Bugünden 1930'a 5,503,932 adet makale



Katalog


«
»

28 OCAK 1991 EKONOMÎ CUMHURÎYET/B Btiyümehızı • ANKARA (AA) — Devlet İstatistik Enstitüsü (DtE), 1990 yılı temmuz, agustos ve eylül aylarını içeren üçüncü üç aylık dönemde büyüme hızını yüzde 9.9 olarak açıkladı. Geçici hesaplamalara göre üçüncü üç aylık dönem için Türkiye'nin 1990 yılı gayri safî milli hasılası da cari fîyatlarla 118 trilyon 638 milyar 364 milyon lira olarak hesaplandı. Aralık ayından itibaren üçer aylık milli gelir hesaplamalanna geçen DİE, daha önce büyüme hızını 1990 yıü ilk üç ayı için yüzde 15.5, ikinci üç ayı için de yüzde 14.3 olarak açıklamıştı. Bahkçılara uydıı destegi • ANKARA (AA) — DPT, Tarım Ornıan ve Köyişleri Bakanlığı ile Orta Do|u Teknik Üniversitesi'nin ortaklaşa gerçekleştirdiği bir proje sonucu, bu yılbaşından itibaren Karadenizli balıkçılara, balıklann yoğun olarak bulunduğu yerler, uydudan aJınan fotoğraflar aracılığıyla bildirilmeye başiandı. Uyduların, Karadeniz uzerinden geçerken gönderdiği sinyaJler, alıcı aracılığıyla kaydedilerek harita üzerine balıkların yoğun olarak bulunduğu yerler işaretleniyor. Daha sonra bu haritalar, Tarım Bakanlığı Konıma Kontrol Genel Müdürlüğü'nce faksla Karadeniz'deki bahkçı kooperatiflerine ve derneklerine gönderiliyor. Yapılan hizmet karşılığı balıkçılardan bir ücret alınmıyor. Haıtusi yerine ithal uskumru • TRABZON (AA) — Hamsinin çok küçük olması ve tüketici tarafından tercih edilmemesi üzerine, Norveç'ten ithal edilen uskumrular tekrar piyasaya sürüldü. 500-600 gram gelen uskumrunun tanesi 3-4 bin liradan satılıyor. Yetkililer, şoklanraış bu balıkların buzJuktan çıkarıldıktan sonra 24 saat içinde ttfketilmesi gerektiğvoi belirterek aksi takdirde insan sağlığı için zararlı hale dönüşebileceğini söylediler. İş güçlüğü zammı • ANKARA (ANKA) — Maliye ve Gümrük •Bakanlığı, iş güçlüğü zammı ödenecek personelin bu zamma esas puanının yüksek okul mezunu olanlar için 500, diğerleri için ise 450'den az olmayacağını açıkladı. Resmi Gazete'nin önceki günkü sayısında yayımlanan tebliğe göre birden fazla iş güçlüğü zammı aJanlann ilave nitelikteki puanları ise bu asgari sırur hesaplamasında dikkate alınmadan ayrıca ödenecek. Başmühendis olarak görev yapanların iş güçlüğü zammı hesaplanırken söz konusu 450 puan 500'e ylikseltilecek ve ayrıca buna 250 puan daha eklenecek. Trakyabirlik'te işten çıkartna • TEKİRDAĞ (Cumhuriyet) — Kısa adı TVakyabirlik olan Trakya Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği, 1 Şubat 1991 tarihinden geçerli olmak üzere 120 geçici işçinin görevine son verecek. Ticaret Bakanı Şükrü Yürür imzasıyla Trakyabirlik Genel Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda, Trakyabirlik bünyesinde geçici olarak çalışmakta olan 120 işçinin iş akitlerüıin ay başından itibaren feshedümesi istendi. Tasarruf amacıyla i$ten çıkanlması istenen işçiler, Yağlı Tohumlar Tfcnm Satış Kooperatifleri Birliği'nin Çorlu Şerefli'deki entegre tesisleri ile bu kuruluşa bağlı kooperatiflerde asgari Ücretle çahşıyorlar. MIGA garaııtisi • ANKARA (UBA) — Çok Tarafh Yatınm Garanti Ajansı (MIGA) garantisinin onaylanmasına ilişkin ana ilkeler belirlendi. Türkiye'ye yabancı sermaye akışmın teşvik edilmesi amacıyla taraf olunan MIGA garantilerinin onaylanmasına ilişkin Bakaniar Kurulu kararı Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak füriirlüğe girdi. Kamyonlar sessiz, beklîyorTürkiye'nin her yanına İstanbul'dan mal gönderen İstanbul Nakliyat Ambarları Sitesi'nde sokaklarda in cin top oynuyor. Savaş öncesi 550-600 kamyonun çıkış yaptığı ambarlardan bugün 120-140 kamyon çıkış yapıyor. Anadolu'dan mal getiren kamyonların şoförleri, dönüş için iki günde mal bulurken, şimdi bir hafta bekleyip dönemeyenler var. tşsizlik artınca fiyatlar gitgide düşüyor. Savaş bahanesiyle ödemeler aksatılıyor. ESER AIÎLLA Türkiye'nin nakliyat merkezi, tarihi- nin belki de en acıklı günlerini yaşıyor. Savaş nedeniyle Istanbul-Anadolu ara- sında mal alım satımlannm azalması nakliyecilere zor günler yaşatıyor. 220 amban çansı altında toplayan İstanbul Nakliyat Ambarları Sitesi'nde son 10 günde sevkıyatın yüzde 70 azaldığı söy- leniyor. İstanbul'dan her türlü maljn Türki- ye'ye giriş çıkışının yapıldığı ambarlar sitesinde dizi dizi boş kamyonlar yükle- necek mal beklerken, 'nortnal' günler- de kalabalıktan geçilmeyen sokaklarda in cin top oynuyor. Ambar sahipleri, "Savaş öncesi buradan günde 550-600 kamyon çıkış yaparken bugıinlerde 120-140 kamyon çıkıyor" diye yakını- yorlar. Kamyon şoförleri ise "Eskiden 2 günde ınemlekete ddnüş yaparken şim- dilerde 10 gün beklemek zonında kalıyornz" diyorlar. Bu arada bir türlü ödenemeyen paralar, ijsizlikten dolayı düşen fiyatlar ve dönen çeklerin nakli- yatçıları "terieltiği" söyleniyor. Adana ve Mersin bölgelerinde sevkı- yat yapan Boynueğriler Umumi Nakli- yat'ın sahibi Kâzım Ocak, son 10-15 gündür Doğu'ya nakliyatın tamamen durduğunu belirtiyor. Adana'ya eskiden ayda 100 kamyon çıkış yaparken son bir ayda 40 kamyonun çıkış yaptığını söy- leyen Ocak, "Sadece Dogu'ya defil, Trakya'ya bile sevkıyat durdu. MiUet te- dirgin. Alacagı malın ne oiacagını bil- miyor. Biz de AJIaha şiikür deyip otu- rnyornz" diyor. Bu ortamın ne kadar süreceğini kestiremediklerini belirten Ocak, "Bizim günlük masrafımız 1.5-2 milyoo flra civannda. Şu anda günde ka- samıza giren para 1 milyon. Yani yak- laşık 1 milyonlnk zararla çalışıyoruz. Türa kamyonlar yatıyor. Ne kadar da- yanabiliriz bilmiyonız" diyor. Ege Bölgesi ve Ankara'ya sevkıyat ya- pan Şen Izmir Nakliyat'ın Genel MüdU- rü Teoraan Gerz de işsizliğin yanında ödemelerde yaşanan güçluklerden yakı- nıyor. Arahk-ocak aylannın ölü sezon olduğunu belirten Gerz, geçen yılın ay- m dönemine göre bu sezon sevkıyatta yüzde 50'lik bir düşüş olduğunu söylü- yor. Izmir ve Ankara'da savaş paniği ol- mamasına karşın tahsilatta zorluklarla karşılaştıklannı vurgulayan Teoraan Gerz, "Biz normalde nakil parayla ça- lışınz. Ancak son 15 gün içinde vadeii alımlara gidümeye başlandı. Müsteriler savası bir aniamda koz olarak kullanı- yorlar. 'Savaş var, satış yapamadım' de- yip para ödemiyorlar" diye yakınıyor. Van ve Diyarbakır'a çalışan Van- Diyarbakır Nakliyat'tan Fahrettin Ak- taş da aynı dertkrden mustarip. Son günlerde yaşadıktan sıkıntıları, "Öde- melerde zorluk var. Müsteriler ödeme- leri kesti. tş olmadığından nakliye fîyat- lan düştü. Haftada 15 kamyon yola çı- karken bu rakam 3-4 e kadar geriledi" diye özetliyor. 15 tonluk bir kamyonun Van'a normalde 2.5 milyon liraya gitti- ğini belirten Aktaş, bugünlerde fiyatm 2 milyona düştüğüne dikkat çekiyor. Aydın ve Muğla'ya çalışan Gürcan Nakliyat'ın kâtibi Nihat Efe de geçen hafta içinde yasadığı bir olayı anlaüyor. "NazilU'den bir müsteri tslanbul'daki toptancıyla 5 tonluk kilim malzemesi için onceden anlaşmış. Ancak sava$tan sonra fiyat konusunda aralannda purüz TürKiye'nin nakliyat merkezi İstanbul Naklijal Ambarları Sitesi, tarihinin en acıklı günlerini yaşıyor. Son 10 günde sevkıyat yüzde 70 azalmış. çıkınca Nazilli'deki al«cı 5 tondan vaz- geçip bir ton almaya karar verdi. Bu ta- bii bizi de etkiliyor. Çünkü biz tonaj uzerinden para alıyonız." Boş kamyonlar yüklenecek mal bek- lerken kamyon şoförleri de kahvehane- lerde zaman geçirerek bir an önce sıra- larının gdmesini bekliyorlar. Görüştü- ğümüz kamyon şoförlerinin hepsi "Sa- vaş bizi mahvetti" diye feryat ediyor. Memleketlerinden mal getirip İstanbul'- dan yine memleketlerine mal götüren kamyon şoförleri, götürecek mal olma- dığından 1 haftadır Istanbul'da "hap- solduklanm" anlaııyorlar. Günduzleri hava soğuk olduğundan kahvehaneler- de sıralarının gelmesini bekliyor, gece- leri de otele gidecek paralan olmadığın- dan kamyonda uyuyorlar. Gaziantep'- ten gelen bir grup şoför şunlan söylü- yor: "Geçen pazartesi günii Antep'ten geJ- dik. Ancak buradan Antep'e götürecek mal olmadığından I haftadır bekliyoruz. Her şoförün İstanbul'da çalıştığı belirii ambariar vardır. Biz de gelir gelmez an- laşmalı ambarlanmıza gidip sıraya gire- riz. Savaştan önce en gec iki üç günde sıra gelirken şimdi 1 hafta oldu hâlâ sı- ra gelmedi. Ve daha sıranın gelmesine de birkaç gün olduğu söyleniyor. tlk kez fstanbul'da bu kadar uzun kaldık." Savaşın başlangıcından bu yana şo- förlerin özellikle Mardin, Cizre, Silopi, Şırnak gibi bölgelere gitmek istemediği vurgulanıyor. Buralara tüccann da mal göndermek istemedigini söyleyen şoför- ler, "Araba çok, iş yok. Bu nedenle fi- yatlar sürekli düşüyor. Örneğin 2-3 ay önce 15 tonluk bir kamyon 700 bin li- raya tzmir'e giderken, geçen hafta bir şoför arkadaş 400 bin liraya raa oldu" diyorlar. Topkapı'daki Nakliyat Ambarları Si- tesi, mal sevkıyatında İstanbul'un Tür- kiye'ye açılan kapısı niteiiğinde. fstan- bul'a giren ve cıkan hemen hemen her türlü mal buradan geçiyor. Türkiye'nin 73 ilinden îstanbul'a yiyecek, halı, ki- lim gibi mallar önce ambarlara geliyor, sonra alıcıya teslim ediliyor. A-TII şekil- de tstanbul'dan da beyaz eşya, mobil- ya, çeşitli hammaddeler, yiyecek, mut- fak eşyası, hırdavat, demir-çelik vs am- barlardan çıkış yapıyor ve Türkiye'nin dört bir yanına dağıhyor. Ödemelerde6 uyanık9 olıııa devri thracatçıların yurtdışı müşterilerinden, üretİci firmaların yurtiçindeki bayüerden doğan alacaklarıru garanti altına alan ve alacağın bir kısmıru peşin olarak ödeyen 'factoring' firmaları 'savaş'ı bazı ek önlemlerle karşıladı. TAYFUN DEVECİOĞLU Factoring sektörü de savaş seferber- liğinde. Geçen yılın sonlanndan itibaren yurtiçi (domestik) islemlere de ağırlık ve- ren factoringciler, vadeii ödemelerdeki olası aksaklıklara karşı önlem alıyorlar. 1987 yıündan 1990 yıhrun ortalarma kadar sadece ithalat ve ihracat işlemle- rinden doğan vadeii alacaklara ödeme garantisi sağlayan factoring sektörü, ge- çen yılın ortalarından itibaren yurtiçi iş- lemlerde de factoring uygulamasma baş- lamıştı. Yuniçi factoring işlemlerine ol- dukça 'ihrjyatir bir başiangıç yapan sek- tör, ilk elde köklü firmalann Türkiye ça- pındaki bayilik teşkilatından doğan ala- caklarını garanti etme yoluna gitmiş ve şimdiye dek herhangi bir sorunla karşı- laşılmamıştı. Yurtiçi işlemlerde, üretici fîrmamn bayilerinden doğan alacaklan factoring şirketlerince garanti altına alı- nıyor ve garanti edilen alacağın bir bö- lümü üretici firmaya peşinen ödeniyor- du. Factoring sektöründe faaliyet göste- ren Factofinans ve Aktif Finans'ın yö- ncdcileri, savaş tedirginliği nedeniyle pi- yasa dengesinin bozulmasına rağmen ödemelerde şimdiye dek hiçbir aksaklık olmadığını belirtiyorlar. Aktif Finans Genel Müdurü Femıh Tanay yurtiçi iş- lemlerin şimdilik aksaksız yürüdüğünü belirterek şöyle konuşuyor: "Ödemeler kesintisiz devam ediyor. Ancak bu du- rum. ileride de her jeyin iyi gideceği an- lamına gelmez. Savaşın yaratacagı ak- sakiıkları onlemek için ilk olarak peşin ödeme oranlarımızı aşagı çektik. Daha önce garanti ettiğimiz alacağın yüzde 70'ini peşin oderken, şimdi yüzde 60'ını öduyoruz. Çalışbğımız şirketteıie sürekli temas haiinde>iz. Ayrıca kredi komite- miz de daha dikkatli çalışıyor. Gelen ta- lepleri iyice inceledikten sonra karanmı- zı veri>oruz." Yurtdışı factoring işiemierinde de her- hangi bir aksaklığın olmadığını belirten Tanay, factoringin ülke riskini kapsa- madığını vurgulayarak "Biz yerti firma- lann yabancı firmalara olan borçlanna kefil oluyoruz ve ödeme garantisi veri- yonız. Ancak yükümluluğümiiz ülke ris- kini kapsamıyor. Örneğin Tiirkive'den dışanya para transferinin yasaklandığı bir durumda bizim de yapabileceğimiz bir şey yok" diyor. Factofinans Genel Mudiir Yardımcı- sı Rengin Ekmekçioğlu ise ödeme konu- sundaki olası sorunlara karşı, borçlanan şahıs ya da firmalardan senet yerine çek talep ettiklerini belirtiyor. Ekmekçioğ- lu, hukuksaJ olarak çekin senete göre da- ha sağlam olduğunu, cezai müeyyideler nedeniyle çeki tercih ettiklerini söylüyor. Özellikle İstanbul'dan Anadolu'ya ya- pılan satışlann azaldığını belirten Ek- mekçioğlu, " ö d a piyasas» dışında saöş- lar çok ağır gidiyor. Dnrguniuk faclo- ringi de etkiiedi" diyor. Rengin Ekmekçioğlu, yurtiçi facto- ring başladığından bu yana müşteri ko- nusunda oldukça 'seçici' davrandıkla- nndan henüz probiemli bir ödemeyle karşıiaşmadıklannı, ancak savaş ortamı- nın her sektörü etkilediğini belirtiyor. Piyasa mekanizmasını oldukça yakından taicip ettiklerini söyleyen Ekmekçioğlu, "Savaş nedeniyle beili sektörlerden uzak durmamu mûmkun değil. Aksi halde gı- da dışında (üm sektörlerden çekilmemiz gereldrdi. Müşteri konusunda oldukça titiz davranı>oruz" diyor ve ekliyor: "Şirkel olarak bir tedirginük duymuyo- ruz, ama 'uyanık' davranıyoruz." Savaşın kısa surede bitmesini umut et- tiğini söyleyen Rengin Ekmekçioğlu, fac- toring sektöründe savas sonrasında da bazj problemlerin yaşanabileceğini belir- tiyor. Batıh gelişmiş ülke ekonomilerin- de yaşanan resesyona (durgunluk) dik- kat çeken Ekmekçioğlu, ekonomik dur- gunluktan en çok hazır giyim sektörü- nün etkileneceğini belirterek"Facloring işlemlerinde hazır giyim ihracatçılannın payı oldukça fazla. Batıda tüketiminin azalma eğilimi gostermesi bu sektörü et- kileyebilir. Hazır giyim ihracatının du- rakiaması bizi de olumsuz etkiler" divor. Asil Nadir bugün yargıç önünde tddianameyi haarlayan "Ağır Dolandırıcıhk Bürosu", Asil Nadir'e 14'ü "hırsızlık", 4'ü "sahtekârlık" olmak üzere 18 suç isnat etti. Asil Nadir'e yönelrjlen suçlamalar 25 milyon sterlin tutarında bir toplam oluşturuyor. Nadir'den kişisel borçları nedeniyle de 4 borsa simsarlık şirketi 55 milyon sterlin talep ediyor. EDİP EMtL ÖYMEN LONDRA — PoUy Peck Yö- netim Kurulu Başkanı Asii Na- dir, bugün yeniden yargıç önü- ne çıkıyor. Asil Nadir, şirket pa- rasını yasadışı biçimde kullan- mak ve muhasebe kayıtlarında tahrifat yapmakla suçlanarak 16 Arahk 1990 gunü Türkiye'- den İngiltere'ye dönüşünde tu- tuklanmış, daha sonra kefalet- le serbest bırakılmıştı. İddianameyi hazırlayan 'Ağır DoIandıncıLk Bürosu', Asil Na- OZEL BORA SURUCU KURSU ELLI ÜÇÜNCÜ DÖNEM KAYITLARI Hafta içi 23 ocak Hafta sonu 26 ocak Akşam 29 ocakta başlayacaktır. Dershane Üsküdar: 310 14 78 Pıstlerimiz Koryatağı 362 47 33 Tarabya 162 08 18 dir'e 14'ü 'hırsızlık', 4'ü 'sahtekârlık' olmak üzere 18 suç isnat etti. Asil Nadir'e yönelti- len suçlamalar 25 milyon ster- lin tutarında bir toplam oluştu- ruyor. Bugünkü oturumun kısa sürmesi ve Asil Nadir'in kefa- let koşullarının hafifletilmesi' için avukatlannın mahkemeye yapmalan beklenen başvurunun incelenmek üzere oturumun er- telenmesi bekleniyor. Asil Na- dir, İngiltere adalet tarihinde görülmedik bir miktar olan 3,5 milyon sterlin kefaletle serbest bırakılmış, her gün semt kara- koluna giderek 'isnatı vücut etmesi' istenmiş, pasaportuna el konmuş, seyahat Özgürlüğıi, ba- sına demeç vermesi kısıtlanmış- tı. Dava ağır cezaya giderse... Asil Nadir hakkındaki iddia- laruı ağırhğı nedeniyle, bugün çıkacağı sulh ceza mahkemesi- nin, ileriki bir aşamada yetkisiz- lik karan vererek davayı ağır ce- za mahkemesine aktarması bek- leniyor. Davarun ağır cezada en erken 1992'de ele alınabîieceği tahmin ediliyor. Asil Nadir'in kefiJJerinden Kıbrıslı işadamı Ramazan Gü- ney'in kurduğu "Tiirk Hukuk Dayanışma Vakfı", Londra'da Türklerin yaşadıklan semtlerde dağıttığı bildirilerle, bugün mahkeme önünde 'sessiz ve ağırbaşlı' gösteri yapılması çağrısında bulundu. Bildiride, "Kahraman Kıbns Türkü'ne uygulanan ekonomik ve siyasi ambargo ile doğrudan mücadele eden ve başarısıyln KKTC'ye biiyük destek sağ!ayan Asil Na- dir'e adi bir suçlu muamelesi ya- panlan, sanki davası görülmüş ve snçlulugu kamtlanmış gibi davrananlan ve bu davranışla Asil Nadir'in şahsında Kıbns Türk halkına reva görülen in- sanlık dışı muamcleyi protesto etmek üzere 28 ocak sabah saat 09.00'da mahkeme binası civa- nnda toplanmanızı, bu arada sessiz ve ağırbaşlı olmanızı ve tahriklere kapılmamanızı rica edijoruz" dendi. Bildiride, Asil Nadir'e 'para yardımı' yapmak isteyenler için bir de banka he- sap numarası veriliyor. Dün yayımlanan bazı gazete- lerde ise Asil Nadir hakkında 'Agır Dolandıncılık Bürosu"nun yenı bazı deliller ele gecirdiği ve kendisine 50 milyon sterlin tu- tarında yeni suçlamalar yönel- tilmesinin beklendiği kaydedil- di. 'Observer' gazetesi, Polly Peck'e ait olup 'kaybolan' pa- ramn 200 değil, 228 milyon ster- lin olduğunu hesaplarken para- nın Kuzey Kıbns ya da Türki- ye'de izine rastlanmadığını yazıyor. Kişisel borylar Asil Nadir hakkında kişisel borçlan nedeniyle hakkında açı- lan davaya da geçen hafta de- vam edilmiş ve duruşma şubat sonuna ertelenmişti. 4 ayn bor- sa simsarlık firması Asil Nadir'- den yaklaşık 55 milyon sterlin talep ediyorlar. EKONOMT NOTLARI OSMANÜLAGAY . Türkiye Savaştan Çok Kârlı ıtıı Çıkacak? En karmaşık sorunlara bile tek boyutfu yaklaşmak ve ba- sit açıklamalarta, basit cozümlerle tatmin olmak, belli düze- ye gelmiş insanlarımızda bile görülen bir eğilim. Sayın Özal bu eğiJimi çok iyi kullanıyor ve ilk bakışta doğru gibi görü- nen açıklamalarla ya da çözüm önerileriyle çoğu kimseyi ik- na edebiliyor. Örneğin Sayın Özal'ın ortaya attığı ve birçok kimsenin de kabul eder göründüğü bir görûş şu: "Saddam'la savaş göze alınmasaydı bu adam Türkiye'nin başına büyük belalar aça- bilecekti. Bu nedenle Türkiye'nin krizin başından beri izle- diği politika doğrudur." 6u görüşü doğru bulanların çoğu şu soruyu sorrnuyor her nedense: Türkiye böyle davranmasaydı ABD, Saddam'a sa- vaş açmak noktasına zaten gelmeyecek miydi? Acaba Türki- ye, Birleşmiş Milletler kararlarına uyarken diğer yandan ken- disini "cengâverce" öne atmadan, Irak'ın komşusu olduğu- nu ileri sürerek daha ılımlı bir politika izlese, ABD Saddam'a savaş açmaktan vaz mı geçecekti? Herhalde vazgeçmeyecekti ve kendi durumu gerektirdiğj için Saddam'a savaş açacaktı. ABD'nin Körfez sorununu ne- den savaş yoluyla çözmeyi tercih ettiği sanıyorum zaman için- de daha iyi anlaşılacaklır. Bir yandan dünyanın tek süper gü- cü konumuna gelmek isterken diğer yandan dünyanın eko- nomik lideriığını sürdürme yeteneğini kavbetmekte olan va bu nedenfe büytK moral bozukluğu içinde bulunan ABf^ nin böyle bir sava^'a gücünü kanıtlaması gerekiyordu. Do- layisıyla biz kendirnızi "cengâverce" ortalara atıp baştan ka- ra işin içine girmeseydik bu, ABD'nin karannı sanırım pek etkilemeyecekti ve biz istediğimiz sonucu, yani Saddam tert- likesine karşı savaş açrfması sonucunu, işin içine boyiesina bulaşmadan da elde edebilecektik. Ancak Sayın Özal bu seçeneği sevmedi ve kimseve da- mşmadan bildiğini okumaya başladı. Sayın Özal bu olayı Türkiye içindeki sıkıntılannı aşmak ve kendi deyiştyle "bir koyup yirmi almak" için bulunmaz bir fırsal olarak değerlen- dirdi. Türkiye'nin bu olayda ABD'nin önde gelen bir müttefi- ki olarak aktif rol almasının, krizin çözümteniş aşamasında Türkiye'ye çok şey kazandırabileceği görüşünden yola çıka- rak işi bugünkü noktaya getirdi. Bu düşunce ve davranış tarzı da kimilerince hemen kabul gördü. Buna göre Türkiye bu krizden en kârlı çıkan ülke ola- cak, barış masasına oturup aslan payını kapacak, Ortado- ğu'nun yeniden biçimlenmesinde ve kalkınmasında başrolü oynayacak, bu arada Avrupa Topluluğu'nun kapısı da TürkH ye'ye ardına kadar açılacaktı. Bütün bunlar olurken TürkiyB 1 - nin yeniden "emperyal" iddialan olabileceğini söyleyenler da vardı. • Bu gibi iyimser beklentiler, aralannda çelişen öğeter olupk olmadığına bile bakılmadan bazı çevrelerde kabul gördü, ga-j zetelere manşet oldu. Acaba bu beklentilerin gerçekleşme şansı nedir? Bu bek- lentilerin kısmen ya da hep birlikte gerçekleşmesi mümkürr müdür? Sanırım bu soruları sormak gerekiyor. Bu sorulara cevap ararken önce birkaç noktayı hatırlatmak- ta yarar var. Birincisi, Avıupa'nın ABD ile olan ilişkisine artık yeni bir gözlükle bakmak gerekiyor. Soğuk savaş sonrasında kuru- lacak "yeni dünya düzeni"nde Avrupa'nın kendisine daha özerk bir yeni rol aradığı ve ABD'nin dümen suyunda görürv mekten çok hoşlanmadığı sanırım bırgerçek. Birleşmiş Mil- letler kararlanna göre yürütülen Körfez harekâtı sırasında bite bazı önde gelen Avrupa ülkelerinin farklılıklarını gösterme ça- balan eksik olmadı. Bu durumda ABD'nin tamamen dümen suyuna girmiş bir Türkiye'nin Avrupa'ya daha sempatik gö- rüneceğini htç sanmıyorum. Ikincısi, ABD'nin desteğiyfe Ortadoğu'da yeni rollere talip olan, hele heie yeni "emperyal" hevesler peşinde kosan bir' Türkiye'nin Avrupalılara hiç de sevimli geleceğini düşünemi- yorum. Körfez krizinde oynanan ve heves edilen rollerin Tür- kiye'ye Avrupa pasaportu sağlayacağı yolundaki iddialar o^ sa olsa yan cahil bir yabancı ajans muhabirinin yakıştırması olabilir gibi geliyor bana. Üçüncüsü, ABD'nin kriz boyunca takındığı tavır ve "Çöl Fırtınası" harekâtına sağladığı destekler nedeniyle Türkiye'ye Ortadoğu'da çok önemli roller vereceği varsayımına da bi- raz kuşkuyla bakmak gerekiyor. Görüşferi Bush yönetimine yakın olan Henry Kissinger'ın Nevvsvveek dergisinin son sa- yısında yer alan ve "Savaş Sonrası Gündemi" başlığını taşı- yan uzun değerlendirme yazısında Türkiye hiç mi hiç hesa- ba katılrnıyor. İsrail'in, "ılımlı Arap yönetimleri"nin, İran, Su- riye ve Ürdün'ün Ortadoğu'da savaş sonrası düzenin kurul- masında oynayabilecekleri roller tartışılıyor, ama Türkiye'nin adı bile geçmiyor. Dördüncüsü, ABD'nin Türkiye'ye ödül olarak çok büyûk ekonomik destekler sağlayacağı ve kriz nedeniyle uğradıği zararlan fazlasryla telafi edeceği iddiasının gerçekleşmesi de kolay değil. Hele savaş bitip ABD'nin kendi ekonomik sorun- lan ve çeşitli lobilerin etkisi altındaki Kongre'nin tavn devre- ye girince bunun daha da zor olacağını düşünüyorum. Beşincisi, savaş nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, bu sava- şın Arap halklannın Amerika'ya sempatisini arttıracağını kim- se beklemiyor. Arap ülkelerinde daha demokratik yönetim- lerin kurulması halinde Kissinger'ın "ılımlı" dediği ABD yanlısı yönetimlerin tutunma şansı da herhalde azalacak. Bu du- rumda tamamen ABD'nin dümen suyunda giden bir Türki- ye'ye de herhalde çok sıcak bakılmayacak Arap âleminde ve Türkiye'nin bölgede önemli rol oynaması da kolay olma- yacak. Bölgede ikinci bir İsrail'e ise kimsenin ihtiyacı yok sa- nırım. Bunlar, konunun uzmanı olmayan birisi olarak benim aklı- ma takılan sorular. Bazıları belki de gereksiz kuşkulardan kay- naklanıyor, ama benim burada vurgulamak istedigim şey, so- ru sormanın önemi. Her söyleneni hemen kabul ya da red- dedeceğimize önce sorgulasak daha iyi olmaz mı acaba? OÖVİZ KURLARI OSvmn Cinsı 1 A8D Dolar 1 6 Alrmn Markı 1 Avusturya Şılını 1 Belçıka Frangı 1 Franstz Frsngı 1 manöa flonn 1 isvecKnnu 1 Isvıçre frangı 100 Italyan L 'Stı 1 Japon yenı 1 Sterlin 1 S Anbetan Rıya;ı OÖVE AJış 2998 99 2014.50 286.44 97 91 593 W 1788 31 539.10 2384 31 268 06 22 69 5875 03 799 84 Oovu Satış 3ÛO5 0C 2018.54 287 01 9811 58423 179189 54018 2389 09 268 60 22 73 5886 80 80144 Elektı) AJıs 2995 99 2012.49 28615 96 25 592 45 1786 52 533 71 238193 263 50 22 46 5869 15 77984 Efettrf Sate 3014 02 2024.60 287 87 98.40 596 01 1797 27 54180 2396.26 269.41 22.80 5904.46 803.84 a OCAK 1991 ÇtfUUOİ 11.4886 «nun Msta S 5.0569 Fr.Fraogı S 1.6770 Hot Flonn. $ 1.2578 tsv Ffsngı S 1118.76 Itü. Lıre* S 132.20 Japoo Yem S 37495 SArabftyal tıasaot GORULMLIŞTUR llhan Sdçuk 6. bası 5.000 lıra (»CDV içinde) Çağdaf Yayınlart Turkocağı Cad 39-41 Cagaloilu-İstanbul Ödeneli gdndrrilmez. Türkiye'de ilk kez videotekst ile... BORSADAN NAKLEN YAYIN \ c r i t c l Bilgi İl«ti$im A.Ş. Sumbül Sok NQ 15,1 Levent-fslanbul Tel: 180 39 29 -180 20 59 (3 hat) Faks: 179 87 82 Ankara Temsılcilığı Tel (9-4) 127 75 03/04 Izmır "femsılcılığı Tel: (9-51) 6312 80 Borsacılar... Borsayla ilgilenen tüm kışiler ve kuruluşlar! Türkiye'nin bilgi bankası veriîel, yepyeni bir dönem başlatıyor: TeleBorsa... Borsadan naklen yayın. Verftel/TeleBorsa ile İMKB'de hangi hisse senedinin kaça alınıp satıldığını, hangi hissenin ne kadar işlem görerek hangi fiyattan kapandığını anında, naklen öğrenebilırsiniz. Veritel hizmetlerine ve TeleBorsa'ya abone olmak için lütfen Müşîeri İlışkileri Bölümü'nü arayın. Veritel/TeteBorsahangihizmetleri sunuyot? IMKB'den "realbme"yayın * MerkezBankası dövizkurlan »Petrolvedeğeriıemtia fiyat/an • tnterbankbılgılen • Saatbaşı Kapalıçarşt ve dünya dovız/alfın fiyatlan * IMKB'dekişrketlenn btlanço ve rasyolan • Yaüanc/pıyasalarda tıyat ve endeksfer * Po'ifövünuzdekı tvsse senelleringunlukdeğışımieregöre anında hesaplamaprogramt VERİTEL SUNUYOR
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog