Bugünden 1930'a 5,399,368 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhunyel Malbaacılık ve Gazetecılık Turk Anonını Şirketı adına Nadır Nadi £ Gçnei >ayın Müduru Hasan Cemal, Mues^esc Muduru EmıiK LşaklıgU. Yan Ijlen Müduru Ok«j Cöntnsin. O Haber Merkezı Muduru \%\^n Baycr, Sa\fa Duzenı \onetmenı Ali Acar 0 Temsıtcıler ANK«ıR4 Akncl fan. IZMIR Hikmet Çctınkara. ADANA Çrtın Yıjenoglu U Polınka Cetıl •*!••<*• Dtş Haberfcr htfm ••kı. Ekonomı Ccafkz TufcM. U Scndıkl Ş A ı u kft»n. Kulıur Cctal L'sm. Isıanbı.' Habetle'ı l « d Ka(«k. Egıtım C««CB» $•)<••. Yım HAberien N«c*1 DafM, Spor Danışmam \M*lkultr Vaccteu. D:ı, Yazıl»- b n ı Çalaku, An»"™» Şahı Alpıy. DuzcUme A H * I Yum 0 koortıIUIO' Kimtt Konıiıu 0 Malı İSİCT Enl hrk.l 0 M jhasrt* B»fc« Vr«r 0 But« Pbnlıma Scvfl O ^ u b t t r a t h 0 foklam *n« Tom. 0 E. YtymUr Hnlva Akto* 0 Idare Husf?ııı Gnnf 0 liletme Oafer Çdik 0 Bılgı Ulcm \dl Iml 0 Penonel Scvfi Var " fcunjıu Başijn Nıdta N«« Ofcl» /UM. V«lç» •»?«. Haıaa Ccaftt Hıkatı ÇriJaktT*. Ok*> t|ar Muaru. tlhu Ali ! k n Kkma Tn Sa5ân k* Vavon. Cttmhunw VUıbaaahk ve Gazeucıhk TAŞ Turfcocaiı Cad 39 34354 Ist PK 246 Isıanbul Td 512 05 05 120 ha[), Telcı 22246 Fax (I) 526 60 72 0 Bttrolar Aakm: Zı>» Gökaip Blv tnkıUp S No 19 4 Ttl 133 !1 41-47 Tele* 42344 Fax (4) 133 05 65 0 bafr- H Zıy» Bl. 1352 S 2/3. Td 13 i: 30 Tele» 52359. Fax (51) 19 53 «0 InOnll Cad 119 S No 1 Kaı I Ta 19 37 52 (4 hall. Tel« «155. F»« (711 19 25 7« TAKVİM: 11 ŞUBAT 1991 Imsak: 5.31 Guneş: 6.57 Ogle: 12.23 Ikindi: 15.12 Akşam: 17.39 Yatsı: 18.59 Kışınizin verdigi okullarda dersbaşı bııgün Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerindeki çok sayıda ilk ve orta dereceli okulda yanyıl tatili 3 gün ile bir hafta arasında uzatüdı. Haber Merkezi — Olumsuz hava koşullan nedeniyle Do- ğu, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerindeki çok sayıda ilk ve orta dereceli okulun yan- yü tatili üç gün ile bir hafta arasında değişen sürelerle uzatıldı. 1990-1991 öğretim yılında bugün dersbaşı yapmaya ha- zırlanan yaklaşık 11 milyon öğrenciden Doğu, Güneydoğu ve Karadeniz Bölgesi'nde oku- yanların bir bölümü olumsuz hava koşullanna takıldı. Rize, Erzurum, Ağrı, Bingöl ve Sı- vas'ta şehir merkezi dahil tüm ilçe ve köylerinde, Kars ve Or- du'nun merkez ve diğer ilçele- rinde, Samsun, Kastamonu, Kahramanmaraş, Giresun, Trabzon ve Amasya'nın bazı ilçe ve köylerinde yanyıl tati- linin 3 ile bir hafta arasında değişen surelerde uzatılması kararlaştırıldı. Bu illerden Erzurum, Gire- sun ve Kahramanmaraş'ın El- bistan ilçesindeki ilk ve orta dereceli okullar 14 şubat per- şembe günü, diğer illerdeki okullar 18 şubatta ikinci yan- yıla başlayacaklar. Kars ve Ordu'nun merkez ilçeleri ile diğer ilçeleri, Sam- sun'un Kavak, Terme, Bafra, Havza, Ayvacık, Asarcık, Alaçam Uçeleriyle bağb köyle- rinde, Kastamonu'nun Çatal- zeytin, Giresun'un köy ilko- kulları, Trabzon'un Tonya il- çesi ve köyleri ile Salpazar il- çesinde, Amasya'nın Hama- mönü ilçesinde yoğun kar ya- ğışı ve köy yollannın kapah ol- ması nedeniyle ilk ve orta de- receli okulların yanyıl tatili de 18 şubata kadar uzatıldı. Bazı ünıversitelerde elveriş- siz hava koşullan nedeniyle er- telenen yanyıl bütünleme sı- navlanna da bugün başlana- cak. Mimar Sinan, Yıldız, tstan- bul Teknik, Atatürk, Selçuk, Erciyas üniversiteleri ile Anka- ra Üniversitesi Hukuk Fakül- tesi'nde daha önce 4 ve 5 şu- bat tarihlerinde başlayıp Yıl- dız Üniversitesi'nde 16 şubat- ta, diğer üniversite ve fakülte- lerde ise 7-8 şubat tarihlerin- de tamamlanması kararlaştın- lan yanyıl bütünleme sınavla- n, elverişsiz hava koşullan ne- deniyle ertelenmişti. SAVAŞ ÜZERİNE Kötü akılla kör şiddet arasında LATİFE TEKtN Daha dün bize ait olmayan bir banşa ikna edilmiş gibiy- dik. Umutlanmızın bize ya- bancı, hatta düşman bir güç tarafından gerçekleştirilebile- ceğine inanmış gibi yaptık. Gibi yapmaklardan ibaret bir âlemde, Gorbaçov'un rek- lam şirketleri tarafından imal edilmiş barışçıl yüzünün beri- sinde Saddam'm hatlannı seç- mekte güçlük çektik. Artık çekmiyoruz, aymamı- zın önemsizleştiği bir noktada savaşla karşı karşıyayız. Eski- den beri düşman olduğunu bil- diğimiz şey fütursuzca sahne- de. En toy tepkilerimizin ne kadar haklı olduğu şimdi - bizim haklı olmamızın önem- sizleştiği bu anda- içimize sini- yor: Kahrolsun Amerika. Bugün Amerika'yla dünya- nın kendisi aynı şey... Ve dün- ya bize yer bırakmayacak şe- kilde yeniden yapılanıyor. Savaş öldürüyor, her zaman olduğu gibi... Tek tek insan- lan, mahalleleri, şehirleri öl- dürüyor. Ama bu defa, bu kit- lesel ölumlerden sonra geze- gende bir hayat olacaksa eğer, bugün var olan bir ses, bizim sesimiz o gun olmayacak. Düne kadar aynı anda hem haksız bir akla hem de akıl- sız bir şiddete karşı çıkmak mümkün görünuyordu. Ya- rından sonra böyle bir imkân görülmeyecek bile. Yeniden yapılanma, perestroyka ve glasnosttan ibaret değilmiş. Körfez'deki petrol yangımmn bulutları dağılırsa eğer tercih, efendilerin kötü aklıyla yok- sulların kör şiddeü arasında olacak. Size kolay gelsin. IstanbulBelediye Başkanı, Beşiktaş'taki Devlet Konukevi'nisatıp 1000 otobüs almak istiyor Sözen: Koııukeviııi satacağımATİLLÂ DORSAY tstanbul gibi 7 milyonluk ve trafık, su, altyapı gibi gelenek- sel sorunlarla boğuşan bir ken- tin belediye başkanı olmak kuş- kusuz kolay değil. Zaman za- man "tereilıli yol", "bakımsız yollar" nedeniyle bizim de eleş- tirdiğimiz tstanbul Anakent Başkanı Nurettin Sözen ile ts- tanbul'un "dertlerinin bir bölü- münii" bu kez yüz yuze konu- şuyoruz. —Sayın Sözen, tstanbul'u baştanbaşa "otobüs yollan ile örmek"ten soz ediyorsunuz. Bu proje kentin taksi ve diğer özel otomobil ve araçlara aynJmış yollannı biraz 'daraltmaya' baş- lamadı mı? SÖZEN — Siz bu konularda yazdınız. Bu yazıları da ilgiyle okuduk, arkadaşlarla tartıştık. Kısa vadede, İstanbul'da toplu taşımacüık sorununun çözümü- nü otobuste buluyoruz. Diğer sistemlerin hayata geçirilmesi uzun zaman alacaktır. Göreve geldiğimiz aylarda ko- nuyu inceledik, ilk aşamada 650 otobüs almaya, her yıl da 250 otobüs ahmıyla bu fıloyu takvi- yeye karar veıdik, ama bu kadar otobüse öncelikle bir tercihli yol ağı gerekliydi. Eğer ağırlığı bir araca kaydırırsanız kent trafi- ğinde öncelik vermek gerekir. Biz yollarm bir bölümünü yap- tık. Ne var ki otobüsİeri getir- temedik, ama eninde sonunda getirteceğiz. Şimdilik bu yollann bir bölü- mü tam randımanla çalışıyor, ama bir bölümü, örneğin Edir- nekapı yolunda olduğu gibi, randımansız. Günde 10 otobü- sün gidip geldiği bu yolda, bir bölümün otobüslere aynlıp tra- fığe kapatılmış olması, tuhaf ge- liyor. Bana da geliyor. Ama buna verilecek yamtımız var: Edirnekapı, bir aktarma merkezi olacak. 50 tane otobü- sümüz geliyor. Bunlardan I5'ini Edimekapı-Sirkeci arasına tah- sis edeceğiz. Böylece Edirneka- pı-Şehzadebaşı-Beyazıt-Sirkeci arasımn toplu taşımacılığı çö- zümlenmiş olacak. Ama devlet bankalanndan bir teminat mektubu alamadık. Ayda sadece 100 milyon ödemek yoluyla bir otobüs filosuna sa- hip olmak gibi ideal bir çözüm • bulduğumuz halde, devlet bize gereken desteği vermedi. Ama yılmıyoruz, çözüm pe- şindeyiz. Şimdi bulduğumuz çö- züm şu: Bunu ilk kez açıklıyo- rum, haber değeri de var, yaza- bilirsiniz. Beşiktaş'ta biliyorsu- nuz, bir Devlet Konukevi bina- sı var. Bu hukuken bize ait. Da- valıydı, son aylarda kesinleşti. Biz, TEK ve İETT arasında sü- regelen bir davaydı bu. Yargıtay lehimize karar verdi, bina bizim sayıldı. —Ama devlet oranın onan- mı için diın^nın masrafını yap- ö. Size bırakacaklar mı? SÖZEN — Bir komisyon kur- duk. 5 kişilik: Belediye, lETT, bakanlık, ticaret odası. Biz bu binayı satıyoruz. Biliyorsunuz, deniz kenannda, paha biçilmez, eşsiz bir bina. Biz bunu rayiç be- del üzerinde satacağız. Ve bu- nunla otobüs alacağız. Ayrıca, bizden önceki dönemden, yine otobüs alımı için Vakıflar Ban- kası'ndan alınmış bir kredi var. ödenmemiş, faiz bindirile bin- dirile 9 milyarlık borç, 45 mil- yara yükselmiş. Birçok işadamımn borcu don- durulurken, bizimkine sürekli faiz bindirilmiş. Onu da ödeye- ceğiz. Devlet Konukevi çok de- ğerli bir bina. Bize rayiç bedeli- nin 200 milyardan aşağı etmeye- ceği söyleniyor. Isterse devlet al- sın, isterim, ama rayiç bedeliy- le. En son Enerji BakankğYna bir mesaj yoHadım (TEK dola- yısıyla Enerji Bakanlığı kanşı- SÖZEN'DEN SÖZ — Istaıı- bul'daki çukuıiar dolacak.' IJtanıyorunı: tstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen, İstanbul'daki ulaşım sorunu için şöyle diyor: "Bakın ben işten çıkış saatlerinde otobüs duraklarından geçmek istemiyorum. Utanıyorum. Üzülüyorum. Vatandaşın taşınması için elimizden geleni yapmamız gerekir. Çalmadığımız kapı kalmadı. Devlet bankası vermiyor. Özel bankalar 'Hocam bu siyasi konu, hükümeti üzerimize salma' diyorlar." Konukevi bizim: Sözen, otobüs almak için son çözümünü şöyle açıklıyor: "Beşiktaş'taki Devlet Konukevi binası hukuken bize ait. Davalıydı, son aylarda kesinleşti. Bu binayı satıyoruz. Deniz kenannda paha biçilmez eşsiz bir bina. Rayiç bedel üzerinden satacağız ve bununla otobüs alacağım.İsterse devlet alsın isterim,ama rayiç bedeliyle..." Minibüsleri sokmayacagun: îstanbul trafiği için Sözen'in görüşü şöyle: "Toplu taşımaya taraftar olmak siyasal bir tercihtir. Ben elimden gelse otobüsİeri arttırıp minibüsleri kente sokmamak istiyorum.'» yor, "Devlet bana 1000 otobüs saglasın. Hangi yolla olursa ol- snn. Vakıflara olan borcumu da yüklensio, binayı alsın" dedim. Bakalım, yanıt bekliyoruz. Bakın, ben işten çıkış saatle- rinde otobüs duraklanndan geç- mek istemiyorum. Utanıyonım, üzülüyorum. Vatandaşlanmın taşınması için elimizden geleni yapmamız gerekir. Bunun için çalmadığımız kapı kalmadı. Devlet bankalan vermeyince özel bankalara gittim, ama ba- na hep şu söylendi: "Hocam, bu siyasi bir konu. Hükümeti üze- rimize salma, ne olur" dendi. Ve bir yıldan beri teminat mektu- bu alamadık. gâhta! Biz şimdi onu E-5'e ka- dar uzatıyoruz, Topkapı'dan ge- çip havaalanına dek gidecek şe- küde planlıyoruz. Bizde de vak- tiyle yapdmış tercihli yol, ilk kez icat etmiyoruz. İstanbul'da var, Ankara'da var biliyorsunuz. Ama İstanbul'da demir par- maklarla ayrılmıştı. Biz cağdaş bir kentte demir parmaklık, di- kenli tel gibi şeyleri kabul etmi- yoruz. Çok cirkin buluyoruz. Onlann yerine bordürler koyu- yoruz. Ama bu geçicidir. 5-6 yıl sonra halkımız bu yollara alışa- cak. Biz de o zaman Londra'da, Brüksel'de olduğu gibi, tercihli yollan sadece farklı bir renge boyayarak ayıracağız. Büiyo- lısınız, bir otoparka dönüştü. Ihalesini yaptık, gerek Beyazıt Meydanı, gerekse Taksim park- lan tümüyle yenileniyor, araçtan anndınüyor. NuTuosmaniye için, biliyorsu- nuz anketimiz var. Milliyet, Hürriyet gazetelerinin de fikir- leri alındı, çarşı esnafına da so- ruldu. Yüzde 85 oranında esnaf da onayladı. Turistlerin en çok geldiği yer burası. Yayaya aynl- ması çok guzel olacak, görecek- siniz. lşlevine de dokunmayaca- ğız. Kumkapı fena mı oldu? —Hayır, tersine Kumkapı çok güzd oldu. Üke olarak arabalar- dan anndınlmış yaya bölgekri- ne karşı olmadığımızı takdir SÖZEN — Biz de tramvayı bu amaçla koyduk. Ama bazı şeyler ancak yaşanarak öğreni- liyor. Beyoğlu'na, tramvaya bu, kadar ilgi olacağım beklemiyor- duk öncelikle... Yaya alanıru faz- la daraltmamak için çift hat dü- şünmedik. Aynca cadde oyle ka- labalık olmaya başladı ki tram- vay 20 kilometreden çok hız ya- pamıyor. Yapması tehlikeli olur. Ama hız 25 kilometreye cıkma- yınca, elektrik gucü ikinci vago- nu çekemiyor. Beyoğlu, bizim için büyuk bir deney oldu. Biz, tramvayı eski şartlarda, eski hızıyla çalışır di- ye düşünmüştük. Halkm cadde- ye ilgisi, buna olanak .vermedi, (jıııııl DEVLET KONUKEVİ — Beşiktaş'taki Devlet Konnkevi'nin mttlUyet bakkının, Yargıtay tarafından tstanbul Belediyesi ne verildi- gi beürtiiiyor. Sözen, amacının, bu çok degertt,binayı piyasa fiyatı üzerinden satarak Istanbul'a daha çok otobüs alıp 'kiüe taşımacılığı' projesini saglıklı bir yapıya kavuşturmak olduğunu söylüyor. (Fotograf: Ufur Günyüz) —Araba, otomobil, trafik, trafik sıkışıkbğı, bize Batı'dan gelmiş şeyler. Batı da bu sonın- lara sürekli çareler anyor. Peki siz Batı'da bizdekine benzer bir tercihli yol uygulaması gördü- nüz mü? SÖZEN — Bir kere nüfusu 7 milyon olsun da metrosu olma- sın. Batı'da böyle bir kent yok. Düşünülemez bile. O zaman bi- ze özgü bir yöntem düşünmek gerekiyor. Batı'da veya Doğu'da (Taş- kent dahil) nüfusu milyonu aş- mış her kentte metro var. İstan- bul'da yok. Hızlı tramvay yapıl- dı, ama ancak 20 yıl sonra ger- çekten yararlı olacağı bir güzer- SöZEN'DEN VAATLER rum, o bordurler çirkin. Siz de yazdınız, mimarlar da öyle di- yor. Ama bu bir asamadır. De- mirden bordüre geçme aşaması. Ben halkıma inanıyorum ve ile- ride bunlann da kaldınlacağını söylüyorum. —Peki, yaya yollanna ne di- yorsunuz? Yaya bölgeleri, dün- yada ilke olarak trafikten ann- dınlması sorun yaratmayacak yerlerde yapdıyor. İstanbul'da ise sanki mtandasın sabn dene- nircesine, trafik için yaşamsal önemi olan yerlerden başlandı. Taksim Parkı gibi alanlar da otoparka dönüştü. SÖZEN — Hemen sondan baslayayım. Taksim Parkı, hak- edersiniz. SÖZEN — Ve şimdi de Kadı- köy'de Bahariye Caddesi'ni tra- fikten anndırma projemiz var. İnsanlann rahatça dolaşabildi- ği, alışveriş yaptığı, sanat olay- lanru izlediği merkezler yarat- mak istiyoruz. Ortaköy'de aym şeyi yapacağız. Boğaz'dan gelen trafiği arkaya verip, deniz tara- fını tümuyle trafikten anndıra- cağız. —Sayın Başkan, bütün bun- lar çok güzel, ama yapılan bazı işler enine boyuna dıişunülme- den yapdıyor izlenimi doğuyor bazen... Orneğin Beyoğlu'nda çift hatlı bir tramvay daha taşı- ma işlevli olabilirdi. ama şimdi bunun da çaresini bulacağız. Yeni vagonlar hazır- lanıyor, ikinci, hatta üçüncü ye- dek vagonlar olacak. Iki vagon- lu tramvay seferleri başladı bi- le."Vatraan sorunu"nu da çö- zümleyeceğiz. Yeni vatman yetiş- tiriyoruz. —Beyoğlu deyince, o vitrinler pek kötü olmuş. Eğri büğni, camlan şimdiden kınlmış... Bir de tüm Beyoğlu van Onca yan sokak, cadde. Bütün bunlar ne zaman adam olacak? SÖZEN — Beyoğlu, biliyor- sunuz Gundüz özdeş Hoca'mn projesi. Birkaç hafta, birkaç ay geçsin, cadde yasamaya geçsin. O vitrinler için itirazlar geldi. Gazhane'ye sergialanı Kumcuları nihayet sahil yolundan atıyoruz. Ambarlı'ya taşınıyorlar. 3-5 ay içinde sahil yolundaki alanların park, yeşil alan olarak tanzimi bitecek. Maçka'daki Demokrasi Parkı, kente yakışır çok güzel bir proje. Sahil yolunu dört şeride çıkarıyoruz. Galleria önündeki altgeçit inşaatı sürüyor. • Modern Sanat Muzesi için son gelişme, Haliç'teki eski Feshane'yi biı müzeye dönüştürmek. Bunun için belki de tstanbul Kültür ve Sanat Vakfı ile işbirliği yapacağız. • Maçka'daki Demokrasi Parkı, kente yakışır çok guzel bir proje. Altyapısı ihale edildi, başlamyor. Orada istimlak zonınluğu da var, şahıs malı araziler var: Küçuk Çiftlik parkı gibi. Hepsini kente mal edeceğiz ve projenin maliyeti, istimlaklarla birlikte 30-40 milyarı bulacak. • Eski Gazhane'yi sergi alanı, toplantı salonu fılan yapıyoruz. Luna park kalkacak, altta bir otopark-pluşacak, üstten uste bir teleferik konacak. Çocuklar, gençler, sanatçılar için mekânlar olacak. Yalnızca bir yeşil alan değil içinde kültüre, sanata, rekreasyona dönük yerler olacak. • 3-5 ay içinde, sahil yolundaki alanlann da park, yeşil alan, oyun alanlan olarak tanzimi bitmiş olacak. lşlevsel parklar olacak bunlar... Sahil yolunu da biliyorsunuz genişletiyor, dörder şeride çıkanyoruz. • Galleria önündeki ait geçit, Hava Harb Okulu önündeki ust geçit inşaatlan sürüyor. • Kumculan bir yıl uğraştıktan sonra nihayet sahil yolundan atıyoruz. Ambarlı'ya taşınıyorlar. 7-8 bakanlık dolaştıktan sonra Ambarlı'da kum iskeleleri inşaatı izni aldık. • Kazhçeşme olayım sonunda çözümlüyoruz. Ruhsatsız olduklannı kanıtladık, yeni ruhsat vermedik. Araya kimler kimler ginnedi. Ama taviz vermedik. 5, 6, 7 kez, usanmadan mühürledik. Oraya bir kültür-turizm projesi hazırlıyoruz. Arazinin üçte ikisi bizim. Yülardır oturmuşlar, kira vermemişler, su parası vermemişler, atık su parası vermemişler. Tam bir sömürü!.. Ama ne güçlü bir lobi!.. 10'a yakın bakan aracı oldu. Ama onlara da gerçekleri anlattık. Ve sonunda dericileri kent dışına çıkanyoruz. Gerekirse değiştiririz. Boyu mu yanlış, malzemesi mi yarüış? Ama şimdi çok erken. Ara sokaklara gelince, tama- men ihalesi yapılmıştır. Her bir sokağın kendi karakteri, rengi, desenleri olacak, ama Türkiye^ de bu karolan yapan tek bir yer var. lstenen renkli karolar da orada sorun yarattı, ama hepsi gelecek ve Beyoğlu, ara sokak- lanyla da canlanacak, görecek- siniz. Denebilir ki: Bunu önceden öngörüp sokak karolanm bir yıl önce ısmarlasaydınız; ama işte o kadar öngörülü olmak da her zaman mümkün ohnuyor. Bir- kaç ay içinde bütün ara sokak- lann karolan, fenerleri konmuş olacaktır. Biz de sizin gibi soru- nu bir Istiklâl Caddesi olarak görmüyoruz. Bütün Beyoğlu olarak görüyoruz. lleride Kule- dibi de gündeme gelecek. Gala- ta Kulesi çevresini de ele alaca- ğız. —Peki Sayın Sözen... Sizin trafik uygulamalanmzın sonuç olarak özel arabaya ve arabalı- ya karşı bir tavır sergilediği söy- leniyor. Takskiler de yollann daralmasına tepki gösteriyor. SÖZEN — Bakın, benim 1%5'ten itibaren özel arabam var. özel arabamı hâlâ zaman zaman kullanıyorum. özel ara- baya karşı olmak mümkün mü? En önemlisi tercihli yol uygula- ması olan Aksaray-Topkapı ara- sında özel arabaya ayrılan alan azalmamıştır. Orada duran atıl, kötü kullanılan veya kullanılma- yan alanlar vardı, onlar tercihli yola verilmiştir. Otobüsler de özel arabalann arasından çeki- lip alınmıştır. Ama toplu taşımaya taraftar olmak, siyasal bir tercihtir. Ben elimden gelse otobüsİeri arttınp minibüsleri kente sokmamak is- tiyorum. önümüzdeki dönemde bunu yapmaya çalışacağım. Kent trafiğine en büyük darbe onlardan geliyor. Yerine otobüs koyduğum za- man, o 1000 otobüsü aldığım zaman, ben minibüsleri Edirne- kapı'dan, Topkapı'dan sokma- maya kararhyım. Aynca 1000 otobüs aldığımda da mucize beklemeyin. Ancak 1980'deki otobüs oranını yeniden yakala- mış olacağız. 20 yılhk otobüsler var, onarmak da mümkün değil, temiz tutmak da... —Özel arabalara karşı başka tavırlar da var. Yan sokaklarda, trafiği aksatmayacak yerlerde bile park sorunu var. Arabalar çekki ile alınıp götünilüyor. SÖZEN — önce şunu söyle- yeyim: Arabalann, otoparklann böylesine az olduğu bir kentte, trafiği gerçekten engelleyen yer- lerin dışında park zorluğu yara- tılmasına, araçların çekilip gö- türülmesine taraftar değilim, ama bunun belediyeyle hiçbir il- gisi yok ki! Trafik uygulaması bu. Belediyenin çekicileri par- makla sayılacak kadar az. Ikincisi: İGDAŞ'm yürüttüğü doğal gaz projesi, bugüne kadar dunyada yapılan en büyük do- ğalgaz döşeme projesi. 1 trilyon bedeli var. Her ay 100 kilomet- re, yani Istanbul-tzmit arası ka- dar doğalgaz borusu döşüyomz. Bu, dünya üzerinde bir rekor- dur. Bunun bir faturası var. Çu- kurlar açılıp hemen kapanabilir demyor. Ama biz bu bütçeyle ve bu döşeme hızıyla, buna yetişemi- yoruz, açvk söyleyelim. Bir de mevsim sorunu var. Kış ortasın- dayız. Beton dökme mevsimi de- ğil ki bu. Dökülen beton veya asfalt, iyi tutmuyor. —Ama bir de dökülen beto- nun kalitesi var. O bordür taş- lanndan da belli: tstanbul'da belediyenin döktüğü beton ve asfalt, hiçbir dönemde bu kadar kaütesiz olmamıştı. Dökülür dökülmez ufalanıyor. SÖZEN — Bunlar zaruretten yapılıyor. Asıl asfalt dökme mevsimini beklemek gerekiyor. Ben, yaza doğru bütün ana ar- terlerdeki çukurlann kapatılaca- ğına dair tstanbul halkına söz veriyorum. Bakın, bir de şunu söylemek istiyorum. Ben Paris Belediye Başkanı Jacques Chirac'la gö- rüştüğüm zaman öğrendim ve şaşırdım. Paris'te tüm su, elek- trik, metro, yol, asfalt-beton vs. hizmetler, özel şirketlere veril- miş. Belediye burüarla uğraşmı- yor bile. Chirac da belediye baş- kanlığının yam sıra partide de etkin görev almak fırsatını bu- luyor. Bizim bu olanaklarımız yok. Biz her şeyi kendi imkânlanmız- la yapmaya çalışıyoruz. Ve tak- dir edersiniz ki Dalan zamanın- daki imkânlara bile sahip deği- liz. Hükümet gerçek anlamda yanımızda değil. Sürekli dış borç ödüyoruz. Dalan döneminden kalan istim- lak borçlan için bugüne dek 300-400 milyar para ödedik. tG- DAŞ'm yaptığı dış krediyle ya- pılıyor diyorlar. Ama üstünu örtmek Türk parası, hem de pe- şin. Hem borçlan öde hem yeni krediler peşinde koş, hem prog- ramım uygulamaya çalış. Takdir edersiniz ki işimiz kolay değil. Miraç Kandili bugece • Haber Merkezi — Muslümanlann, Hazreti Muhammed'in Mekke'den Medine'ye, oradan da göklere yükseldiği gun olarak kabul ettikjeri Miraç Kandili bu gece. Üç aylar içinde ikinci kutsal gece olarak kabul edilen Miraç Kandili nedeniyle bu gece camilerde Mevlît okutulacak. TRT'nin 1. kanalında da 21.00'den itibaren Mevlit naklen yayımına yer verilecek. Hacettepe'de hazırlık eğitiıııi • ANKARA (ANKA) — Hacettepe Üniversitesi Hazırlık Eğitimi Yönetmeliği'nde değişiklikler yapıldı. Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmeliğe göre hazırlık smıflanndaki yabancı dil eğitimine sağlık mazeretleri dolayısıyla katılamayan öğrenciler öncelikle Hacettepe Üniversitesi hastanelerinden rapor almak zorunda olacaklar. Türkiye'de eğitim görecek olan yabancı öğrenciler, öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nce duzenlenen yabancı öğrenciler sınavında "C" aldıkları takdirde hazırlık sınıflarına alınacaklar. Yeni yönetmelikle, hazırlık sımfının, lisans öğrencileri için iki yıl, lisansüstü öğrencileri için bir yıl, Türkçe ve yabancı dil hazırlık programlarını birlikte yürüten yabancı uyruklu öğrenciler için de en çok üç yıl olacağı bildirildi. Nemrut Dagı'na teleferik • ADIYAMAN (AA) — Adıyaman'ın Kâhta ilçesi sınırlan içerisinde bulunan ve dünyamn yedi harikasından biri olarak bilinen Nemrut Dağı'nda Milli Parklar Daire Başkanhğı tarafından teleferik sistemi kurulacak. Adıyaman Valisi Selahattin Onur, finansman yönünden bu projenin büyük rakamlara mal olacağım tahmin ettiğini kaydetti. Vali Onur, "Teleferik Nemrut Dağı zirvesi ile Damlacık koyu arasında kalan 20 kilometrelik alan üzerinde kurulacak" dedi. Trafik istasyonlan • MUĞLA (AA) — Muğla ilindeki turistik merkezlere, trafik istasyonlan kurulacak. Muğla Valisi Erol Çakır'ın verdiği bilgiye göre ilk aşamada bu yıl Bodrum ve Gökova'ya trafik istasyonu kurulması planlandı. Her biri 495 milyon liraya mal olacak bu istasyonlar gelecek yılın başında hizmete girecek. Soydaş konutlan • ORHANGAZİ (AA) — Bursa'nın Orhangazi ilçesinde Bulgaristan'dan gelen soydaşlar için yaptınlacak 600 konutun 18 . milyar 800 milyon liraya mal olacağı bildirildi. Orhangazi Belediye Başkanı Turgut Ünlü, yaptığı açıklamada, konutlar için Avrupa tskân Fonu'ndan kredi sağlandığını, çalışmalann toplu konut idaresi ve belediye tarafından yürütuldüğünü söyledi. Konutların 60'şar metre kare olarak yapıldığını hatırlatan Ünlü, temeli yakında atılacak soydaş konutlanrun bir buçuk yılda tamamlanmasının planlandığını sözlerine ekledi. Yiyecekleri kim atıyor? • ANKARA (AA) — tnsanların gelir duzeyi arttıkça daha fazla yiyecek attıklan belirlendi. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Teknolojisi Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nce 15 bin kişi üzerinde yapılan araştırmada, farklı sosyo- ekonomik semtlerde yaşayanlarm, besin harcama düzeyleri, besinleri atma nedenleri, artan ve bayatlayan besinleri değerlendirme şekilleri incelendi. Araştırma sonunda, aylık gelir arttıkça beslenmeye ayrılan para oranının azaldığı belirlenirken en yüksek besin harcaması oranının en düşük gelir gruplarında olduğu ortaya çıktı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog