Bugünden 1930'a 5,409,873 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyetş Sahıbı: Cumhurıyeı Malbaacılık ve Gazetecılık Turk \nonım Şırkeıi adına Berin Nadl % Murahhas U\e Emine Uçaklıgıl # Genel Yayın Muduru HasM Ceraal, Yazı Işlen Muduru Oka» Gonensin Q Yazı Işlerı Mudur ırdımcıları Salım Alpaslan, Kerem Çalışkan, Necdel Dogan, Lutfıı Tınç Sayfa Duzem Yoneımenı Alı Var 0 Ankara Temsılcısı. Ahmet Tan tç Poluika Mehmet Tezkan Ekonomı Meral Tamer, Dış Haberler. Erguıt Balcı, Kultur Cttal Uster, Istanbul Haberlerı Muhillın Sirer, Spor Abdulkadir Yucelman, Makaleler Şahin Alpav, Duzeltme Abdullab Yazıcı • Koordınaıor Ahmel Kortılsan # Malı lşler Erol Erkul 0 Muhasebe Bulenl Vener % Butçe-Planlama Sevgi Osmanbeşeoglu 0 Reklam A)şe Torun Q Idare Husevin Gurer % Işleıme Önder Çeiik * Bılgı-Işlem Nail tnal # Personel. Scvgi Bostancıoğlu Basdfl ve Vijvaa Cumhunveı MalbıauiıW *« GunecıUk T A Ş Turkocag) Cad 39'41 14334 1si Pk 246hıanbul Ttl 512 05 0 ! (20 haıı T d o 22246 Fı« (I) «26 60 ^2 % Burobr \nka™ Zı>a Gokalp Blv InkıUp S No 19'4, Td H3 II 41-4" Tcta 42344 F u (4)133 05 6.* 0 t n i r H Zı>a Blv 1392 S 2 3, Tcl 13 12 30. Telet 52359. F u (51) 19 53 60 0 A4«a* Inonıı Cad II» S No 1 Kaı I Tel I» ST <2 (4 h a l Tdcx 62155 F M . (71) 19 25 TJ TAKVIM: 18 ARALIK 1991 Imsak: 5.44 Guneş: "> 16 Ogle: 12.05 Ikindı: 14.24 Akşam: 16 44 Yatsı: 18.11 Doğrumacı üzerindeki baskı büyüyor Üniversiteler nasü kurtulur?İTÜ Rektörü Prof. Dr. İlhan Kayan'a göre anayasa değişmeden YÖK'ün fonksiyonlarında iyileştirilmeye gidilmesi mümkün değil. Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hamit Fişek ise üniversitelerin anayasa değişikliğini bekleyemeyecek kadar acil sorunları bulunduğuna dikkat çekiyor. anayasa değişikliğini de içeren FtGEN ATALAY köklii bir yeniden düzenleme- y< gjtmek" dedi. Marmara Ünıversitesi Guzel Sanatlar Fakultesi öğretim gö- bcsabuun sorulmasuu" ve "bi- limsel ve yönetsd özerkliğe sa- Istanbul Teknik Üniversite- si (İTU) Rektorü Prof. Dr. İl- han Kayan, anayasa değisikli- gine gitmeden YÖK'ün fonksi- revlisi Atilla Ergur, "10 yıüık yonlarında, çalışmalarında yasa tanımaz, keyfi yönetimin önemli değişiklik yapılmasuun mümkün olmadığını söyledi. Prof. Kayan, yapılabilecek de- bip laik ve demokratik bir üni- ğişiküklerden bırinin rektör ve versite sistemi için gerekli ya- sal düzenlemelerin gecikmeden yapıbnaa"nı ıstedi. Dogramaa başta olmak uzere tum atanmış yöneticilerin gorevden ahnma- sını, "demokrasinin geregi" olarak nitelendıren Ergür gö- ruşlerini şöyle sıraladı: "Sanat egitimdsi olarak gü- zel sanatlar egitimi veren kunı- luşlann, sıkıyooetim yaklaşunı ve tek tip eğitim anlayışı ile bi- limsel esaslara gore düzenlen- miş üniversite çatısı aitında toptanmasını da yanlış bir uy- teşpit edilir, YÖK'e gönderiür, gnlama olarak degerkndiriyo- YOK bunu onaylar ve cumbur- rum. Sonuç olarak, üniversite- lerin yeniden yapılanması umu- dunun dogduğu şu gunlerde geçmişte bir yandan sakal ke- sip öte yandan gericihğin sim- gesi dnrumuna gelmiş başörtü- sü için sanat birimlerinden çağ- daş türban tasanmı yapmalan- nı isteyen; yurtdısı bursu, tenis kortu dcgil sadece suyu akan tuvalet, saguklı, temiz yemek, sıcak derslik isteyen ve bu te- mel gereksinimlerin yerine ge- tirilmemesi nedeniyle tl Sağlık Müdürhıgu'ne başvuran ögren- ci hakkında soruşturma açan YÖK yoneticilerinin seçilmiş degil atanmış kişilerden oluş- dekanlann seçimle getirilmeleri olduğuna işaret ederek şu öne- rilerde bulundu: "Bütün üniversiteler, öğre- tim üyekri, rektor ve dekanla- nn seçimle gdmesini arzu edi- yortar. Bu şö>1e gerçekleşürile- bilir: Dekan seçiminde, fakül- teler dekanlan secer, üç aday rektöre büdiriir, rektor bunlan onaylar ve YÖK'e gonderir. YÖK de bunlardan birini atar. Rektör seçiminde, universitede bir secim yapüır, yine üç aday başkanı da iıç adaydan birini atar. Anayasa çerçevesinde an- cak bu yapılabilir." iTtJ Senatosu, universiteler- le ügili önerilerini Milli Eğitim Bakam Köksal Toptan'a gön- derdi. Boğaziçi Ünjversitesi Fen- Edebiyat Fakultesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hamit Fişek ise Yüksek öğıetim Kanunu'nda "kökten degişikliğe" gidilme- sinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. Köklü değişiklik için anayasanın değişmesi gerektiği- ni, ancak üniversitelerin anaya- sa değisikliğini bekleyemeyecek acil sorunlan bulunduğunu be- lirten Prof. Fişek, "Bu durum- da iki asamalı bir y aklaşım uy- gun olabüir. Birinci aşamada, YÖK Yasası'nı anayasa imkân verdigi kadar degiştirmek. baş- hca yönetki adaylan oğretim üyelerince seçilerek bugunku yöneticilerin değiştirilmesini saglamak. Ikinci aşamada, ması ve bu nedenle gerçek an- lamda iiniversiteyi temsil etme- dikleri dâştincesi tek tesdU kay- nagı oİDiaktadır." Prof. Cevza Sevgen'e gö- re de, YÖK Yasası'nm en bü- yük sakıncası "Üniversiteleri, atama ile göreve gelen ve ola- ğanüstü yetkilerle donatdmış rektörlere tesiim etmesi." Öğretmene sendika hakkıyasabekliyor Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan öğretmen sendikalaşmasını gerçekleştireceklerini söyledi. Toplu iş sözîeşmesi ve grevin sendikalaşmanın bir uzantısı olduğunu vurgulayan Toptan, öğretmenlerin grev yapmalarına kimsenin itirazda bulunmadığını belirtti. ANKARA (ANKA)- Mil- li Eğitim Bakanı Köksal Toptan, öğretmenlerin gre\ yapabilmesine kesinkes kim- senin itirazı olmadığını söyle- di. Öğretmen sendikalaşması- nı gerçekleştireceklenni bildi- ren Köksal Toptan, sendika- laşmanın bir uzantısının da toplu ış sözîeşmesi ve grev yapmak olduğunu \urguladı. Toptan, "Yalnız bu benim tek Sınav maratonu başhyor Istanbul Haber Servisi — Sınav maratonu başbyor. Fen liseleri, Anadolu öğret- men liseleri ile kurumlar sı- navlanna katılmak isteyenler başvurulanm 23 aralık tari- hinden itibaren yapabilecek- ler. Bu sınavlar için son başvu- ru tarihi 3 Ocak 1992. Fen li- seleri sınavı 22 mayısta, Ana- dolu öğretmen liseleri sınavı 25 nisanda, kurumlar sınavı da 24 nisanda yapüacak. Ara sınıflar devlet parasız yaUlı (DPY) ve bursluluk, meslek liseleri ve ortaokul sonu DPY ve bursluluk sı- navlanna başvurulann baş- langıç tarihi 13 Ocak 1992, bitiş tarihi ise 24 Ocak 1992. Ara sımflar DPY ve burslu- luk sınavı 28 martta, meslek liseleri sınavı 26 nisanda, or- taokul sonu DPY ve burslu- luk sınavı 29 martta gerçek- leştirilecek. Anadolu liseleri ile ilkokul sonu DPY ve bursluluk sınavlarına katıl- mak isteyenler ise 10 şubat- tan 21 şubata kadar başvu- rabilecekler. Anadolu lisele- ri sınavı 23 mayısta, ilkokul sonu DPY ve bursluluk sına- vı da 24 mayısta yapüacak. Okul dışı bitirme yaz dö- nemi sınavları için başvuru- lar 2 martta başlayacak, 31 martta sona erecek. Bu sı- navlar 17, 18 ve 19 haziran tarihlerinde gerçekleşecek. başuna >erebileceğim bir ka- rar değil, böyük ve si\asi bir karar. Şu aşamada o konuda bir şcy sö\lemek için kendimi yetkiü buİmuyorum. Bu tartı- şıldı. Koalisvon protokolünde bu konu olmadı" dedı. Grevli-toplusözleşmeh öğ- retmen sendikacılığının hükümet programına da ko- nulmadığını ifade eden Bakan Toptan, "Birşey söyle- mek için henüz erken, ama kesinkes kimse de buna itiraz etmiyor. öğretmenlerin ör- gütlenmesini ve sorunlarını birlikte çözme konusundaki fi- kir birliğini mutlak hayata geçinnek istiyonım" di>e ko- nuştu. Köksal Toptan, Milli Eğı- tım Bakanlığı'nda uzun yıllar boyu biriktiği ıddia edilen sağ siyası kadrolaşma konusun- daki görüşlerini açıklarken de öğretmenlenn ıdarecilenni kendılerinin seçmesi olgusu- nu "radikal gelişme" diye niteledı. 1992 bütçesinden milli eği- time, cumhurıyet tarihinde görulmemiş oranda bır payın aynlması için kavga vereceği- nı de anlatan Toptan, "Uma- rım başanlı olurum" dedi. Köksal Toptan, laikük tar- tışmalannın bırakılması gerektığını, tartışmamn artık kimseye yaran dokunmaya- cağmı da belırterek şu görüş- leri savundu: "Dipde zorlama yoktur. ıs- lam dininin ilk koraUannduı biridir bu. Eğer kastettiğimiz anayasanın zorunlu din eğiti- mi ise onu da değişik yorumla- mak lazım. Çiinkü toplumlan dinsiz saymak y anlış olur. Her nesil, yeni yetişen neslinin bir dine bağlı olmasını ister. Di- ğer türlü nesil boşlukta kaür. Gelişmiş toplumlarda din duy- gusu daha gelişmiştir. Geuş- memiş toplumda ise din bir kurtancı olmuştur. Zamanla nereden bakarsanız bakın, din duygusu vardır ve yaygındır. Peki ne yapacaksınız? Bunu devlet eliyle yapmakta yarar var. Detlet eliyle yapmazsanız ortada bir boşluk olur ve o boş- luğu başkaları doldurur. Yeni nesle tslamiyetin doğrusu an- latılacağına yanlışı anlatılır." Thelma veLouise'filmi, dişli dişilerin maceralarını beyazperdeye taşıyor Erkek kaıııuıu sökıııez!Thelma ve Louise Yönetmen: Ridley Scott / Senaryb: Callie Khouri / Yapım: Ridley Scott ve Mimi Polk / Oyuncular: Susan Sarandon (Louise), Geena Davis (Thelma), Harvey Keitel, Michael Madsen, Christopher McDonald, Brad Pitt, Süresi: 2 saat 8 dakika / Sinemalar: Şişli Kent, Beyoğlu Atlas, Bakırköy Sinema 74, Çemberlitaş Şafak, Kadıköy Süreyya, Ankara Metropol (20 aralık cuma gününden başlayarak) Kiiltür Servisi — Sinema ta- rihçileri 1991 yılım, hiç kuşku- suz, ilk feminist yol filmi "Thel- ma ve Louise" ile anacaklar. Ridley Scott'un guldurü ve dra- mı zorlamasızca harmanladığı bu yapıt, daha önceleri hayran- hktan çok saygı uyandıran Os- car ödüllü ovuncu Geena Da- vis'in yıldızımn parlaması için de biçilmis kaftan Filmde Davis ve Susan Saran- don'un canlandırdığı iki kadın beylik yasamdan kaçmaya çalış- maktadn-lar. Bir tecavuz girişi- mi, saldırganın ölümüyle sonuç- lamnca, cinayetten aranan iki suçlu konumuna düşerler. lltica umuduyla Meksika'ya doğru di- reksiyon sallayan iki kadının karşısına yol boyunca pek çok erkek çıkacak ve her biri, şöyle ya da böyle canlanru sıkacaktır. Giiçlü kadınlar Feminist yol filnıi Oyuncuları ve konusuyla tartışmalar yaratan "Thelma ve Louise" cuma gününden başlayarak sinemalarda. "Zoraki Turist"le Oscar kazanan Geena Davis'in canlandırdığı Thelma bir ev kadını. Hayat felsefesi, "düzenini sarsma". "Tutku Çemberi"nden tanıdığımız Susan Sarandon ise bir kahvede garsonluk yapan Louise'i oynuyor. Louise'in hayat felsefesiyse "bir şeyi kafana koydun mu elde edersin". 'Scanorama' dergisine göre "Thelma ve Louise", iki kadının Ustün oyunculuk yeteneklennı kanıtlamalanna olanak veren, enfes bir film. İsveç gazetesi IDAG ile yaptığı söyleşide Da- vis, "Ridley'i beni seçmeye ikna ettim" diyor. "Senaryoyu çok sevmiştinı. Tiptemeler gercekten hoşuma gitmişti. Alışılmışın dı- şında olarak, iki kadının kişili- ği de buyuk bir guçle çizilmişti. Her ikisini de inceledim ve so- nunda Thelma olmam gerekti- gini anladıra; isıediğim oydu." Filmde Thelma, yolculuğun büyük bolumünde sürüklenme konumundadır. Her türlu aşağı- lanmaya katlanmak zorunda kaldığı, kötü bir evülik yaşamış- tır. Ve şimdi, kendini bubnak, her ne pahasına ohırsa olsun ya- samı kucaklamak için bir fırsat vardır önünde. Bu uğurda bü- yük risklere atılacaktır. Öykü, bu yönüyle de Davis 1 in gönlünü fethediyor. "Meydan okıuna duygusuna" diyor sanat- çı, "ve korktugum seylerie yüz yiize gelmeye bayılınm." Tootsie'yle flnlendi Geena Davis'in sinema yasan- tısı, 1982'de Dustin Hoffman- ın başrolünü oynadığı "Tootsle" Ue başhyor. Filmde al- dığı küçük rol, ona TV'nin ka- pılanm açıyorsa da, burada pek başanlı olamıyor. Yeniden sine- mayadönensanatçj, 1984'teJeff Goldblum'la korku-güldünı fıi- mi 'Transylvannia 6-5000"de ve ardından yine aynı oyuncuyla korku/bilim-kurgu klasıği "Si- nek"te (The Fly) kamera karşı- sına geçiyor. llişkileri perdenin Filmde Thelma'} ı ovnayan Geena Davis, yüzü ve tavrıyla da 'meydan okuma'yı oynuyor dışına tasan iki oyuncu 1987'de evleniyorlar ve zaman gecirme- den birlikteliklerinin basarıh ürunlerine bir yenisini ekliyor- lar: "Earth Girls Are Easy". Ge- çen yıl ise evUlikleri son buluyoı. "Thelma ve Louise"den önce Davis'in en basarıh olduğu film, ona en iyi yardıma kadın oyun- cu Oscar'ını kazandıran Lavv- rence Kasdan'ın 'The Acciden- tal Tourisf'ı (1988). Adayhğının açıklanmasıyla ödül töreni arasındaki 6 hafta- bk sürenin kendisi için hiç de hoş geçmediğini belirten Davis, "Oscar'ı kazandıktan sonra" di- yor, "daha çok sayıda teklif al- maya başladım, ancak niteUkleri öaceidlerden çok farklı değiidi. Nc var lri ödül, akhnun ucundan bik geçmeyen kolaylıklar sagla- dı bana. Kendi prodıiksiyon şir- ketimi kurmama yardımcı oldu örnegin." Füm seçerken ince eleyip sık dokuduğunu söyleyen sanatçı, "Roliin biiyüklügü önrmli degil" diye surdüruyor konuş- masım, "ancak, öldürülmek ya da kurtanlmak için caresizce bckleyen kadını oynamanın da hiç bir anlamı yok benim için." "Tnelma ve Louise" Davis'e hiç kuşkusuz ilginç gelmişti. Bu- nun nedeni fümdeki olumsuz erkek tiplemeleri değıldi kesin- likle. "Gerçek yasamda tüm bu erkekierie karşüaştun ben. Evet, filmde onlar ikind planda kalı- yor, ancak pek çok sinema ese- rinde kadınlann tek boyutlu yanstıldığı düşünülecek olursa, adaletin yerini buldugu söylene- biür." "Aynca öykiide birtakım döz- giin adamlar da var. Butttn pa- ramızı çalan otostopçu büe bu snıfa girebUir. Thelma harika bir gece geçiriyor onunla ve bu her şeye degiyor." Susan'dan hoşlandım Susan Sarandon'dan çok şey öğrendiğini belirten Davis, "Çok giiçlü ve açık yürekli bir kadın. Ondan gercekten hoşlandım" diyor. Filmin çekimi suresince mey- dana gelen olaylar, bir oyuncu olarak çok şey kazandırmış Da- vis'e. "Sahneleri ardı arkasına çekmemiz hayli yararlı oldu. Ridley ile çok iyi anlaşıyorduk ve samnm o da keyifli bir zaman geçirdL Ne var ki, gözukara bir yönetmen oldugundan, sık sık tehlikeye atılmamız gerekti. Hatta bir sahnenin çekiminde aklımı yitirmiş oldugnmdan kuşkulandım." En buyuk sıkıntıyı, tecavuz girişimi göruntulenirken cekmiş Davis. "Fiziksel yönden çok zorlayıcıydı. Üç kerede çekebil- dik ve bittiginde her tarafım ya- ra bere içindeydi." Aşk sahnesinin çekimi ise çok daha keyifli geçmiş. "Oysa" di- yor Davis, "aşk sahneleri hiç de kolay lokma degUdir." "Thelma ve Louise" henüz kapanmış bir defter değil Gee- na Davis için. "Fümi dört kez iz- ledim ve tuhaftır, her defasuıda daha fazla şey buldum onda. Ki- mi imgeler öylesine içime işledi ki, artık hep bende kalacaklar!' Susan, yeteneğini konuşturuyor Filmde 'Louise'i canlandıran Susan Sarandon, özel hayatında da mucadeleci bir kişilik sergüiyor. Kültür Servisi - "Thelma and Louise'in şimdiden 42 milyon dolarlık hasılat y apması elbette se>indirici. Çiinkü bu, Holl- >wood'un iyi iş yapan fihnler gerçekleştiren kadınlara karşı tavnnı değiştirecek" diyor '"Thelma and Louise" fılrninin başrol oyunculanndan Susan Sarandon. Ridley Scott'ın yönettiği film 20 aralık günü Türkıye'de gös- terimegiriyor. Filmde Louise'i canlandıran Sarandon açık fikırli, meslekı kanyer konusunda çok dahırs- lıolmayanbırsanatçı.Kendisi- ne önerilen filmlerde hoşuna giden bir rol varsa ve paraya da ıhtiyaçduyuyorsaçokfazladü- şünmedenkabuledıvor. Pek çok Hollywood yıldızı- nın oturduğu Beverly Hılls yerine Nevv York'ta sade bir apartman dairesınde yaşıyor. Bu daıreyı. 12 yıldır birlikte ol- duğu aktör Tim Robbins'le paylaşıyor. Sarandon'un iki çocuğu var. Kızı Eva Maria, daha önce birlikte olduğu İtal- yan yonetmen Franco Amurri'- den. oğlu Jack Henr> r ıs>e Rob- bins'ten. İtalvan 'CIAK' dergisine gore Sarandon, kendısıni ku- şatan çeşıtlı ola>lara karşı mucadele etmekten kaçınmı- >or; kürtaj. sılahsızlanma, evsizleregüvence. . Susan Sarandon 45 yıl önce Nevv York'ta Susan Abıgaıl Tomalın adıyla dunyaya gel- dı. Çocukluk yıllan New Jerse\"de geçtı Galler kokenlı bır ılancı ile İtalyan asıllı Amerikalı bırev kadınınındo- kuz çocuğundan en büyuğüy- dü. Susan. urkek ve dındar bir çocuktu. 20%aşjnda NVashing- ton Kdtolık Ünıversıtcsı'ne devam edcrken aşnı unıversı- tcdeoku>anChrısSarandon'- la tanıştı. Bırsuresonraherikı aenç evienmeye karar verdı- îer. Chns. Susan'ı bir gün artist ajanlığı yapan bır arkadaşı ile tanıştırdı. Bu tanışmadan sonra Susan'ın şansı açıldı. Chrıs'ın arkadaşı Susan'dan etkılenmıştı. Genç sanatçıya Peter Boyle'un yönettiği ve hıppılenn >aşamını konu alan "Joe" adlı filmde başrol oyunculuğu tekhf edıldi. Beş gün içinde artist olmuştu. Bir süre sonra eşı Chns ile yolları aynldı. Ama Susan, "Saran- don" soyadını sürekli kullan- dı. "The Rock Horror Picture Shov*", "PreUy Bab\". "At- lantic Cıty" ve "Bull Dura- ham" Sarandon'u unliı yapan fılmler oldu "Pretty VVomen" ve "Atlan- tic City" fılmlerinın yönetme- nı Louis Malle, rock yıldızı Davıd Bowie. İtalyan film yö- netmenı Franco Amurri, Christopher Walken, Saran- don'un yaşamına gıren erkek- ler oldu. Ama "ideal erkeği" Tım Robbıns"tı Sarandon'un. Sanatçı. Robbins'le politika dışında hemen her konuda uyumlu bır bırlıktelikleri ol- duğundan sozedıyor Sarandon, "Bir kadının ya- şıtı bir erkekle yaşamasının çeşitli avantajları var. 30'luk- lar femintzmi kalıtsal yolla öğrendiler. Ele geçiribniş ol- duklarını düşünmüyorlar. Bu elbette, Tim'in havluları dfizen- li bir biçimde toplamayı öğren- diği anlamına gelmiy or" diyor Metro ihale ediliyor • Istanbul Haber Servisi — Istanbul Metrosu'nun kazı işi ihale karan dün Istanbul Buyükşehir Belediye Encümeni'nde göruşuldü. Encumene başkanhk eden Buyukşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tuğrul Erkin, 19 finnaya metro konusunda tanıtıcı dosya gönderildiğini belirterek "Bu tarihi bir karardır" dedi. Encûmenin dünkü toplantısında Taksim- 4. Levent arasında yapüacak metro inşaatını ihale kararı almasından sonra işe talip 19 fırma, 31 aralığa kadar tekliflerini encumene bildirecekkr. Encümen, gelen dosyalann seçiminı 15 ocakta yapacak. Encumen karan 18 Şubat 1992'de açıklanacak. Istanbul Metrosu tunel kazı işlemine aday firmalar şunlar: STFA, Enka, Kiska, Doğuş, Kutlutaş, Tekfen, Gama, Guriş, Garanti, Yüksel, Nurol, Yapı Merkezi, Entes, Alarko, Tekser, Ünal Akpmar, Alke, Ata tnşaat. Bir hipertnarkei daha • ISTANBUL (AA> — Bayrampaşa Belediyesi tarafından yaptınlan ve Kısa adı "BAYTAŞ" olan hipermarket, 19 arahk perşembe günu hizmete giriyor. Sermayesinin tamamı Bayrampaşa Belediyesi'nce karşılanan hipermarkette, Turkiye'de ilk kez doğayı kirletmeyen ve doğada çözünebilen ambalaj ve poşet kullanılacağı bildirildi. Bayrampaşa Belediyesi çalışanlannın "mavi kart"la alışveriş yapacakları BAYTAŞ Hipermarket'te, ödemeler 2 ay sonra, tespit edilecek yüzde oranı ile tenzilatlı olarak gerçekleşecek. Ozel hastaneler dernekleşti • ISTANBUL (AA> — Istanbul'da faaliyette bulunan poliklinik ve özel hastane sahipleri "özel Sağlık Kuruluşlan Birliği Derneği" adı aitında bir araya geldiler. Derneğin kurucu uyelerinden Ozel Doğan Hastanesi sahibi Doğan Birgül, derneğın, tstanbul'da bulunan 300 kadar poliklinik ve 40'a yakın özel hastane ile Türkiye'nin her yerindeki . özel sağlık birimlerini bir - şemsiye aitında toplamayı amaçladığını belirtti. Başkanlığını Haydarpaşa Numune Hastanesi beyin cerrahisi şefi Prof. Dr. Mahir Tevruz'ün yaptığı "özel Sağlık Kuruluşlan Birliği Derneği"nin temel amacının, sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek olduğu bildirildi. Dernek, uyelerine bir belge vererek sağhkta beUi bir standart getirmeyi hedefliyor. Çevre sorunları • ANKARA (AA)— DYP, "çevre sorunlan" konusunda Meclis araştırması açılmasını istedi. DYP Isparta Milletveküi Ertekin Durutürk ve arkadaşlannca hazırlanan önerge TBMM Başkanhğı'na verildi. önergede, sanayileşmedeki yanlış yer seçimi ve turizm adına yapılan çirkinh'kler sonucu kıyüann tahrip olduğu; yeşüin, yerini sanayi kirliliğine ve betona bıraktığı belirtilerek önlem ahnmadığı takdirde içinde yasadıgımız çevre, ülke insammız için bir kâbus olacaktır:' denüdi. 1950*11 yıllarda başlayan sanayileşme hareketlerinin bazı bölgelerde aşırı nüfus birikimine neden olduğu böylece büyuk kentlerde altyapı eksikliği nedeniyle gecekondulaşma ve hava kirhliği başta olmak üzere birçok çevre sonınu meydana geldiği belirtüdi. Marovitch toprağa veriliyor • ISTANBUL (AA) — lstanbul'da üç gün önce ölen Istanbul Latin Katolik. Cemaati Ruhani Reisi S.E. Monseigneur Antoine Marovitch, bugün toprağa verilecek. Marovitch için bugün ilk olarak, Saint Esprit Latin Katolik Katedrali'nde dini ayin düzenlenecek. Marovitch, « daha sonra Ferikoy Latin Katolik Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog