Bugünden 1930'a 5,415,729 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/1Ö DIŞ HABERLER 14 ŞUBAT 1991 SSCB'de orduda degişim • MOSKOVA (AA) — Sovyet ordusundaki Komünist Parti üyelerinin gelecek ay düzenleyecekleri toplantıda, partinin ordunun içindeki yürütme ve karar organını ojüşturacaklan açıklandı. Tüm ordudaki komünistlerin katılacağı konferansta, ordu içindeki parti hücreleri ilk kez belirli bir hiyerarşik düzen içinde örgütlenecek. SBKP Merkez Komitesi ve Merkez Kontrol Komitesi'nin geçen ay sonunda yaptığı toplantıda benimsenen, ordudaki parti birimlerinin görev ve amaçlanru sıralayan bildiri, ordu gazetesi Kıâl Yıldız'da yayımlandı. Bildiride verilen bilgilere göre gözlemcilerin "tlk askeri Komünist Parti Kongresi" olarak niteledikleri toplantı çerçevesinde, partinin "askeri örgütünün merkezi komitesi" belirlenmiş olacak. Rusya'da isrifa • MOSKOVA (AA) — SSCB'nin Rusya Federasyonu hUkümetinde görevli başbakan yardımcılanndan Genadi Filşin istifa etti. Muhalefet gruplanna yakınhğıyla bilinen Genadi Filşin'in adı, geçen ay ortaya çıkarılan bir yasadışı bankacılık işlemine karışmıştı. Söz konusu olayda Filşin'in 140 milyar rubleyi resmi kurun 20"de birine 7 milyar dolara bir Ingiliz bankasına transfer edilmesine izin verdiği belgelenmişti. Filşin daha sonra bu belgeyi "Rusya'ya döviz girişi sağlama çabası" olarak açıklamıştı. Bulgaristan'da Türkçe gazete • SOFYA (AA) — Bulgaristan'daki Türkler, Türkçe bir gazete çıkardılar. Gazetenin, Türklere karşı bir zulüm kampanyası sürdttrmUş olan Bulgaristan Komünist Partisi lideri Todor Jivkov'un devrilmesinden sonra çıkan ilk Türkçe gazete olduğu bildirildi. Gazete editörü Zlatko Angelov, "Haklar ve özgürlükler" adlı gazetenin bu akşamdan itibaren, Türkçe ve Bulgarca olarak Sofya ve diğer kentlerde dağıtılacağını açıkladı. Bir Hıristiyan olan Angelov, "Bu küçük bir zafer gibi görünebilir. Ancak ülkedeki Türkler bunun için çok zor bir savaş verdiler. Gazeteyi, tüm ülkedeki etnik problemleri ele alan bir gazete haline getireceğiz" dedi. Türkçe gazetenin, bağımsız Dimitar Popov başkanlığındaki koaJisyon hükümetinin onayını alarak yayımlandığı bildirildi. Stern'in iddiası • FRANKFURT (AA) — Almanya'da yayımlanan Stern dergisi, terör örgütü Islami Cihad'm hedeflerinden birinin de Türkiye'deki Alman askerleri olduğunu iddia etti. Derginin piyasaya bugün sürülecek sayısında, örgütün lideri Şeyh Esad El Tamimi ile bir röportaja yer verildi. Almanya'da eylemler yapmayı planladıklarını açıklayan Şeyh Esad El Tamimi, "Türkiye'deki Alman askerleri de muhtemel hedeflerimiz arasındadır. tslami cihadımız, Almanya ile sınırlı değildir. Planlanmız şu anda Frankfurt'taki bir hedefe yöneliktir" dedi. Cezayir'de Arapçayasası • CEZAYtR (AA) — Cezayir Cumhurbaşkam Chadli Bincedid, tüm kamu ve ticaret alanlarında Arapça kullanılmasını zorunlu kılan yasayı imzaladı. Geçen aralık ayında parlamentodan geçen yasa, özellikle ülkedeki BerbeTİ azınüklann yaşadığı bölgelerde tepkiyle karşüanmıştı. Parlamento Başkanı Abdelaziz Belkhadem, haftalık Afrika thtilali dergisine yaptığı açıklamada, yasanın yürürlüğe girdiğini söyledi. Bağımsızlığını kazanmasından bu yana 30 yıl geçmesine rağmen Cezayir'deki hükümet bürolarında Fransızca konuşuluyor. Yeni yasa, tüm idari işlerde Arapça kullanımının 1992 yılının haziran ayından itibaren tam olarak yerleştirilmesini öngörüyor. Bu tarihten sonra resmi hükümet toplantılan ve yazışmalarında Fransızca kullammı cezaya bağlanacak. ABD'nin Körfez savaşında uyguladığı strateji, askeri doktrinlerin gözden geçirilmesineyol açıyor Hedef Irak orclıısıuııı'eritmek'ABD, Körfez'de, ordunun dalgalar halinde düşman hatlan üzerine yollanacağı klasik askeri doktrinleri terk etmiş durumda. ABD'nin geliştirmeye çalıştığı doktrin, bilgisayar oyunları ile büyüyen çocukların daha sonra orduda, yine bilgisayarlarla ateş kontrolü yapacağı insan malzemesine dayalı bir strateji. UFUK GÜLDEMİR WASHINGTON — ABD'nin, Körfez sa- vaşında uyguladığı strateji, tüm dunyayı as- keri doktrinlerini gözden geçinneye zorhıyor. Körfez savaşında şu ana kadar meydana gelen gelişmeler, bir kez daha doğrulanuş bu- lunuyor ki ABD, orduyu dalga dalga düşman ateşinin üzerine yollayacagı klasik askeri doktrinleri terk etmiş durumda. Çünkü de- mokrasinin yapısı, bu tür ağır can kayıpla- nnı kaldırmıyor. Washington, bu yüzden, sa- vaşı "savasmadan kazanacağı" doktrinler geliştirmek ihtiyacı hissediyor. Bu, evlerin- de bilgisiyar oyunlanyla büyüyen çocuklann, daha sonra orduya katıldıklannda yine bil- gisiyarlarla ateş kontrolü yapacağı bir insan malzemesine dayalı doktrin. Bilgisayar oyun- lannda kullanılan "joy stfck" ile akıllı fü- zelerin tetik sistemleri araanda büyük fark yok. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki askeri stratejisi, entelektüel düzeyi gelişmiş insanı, yüksek teknoloji sayesinde düşman ile hiç yüz yüze gelmeden kullanmaya dayanıyor. ABD , klasik bir savaşta, Irak'ın güçlü kara ordusu ile çarpışmanın büyük can kayıpla- nna yol açabilecegini biliyor. Ama öte yan- dan da savaşın sadece hava saldınlanyla ka- zanılamayacagınırf farkında. Bu yüzden de kara savaşına tutuşmadan önce Irak ordu- sunu 'eritmeyi' hedefliyor. Bunu yapabilmek için de önce yer altına saklanmış zırhhlann yerini saptaması gerekiyor. Bu amaçla da bir kara savaşımn başlayacağı izlenimi uyandı- ran birlik kaydırmalan yaparak Irak zırhlı- lannı mevzilerini değiştirmeye zorluyor. Or- taya çıkanlan da havadan avlıyor. 24 saat hiç durmadan taze haber vermeİc zorunluluğu, özellikle CNN televizyonunu ABD'nin bu tür psikolojik manevralarına karşı konınmasız hale getiriyor. Haber kaynaklan çeşitli olan Amerikan kamuoyu, CNN'in bu yapısına karşı korunabiliyor. ABD doktrininde, düşman zırhlüannı sak- landıklan yerden cıkmaya zorlayacak bu bir- lik kaydırmalanna "parlatma" adı verüiyor. Bu yöntem şöyle açıklanabilir: Çıplak gözle görülınesi çok zor olan kuşu, av köpeği bu- luyor ve uçuruyor. Avcı da ateş ederek dü- şürüyor. Yani av köpeğinin baskısı olmadan kuş uçmuyor. Işte ABD'nin kara savaşı baş- lıyor izlenimi uyandıran birlik kaydırmalan av köpeğinin işlevini görüyor, çünkü Irak zırhlılanm hareketlendiriyor ve uçaklar ta- râfından görülmesini sağuyor. Uygulanan bu plandan anlaşıhyor ki ABD belki günde sa- dece on, yirmi zırhlı araç veya top tahrip ede- bilecek. Ama bu takcigi başanyla uyguladı- ğı takdirde, yaklaşık 1 milyon asker ve 5000 tanka sahip dev Irak ordusunu "eritebile- cek". ABD henüz tüm dikkatini eritmeye- vermiş değil. Yerdeki uçaksavarlar bir ölçü- de susturulduktan sonra başlaması bekjenen bu harekâtın ileri aşamalannda, nakliye uçaklarmdan atılan 5 bin tonluk "daisy cotter" türü bombalar da kullanılacağı bil- diriliyor. Bu tür bombalar, yan yana kon- muş 50 fûtbol sahası büyüklüğündeki bir alanda, adından da anlaşıİacağı gibi canlı ot bile bırakmıyor. Tüm bunlar gösteriyor ki düşman ordusu ne kadar çok asker, top ve tanka sahip olursa olsun, akıllı silahlara dayalı bir hava üstün- lüğü karşısında bu kapasitesini kıülanamı- yor. Bu nedenle de ileri teknoloji ve çevikli- ğe dayalı olmayan klasik ordulan, geçmiş- teki Arap-lsrail savaşlannda da görüldüğü gibi zor günler bekleyebiliyor. Askeri stra- tejistler, cephe performansının iyi olacağın- dan kuşku duyulmayan Irak ordusunun, da- ha bu yeteneğini gösterebileceği noktaya dahi gelemeden yavaş yavaş erimesine tanık olu- nurken bu durumun tüm dunyada askeri doktrinlerin gözden geçirilmesine yol açabi- lecegini düşünüyor. ( Bombardımamn Konsey kararma uygun olup olmadığı'sert tartışmalamyol açtı BM'de 'savaş' gerguıliğîŞEBNEM ATİYAS NEW YORK — Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Körfez Savaşı'nın baş- lamasından bu yana ilk kez dün resmi olarak toplandı. Toplantı çağnsı Libya, Moritanya, Fas, Tunus ve Cezayir ile Su- dan'ın Saddam Hüseyin'e Kuveyt'ten çe- kilmesi yolunda yeni bir fırsat tanınma- sı için saldınya ara verilmesinin görüşül- mesi isteği üzerine gercekleşti. Güvenlik Konseyi'nde tartışmalardan sonra yapüan oylama sonucunda toplan- tının 9 oyla kapalı yapılmasına karar ve- rildi. Yemen ve Küba toplantının kapalı yapılmasına karşı oy kullandılar, Ekva- tor, Hindistan, Çin ve Zimbabve ise çe- kimser kaldılar. Güvenlik Konseyi kapalı toplantısı bugün yapılacak. ABD ve lngüterVnin başını çektiği it- tifak, toplantının "kapalı" yapılmasını önerdiler. Bu nedenle dünkü toplantının basmda oturumun "açık ya da kapalı" yapılması üzerine tartışmalar sırasında Güvenlik Konseyi Irak'ta sivil halka ya- pılan saldınların etkisiyle ciddi bir ça- tışmaya sahne oldu. ABD'nin kumanda- sında Körfez'de Irak'a saldırıyı sürdüren koalisyonun •'Güvenlik Konseyi karan- nı astığı görüşünde olan BM Güvenlik Konseyi üyeleri koalisyona "sert" eleş- tiriler yönelttiler. "BtttMn Arap Dtnyası adına" konuş- tuğunu bildiren Yemen BM Daimi De- legesi Al-Astbal, Güvenlik Konseyi'nin "saklayacak bir şeyi olmadı|iBi" söyle- di ve toplantının kamuya ve dunyaya açık yapılmasını önerdi. Buna karşın In- gütere Daimi Delegesi Sir David Hannay, "Konseyin bütünlü|ünüB boznldağa yo- lunda bir mesajın verilmesine izin veremeviz" düyerek toplantının kapalı ya- pümasında ısrar etti. Güvenlik Konseyi'nde Ingiltere temsil- cisi Sir David Hannay Güvenlik Konse- yi kaidelerinin bazı özel koşuüarda res- mi toplantılann "kapalı" yapılmasına izin verdiğini hatırlattı. Hannay Körfez- de Konsey'in desteği ile bir askeri hare- kât sürdüğünü, aynı zamanda yoğun diplomatik temasların sürdürüldüğünU bildirdi. Bu koşullarda Güvenlik Konseyi toplantısının "Kamuya ve baona apk ya- pıbnasına izin vererek Konsey'in bütun- lüf nnnn boznMngn yolunda kanşık bir mesajın verilmesine izin veremeyiz" şek- Unde konuştu. Hannay kamuya açık bir tartışmanın Güvenlik Konseyi'nin Kör- fez'deki hedeflerini çarpıtacağuıı öne sürdü. Yemen Büyükelçisi Al-Asthal Güven- lik Konseyi toplantısının açık yapüma- sından yana olduğunu şöyle dile getir- di: "Her şeyden önce Birieşmiş MilleUer demokratik bir kurulnştnr. Bn kurumun Idmseden gizUsi sakhsı yoktur, bötnn fa- aüyetler kamuya açıkür... Bu toplantının açık ygp'imauıiriıı ısrar etmemizi propa- ganda yapmak için zemin olnstıırma ça- bası olarak eleştiriyoriar, sayın Konsey üyeleri şimdiye dek altı aydır bütiin top- lantılarınuzı ostelik dışisleri bakanlan- mınn da katıldığı günlerde açık açık yapmadık mı? Propaganda için mi yap- tık onca toplanüyı? Bötttn dünyayı Ugi- lendiren bir savaş ile Ugüi bir toplanüyı bütiin dünyadan saklayamayız. Niçin ka- mnoyundan bu kadar korkolnyor? Her gün savastan cekikn acılan tdevizyon ekranlanndan izliyoruz. Bn acılara der- hal son verilmesini görüşmek Giivenlik Koaseyi'nin en bas görevidir-. Gnvenlik Konseyi'nin temel bedefi Irak'm Knveyt^ ten çekümesim sagbunaktL Knveytte gn- venligin sag^uunası ve yasal bir hüküme- tin kuralmasını bedeflemekteydL Bugün Knzey Irak'ın bombalandıgını seyrediyo- ruz. Bu dnrnmda gerekli somlan olay- tann sonımlnlanndan snrmmy* hablnmiT obnayacak mı? Sadece Saleymaniye'de ölenlerin 3 bin civannda olduğunu du- ynyoraz, Sayın Başkan Körfez'de bir so- run vardır, bu sonın Irak'ın Kuveyt'i iş- gali ile başladı. Ama yapılao bir hataya karsıhk yeni natalar yapılmasına göz yn- macak mıyız? Hataya karşı hatalar ya- pdmasına göz ynmmak geçerü bir tntnm olamaz. Burada bir Üçiincü Dünya ül- kesinin tümiyle yok edilmesi söz konn- sndnr. Bu noktada Sayın Brzezinski ile hemfikirün, ısrarla diplomatik bir çö- znmden kacuulmaktadır. Bu nedenle Sovyetler Birligi gibi güçlü bir ülkenin diplomatının çöziira için girisimkrini otnmlu karsıhyonız. Irak Dışisleri Baka- nı Sayın Tank Aziz'in pazar günü Sov- yeüer Birügi'ııe gidecek olması da önemn ve olumlu bir işarettir. Yemen, Güven- lik Konseyi'nin böyk koşullarda sakin sakin otunıp savaşın sonncunu bekleme- sine karşıdır." Aynı tartışma sırasında söz alan Sov- yet delegesi Voronsov, Sovyetler Birliği- nin Güvenlik Konseyi toplantısının ka- palı yapılmasından ayna olduğunu söy- ledi. Voronsov toplantının diplomatik gi- risimlerin devam ettiği bir sırada açık ya- pıünasımn taraflan "resmi" tutum alma- ya zorlayacağını, bu nedenle "yararh" bir gelişme getirmeyeceğini belirtti. Voronsov'dan sonra Amerikan BM Daimi Delegesi Thomas Pickering söz aldı. Pickering'in konuşması bütün bu suçlamalara savunma niteüğindeydi. Pic- kering Güvenlik Konseyi üyelerinin en- dişelerini ABD'nin de paylaştığını kay- detti. ABD daimi delegesi, ABD'nin he- definin Irak'ı yok etmek olmadığını, bu savaşın bir liderlik savaşı olmadığım ya da petrol haklan konusu olmadığım öne sürdü. Fas, TUnus ve Cezayir'de Irakyanlısı gösterilerBatı'yı kaygılandınyor Körfez, K. Afrika'yı da karıştırdı DlŞBASlNDÂN FINANCIALTIMES Savaşın nedeni açıklanmalı Şimdiye kadar kimse savaşın amacının, eğer bölgede barış ve istikrar isteniyorsa, Saddam Hüseyin'in devrilmesi olduğunu söylemeye cesaret edemedi. Oysa bu görüş pek çok kişi tarafından gayri resmi olarak savunuluyor. Diplomatik açıdan, Amerikan ve Ingiliz hükümetlerinin amaçlanndaki bulamkhğı anlamak mümkttn. Arap müttefıklerimn ve Sovyetler Birliği'nin hayati desteğini kaybetmek istemiyorlar. Tüm geüşmeyi, yeni sömürgeciliğin amaç ve emellerine kılıf olarak gören tslam kamuoyunu tahrik etmek de istemiyorlar. Oysa savaş nedenini açıklığa kavuşturmamak, banş amaçlannı da belirsizliğe sürükler. ABD ve Ingiltere'nin savaş sonrasına ilişkin Ortadoğu beklentileri, eğer Saddam yönetimde kalır ve kuvvetleri Irak-Kuveyt sınınna çekilirse, gayet zor gerçekleşmez mi? Saddam, Kuveyt'ten çekilse dahi hiçbir temel sonın çözülmemiş olacaktır. Körfez bölgesi bir banıt fıçısı olarak dünyamn petrol kaynaklannı sürekli tehdit altında tutacaktır. (12 şubat) U Monde'dak Dış Haberler Servisi — Irak^ ın ABD önderliğindeki mütte- fiklere karşı 29 gündür direnme- si Kuzey Afrika ülkelerinde Sad- dam yanlısı gösterilerin yoğun- laşmasına yol açıyor. Fas, Ceza- yir ve Tunus hükümetleri sokak- tan gelen baskıyla Bağdat'a da- ha fazla destek vermeye başlı- yorlar. tngiliz The Guardian ga- zetesi, Güney Avrupa ülkelerin- de hükümetlerin bu olgudan kaygı duyduğunu bildiriyor. Gazete, Batılı yetkililerin yük- sek doğum oranı, kronik işsiz- lik ve maddeciliği küçümseyen radikal Islama hareketler nede- niyle istikrarsızlığa sürüklenen Kuzey Afrika'da Körfez savaşı- mn toplumsal gerginliği arttır- masından ve bunun giderek Av- rupa'ya sıçramasından kaygı duyduklannı belirtti. Her üç Kuzey Afrika ülkesin- de faaliyet gösteren radikal ts- lamcı hareketler, Körfez savaşı- nı siyasi emelleri için kullandı- lar. Bu hareketler, Irak'ın bom- bardımanım "kardeş bir Arap halkının emperyalist saldınya ngraması" olarak sundular. Fas'ta Kral Hasan'ın istegiyle Batı yanlısı ve müttefiklerin em- rine 1.500 kişilik bir birlik gön- derraiş olan Fas hükümeti, mu- halefetteki sendikalann genel grev karannı halkın Irak'a ver- diği desteğin bir yansıması ola- rak algıladı. Fas hükümeti "Irak balkryla bu davamşma güninün disiplin ve sonımluluk içinde id- rak edilmesi"ni isteyerek duru- mu kurtarmaya çalıştı. Fas'ta beş muhalefet partisi, Irak'taki savaşın kurbanlan için halkı dua etmeye ve kan bagışına davet et- ti. Tunus'ta kalabalıklar Bush'u kınayıp Fransızlann mülklerine saldınnca, Devlet Başkanı Abi- din bin Ali Bağdat'a desteğini arttırdı, "Irak'ın imhasının ka- bul edilemez" olduğunu söyledi. Savaşın patlamasından önce bir Arap barış girişimi için çalı- şan Cezayir Devlet Başkanı Şad- U Bincedid de 18 ocakta 400.000 kişinin katıldığı gösteriden sonra Kuveyt'in işgalinin yanı sıra Kör- fez'deki yabancı birliklerin var- lığım da kınadı. Daha sonra da çokuluslu gücün Güvenlik Kon- seyi'nin Kuveyt'i kurtarma göre- vini aştığım ve Irak'ı tahribe yö- neldiğıni öne sürerek karşı kam- pa geçti. Bincedid geçen hafta mecliste yaptığı konuşmada da "Cezayir, kardeşi Irak'la omuz omuza olacaktır" dedi. Moritanya ise Saddam'ın sa- dık bir müttefiki olarak bilini- yor. Hükümet, Irak sivil uçak- larına sığmma imkânı sağladı. Fransız yetkililer, Kuzey Afri- ka hükümetlerinin, halkın hoş- nutsuzluğuna ters düşmemek ve radikal Islamcı eleştirmenlerinin artan etkilerini denetim altında tutmak için bu politika değişik- liğinden başka çarelerinin olma- dığım söylüyorlar. Haziranda Cezayir'de 30 yıl- dan beri ilk kez genel seçimler yapılacak. Suudilerden büytlk yardım görmesine rağmen Kör- fez'de Irak'ı destekleyen tslam- cı Selamet Cephesi şu anda ül- kenin en büyük siyasal gücü ha- line geldi. Cephe, başlangıçta Saddam'ı Müslüman komşula- nna kötü davranmakla suçlan- mıştı. Daha sonra Selamet Cep- hesi, Irak yanlısı gösterilerin ba- şını çekti. Tunus'ta Bin Ali hükümeti Is- lamcı Parti'nin 100 militanını gözaltına aldı. Hükümet, Islam- cı Parti'nin giderek güçlenme- sinden ve iktidan tehdit etmesin- den kaygılanıyor. Komisyon Başkanı JacguesDelors: Savaş, APyi köşeye sıloştırdı 'U Experience Speaks. İNGİLİZCE GÖKDİLDE ÖGRENİIİR Dıl öğretıminde en son uygulanan EAST-WEST serısi ile Amerikadan, Ingiltereden getirilen video programlan, slayt, bant vb. ders araçlarıyla, Tümü laboratuar düzenine getirilmiş dersliklerle, uzman oğretmen kadrosuyla hizmetinizdeyiz. Elemantary, intermediate, advanced seviyelerde GENEL İNGİLİZCE KURSLARI Geliştirmek isteyenlere PRATİK KONUŞMA SINIFLARI Oğrencilere Cumartesi-Pazar Çalışanlara Akşam-Gece Gündüz zamanı olanlara Yoğun ve yan yoğun kurslar KIŞ DÖNEMÎ KÂYITLARIBAŞLAMIŞTIR. En yakın Şubemize gelerek, stze uygun gün ve saatteri betirieyip kaydınızı yaptınn. Almanca Kurslanmız için şubelerimizden ayrıntıh bilgi alınız. ' "Deneyım konuşur...." F0RE1GN LANGUAGE CENTRE TAKSİM ŞUBESİ: Taksım Cad No:71 Tel: 150 47 47-150 34 49 LALEÜ ŞUBESİ: Kurultay Sok No 10 BEYAZIT Tel: 520 11 41-520 11 42-527 62 14-5114883 BAKIRKOY ŞUBESİ: Istanbul Cad Dantelacı Sok No7Tel 57127 83-583 68 40 KAOIKÖY ŞUBESİ: Kuşdılı Cad Dıtek Han No 67 Tel 338 03 47-345 1896 Kajıtlanmız sürüvor. ENCLISH CENTRES KAOIKÖT Eskı tskele Karşı» Sulaı Idaıesı Yolu No 81300 Istanbul Tel. 338 83 10 • 338 58 ŞİŞLİ Koca Mansuı Sok No: 80260 tstanbul Tel: 130 81 91- 132 72 BAKIRKÖY Hatboyu Cad No: 16 34720 Istanbul Tel: S70 12 70-572 21 PARADISE DANCING BAR k Valikonağı Cad. No: 73/1 Nişantaşı Teleforv 146 69 81 LIVE MUSIC A Her Perşembe - Cuma Saat: 18.00 - 24.30 Dış Haberler Servisi— AT Komisyon Başkanı Jacques De- lors, AT üyesi 12 ülkenin Kör- fez savaşı sırasında siyasi birlik sınavına girdiğine inanıyor. De- lors, Süddeutscbe Zeitung gaze- tesinin kendisiyle yaptığı bir söy- leşide, AT'nin "köşeye sıkışb- gım" belirtiyor. Söyleşiyi özetleyerek yaym- hyoruz: — Roma'da yapüan son AT toplantısında ekonomik ve pa- rasal birtigin yanı sıra siyasi alanda da birlige gidilmesi he- deflenmişti. Oysa zaman, Kör- fez savaşı sırasında tüm üye al- kelerin ayn politika izledigini gösterdi. Gelecekte oluşturul- ması istenen siyasi birtik için siz- ce bn olumlu bir veri mi? DELORS— Genç birinden, yetişkin bir insanın başa çıkabi- leceği bir krizi aşmasını bekle- yemezsiniz. Ekonomik entegras- yon konulanna oranla dış poli- tika alanında daha az bütünlük içindeyiz. Son aylarda bu konuda çok söz verildi. önemli, dramatik olaylann yaşandığı şu sırada ise, AT üyesi 12 ülke köşeye sıkışmış durumda. Ortak çıkarlan olma- dığım dUşünüyorlar, aynca ara- larmda belirli bir güvensizlik duygusu da var. O zaman da "madem içerik kazandıramaya- cagız ne diye >apılan degiştinne- ye kalkıyornz" sorusu akla geliyor. Bu 12 üyenin, tüm dünyamn gözlerini kendilerine çevirdiği- nin, AT'yi sadece ekonomik ve ticari dev olarak değil, sorum- luluğunu da üstlenecek siyasi bir güç olarak gördüğünün farkına varması gerek. 30 aydır toplu- luktan beklenen ikinci görev oluyor bu. İlki yerine getirildi. Hayran bakışlar altında Alman- yaların birleşmesine katkı sağ- İandı. Orta ve Doğu Avrupa ül- kelerine belirli yardımlar yapıl- dı. Siyasi şartlar olanak tanısa, Gorbaçov'un Perestroyka poli- tikasına da destek vermek için aynısını yapmaya hazır. Şimdi sıra kendisinden bekle- nilen ikinci görevde. Topluluk savaşla ilgili olarak ortak bir ta- vîF alabilecek mi? Çatışmanın boyutlarının tahammül sınırla- rını aşmaması için calışılacak mı? 12'ler kriz sonrası dönemle ilgili olarak çalışmalar sürdüre- bilir mi? Pekcoğunun Arap ül- keleri ile tarihi ve kültürel bağ- ları bulunuyor. AT Üyelerinin karşı karşıya bulunduklan soru budur. Başka ne olabilir ki? Ak- si takdirde siyasi birlikten söz et- menin ne anlamı var? Genscher Suriye îsrail'i tanımaya hazır ŞAM (Ajanslar) — Federal Almanya Dışisleri Bakanı Hans Dictrkh Genscher, Suriye'nin Ortadoğu'da savaş sonrasında oluşturulacak kapsamlı banş çerçevesinde Israil devletinin var olıria hakkım tanımaya hazır ol- duğunu söyledi. Genscher, dün Suriye'nin başkenti Şam'da Devlet Başka- nı Hafız Esad ve Dışisleri Baka- nı Farak El Şara ile görüştük- ten sonra gazetecilere yapüğı açıklamada, Şam yönetiminin Filistinlilerin kendi kaderlerini tayin etme hakkınm, "tsrail devletinin var obna hakkınm ta- fiınmag anlamına geJdİgİ'^gö- rüşünde olduğunu söyledi. Genscher'in bu sözlerine kar- Şihk Şam yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapıl- madı. AP, Şam'm Israil'i res- men tanıyabileceği anlamına ge- len bu acıklamanın, Suriye'nin Irak'a karşı oluşturulan ittifak- ta yer almasına ilişkin anlaşma- nm bir parçası olup olmadığımn belirlenemediğini bildirdi. Genscher, "Esad ile görflş- menden sonra, Suriye'nin Israil ile banş yapabilecefi kanısuıa vardun" dedi. öte yandan, Devlet Başkanı Esad, dün yaptığı açıklamada, Suriye'nin tutumunda önemli bir degişikük olmadığını belir- terek Israil'in işgal topraklarm- dan çekilmesini öngören 1973 yüındaki BM karanna baglı kal- dıklanm söyledi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog