Bugünden 1930'a 5,419,118 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

11 ŞUBAT 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 400yılsonra 'isyancıAlevi şairin' tiyatrosunuyasaklamaçabası Pir Siiltaıı korkıısııtstanbul'da serbest, Denizli'de yasak Ankara Birlik Tiyatrosu tarafmdan halen îstanbul'da sahneJenen "Pir Sultan Abdal" adlı oyun 8 şubat günü Denizli Valisi tarafından yasaklandı. Vali AJpasIan Karacan, oyıınım bundan sonra hiçbir ilde oynanmayacağını öne sürdü. Yasaklar zinciri Erol Toy'un yazdığı 'Pir Sultan Abdal' oyunu, İstanbul'da sahnelenmeye başlayacağı 26 Ağustos 1990 tarihinden itibaren-, çeşitli yasaklamalarla karşılaştı. Tam altı kez yasaklanan oyun için bir o kadar da takipsizlik İcaran verildi. ASLI KAYABAL Ankara Birlik Tiyatrosu Erol Toy'un yazdığı "Pir SuHan Abdal" adlı oyunu yasak karar- ları ile kuşatıimış engeileri aşa- rak İstanbul'da sahnelemeyi sürdürüyor. Ankara Birlik Tiyatrosu'nun peşi sıra gelen yasaklar yanyı dizgiye vennek üzere olduğu- muz her gün "yasak zinciri"ne yeni bir halka ekliyor. Devlet, 16. yüzyılda yaşamış ve Osmaniı devletine baskaldır- dığı için idam edilmiş isyana Alevi şairin, tiyatrosunu 40 yıl sonra yasaklama çabasında. Pir Sultan Abdal 'm takıldığı pek çok yasak durağından so- nuncusu Kırklareli oldu. Öte yandan 8 şubat günü "Plr Sul- tan AbdaT'ın Denizli'de sahne- lenmesini yasaklayan Vali Alpaslao Karacan'ın oyunun bundan böyle hiçbir ilde oynan- mayacağı konusunda bir acıkla- ma yaptığı belirtildi. Ankara Birlik Tiyatrosu yö- neticileri ise kendilerine yasak karannın Denizli Eraniyet Mü- dttrlüğü'nde görevü komiser yardımcısı Yakup Gülsu imzası ile teblif edildiğini, Vali Alpas- lan Karacan imzalıyasakkaran- nın ulaştınlmadığını aktardılar. Tiyatronun yöneticisi Zeki Göker, "Bo yasaklar bizi eko- nomik açıdan zoriuyor. Ancak biz tiyatrocular bu yasaklama- lar karşısıoda dafca çok bUeni- yoruz. Biz poütik tfyatro yapan bir toplahıgıız. Etkfli ohıyoruz 1ü bn kadar çok tepki göriiyo- nz. Törk tiyatro (arihinde altı yasaklama karan ile oyununu sabneiemesine izin verüen bir başka tiyatro yok" diyor. Tiyat- ro adjna yapılan açıklamada ise "Denizli Valisi mahkemeierüs- tit müdür" diye soruldu. Ankara Birlik Tiyatrosu, ge- çen ağustostan bu yana, "Pir Sultan Abdal"ı sahnelemek için gittikleri her yerde "yasaklar" girdabında buimuş kendini. Bu yasaklama kararlannm öyküsu İstanbul'da başlıyor. Tiyatro- nun 26-27 Ağustos 1990 günle- rinde Şehir Tiyatroları Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde sergileyecckieri oyun Vaü Yar- dımcısı Necati Develioglu'nun irhzası ile 2559 sayılı Polis Va- zife ve Selahiyet Kanunu'nun ek-1 ve 5442 sayılı kanunun II. maddesi uyannca uygun gö- rülmemiş. Zeki Göker, bu kararın ken- dilerine yasal gelmediğini akta- rıyor ve "yasal olarak vali oyıı- na yasakiayabiiiyor. Ancak bu- on bizzat kendisinin immlama- sı gerekiyor. Vali yardımcısı imzalı tebUg yasai oimnyor" di- yor. Daha sonra TC. Bakırköy Cumhuriyel Savcılığı hazırlık soruşturma evrakını incelemiş. Raporda, Bakırköy Emniyet Amiriiği'nce görevlendirilen memurlann Pir Sultan Abdal'ı izledikleri, oyun sonunda elle- rinde pankart taşıyan oyuncula- nn yönlendirmesi ile tüm seyir- cilerin yazılı sloganlan söyledik- leri ve tiyatronun amacı dışın- da siyasi ve ideolojik propagan- da yaptığı belirtilmiş. Ancak Bakırköy Başsavcılığı 28.8.1990 tarihinde bir takipsizlik karan almış. Eylül ayında Pir Sultan Ab- dal'ı Beyoğlu Karaca Tiyatro'- da sahnelemeyi tasarlayan tiyat- ro bu kez Istanbul Valisi B. Ca- hit Bayar imzalı, 24.8.1990 ta- rihli bir tebliğle bir diğer yasak karan ile karşı karşıya kalmış. Valilik, oyunun Istanbul ili sı- nırlan içinde sahnelenmesini ya- saklamış. Bu gelişmeler ise is- tanbul 1. tdare Mahkemesi'nin 17.9.1990 günlü kararında ta- kipsizlik karan vermesiyle so- nuçlanmış. Böylece Ankara Bir- lik oyunculan Pir Sultan Ab- dal'ı 21 eyiülden itibaren Kara- ca Tîyatro'da sahnelemeye baş- lanuşlar. Pir Sultan Abdal'ı kuşatan yasaklar zinciri tiyatronun ls- tanbul dışında süren turneleri- ni de takip eder olmuş. 19 ekim günü, Jzmit Kocaeli Sanat Mer- kezi'nde sergilenecek oyun bu kez Kocaeli fli Emniyet Müdür- lüğü'nün kıskacına takılmış. Eraniyet Müdürü Mebmet Böke imzalı tebliğde söz konu- su oyunun Kocaeli'nde il maka- mının 10 Ekim 1990 tarihinde aldığı kararla oynanması yasak- lanmı$. Bu defa Sakarya Idare Mahkemesi'ne açılan dava so- nunda Kocaeli Valiüği'nin aidığı yasak karannın hukuka uygun olmadığı iddiası ile Sakarya Ida- re Mahkemesi, 16 Ekim 1990 günü takipsizlik karan vermiş. Sonuçta "Pir Sultan Abdal" h- mitli seyircinin de karşısına cıkmış. YasakJann bir diğer durağı tzmir olmuş. İsmet Inönü Sanat Merkezi'nde 17-20ocak günle- ri arasında sahnelenecek oyuna bu defa tzmir Valiliği, 18.1.1991 tarihli tebliği ile Izmir Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi Müdürü Lütfi Güzin'in imzası ile yasak getirmiş. Ancak Izmir Idari Mahkemesi bu yasak ka- ranna karşı 22. J. 1991 günü bir diğer takipsizlik karan almış. Ankara Birlik Tiyatrosu'nun peşi su-a gelen "yasaklar" Pir Sultan Abdal'ı bu kez Denizli ve Kırklareli'nde girdabma aldı. Vasaklamalar ve takipsizlik- ler sarmaJında Ankara Birlik Ti- yatrosu "Pir Sultan Abdal" adlı oyunu İstanbul'da KartaJ Ha- san Âli Yücel Kültür Merkezi'n- de, Beyoğlu Karaca Tiyatro'da ve Bakırköy'de Belediye Şehir Tiyatrosu'nda şimdilik sahnele- meyi sürdürüyor. Tiyatronun açıkiaması Denizli Valisi Alpaslan Ka- racan"ın "Pir Sultan AbdaT'ı kendi ilinde yasaklamanın öte- sinde, diğer illerin valiliklerine oyunun oynanmaması için ka- ranm göndermesi ve "Bundan böyle bu oyun, hiçbir ilde oynanmayacak" demesinin ar- dından Ankara Birlik Tiyatro- su yöneticileri dün bir açıklama yaptılar: "Sorayoruz" başlıklı açıkla- ma, "Denizii Valisi mahkeıne- leriista müdür" diye başîıyor ve oyunun mahkeme karan ile sah- nelendiği belirtilerek "Tür- Idye'de valiktr vardır ama bâ- kimler de vardır" deniliyor. Açıklamada, oyunun sonun- da cumhurbaşkamnı rencide edici afiş ve pankanların taşın- madığına 150.000 tiyatro seyir- cisinin tanık olduğu belirtilerek anayasal hakları yönünde oyu- nu sergiledikleri açıklanıyor ve ABT, "Sayın Vali hangi yetki ve yasaya dayanarak oyunu tüm Türkiye'de yasakladıgını söyle- yebiliyor" diye soruyor. Tiyatro yöneticileri Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruiuşundan bu yana hatta Abdülhamit'in koyu sansürcü döneminde bile tiyatroya bu denli baskı uygu- lanmadığına değinerek "Bunun nedeni nedir" diyor. Devlet yar- dımına başvurmayan tek tiyat- ro olduklannı vurgulayan ABT yasai haklarına saygı duyulma- sını istediklerini aktanyorlar. PtR SULTAN ÖLÜR DtRtLİR — 16. ynzyılda yasamış olan Pir Snltan Abdal, Alevi-Beklasi edebiyatuun kurnculanndan ve bu edebi>«tın en güçiü sairlerin- dendi. Pir Sultan Abdal'ın asıl adı Haydar*dı. Yaşamıun büyük bir bölümü Sı- vas'ın Banaz köyönde gecmisti. 16. yüzyıhn ikioci yansında Sıvas ve çevresinde basgösteren Osmaniı devletine karsı Alevi-Bektaşi kökenii ve Iraa yanlısı mezbep isyanlanna kanşmış, bn yözdeB Sıvas Beylerbeyi Hızır Paşa Urafından astınl- mıştı. Dnrn ve valın halk diliyle söyleoen siirlerinde, doga ve insan sevgisi, Ana- dolu köylüsünün yaşamı isienmisti. Pir Snltan Abdal'ın siirlerinde temel yapıyı ask, tasavvnf ve kavga oluçturnyordu. Ankara Biriik Tiyatrosu oynocnlannın sah- neiedifi Pir Sultan Abdal adlı oyuno Zeki Göker yönetti. Müzikierini Ali thsan Özgüç'ün hazırladıgı oyun, tstanbul'da 3 yerde sergileniyor. Pir Sultan rolündeki Zeki Göker oyundaki idam sabneslnde. Birtiyatronun yasaklarla savaşıKultür Servisi — Ankara Birlik Tiyat- rosu'nca sahneienen 'Pir SulUn Abdal' oyununa getirilen yasak kararlan ve ii idare mahkemelerinin aldığı takipsizlik kararlan: • 24.8.1990 — ABT'nin Şehir Tiyatro- lan Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'- nde 26-27 ağustos günleri sahneleyece- ği Pir Sultan Abdal adlı oyun, tstanbui Vaüligi'nce yasaklandı. Vali yardım- cısı Necati Develioglu imzalı yasaklama karan, 2559 sayılı Polis Vazife ve Sela- hiyetleri Kanunu'nun EK-I ve 5442 sa- i\İ\ kanunun II. maddeleri uyannca uy- iun görtilmediği gerekçesiyle getirildi. • 28.8.1990 — TC Bakırköy Başsavcı- ığı Başsavcı Bülent Akbay imzalı karar- a bir takipsizlik karan aldı. Savcıhk ka- ar metninde, tiyatro oyunu sırasında yun metni dışına çıkıJdığı hakkında bir- isph bulunmadığı, buna göre takdiri an edilen olayın oyun sonunda 5 adet ankartın sahne önüne bırakılması ve bu ankartlarda yazılı ibarelerin tüm seyir- ler tarafmdan birlikte söylenmesinden aret olduğunun anla$ıldığı, olayda CK'mn 312/1. maddesi unsurlarının uşmadığı sonucuna varıldı. Buna gö- soruşturmamn genişletilmesini gerek- ecek ve sanıklar hakkında kovuştur- ı yapılacak yasaya aykın bir eylem jvcut olmadığından, CHUK'nun 164. ıddesine göre kovuşturmaya yer olma- tına karar verdi. • 31.8.1990 — ABT'nin 5 eyiülden iti- baren Beyoğlu Karaca Tiyatro'da sah- neleyeceği Pir Sultan Abdal, istanbul VaJüiği'nce Vali B.Cahit Bayar imzalı yasak karan ile yasaklandı. Valilik, da- ha önce Bahçelievler Unverdi Sineması'nda L7-I8.8.1990tarihlerinde sergilenen ve oyunun sonunda pankart- lann teşhiri ile yasadı$ı sloganlann atıl- masına bizzat tiyatro oyunculannın ön- cülük ederek halkı suç işlemeye tahrik ve teşvik ettikleri gerekçesiyle daha ön- ce 24.8.1990 tarih ve 71873 sayılı karar- la, oyunun tstanbui ili sınırlan içerisin- de sergilenmesini yasakladı. • 17.9.1990 — TC istanbul 1. Idare Mahkemesi, oyunun yazan Erol Toy'- un yürütmenin durdurulmasını isteyen basvurusu üzerine mahkeme hakkında verilmiş bir yasaklama karan bulunma- yan dava konusu tiyatro yapıtının ser- gilenmesini yasaklayan davalı idare iş- leminin dayanağını oluşturan somut olaylar hakkında Bakırköy Cumhuriyet SavcılığYnca açılan kovujturma sonun- da takipsizlik karan verildiği gibi oyun sonunda asılan pankartlann içerikleri bakımından 2559 sayıh yasanın Ek: 1 maddesinin 2. bolünıünde yazılı nitelikte değerlendirilmesinde bu aşamada açık- ca hukuka aykınlık bulunduğu, 2557 sa- yılı îdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi geregınce davalı idarenin sa- vunması almıncaya dek yürütmenin dur- durulmasına oybirliği ile karar verildi. • 10.10.1990 — ABT'nin 19 ekim gü- nü tzmit'te sahneleyeceği Pir Sultan Ab- dal oyunu, Kocaeli ili Emniyet Müdürlüğü'nce yasaklandı. tl emniyet müdürü yardımcısı Mehmet Böke imzalı yasak karan söz konusu oyunun Izmit'te oynatılmamasına il makamınca karar verildiğini belirtiyordu. • 16.10.1990 — TC. Sakarya tdare Mahkemesi, yürütmenin durdurulmasını isteyen oyunun yazan Erol Toy'un baş- vurusu üzerine dava dilekçesi ve ekleri- nin incelenmesinden, Kocaeli ili sımrla- n içinde oynatılması yasaklanan Pir Sul- tan Abdal hakkında Bakırköy Cumhu- riyet Bassavcılığı tarafmdan 28.8.1990 günü takipsizlik karan verildiği gibi oyun içeriğinde de suç sayılabilecek bir unsur bulunmadığına karar verildiğini ve 2577 sayılı Îdari Yargılama Usulü Ka- nunu'nun 27/2. maddesinde belirtilen acıkça hukuka aykın olma ve telafisi güç zarar ilkesi birlikte gerçekleşmiş oldu- ğundan yürütmenin durdurulması iste- mine oybirliği ile karar verdi. • 18.1.1991 ABT'nin 17-20 ocak tarih- leri arasında Izmir İsmet Inönü Sanat Merkezi'nde sahneleyeceği Pir Sultan Abdal, Izmir Emniyet Müdürlüğü'nce yasaklandı. tzmir Emniyet Müdürlügü Güvenlik Şube Müdürü Lütfî Giirin im- zah yasak kararında, 17.1.1991 günü oyunun görevli memurlarca ilk seanstan itibaren izlendiği, oyunun genel olarak belli bir ideolojinin propagandası ama- cı taşıdığı, oyun içi ve sonunda sanatçı- lar tarafından sahnede tasınan yazılı dö- vizlerde, 1972 Kızıldere olaylarmın pro- pagandası yapıldığı belirtilerek 2559 sa- yılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'- nun EK-I maddesi ve 5442 sayılı lller Idaresi Kanunu'nun II. maddesi gereğin- ce oyunun Izmir ili ve ilçelerinde yasak- landığı belirtildi. • 22.1.1991 ABT'ce TC îzmir 1. İdare Mahkemesi'ne yürütmenin durdurulma- sı istemi ile yapılan başvuru sonrası mahkeme açıkça bukuka aykın olan ve uyguianması halinde davacının gideril- mesi güç ve olanaksız zararlanmn do- ğumuna neden olabilecek nitelikte bu- lunan dava konusu islemin 90 gün sü- reyle yürütülmesinin durdurulmasına karar verdi. • 8.2.1991 — ABT'nin Denizli'de oyna- yacağı Pir Sultan Abdal oyunu, Denizli Emniyet Müdürlüğü'nce yasaklandı. Komiser yardımcısı Yakup Gülsu imzası ile tebliğ edilen yasak kararında oyunun Denizli ili sınırlan içinde sahneleneme- yeceği bildiriidi. • 8.2.1991 — ABT'ce 16 şubat günü Kırklareli'de sahnelenecek Pir Sultan Abdal, Kırklareli Valisi Kenan Giiven tarafından yasaklandı. SHP lideri Erdal înönü, Körfez Savaşı- SosyalistEnternasyonalilişkisini anlattı: Temeldegörüş aynhğıyok Iskandinav ülkelerindeki sosyal demokratlar, acele edildiğini, yaptınmların bir süre daha uyguianması ile Irak'ın Kuveyt'ten kendiliğinden çekilece|ini ileri sürdüler. Ingiliz Tşçi Partisi ile Italyan Sosyalist Partisi silahlı mücadeleyi destekledi. Fransa, son ana kadar barışçı yol aradı, ama sonra savaşta yer aldı. GENCAY ŞAYLAN ANKARA— Meşnüyeti Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karârlanna dayandınlan Körfez savaşı bütün dünyada ve Türkiye'de yo- ğun bir biçimde tartışıhyor. Irak ile ortak bir sınıra sahip olması ve bundan da önemli ola- rak topragındaki bir kısım NATO üslerini sa- vaşm bir tarafı olan ABD'ye kullandırması gibi nedenlerle savaş tartışması Türkiye'deki siya- sal gundemin en tepesine yerlesmiş gözüküyor. Muhalefet partileri, izlenen kriz politikasım siddetle eleştiriyor. Ana muhalefet partisi olan SHP, aynı za- manda Sosyalist Enternasyonai'de Türkiye'yi temsil ediyor. Sosyalist Entemasyonal'in gerek bir bütün olarak gerek tek tek Dye partiler açı- sından Körfez savaşuu nasüdeğerlendirdiği so- rusu önem kazanıyor. SHP adma Sosyalist Enternasyonal toplan- tılanna katılan Genel Başkan Erdal Inönü, bu konu ile ilgih olarak Cumhuriyet'in kendisine yönelttiği sorulan cevaplandırmış bulunuyor. — Sayın Genel Baskan, Birinci Dünya Sa- vası bir Sosyalist EoternasyonaTid sonn oldu. 1914 ağustosuna kadar sava$ olasjlıgına şid- detle karşı çıkan bazı sosyalist partiler daha sonra savaşı destekleiiiler. Bu doruaı enternas- yooalin sonu oldugn gibi bsa mmanlara gö- re gündmiz içta de gecerli olacak bicmıde sos- yalist partilerin göv«niliriikleri büyük bir dar- be yedi. Kuşkussz bn iki savas arasında çok önemli farklıiıkiar var ama yine de bir savaş söz konusu. Körfez savaşı Sosyalist Enternas- yonal içinde akınbiara, sonıalara yol açü mı? tNÖNÜ— Şüphesiz I. Dünya Savası'ndan çok farklı bir durum ile karşı karşıyayız. O za- man savaş Avrupa'da patlamıştı ve idealler ile gerçekler arasındaki farklar kaçmıhnaz bir bi- çimde insanlann karşısına gelmişli. Bunun yarattığı bunahmdan eski kuruluş- lar büyük zararlar gördü, ortaya yeni yapılan- malar çıktı. Bu defa durum o kadar vahim de- ğil. Bir kere Birleşmiş Milletler'in etkili bir bi- çimde ortada olması çok önemli bir fark. Bir- leşmiş Milletler, olayın başından beri işgah' kı- nadı, sonra arkası arkasma yaptınm kararlan aldı. Bu, bütün dünyada beUrgin bir birlik sağ- ladı. labii iş savaş aşamasına gelince ortaya bir- selen milh'yetçi duygularuı Bayan Thatcher'a nasıl puan kazandırdığım gördüler. Işçi Partisi, Falkland savaşına sıcak bakma- mıştı ve bu onlara puan kaybettirmişti. Nite- kim Viyana toplantısında Neil Kinnock bana bundan söz etti ve Güvenlik Konseyi karann- dan sonra savaşı desteklemeye yöneldiklerini aniattı. — Efendim Sosyalist Enternasyonal içinde ea etkili üyc gözüken Alraan sosjal demokrat- lan sornna nasıl >-akiaşıyoriar? İNÖNÜ— Alman Sos>-al Demokrat Parti- si'nin çizgisi bizimkine çok benziyor. II. Dün- ya savaşının etkisi hâlâ canlı. Ayrıca anayasa- lan da ülke dışına asker göndermeyi yasaklı- yor. Ancak NATO yükümlülükleri için ülke dı- şına asker yollayabüıyorlar, onun için de ya- sama organının karan gerekiyor. Güvenlik Konseyi kararlanm siyasal olarak destekh'yor- lar ve mali yardımda bulunuyorlar. Ama doğ- rudan bir askeri katılırna kesınlikle karşüar. — Efendim Sosyalist Enternasyooal bir bü- tün olarak savaş sonrası için umutlu mu? Ya- ni Ortadofu'da gercekten adil ve demokratik bir düzenin knnılabilecefini duşuoüyor mu, bunun için birtakım girisimlerde bnlnnulma- sı göBdemde mi? INÖNÜ— Viyana toplantısında İskandinav ülkeleri temsilcileri, özellikJe Norvec Basbaka- nı silah ticaretini dile getirdi. Irak'ın böylesi- ne tehlikeli bir ülke haiine gelmesi onun ma- rifeti değil Irak'a silah satanlann işi. Savaş sonrasında yapılması gereken en önemli girişimlerden birinin bölgeye yönelik si- lab ticaretinin denetim altına alınması üzeriıı- de dnruldu. Sosyahst Enternasyonal önümüzdeki aylar- da uluslararası silah ticareti ile ilgili bir kon- ferans duzenleyecek. Brandt, açış konuşmasında savaş sonrasın- da Kuveyt'in bağjmsızlığını, Israil-Filistin so- rununun adil bir çözüme kavuşturuhnasuu, Lübnan'ın bağımsızlığını ve bir Ortadoğu AGİK'ini temel hedefler olarak tanımladı. — Efendim Israil-Filistin sorunu ile ilgili olarak somnt öneriler gündeme gelebilir mi? İNÖNÜ— Savaş öncesinde yapılan Kahire toplantısında Filistin lehine çok müsait bir or- tam oluşmuştu. Filistmlilerin kendi kaderleri- Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin çizgisi bizimkine çok benziyor. 2. Dünya Savaşı'nm etkisi hâlâ canlı. tngiliz Işçi Partisi, Falkland savaşına sıcak bakmamıştı ve bu onlara puan kaybettirmişti. Viyana toplantısında Neil Kinnock bana bundan söz etti ve Konsey kararlarmdan sonra savaşı desteklemeye yöneltildiklerini anlattı. takım görüş aynüklan çıkü ama esaslarda yi- ne bir birlik var. Uluslararası hukuk duzenini bozan hareke- tin ortadan kaldırüması bir daha böyle şeyler olmaması ve hukuk düzeninin Birleşmiş Mil- letler eliyle sağlanması sözünü ettiğim birliğin esaslanm oluşturuyor. Görüş ayrüıklan ise yaptınmların uyguianması noktasında ortaya çıktı. Savaşa gerek kalmadan ambargo ve benze- ri yaptınmlann bir süre daha uyguianması ile sonuç almabileceği ileri sürüldü. örneğin İskandinav ülkelerindeki sosyal de- mokratlar, acele edildiğini, yaptınmlann bir süre daha uyguianması ile Irak'ın kendiliğin- den Kuveyt'ten çekileceğini ileri sürdüler. Bu görüş, genel olarak birçok sosyal demokrat parti tarafından da paylaşılıyor. Hiç kimse Irak'a göz yumulmasından söz etmiyor. — Efendim tngiltere ve Fransa savasan ttl- kderin içinde. Ba iki alkenm sosyal demokrat- laruun Sosyalist Enternasyonal içinde çok et- kili olduklan bilinivor. Aynca Fransa'da ikti- dardalar. Bu durum Sosyalist Enternasyonal içinde bir sorun yaratmıyor mn? tNÖNÜ— Ingiliz Işçi Partisi ve Itaiyan Sos- yalist Partisi silahlı müdahaleyi destekledi. Fransa, son ana kadar banşcı yollar aradı ama sonra savaşta yer aldı. Bu ülkelerin sosyal de- mokratlan ya da demokratik solculan gelenek- leri ve ulkelerinin çıkarlan doğmltusunda po- litikalar izliyorlâr, Bir bakıma Ulkelerinin cıkarlarmı savaşa ka- tıünakta görüyorlar. Diğer sosyal demokrat- lar aktif olarak savaşa katılma düşüncesine sı- cak bakmıyorlar. Ama bu politikaiar arasın- da gercekten kesin aynhklar ya da catışma yok. Ana esaslarda herkes birleşiyor. Tabii savaşa girenlerin bu ise sadece hukuk ya da moraJ değerler açısından kalkışmadık- lanm yine herkes büiyor. Ancak bu, partile- rin sosyal demokrat ya da demokratik sol ni- teh'ğini bozan bir özellik olarak yorumlaruyor. Sosyal demokrat siyasetçiler ulusal çıkarla- ra bakıyor ve pragmatist davranıyorlar. Çün- kü her şeyden önce seçim kazanmak istiyor- lar. Siyasal partilerin sadece belli idealler pe- şinde koşan dernekler olmadığıru, programı- nı uygulamak için seçim kazanmayı amaçla- dıklanm unutmamak gerekiyor. Ingüiz tşçi Partisi'nin durumu ilginç gözü- küyor. Bir taraftan oldukca ideaileştirilmiş bir sosyalizm anlayışına dayalı bir program söz ko- nusu diğer taraftan pragmatik tutumlar alını- yor. Bih'yorsunuz gecen kurultaylannda tek ta- raflı nükleer silahsızlanmaktan vazgeçtiler ve bu onlara puan kazandırdı. Aynca bir Falk- land savaşı deneyi yaşandı ve bu savasla yûk- ni tayin ve bagımsız devlet kurma haklan ge- nel bir kabul görmüştü. Ancak kriz içinde FKÖ'nün, bütün dünyaya karşı olan Irak ile beraber, aym safta yer alması durumu bir öl- çüde değiştirmiş gözüküyor. örneğin Viyana'da Şimon Perez kürsüye çık- tı ve Israil'in bir taraftan Irak'ın Scud diğer ta- raftan FKÖ'nün katyuşa fttzelerinin saldınsı- na uğradığım ama banş için çok temkinli ve özveriü davrandığını anlattı ve bir hayli sempa- ti topladı. Yani Irak'ın tutumu en azmdan Sosyalist En- ternasyonal içinde Filistin sorunu agsmdan da bir gerilemeye yol açtı. Ancak ben bunun ge- çici olduğunu düşünüyorum. Çünkü Sosyalist EnternasyonaJ'e üye bütün kuruiuşlar Filistin sorunu çözülmeden Ortadoğu'da hiçbir soru- nun çözülemeyeceğini kabul ediyorlar. — Efendim siz SHP olarak Tprkiye'nin Sa- ym dımburbaşkam tarafmdan bettrienen Kör- fez potttâusına karsısuız. Sizia ba tatamunuz Sosyalist Enternasyonai'de nasü degerlendi- riliyor? İNÖNÜ— Anlayışla karşılamyor. Diğer ta- raftan savaşa giren üikelerin sosyal demokrat- lan üsleri Amerikan silahh kuvvetierine açma- mızdan da memnuniar. Ancak NATO için bir belirsizlik var. örneğin Belçika ve Almanya partileri, üsle- ri Amerikalılara kuUandırmanıız nedeni ile Irak'ın saldınsına uğrarsak NATO'nun otoma- tikman yardıma gelmesi konusunda çekince- lerden söz ediyorlar. Üslerin NATO karan ile açümadığı tartışması var. Bizim SHP olarak tutumumuzun kimse ta- rafından eleştirihnediğini söyleyebiunm. Zaten Alman ve İskandinav sosyal demokratlan da aynı tutumu benimsemiş bulunuyorlar. — Efendim siz savaş patlamadan önce Bağ- dat'ı ziyaret etmiştiniz. Bunn yaparken acaba oraya Sosyalist Enternasyonal'den bir mesaj götürdîinüz ya da Enternasyonal adına bazı göıüsler ifade ettiniz mi? INÖNÜ— Ben Bağdat'a gitmeden önce Brandt ve Sosyalist Entemasyonal'in Ortado- ğu Komitesi Başkanı Vişnevski ile görüştüm. Döndükten sonra da izlenimlerimi aktardım. örneğin benim edindiğim izlenime göre ABD ve Irak dışişleri bakanlan arasında bir görtlş- me mümkündü. Halbuki benden önce Bağdat'ı ziyaret eden sayın Vişnevski bunun mümkün olmadığı iz- lenimini edinmişti. Biliyorsunuz çeşitli girişim- ler yapıldı ve sonunda Irak ile ABD dışişleri bakanlan Cenevre'de görüştü. Ama bu görüş- meden bir şey çıkmadı. Saddam Hüseyin'in ne- den hiç bir tür anlaşmaya yaklaşmadığmı an- lamak mümkün değil.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog