Bugünden 1930'a 5,400,039 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/14 2 EKİM 1991 HAVA DURUMU TURKIYE'DE BUGÛN Devlet Meteoroloji Işleri Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre tüm bölgeler açık geçecek. HAVA SICAKLIGt değiş- meyecek. Rûzgâr deği- şik yönlerden hafif ese- cek. DENİZLERDE RÜZGÂR: Karadeniz ve Mana Adapaar Mıyaman Alyon Ajn Ankara Anbkya Antalya Aftvm Ayflın A 37° 18° Oyartakır A 33° 18° Edtrne A 32° 17° Erancan A 32° 11° Erajıum A 26° S°Estoşe(w A 32° 0 ° Ga2ontp A 33° 23° Gresun A 39° 22° Gûmûşhare A denizlerde ytldız ve karayelden 3-5 kuv- vetinde saatte 10-21 deniz mili hızla ese- Biacik BmgAI Bıtfc Bokı Bursa Çanattate Çcrum Danbf A 26° 15° Haktıin A 38° 19° Isparta A 37° 13° istanbul A 32°13°lzmır • A 30° 15° Kars A 28° 12° Kasamonu A A 25° 10° Kaysen A 34° 14° Kırklarelı A 30°18°Konya A 29° 9°KüWıy9 A 36°2O°Malatya 33° 14° Mamsa 34° 16° K Maraş 28° 9°Mcrsın 24° 4°Mu4b 31°11°Muş 33° 17° l*O<le 24° 16° Ordu 27° 7 ° t o 26° 14° Samsun 32°12°S«rt 30°19°Stnoc 35°19°Sıvas 24° 3°faonU0 30° 10° üabznn 29° 6°1iınc«i 31° 15° Vaıı 3T° 12° Yazost 29° 10° Zonguldak A 38° 19° A 35° 18° A 31° 20° A 36° 20° A 29° 12° A 28° 10° A 24° 16° A 25° 15° A 25° 15° A 32°20° A 25° 19° A 28° 8° A 26° 18° A 25° 15° A 28° 10° A 32° 14° A 24° 11° A 29° 12° A 28° 19° A-apk B-bulutlu &flûnes* K-kart S-asiı Y-yaOmırtu /Madrıd ' ^ \ ^ \ *B e '9 r a d / ^ ^ O Ankara « Tebrız Cezayır Tunus Kahıre < DUNYADA BUGUN Amstndara A Amman ' Aüna t Bajdat / Baratona ; Basel /> Bdgnıl / Bertn t Boraı ; Brûksd / Sufepfçte * Cenem / Ojayır t CkUe ' Oubaı / Frsnklurt t Gırne ' Hfiisınto Kahre < Kopentag ( NJHI ' Lettosa / 13° 35° 29° 37° 22° 17" 32° 17° 15° 15° 18° k 18° k 25° k 38° 37° k 19° k 33° V 9 ° k 36° ^ 14° I 1/ V 37° Londra 1 Uadnd / UUra / Uortnal - k W° k 15° k 21° ^20° — M O S K M A 13° Mûnh NanVbric Oslo / Paris Prag Rıyad Ronu Sotya Şam liınus Vafşova V«wfk Vıyana Zûr* » 18° — » 7° * 16° \ 17° \ 39° ( 28° * 32° ^ 36° * 24° * 20° * 17° \ 15° BULMACA SOLDAN SAGA: 1/ Gemilerde can- kurtaran fılikalarını oturtmak için güver- telere konulan seh- pa. 2/ Içinde bulaşık yıkanan musluk tek- nesi... Yiğit, kahra- man. 3/ Oruç ayı. 4/ Bir göz rengi... Ağaçlarda mantarla- rın oluşturduğu bir tür çürüme başlangı- cı. 5/ Erzurum'un bir ilçesi. 6/ Mate- matikte kullanılan sabit bir sayı... Hıris- tiyan ermişlerine verilcn san... Avru- pa Topluluğu'nu simgeleyen harfler. 7/ lcraat... Yemiş koparırken dalla- n çekmeye ya da kovandan bal alma- ya yarayan araç. 8/ Mak,bul bir sıcak ülke meyvesi. 9/ Araplarda ve daha başka Müslüman Ulkelerde bir ka- vim, kent ya da ülkenin başı... Eldi- ven ve giysı yapınunda kullanılan bir tür yumuşak deri. YUKARIDAN AŞAĞIYA: Denize doğru uzanan taşlık burun. 2/ Bir ticaret senedinin üzerine ya- nlan kefillik... ölüm cezası. 3/ "Ne yelken ne direk görmemiş — / Nasıl gözyaşlarmı dökerse kuma / öyle sessiz gelip konar ruhuma / Daüan, kuşlan sesten bir orman" (tlhan Berk)... Kü- çük erkek kardeş. 4/ Avuç içi... Bir haber ajansının simgesi... Hicap. 5/ Doğumun doğal olmadığı durumlarda karın ve döl- yatağının kesilerek bebeğin almması. 6/ Hediye ya da ödül. 7/ Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken... Bir peygamber. 8/ Hile... İri, kart. 9/ lskambilde maça rengine verilen bir baş- ka ad... Uzaklık anlatmakta kullanılan söz. 60 YIL ONCE Cumhuriyet Sofya telefonu SATIE H.LEKTRiKRADYATORUNE| 2 EKİM 193J Ankara — İstanbul — Sofya telefonunun temdidine dair olan mukavelename murahhasımız Posta, Telgraf ve Telefon işletme müdürü Ihsan Cemal Bey ile Bulgar murahhası M. Kristof arasında imza edilmiştir. Mukavelename mucibince gerek Ankara-Sofya ve gerekse İstanbul-Sofya teiefon muhabere ücretleri eskisine nisbetle tenzil edilmiştir. Evvelce Ankara-Sofya için 264 kuruş alınırken badema 140 kuruş alınacaktır. İstanbul-Sofya arasındaki mükalemeler de yüz kuruşa indirilmiştir. Bu suretle muhaberenin bir hayli tezayüt edeceği ümit edilmektedir. Mukavelenamenin imzalanması üzerine Bulgar murahhası M.Kristof dün Sofya'ya avdet etmiştir. Ihsan Cemal Bey de yann Ankara'ya gidecektir. Sofya'ya konması mukarrer olan teşdit aleti sür'atle konacak ve bu suretle İstanbul ve Ankara ile Avrupa merkezlerinin telefon muhaberesi de pek yakında temin edilecektir. 30 YIL ONCE Cumhuriyet Dean Kusk OECD kuruldu2 EKİM 1961 Yeni baştan kurulan ve iki yeni aza kazanan Avrupa İktisadi işbirliği leşkilatı, bugün yeni bir isim altında resmen faaliyete geçmiştir. 20 devletin dahil bulunduklan teşekkulün adı İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmuştur. Eski teşkilat daha ziyade Amerikan Marshall yardımını Avrupa memleketleri arasında koordine etmek ve kıt'anın ekonomisini ayariamak için kurulmuştu. Asli gayelerin gerçekleşmesi ve Avrupa memleketlerinden birçoklarının artık yardıma ihtiyaç göstermeyecek bir duruma gelmeleri üzerine geçen yıl Birleşik Amerika ile Kanada bu gruba resmen iltihak etmiş ve teşkilatm hedeflerinde bazı değişiklikler yapılmıştır. OECD şimdi kendi aza memleketlerinin hayat standartlarını yükseltmek için gayretlerine devam etmekle beraber teşkilata dahil olmayan memleketlerin de iktisadi kalkınmalarına yardımlarda bulunacak ve dünya serbest ticaretini genişletmeye çalışacaktır. Birleşik Amerika yeni iktisadi grubun kuruluşunda ön planda rol oynamıştır. Birleşik Amerika Dışişleri Bakanı Dean Busk OECD'nin Genel Sekreteri Thorkil Kristensen'e gönderdiği bir mesajda yeni teşekkulün kuruluşunu memnunlukla karşıladığını belirtmiş ve "Atlantik Camiasının her azasının iktisadi inkişafını beslemeye ve hızlandırmaya matuf işbirliği faaliyetlerimizi arttırmalıyız" demiştir. Yeni teşekküle Birleşik Amerika'dan başka dahil olan memleketler şunlardır: Avusturya, Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, Batı Almanya, Yunanistan, tzlanda, İrlanda, Italya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz, tspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Büyük Britanya. Komünist Yugoslavya teşekküle müşahit olarak dahildir. GEÇEN YIL BUGUN Cumhuriyet Zam bunalttı 2 EKİM 1990 Körfez krizinin ve üçüncü petrol şokunun başladığı ağustos ayından bu yana, petrol ve petrole bağlı trünlerdeki fiyat artışlan, kamuoyunun izlemekte bile zorluk çektiği oranda sıklaştı. önceki gün akaryakıt trünlerine dördüncü kez zam yapılmasının ardından dün de tüpgaz fiyatları krizden bu yana üçüncü kez artınldı. T.C. SAKARYA ASLİYE 2. HUKUK MAHKEMESt Sayı: 1991/271 Davaa Kemal Hafız tarafından aleyhinize açılan tapu iptali ve tescil davasının duruşması 16.10.1991 gunu saat 9.00'dadır. Bu dava ile ilgili ibraz etmek istediğiniz belgeleri duruşma gunüne kadar gönder- meniz veya duruşmaya gelmeniz gerektiği, duruşmaya gelmedigimz takdirde yargılamaya yokluğunuzda devam edilecegi ve karar verile- ceği daval) Adnan Menderes Caddesi, Deryaoğlu Petrol karşısı ad- resinde mvıkim Fikriye Hafız'a tebligat yerine kaim olmak üzere ilan olunur. TAKTISMA Tnrizmde2000*liYıllara Dognı... Uzun yıllardır gerek konaklama sektö- ründe gerekse seyahat acente sektöründe edindiğim deneyimlerin ışığı altında, Tiir- kiye'nin bugün turizme bakış açısının salt yıÛık programlara bağlı olarak değil de, ça- ğımız uygar ülkelerinin yaptığı gibi, uzun vadeli planlamaya dayanan sürekli ve bi- linçli çalışmalarla, yanlışlardan ders alan, günlük olaylardan alabildiğince az etkile- nen, sağlıklı bir yapıya sahip olarak, dün- ya turizminde devamlı bir yerimiz olacağı- na ve bu yolda çalışmalanmızı ulkesel baz- da yoğunlaştırmamız gerektiğine ina- nıyorum. 2000'li yıllara doğru süratle giderken, Körfez krid ile olağanüstü etkilenen Tiirk turizminin neden bu hale geldiğinin somut nedenleri üzerinde durmanın ve geçmişte yapılan hatalan tekrarlamayarak, gelecek- teki kalıcı başan ve süreklilik arzetmenin ne denli önem taşıdığını toplumun tüm bi- reyleri tarafından bilinmesi gerektiği inan- cındayım. Cesaretle alınan kararların uygulamala- nndaki doğruların oranı fazla olup da, uzun vadeli planlamalara tarafsızca gidil- seydi, konaklama sektörundeki eksik yatak kapasitesi bilinçli ve göreceli şekilde önce eğitim ve pazarlamaya ağırlık verilerek art- ünlabilseydi, turizmde ileri gitmiş Batılı tur operatör ve çok uluslu otel zincirlerinden ülke turizmine katkılannı ön planda tutma- larını isteyebilseydik, (yatırım-eğitim- pazarlama) kıyılarımızı bilinçli ve çevreyle uyum sağlayabilecek 3-4 yıldızlı tesisler açıp, tspanya'nın düştüğü hatalara düşme- seydik, bugün Körfez kriziyle gelen ve ne- denlerini yukanda sıraladığımız olumsuz- luklann yanında, Batı'nın güç kaynağı tur operatörlerinin isteği doğrultusunda yapay olarak uzayan bunahmı, çaresizliği ve bu çaresizliğin birlikte getirdiği yanlışhklan yapmamış oiurduk. Körfez krizinin şokundan yeni çıkan ve kendini programlamamış, Batı'nın önde ge- len ve de gelmeyen çok sayıda tur operatö- rünü aniden davet edip, önce isUnbul'da daha sonra Ankara'da toplantıya çağırma- nın anlamsızhğının hemen arkasından ya- pılan tanıtım hatalan yerine, İngittere, Al- manya, Fransa gibi Türkiye'ye en fazla tu- rist gönderen potansiyel ülkelerin tur ope- ratörleFİnin kataloglarına maddi katkıda bulunarak 'özd ek'ler çıkartmak suretiyle tüketiciye ulaşma yollannı deneseydik, Av- nıpa'da CNN izleyici sayısından daha faz- la turist sayısıru Türkiye'ye getirmiş oiur- duk. Bilindiği gibi, Batı'nın pazarlama siste- minde, satılacak mal 'tur operatörleri' ta- rafından saptanmakta ve 'perakendeci' acenteler kanalıyla da satılmaktadır. Satı- şa en büyük etken tur operatörleri tarafın- dan hazırlanan seyahat kataloglandır. Bu kataloglara giren bir ülkeye aynlan sayfa sayısı, o ülkenin tanıtım ve satışında en önemli unsurdur. Kataloglan inceleyen ve karar aşamasındaki tüketiciye satışı yapa- cak olan seyahat acentesi satış elemam o ül- keyi iyi tanımak ve müşteriye satmak du- rumundadır. Bu nedenle, tanıtım bütçele- rinde seyahat acentesi satış elemanlanna yö- nelik ülkesel gezilere yer vermek gerekir. Bu tür geziler genellikle sezon dışı aylarda olup, en fazla bir haftalık bir süreyi kap- sar. Bu süre içinde, satıcılar otellerden, ta- rihi yerlere kadar ülkenin turistik yerlerini görerek, bilgi sahibi olurlar ve müştenye bi- linçli satış yaparlar. Bu tür tanıtım faaliyetleri, ülkemizde az sayıda seyahat acentesi tarafından organi- ze edilmekte ve masraflar da çoğunlukla kendileri tarafından karşılanmaktadır. Bu- nun dışında uluslararası tanıtım rırmalann- ca yürütülen ve ilk kez bu yıl Körfez krizi- nin getirdiği olumsuz etkileri gidermek amacıyla bu fırmalar tarafından yürütülen profesyonel Türkiye tanıtım faaliyetleri be- lirli bir zamana özgü olmaktan çıkanlıp, önceden planlanmış, bütçesi tespit edilmiş bilinçli çalışmalarla, 2000'li yıllara ve hat- ta daha sonra da aralıklı olarak devam et- tirilmesinde büyük yararlar vardır. Bu tür tanıtım faaliyetlerine 1970'li yıllarda baş- lanılmış olsaydı, yıllara göre inişli, çıkışlı eğriler çelişkiler gösteren turist sayısında be- lirli bir istikrara ve sürekliliğe kavuşmuş oiurduk. Tanıtımın önemi yanında doğru pazar- lama yöntemlerinin, ülkemizin turizmini yönlendirenlerince de bilinmesinde yarar vardır. Bir oteli pazarlamanın turizm pa- zarlamacılığı ile ayrıldığı çok nokta vardır. Her iki sektörü iyi tanıyan bir turizm pa- zarlamacısı olarak, otel- kendini, acente de- oteli tanıtmak ve pazarlamak ve belirli so- rumluluklan taşımakla yükümlüdüder. Bu hususta sektörler arasında eşgüdüm şart ol- duğu gibi, bazı durumlarda da devletin mü- dahalesi gerekir. Bunun dışında, tüm sek- töre düsen, Türkiye'nin, Batı'daki yerleşik ucuz ülke imajını silerek, Batı'nın diğer tu- rizm ülkeleri gibi kaliteli hizmetin karşılığı olan ücretin yansıtıldığı bir ülke imajını yer- leştirme çalışmalarına katkıda bulunmak- tır. Bunun için de, konaklama hizmetlerin- den turizmi etkileyen diğer hizmet birimle- rine kadar Batı'nın istediği kaliteyi sunmak zorundadır. Ayrıca gelişmiş ülkelerin çok önem verdiği çevre temizliği konusu turis- tin en az otel odasırun temizliği kadar önem verdiği yaşamsal bir olgudur. Bunları ba- şarabildiğimiz zaman, geçmişten ders alıp, gelecekte bu tür hataların önüne geçersek, ileriye dönuk plan ve programlarımızı kont- rollü bir şekilde uygulamaya uoyarsak, tu- rizm sezonunu bütün bir yıla yayarak uza- tabilirsek, 2000'li yıllara turizm açısından çok daha sağlıklı bir şekilde bakabiliriz. MEHMET KAYNAK Turizm Pazarlamacısı/lstanbul 1 T » T ~ T • | I • I \ m t t •" î "tw'T7J illllllllİİİVIf İTALYA,ISTANBUL' UN TAM MERKEZl TAKSİM DE THE MARMARA İSTANBULDA İTALYAN YEMEKLERİ BRASSERIE Gösterilen yakın ilgiden dolayı, 6 EKİM 1991 TARİHİNE KADAR UZAT1LM1ŞT1R. V MARMARA I S T A N B U L T.ksim Mtjlını gt*9« - Istmbal T e l . : ( 1 ) 1 5 1 4 6 9 6 F a ı : ( 1 ) 1 4 4 0 5 0 9 T e l e x : 2 4 1 3 7 m a r m < r ^ " g l İ T O S TURİZM'LE GÜNEŞ...TARİH...KÜITÜR..." • 29 Ekim Geleneksşl Gezileri 25/29 Ekim UnUNKYR: 3 gece. YP konaklama, Clrgüp, Göreme, Ihlara Vadısı, Avanos, Zelve, Uçhisar, Derinkuyu, Kıalvadi gezileri, ginş ücretleri, rehbertik ulasım dahN1Kişi4MuOMTL M M H M 1 E : 3 gece, YP konaklama, Kırmızısu, Travertenler, çevre gezisı, rehbertik. giriç ücretleri. ulaşım dahil 1 kişi 520.000 TL. SAHtAMflU-MUI: 2 gece. YP konaklama. Abant, Cennet Göl, Safranbolu Gealeri,rehbertikve ulaşım dahil 1 kişi4MMQTl. • 29 Ekim deniz için son fırsat gezileri 25/29 Ekim FETNİTE: 3 gece, YP konaklama, çevre gezileri, ulaşım dahil 1 kişi 535JMM TL M$:3gece, YP konaklama, Kalkan, Patara gezileri, ulaşım dahil 555ÜMTI MMMW: 3 gece, YP konaklama, ulaşım dahil 1 kişi S00JM0 TL AUulTI: 3 gece, YP konaklama. çevre gezileri, ulasım dahil 1 kişi 4MJMTL MMMAR& 3 gece, YP konaklama, çevre gezileri, ulaşım dahil 1 kişi 45OM0TL. Mof. Hw hatta tonu, Kapadokya, Pamukkale, Safranbolu, Botu Mtdlgoller gwflartn4z İçin lOtfm acentomlzl arayınız. MtTOS TURİZM A ^ . Halaskârgazı Cad. 48/1 HARBİYEİSTANBUL Tet 132 48 42-43/132 36 95 Fax 132 }t 96 LEADING FIRE & SECURITY SYSTEMS COMPANY ıs seeking for Electrical /Electronics Sales Engineers Energetıc, presentable, wıth expenence ın the fıeld or sımılar engineerıng, contracting and consulting servıces. Good command of English, 2 years of experıence and drıvıng lıcence required. Financial Administrator A self • starting, take - charge person with experıence ın budgeting techniques and personal computing, the FA wıtl report dırectly to the managıng dırector. University degree on Busıness Admınıstratıon, Industrıal Engineerıng or sımılar fıeld and good command of English requıred Applıcants should • have a BS degree from I.T.U., B.U., or M.E.7.U., • be under 35 years of age, • have no mılıtary oblıgation Please send your C.V. ın English wıth a recenl photograph to P.K. 18.1.T.U. 80090 Gumuşsuyu. istanbul All applıcatıons will be treated confıdentıally SAKARYA 2. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN DOSYA NO: 1991/4113 MUHATAP: Ege Kargo Servisi A.Ş. 1- Taşocağı Cad. Dere Sokak No: 11/C Mecidiyeköy/lstanbul Arnak Otomotiv Tic ve San. Tic Lmt. Şti. tarafından 34 FAH 10 plakalı vasıtarun parça ve tamirat bedeli olarak 8.55O.OOO— TL ve 2 sene tO ay 15 günlük 12.782.250=- TL banka iskonto ticari faizi ile birlikte ceman 21.332.250:— TL'nin icra masraflan ve yasal faizi ile birlikte yapılan aleyhinizdeki icra takibinde menkul rehninin pa- raya çevrilmesi yolu ile takip taleplerinde ödeme emrinin 5.6.1991 ta- rin 1991/4113 sayılı dosya numarası ile ödeme emri adresinize gönderilmiş ve bila tebliğ iade edilmiş olup, yaptınlan zabıta tahki- kaunda da adresiniz meçhul kalmış olması sebebiyle ödeme emrinin ilanen tebliğine karar verilmiştir. lşbu ilanın gazetede neşnnden ıtibaren 15 gün içinde borcu öde- meniz, rehin hakkına karşı bir ilirazıruz varsa neşir tarihinden itiba- ren 7 gün içinde dilekce ile veya sözlu olarak icra dairesine bildirmeniz, borcun bir kısmına itiraanız varsa o kısım cihet ve miktarını açıkça gösterraediğiniz takdirde itiraz etmemiş sayılacağınız, senet a'tında- ki imzayı inkâr ediyorsanız ayrıca ve açıkça bildirmeniz, aksi halde senetteki imzayı kabul etmiş sayılacağınız, bu süre içinde rehin hak- kına açıkça itiraz etmediğiniz takdirde alacaklının rehin hakkının ta- kip safhası içinde artık tartışma konusu olmayacağı, sırf rehin hakkına itiraz edildiği takdirde alacaklının bu takip yolundan vazgeçerek ta- kibin heciz yolu ile devamını ve 74. madde gereğince mal beyanında bulunmanızı isteyebileceği, bu süreler içinde de itiraz edilmez ve borç ödenmezse rehnin satılacağı ihtar olunur. 24.9.1991 POUnKA VE OTESI MFHMFn KEMAL Siyasal Ahlak... Seçim dönemi geldi mi herkesin gözünü diktiği nokta mil- litvekilliğidir. Hangi partiden olursa olsun amaç, aday liste- sinde ön sırayı kapmaktır. Ön sıra gitti mi milletvekilliği de grtti. Ondan sonra ne parti kalır, ne pırtı... Bir daha fırsat, dört Beş yılda bir gelir. Aday yoklamalan ile seçime girmek şimdilik en demokra- tik görünendir. Aday adayı, tabandan başlayacak, tavana doğ- ru oylan toplayarak yükselecektir. Adaytığı garantiye alabit- mek için birkaç yıl önceden başlamak gerekir. Seçime doğ- ru da çekeceksin çankları, köy köy doiaşacaksın. Kimi adaylar var ki babadan kalma deneylidir. Oyiar nereden alınır, kim- den gelir, nerede öbeklenmiştir? Hepsinin çetetesi çok ön- ceden çıkar. Bu çeteleye göre de oylar topianır. Bir tabandan seçilme vardır, bir merkezden. Ustalar hem tabanı, hem merkezi kollar. Her ikisine de şirin görünmenin yollannı bilirler. Çünkü merkezden gelme tepeden inmedir. Çalışırsın, çabalarsın önlere gelirsin, bir de bakarsın ki te- peden birkaç hatırlı aday ön sıralara konuvermiştır. Birinci sı- rada olan bakarsın üçüncü, dördüncü sıraya düşüvermiştir. "Etmeyin, eylemeyin..." demek için de vakit yoktur. Bunlar, listeler Yüksek Seçim Kurulu'na verilmeden birkaç saat ön- ce hazırianır. Bir de bakarsın ki gözünü açıp kapayıncaya dek listenin başında iken gerilerine kayıvermişsindir. Partiden, se- çim bölgesinden bağınp çağırmalar otsa bile kâr etmez. CNan olmuştur. Bir kez gözden düşülmüşse yetkili kurullarda olmak, ba- kanlık yapmak, etkili olmak yetmez. İlle de başında buluna- cak, listenin düzenlenmesinde sözü gecer yerde oiacaKsın. Rahmetli Turhan Güneş söylerdi: "Seçimler var, yoklamalar yapılıyor. Sen Dışişleri Bakanı imişsin, Kıbns'ı kurtarmak için çatışıyormuşsun, kimsenin umurunda değildir. İlle de çankları çekip, köy köy dolaşıp oy toplayacaksm!" Pplitikaya atılan oğlu Hurşit Güneş de ba- bası gibi yapmış. Üniversıteyi, bilim adarnlıgını bir kıyıya koy- muş, önce babasının seçim bölgesi Kandıra'da soluğu almış. Başlamış tek tek oy toplamaya... İstediği gibi de olmuş, ilk aday yoklamasında listenin başına oturmuş. Ülke 12 Eylül cenderesinden gecti. Bunca ölüm, öldürme, işkence, gozaltı, tutukiama unutulmadı. Hesap sorulacak de- nirken politıkacıların bunlan andığı görülmüyor. Varsa da yok- sa da birbirierine çatıyorlar, 12 Eylül olmamış gibi adını bile anmıyorlar. Sivil politikacılar 12 Eylül'ün hesabını sormaya- caklar mı? Zaman aşımı olsa bile yaptlanlann suç otduğu be- lirtilmeyecek mi? iktidar partisi 12 Eylül'ün uzantısı ve ürü- nüdür. Hangi yüzle demokrasiden, özgüriükten söz edebilt- yor? Demokrasi, bir siyasal ahlak meselesidir. Bugünkü siya- setçilerde bunu görebiliyor musunuz? Siyasal ahlak iflas et- miştir. Halkı zorla sandığa yöneltiyorlar. Oy kullanmayanlan 50 bin lira vermeye zorluyorlar. Bu zorlama demokratik mi- dir? Elli bin lira ceza almak hem antidemokratiktir hem in- san haklarına aykırıdır hem de yurttaşa baskıdır. Siyasetçi- ler 12 Eylül'ün getirdiği yasaları değiştirmedikleri gibi onlan tepe tepe kultanıyorlar da... Parayla değil, pulla değil, bu ya- salar herhangı bir toplantıda parmaklar kaldırılarak yürürlük- ten kaldınlmaz mı? Hem 12 Eylül'e karşı olmak hem de onun yasalarını kullanmak siyasal ahlaka sığar mı? Adayların ve aday adayiarının seçimi sırasında ortaya çı- kan kargaşaya bir bakınl.. Bunların hangisi siyasal ahlakla bağdaşır? Ağıılarına geleni söylüyorlar, sonra da hiçbir şey olmamış gibi bir kilit vuruyorlar. Bunun neresinde siyasal ah- lak var?.. özel çıkarları söz konusu oldu mu her şeyi yerin dibine batırmada ustadırlar. Hiçbir ahlakın bu özel çıkar karşısında değeri yoktur. Siyasal ahlak diyoruz, çünkü onunla ancak si- yasete çeki düzen verilebilir. O da olmayınca ortada hiçbir şey kalmıyor. Bu kargaşanın, saygısızlığın temelinde siyasal ahlak yatıyor... ÇAUŞANLARIN SORULAK1/SORUNLARI YILMAZŞtPAL Vazife maluüüğü maaşı alanlar SORV: 1963 yıiında yedeltsubaylıfeımı yaparken, görcv sı- resında geçirdigim bir trafık kazasında meydana ge- len sakatlıgım nedeniyle bana, Vazife NfaüaOögii m«- aşı baglandı. Dah» sonra 1965 yıiında, bir üniversitede asistan ola- rak çalışmaya başladım. Çaltştıgım işyeri Emekli San- dıgı'na bağlı oldugu için dogal olarak Vazife Malulliıgü maaşım kesildi. 1967 yıiında üniversiteden istifa ederek aynldun ve Sosyal Sigortalar Kurumu'na baglı bir kamu kuru- luşunda çalışmaya başladım. Emekli Sandıgı'na başvurum üzerine bana yeniden Vazife Malullügü maaşı baglandı. 1967 yüından bu yana diizenli olarak Sosyal Sigor- talar Kurumu'na baglı işyerlerinde çahşmakta ve Has- talık Sigortası primlerimin yanı sıra Malulük, Yaşhiık ve Ölüm Sigortalan primlerimi dc ödemekteyim. 1992 yılı arâlık ayında, 25 yılımı doldnrdngum, ye- terli primi ödedigim ve 55 yaş sınınnı da tanamla- dıgırn için emekli olmaya hak kazanacagım. Aym zamanda 1987 yüından bu yana primlerim diizenli olarak ödendiği için 3395 sayılı yasadan da yararla- nacagımı sanıyorum. Ancak sizin de geçenlerde bdirttiginiz gibi Vazife Malullügü maaşı alanlann, Sosyal Sigortalar Knın- mu'ndan emekli maaşı alabilmeleri için, çalışmaya başladıklannda "yazüı istekte bulıuunak koşula" di- ye bir şerh var. Bunun anlamını bilemiyorum. Ne- reden istekte bulunmalı. Emekli Sandıgı'ndaa mı yoksa Sosyal Sigortalar Kuntmu'odan mı? 1967 yüında Uk kez Sosyal Sigortalar'a baglı bir işye- rinde çalışmaya başladıgım zaman böyle bir koşul« yerine getirip getirmedigimi anımsamıyorum. Eger yerine getirmemişsem bunun teiafısi mümkün mü? Yoksa Sosyal Sigortalar Kunımu'ndan yaşldık aylıgı almarn söz konusu olamaz mı? R.K. YANIT: Sosyal Sigortalar Yasası'nın ilk kez sigortalı olduğu- nuz 1967 yıhnda ytirürlükte olan 3. maddesine göre "Grev ma- lullüğü aylığı bağlanmış olanlar kurumdan yazıb istekte bulu- nurlarsa, bunlar hakkında istek tarihinden sonraki aybaşın- dan başlanarak malullUk, yaşlılık ve ölüm sigortalan da uy- gulanır." Turk uyruklu olmayanlar için de aym uygulama öngörülmüş ve yabancı uyruklulann malullük, yaşlılık ve ölüm sigortala- nndan yararlanmaları isteklerine bırakılmıştır. Yargıtay, "Ya- zılı isteği bulunmavan, fakat primlenni odemiş olan yabancı uyruklulann malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından yararlanacakları" kararına varmıştır. Ankara 2. Iş Mahkemesi'nin 14.2.1975 tarih 1522 esas ve 64 sayılı bu kararı aynen benimsenerek, Yargıtay 10. Hukuk Dai- resi'ne ait 30.12.1976 günlü, 8246 esas, 8967 karar sayılı ilam ile onanmıştır. (1) "(...) Uyuşmazhk, yabancı uyruklu olan davacının yazılı müracaatının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Da- vacının sahsi dosyasında yazılı müracaatının bulunmayışı onun bu haklardan yararlanmasına engel olmayacaktır. Zira, davaa sigorta giriş bildirgesini vermiş ve malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerini muntazaman ödemiştir. Bu suretle davacı- nın 1.1.1967 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm si- gortasından yararlanması ve bu signrta haklarının kendisine tanınmasına karar verilmesi mahkemece uygun görülmüştür;' (2) "Bu duruma göre sigortalı sayılma yolunda yapılacak ya- zılı istek bir yüküm değil, tersine tanınmış bir seçim hakkını kullanma niteliğindedir!' (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 5.10.1973 tarih, 288 esas ve 594 ka- rar) (1-2) Mustafa ÇENBERCİ, Sosyal Sigortalar Kanunu Ser- hi-1977, sayfa 924-925.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog