Bugünden 1930'a 5,399,058 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

25 EKİM 1991 HABERLER CUMHURÎYET/5 SHP'den istifa • ORDU (AA) — Ordu Belediye Başkan Yardımcısı SHP'ü Dursun Ali Akyurt, partisinin aldığı başansız sonucu gerekçe göstererek görevinden istifa ettiğini açıkladı. Akyurt yaptığı açıkiamada "Parti içinde yaşanan olaylar ve alınan başansız sonuç yüzünden görevimden istifa ediyonım" dedi. Akyurt, istifasını Belediye BaşkanhğYna sunduğunu da bildirdi. Yeni TBMM'de meslelder • ANKARA (UBA) — Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde avukat ve mühendislerin hâkimiyeti bir miktar azalmakla birlikte 19. dönemde de sürecek. TBMM'nin 19. dönem milletvekillerinden 78'inin avukat, 75'inin mühendis kökenli olduğu saptandı. Avukat ve mühendisleri tüccarlar (55), kamu yöneticileri (32), müteahhitler (29), ekonomistler (26), doktorlar (25), eczacılar (19) ve öğretmenler (15) üe öğretim üyeleri (15) izledi. Bu dönem mecliste aynca 15 sanayici, 12 çiftçi, 10 gazeteci ve 10 ilahiyatçı milletvekili görev yapacak. SP'ye inceleme • ANKARA (UBA) — Yargıtay Cumhuriyet Başsavası Haluk Yarduncı, Sosyalist Partisi (SP) hakkında başlatılan bir soruşturma bulunmadığmı açıkladı. Sosyalist Parti'nin seçim bildirgesiyle radyo ve televizyon propaganda konuşmaları hakkında başlatılan incelemenin ise "gerekli bilgi akışı içinde" sürdürilldüğünü belirten Başsavcı Haluk Yardımcı, soruşturma açılıp açılmayacağına bu inceleme sonunda karar verileceğini söyledi. \eni yasama yılı • ANKARA (AA) — TBMM Başkanlığı, yeni seçilen milletvekilleri için "karşılama ve danışma bürosu" kurdu. Başkanlık, aynca "milletvekili bilgi broşürü" basürdı. TBMM Genel Sekreteri Ertan Cireli, broşürüa milletvekillerine TBMM çahşmalarına başlarken ihtiyaç duyabilecekleri konularda yaıduncı olabilmek amacıyla hazırlandığını belirtti. Broşürde "TBMM'nin yerleşim planı", "milletvekili andı", "milletvekillerinin yeni yasama dönemi başında verecekleri belgeler" yer alıyor. TBMM BaşkanlığYnın geçici bir süre için kurduğu "karşılama ve danışma bürosu"nda ise yeni seçilen milletvekillerine uzmanlar her konuda yardımcı olacaklar. TÜSİAD'ın 'liderler' kitabı • tSTANBUL (ANKA) — Genel seçim öncesi siyasi parti liderlerinin TÜSÎAD toplantılarında yaptıkları konuşmalar "liderlerle toplantılar" adıyla kitaplaştırıldı. TÜSlAD'ın yayımladığı kitapta DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel, ANAP Genel Başkanı Mesut Yümaz, SHP Genel Başkanı Erdal tnönü ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in partilerinin sosyoekonomik görüşlerini açıkladığı toplantılardaki konuşmalan, soru-yanıtlar ve karşılaştırmalı görüşler yer aldı. Soysal'ın seçim yommu • STOCKHOLM (AA) — 20 Ekim erken genel seçimlerinde SHP'den Ankara milletvekili seçilen Prof. Dr. Mümtaz Soysal, "SHP'nin hâlâ Tûrkiye üzerinde söz hakkının olduğunu, Türkiye için bir şeyler yapmak istediğini kanıtlaması ve hükümet olayına çok fazla yabancı kalmaması gerektiğini" söyledi. Prof. Soysal, tsveç radyosunun Türkçe yayınlar bölümüne verdiği demeçte, SHP'nin seçimlerdeki başarısızhğının nedenlerine değinirken herkesin Ecevit faktöründen bahsettiğini, ancak kendisinin bu faktörün etkisine fazla inanmadığını bildirdi. Soysal, SHP'nin seçimlerdeki başanstzlık nedenlerinden birinin de partinin "muhalefette kalmaktan hoşlanan bir parti" görünümünü vermekten kurtulamaması olduğunu kaydetti. 'SHP, DSP'nin oylannı engelleyerek sağın gücünü arttırdı' diyen Ecevit Kınayı SHP kendi yaksın Ecevit, SHP'nin yürüttüğü 'DSP'ye verilen oylar ANAP'a gider' kampanyasının kararsızlar arasındaki Demokratik Sol eğilimli seçmenlerin büyük bölümünü DSP'ye oy vermekten caydırdığını öne sürdü. ANKARA (Cnmhuriyet Bürosu) — DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, ken- dilerinin SHP'nin oylarını bölmediğini, aksine SHP'nin kendüerinin oylannı en- gelleyerek sağın gücünü arttırdığını sa- vunarak "SHP, bize göndereceğini açık- ladığı kınayı kendisi yakmalıdır" dedi. DSP lideri Ecevit, dün yaptığı yazılı açıkiamada yürürlükteki seçim sistemi- nin demokrasinin temel kurallanndan olan oy eşitliğini yok ettiğini belirterek "Eğer DSP'nin oy ağırlıgı, DYP'ninki- ne eşit olsaydı bugiin Medis'te DSP'nin 7 degü 70 milletvekili buhınacaktı. Eger DYP'nin oy ağırlığı DSP'nüüdne eşit ol- saydı, bu durumda da bugiin Meclis'te DYP'nin 178 değil ancak 17 milletvekili bulunacaktı. Adaleüi bir nisbi temsil sis- teminin uygulanması durumnndaysa yüzde ll'e yaklaşık oy oranıyla DSP Meclis'te yaklaşık 40 milletvekili Ue tem- sil edilebilecekti" diye konuştu. Adaletsiz seçim sistemi yüzünden DSP'nin gerçek gücünün çok altında oy alabildiğini de savunan Ecevit, "Biraz hesap bilen herkes bu seçimlerde DSP'nin SHP oylannı bölmediğini, tam tersine SHP'nin DSP oylannı büyük öl- çüde engelleyerek sağı güçlendirdiğini görebilir" dedi. SHP'nin, ANAP yerine kendileriyle uğraştığını, "DSP'ye verilecek oylar zi- yan olur veya ANAP'a gider" kampan- yasını sürdürdüğünü de belinen Ecevit şöyle konuştu: "Böyldikle sağcı partilerin tabanında- ki veya kararsızlar arasındaki demokra- tik sol eğilimli seçmenlerin büyük bölü- münü DSP'ye oy vermekten caydırdı. Bundan da sağcı partiler kârlı çıktılar. SHP'den DSP'ye geien oylann çok az ol- duğu da belli. SHP, kendi iç sorunlan ve tutarsızüklan yüzünden hızla erirken DSP'yi de engellemiş oldu. O yiizden de- mokratik sol veya demokrat oylann top- lamı yüzde 31 dolaylarına indi. DSP'yi engelleyebilmek uğruna, sağı böylesine güçlendirdiği için SHP, bize gönderece- ğini açıkladığı kınayı kendisi yakmalı- dır." SHP lideriDYP'nin hükümeti kurma süresini kısaltmasını istedi Iııönü DeınireFi bekliyor Ozellikle birinci partinin hükümetin kumlmasındaki süreyi kısaltması gerektiğini savunan İnönü, İstanbul Anakent Belediye Başkanı Sözen ve Ankara Anakent Belediye Başkanı Karayalçın'la görüşmesinden sonra yapüğı açıkiamada 'mflletin bizden beklediği görevi yapmaya hazmz 5 dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — SHP Genel Başkanı Er- dal tnönü, seçim sonuçlannın değerlendirilmesinni parti için- de yapılacağını, ancak SHP'nin milletin kendisine verdiği göre- vi de yerine getirmek durumun- da olduğunu ifade etti. tnönü, hükümetin kurulması konusun- da da, "Bekleme süresinin kısal- ması için başka partiler katkı yapsınlar. Ozellikle birinci parti" dedi. SHP lideri, "Geliş- meleri izliyoruz. Milletin bizden beklediği görevi yapmaya hazı- nz. Bu muhalefettir, iktidardır, bilmiyoruz. Ama herhalde gö- revden kaçacak bir parti değiliz. Öyle bir izlenim verecek parti değiliz. Görev anında 'Kusura bakmayın, bizim başka işimiz var' diyecek bir parti olmadığı- mızı berkes bisin" görüşünü sa- vundu. tnönü, dün Istanbul ve Anka- ra Anakent Belediye Başkanla- n Nurettin Sözen ve Murat Ka; rayalçın ile görüştükten sonra bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda BM'nin kuruluşu- nun 46. yiidönilmü olduğuna dikkat çeİcen ve bu örgütün ba- nşçı çabalanna tüm güçleriyle destek olacaklanm ifade eden tnönü, daha sonra gazetecilerin sonılarını şöyle yanıtladı: "— Belediye başkanlan Ue yapüğımz görüşmeye ilişkin de- ğerlendinneniz nedir? tNÖNÜ — Belediyelerimizin hizmetleri devam ediyor. Çalış- malanyla ilgili bilgi aldım. Se- çimler hakkındaki görüşlerini öğrendim. Biz yerel yönetimler- de önemli ölçüde iktidanz. Bu iktidar hizmetimiz devam edi- yor. Türkiye'de demokratik bir çözüm beklenirken, bir beklen- ti de SHP'nin ne yapacağı ko- nusuna yönelmiş durumdadır. SHP, demokratik çözüm için katkısını yapacaktır. — Parti içindeki bir grup, ön- ce parti içi hesaplaşmanm yapıl- masını istiyor. Siz ne diyorsu- SHP lideri İnönü hükümetin bir an önce kurulması için DYP'ye çağn yaptı. (Fotoğraf: AA) n n z ? " •*''•'- - r f ' ^ ' < > •••' •'•• tNÖNÜ — Kendî içimizdeki tartışmalan her zaman yapanz. Bunlar, bizden beklenen görevi yapmamıza -tekrar edeyim, mu- halefet veya iktidar her neyse bilmiyorum- görev anında orta- da görünmemizi engellemez. Görev anında 'Kusura bakma- yın, bizim başka işimiz var' di- yecek bir parti olmadığımızı herkes bilsin. — DYPTilerin yapüklan acık- lamalarda SHP ile koabsyon gö- rüşmelerinin sürdüğü izlenimi ediniliyor. Sa ne dersiniz? ÎNONÜ — Sizin yaptığınız açıklamalar basında bir koalis- yon üerinde görüşmelerin yo- nımlannm devam ettiğini göste- riyor. Bunlar devam edecektir. Bizim bunlarla ilgimiz yok. Biz anamuhalefet partisiydik. Şim- di hangi durumda olduğuînuz henüz belli değil. Meclis kurul- muş değil. Onun için muhalefet görevimize devam ediyoruz. Bu- nun dışında birşey, bizim açı- mızdan söylenemez. Tabii bu bekleme döneminin ne kadar kı- saltılması mumkünse, o kadar kısaltılmasını istiyoruz. Çünkü beklemek işte bu söylediğiniz yorumlara yol açıyoı". Ybrumlar güzel şeyler. Hoşgeldiler, ama tabii asıl görev yapacak olan in-' sanların bir an evvel hangi du- rumda olduklannı bilmelerinde yarar var. Bunu bekliyoruz. — Seçim sonuçbrmı MYK'da değerlendinneden önce Deniz Baykal ile bir görüşmeniz oldu. Acaba neden önce Baykal ik bir değertendirme yapma gereğini duvdunuz? İNÖNÜ — Bu sorunuza şaş- tığımı ifade ediyonım Arkadaş- lanmızın herhangi birisiyle, her- hangi ikisiyle, herhangi üçlüsüy- le yaptığımız bir görüşmenin hayret uyandırması, bende hay- ret uyandınyor. Bunlan bırakın. Biz büyük bir partiyiz. Halkı- mız, 'Bu defa sizi üçüncü parti yapbk. Ama sizin ne yapacağı- nıza çok dikkafli bakıyoruz. Çünkü bizim en çok önem ver- digimiT partisiniz' diyor. Basın da böyle söylüyor. Ama bunlar kimseyi yanıltmasın. Biz eleşti- riler altında da görevimizi aym şekilde yapanz. Orgütümüz bu- nu bilsin, siz de bilin. Eleştiri- lerinize devam edin, görevimizi yapacağımızı da bilin ve bu bek- leme süresinin kısalması için de başka partiler katkı yapsınlar. ozellikle birinci parti. — MYK'dan istifa etmeyi dü- şünen bazı üyeler var. Siz bu ko- nuda ne düşunüyorsunuz? İNÖNÜ — Bana öyle birşey gelmedi. Dediğim gibi eleştiri, tartışma bunlann hepsi normal. Ama görevimizi yapmamıza en- gel olmaz. — Parti içinden bir grup, si- zin kurultayda partiyi iktidara getinne sözü verdiğinizi söylü- yor. Bu vaadin yerine gelmediği için de istifa etmeniz gerektiği- ni soyjüyorlar. Ne dersiniz? tNÖNÜ — Bu vaat bir kişi- nin tek başına yapabileceği bir iş değil. Bizim bu seçime girer- ken birçok vaadimiz oldu. Enf- lasyonu kontrol edeceğiz, de- mokratik eksikliklerimizi ta- mamlayacağız. Bütün bu vaat- ler şündi bekliyor. Bu vaatler içerisinden bir tanesi bizim ik- tidar olmamızdı. Halkımız ka- rar verdi. Halkımızın kararma saygımız sonsuz. Şimdi bu ka- rar karşısında ne görev yapaca- ğımızı anlamak için bekliyoruz. Neticede muhalefet ya da ikti- dar neyse hazır olduğumuzu söylüyoruz. Şimdi yapılacak olan şeV budur. Bu vaat niçin gcrçekleşmedi? Tabii onu dcğer- lendiriyoruz. O devam edecek. Ama bugiin karşımızda olan mesde, bir seçim sonucunda gö- revini yapacak durumda olmak- tır!' Karayalçın ve Sözen'le görüştü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ise, lnönü'yle yaptıklan görüşme- den sonra gazetecilerin sorula- nnı yanıtlarken, SHP'nin Anka- ra'da birinci parti olduğunu, be- lediye etkinlikleriyle seçim so- nuçları arasında bir ilişki kur- manın doğru olmadığını genel başkana aktardığını söyledi. Ka- rayalçın, seçim sonuçlanyla ve oy gerilemesiyle ilgili yapacak- ları bir istatistiki çalışmayı ge- nel merkeze ve il yönetimine de sunacaklarını belirtirken, SHP'nin seçim yenilgisinde çe- şitli faktörlerin rol oynadığıaı, bunlann arasında belediyelerin de etkisinin olabileceğini söyle- di. Karayalçuı, "SHP yönetimi- nin radikal bir şekilde değiştiril- mesi gerektiği" görüşleri için ise, kolaycılığa kaçmadan özeleştiri ve yapılacak değerlendirme so- nucuna göre kararlar alınması gerektiğini belirtti. Karayalçın, bir başka sonı üzerine de, "Ik- tidann neresinden tutulursa ve neresinde bir yer alınırsa, için- de bulunulması gereken birşey olduğu düşüncesinde olduğunu" belirtti. îstanbul Anakent Belediye Başkanı Sözen ise, sorulan ya- nıtlarken, seçim yenilgisini; DSP lideri Bülent Ecevit'in "insafsız yaluşünnalan" ve Starl'in ya- yınlanna bağladı. Her iktidann bir yıpranma payı olduğunu söyleyen Sözen, Karadeniz'den hiç milletvekili çıkaramadıklan- m, bu bölgede 50 tane SHP'li belediye başkanımn bulunduğu- nu ve bunların tümünü başan- sız saymamn yanılgıya götürebi- leceğini söyledi. Sözen, Starl hakkında da anayasa dışı yayın- lan nedeniyle sonışturma açıl- masını istedi. Sözen, Türkiye'nin sorunlarmı SHP-DYP koalisyo- nunun çözeceğini vurgulayarak, "Ama bir SHP üyesi olarak di- leğim, sağ partilerin RP'yi de kapsayan geniş tabanlı bir ikti- dar kurmasıdır ve SHP'nin mu- halefet görevini yapmasıdır" di- ye konuştu. Sözen, sonı üzeri- ne SHP'de yeni bir kurultaya ih- tiyaç olduğu kanaatinde olma- dığını da dile getirdi. Meclis'in HEP kökenli ve RP*li üyeleri milletvekili andını tartışıyor Ifemin yine sorun olduANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — Yeni seçilen milletvekil- lerinin anayasa gereği göreve başlamaları için ilk oturumda etmeleri gereken yemin, yeni oluşan TBMM'de sorun oldu. HEP kökenlisinden RP'lisine kadar değişik partilerden farklı görüşlerin temsil edildiği yeni Meclis'in bazı üyelerinin yemin metni dışına çıkacaklan konu- sundaki işaretler yoğun olarak tartışılmaya başlandı. HEP kökenliler göreve başla- mak için edecekleri yemin konu- sunda alacaklan tavn tartışırlar- ken aralannda farklı görüşler belirdi. Bir bölümü, bunun usulle ilgili bir sorun olduğunu belirterek "Yemin metninin yanlış olduğunu açıklayarak milletvekilliğinin düşmemesi için metni okuyalım" görüşünü savundu. Bir bölümü ozellikle yemin metninde yer alan "bü- yük Türk milleti" sözcüklerinin değiştirilerek söylenmesinden yana. HEP'lilerin aralannda yaptıkları tartışmalarda hiç ye- min etmeme ya da yemin met- nini Kürtçe okuma gibi fazla ta- raftar bulmayan yönıemler gün- deme geldi. Güneydoğu'dan bir milletvekili, "tçimizde daha ev- velden bu yemin metnini en az birkac kez etmiş, okumuş arka- daşlanmız var. Sadece metnin yanlış olduğunu söyleyelim ve okuyalım" görüşünü dile getir- Yemin metni Anayasa'ya göre TBMM üyelerinin, göreve başlarken ettikleri yeminin metni şöyle: "Devletin varüğı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız veşartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete veAtatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahu milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarmdan ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakattan ayrılmayacağtma; büyük Türk milleti önunde namusum ve şereflm üzerine andiçerim." Farklı okuyanatekrarMeclis'in yeni açıhşlarında bazı milletvekillerinin zaman zaman metin dışına çıkmalan tartışma konusu oldu. Bu konuda çeşitli dönemlerde ilginç sahneler yaşandı. kapaklanna vurarak protesto ettiler ve yeminin yenilenmesini istediler. , Kızılışık, ikinci yemininde de "Ben halkın mutlulugu için çalışacağıma yemin ederim halkın" deyince, yine 13 Haziran 1977'de Meclis'in protestolar yükseldi. ilk oturumunda AP'den milletvekili seçilen Gültekin Kızılışık, beyaz giysiler içinde yemin ederİcen "Halklann değil, halkın mutlulugu için söz veriyorum" dedi. Ancak kendisini CHP'liler sıra O dönemin oturum ^Başkanı Kinyas Kartal, Gültekin'ı yeniden çağırarak yemini yineletti. Kızılışık da anayasada yazılı metnin doğrusunu Uçüncü kez okudu. 1987 Meclisi'nde ise SHP milletvekilleri Cüneyt Canver ile Mehmet Can ve DYP milletvekili Halit Dağlı, yemin metninin bir yerinde geçen "inkılaplarına" sözcüğünü "devrimlerine" diye okuduklarından, oturum başkanımn uyansıyla ikinci kez yemin etmek zorunda kaldılar. Aynı şekilde SHP Milletvekili Kamer Genç de yemin melnine "işkencecilerden hesap sorulacaktır" diye bir cumle ekleyince, yeniden yemin etmek zorunda kaldı. di.Şanlıurfa'dan RPmilletvekili seçilen eski Belediye Başkanı Halil tbrahim Çelik, FBMM'deki yemin töreni sıra- sında Kuran-ı Kerim'e el basa- rak yemin etmede ısrarlı oldu- ğunu söyledi. Kürsüye Kuran'la çıkacağını vurgulayan Çelik, "Ben bu ko- nuda seçmenlerime söz verdim. Kuran'a el basıp yemin edece- ğim. Ondan sonra da ne olursa olur" diye konuştu. TBMM'ye Medeni Kanun'un değiştirilmesi için onerge de ge- tireceğini anlatan Çelik, "Mede- ni Kanun gelenek ve görenekle- rimize uygun hale getiriimeli- dir" diye konuştu. Çelik, "Ya- ni İslama uygun hale mi demek istiyorsunuz" sorusuna. "Ba- kın, dikkat edin, gelenek ve gö- renekler diyorum. İslam demi- yorum. Bunlar iç içe olan husus- İardır" yanıtını verdi. TBMM'de "ses getiren" muha- lefet yapacağını söyleyen Çelik, "Dini inançlan baskı alünda tu- lulan vatandaşlann sözcüsü ola- cağız. Siyonizmin karşısında politikalar güdecegiz" dedi. RP Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk de Şanlıurfa Milletve- kili Çelik'in Kuran'a el basarak ant içeceği yolundaki açıklama- lan üzerine, "ABD Başkanı tn- cil'e el basarak yemin edince bu ilericilik oluyor. Ama bizde ay- nı şey gericilik sayılıyor. Mec- lis'in kendisine gore usulleri var. Bunlar değişmedikçe bu usule göre yemin edilir. Bu arkadaşa- mız da aym usulle yemin ede- cektir. Aksi halde Meclis çatısı altında görev alması mümkün değil" dedi. Asiltürk, bazı Do- ğu kökenli milletvekillerinin Kürtçe yemin edecekleri haber- leriyle ilgili olarak da şunları söyledi: "Kürtçe yemin edileceğini sanmıjonım. Medis çatısı altın- da İngilizce ya da Fransızca ye- min elmek nasıl yadırganırsa Kürtçe yemin de yadırganır. Bu konuda problem çıkarmaya ça- lışmak r1 ğru degildir. Kürtçe konuşulmu .mı yadırgamıyo- rum." CÜNEYT ARCAYÜREK YAZIYOR Koalisyonda Olmak ya da Olmamak! ANKARA — Demirel, önceki gün "herkesi ilgilendiren bir görevden" söz ediyor. "Yeni çıkan şartlara göre herkesi Tür- kiye'yi düşünmeye" çağırıyor. "Bunu yaparken" diye sürdürüyor; "salt particilik düşü- nüşlerınin üstüne çıkılmalı, herkes kendi hedeflerini bir ta- rafa bırakarak, Türkiye'yi hedef alıp dayanışma ve işbirliği- ne hazır olmalıdır." Doğrudan kişi ismi vermiyor, değindiği konuda bir parti adı da yok. İlginç dedikodularta uğrasan bastna, Demiret'in sözleri ortaya söylenmiş, amaçsız, üst perdeden cümleler izlenimi veriyor. Oysa Demirel; hükümet kurma aşamasında. Kuşku yok, hedefi RP değil, SHR Bu nedenlerte Baykal'la başlayan ge- lişmeleri özenle izliyor. Hatta üzerine "vazife değil" ama, ka- palı cümlelerle "salt particilik düşünüşlerinin" bir yana bı- rakılmasını "kimilerine" duyurmaya çalışıyor. Tabıi, bu değinmeleri kimileri "haricten gazel okumak" anlamında algılıyor. SHP'de dalgalar giderek büyüyor. Ba- sına manşet veren malzemeyi Baykal yanlıları taşıyor. İnö- nü ile çevresindekı kısıtlı kadro, Baykal ın yaydıklarını karşı- layacak ya da değerini düşürecek girişimlerde bulunamıyor, karşı görüşleri basına yansıtamıyorlar. Baykal'ın ev telefonu aralıksız çalışıyor. Partili, yandaş, ga- zeteci.. sürekli Baykal'ı arıyor. Yirmi yıla yakındır ya CHP'de ya da SHP'de çölde su arayan umutsuz insanlar gibi liderli- ği kovalayan Baykal, "koalisyondan önce niçin kurultay"a gereksindiğini önüne çıkana sabırla anlatıyor. Tekdüze başlayan — — — — — — ^ — ^ konuşma, birden he- Baykal, 48 saattir, bir yecanianıyor sanki, kaygıyı gidermeye cum eer daha vuru- / „ _ı cu. daha kat., kesin uğraşıyor. Kamuoyunda çizgiye dönüşüyor. yine birbirlerine düştüler Hemen her paragraf Jzlenİmİnİn gıyla sonuçlanıyor; koltuk merakllSI bunian dün saban jz ıen jm j yaratmamak için SdfSS.'K.'S İnönü'yü "kurultay karann, yineiiyor ve "Partideki birlikte almaya" zorluyor. müthiş moral çökün- jn ön (j jse ^Qn "gorevİmİn pa^ibiNShî başmdayım" diyor. 40 letmekafyontedavisi- yıida bir hükümet firsatl d i r ö ü] y°L u çıkmış; SHP, yine olmakla Başlarda hukumet ,mn ILnL , ' ' « , «w« sorunuyia iigisizmiş olmamak açmazında. gibi. Çok ağır yenilgi- den sonra "daha çok partinin durumuyla ılgilendığini" ön- celikle vurguluyor Baykal. Ne var ki, "Bu olmadan olmaz" derken, ilk ve son koşulu söylüyor, "kurultay toplanmadan, kimilerine göre kendisi lider olmadan, hükümet otmaz" de- meye getiriyor. Baykal, ağır yenilgi almasına karşın partinin yıllardtr öz- lemini çektiği iktidar fırsatına karşı mı çıkıyor, lider olursa karşı çıkmaya mı hazırlanıyor? Açıklamalarından böyle bir anlam çıkmıyor, "önce kurultay" derken tam tersine, hükü- met konusunu kendi liderliğınde, kendi istekleri doğrultusun- da, kendine göre çözmeyı yeğliyor. Bu nedenle, "parti yö- netimine gelecek yeni kadronun hükümet sorununu düşüneceğini" söylüyor. Bir bakıma son girişimleriyle, hü- kümet olunacaksa Baykal damgasını taşımasından yana. Ama zaman dar. Demirel partinin kapısını çaldı, çalmak üzere. Baykal'a göre koalişyonu oluşturmak için "kasım ayı sonuna kadar zaman var". İnönü, bugün kararını verse, -yani istifa etse- kurultay on beş gün sonra, 10 kasımda, bileme- diniz bir iki gün gecikmeyle toplanabilir, diyor. "Yeni yönetim" yani Baykal, hemen hükümet pazarlığına girişebilir ve... Ör- neğin Adnan Keskin Adalet Bakanı mı olur, eski Ankara Be- lediye Başkanı Ali Dinçer İçişleri'ne mi gelır, elbette kestir- mek çok zor! Baykal, 48 saattir, bir kaygıyı gidermeye uğraşıyor. Kamu- oyunda yine birbirlerine düştüler izleniminin doğmasını örv- lemek; hırçın, kavgacı, koltuk meraklısı insan izlenimi ya- ratmamak için İnönü'yü "kurultay kararını birlikte almaya" zorluyor. İnönü ise dün "görevimin başmdayım" diyor. 40 yılda bir hükümet fırsatı çıkmış; SHP, yine olmakla ol- mamak açmazında. Liste çatışmaları 2 ölü, 9 yaralı ŞANLIURFA (Cumhuriyet) — DYP il örgütünde seçim ön- cesi akraba iki aile arasında başgösteren liste kavgası, dün olayla ilgisi olmayan genç bir kızın ölümüne, iki kişinin de yaralanmasına yol açtı. Viran- şehir'de çıkan liste çatışmasın- da da ANAP 2. Bölge adayı Mustafa Yazmacı ölürken, 7 kişi yaralandı. DYP'nin milletvekili seçilen eski bakanlardan Necmettin Cevheri'nin amcaoğlu olan iki yeğeni, seçim sonrasma da ta- şan liste tartışmasını tırmandır- dılar. Selahattin Cevheri ile Si- nan tlhan dün saat 13.00 sıra- lannda Atatürk caddesinde THY bürosu önünde tartışma- ya başladılar. Tartışma sırasm- da her iki amcaoğlu, silahlan- nı çekerek birbirlerine ateş et- tiler. Selahattin Cevheri'nin THY bürosuna kaçmasından sonra da Sinan tlhan, ateşi sür- dürdü. Mermilerden birisi bu- rada görevli Edibe Demir'e (18) isabet etti. Genç kız olay yerin- de yaşamını yitirirken tlhan ve Cevheri de ağır yaralar aldüar. Şanlıurfa Devlet Hastanesi'- ne kaldınlarak ameliyata alı- nan Sinan tlhan ve Selahattin Cevheri'nin sağlık durumlan- nın iyiye gittiği belirtüdi. Bu arada seçimi yitiren kimi adaylarca ardı ardına itirazlar yapıhrken, dün saat 16.30'da Viranşehir ilçe merkezinde meydana gelen taşlı sopalı kav- gada, aralannda 'Milli' aşire- tine mensup ANAP ikinci böl- ge milletvekili adayı Mustafa Yazmacı öldü, 7 kişi yaralan- dı. Şanlıurfa 2. seçim çevresin- den ANAP milletvekili adayı olan ve seçimi 350 oy farkla kaybeden Koran aşireti üyesi Mustafa Yazmacı ile aym aşi- rete üye olmalarma karşın siya- si görüş farklılığı bulunan Mehmet Uspekanlıoğlu dün 16.30 sıralannda Viranşehir il- çe merkezinde tartışmaya baş- ladılar. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Yazmacı ile Mehmet Uspekanlıoğlu taraf- tarları arasında silahlı çatışma çıktı. Çatışmada Mustafa Yaz- macı, Mehmet Uspekanlıoğlu, Yaşar Doğru, Snphi Gören, Mehmet Gören, Şefik Uspe- kanhoğlu, Mehmet Atak ile Si- nan Palmanak yaralandılar. Yaralılardan Mustafa Yazma- cı kaldınldığı Diyarbakır Tıp Fakültesi Hastanesi'nde öldü. Parlamentonıın yenî yüzleri ekranda ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) — TBMM'nin yeni yüz- leri yemin töreninden önce ilk kez "Ayda Bir" programıyla TV izleyicisi karşısına çıkacak- lar. Nurzen Kâmuran'ın hazır- ladığı program pazartesi akşa- mı yayımlanacak. Programın, "Parlamentoda Yeni Dönem" başlığı altında sunulacak bölümünde ilk kez milletvekili seçilen SHP Anka- ra Milletvekili Prof. Dr. Müm- taz Soysal, ANAP İstanbul Milletvekili Cem Kozlu, DSP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nami Çağan, DYP Bursa Mil- letvekili Tnrban Tayan ve RP Sakarya Milletvekili Cevat Ay- han konuk olacak. 19. dönem milletvekilliği se- çiminin kısa değorlendirmesi- nin de yapılacağı programda konuyla ilgili TBMM Başkam Kaya Erdem, Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Prof. Dr. Ergun Öz- budun, gazeteci-yazar Derya Sazak ve AX Ajans Genel Mü- dürü Zafer Ataylan görüşleri- ni aktaracaklar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog