Bugünden 1930'a 5,400,372 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURÎYET/10 EKONOMİ 21 EKİM 1991 BORSA NOTLARI ABDURRAHMAN YILDIRIM Umuda doğru bir yolculuk mu? Geçmişte sağda bir parti kurulacaksa veya seçime gidilecekse öncelikle Çifteha- vuzlar'a uğrayıp el öpülürdü. Şimdi devir değişti, sağ-sol bütün pariiler borsaya gelip arzı endam ediyorlar. Seçim- den önce 4 siyasi partinin eko nomi kurmayı ile Cumhurbaş- kanı, borsayı ziyaret etti. Çe- şitli vaatlerde bulundular. Par- tiler programlarında borsaya yer verdiler, hatta gazetelere bu konuda ilan veren parti da- hi çıktı. Bunun nedeni elbette ki borsa aşkından değildi, bir milyona vardığı tahmin edilen yatırımcı sayısındandı. Şimdi yeni bir döneme girı- liyor. Yeni iktidart, yeni ekono- mi yöntemiyle borsaya yeni et- kileri olacak bir dönem bu. ik- tidara gelecek parti veya par- tiler bakaJım seçim öncesın- deki iigiierini seçim sonrasın- da da sürdürecekler mi? Yoksa, vatandaşa yaptıklan gı- bi gelecek seçime kadar bor- sayı boşlayacak, yüzüstü mü bırakacaklar? Bir mılyon yatırımcı sayısını, 1990 yılı Kurban Bayramı'nda İstanbul Bayram Gazetesi'ne yazdığım borsa haberinin için- de bir cümle olarak geçırmiş- tim. Haberın başlığı "Bir mil- yon kişi borsada oynuyor" diye verildiğinden, bu çok tut- tu ve rakam o zamandan kal- dı. Tahmine dayalı bir rakam- dı ve bu konuda şimdiye kadar birçalışma yapılmadı. Sıyasi- ler de bu rakama güvenerek borsaya "yafırım" yaptılar. Benım tavsıyem yeni iktidann borsa işine önce bir anketle. Türkiye'de ne kadar borsa ya- tırımcısı olduğunu belırleme- siyle başlamasıdır. Üstelik ık- tidar döneminin sonunda ya- prlacak yeni anketle borsayı nereden nereye götürdukleri- ne de lyi bir temel oluşturur bu anket. Sonra iş sağlıklı bir pi- yasanm düzenlenmesine ge- lebilir. Nedir bunlar? • Mevzuatın yeniden dü- zentenmesi ve günümüze uyarlanması. • Kamuoyunun sürekli ay- dınlatılmasını sağlayacak me- kanizmalann kurulması ve bu- nun hukuki aityapısının oluş- turulması. • Yatırımcının korunması, bunun için denetimlerin art- tırılması yanında kamuoyu- nun sürekli aydınlatılması ve temettü verimini yükseltici önlemlerin alınması. • Borsanın spekülatif yatı- rımcı yapısını dengelemek ve daha reel bir piyasa oluştura- rak geniş kitlelerı çekmek için kurumsal yatırımcıların pıya- saya gırışının sağlanması. Ya- tırımcı fonlan, sigorta şirketlerı market makerlar gıbi. • Zorunlu Tasarruf Fonu1 nun KİT'lerin açıklarını ka- patma yerine hiç değilse bundan sonraki gelirlerinin bir bölümünün fonlar veya başka mekanizmalarla bor- saya sokulması. • Hepsinden önemlisı de sermaye piyasası kurufuşları arasında bir eşgüdümün sağ- lanması. SPK, IMKB, Hazine^ nin ilgili bakanlık çatısı altında koordineli çalışması. Piyasa için bu vb düzenle- meler yapılmazsa zaten fırtı- nalı bir dönemden gelen bor- sa yeni fırtınalara dayanamaz, lyıce hırpalanır ve ekonomiye kaynak yaratma fonksiyonunu yerine getıremez. Iktidara gelecek siyasi par- tılere, borsanın öneminı ve iş- levini kavratma yönünden 20 Ekim genel seçimlerı bir dö- nüm noktası olmuştur. Yeni ik- tidar, borsa için yeni bir döne- min açılması ve borsanın maddi kaynak gerektırmeyen sorunlarının çözülmesi için iyi bir fırsattır. Bakalım yeni iktidar ve ser- maye piyasası ile ilgili kurum- lar, bu fırsatı iyi kullanabile- cekler mi? Açığa şatış lorsa yönetimi gün içinde 'yapılan tüm alım satımla- raarthısselerin "mahsup"u- nu kaldırıp takasta teslimini isteyerek "açığa satışı" bir ölçüde sınırladı. Mevzuatta dûzenlenmemiş bir "açığa satışın" piyasa üzerindeki spekülatifve yıkıcı etkisi dik- kate alındığında yerinde bir karardı bu. Ama aynı zaman- da gecikmtş ve aracı kuruluş- lardaemanetteduranmüşte- ri portföyleri varken etkisi sı- nıriı kaJacak bir karardı. Dileriz, borsayönetiminin bu kararı, günlük fıyat değişım sınınnın yüzde 10 dan yüzde 5'e indirılmesine ve ardından bundan vazgecılmesı kararı- nadönüşmez. Söksa'da neler oluyor? Söksa, Sinop'ta kurulu birör- me konfeksiyon fabrikası. Şirkete yüzde 30 payla Sınop Ozel idaresi, yüzde 29 payla Türkıye Kalkınma Bankası'na ait Tekstil Motding ve yüzde 10 payla TurkiyeKalkınma Bankası ortak. Geri kalan hisseier ise kü- çük ortakların ve halkın elinde. İhracata dayalı iş yapan kü- çük, ama kârlı çalışan bir şirket. Bu yıl içinde Körfez krizi nede- niyleAlmanya'dan gelen ekstra bir taJepden dolayı kapasıtesı- ninüstündeişyaptı. Buneden- le de borsada işlemgören hısse senetlen yatırımcılar tarafından talep görüyor. 1991 yılı ilk yarı- sında borsanın en fazfa değer artışı yapan hissesıydı, sonra gerisıralaraduştü. Ama gelin görün ki bu şirket- te bir şeyler oluyor. 1990 yılı ge- nel kurulunutoplamamış,dola- yısıyla temettü dağıtma kararını daalmamış. Şirketgenel müdü- rü Nafi Yürekli ise bir süreönce görevınden alınmış. Mevzuat gereğince şirketin genel kurulu- nu mart ayı sonuna kadar yap- ması ve ne kadar temettü dağı- tacağını kararlaştrmasıgerekı- yordu. Bu temettünün dağılımı- nıdaengeçeylül ayı sonuna ka- dar gerçekleştirmiş olmalıydı. Ama bütün bunların hiçbiri ya- pılmamış. Bir yanda mevzuat, diğeryanda mevzuatın çiğnen- mesi var. Yargını n rtarekete geç- mesi için ortaklardan birinin "haklarının kaybolduğuna" dair dava açması gerekıyordu. Bugüne kadar bunu yapacak bir "babayiğit ortak" da çıkma- mış. SPK'da da ses seda yok. Şimdi bütün gözler 27 ekim- deyapılacakgenel kurulda. Bel- ki şirkette neler olup bittiğinin ipuçlarını bu toplantıda öğrene- bileceğiz. Yeni yıla 2 aykala ge- nel kurulunuz ve dağıtacağınız temettü hayırlı olsun efendim. VanCovert borsası Bilgisayar sıstemini seçme çalışmalarını sürdüren İMKB bu konudaki ikinci ge- zisine çıkıyor. Borsa yönetimi ve aracı üyelerden oluşan bir heyet 26-29 ekim tarihlerin- den Kanada'nın Van Covert borsasını ziyaret edecekler. Aynı amaçla ağustos ayının ilk yarısında Norveç'in Oslo borsasında incelemelerde bulunan İMKB heyeti, İstinye 1 deki yeni binasına uygulaya- cağı sistem konusunda bu geziden sonra kesin karannı verecek. Bu arada SPK'nın öncülüğünde başlatılan ve Citibank tarafından hazırla- nan Sermaye Piyasaları Mo- dernizasyon Projesi yürüyor. Cam-lşAmbalaj Fabrikası'nda direnişegeçen 300 işçi arasından bir kadın 'Direnen kadın ezilmez'22 yaşında kocasını kaybeden ve iki çocukla dul kalan Korkmaz, Cam-lş Ambalaj Fabrikası'nda 12 işçinin işten çıkartılması üzerine direnişe geçen 300 işçiden biri. DENİZ TOPALOĞLU "Okumayacaksın, mecburen eviene- ceksin, cocuk doğuracaksın. Evlenmez- sen kimse yüzune bakmaz, sokakta ka- lırsın. 14 yaşında evlendim. Küçük yaş- ta evlenirsen dayak gibi sonınlar oluyor. Haddinden fazla dayak yedim. Istırap çektim. tki çocuğum oldu." GiıüstMi Korkmaz'm hikâyesi de bir- çok kadınmki gibi başlıyor. 22 yaşında kocası ölen ve iki çocukla dul kalan Gü- listan'ın ilk işi, sigortalı bir iş bulmak için ilkokul diploması almak, çocuklan ye- tiştinne yurduna vermek, bannabilece- ği tek göz bir gecekondu bulmak oluyor. Onu Cam-lş Ambalaj fabrikasında 72 işçinin işten çıkartılması üzerine direni- şe geçen 300 işçinin arasında buluyoruz. "Burada 4 yıldır çalışıyorura. Bu üçıincü çıkarülmam. İlk önce toplusöz- leşme sonrasında 9 kişi cıkartıJdık. Tem- silciler durumumu anlattılar. Çıluşı dur- durdular. Ardından 20 kişhi atlılar. Çı- kartdanlar arasmdaki 7 bayandan biri de bendim. Kapının öniinde iki saatlik bir e>lem ofdu. Sonra cevap gddi. Çıkış dur- darolmuş." Gülistan devam ediyor: "Kı- zun KüçukyaJı Yetiştirme Yurdu'ndaydı. Geçen yü beni çağırdılar. 'Çocuğu yanı- nLza alm, yoksa istediğimiz yere gönde- ririz, razı mısınız' dediler. tşten çıkartil- ma tehlikesi vardı, okutamam dedim. Kı- zıma danıştım. 'Peki anne' dedi. O şe- kilde Kaslamonu'ya gonderildi. Yaz ta- tilinde yanıma getirdim. Ama şimdi 15 günlük (atilde getiremem, çunkii işten çı- kartülar. Teiefonla da göriiştürmüyoriar. 'Yasak' diyoriar. Benim iş hayatım, ço- cuklan da etkiliyor. Çocuklar 'Seni bo- yuna işten çıkartıyorlar, baskı yapıyor- lar. Biz okumayalım' diyoriar. Oğlum ge- çen sene smıfta kaldı. 20 kişiyle çıkartı- lınca 'Anne seni attılar ben çalışayım, sa- na bakayım' dedi. Cülistan Korkmaz, işten çıkartılma- dan önce yerlerinin yeni işçilerle doldu- rulduğunu anlatryor. tşten çıkartmalar üzerine başlayan fabrikayı terk etmeme XEROX Bu kabustan kurtulmak için daha ne kadar bekleyeceksiniz? Hiç durmaksızın bozulup, bütün gününüzü tamir için teknisyen bekleyerek geçirmenize neden olan mevcut fotokopi makineniz sizi çok mu bezdirdi? Fotokopi çekmek için sıraya jririp, sizden onceküenn işlerirubiDrmesini beklemeye çok mu sinirleniyorsunuz? Vüksek yedek parça, bakım ve tüketim maizemesı faturalanna rağmen, fotokopilerin çok kaiitesiz olmasından yaka silker hale mi geldiniz? Fotokopisini çekeceğiniz orijiinalleri tek tek efle yerleştirmek ve sonra tekrar sıraya dizmek için boş yere vakıt mi harcıyorsunuz? Fotokopi için ne kadar harcama yapüğınızı biliyor musunuz? Maliyetleriniz kontrol edilemeyecek kadar yükseldi Bu can sıkıa sorunları, hem de her gün yasıyorsanız, neden işi kökunden nalledip başınıza dert olan makineyi yeni bir Xerox fotokopi makineayle değiştirmiyorsunuz? Şimdi Xerox'u seçrjıeniz için Dircok neden var. Iste en onemli neden.M Xerox'u bir distribütör değil, yedek parça-bakım farantisiyle Xerox pazarlar. :erox, 'Türn Servıs ve Bakım Anlaşması 1 ile, sabit kopya maliyeti garantisi sağlar. Xerox'lar bu anlasma ile 5 yıllık Jedek parça, teknfk servis ve üketirn malzemesi garantisine sahiptir. Sorunlu fotokopi makınenizi Xerox'la değiştirmenin tam zamanı... Bizı arayın veya yandaki kuponu doldurup bize gönderin. YıIIarca rnükemmeJ çalışacak yepyeni bir Xerox ile, fotokopi sorun olmaktan çıksın. Şimdi Türkiye'de fotokopide gerçek bir seçenek var! Adı, Soyadı: XERÜX Kuruluşu: Görevi: Tel: Adres: Fotokopi makinenizin: Markası: Modch: Satuı alındığı urih: Xerox Bûro Araçları Ticaret A^. İstanbul -Ulus, Zincirlikuyu Cad Selin ApLNo:15/16 80600 Eüler Tel: 157 78 78 Ankara - Atatürk Bulvan No: 138 ABC 06640 Kavaklidere Tel: 127 3155 eylemi iki haftasını doldurdu. Gülistan Korkmaz, "Mücadele toplu baide devam ediyor. Burada perişan durumdayız, kimsenin umurunda değil. Başımızdaki devlet 'Işçiye aylık fazla verildi rni çıkart- mak lazım' dedikten sonra şefler haydi haydi çıkartıyor. Bu da Cumhurbaşka- nı'nın, yöneticilerin kabahaüdir" değer- lendirmesinde bulunuyor. Etrafta toplanan kadınlı, erkekli işçi- ler Gübstan'ın direncini hayranlıkla iz- liyorlar. Gülistan "Bir ailenin başında er- kek olmaması büyûk bir olay. Vallabi çok gıiçlii" sozlerine itiraz ediyor: "Arkamda destefim olduğunu bilsem evliyken çileye katlanmazdım. Alır ço- cuklan giderdim. Kocam olünce başa ge- len çekilir dedim. Kişiliğimizi göstererek yılmadan direnmeliyiz. Ezilmiş olsak kimse kaldınnaz ki. Bir tekme de onlar afar" ÇAUŞMA YAŞAMıNDAN • TTK'ya, İş ve İşçi Bulma Kurumu devre dışı bırakılarak işçi alımları sürüyor. Bugüne kadar 150 işçinin sağlık işlemleri tamamlandı. Işe alınacaklann listesinin ANAP eğilimlilerce belirlendiği ve ANAP'ın seçim yatınmı olarak değerlendirilen işçi alımları, müesseselere asılan listelerie belirleniyor. Yeni alınacak ve yeraltında kazmacı, domuzdamcı, taramacı olarak çalıştırılacak işçilerin bir ayük eğitimden geçmeden ocaklarda çalıştırılmasının iş kazalanna neden olacağı öne sürülüyor. ANAP 1989 yerel seçimlerinde de bir gecede TTK'ya 400 işçi almıştı. ANAP Perşembe Belediyesi seçimleri kaybedince Perşembeli işçiler işten çıkartılmıştı. • Zonguldak Belediyesi'nde çalışan işçiler, belediye binası onünde başlattıkları otunna eylemine son verdiler. Maaş, ikramiye ve toplusözleşmeden doğan ve işçi başına 8 ile 15 milyon lira arasında değişen alacaklarının seçimden önce ödenecegine ilişkin açıklamaların yerine getirilmemesini gerekçe gösteren yaklaşık 300 belediye işçisi, oturma eylemini bırakarak pasif direnişe geçtiler. Belediyenin fen işleri, temizük işleri ve otobüs işletmelerinde çalışan işçiler, işbaşı yapmadılar. • Yapı Kredi Bankası'nın Türkiye genelinde kurulu birçok şubesinden toplam 350 işçinin işten çıkartıldığı bildirildi. tşten çıkartılan banka çalışanlan, çıkartmaların hiçbir gerekçesi bulunmadığını, geçen cuma günu tazminatlı işten çıkış bildirimleri aldıklarmı söylediler. R E K L A M D U N Y A S I Geçmiş ve hayırlı olsunBu satırlar cumartesi akşamı vunldığı için kime geçmiş olsun, kime hayırlı ol- sun deneceğini bilemiyoruz. 20 Ekim er- ken genel seçimleri reklam ajansları ve reklam medyalan açısından her halukâr- da olumlu ve genel olarak başarılı gecti. Profesyonellerin yanı sıra geniş bir kitle, reklarala siyasal iletişim arasındaki farkı kavramaya başlar gibi oldu. Çeşitli eleş- tirilere uğrarken ajansını da kaptıran S6- guela, her şeye rağmen siyasal iletişim ko- nusunun radyo, TV ve gazetelerde, panel- lerde tartışılmasına katkıda bulundu. Türkiye reklam ajanslan da gerçekleştir- dikleri siyasal kampanyalarla Batılılardan geri olmadıklarını kanıtladılar. Şimdi si- yasal iletişimin salt oy toplama amacıyla kısa vadeli ve belirli hedefli bir çalışma olmadığını kanıtlama zamanı. Kurumsal kimlik, kurumsal imaj gibi sorunlarda ya- kında profesyonellerin yam sıra tüm med- yacılann gündeme girmesi dileğiyle. -Şimdi sulere paralı bir siyasi intikam rcklamı snnoyoruz... (Amerikan Advertising Age dergisinin 7 ekim 1991 tarihli sayısından) Em tyi tuumpmmyn, a M ~ Reklam- cılar Dernegi Başkanı fzmir Toiga'dan iletişim uzmanlarına kadar ozellikle gazeteci ve aydın kesirninde 1991 se- çim kampanyalan arasında en başarı- ksı Refah Partisi'ninki bulundu. Ana- jans taratından gerçekleştirilen kam- panya estetik, teknik, mesaj içerigi- nin aktarımı ve medya planlaması alanlannda başarılı bulundu. Ancak bu değerlendirmeyi yapan uzmanlann neredeyse hepsi Refah Partisi'ne oy vermeyeceklerini belirten insanlardı. Hulki Aktunç'un Reklam Gülünde Dognı-Giizd kategonsinegirenbukam- panya, ancak yararlılık ve etkinlik açısından yanlış-çirkin kategorisinde değerlendirilebilecek bir çalışma mı ? BİR KİTAP H e r y e r d e r e k l a a v e f m u t Reklamcüar Derneği'nin yayın orga- nı "Bülten-R", Medya, Marketing Türkiye ve Milliyet Sanat Dergisi'nin son sayılarında "reklam ve politika" favori konular oldu. Bulten-R'in dör- düncü sayısında ABD'deki siyasal rek- lamlar ile RD'nin konuyla ilgili açık- lamaları yayımlandı. Medya'da "Ka- muoyu araştırmacıları kendilerini sa- vundular..." başhkiı acıkotunımun ya- nı sua yine reklam/poütika konulu pa- nellerin konuşma metinjeri yayımlan- dı. Marketing Türkiye kapak konusunu "Yeni seçim, yeni (?) nesil reklamlar"a ayırdı. Milliyet Sanat Der- gisi de "Reklam ve Politika" başlıkü kapagında Hıfzı Topuz'la Bulent Berkman'ın birer yazılarına yer verdi. Siyasal reklamcılık Hıfzı Topuz'un başarılı bir zamanla- ma ile tam da yoğun seçim kampanya- sının sonlarına doğru piyasaya çıkan "Dünyadan ve Türkiye'den örneklerle Siyasal Reklamcılık" başlıklı çalışması, 244 sayfalık bir araştırma-derleme. Türkiye'de iletişim dünyasının en de- neyimli ve en üretken kalemlerinden bi- ri olan Topuz, gerek UNESCO'daki yıl- lan gerekse bir süre Istanbul'da yürüt- tüğü İletişim Araştırmalan Demeği Baş- kanlığı ve Eskişehir'de öğretim görevli- liği döneminde teori ile pratiği birleştir- di. 7 bölümden oluşan kitabının en önemli yanlanndan biri yabancı dildeki literatürü izlemeyenlere çağdaş dünyada- ki iletişim araştırmalarını akademik ol- mayan, dolayısıyla geniş okur kesimine seslenebilen bir dil ve üslüpla aktarma- sı. Siyasal reklamcılığın tarihi, TV ve radyo kampanyalan, politik afişler, kam- panyalann yapım sureci ve kamuoyun yoklamalannın ele alındığı bölümler üni- versite öğrencilerinin yanı sıra medya, reklam ve politıkayla ilğilenen amatör ya da profesyonel herkes için yeni bilgiler- le dolu. Kitabın belki de tek eksikliği, görsel malzeme kullanılamamış olması. Yine de seçim sonrasında da merakla, il- ' giyle okunacak bir çalışma. T E K N O L O J I V I T B I N I Kulak kabartan dikiş makinesi Amerikaü araştırmacılar tekstil sektö- ründe denizaşırı rakiplerine karşı rekabet güçlerini arttırmak amacıyla yeni bir dikiş makinesi geliştiriyorlar. Araştırmacılann en fazla üzerinde durduklan konu ise ka- Iite kontrol. Georgia Teknoloji Enstitiisü araştırmaalan kalite kontrolünü dikiş sü- reciiçerisindegerçekleştirecek birdikişma- kinesi üzerinde çalışıyorlar. Bu yeni dikiş makinesi "ctektronik kulaklan" sayesinde iğnelerin sesine adeta kulak kabartarak kendi yaptığı işi anında kontrol edebiliyor ve denetleyebiliyor. Alıcılar dikiş makine- sinin üzerindeki hatalı ya da bozulan iğne- leri kumaşa herhangi bir zarar vermeden ortaya çıkartıyorlar. \ \ t i n î fîıcai t ı a I "^mfluecento" mobilin motoru 704 cc. Aynca bu mo- ITllfll r i a i adlı bUinen modelinin delin 903 cc'lik başka bir tipi daba bulu- teknik donanımını venfledi. Minimal nuyor. Saatte en çok 90 mil hız yapan bu gövdesine rağmen dört yetişkin insanı mini araba şu anda sadece Avrupa'dasa- alabilecek bir iç hacme sahip olan oto- tışa sunulmnş durumda. Güçlü emici torba Evlerimizde gözle gorülemeyen mikros- kobik toz zerreciklerinin aJerjiyehatta çok daha ciddi sağlık problemlerine yol açabi- leceği biliniyor. Şimdiye kadar kullanılan elektrikli süpürgeler ise bu toz zerrecikle- rini temizlemekteoldukça yetersiz kalıyor- du. Bu sorunu ortadan kaldırmak isteyen araştırmacılar, elektrikh' süpürgeler için emici gücü çok daha yuksek olan mikro filtreli bir torba geliştirdiler. İki katlı üre- tilen bu torbadageleneksel olarak bulunan kâğıt tabakadan başka bir çeşit plastikten yapılmış ikinci bir iç tabaka daha bulunu- yor. Elektrostatik olarak şarj edilen bu ikinci tabakaaraştırmacılann iddia ettiği- ne göre toz zerreciklerinin, polenlerin ve gözle gorülemeyen bakterilerin yüzde 95 'ten fazlasını tutabiliyor. Bu da eski tor- balann tutabfldiğinin yaldaşık 3.5 kaü. Ay- nca bu yeni mikro filtre tütün dumanı, ma- ya ve küf zerreciklerinin de yüzde 80"ini toplayabiüyor. Güneş enerjili dedektör Cobra, RD-6000 Solar Sealth adını verdiği güneş enerjisiyle çalışan iki bantlı bir radar dedektörü üretti. Bu yeni dedektörün nikel- kadmiyum pilleri güneş enerjisini 30 saat süreyle depolayabiliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog