Bugünden 1930'a 5,491,757 adet makale



Katalog


«
»

2 OCAK 1991 HABERLER CUMHURİYET15 Sarıgül, dergi yayımlayacak • tç Poliüka Servisi — SHP lstanbul Milletvekili Mustafa Sangül vatandaşlann büyük çoğunluğunun pahalılık ve yerel yönetim hizmetleriyle ilgili sıkıntılardan yakındığını belirtti. Milletvekili seçildiği bölge olan Şişli'de vatandaşlarla yaptığı görüşmeleri de içeren bir ayhk dergi çıkartacağını belirten Sarıgül, seçilmiş yöneticilere ulaşamayan, sıkıntısını ve derdini anlatamayan tüm vatandaşlann sesi olmasını amaçladıklan dergiyle ilgili çalışmalan tamamladıklannı söyledi. Önümuzdeki dönem tercihli oyla milletvekili seçim sisteminin gündeme gelebileceğine dikkat çeken Sarıgül "Milletvekilleri artık bölgelerine daha sık gitmek zorunda kalacaklar" dedi. SHP'lüere gözaltı • ERZİNCAN (Cumhuriyel) — SHP Erzincan il örgütü bir bildiri yayımlayarak Erzincanlıları işçi eylemlerini desteklemeye ve 'Savaşa hayır' demeye çağırdı. Bildiriyi dağıtan 2 kişinin gözaltına alındığı, bu kişilerin ilk sorgulamadan sonra serbest bırakıldığı öğrenildi. 'Savaşa hayır demeye çağınyonız' diye başlayan bir sayfalık bildiride, iktidardakilerin kendi çıkarları için Türkiye*yi haksız bir savaşa sürüklemek istedikleri görüşüne yer verildi. 'Işçiler el ele, genel greve - Demokratik, laik Türkiye'ye' cümlelerinin "yazılı olduğu bildirileri dağıtan SHP Erzincan il yönetimi saymanı Mehmet Karakaş ile Tercan ilçesi il genel meclisi üyesi Nuri Şimşek, gözaltına ahndılar. Emniyette yapılan sorgulamalanndan sonra savcılığa sevk edilen Mehmet Karakaş ve Nuri Şimşek savcılıkça serbest bırakıldılar. SHP binası kundaklandı • MUĞLA (Cumhuriyet) — Yeni yıla girerken SHP Datça ilçe binası önceki gece saat 24.10 sıralannda ateşe verildi. Kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce benzinli gaz dökülerek çıkanlan yangın, itfaiye olmaması nedeniyle polis tarafmdan söndünildü. Olay ilçede tepkiyle karşılanırken SHP İlçe Başkanı Raif Dinceriş, "Bu, aşın dinci çevrelerin işi olabilir" dedi. Olayla ilgili olarak emniyet yetkilileri, "Yangını haber alır almaz olay yerine geldik. Itfaiyeyi aradık, ancak yoktu. Bunun üzerine kendi çabalarımızla söndürdük. Bina, pencere camı kırılarak benzinli gaz dökülüp ateşe verilmiş. Olayla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlatmış bulunuyoruz" şeklinde konuştular. ANAP'ta genel görüşme • ANKARA (AA) — Körfez krizi, Necip Torumtay'ın Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifası ve anayasa değişikliği tartışmaları konusunda ANAP grubunda genel görüşme açılması için verilen önerge, 8 ocak salı günü ele alınacak. Burdur Milletvekili Fethi Çelikbaş ve 14 arkadaşı tarafından verilen önergeden ilk olarak Izmir Milletvekili Burhan Cahit Gündüz imzasını geri çekmişti. Daha sonra Uşak Milletvekili Mümtaz Güler \e Zonguldak Milletvekili Pertev Aşçıoğlu da önergeden imzalarını geri almışlardı. Bu gelişmelerden sonra tstanbul milletvekilleri Orhan Ergüder ve Bülent Akarcalı ile Sıvas Milletvekili Yılmaz Altuğ önergeye katıldıklannı bildirmişlerdi. SHP Genel Sekreteri Çetin, 90 ve 91 yıllarını değerlendirdi: Erken seçim kaçınılmazALİ DOCiAN ANKARA — SHP Genel Sekreteri Hikmet Çetin, partisi- nin 1991 yüında "toplumun tüm kesimierinden demokratik bir tepkinin ortaya konulmasına önciilttk yapacağım" bildirdi. Yeni yılda erken seçimin "kaçuulmaz" olduğunu belirten Çetin, 1990 yılının en önemli iki olayını, Körfez krizinin Türki>e açısmdan ulaştığı boyut ile gide- rek yükselen işçi hareketleri ve grevler olarak gördüklerini söy- ledi. Çetin, "Yeoi yıldaki kong- relerimizi ve kurultayımızı sade- ce parti içi mttcadele alanı ola- rak görmüyonız, aynı zamanda partinin sesini dışa duyurmanın da bir aracı olarak kullanmak karanndayız" dedi. SHP Genel Sekreteri, 1990 ve 1991 yıllarını değerlendirirken Cumhuriyet muhabirinin soru- lanru şöyle yanıtladı: — 1990 yılının sizce Tiirkiye açısmdan en önemli olayı nedir? ÇETİN — 1990 yılının en önemli olaylarından biri Körfez krizinin Türkiye açısmdan ulaş- tığı boyuttur. Türkiye, cumhu- riyet tarihinde ilk kez, kendi ya- rarının aksine ve kendi iradesi dışında bir komşu ülke ile sıcak savaş tehlikesiyle karşı karşıya gelmiştir. Bunun yanında 1990 yılının diğer önemli olayı, gide- rek büyük boyutlara ulaşan işçi hareketleri ve grevlerdir. Hükü- metin işçilere karşı duyarsızlığı ve bunun yarattığı ekonomik so- runların etkisiyle Türk-lş yöne- timi, ilk kez bir genel eylem ka- ran alabiliyor. Ve bu yolla ana- ÇETİN -Pariamento devre dışı. yasa, yasalar ve hükümetin tu- tumu ile tıkanmış bulunan de- mokrasi kanalları açılmaya ça- lışılıyor. Çünkü Türkiye'de top- lumun her kesimi, çalışanlar başta olmak üzere 12 Eylül'ün getirdiği hukuk düzenini aşmış- tır, Ustüne çıkmıştır. 1990 yılı, enflasyonun, işsiz- liğin arttığı, gelir dağılımmın bozulduğu, dış ticarette cumhu- riyet tarihinin en büyük açığının verildiği ve Türkiye'nin ekono- mik ve toplumsal bir kriz nok- tasına geldiği bir yıl olarak de- ğerlendirilebilir. Türk ekonomisi 1990 yılının ikinci yarısında her yönüyle bir bunalıma girmiştir. Bütün bunlar, Türkiye'de erken seçim gerekliliğini bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur. — 1990 yılında parti olarak HİKMET ÇETİIVDEN SHP 1991'de toplumun tüm kesimlerinden demokratik bir tepkinin oluşmasına öncülük yapacak. 1990 yılının en önemli iki olayı, Körfez krizinin Türkiye açısmdan ulaştığı boyut ve giderek yükselen işçi hareketleridir. Yeni yıldaki kurultayımızı ve kongrelerimizi sadece parti içi mücadele alanı olarak görmüyoruz, aynı zamanda bunları partinin sesini dışa duyurmanın aracı olarak kullanmak kararındayız. önemli bir kurultay yaşadınız. 91 yılında da bir olağan kurul- tayınız daha var. Vılın önemli bir böliimünün parti içi hesaplaş- mayla geçtigi, yeni yılda da parti içi yartsın sürecegi söyleniyor. Dışa dönük mücadele vereceği- nİH açıklayan bir yönetim ola- rak yeni yılı bu açıdan nasıl gö- riiyorsunuz? ÇETİN — SHP 1990'da iki kurultay yaptı. Biz parti olarak her türlü sorunu kurultayları- mızda tartışarak aşmayı gelenek haline getirdik. Son olağanüstu kurultaydan önce parti içinde genel sekreterin istifasıyla baş- layan bir yönetim sorunu çıktı. Parti, iç mücadeleye çok fazla dönük bir noktaya geldi. Olağan- üstü kurultay, partinin iç so- runlarının bitmesi, partinin dı- şa dönük mücadele vererek ik- tidara gelmesi isteğini dile getir- di. Yeni yönetim Genel Başkan- ın öncülüğünde 2.5 ayhk dö- nemde birçok çahşmayı tamam- ladı. Uzun süredir bir türlü ya- pılamayan parti içi eğitimin ilk aşaması ve haber bülteni gerçek- leştirildi. Kısa süre içinde çok önemli geziler yapılarak toplum- daki istemleri demokratik yol- larla kitle hareketlerine dönüş- türme yolunda önemli adımlar atıldı. Parti araştırma ve dokü- mantasyon merkezinin tamam- lanması son aşamasına geldi. Genel Başkanımız çok önemli bir aşama ve zamanda Körfez gezisini gerçekleştirerek bölge ülkelerine Türkiye'de barış iste- ğinin yaygın olduğunu söyleme fırsatını buldu. CEM-GÜNAY TARTIŞMASI SEKTLESTT SHP'de 'yenilik'kavgası YALÇIN ÇAKIR SHP'de önümuzdeki ay başlayacak kongre takvimi öncesi alternatif program ve projelerin açıklanmasıyla gündeme ge- len "yenilikçi" tartışması giderek sertleşi- yor. Eski Genel Sekreter Deniz Baykal ve arkadaşlarıyla bundan böyle "Yenileştiri- ci Sol" adıyla çalışma yapacaklarını açık- layan PM üyesi lstanbul Milletvekili İs- mail Cem, "Sag-sol kavramlannın eskidi- gini" söyleyenMYK üyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Günay'ı "SHP prog- ramının temeli olan bir ayrışımı reddet- mek"le suçladı. Cem, "BunJar SHP mer- kez yönetiminin ortak düşünceleri midir? Açıkhğa kavuşturulmasını talep ediyoruz" dedi. Günay da "Sosyal Demokrat Yenilcşme" olarak uzun yıllardır savuna geldikleri düşüncelerin "apanldıgım" be- lirterek Cem ve arkadaşlannı, "Kendileri- ne daha uygun bir tanımla" yola çıkmaya çağırdı. SHP'nin haziran ayı içerisinde yapılma- sı planlanan seçimli olağan kurultaya par- ti genel merkez yönetimi ile parti içi mu- halefet arasında "program" ve "kavram" açıklamalanylagidiliyor. Cem'in "Biz Ye- nileştirici Sol"uz açıklamasından sonra bu- nu parti için "Yenilikçiler" adına yanıtla- yan Günay'la Cem arasındaki tartışma par- ti kamuoyuna da yansıdı. SHP lstanbul tl Yönetimi Kurulu yedek üyesi ve eski Kül- tür Komisyonu Başkanı Mehmet Patan bu tür tartışmaların partililerin kafasındaki "kim neci" sorusunu yamtlaması açısmdan yararlı olduğunu belirtti. Patan, "Baykal'ın yaunda Baykal'cı olunur" dedi. Bazı partililer de Cem ve arkadaşlarının "yeni" açıklamalanna "sıcak" bakmak ge- rektiğini kaydederek, "Eğer insanlar 'biz bir şeyler yapmak istiyoruz' diyorlarsa bı- rakın yapsınlar, Partiye katkdan olsun" di- ye konuştu. SHP PM üyesi ve Genel Sekreter Yar- dımcısı Ertuğrul Günay, "Yenilikçilik" tar- tışmalanyla ilgili olarak yaptığı açıklama- da, konunun daha fazla tartışılmasından yana olmadıklannı belirtti. "Bazı arkadaş- lar parti içi tartışmaları başlatmak istiyorlar" diyen Günay şöyle konuştu: Cem Merkez açıklama yapsın. Günay Düşüncelerimizi | apardılar. "Benim söyledigim. bir süredir 'yeni' di- ye ortava koyduklan dfişıincelerin gerçek- te bizim için 'yeni' olmadıgıdır. Biz bunla- rı 'Sosyal demokrat yenileşme' çerçevesin- de savuna gelijoruz. Şimdi asıl kafalan ka- nştıracak olay bu duşiıncelere ve açılımla- ra zamanında hiç itibar etmemiş bazı dost- lanmızın ortava 'Yenileştirici Sol' gibi uydurma tanımlarla çıkmaya çabalamala- rıdır. Yenileşme iddiasını bir bakıma bugün herkesin paylaşınası soindirieidir. Bu ar- kadaşlarımızın eski iddialarını ve siyaset çizgilerini de tümüyle reddetmeden ve sak- lamadan daha kendilerine uygun bir tanım- la vola devam etmeierini beklemeye sanı- nm hakkımız var." Günay ad vermeden Cem'i "12'ye beş kala aralanndan aynlmak"la suçlayarak "İhtiras tramvayına atlayan bazı mevki me- rakhlarının üzerinde yıllarca diişiiniıp tar- tışarak oluşturmaya çalıştıgımız göriiş ve tezleri apararak götürmeye ve gittikleri yerde de sergilemeye çalışmalan en azından >üz kızartıcıdır" dedi. Sosyal demokrat ye- nileşme birikiminin, "Miras yemeye auşmış cici beylerin hırsian ve kişisd beklentileri uğruna hoyratça tiiketilmesine göz yummayacaklannı" savlayan Günay, "tki binli yıllann eşiğinde siyaset dünyası, top- lum ve insan iki viizyıl önce Batı'da orta- ya çıkan iki sözcüğün, sağın ve solun sınır- larını zorlayacak kadar gelişip, karmaşıklaşıyor" diye konuştu. Günay, kendileri hakkında örgütle ilgili suçlama- ların da gerçekleri yansıtmadığını söyledi. İsmail Cem dün yaptığı açıklamada Gü- nay'ın "Sag-sol kavramlannın eskidiğini" söylemesiyle, "Sosyal demokrasinin ve SHP programının temeli olan bir aynşımı reddettiğini" söyledi. Görüşlerini 4 ana noktada toplayan Cem özetle şöyle konuş- tu: "Sayın Günay'ın SHP'lilerden öziir di- lemesi ve sol kavramına karşı bu çarpık ve haksız bakışını düzeltmesi beklenirdi. Ken- disi üç pragraflık bir makale bile iireteme- miş birini, 'düşüncelerini' benim 'gene Sa- yın Günay'ın ifadesiyle' apardığım iddia- İan sadece komiktir. Partiyi temsil niteliği taşryan bir yöneticinin partimizin ve sosyal demokrasinin temel ka\Tamı olan 'sol'u kü- çümsemesi vahimdir. Olay Sayın Günay'ın boyunu aşmıştır. Bir an önce açıklığa ka- vuşmasını istiyoruz. Sol kavramını redde- den ve küçümseyen bu görüşler SHP mer- kez yönetiminde özel esneklikler göstererek bir iktidar mihrakı olmaya çalışmanın bi- reysel düşünceleri midir, yoksa, SHP mer- kez yönetiminin ortak düşünceleri midir?" DENİZLİBELEDtYEBAŞKAN1DA DİSİPLİNKURULUNDA SHP'li Marım, topıın ağzında Denizli Belediye Başkanı Ali Marım ile dört belediye meclisi üyesinin "grup kararına uymadıkları" gerekçesiyle partiden ihraçlan istendi. Marım da "SHP'den ihraç edilmeyi gerektirecek bir suç işlemedim" dedi. ÖMER YURTSEVEN DENtZLİ — SHP'de Uk ola- rak lstanbul'da bir belediye baş- kanı ile 4 yerel yöneticinin par- tiden ihrac edilmesinin ardından bu kez Denizli'de SHP'li Bele- diye Başkanı Ali Manm ile 4 be- lediye meclis üyesinin "grup ka- ranna uymadıklan" gerekçesiy- le partiden ihraçlan için il disip- lin kuruluna sevkleri istendi. SHP Merkez ilçe Yönetim Ku- rulu Başkanı ismail Akbaba Denizli'ye kurulmak istenen kâ- ğıt fabrikasmın "çevre kirliligi" yaratacağı savıyla SHP beledi- ye meclis grubunun aldığı "en- gel olma" kararına Marım ve 4 üyenin uymadıklarını belirtti. Akbaba, ilçe yönetim kurulu- nun bugün toplanarak bir karar alıp il yönetiminden Manm ve 4 üyenin partiden ihracını iste- yeceklerini söyledi. Denizli SHP 11 Başkanı Hasan Gönüllü'de merkez ilçe yönetim kurulundan gelecek bu karan onaylayarak il disiplin kuruluna gönderecekle- rini açıkladı. Denizli'nin gündeminde ilk sırayı alan ve 6 aydır kamuoyu- nu meşgul eden ithal kâğıt fab- rikası, belediye meclisinde kav- gaya yol açarken SHP'de sancı yarattı. Dentaş A.Ş. tarafmdan 3 milyon mark karşılığmda ithal edilen ve DPT'ce 4 milyarlık teşvik kredisi çıkanlan fabrika- yı, çevre kirliligi yaratacağı ge- rekçesiyle kurulmasına izin ver- meyen belediye meclisi, yapılan ikinci başvuru üzerine konuyu yeniden gündemine aldı. Ancak fabrikanın kurulup kurulmama- sına ilişkin karann verileceği toplantıda belediye başkanı Ali Marım ile 4 SHP'li meclis üye- si grup kararına uymadılar. ithal kâğıt fabrikasıyla ilgili konu SHP Denizli örgütünde çalkantılara yol açtı. Belediye Başkanı Ali Manm ile meclis üyeleri Bebçet Çomakoğlu, Ab- dnllah Başkaya, Yusuf Çetin ve Basri Koçdemir'in grup kararı- na uymayarak ANAP ve DYP grubu ile birlikte hareket etme- lerine başta SHP'liler olmak üzere demokratik kitle örgütle- ri ve meslek odalan büyük tep- ki gösterdi. SHP Merkez İlçe Başkanı İs- mail Akbaba, bugün bir karar alarak il yönetimine ihraç tek- lifinde bulunacaklarını açıkladı. İl Başkanı Hasan Gönüllii ise merkez ilçe yönetiminin karannı onaylayacaklannı ve konuyu di- siplin kuruluna götüreceklerini söyledi. Bu arada geçen ay bu konu için Denizli'ye gelen SHP örgüt ve çevreden sorumlu Ge- nel Sekreter Yardımcısı Giineş Gürseler'in fabrikanın kurul- masına izin verilmemesi için tel- kinde bulunduğu belirtildi. tl ve merkez ilçe yönetimi ile demokratik kitle örgütleri ve meslek odalan tarafmdan par- tisinin çevre politikasını zedele- mekle suçlanan Belediye Başkan Ali Manm, "Ben parti grubun- da bölünmeyi önledim. Fabri- kaya evet ya da hayır demedim. Olay neden bu kadar büyütii- liiyor" dedi. Marım ihraç konu- sunda da "SHP'den ihraç edil- meyi gerektirecek bir suç işleme- dim. Mecliste grup karannı kapsayan bir oylama yapüma- dı" diye konuştu. SHP'li meclis üyelerinin oy- lamanm usülsüz yapıldığı gerek- çesiyle bölge idare mahkemesi- ne başvuracakları bildirildi. BABAM NURULLAH ATAÇ Meral Tolluoğlu 5.000 lira (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-lstanbul Ödemeli gönderilmez. BEN ATATÜRKÇÜ DEĞİIJM Nadir Nadi 10. bası 5.000 Ura (KDV içinde) Çağdaş Yayınlan Türkocağı Cad. 39-41 Cağaloğlu-htanbul Ödemeli gönderilmez. Haziran ayında olağan kurul- tayımız var. Biz, kongrelerimizi aynı zamanda dışa dönük bir hareketliliğe dönüştürmek ama- cmdayız. 3unlan sadece parti içi mücadele alanı olarak görmüyo- ruz. Elbette taraflar kongreler- de uygarca, demokratik kurallar içinde yarışacaklardy. Ama biz, kongrelerin ve kurultayın bun- larla sınırlı kalmaması, partinin sesinin dışa duyurulmasında araa olarak kullanmak karann- dayız. Parti içinde üyelik tartış- masına son vermek istiyoruz. — 1991 yılında parti olarak neyi hedefliyorsunuz? SHP'nin yeni yılda erken seçim açısmdan karamsar oldugu söyîenebilir mi? ÇETİN — Demokrasinin er- demi, sadece seçimle gelmek de- ğil, seçimle gitmesini de bilmek- tir. Türkiye'de nedense sadece iktidara gelme tarafı ön plana çıkmış, tsmet Inönü'nün gerçek- leştirdiği 1950 seçimleri hariç, iktidardakiler demokratik yol- larla gitmeyi içlerine sindireme- mişlerdir. ANAP da yapay ço- ğunluğuna dayanarak iktidar odağmı genişletmiş, buna bir de Cumhurbaşkanı'nı eklenmiştir. Bunu halka karşı bir hareket olarak görmek gerekir. özal'ın cumhurbaşkanı olmasıyla artan bunalım giderek yogunlaşıyor. Cumhurbaşkanlığı'nın gerektir- diği hiçbir görevi yapmadan parti başkanı gibi, çalışma iliş- kilerinde MESS başkanı gibi davranan bir cumhurbaşkanı TUrkiye'deki bunalımın başlıca nedenlerinden biri haline gel- miştir. Ayrıca hiçbir gereği ve anlamı yokken özal'ın kişisel prestij arayışı ve gizli kapakh te- lefon merakıyla Türkiye, Körfez krizine bulaşmış ve giderek de içine girmektedir. Körfez krizi adeta Türkiye ile Irak arasında- ki bir bunalıma dönüşmüştür. Hükümet, pariamento ve halk devre dışındadır. 3unun sorum- luluğu büyüktür. Türkiye bir sa- vaşa sürüklenirse demokratik yollarla bunun hesabının soru- Iacağına ve sorulması gerektiği- ne inanıyoruz. — SHP olarak DYP ile oaş- ladığınız ortak çahşmayı nasıl degerlendiriyorsunuz? 1991 yı- lında muhalefetin yakınlaşması ne getirebilir? ÇETİN — Demokrasinin bir özelliğini vurgulamak istiyorum. Elbette farklı partiler ve poliü- ka önerileri olacaktır, ama de- mokrasi aynı zamanda bir diya- log ve uzlaşma rejimidir. Buna- lım noktalarında da siyasi par- tilerin bir araya gelerek temel so- runları konuşmalan doğaldır. Bu nedenle ben, DYP ile devam eden çalışmalann, Türkiye'de demokrasinin geleceğine çok olumlu katkılar yapacağma ina- nıyorum. Ama bu çalışmanın her soruna çözüm getirmesini de beklememek gerekir. 1991 yılının Körfez'e ve dün- yaya banş, Türkiye'ye de yeni bir parlamentonun oluşmasını sağ- layacak bir seçim getirmesini di- liyoruz. Genişletilmiş Avrupa, yani ABD ve Kanada'yı da kap- sayan bir banşın dünyada ban- şı sağlamaya yetmediği artık açıkça görülüyor. Kongre, miting yerini değiştirdi ADANA (Cumhuriyet Güney Üleri Bürosu) — SHP'nin 5 ocakta İskenderun'da yapacağı banş mitingi için önce Adana- mn teklif edildiği, ancak il yö- netiminin "Ertesi gon kongre var" gerekçesiyle itiraz etmesi üzerine vazgeçildiği öğrenildi. SHP yönetimine muhalif parti- liler, Incirlik'in hemen yanında Adana'nın kurtuluşunun ger- çekleştirildiği bir günde miting yapmanın "daha da anlamlı" olacağmı belirterek "Parti yöne- timi için neyin önemli olduğu ortada" yorumunu yaptılar. SHP Merkez Yürütme Kuru- lu'nun "Savaşa hayır, yaşasın banş" mitingi için 5 ocakta Adana'da miting yapılması yo- lundaki teklifinin, "İskende- run'da yapılsa daha iyi olur" di- ye reddedilmesinin nedeni orta- ya çıktı. Teklifin Adana'ya ile- tilmesinden sonra Tiimer Mavi başkanlığındaki SHP il yöneti- mi, "Ertesi gün olaganüstü kongre var. Delegelerle yeterin- ce görüşülmedi. tki tane aday çıktı. tkisi de İnönu'cu olduğu için şanslan birbirine >akın. Mi- ting Adana'da yapılırsa seçim ikinci plana düşer, delegelerie görttşmeler kaynar" diye karar aldığı belirtildi. SHP tl Sekreteri Senai Gedik, MYK'nın teklifıne karşı teklif- le gitmelerinin nedenini şöyle açıkladı: . "BUiyorsunuz, ertesi gün ola- ğanüstü kongremiz var. Seçim telaşı içindeyken Adana'da gör- kemli bir miting yapamayacağı- mızı düşiindük. Hem 5 ocak Adana'nın kurtuluşu. Valilik böyle günlerde mitinge filan izin vermiyormuş. tskenderun'u tek- lif ettik. MYK eski teklifini ge- ri aldı." CUNEYT ARCAYUREK YAZIYOR İşçinin Hakkı Zorbalıkla Kaçırılamaz ANKARA — "Zorbalıkla hak alınmaz" ne demek? Söy- lendiği zamanla zemine bakılırsa; "zorbalık" sözcüğü bir ay- dır süregelen Zonguldak greviyle eşleşiyor 3 Ocak günü işe gitmeme eylemi açıkça tehdit ediliyor. TV'deki yılbaşı masallarında dilediği yerde gerçeklere de- ğinen TÖ, işine gelen sözcüğü "aba" olarak kullanıyor, bir bölümünü de "sopa!" Hukuk devletine özgü tüm kurallara uyarak, aylardır kapı kapı dolaşarak aradığı hakkı bir türlü bulamayan işçiye, an- cak zora geldiği gün anımsadığı hukuk devleti kavramlyla karşı çıkıyor. TO ile hükümete koşut kimi öteki gelişmeler izleniyor. 3 Ocak'taki eyleme, "kanundtşı grevin ortaya çıkması sonu- cunu doğuracağı ihtimaline" dayanarak; mahkeme, gerçek- leşmemiş ya da gerçekleşirse vereceği sonuçlar şimdiden bilinemeyen otaya "intiyati tedbir" koyuyor Hukuksal açıdan karann biçimi ve içeriği geçerli olabilir, savunulabilir de. Ne care, sade insanın gerçekleşmeyen eyleme yasal nrtelemeler yapılarak olası sonuçlarla engel olunmasını içine sindirebil- mesi oldukça kuşkulu. Eski yılın son günü geç vakit mahkeme eğilimini öğrenen Cemil Bey'in yüzünde herhalde çiçekter açıyordu. Neden açmasın? Hükümet adına 3 Ocak'ta işe gitmeyenleri kova- caklarını dört bir yana tamim eylemişti. Eylemi kırabilmek için şimdi eline bir başka koz geçiyor. — — ^ — — — ^ — oia ki dün, 3 ocak'ta Hükümet, cahsan söz ışçıyı yolundan don- . , ' ' dürebileceğı umuduy- KOnUSU OlUnCa, la daha önceki hükü- çalışanın hakları Zt^ZZll eylemlere dönüşmeye Ü meden kovma" kuralı yÜZ tUtUDCB, İecgni^r3 1 ^ mahkeme kararlanna Abanftayılbaşmıge- pe/f tieveSİİ, ÇOk mutiuiuğunu yonetenlerın aklına gizlemeyi beceriyor. c a l l Ş a f l k e S İ m Ç l İ S S U z ^ u ^ acep neden, sürekli ğilmiş! Mahkemelerin "kötÜ ŞeVİer" taklllVOr? bağımsızlığından dem ' ' ' vuruyor. Oysa bu iktidar işine gelmeyen kararlar çıkınca yüksek Anayasa Mahkemesi'ni tartışmaktan çekinmemişti. "Seçil- memışlerin seçilmişlere baskısından" söz ederek yüksek mahkemeyi ve üyelerini açıkça suçlamıştı. Hükümet, çalışan söz konusu olunca, çalışanın hakları eylemlere dönüşmeye yüz tutunca, mahkeme kararlanna pek hevesli, çok istekli. Türkiye'yi yönetenlerin aklına, çalı- şan kesim gelince, acep neden, sürekli "kötü şeyler" takılı- yor? Örneğin 3 Ocak eylemini "bir uyarı" niteliğinde gör- me erdemini neden gösteremiyor? Üstelik 3 Ocak a karşı çıkan hükümetin açıkladığı gerek- çe bir harikaydı. Bir gün çekip gideceklermiş iktidardan ve de efendiler. iktidara gelecek olanlara çarpık, hukuk devleti tanımaz yasadışı uygulama örnekleri bırakmak istemiyorlar- mış! Gördünüz mü iktidardakı erdemi? Son iki günün gelişmeleri iyiniyetle geçiştirilecek bir ola- yı, içinden çıkılması zor hukuksal tartışmalara sürüklüyor. Hükümet 3 Ocak'ı hâlâ genel grev görme eğiliminde. Mah- kemelerse kararlannda bir yerde "kanunsuz grev saptaması" yapamıyor. İşçi kesimi ise 3 Ocak'ta, her şeye karşın, işe git- memekte kararlı görünüyor. Nitekim dün Şevket Yılmaz, o gün evden çıkmayacağını, bir işçi örgütünün başkanı ola- rakyineliyor. TO'nün söytediği "zorbalıkla hak alınmaz" cümlesi dûn, "işçinin elinden hak, zorbalıkla kaçınlamaz"a dönüşüyor. 3 Ocak her açıdan bir sınav günü olacağa benziyor. P A R L A M E N T O D A N TBMM'de 3 yasa tasarısı ANKARA (AA) — TBMM Genel Kurulu, 8 günlük tatilden sonra bugün yeniden çalışmalanna başlayacak. TBMM Genel Kurulu'nun saat 15.00'te başlayacak birleşiminde, ANAP Konya Milletvekili Mehmet Şimşek ve 39 arkadaşı tarafından verilen Marmara Üniversitesi bünyesinde Türkiyat araştırma enstitüsü kurulmasını amaçlayan yasa önerisi ele alınacak. Gündemin ikinci sırasında SHP Diyarbakır Milletvekili Fuat Atalay'ın yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin rapor yer alıyor. Araştırma komisyonlan ANKARA (AA) — TBMM'de çeşitli konularda araştırma yapmak üzere kurulan 8 komisyondan sadece birisi görevini tamamladı. TBMM Genel Kurulu'nun karan ile kurulup çahşmalannı sürdüren araştırma komisyonlanndan sadece naylon terlik ihracatına vergi iadesi ödenmesi konusunu inceleyen komisyon çahşmalannı tamamladı. TBMM'de çalışan araştırma komisyonlarının görev alanlan şöyle: • Belediyelerin imar planlanna aykırı uygulamalannı saptamak üzere oluşturulan komisyon. • Ankara'daki hava kirüliğinin nedenlerini ve bu konuda alınacak tedbirleri tespit etmek amacıyla oluşturulan komisyon. • Tıp fakültelerinden mezun olan öğrencilerin gerekli bilgi ve beceriye sahip olmadıklan iddiasını ve yetersizliğin nedenlerini araştıran komisyon. • 25 Mart 1984'ten bu yana belediye ve il genel meclislerinde yapıldığı iddia edilen kanunsuz, usulsüz, yolsuz eylem ve uygulamalan tespit etmek amacıyla kurulan komisyon. • Para ve Kredi Kurulu'nun tebh'ği ile lastik terlik ihracatına vergi iadesi ödenmesi konusundaki iddiaları araştıran komisyon. • Çevre kirliliğinin nedenleri ve alınması gereken tedbirleri saptamak üzere oluşturulan komisyon. • Horzum olayı ve Türkiye Emlak Kredi Bankası eski genel müdürü ile ilgili iddialann gerçeklik . derecesini tespit etmek amacıyla oluşturulan komisyon. BÜTÜN ÖĞRETMENLER İngiliz, Profesyonel ve Deneyimli Kurslann bostama tarihteri: Gündüz: 2 Ocak Akşam. 2 Ocak j: 5 Ocak iftantHi eumeM Cod 92/4, Osmanbey 147 09 63 152 62 71 Ankaro Selanlk Cod. 6 Kat 5. Kızloy 135 30 94 135 23 97
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog