Bugünden 1930'a 5,418,658 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet ÇİZMEDE 'ALMANYA Ş Sahibi: Cumhıırıyel Matbaacılık ve Gazetecılık Türk Anonim Şırkcli adına Berin Nadi • Murahhas Üyr Kmine Uşaklıgll 0 Cicncl Yayın Mudürü: llasan Cemal, Ya/ı Işlerı Müdüru: Okay Gonensin 0 Haber Merkezı MUdUrU: Yılçın Bayer, Sayla Düzenı Yrtııetmeni: Ali A « r 0 Timsılaler: ANKARA: Ahmel Tan, I/MİK: Hlkmet Çetinkaya, ADANA: Çetln Ylgenoglu \\ l'ıılılıka O l g l Ha>l«nnn\ Klanbul Haberlcn >ciMy Kalkan, tknnomı. Menl lamer, l)ış Habcrlcr hr|(un Balcı, IşScnclıka şukran Ketenci, KUIIur. Celal Üsler, kgılııır llrncly Şaylan, Yurl Haberlcn. Nordrı Dojan. Spor l)diıı;ııı,mı Abdulkadir Vüctlman, Dızi Yazılar' Krrem Ç'alışkan, Arajlınııa Ijahiıı Alpay, DlUeltme: Abdullah Yazıcı 0 Koordınatör: Ahmel Korulıan 0 Malı Işlcr. Erol Krkul 0 Muhdsi'bc. Bulenl Ycnrr 0 ButçcPlanlama Stvjl Otmanbcfcoflu 0 Kcklanı. Ayj* runın 0 IdareHustyln (İUrer 0 hlclme Onder Çclik 0 Bılgı Ijlcnı Nall Inal 0 Penoncl' Stvgl Boılancıoglu Yavın Kurulu Başkan. tlhan Selçuk. Okuy Akbal, Yalçın Baycr, Haatan O m a l , Hlkmel Çttlnkaya, Ukay Gontnsln. I j u r Mumcu, Ali Sirmen, Ahmel Tan Ba\an vf Yayan Cumhuriyet Matbaacıhk ve Cia/clecılık T.A.Ş. Türkocağt Cad. 39/41 Cağaloglu 34334 Ist. l'K. 246 Klanbul. Tel SI2 01 05 (20 hat), Tclex: 22246,1 ax: (1) 526 60 72 0 Bünılar Ankara: Ziya Gökalp Blv. Inkılap S. No: 19/4, Tcl: 133 II 4147. lelcx: 42344, Iax (4) 133 05 65 0 Izmlr: H. Zıya Blv. 1332 S. 2/3, Tcl: 13 12 30, TtltK 52359.1 a.<. (51) 19 53 60 • Adana: Inflnü Cad 119 S. No 1 Kal 1, 1W: 19 37 52 (4 hal), Tekx 62115, Fax' (71) 19 25 7J TAKVİM: 10 EKİM 1991 imsak: 4.38 Günej: 6.02 Ogle: 11.56 Ikindi: 15.05 Akşam: 17.40 Yatsı: 18.59 Dazlaklar Italyanları hedef aldı Almanya'da neonazilerin, siyah saçlı ltalyan işçilerini "yabancılar dışarı" diye dövmcsi ltalyan basını ve kamuoyunda "ırkçılık" tartışmasını başlattı. NİLGÜN CERRAHOĞLU çuk bir hac düzenleyen 150 ItalROMA "Cuma giinü hava kararırken dostum Pietro ile eve döniiyordum. Birdenhire insan azmam iki gencin saldırısına ugradık. 'Auslaender weg' (yabancılar dışan) diye bagırıyorlardı. Bıınunla da yelinmediler. Yüzümuzc tükürmeye başladılar. Kaçmaya çalıştık. Anta yakalandık. Biri çeneme yıımrıık allı. Ben 1.70 boyundaydıın. Karşımdaki iri kıyım gençle başa (ikmama imkâıı yoktu. Sersemledim. Ayakla zor duruyordum. Bu arada her bir yandan üzerime yumruk yağıyordu. Üstelik kendinıi de yalnız tek elle savunabiliyordum. Çünkii diğer elimle ınidemi korıımaya çalışıyordum. Temmıız ayında geçirdigim iilser ameliyatından sonra midemdeki yaranın yeniden açılmasından korkuyordum. Midemi kurtardım ama elimi kırdılar..." Tüm yaşamını göçmen işçi olarak geçirmiş olan 51 yasındaki Vicenzo Carghedi hafta sonunda arkadaşı Pielro Kruci ile birlikte uğradığı saldırıyı bu sözlerle anlatıyor. Bir llalyandan çok ııfak tefek, esmer, bıyıklı bir Turke benzeyen Vicenzu Carghedi şimdi her larat'ı çuruk ve kırıklar içinde Russelsheim hastancsinde yatıyor. 17 yıldır Aimanya'da bulanan Pietro Kruci ise kan revan içinde kalan kırık çenesini ve dişlerini tamir ettirmeye çalışıyor. Almanya'da son haftalarda şiddetlenen yabantı duşmanlığının tek kurbanı Carghedi ve Fruci değil. Saarland'da Ensdrof kentinde gene bıçaklı saldınya uğrayan ve bir kapının önünde baygın düşcne dek dövülen 22 yaşındaki Matteo Bisceglia'nın öyküsü de güney Italyalı Vicenzo Carghedi ile Pietro Fruci'den pek farklı değil. Nişanlısı ile buluşmak üzereykcn 'skinhead'lerin saldırısına uğrayan ve başından ağır biçimde yaralanan Bisccglia da Saarbruecken hastancsinde yatıyor. Offenbach'a dini nitelikli kuyanın uğradığı saldırı da gene V'i/mede öfke yaratıyor. Ellerinde sopalarla Italyanların üstune yürııyen Alnıanların saldırısına uğrayan ve neye uğradıklarını şa^ıııp biı otobu.se sığınan grubun bindiğı oiobüsun tuni camlarının kırılması ve ziyaret ettikleri kilisenin camlarının yerle bir edilmesi; çizmede Alman 'na/iliğine' karşı duyulan tepkileri arttıııyor. halyan gazeteleri bu olaylar karsısında Alman polisinin tepkısiz kalmasından yakınıyorlar. "Alman polisinin gelcnek.sel elkinligi" diyor 'Kepubblica' gazetesi, "bu kez kendini gos(ermedi. Saldırganların bir kısmı lcşhis edilmekle birliklo, scrbesl bırakıldılar. Ö/.ellikle Uogu'da polis hiç lepki göstermiyor. Doğıılu polisiıı tepkisizliği 'onlar siyasi şiddete alışık degil' denerek açıklanıyor. Fakat neticcde bazı durumlarda polisin avıkça aşırı sagcılarla birlik olduğu biliniyor..." Köprü başka bahara REMZİ GÖKDAĞ Yeni Galata Kopıusu'nun açılışı üçüıuıı kez "ileri bir tarihe" ertelendi. Istanbul'un en uzun rak bilinen köprü inşaatı, 29 ekimde açılamıyor. Açılışı daha önce iki kez ertclenen köprünün "Kredi sorununun çözümlenememesi ve maslik asfahın dökülememesi" nedeniyle açılamayacağını belirten Karayolları yetkilileri artık yeni bir tarih vermekten kaçınıyorlar. 1992 yılından önce açılacak dıyen yctkililcr, "Artık tarih vermek istemiyoruz. Daha önce verdiğimiz üç tarihe de eliıııi/de olmayan nedenler yuzunden yeliştiremedik. Ancak açılışı 1992'den önce ınutlaka yapacağız" dedi. Yeni Galata Köprüsü'nün açüışı fınanssorunlan nedeniyle 29 ekimdeyapılamıyor Genelevde yeni yöntetn • DENİZLİ (AA) Denizli Belediyesi'nin 'yapişletdevret' modeliyle modern bir genelev yaptıracağı bildirildi. Denizli Belediyesi Basın ve Halkla llişkiler Mudürü Ayfer Bayrakçı'dan alınan bilgiye göre yeni genelev, Kayaköy yakınlarında 36 bin 450 metrekare alan üzerine kurulacak ve 16 üniteden oluşacak. Bu yılın birim fiyatları ile 7 milyar 200 milyon liraya nıal olması beklenen genelevin ihale aşamasına geldiğini ; belirten Ayfer Bayrakçı, şunları söyledi: "Belediye meclisinin aldığı karara göre genelev binası şehir dışına taşınacak. Yeni ve modern genelevin yapımını ustlenecek firma, 15 yıl süreylc çalıştırdıktan sonra belediycye devredecek." Tarih belirsiz Açılışı daha önce iki kez ertelenen yeni Galata Köprüsü'nün 29 ekime de yetişemeyeceği anlaşıldı. Karayolları yetkilileri artık yeni bir tarih vermekten çekiniyorlar. Ancak 1992 yılından önce açılmasının beklendiği öne sürülüyor. Bu kez "kredi sorununun çözülememesi ve mastik asfalt dökülememesi" köprüyü engelleyen faktörler arasında. Galata Köprüsü'nde yapılacak mastik asfaltlama işleminin gecikmesine Boğaziçi Koprusü'nde suren çalışmaların neden olduğu belirtiliyor. Yeni Galata Köprüsü'nün mastik aslaltlama çalışmalarımn baslayabilmesi için Boğaziçi Köprüsü'ndeki ö/.el aıaçların çalışmaları tamamlaması gerekiyor. Çalışmaların az sayıdaki özel araçla yapıldığını belirten bir yetkili ^öyle dedi: "Boğaziçi Köprüsü'ndeki çalışmalar yeni Galata Köprüsü'ndeki çalışmaları etkiliyor. Masrik asfall için gereken termoslatlı özel araçlar sadece Boğaziçi Köprüsü'nde çalışıyor. Oradaki çalışmalar lamamlannıadan bizdeki asfaltlama çalışmalarına başlayamıyoruz." Köprıiyu yaz mevsiminde asfaltlayamadıklannı belirten yetkili, yağışlarm da asfaltlama çalışmalarını aksattığını belirtti. Köprüdeki 47 jnilyon marklık ek kredi anlaşmasının sonuçlandırılamaması Karayolları ile müteahhit firma arasında sorun oluyor. Köprünün yapımını üstlenen STFATHYSSF.N konsorsiyumu için hayati önem taşıyan kredinin alınamaması çalışmaların yavaşlamasına neden oluyor. Alman Kredi Kurumu yetkilileri son olarak görüşmclerde bulunmak üzere önceki gün Istanbul'a geldi. Karayolları yetkilileri ile görüşen kredi uzmanları bugün Ankara'ya giderek Hazine ve Dış Ticaret Musteşarlığı'nda incelemelerde bulunacak Yeni Galata Köprüsü'nün KaAlman hükütnctinin geliş raköy ve Hminönü bağlantı çamekte olan ulkelcrc düşük taiz lışmaları tamamlandı. l/olasyonu ve elektrik işlemleri de biten köprünün mastik asfaltlama çalışmaları sürdürulüyor. Eminönü yakasında yapılacak sahil dolgu çalışmalarına eski Galata Köprüsü'nün taşınmasından sonra başlanacak. li verdiği krediyi almamak için hiçbir neden olmadığını belirten Karayolları yetkilisi kredinin gecikme nedenini merkezi hükümetin ve yerel yönetimin projeyi desteklememesine bağlıyor. Desteklenmesi gereken projenin sürekli kösteklendiğini söyleyen yetkili, şunları söylüyor: "önce Bedrettin Dalan 'bütün işleri bcn bilirim' deyip işimize karış(ı. Daha sonra yönetime gelen Sözen de 'beni halk seçti' deyip projeyi degiştirmeye kalktı. Bütun bunlara merkezi hükümetin degişmesi ve yetkililerin projeye ilgi göstermemesi eklenince Alman Kredi Kurumu ürktü. Her gelen işimize çomak soktu. Bu da kredinin gecikmesine neden oldu." UNICEF'in aşı kampanyası • NEW YORK (AA) Dunya aşı kampanyasının, yüzde 80 oranında hedefine ulaştığı bildirildi. BM Genel Sekreteri Javier Perez de Cuellar, New York'ta düzenlenen törende yaptığı konuşmada, UNICEF öncülüğünde gerçckleştirilen. aşı kampanyasında elde edilen sonucu başarı olarak niteledi. Dünya Sağlık örgütü Genel Mudürü Hiroshi Nakajima ve UNICEF Genel Mudürü James Grant tarafından yayımlanan ortak açıklamada da 1 yaşın altındaki dunya çocuklarının yüzde 80'inin, kampanya sırasında aşılandığı belirtildi. Açıklamada, sadece geçen yıl yapılan aşılamalar sayesinde, 1 yaşın altındaki 3 milyon civarında çocuğun yaşamımn kurtarıldığı vurgulandı. Kesin tarih yok Köprünün daha önce belirlenen iki açıhş tarihine yetiştirilememesinden sonra 29 ekimde de açılışın gerçekleştirilcmemesi üzerine yeni açılış tarihinin ne olacağı henüz bilinmiyor. Kara' olları yetkilileri köprünün 1992 ılından önce trafik bağlantılarının yapılarak eski köprüdeki trafiğin yeni köprüye alınacağını belirtmelerine karşın, kesin bir tarih vermekten kaçınıyorlar. 1987 yılında büyük bir törenle temeli atılan yeni Galata Köprüsü ilk açılış tarihi haziran 1991 olarak belirlenmişti. Bu tarihe yetiştirilemeyen köprünün gecikmelerden dolayı maliyeti 47 milyon dolardan 59 milyon dolara yükseldi. Maliyet artışı kredinin de tükenmesine neden oldu. Kendi ulkelcrinde çalışan AT dışı ulkelerden gelen işçilere, Afrikalılaıa ve Arnavutlara karşı son yıllarda beliren 1 1 kcılıkla başa çıkmaya çalışan llalyanlar, şinıdi Almanya gibi dostortak bir AT ülkesindc birdenbıre yabancı düşmanlığının hedeti halinc gelmeyi yadırgıyorlar.Italyanlar; şimdi ırkvılık konusundabir iç hesaplaşması yapmanın gereğini hissediyorlar. "Almanlara laş atmadan once kendimizi de görmek durumundayız" diyor "La Slampa" gazctesinde çıkan bir başyazı ve ekliyor: "Geçen yaz ülkelerine geri götürülmek için sıraya dizilmiş bekleyen Arnavutları sebepsiz yere tokatlayan tlalyan askehninki yabancı" düşmanlığı değil miydi? Yiizlerce İtalyanın Arnavutları taşıyan gemiler denli lehlikeli gemilerle göçmen işçi olarak Atlantik'e açıldığını ttalyanlar unutuyor... Bugün yabancı düşmanlığının giınahı yalnız Almanya'yı degil tıım Batı Avrııpa'yı lekeliyor..." 30 agustos denmişti Kredisi biten köprüye Alman Kredi Kurumu KFW'nin kredi bulması üzerine yavaşlayan çalışmalar yeniden hızlandı ve açılış tarihi 30 ağustos olarak planlandı. Bu tarihe de yetiştirilemeyen köprünün açılışı "gümrükteki malzemelerin gecikmesi ve kredi sözleşmesinin uzaması" nedeniyle 29 ekime ertelendi. Yağışlı havalara girilmesi, mastik asfaltlama mevsiminin gecikmesi ve özel asfalt makinelerinin Boğaziçi Köprüsü'nde kullanılması nedeniyle açılış henüz belli olmayan bir tarihe ertelendi. Piri Reis sefere çıkıyor • İZMtR (AA) Dokuz Eylül Universitesi Deniz Bilimleri Teknolojisi ve Araştırma Enstitüsü'nc bağlı Piri Reis araştırma gemisinin, Doğu Akdeniz'dcki uluslararası sularda, 'sismik araştırma' yapacağı bildirildi. Deniz Bilimleri ve Teknolojisi ; Araştırma Enstitüsü Mudürü Prof. Dr. Orhan Uslu'dan alınan bilgiye göre sismik araştırmalar, Dokuz. Eylül Universitesi ile Kanada New Foundland Universitesi işbirliği anlaşması kapsamında yürütülecek. Piri Reis gemisinin, Kanada'dan gelen ekipmanların yerleştirilmesinden sonra önümüzdeki günlerde sefere çıkacağı belirtildi. AÇIL KÖPRÜ AÇIL Galata Köprüsü'nde çalışmalar yoğun bir biçimde sürdüriilüvor. (Fotograf: MEHMET DEMIRKAYA) 'Nadir Nadi Cumhuriyet' Parkı açıldı Akhisar Fnansa Göç Ofısi Başkanı Jean Claude Barreau kitabında Islamı "ilkel bir din olarak" tanımlıyor tZMİR (Cumhuriyet Ege Biirosu) Akhisar Belediyesi tarafından yapılan "Nadir Nadi Cumhuriyet Parkı" dun törenle açıldı. Akhisar Belediye Başkanı Bülent Ciğeroğlu, açılışta gazetemiz Izmir temsilcisi ve yazarı Hikmet Çetinkaya'ya bir şilt ve belediye meclis kararı sundu. Törende konuşmayapan Ankara Belediye Başkanı Murat Karayalçın, Türkiye'de beldeleri sosyal demokratların yöncttiğini vurgulayarak, "azalan kaynaklara karşın" başarılı hizmet ve uygulamaların gerçekleştirildiğini vurguladı. Murat Karayalçın, başarılı olmamn göreceli olduğunu belirterek, "Bu bir iddia ıneselesi değil, hesap kitap meselesi. İstalistikleregörekanfilaştırıldıgında, ne ıırctilmiş, ne yapılmış karşılaşlınrsımz. 1989'dan bu yana, 198489 dönemindeki AN AP'ın klasik belediye hizmetlerini yüzde 400500 aşmış bulunmaktayız" dedi. Belediyelere para verilmesinin, "bahşiş verirgibi" kullanıldığını eleştirerek şunları söyledi: "Biz sosyal demokrat belediyeler, çağm geregi isleri bilinısel bulgulara dayanarak yapıyoruz. Sosyal dcnıokrasi çagdaşlık demektir. Özgürliik demektir. Çocuklara güzel yarınlar hazırlamak demektir. Özgürlüğün ve demokrasinin simgesi olan Cumhuriyet Gazetesi ve Nadir Nadi, Akhisar'ın simgesi olacaktır." Nadir Nadi'nin anısına bir dakikalık saygı duruşundan sonra lstiklal Marşı okundu. Cumhuriyet Gazetesi adına şilt alan Hikmet Çetinkaya, yaptığı kısa konuşmada, belediye başkanına, belediye meclisi üyelerine ve Akhisar halkına, gazetemizin sahibi merhum Nadir Nadi'nin eşi Berin Nadi adına teşekkür etti. Lslam eleştîrisi Fransa'yı karıştırdı K o r k u t a m a z l a r Le Monde, kitabı "gerekli, cesur ve sağlıklı bir eleştiri" olarak nitelerken kitabın yazarı Barreau tehditler üzerine "Ben bir Batı dünyası insanıyım, beni şeriatla korkutamazlar" dedi. MİNE SAULNIER PARİS Fransa'daki göçmenlcrle ilgili en önemli devlet kurumlan olan Uluslararası Göç Ofisi ve Ulusal Demokratif Araştırmalar Enstitüsü Başkanı Jean Claude Barreau, lslam dini üzerine yazdığı bir kitapla ortalığı karıştırdı. Cumhurbaşkanı Mitterrand'ın danışmanlarından Jean Claude Barreau, "Genelinde lslam ve Özelinde Modern Dünya Üstüne" adını taşıyan araştırma kitabında, Kuran'ı "ilkel bir kilap" ve Kuran'ın metinlerini "insanlıgın yarattığı diger dinscl metinlerin çok altında bir kalilede" niteIiyor. Ünlü bir hukukçu ve tarihçi olan Barreau'nun lslam Ustııne kitabının savları yanında Salman Rüşdü'nıın "Şeytan Ayetleri" zemzem suyuyla yıkanmış gibi hafif kalmakta. Barreau, kitabında Hz. Muhammcd'i tümüyle mitos oimaktan çıkararak lslam pcygamberini "bir savaş komulanı", "kadınlara düşkün bir erkek" ve "diklatör" olarak tanıtmakta. Fransız yazara göre lslam dininin "uygarlığa yönelik hiçbir yönü" yok. Islamın "Kadını hiçbir insan uygarlığının yapmadığınca aşağılayıp ittigini" vurgulayan kitap, ramazan ve oruç olgularını karikatürize ederek "kültürel korkutmaca ve ekonomik vanlış" biçiminde tanımlıyor. Jean Claude Barreau'ya göre lslam dini, "Geri dönüşün cezası ölüm olan bir yolculuk"tan başka bir şey değil. Batı'nın hâlâ Cordoba, Granada, Şanı ve Bağdat'ın ortacağ imgeleriyle değerlendirdiği lslam görüşünden kurtulması gerektiğini vurgulayan yazar, söz konusu dinin sömürgelikten çok daha fazla sömürgeci bir tarihe sahip bulunduğunu ve uygulandığı ülkelere yönelik değerlendirmelere dayanarak "çölden dogup çöl yaratan bir din" olduğunu savunuyor. Hz. Muhammed'in, yapıtın bir bölumünde "Kendisinden 23 yüzyd önce yaşayan Hz. tbrahim ile kültür çagdaşı" diye nitclendiği kitap, Fransa'da ilgiyle karşılandı. Ülkenin en önemli gazetesi Le Monde, yapıtı "gerekli, cesur ve sağlıklı bir eleştiri" olarak sundu. Yazarın kendisi ise Le Figaro gazetesinin bütün arka sayfasını kaplayan bir röportajda "Bugüne degin başka hiçbir din ya da gelenekte hoş karşılamayacağımız, kıyasıya eleştireceğimiz bir gerilik ve çağdışı uygulamalar dizisine, lslam söz konusu olunca ses çıkarılmadı. Oysa bu din de diğer dinler gibi Marksiım ya da herhangi bir ideoloji gibi eleştirilebilmeli, tabu oimaktan çıkanlmalı" diyor. Şeriatı "Boyun eğilmemesi gereken ve Bedevi döneminden kalma, geçerliliği bitmiş" olarak niteleyen Barreau: "Bugün hiçbir Hırisüvan, engizisyon iyi idi demez. Oysa hiçbir Müslüman uluorta şeriat kabul edilemez bir yasalar dizisidir, deglşlirilmelidir diyemiyor" biçiminde konuşmakta. Le Figaro'nun "Salman Rüşdü gibi oimaktan korkmuyor musunuz" sorusunu ise şöyle yanıtlıyor yazar: "Korku benim sorunum degil. Ben bir Balı dunyası insanıyım. İslam yasalarının bir müridi J degilim. Beni şeriatla korkutamazlar. Zaten şeriat, MUslümanlare uygulanır." Fransa'nın ünlü bir düşünce adamı olan Jean Claude Barreau, aynı zamanda eski bir papaz. Âşık olduğu kadınla evlenebilmek için kiliseden ayrılmış. Kitabın büyük bir bölumünde, tslamın nasıl çağdaşlaştırılabileceği ve günün koşullarına uyarlanabileceği konusunda öneriler getiriyor ve amacının lslam dinine karşı tavır almak değil, bu dini çağdaş uygarlık düzeyine uyarlamak yolunda çaba harcamak olduğunu belirtiyor. Ülkede kısaca FASTI olarak anılan Göçmen Emekçilerle Dayanışma Birliği ve însan Haklan Derneği, Jean Claude Barreau'yu başkanı bulunduğu Uluslararası Göç Ofisi'ndeki görevinden istifaya çağırdılar. Barreau, Quotidien'de Paris gazetesine verdiği bir başka demeçte, ülkedeki Müslüman göçmen sorunlarıyla ilgili olarak "Buradaki topluma uyum saglamak, Müslüman yabancı için lslam dininin pratikteki uygulamalanndan vazgeçmekle mümkundur" demiş ve modern dünyamn lslam tarzı yaşam ile uyuşmazlığı üstünde durmuştu. Cenin kanı ayrıshrıldı • WASHINGTON (AA) Amerikalı araştırmacılar, doğum öncesinde ceninde çeşitli bozuklukların teşhisine olanak sağlayan yeni bir yöntem geliştirdiler. NVashington'da yapılan Uluslararası İnsan Enetiği Kongresi'nde açıklanan yeni yönteme göre önce anneden alınan kandan cenine ait kan ayrılıyor ve inceleniyor. Araştırmayı gerçekleştiren ekibin başı Dr. Mitchell Golbus, plasenta aracılığıyla ceninin kanından küçük bir bölümün anne kanına geçtiğini, bundan yola çıkarak, ceninin kanının ayrılarak incelenebilcceğini söyledi. Mezgit, kalkan, istavrit gibi balıklann çok küçük avlanması üreme şanslarını giderek zayıflatıyor Karadenizlde balık soyu tehlîkede KTÜ Deniz Bilimleri Yüksekokulu Mudürü Prof. Sumru Ünsal, Karadeniz'de mezgit, kalkan gibi bazı balıklann tam olgunlaşma döneminde yakalanmaya başladıklarını ve ileride balık soyunun tükenme tehdidi ile yüzyüze geleceğini söyledi. Sumru Ünsal, Türkiye'de avlanan balığın yüzde 84'unun KaI/.MİR Türkiye'de baz.ı ba radeniz'den sağlandığıııı vurgulık türlerinin üreme dönemlerin ladı. Karadeniz'deki ekonomik de avlanıldığı, bunların yok ol , turlerin üreme periyodları ile ilnıa tehlikesi ile karşı karşıya kal gili bir araştırma yaptıklarını bedığı belirtildi. U/manlaı, av ya lirten Prof. Dr. Unsal, me/git, sağı dönemi ile ilgili olarak ko istavrit, kalkan, barbun ve izmanulan boy ve yaş sınınnın yan ritin avlanma dönemlerinin yanlış saptandığını onc sürdüler. lış olduğunu, bazılarının ise hiç Uzmanlar, balıkçılıkta bölgesel korunmadığını belirtti. korunmaya gidilmesini isterken llcnde bu konuda buyuk sobalıkçının bilinçlendirilmesi için runlar yaşanabileceğini dilc geçalışmalar yapılması gerektiğini tiren Prof. Dr. Sumru Unsal, dile getirdiler. Karadenİ7'de geniş kapsamlı bir Karadeniz Ieknik Universitesi araştırma yapılmasını ve buna Sürmene Deniz Bilimleri ve Tek göre önlenı alınmasını istedi. nolojisi Yüksekokulu Mudürü Prof. Dr. Ünsal şunları söyledi: MERİH AK "Karadeni/'de mezgit avlanılan balıgın yıı/de 4'ünu oluşlurmaktadır. Eşeysel olgunluga 1 yaşına geldiginde ulaşır. Simdiki dıırumda bunlarla ilgili yasaklamalarda boy sınırlaması yok. Yakalanan mezgitlerin biıyuk bir çogunlugu bu nedenle olgunluga ulaşmadan yakalanmaktadır. Bunlarda üreme şubat mart ve ekim kasım aylarında olmaktadır. Biliyorsunuz, yasaklamalar ya/a ınunhasır. Bu yüzden bu balıklar urı>me zamanlannda avlanıyorlar. Mezgit hiç bitmeyecek gibi avlanılmakta. Buna sınırlama getirınek zorundayız. Bu lıırle ilgili hiçbir yasaklanıa yok." istavritte 13 santimin altının avlanmasının yasak olması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Unsal, buna karşın yasağm 11 santimin altı için geçerli olduğunu söyledi. Ünsal, istavritin 1 yaşına geldiğinde eşeysel olgunluga ulaştığını ve yaşta da 13 santim boyunda olduğunu bildirdi. Karadeniz'de kalkan balığında buyuk olumsuzluklar yaşandığını, bu yüzden bir sure önce yasaklamalar getirildiğini kaydeden Prof. Dr. Unsal, "Geçen sene kalkanda bir artma görüldü. Kalkan 3 yaşına geldiğinde eşeysel olgunluga ulaşır. Bu dönemde kalkanın boyu 40 santimetre civarında oluyor. Ancak boy yasagı 36 sanlimetredir. Bu yüzden üreme yapmayan balıklann avlanmasına neden olunmakta. Aynı sorun izmaril için geçeriidir. Buna ilişkin ne boy ne de yaş yasagı vardır. Trolle avcılık Karadeniz'de serbcsttir. Bu balıklar ınayıshaziran aylarında yumurllamaktadır. Barbunda 11 sanlim olan boy yasagının 13 santime çıkanlması gerek. Bu balık haziran ve temmuzda yumurtlamaktadır. Ancak temmuz ayında bu balıgın avlanması ser best bırakılmaktadır" dedi. Prof. Dr. Sumru Ünsal, Karadeniz için yaptıklan araştırma sonuçlarının değerlendirilmesini isteyerek devletin stokların azalmasına yönelik girişimlerde bulunması gerektiğini bildirdi. Bölgesel koruma Ege Universitesi Su Ürünleri Yüksekokulu ögretim Uyelerinden Doç. Dr. Adnan Tokaç, bölgesel koruma yöntemleıinin avlanma dönemleri için en iyi yöntem olacağını savundu. Doç, Dr. Adnan Tokaç, "Her balık için ayrı bir yasak donem saptamak oldukça zor. Çünkü bu deniz orlaınında balığı türiine göre ayırmanız miimkün değil. Agınızı atacaksımz, trolünuzu çekeceksiniz. Yani her balık için ayrı ayrı spesifik olarak yasak koymak pratik olarak mümkun degil" diye konuştu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog