiltere'nin işine geliyor diye savaşmak bizim görevimiz değil... O gün SHP Genel Sekreteri olan Deniz Baykal, bugün neden dolambaçlı yollarla partisinin Körfez savaşı politika- sını eleştiriyor? İsterseniz, Baykal'ın Samsun konuşmasını okumayı sür- dürelim: — Ana muhalefetin dış politika konusunda engin dene- yimleri vardır. Hatta, belki de genel başkanımızın kanından ona geçtiğinı düşünebileceğimiz birtakım reflekslerine ta- nık oluyoruz. Bu ne- . denle de SHP, Türk politikasına Ismet Paşa katkısım getir- miştir. Baykal, 5-6 ay ön- ce yaptığı konuşma- larda. Genel Başkan İnönü'yü destekli- yor. Amerika'nın ve İngiltere'nin petrol çıkariarı nedeniyle onların kavgasına TürRiye'nin girmesi- nin tarihi yanlışlık ol- duğunu vurguluyor. Şöyle diyor Bay- kal: — Ortadoğu ülke- leri petrol kavgası- nın peşinde. Kendi kontrol ettiği ülke petrolünü tutsun. Onların kavgasıdır o, bizim kavgamız değildir. Ortadoğu tartışmasında Türki- ye olmamalıdır bir, Türkiye Cumhuriye- ti, Batı ülkelerinin, Batı dünyasının, Avrupa ülkelerinin, Ame- rika'nın Ortadoğu'daki menfaatlerinin aleti olmamalıdır, iki... Bakıyoruz, 5-6 ay sonra Deniz Baykal, tüm bunları unut- muş, bir değişimin içine girmiş. Bunun adı da artık belir- ginleşmiş: — Amerika'ya karşı husumet beslemek, yanlış ve külüs- tür bir politikadır... SHP Genel Sekreter Yardımcılarından Abdülkadir Ateş, Meclis Grubu'nda Baykal'ın 5-6 ay önce yaptığı konuşma- lardan örnek verip soruyor: — Sayın Baykal, bu değişiklik niye? Yine SHP Genel Sekreter Yardımcılarından Cevdet Sel- vi de Baykal'a yanıt verirken güncel bir konuyu yakalıyor ve şöyle diyordu: — SHP, ne ABD'ye ne diğer ülkelere kini, duygusal bir biçimde düsmanlığı uygun görmez. Kinle, duygusallıkla ABD'ye düşman olunacak çağ geçmiştir... Deniz Baykal ve arkadaşlannın "Haziran Kurultayı" için başlattıkları atak, dün SHP Meclis Grubu'nda sürdü. SHP'deki bu gelişmeleri Özal ve ANAP çok yakından izli- yor. Geleceğe dönük hesaplar bu yönde yapılıyor. ŞHP yönetiminin 2 Ağustos 1990 gününden beri izlediği politikalann kamuoyunda ve parti tabanında destek gördü- ğü bir gerçek. Baykal ve arkadaşlan da bu ayrımı görüyor- lar görmesine. Ama ince hesaplar, delegelere 'biz vanz' me- sajı işin içine girince hava birden değişiyor. Böylece yeni projeler üretiliyor, eskiden söylenenler unutuluyor. Altı ay önce Baykal Genel Sekreter, İnönü Genel Başkan, Yer Bayrampaşa. Günlerden 15 Ağustos 1990. Baykal kc- nuşuyor: — Fılistin sorununu çözmek için, İsrail'e ders vermek için ordumuzu Ortadoğu'ya sürmüyoruz. Şimdi Kuveyt Şeyhi'- nin milyarlarını koruyacağız diye ordumuzu Ortadoğu'ya sür- meyiz... Ya önceki gün ne diyor Baykal: — Saddam'a gösterdiğiniz ilgiyi niçin Kuveyt halkına gös- termiyorsunuz? Evet, SHP'de bir tartışma başladı. İki genel merkezi olan SHP, belki bir gün bu tartışmalann ışığında iki başlılıktan kurtulur. Kimin nerede olduğu bir gün anlaşılır... Deniz Baykal, 14 Ağustos 1990 günü Samsun'da yaptığı konuşmada şöyle diyordu: "Ana muhalefetin dış politika konusunda engin deneyimleri vardır. SHP, Türk politikasına İsmet Paşa katkısım getirmiştir. Türkiye, Ortadoğu'da taraf, Avrupa ülkelerinin, Amerika'nın menfaatlerinin aleti olmamalıdır..." Idaııı cezaları müebbete çevriliyor ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Başbakan Yıldınm Akbulut, TBMM Adalet Ko- misyonu üyelerine, Meclis'te onay bekleyen idam dosyalan- nın ömür boyu hapis cezasına çevrilmesi ve bu konuda Mec- lis'in yetkisinin kaldınlması için anayasa değişikliği yapılmasını önerdi. Akbulut, bu amaçla muhalefet partileriyle diyaloga girilmesini istedi. Başbakan Akbulut, yeni oluşturulan TBMM Insan Haklan Komisyonu ile Adalet Komisyonu'nun ANAP'h üye- lerine yemek verdi. Yemeğe ka- tılan Adalet Komisyonu üyesi ANAP Kırşehir Milletvekili Gökhan Maraş, Akbulut'un özellikle idam cezalan üzerin- de durduğunu söyledi. Maraş, Akbulut'un görüş ve önerileri- ni şöyle anlattı: "Başbakan, halen Meclis'te bulunan idam dosyalanndan büyük rahatsızlık duyuyor ve konunun çözüme kavuştunıl- masını istiyor. Başbakan, Mec- US'İD idam cezası uygulamala- nnda devre dışı bıraküması için, daha önce partiler arasın- da nziaşma sağianamadığı için gerçekleştirilemeyen anayasa değisikliğinin bir an önce ger- çekleşmesini savunuvor. Bu pa- ketin içinde yer alan ve Meclis^ teki idam dosyalannın iki yü- lık süre içinde ele alınnmnm«n halinde otomatik olarak ömür boyu hapse dönüştüriip Mec- Us'ten çekUmesini içeren tasa- nnın da bir an önce hayata ge- çirilmesini istiyor." Maraş, Akbulut'un bu konuda TCK'dald idam cezafauınm Av- rupa örneğinde oldnğu gibi yal- nız terör suçianna kaydmhnasH nı, bunun da ayn bir yasa pake- tinde yer almasına böylece Ce- za Yasası'nın idam cezası içeren suçlardan anndınlması gerekti- ğini" düşündüğünü anlattı. Maraş, Başbakan Akbulut- un hem Ceza Yasası'nın idam hükumlerinden anndınlması hem de Meclis'te bekleyen dos- yalann bir çözüme kavuşturul- ması konulannda muhalefetle diyaloga hazır olduğunu, bu konuda getirilecek bir görüşme çağrısını olumlu karşılayacağı- nı da ifade etti.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog