Bugünden 1930'a 5,400,039 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı: Cumhunyet Matbaacıhk ve Gazetecılık Turk <\nonım Şirketi adına Berin N»di 0 Murahhas U>e Emine Uşaklıgil 4 Genel Yayın Müduru: Hısan Cemal. Yazı lşlerı Muduru: Okay Conensin # Haber Merkezı Müdurıi: Yalçın Bajer, Sayfa Düzeaı Yönetmenı: Ali Acar • Temsılcıler: ANKARA: Ahmet Tan, İZMIR: Hikmet Çetiakaya, ADANA: Çetin Yiğenoğlu Iç Polıtıta: Cttal Bışlıngıç. Istanbul Haberkrr Şena; KaJVan, Ekonomı Merel Tamer. Dış Haberler trgnn Balcı. Iş-Sendıka. Şukraa Krlrod. Kultur Celal Usur, Egıtım Gtoaty Şaaiuı, Wt Haberierı Necdel Dogın, Spor Danışmanı 4bdulkadır Vucelman, Dızı \azılar Kerem Çalışkan, Araştırma Şakin Alpaj. Duzeltme Abdallah Ynzıcı £ Koordınator Ahmet Koruteu • Mah Sşleı Erol Erkıt 0 Muhasebe Bulcnt Yeatf • BUtçe-Planlama Sngı Osmnbeşeogts # RekJam. Aj?c Tornn # tdare Hnsryin Garer • lsl«me Öadcr Ç«lik # Bılg. lşlem. ISmıl laal # Personel Srvji Bosluıcıoglıı 1-avın Kurulu Başkan tlhan Selçuk, Oklay Akbal, Valçın Bayfr, Hasan Cemal, Hikmel Çetinkıy*, Okay Göncnsin, Uğur Mumcu, Ali Sırnten. Ahraet Taı Basan ve Yayan. Cumhunyö Matbaacıhk ve Gazetecılık TAJŞ. TDrkocajı Cad. 39M1 Cagaloğlu 34334 İst PK 246 - lslanbul Tel: 512 05 05 (20 hat), Telen: 22246. Fax (1) 526 60 72 • Burolar. Aafcara: Ziya Gökalp Blv lakılap S. No: 19/4, Tel: 133 11 41-47, Teleı 42344, Fax (4) 133 05 65 # Izmin H Zıya Blv. 1352 S 2/3, Tel- 13 12 30, Teia 52359, Fax (51) 19 53 60 # Adana: lnOnü Cad. 119 S. No: 1 Kat 1, Tel. 19 37 52 (4 hat), Telex: 62155, Fax (71) 19 25 7» TAKVİM: 25 EKİM 1991 lmsak: 4.54 Guneş: 6.19 öğle: 11.53 tkindi: 14.48 Akşam: 17.17 Yatsr. 18.37 Bilgisayarla düııya artık eliıııziıı altındaAnkara'da Atatürk Kültür Merkezi'nde açılan Hi-Tech 91 fuarı, bilgisayarla yaratılan dokunmatik dünyaya açıhyor. AYŞE SAYIN ANKARA — tlgi duyduğu- nuz insan için "akşam yemeği" için randevu aldınız ve o akşam ona bütün duygulannızı açma- ya kararhsınız. Kuşkusuz, ku- sursuz bir akşam yemeği isti- yorsunuz, hafıf müzik, loş bir ortaro ve mum ışığı... En büyük yardımcınız şef garson, "Ne ar- za ettiğinizi" sordu ve siparişi- nizi verdiniz. Garson bir süre sonra yanınıza geldi ve sevgili- nizin çok sevdiği "frambuazlı past«"nm kalmadığıtu söyledi. Çileden çıkmaz mısınız? Ama artık böyle bir sahne yaşama- yacaksınız. "Yüzyüın harikası" bilgisayarlar, bu alana da gir- di. "Bilgisayar destekli" çahşan garsonlar size, mutfakta "nde- rin otup neierin bittigiııl" diler- seniz ekrandan gösterebüecek. Atatürk Kültür Merkezi'nde bu yıl dördüncüsü açılan "Hi- Tech 91" fuan, bilgisayarla ya- ratılan "dokunmatik dünya"ya açıhyor. Bilgisayarlann geniş evrenine girdiğinizde, biraz ça- hşmayla yapamayacağıruz şey yok. Yeni satın aldığınız evin bahçesi o haliyle sizin gözünü- ze batıyorsa, dert etmeyin, bil- gisayannızla isterseniz bahçe düzenini kendiniz yapabilirsi- niz. Hem de "tşte bo benim şaheserim" diye dostlannıza övünerek. Herhangi bir bilgisa- yar standına girdiğinizde "Bu bilgisayarla neler yapılabilir" sorusuna aldığınız yanıt değiş- miyor; "Ne yapılamaz ki?.." Fuara gezmeye gelenlerin ço- ğunluğunu gençler oluştunıyor. Liseli, üniversiteli gençler, "alıcı" olmaktan çok, "meraklılar" grubunu oluştu- nıyor. Birçoğu da meraklannı yenemeyip, standlara daiıp, tuş- lara dokunuveriyorlar. En çok duyulan söz "Müthiş bir şey yaaa" oluyor. Standlarda görev- li mini etekli genç kızlar, bık- madan usanmadan meraklıla- ra, en son modellerin özellikle- rini anlatıyorlar. , Henüz geliştirilme aşamasın- da olan ve otel, motel, restoran gjbi yerler için özel hazırlanmış bilgisayar programı, otelin ya da restoranın salon şemasını ve- riyor. Içeriye kaç kişi giriyor, bunlardan kaçı çocuk, görmek mürnkün. Siparişi alan garson, mutfaktaki bilgisayarla bağlan- ü kurup neierin oldugunu ve ne zaman hazırlanacağını görebi- liyor. Bu faaliyetler sürerken patron, un, yağ stoklanna ba- karak kaç kişiye daha hizmet verebileceğıni hesaplayabüiyor. Eğer malzemeler eksikse, za- man kaybetmeden tamamlaya- biliyor. Patron, hangi masala- nn hangi saatlerde dolduğunu, garsonlann hizmet verimini de bilgisayar aracüığıyla izleme olanağ^na sahip oluyor. Bilgisayar dünyası, çevrecileri de unutmamış. Bir fırmanın ta- nıttığı program, uydu görüntü- lerinin kullanılması ükesine da- yamyor. Buradan yola çıkarak bitki örtüsü, toprak, çevre kir- liliği analizleri yapmak olası. Bilgisayar, eğer arzu ederseniz, 1 yü önce Turkiye'nin onnan alanları ile bugünkü durumu- nu görüntülü olarak sunabili- yor. Jeoloji araştırmalan, ara- zi ölçümü, tapu işlemlerinde de bu program kullanılabüiyor. Yeşil alan, bahçe duzeni, yine bu programın ilgi alanına giri- yor. Bir Alman şirketinin stan- dında, video, fotoğraf makine- si işlevini görebüen "Screen Machine" (görüntü makinesi) kartlı bilgisayarla tanışıyorsu- nuz. En gelişmiş teknolojinin ürünü olan bu kartlar, bilgisa- yar ekranında 64.4 milyon renk tonunu gösterebiliyor. Bilgisa- yara bağlı kamerave fotoğraf makinesi ile ister fotoğraf çeke- bilir, ister kayıt yapabilirsiniz. Stand görevlisi, CNN ya da TRTTden aldığı görüntüleri, zi- yarctçilere gösteriyor ve "Bu- nunla dünya elinizin altında" diyor. Eğer işiniz, örneğin gazeteci- lik gibi sürekli not tutmaruzı gerektiren bir meslekse, "minik bilgisayannızfaı" kolunuzun yo- rulmasına ya da önemli bir sö- zü kaçırmaya da paydos. "Notbook" adıyla üretilen bu bilgisayarlar, normal bilgisayar ekranının üçte biri kadar, kapa- sitesi normal bilgisayarla eşit. Fuarda, mimari projeden, gi- yim kalıplan çıkarmava, taksit- İe alışveriş yapan kuruluşlar- dan, bilgisayar destekli eğitime değin, geniş yelpazede program sunan bilgisayarları görmek mümkün. fuardan adınnnızı at- tığırazda, tuşlara dokunmamak için kendini tutamayanlar ço- ğunlukta. Çocuklar plastikle oyııncağı taıııdı İDtL GÜRSEL ANKARA — Oyuncak mü- zesindeyiz... Tahta, oyuncak araba, mavi ve beyaz boyayla özenle boyanmış. Yanında ye- şil kamyon, tren, kınnızı itfai- ye arabası. Yapun tarihi 1956. Karşı vitrinde 1921 etiketi ta- şıyan oyuncak matbaa yer alı- yor. Alman yapımı matbaa se- ti, küçücuk harfleri, siyah ciltli küçük kitaplan ile Türk yapı- mı plastik bebeklerin hemen altında sergüeniyor. Master ve doktora tezlerini "oyuncak" üzerine yapan An- kara Üniversitesi Eğ^tim Fa- kültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Onur, Turkiye'nin ilk oyuncak müzesinin kunıcusu. Ankara Üniversitesi'nde lcuru- lan oyuncak müzesinde kimbi- lir kaç cocuğun yureğini hop- latmış oyuncaklar, tozlu ve U- kel görünümleriyle zamana ye- nilmişliğin belgesi gibiler... Prof. Onur, oyuncağın sa- nayiye koşut olarak geliştigini anlatıyor. Onur, "Sanayide ne yapıldıysa Batıda onun oyun- cağı yapılmış, uçaklar, tren- ler.~ Bir ülkede oyuncağın ola- bilmesi için o iilkenin refah dnze>1nin iyi olması gerekir" diyor. "Oyun nesnesi" ile "oynncak" arasında fark bu- lunduğunu anlatan Onur, "Oyuncak kendi başına da y%- rolabilir. Bu da bireyseUeşme- yi zorunlu kılıyor" diye konu- şuyor. Geleneksel oyuncakla- nn hiç de sanıldığı kadar zen- gin olmadığını anlatan Onur, sanayi ürünü oyuncaklann ce- şitlerinin çok olduğunu kay- dediyor. Batıda, 18. yüzyüdan itiba- ren oyuncağm, çocuğu gele- cekteki rolüne hazırlaması iş- levinin keşfedildiğini anlatan OnuT, "Soylular, çocoklaruun savaş sanatını öğrenmesi ama- cıyla kurşun askerler almışlar. Maket dükkânlanyla çocuklar tkaret hayatını denemişier, be- bek evinde anne rolleri öfrenilmiş" diyor. Ahmet Ertegün efsane trompetçi Miles Davis'i anlatıyor her şeye karşıydı'Atlantik Plak Şirketi kunıcusu ve başkanı Ahmet Ertegün Miles Davis'i şöyle tanımlıyor: "Onu izlemeye gicÜp ön sıraya oturmuştuk. Bizi görünce konsere başlamadan gelip yanımıza oturdu. Bu onun tipik davranışıydı!' ŞEBNEM A1İYAS MİLES DAVIS— Kronik olarak uykusuzluk çeken Davis, kansızlık, kalça aksaklığı, kokain alışkan- lıgından mustaripti. NEW YORK — 1940'lann New York'u. 52. Sokak'ın uzun gecelerinde yaşanırken başladı trompet ustası Miles Davis ile Atlantik Plak şirketinin kurucu- su ve başkam Ahmet Ertegiin'- ün dostluğu. Şu sıra Warner Communications olarak adlan- dınlan Times - Warner dev medya tekeline katılan Atlan- tik'in yenilenmekte olan yan in- şaat halindeki ofısinde, Ertegün o günleri şöyle anımsıyor: "Miles Davis ile, 194O'lı se- nelerde 52. Sokak'taki kulüple- re gelmeye başladıgında karşı- laştık. Bir anüık BUly Ekstein'- in bir orkestrası vardı. Bötün bn Bebop'çılar; Dizz>, Charlie Parker orada çalıyorlardı. Dizzy'den bir süre sonra Miles geldi. O sırada Charlie Parker'- la birlikte epeyce çaldı. O ara- lık biz agabeyimle birlikte (Ne- suhi Ertegün) onlan gonneye gj- diyorduk." Miles Dewey Davis, o yıllar- da cazın dahisi Charlie Parker ile 40 dolara aynı apartman da- iresini paylaşırken, Parker'ın kötü ahşkanlığı eroine başladı. Birlikte, bugün "Bird ve Dizzy" kulüpleri diye bilinen kulüpler- de, cazın devrimci gunlerini ya- şadılar. Davis'in vücudu o gün- lerin yıpranmasından tam anla- ouyla hiçbir zaman ; yüeşemedi. Kronik olarak uykusuzluk çe- ken Davis surekli sigara içmesi- nin yanı sıra, kansızlık, araba- lar arası silah catışması sonu- cunda yaralanmaktan kaynak- lanan kalça aksaklığı, kokain alışkanlığından sürekli musta- ripti. Buna rağrnen eroin alış- kanlığından kurtulmaya çabala- dığı yülann ardından yeniden New York'a döndüğunde çok önemli çalışmalar gerçekleştir- di. Ertegün anlatıyor: "Geri geidikUn sonra Gil Evans ile birlikte çok önemli plaklar yaptılar. Miles Davis son derece önemli bir sanatçı- dır. Biz onunla hiçbir zaman plak yapmadık. Çünkü başka şirketkrie anlaşmalan vardı. Miles'ın etkisi çok mühimdir, birçok yeni stil icat etti. Muzik değiştiğinde o da degisiyordu. Hiçbir zaman eski yaptıklany- la kalmak istemiyordu. Trom- petin tonunu, Louis Arastrong ya da Dizzy Gillespie çaldıgın- da tanırsınu; Miles da caldıgın- da aynı şekOde onu da bflirsiniz. Miles da onlardan biridir. Ben- ce en mtihimi Louis Amstrong'- dur, ama Miles Davis de ona ya- kındır. Aocak tabü büsbntun başka bir miizikten söz ediyo- ruz. Fnsion caz ve Rock and Roll'a yakın parcalar yaptı son zamanlarda. Caz müzisyenleri- nin yanı sıra Rock müzisyenle- ri de onu çok sayıyoriardı." Seyircisi önünde nadiren ko- nuşan, genelb'kle sırtını dönen ve ahşümadık, sevimli olmayan, "ters ve karanuk göriıntüsuyle" trompetine asılan Miles Davis'- in dostluğu son derece sıcaktı Ahmet Ertegun'e göre: "Bir araya geldiğimizde şun- dan bundan söz ederdik. Nasd- sın, son Ferrari'n nasü vs.. gi- bi. Miles Davis'i son gördngüm- de New York'ta bir gece kulü- bünde çalıyordu. O akşam ilk gecesi, belki kapıda bin ldşi kal- mış. Ben yer ayırtnıışüm. Beni de sahnenin en önündeld masa- ya koymuşlar. Önce orkestra çaldı, sonra Miles Davis ortaya çıkü. Herkes alkışladı Ubii. Be- ni gördü orada. Geldi, masama oturdu. Bizimle birtikte bir içki içti. Herkes bekliyor, çalacak diye. O sırada orkestra tabü başka bir şeyler çalmak zorun- da kaldı. Bu, onun tipik davra- nışıydı. Her şeye karşı olmak. Ne vaptıysa her şeye karşı yap- tı. Dk defa bir caz mözisyeııi halka arkasını çevkiyordu. Dev- rimdHginden kaynaklanıyordu. Bu zencilerin rutumndur. 1938 senelerinde genç zenciler arasın- da kolelikten kurtulduklannı göstermek isteme eğilimi başla- dı. Bebop hareketi de bu tutu- mun bir parçasıydı. Bunlar Af- rikalı oMnklan için eskiden ken- dOerini aşağı görüyortardı. Bebop muziği de bunun bir parçasıydı. O ara bunlann bir- çoğu Muslüman oldu. Hıristi- yanlıgı da reddettiler. Çünkü buradaki beyazlann elinde, o kadar çektiler ki, ona karşı bir hareket oluştnrdnlar." Erkeklerde şişmanlık cüzdana eııdeksli ZAYIFLAMA SEKTÖRÜ 50 kilo fazlası olana by-passZayiflama çabalan yeni bir sektör doğurmakta. Her geçen yıl yeni yeni merkezler açılıyor. Bu merkezlerde birbirinden çok farkh yöntemler uygulanıyor. örneğin bazı merkezler salt diyetle zayiflama yoluna giderken bazı merkezlerde bedensel egzersizler ön plana çıkanlıyor. Bu arada kremler, ilaçlar, çaylar şişmanlann denedikleri yöntemler arasında. Son günlerde akupunktur da zayıflamak için denenen bir başka seçenek. Zayıflamak isteyenlerin baş- vurduğu diğer bir yöntem ise ameliyat. Dokuz Eylul Üniversitesi Hp Fakültesi Cerrahi Anabüim Dah öğretim uyelerinden Prof Dr. Mehmet Tnzün, Türki- ye*de ameliyatla zayıflatacak kadar şişman bulunmadığmı söyledi. Prof. Dr. Tüzün, zayıflayamayan ve normalin 50 kilo üstunde olanlara ameliyat uyguladıklannı dile getirerek şunlan söyledi: "Basit bir by-pass yapıyoruz. Bağırsağın başı ile sonuna bir ekleme yapıyoruz. Gıdalar normal bağırsaktan emilmeden dışan aülıyor." Ameliyatla zayıflamamn son basamak olduğunu belirten Prof. Dr. Tuzün, "Piyasadaki yöntemlerin saglıklı ve inandıncı olduğuna inanmıyorum. Normalden 50 kilo fazla olan bir insanda kâr zarar hesabı yaparsanız bu ameliyattan sonra gelen bozukluklar aşın kilo ile gelen bozukluklardan daha azdır" diye konuştu. Refahın her zaman şişmanlık demek olmadığıru anlatan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. TaylanKabalak, "Sosyo ekonomik gücü yerinde olan toplunüarda erkeklerin şişman, sosyo ekonomik bakımdan az imkânlara sahip toplumlarda kadınlann şişman, erkeklerin zayıf olduğu görülmektedir" diye konuşuyor. Prof. Kabalak, şişmanlığı iki gruba ayırıyor. "Birinci tipte yağ hücresinin sayısı artar. Küçük yaştan beri oluşur ve hayat boyu sürer. Şişmanlığa bağlı hastalıklar daha az görülür. Bir de 30-40'lı yaşlarda başlayan şişmanlık vardır. Yağ hücre sayısırun değil hacminin arttığı şişmanhkür bu. Yağ daha çok göbek ve kalçalarda birikir. Bu tür şişmanhklarda hastalıklar dahasık görülür" diyor. MERİH AK ~ tZMtR — Şişmanlık, top- lumda giderek yaygınlaşıyor. Şişmanhğın bir hastalık olduğu- nu belirten uzmanlar, bu-çok hastahğın temelinde de şişman- lığm yattığını söyluyorlar. Şiş- manlığa karşı doğan 'zayiflama sektörü'nün bazı uygulamaları- nın insan sağhğı açısından çeşitlı sakıncalar yarattığı da uzman- lar tarafmdan vurgulanıyor. Ege ve Dokuz Eylül Üniver- sitesi Tlp Fakültesi öğretim uye- lerinden oluşan uzmanlar gru- bunun ortaklaşa yaptığı bir araştırmaya göre toplumdaki şişman sayısı hızla artıyor. Araş- tumaya göre şişmanhğın en çok görüldüğü yaş grubu 50-60 ara- sı. Sosyo-ekonomik düzeye gö- re yapılan değerlendirmede şiş- manların yüzde 25'i çok zengin, yüzde 45'i zengin, yüzde 20'si orta gelir düzeyinde, yuzde 10'u ise yoksul kesimden. Değerlen- dirmede şişmanlann yuzde 85'inde anne ya da babanın şiş- man olduğu belirlendi. Şişman- lann yüzde 60'tnın şişmanlıktan sıkıntı duyduğu ve zayıflamak istediği ortaya çıktı. ZAYIFLAMAK İSTEYENLERARTIYOR— Şişmanhğınyol aç- tığı hastalıklann çoğunun orta ve ileri yaş hastalıgı olduğu belirti- liyor. Kalp hastalıkları, hipertansiyon, beyin kanaması, kireçleıımeler, kemik problemleri şişmanlarda daha erken başuyor. Modern yaşamın şişmanlığı araçlann fiziksel aktiviteyi azalt- körüklediğini belirten Ege Üni- versitesi Tıp Fakültesi Endokri- noloji Bilim Dah Başkanı Prof. Dr. Taylan Kabalak, gıda urün- lerinin çok çeşitli sunulmasının da şişmanlığı arttırdığını söyle- di. Elektrik süpurgesi, çamaşır, bulaşık makineleri, uzaİctan ku- mandalı televizyon ve müzik seti gibi yaşamda sıkça kullanılan tığmı kaydeden Prof. Dr. Kaba- lak, şöyle diyor: "Şişmanlama- DIO modern yaşamla birlikte gi- derek artüğını görmekteyiz. Bu- na bağımlı olarak da toplum gi- derek şişmaıüamaya meyil kaza- nıyor. Böylece toplumda şişman sayısı artıyor ve bu da bir prob- lem olmaya başlı>or. Gunümüz- de toplumlann önemli sorunla- nndan bir tanesi şişmanlıktır. Refah her zaman şişmanlık de- mek degildir. Sosyo-ekonomik gücü yerinde olan toplumlarda erkeklerin şişman, buna karşüık sosyo-ekonomik bakımdan da- ha az imkânlara sahip olan top- lumlarda, gecekondu semtlerin- de kadınlann şişman, erkeklerin zayıf olduğu görülmektedir. Sosyo-ekonomik duzey artükca ve modern yaşam düzeyine ge- çildikçe şişmanlık oranının art- bgı da bir gercek." Prof. Dr. Kabalak, şişmanlı- ğı 'metabolik bir hastalık' ola- rak tanımladı ve birçok hastah- ğm nedeni olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kabalak şu görüşleri <}ile getirdi: Hastalıklar artıyor "Şişmanhğın yol açtıgı hasta- uklann çogu orta ve ileri yaş hastalığıdır. Kalp hastahklan, hipertansiyon, beyin kanaması, kireçlenmeler, kemik problem- leri şişmanlıkla daha da erken yaşlarda kendisini gösterir." Şişmanhğın hem kahtsal ve hem de çevresel etkenlerden kay- naklandığını beürten Prof. Dr. Kabalak, beslenmenin kişinin her zaman ilgisini çektiğini bil- dırdi. "Bazı kişiler çeşitli stres- lerini, sıkıntılannı beslenmeye yöneltir. Bunu dışında bazı has- talıklar da neden olur. Ancak bunlar yüzde 1-2'dir" diyen Prof. Dr. Kabalak şunlan söy- ledi: 2 tip şişmanlık var "İki tip şişmanlık var. Birin- ci tipte yağ hücresinin sayısı ar- tar. Buna hiperplastik şişmanlık denir. Bu tip şişmanlar genelde daha homojen şişmanlardır. Kıi- çuk yaştan beri oluşur ve hayat boyu devam eder. Şişmanlığa bağlı hastalıklar daha az görü- lür. Bir de 3(M0'h yaşlarda ken- dini gösteren bir şişmanlık var. Yağ hücre sayısı değil de hacmi- nin arttığı şişmanhkür bu. Bun- larda asünetrik şişmanlık vardır. Yağ daha çok göbekte ve kalça- larda birikir. Bu tip şişmanlık- larda hastalıklar daha sık göni- lür." Prof. Dr. Kabalak, yapılan zayıflama rejimlerinin ömür bo- yu sürmesi gerektiğini de belirt- ti. Bursa'ya fe Avrupa Odülti? • BURSA (AA) — Avrupa Konseyi'nin, şehircilik alanında verdiği en büyük ödül olan "Avrupa ödülü", 8 kasım günü düzenlenecek törenle Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne verilecek. Belediye Başkanı Teoman özalp, yaptığı açıklamada, 1100 belediye arasından Avrupa Konseyi "Avrupa Odülü"nün kendilerine verilmesinin "gurur verici" olduğunu bildirdi. özalp, "Avrupa ödülti"nün kendilerine verileceği 8 kasım günü, Avrupa Parlamentosu'ndan 14 üye, çok sayıda yabana basın- yayın kuruluşu temsilcileri, daha önce bu ödülü alan 44 Avrupa kenti yöneticisi ile Marmara Belediyeler Birliğı yetkililerinin Bursa'ya geleceğini anlattı. Telefonla elektrik faturası • ANKARA (AA) — Türkiye Elektrik Kurumu'nun (TEK) elektrik faturalan artık Pamukbank aracılığıyla telefonla ya da doğrudan abonenin hesaplanndan ödenebilecek. Anlaşma, dün TEK Genel Müdürü Birkan Erdal ile Pamukbank Genel Müdürü Bülent Şenver arasında Ankara'da imzalandı. Anlaşma ile pilot bölge olarak seçilen Istanbul Ataköy'de 20 bin aboneye, elektrik faturalarım Bank-24 kartlarıyla ve telefonla ödemenin yanında, Pamukbank'taki hesaplanndan tahsil etme gibi kolayhklar tanındı. Kansere çare • İSTANBUL (tÜHA) — Molekuler biyoloji alanında yapılan çalışmalarla DNA'yı çözen bilim adamlan 2000'li yıllann başında kanserin ortadan kalkacağım iddia ediyorlar. Istanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi tarafmdan bugün düzenlenecek olan Onkoloji Semineri hakkında bir açıklama yapan Onkoloji KUniği Başkanı Prof. Bülent Berkarda, her şebire bir kanser teşbis ve tedavi merkezi kurulması gerektiğini söyledi. 7 gazeteciye ödül • NEW YORK (AA) — Basının bağımsızlığına dünya çapında katkıda bulunan 7 gazeteciye, Basın özgürlüğü ödülü verildi. New York'ta bulunan Gazetecileri Himaye Komitesi tarafmdan dağıtılan ödüllerin ikisi, Terry Anderson'un özgürlüğü için Gazeteciler Komitesi kuruculan Bill Foley ve Cary Vaughan'a verildi. AP'nin Ortadoğu Büro Şefı Terry Anderson, Beyrut'ta 6 yıl önce kaçınlmıştı. "Karşı devrimci propagandadan" ötürü tutuklu bulunan iki Çinli gazeteci Chen Ziming ve Wang Juntao da Basın özgürluğü ödülü'yle ödüllendirildiler. Diğer ödüller, SSCB'den Tatyana Mitkova, Guatemala'dan Byron Barrera ve Kamerun'dan Pius Njavve'ye verildi. Kalorifer yakma talinıatı • İSTANBUL (AA) — lstanbul Büyükşehir Belediyesi, kışın yaklaşmasıyla birlikte şehirde kaloriferlerin yakılma saatlerini belirledi. Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan yazüı açıklamada hava kirliliği ile mücadele önlemleri çerçevesinde bu yıl kalorifer ve sobalann, dış ortam sıcakhğı gündüz ve gece 15 derecenin alüna düştüğU zaman yakılabileceği bildirildi. Kaloriferlerin yaküması için merkezi sistemle ısıtılan ev, apartman ve işyerinde ehliyetli kalorifercinin bulunması gerektiği belirtilen açıklamada, hava kirliliğini önlemek için sıvı ya da katı yakjtın usulüne uygun bir biçimde yakılması istendi. Kalorifer dairelerinde tasdikli ve yönetici adına düzenlenmiş teftiş defterlerinin bulunması gerektiği de kaydedildi. Kaloriferler Şişli, Beşiktaş, Fatih, Eminönü, Zeytinburnu, Eyup, Gaziosmanpaşa ilçelerinde sabah saat 07.00-07.30, diğer ilçelerde ise 06.00-06.30 arasında, öğleden sonra bütun ilçelerde 14.00-15.00 arasında yakılacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog