Bugünden 1930'a 5,399,523 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

= ^ ? 2 EKİM 1991 HABERLER CUMHURİYET/3 SECIM '91 DYP Genel Başkanı Demirel üç kitapçıkta toplanan seçim bildirgesini açıkladı: Özal,Çankayadan indirilecekANKARA (Cnmhuriyet Btt- rosu) — DYP Genel Başkanı SiUeyman Demirel, bugune ka- dar meydanlarda dile getirdiği vaatlerinin yer aldığı seçim bil- dirgesini açıkladı. Cumhurbaş- kanı Turgut Özal'ın Çankaya'- dan indirilmesi, hesap sorma, yeni bir anayasa, enflasyonun bir yü sonunda yüzde 30'lara in- dirilmesi, tnsan Haklan Bakan- hğı kurulması gibi vaatlerin yer aldığı bildirgede temel amaç "Demokral biıyıik Turkiye ve yeni Turkiye" olarak tanımlan- dı. demirel, vaatleri yerine ge- tirememeleri durumunda seçim sözü vererek, "O zaman kaşla- nnızı çatarsınız. Kaşınızı çatın- ca da biz, 'Buyrun sandık, iste- diginizi seçin' deriz" diye ko- nuştu. Demirel, dün Kastamonu mi- üngine gitmeden önce, seçim bildırgesini açıklamak üzere Ankara Hilton Oteli'nde bir ba- sın toplantısı düzenledi. Demi- rel'in yanına gençleri aldığı top- lantıya gazetecilerin yam sıra, çok sayıda partili de katıldı. Ba- yanlann ağırlıklı olduğu parti- liler, Demirel'in uyanlanna kar- şm açıklamalanru zaman zaman alkışladılar. Demirel, alkışlar 500 günde Türkiye'nin acil ve önemli problemleri çözülecek, ülkeye maddi ye maneyi bir huzur getirilecek. Devlet harcamalan asgariye indirilecek ve devlet hesabına lüks yaşama son verilecek. YÖK kaldırılacak, üniversiteler özerk ve özgür hale getirilecek. İşçi haklannı kısıtlayan 12 Eylül kurallan kaldırılacak, memurların sendika kurması sağlanacak. Askerlik ülkenin koşullan dikkate alınarak kısaltılacak. üzerine, "Yapmayın, yapma- yın, alkış yapmayın. Alkıştan hoşlanmadığım için degil, yan- lış anlaşılmasaı" sözlerıyle uya- nsını yinelemek zorunda kaldı. Yanına iki bayan iki erkek partili genci oturtan Demirel, basın mensuplanna 4 ayn dos- ya halinde sunulan seçim bildir- gesini açıklarken, dosyalann iki eksiği olduğunu vurguladı. DYP Genel Başkan Yardımcısı Tansu ÇSller'in açıkladığı ve tar- tışmalara neden olan "herkese ev ve otomobü" vaadinin anah- tarlarının dosyalann içinde bu- lunmadığını belirten Demirel, "Anabtarlan bulup koyama- dık. Siz dosyanın içinde var- sayın" dedi. Ortaya koyduklan hedeflerin bir parti mesdesi olmadığını an- latan Demirel, Türkiye'nin muktedir, sözünu tutan bir ik- tidar aradığını söyledi. "Bugün Tiirldye'de can acıız, hayat pabalı" diyen Demirel, Güney- doğu Anadolu Bölgesi'ndeki güvenlik sonınunu eşkıyayla pa- zarlık ederek değil, eşkıyayı et- kisiz hale getirerek çözecekleri- ni savundu. Demirel, Türkiye'- nin bölünmez bütünlüğünden kimsenin taviz veremeyeceğini belinirken de, "Kendi arkadaş- lanm dahil, Idın oy için etnik ve inanç farklılıklannı istismar ederse, haram olsvn oy rey" di- ye konuştu. Ekonominin yönetimine tek seslilik getirüeceğini, enfîasyo- nun devlet politikası olmaktan çıkanlacağını anlatan Demirel, DYP iktidarında hukuk, adalet, eğitim, personel ve vergi refor- mu yapılacağı vaadinde bulun- du. Demirel, "İçimdeki uhde" diye nitelediği Istanbul-Ankara hızlı tren yolunun tamamlana- cağını, GAP'tan sonra Fırat'ın sularının Orta Anadolu'ya akı- tılacağıru da vaat etti ve gelir da- ğüımının düzeltilmesinden söz etti. Demirel, bu sırada basın toplantısını düzenlediği 5 yıldızlı otele dikkat çekerek, "Türki- ye'nin her şeyi var. Mesela bu otel. Paran varsa 1 milyon lira verip gece de yatabilirsin. Ama bunu kaç kişi >apabilir?" dedi. Demirel'in bu sözleri, salonda- kilerin gülüşmelerine yol açtı. 21 ekım sabahı hem Çanka- ya'nın, hem hükümetin halledi- lecegini anlatan Demirel, enfîas- yonun önlenmesi konusunda Gayri Safı Milli Hasıla (GSMH) ile borçlanma ihtiyacı arasında- ki bağmtıdan söz etti. Bir gaze- tecinin GSMH'nın katlanması durumunda bile hedefe ulaşma- nın güç olduğunu anımsatması üzerine de Demirel, "Bunlan birçok bilim adamı oturup ha- zırladı. Bazüan dışarda görev yapıyor. Bir yılda oimazsa, iki yılda olur. Hem bunlan ben sonra sana aynntılı anlatınm. Şimdi 'Yapamazsınız' diyecegi- nize, bir yıl sonra 'Yapama- dınız' deyin" diye konuştu. Demirel'in basın toplantısın- da DYP'nin seçim bildirgesi 350, 150 ve 50 sayfalık üç ayn kitapçık olarak dağıtüdı. 350 sayfalık kitapçıkta, seçim bildir- gesi aynntılı olarak yer alıyor. öteki kitapçıklarda ise, özet ve özetin özeti bulunuyor. Toplan- tıda aynca, DYP seçim bildir- gesinin temelini ohışturan ve ge- çen yü düzenlenen "Türkiye'nin Temel Sorunları" ve "Ekono- mik Refomüar" panellerinde tartışılan metinler de dağıtüdı. Bir başka dosyada ise sağlık hiz- metleri konusundaki vaatler yer aldı. Bu dosyada, Demirel'in meydanlarda vaat ettiği yeşü kart uygulamasının temel ilke- leri de açıklandı. Buna göre, sa- hibine tüm hastanelerde ucret- siz sağlık hizmeti sağlayacak olan yeşil kart belli bir prim ödeyen herkese verilecek. Prim oranlan ise herkesin gücüne gö- re belirlenecek. Yeşil kart uygu- lamasını bir genel müdürlük yü- rütecek. YeşU kart için ilk 6 ay 3 ayn bölgede pilot uygulama yapüacak. DYP seçim bildirgesinde yer alan öteki görüşler ve vaatler özetle şöyle: "— DYP iktidara gelir gelmez anayasa ihlallerinin hesabını so- racak ve bu iUalleri yapan zat'ı kesinlikle Çankaya'dan indire- cek. — Serbest pazar ekonomisi adı altında ülkede yalnız birkaç yarene ve yandaşa Karun'un ha- zineleri açılmıştır. — 21 ekim sabahı yola çıka- rak, bugunku yönetimin içler acısı Turkiyesi'ni aydınlık yeni Tttrkiye'ye dönuştürecegiz. — Türkiye'de moral ve hu- kuksal reformlar gerçekleştirile- cektir. Bu amaçla açık toplum gerçekleştirilecek. — 500 günlük bir zaman di- limi içinde, Türkiye'nin acil ve önemli problemleri çözülecek ve ülkeye maddi ve manevi bir hu- zur getirilecek. — Bağımsız ve hâkim temi- natının vazgeçilmez olduğu bir adalet reformu gerçekleştirile- cek. — Devlet harcamalan asgari- ye indirilecek ve devlet hesabı- na lüks yaşama son verilecek. — Fonlar bütçenin içine alı- nacak ve devletin dağılmış ve bozutmuş muhasebesi toplana- cak. — Denk bütçe kuralı uygula- nacak. — Enflasyon ilk yılın sonun- da yüzde 30'lara, onu izleyen zaman diliminde yüzde 10'a in- dirilecek. — Bozulan gelir dagılımı dü- zeltOecek. — 1994 yüı sonu ıtibanyla ih- racat hedefı 38 müyar dolardır. — özeUeştirme; çagdaş, üni- versal ve objektif hukuk kural- lan içinde gerçekleştirilecek. Bunun için bir müsteşarlık ku- rulacak. — Menkul Kıymetler Borsa- sı, uluslararası borsa kurallan içinde işleyecek hale getirilecek. — Çagdaş, yaygın, etkin ve dunya ile bütünleşmiş bir eğitim politikası oluşturulacak. YÖK kaldırılacak, üniversiteler özerk ve özgür hale getirilecek. — Çalışan kadınlar 20, er- kekler 25 yılda emekli olabile- cek. — tşçi haklannı kısıtiayan 12 evlül hukuku kurallan yürür- lukten kaldırılacak. Memurlann sendika knrması sağlanacak. — Çevre ve doğa korunacak. — Askerlik suresi, ülkenin gend koşullan dikkate alınarak, kısaltılacak. — TRT bugunku taraflı ko- numundan kurtanlacak, mille- timizi gerçekten aydınlatan bir TRT olacak. özel televizyona olanak sağlamak için anayasa değişiküği yapüacak. — Memnnı geçim sıkıntısın- dan kurtaran bir personel refor- mu gerçekleştirilecek. — Insan Haklan Bakanhğı kurulacak. — Geçmişteki tüm yolsuztuk- lann, iltimasın, nişvetin ve ka- yırmanın hesabı sornlacak. — Cumhurbaşkanı halk tara- fından seçüecek. BAŞKEIN1TKN AHMETTAN 'Analar Dikkat! Baba Geliyor' YENİ BİR TURKİYE ANKARA — Demirel, dün seçim bildirgesini açıklarken, dürülmüş bir afiş gösterip "Bu- nu sonra açıklayacağım" dedi. Ama laf uzayınca afişi unuttu. Afiş bize de \erilmişti. înce- ledik. Afişte panldayan bir üç- gen çiziliydi. Üçgenin üç köşe- sinde uç ayn başlık yer alıyor- du. "Özgür ve güçlü sendika", "Anlayıslı işveren", "Demokrat devlet baba." "Demokrat devlet baba", üç- genin lepesine orurtulmuştu. "Baba", bdylece "deraokrat- lıgı" da, "devteti" de kendisine gobek adı japıyor ve seçmen hu- zanına resmen çıkı>ordu. Demirel, demokraUıgını veya devledrğini seçimlerden sonra gösterecekti. Ama babalıgının altını çizmek istiyordu. Vaaına iki genç kız, iki de genç deUkanh otnrtmuştu. Bu gençier, reklam ajansının tavsiyesiydi: "Madem Baba'sın, yanında çocuk olmalı..." "Baba", toplam 850 gram ge- len seçim malzemelerini basına dagıürken çok neşeliydi. Bu malzemelerin içinde ağıriık se- çim bOdirgesindeydL Üç ayn bil- dirge dagıttı. Ana bildirge 350 sayfaydı. Bunun 147 sayfalık bir özeti de vardı. Bir de özetin öze- ti. Bu 44 sa>fahk kitapçık, ace- le işi olanlar için hazırianmıştı. Baba'yı aceleye geürmemek gerekirdL Bu ytizden tam metin olan bildirgeyi gözden geçirdik. BUdirgede "Çift Meclis siste- mi geürilmelidir"den, opera ve bale severlere verilen müjddere, körier için kurulacak radyo is- tasyonlanndan, "Hepatitis-B" virüsünün \ok edilmesine dek, demokratik ve bireysel yasamın her hali yeniden düzenleniyor- du. Demirel'in dagıttıgı seçim malzemeleri arasmda, kendi de- yisiyle yalnızca "iki anahtar" eksikti. Onlann da asıllan, ken- disinin 21 ekimde "demokrat devlet baba" kimligini resmen elde etmesiyle hemen dağıbla- cakö. Hem de demokratik bir bi- çimde, yani ANAPTı, HEPIi, Fenerli, Beşiktaşlı, göçmen, Kürt kökenli demeden. Herke- se... Anahtar yoktu, ama resimle- ri çizümişti. Demirel, Baba'lıgını "Devlet Baba"kga dönöstiirmek için her türlü bazırhğı tamamlamış. Bu konuda Özal'ın yöntemle- rinden esinlendigi de göze çarpı- yordu. Herkese dağıtacagı sağlık si- gortası formu ve boş plastik ye- şil kart, Özal'ın tapu tahsis bel- gelerini veya seçim oncesinde köyün girişine getirilip bmdulan ekktrik direklerini ammsatryor- du. "Verin oyunuzu, aun tapunu- zu ve elektriginizi" yöntemi, bu kez kart olup Baba'nın seçim malzemeleri arasında tarihi ye- rini alnuştı. Demirel, devlet baba olmaya kendisini mahkûm etmiş gibiy- di. Ne kendisine ne de seçmene başka hiçbir secenek bırakma- mıştı. Seçim bfldirgesinde düzenlen- medik hiçbir alan yoktu. Daha önceki seçim biMirgele- rinde "Komünist mikrobnnu ezeceglz" yolundaki bedef, bu bUdirgede "Hepatitis-B mikro- bu'na yönelmiştL (Sayfa 193) Bugüne dek hiçbir partinin seçim bildirgesine girmemiş olan "opera ve bale" seyircilerine ise bir bölüm aynlmışü. (Bölüm 7/6, sayfa 191) Baba'nın opera-bale konu- sundaki hedefi şöyle: "Genel olarak entelektüel zev- kin göstergesi olan opera ve ba- le, ülkemizdeki sanat dallan içe- risinde geliştirilmeye en çok ih- ü'yaç duyulanıdır. Ne yazık ki bu seçkin zevk ürunleri metropol- Ifrimirin dışına çıkabflme fırsatı bulamamaktadu. DYP bu ko- nuyu en iist düzeyde ve en olum- lu optik ele alacak ve topluma mal edilmesi için destekleyecek- tir." "Balede 'olumlu optik' nasıl olur?" tünınden sorularla vakit geçirmek anlamsız. Şimdi, bu entelektüel zevkin il olma vaadi almış ilçelerdeki müstakbel sahiplerine duşen, "Şemdinli devlet opera balesi", "Himmetdede devlet opera balesi" şubelerinin kunılması yönünde Baba'ya baskı yapma- landır. Bildirgede yalnızca baleye ve balerinlere degü, sakatlara da bir bölüm ayrümış. Anlasılan, bale yaparken veya seyrederken PKK baskımna ağrayanlar da besap edUmiş. (Sayfa 198) Yalnız, bu bölüm yazılırken biraz sakarlık yapılnuş. "Sakat- lar"la ügfli paragrafa yaşlılar da dahJB edilmiş. Yaşhhkla sakatlı- ğın aynı kefeye konulması, yaş- lüan mı sakatlar, sakatlan mı yaslandınr, bilemiyoruz. Bunun için, yine aynı bölüm- de yer alan "görme özürlüler için kurulacak radyo istasyonla- n"nın devreye ginnesini ve bu radyoiann haberlerini dinlemek gerekecek. Bu bölümde, duyma özürlü- ler için bir televizyon istasyonu kunılması maalesef öngörülmü- yor... Baba'nın bildirgesinde "analar" için özel bir bölüm yok. Ama "Toplumda Kadının Yeri" bölümünde "ana" bir Uke var: "Erkek-kadın eşittir, ama ka- dın iki eşit arasında birincidir." Baba, bu ilkeyi sanınz, siya- set felsefesinde, Trimus inter pares" diye bilinen Latince bir deyimden esinlenerek öngör- müş. Baba, kadına ça| atlatıyor. Kadının eşitligini sağlamak yetmiyormuş gibi, bir de onu önce çıkanyor. Her ana bir kadındır. "Analar dikkat! Baba geli- yor..." millelvekilleri ada>- l a n n ı , s U n b u | S b e n t o n o t a V n i t d ü . zenledigi toplanb ile tanıttı. "21 ekim sabahı yeni bir Turkiye" yazılı dev afişin önünde bir araya gelen DYP adaylan, partilerinin tek başına iktidara gelecegini savundular. 2. bölgeden 1. sıra adayı Bedrettin Dalan, 1983ten sonra ilk üç yıl Türkiye'de guzel şeyler yapıldıgını, ancak dah.i •-,-:,^ ulkeoin adım adım yanlış noktalara götüriilme- ye baslandıgını söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Tansu Çiller, DYP'nin yeni bir Tur- kiye yaratmak üzere yol çıkbgını belirterek, "Ekonomiyi en iyi bilen iktisatçılar bi- zim aramızdadır" diye konuştu. Coşkulu toplantıda tek tek tanıtılan adaylann toplu fotografını Erol AUr çekü. (Fotograf: GÜNDÜZ İMŞİR) Demirel seçim kampanyasının 30. mitingini Kastamonu'da düzenledi: Kıırtıdmamza 18 gün kaldı SHP*ye "Bizim arkamıza düşün diyenler var. Senin arkana düşseler ne olur. Adın ne demişler, mülayim, sert olsan ne yazar!' EVREN DEĞER KASTAMONU — DYP Ge- nel Başkanı Sükyman Demirel, iktidara tezkere vermek için gun sayüdığım belirterek, "Bu idare- den kurtulmaya 18 gün kaldı, millet bu 18 günu iple çekiyor iple" dedi. Demirel, kendisini 12 Mart ve 12 Eylül askeri müda- halelerinden sonra çekip gitmesi nedeniyle eleştirenlere, "ağlaya aglaya gideceklerdir" diye yanıt verdi. DYP lideri ad venneden SHP Genel Başkanı Erdal tnö- nü'yü de "Bize gelin, ardımıza düşün diyenler var. Senin arka- na düşseler ne olur? Adın ne de- mişler, mülayim. Sert olsan ne yazar, sert olsan" diye eleştirdi. DYP Genel Başkanı Demirel, dün seçim kampanyasının 30. mitingini Kastamonu'da düzen- ledi. Nasrullah meydanındaki miting alanında, "21 ekim saba- hı yeni bir Kastamonu", "hesap soracağız", "gümbür gümbür geUyoruz", "kurtar bizi baba" pankantlan dikkat çekti. DYP lideri, miting alanına saat 13.40'ta kalabalık bir araç kon- voyu ile geldi. "Baba" otobusü- nün üzerinden halka seslenen Demirel, otobüsün etrafında olusturulan geniş güvenlik çem- berinin kaldınlmasım isteyerek "bırakın memur beyler, halk gdsin" dedi. Daha önceki ko- nuşmalannda da yaptığı gibi sık sık miting alanındakilerle karşı- lıklı konuşma yöntemini kulla- nan Demirel, "Biz sadece mille- tin iyüigi için yoüara düştük" dedi 1983 yılından bu yana Türki- ye'yi idare edenlerin köylu düş- manı olduklanm ve alın terine karşı olduklanm kaydeden De- mirel, meydanlarda DYP rüzgâ- nnın estiğini belirtti ve "Bu riiz- gâr Çankaya'da ne taht bıracak- tır, ne de taç" dedi. Demirel konuşmasında Kasta- monu'nun ilçelerinin sorunlannı da tek tek sayarak, bu sorunla- n iktidara geldiklerinde çözum- leyeceklerini söyledi. Seçimlerde bir 8. partinin yanştığını, bunun Çankaya Partisi olduğunu bildi- ren Demirel, "Ama onun oy pu- sulasında yeri yok yeri" dedi. Kastamonu'yu pilot il yapacak- lannı ve 4 yılda kalkındıracak- lannı belirten Demirel, "DYP atı, gemi ile geliyor" dedi. "Bu halk sizi anamzdan dogdugunu- za pişman edecektir" diyen De- mirel, isim venneden SHP Ge- nel Başkanı Erdal tnönü'yü de şöyle eleştirdi: "Bize gelin ardımıza düşün diyenler var. Senin arkana düş- seler ne olur? Adın ne demişler, mülayim. Sert olsan ne yazar, sert olsan." Tüm liderleri TV'de açık otu- ruma da çağıran DYP lideri, "Hangi devrin hesaplaşmasım istiyorsanız yapabm. Siz yetmi- yorsanız, arkanızdan da adam getirin. Hiç önemli değil" dedi. DYP lideri, sözlerini şöyle ta- mamladı: "Bu iktidar 'otomobili hızlı kullandık, o nedenle motor ısındı' diyor. Şimdi frene basa- caklarmış. Bunlar, frenle gazın yerini bilmezler. Araba devrilir. O nedenle arabayı ehli ellere ve- rin. Dava doğm, yol doğru, he- def dogru. Ne lazımsa >'apanz. Şimdi top sizde. Kaleci de ace- minin teki. Bu topu da gol yap- mazsanız, yazık olur, yazık." Demirel, Kastamonu'nun Iğ- dır kasabasını ilçe yapacakları- nı da belirtirken, "Başkalan var- sa onlan da yapanz. Hiç merak etmeyin" diye konuştu. Demirel, daha sonra Sinop 1 un Boyabat ilçesine de geçerek, burada da halka hitap etti. ABD'ti danışmanın Demird'e öğüdü' ÖzaTı dilinden düşürme HAKKl ERDEM AMASYA — Carter ve Rea- gan'ı başkan yapan propaganda kampanyalannı yurüten ABD'h' Reklamcı Oifford Borway, "özel danışmanlığını" yaptığı DYP li- deri Süleyman Demirel'e "Geç- mişi bırak, geleceğe bak" öğü- dünde bulundu. Botway'a göre Demirel seçim kampanyasında "Öteki partilerin üzerinde faz- la durmanalı. Ama Özal'ı^U- den düşürmemeJir • •' Demirel'in propaganda için "müşaverede" bulunduğu Bot- way, DYP'nta seçim kampanya- sını yerinde izlemek için Türki- ye'ye geldi. Seçim çalışmalanm bugüne kadar gazetelerden ve TV'den izlediğini belirten ABD'li reklamcı, Demirerin Merzifon, Tokat ve Amasya mi- tinglerini izledi, zaman zaman halkın arasına kanştı. Botway'i Amasya'da Demi- rel'in konuşmasıru izlerken bul- duk. "Bir kuruş bile muşavere ücreti almayan" Botway, tercü- manının aktardığı, Demirel'in konuşmasıru dinlerken halkın tepkisini de dikkatle inceliyordu. Botway'e mitingi ve Demirel'i nasıl bulduğunu sorduk. Yanıt, reklamcı alışkanlığı taşıyordu: "Miting alanlanndaki kalaba- hklar çok hareketli. Topluluklar oldukça canlı. Demirel ise dün- yada ender rastlanan liderler- den. Halkla kalpten ilişki kuru- yor. Onlan anlıyor ve etkiliyor." Botvvay'a, ANAP'm kampan- yasını >Tinıten Fransız meslekta- şı Seguela'nın çalışmalannı da sorduk. Yargısı, rakibini kızdı- racak cinsten: "Doğruyu söyle- mek gerekirse, felaket". Segue- la'nın hazırladığı Mesut Yılmaz posterinin değerlendırmesi ise "Fotoğrafta çok ciddi ve kızgın görünüyor" biçiminde. "Zaten" diyor Botway, "Ben veya Segu- ela'nın ya da bir başka yabancı- mn Türk potitikası için böyk bir şey hazırlaması hata. Çünkü kiıltür açısından uyumsuzluklar var. Bu uyumsuzluğu ne kadar istesek kaldıramayız." Botway'a göre özal'ın seçim öncesi meydanlara çıkıp konuş- ması ise "Demirel'in işine yara- yacak." Semra Özal öntine gelene çatüGÜNPÜZ tMŞİR ANAP Kadın Komisyonu toplan- tısında konuşan İl Başkanı Semra Özal, bir kadın partilinin, "O parti liderlerinin yasaklanm en az 5 sene daha kaldınnayacaktmız" şeklinde- ki sözlerini, "Maalesef o hatayı biz yapmadık" yanıtını verdi. Muhalefet partilerini ve liderlerini ağu- dille eleş- tiren özal, Demirel'den "hangi yüz- le oy istiyor" diye bahsederken, SHP lideri için " '20 Ekim'de bizi seçin, sandıktan güDer çıkacak' diyor. Ama ben soruyorum, bu güllerin dikenleri acaba nerelere baucak" diye sordu. ANAP Kadın Komisyonu'nun toplantısı dün The Marmara Oteli- nde yapıldı. Balo salonunda kalaba- lık bir katüımla gerçekleşen toplan- tıda konuşan Semra özal, 12 Eylül öncesini özetledikten sonra muhale- fet liderlerinin milletvekili adayları- m eleştirdi. İsim vermeden DYP Ge- nel Başkan Yardımcısı Tansu Çülerle ilgili olarak "Bu kadının bazı kabi- liyetleri olduğu gercek. Ama ekono- miden yana sıfır olduğu da bir gerçek" şeklinde konuşan Semra Özal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu 12 Eylül öncesmin kahraman- lanndan birinin başını çektiği parti- nin bir adayı daha var. Bir zaman- lar Dışişleri'nde çok meşburdu. Son- radan yazariığa özendi. Ben onu or- dusunu bırakıp kaçan komutana benzetiyorum. Hatta daha da ötesi, bir olay olduğu zaman evinde anar- şistlerin eline kansını ve çocuğunu bırakıp pencereden atlayip canını kurtarmaya çalışan bu zat maalesef bir erkek. Ama Allah razı gelmemiş, pencereden atladıktan sonra bido- nun içine düşerek bacağım lurmıştı. Arkadaslar, gecen gün birisi dedi ki 'Semra Hanım her pantolon giyen erkek degfldir. Lider olmak için ön- ce yürek ister, cesaret ister ve her şey- den önemlisi bderlik risk almayı ge- rektirir. Çünkü risk almayı göze ala- mazsanız, yüreğiniz yoksa başanlı olamazsınız.' tşte muhalefet partili- leri bizim karşımıza bunlar gibi adaylar çıkanyorlar. Bunlan aday gösteren parti lider- lerinin hftla karşınıza çıkıp nasıl oy istediklerine şaşıyorum. Hangi yüz- le o> isti>oriar" diye konuşmasını sürdüren Semra özal, şöyle konuştu: "Bir kadersidiğimiz de bu liderle- rimizin mçbirinin maalesef çocuklan yok. Çocuğu olmayan insanlar sev- giyi de bilmezler, şefkati de bilmez- ler. Sevgjyi ve şefkati bilmeyenler de evlat acısının ne olduğunu hissede- mezler. Bizim çocuklann kıymetini bilemeyişlerinin nedeni bu. Dikkat edin, bu liderlerin yanında hiç genç yok. Gençlerin önemini, degerini onun için bilemiyoriar." Semra özal, Süleyman Demirel'- in konuşmalanna bazen televizyon- da rastladığını vurgulayarak "Ben* kendisini rahmetli BölUkbaşı'na ben- zetiyorum. Bölükbaşı gerçekten say- gıdeğer bir kişiydi. Onun da miting- leri çok kalabahk olurdu, ama iş san- dığa geünce oy alamazdı. Rahmeü de 'Ah' derdi, 'bu miting alanlannda toplananlann yuzde biri oya tahvil olsa sandıktan çıksa ben de bir 0 ka- zanacağım'. Hadi Bölükbaşı guzel konuşurdu. Acaba bu liderimizi ge- lip neden dinliyoriar? Çunkü bütün konuşmalan hepimizin tüylerini ürperten yüreklerini sızlatan, kavga- yı, dövüşü, anarşiyi, terorii bize ha- üriatıyor. Bizi yeniden bugünlere ge- tireceğini vaat ediyor. Başka ne vaat ediyor? Yoksa ben mi duyTnuyorum? Benim duyduğum, rasüadığun kadar bu lider yeniden kavga istiyor, yeni- den milleti sokağa dökmek istiyor. Kendisinin banştan, hoşgöruden, sevgiden bahsettiğini hiç duydunuz mu? Sizden hangi yüzle oy istiyor?" Eşi Cumhurbaşkanı Özal için "O artık yüce makamda. tl il dola- şıp yurttaşlara doğnılan anlatamı- yor. Ama biliyorsunuz zavallıcık memleket işleriyle uğraşırken bir yıl- da 7 kere ameliyat oldu. Bir kere da- marları tıkandı, iki kere gözü patladı" diye bahseden Semra Özal konuşmasınm son bölümünde ise SHP'ye yüklendi. Özal şunları söy- ledi: "Size 26 Mart secimlerini habriat- mak istiyorum. Bu seçimde vatan- daşlanmız çeşitii sebeplerden belki de psikolojik bir nedenle belki de yü- zümüzden bıktı, gidip oyunu başka partiye verdi. Bdediyelerin büyük bir kısmını onlara leslim ettiler. Keşke bizim yaptığımız hizmeüerin üstune bir şeyler daha ekleyebilselerdi. Ne- rede. Bütıin yapılan iyi işleri, hepsi- ni bozdular. Mahvettiler. Hepsini mahvettiler. Biliyorsunuz, şimdi de kalkmış diyoriar ki sandıktan goller çıkacak. Belediyelerin haiini gördü- nüz ve şimdi Türkiye'yi bu insanla- rateslimeder misiniz? Işte bu kadar- cık şeyi bile akıl edemiyorlar. Bir de yetmiyormuş gibi bizhn yaptığımız hizmeüeri kendileri sahipleniyor. Ör- neğin metro. O bizim projemizdi. Ama ne oldu kendileri sahipiendiler. Ama bizim vefalı miHetimiz buna as- la izin vermeyecektir."
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog