Bugünden 1930'a 5,491,757 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/4 HABERLER 2 OCAK 1991 DYPTi Eser'den Gürdere'ye • ANKARA (UBA) — DYP Samsun Milletvekili Ali Eser, ANAP Genel Başkan Yardımcısı Metin Gürdere'nin, "Muhalefet milletvekillerini kooperatif tuzağına düşürdük. Bunlar sine-i millete dönemezler" şeklindeki sözlerine tepki gösterdi. Eser, Gürdere'ye yazdığı mektupta, "Yaptıracağınız küçük bir araştırmayla kimlerin koopcratifkolik, kimlerin teşvik kredi komisyoncusu ve yine kimlerin devlet arazisi, ormanlar ve sahilde tahsis ağası olduğunu hemen görürdünüz. Bana göre gazetede yayımlanan, iddialarınız değil itiraflannızdır" dedi. Başkana hapis cezası • KARAMANLI (AA) — Burdur'un Karamanh ilçesi Belediye Başkanı Durali Baykan, seçim yasaklarına uymadığı gerekçesiyle 2 ay 27 gün hapis cezasına çarptırıldı. Başkan Baykan'ın 1989 yerel secimlerinde, kendi fotoğrafının bulunduğu kartpostallar ile "politikacılar için anahtar kitap" adh kitapları, oy toplamak amacıyla vatandaşlara dağıttırdığı belüiendi. "Seçim yasaklarına muhalefet ettiği" iddiasıyla Karamanh Asliye Ceza Mahkemesi'nde hakkında dava açılan Durali Baykan, bilirkişi raporlan ve kendi itirafı üzerine, 2 ay 27 gün hapse mahkûm oldu. Bu ceza, 454 bin lira ağır para «ezasına çevrildi. Lüleburgaz lfrlmaz'ın • LÜLEBURGAZ (Cumhuriyet) — ANAP Lüleburgaz llçe Kongresi dün yapıldı. Kongrede konuşan Kırklareli Milletvekili Cemal özbilen, başkan adayı Halit Gül'ü desteklediğıni, kendisinin de ANAP genel başkan adaylarından Mesut Yümaz'ı desteklediğıni söyledi. Oylama sonucunda Gül 301 oyla başkan seçildi. Diğer aday Erdoğan Kâzım ise 79 oy alabildi. Yönetim kurulu üyeliklerine ise Ismail Apti, Müfit Kasapoğlu, Ali Kendimiz, Hasan Yiğit, tsa Çalışkan, Ahmet Turan, Cemil Kızıl, Fahri Şahin, Ahmet Meriç, Erman özel, Mehmet Girgin, Vehbi Akkoç ve Metin Bölükbaşı seçildiler. 117 gün tatil • tSTANBUL (AA) — 1991'in yaklaşık üçte biri tatilde geçecek. Resmi ve dini bayramlar için 13 gün, hafta sonlannda ise 104 gün tatil yapılacak. Yeni yılda, 1 Ocak yılbaşı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet BayTamı, 15 nisan pazartesi günü öğleden sonra başlamak • üzere 16-17-18 nisan Ramazan Bayramı ve 23-24-25-26 haziran tarihlerinde de Kurban Bayramı olmak üzere toplam 13 gün resmi ve dini bayramlarda geçecek. 1991'de hafta sonu tatillerinin toplamı da 104 günü buluyor. Demokrasi vakfı • ANKARA (ANKA) — ANAP genel başkan adaylanndan Mesut Yılmaz ve arkadaşlarının ağırlıkta olduğu "Türk Demokrasi Vakfı"nın ocak ayı etkinlikleri belirlendi. Türk Demokrasi Vakfı'nda, ANAP Istanbul Milletvekili Bülent Akarcalı 5 ocaktaki konferansta, "TBMM tnsan Hakları Inceleme Komisyonu'nun yetkileri, görevleri ve çalışma ilkeleri" konusunda bilgi verecek. Ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlanna göre: Işkence politik tercihERBİL TUŞALP ANKARA — Türkiye'nin in- san hakları siciline, 1990 yüın- da da "yaşama hakkTna iüşkin 39 olay geçti. Ulusal ve ulusla- rarası insan hakları kuruluşlan. geride bıraktığımız yıl içinde çe- şitli nedenlerle yaşama hakları ellerinden alınan 39 kişiyle ilgi- li iddialan soruşturdular. Ulus- lararsı insan hakları kuruluşla- rının yıl içinde yayımladıkları 7 ayn raporda temel insan hak ve özgürlükleri açısından Türkiye1 de gözlenen "görece iyileşmenin yanında" işkencenin bir politik tercih olarak sürdüğü belirtildi. "Sorguda işkence ile öldür- me", "gözaltı ve cezaevi koşnl- lanna dayanamayarak devletin güvencesindeyken, kendi canına kıyma", "hastalık ve tedavide kasıtlı gecikme", "Dur ihtanna uymama ya da kaçma girişimin- de bulunma", "yargısız peşin in- faz", "yaşadıgına Uişkin uzun süre taaber alınamama ve kaybolma" gibi başlıklarla ulu- sal ve uluslararası insan haklan kuruluşlarının, 1990 yıhnda "Türkiye'de yaşama hakkı. ihlalleri" listelerine gecen isim- ler şöyle sıralanıyor: tbrahim Halil Alkan, Recep Demir, Mehmet Çövendere. Emine Yılmaz, Ali Akkan, Be- şir Algan, Hikmel Demir, Arif Keskin, Eyüp Korkmaz, Serdar Çekiç Abbasoğlu, Ahmet Özgel. GUIay Ancı, Alper Ersoy, Hiis- DÜ tşeri, tbrahim Ateş, Farnk Aytuğ, Ömer Özgün, Miho Üriın, Şadık Yakut, Salib Üre, Ömer Üriin, Feremez Aydın, Adnan Bagca, Abdürrmhim Tan- nbilir, Hasan Kayar, Mustafa Bahar, Necmettin Çoban, lsmail Bahçeci, tbrahim Serbest, Ya- kup Aktaş, Abdullah Kurt, Mustafa Kocamer, Veysel Koca- mer, lsmail Danışman, Hatke Danışman, Kudret Fidan, Hadi Dalan, İdris Can, Hâseyin Akaslan. Yaşama haklan güvenlik güç- lerince ellerinden alınanlar ara- sında,iki çocuk bulunuyor. Ha- bur sınır kapısında polisten ka- <;an satıcı çocuk Farnk Aytnf (13), özel tim görevlilerinin aç- tığı ateş sonucu 8 Ağustos 1990 tarihinde öldü. Silopi Cumhuri- yet Savcılığı olayı soruşturuyor. Hadi Dalan (13) ise Lice'de bas- kılan protesto eden halkın üze- rine açılan ateş sonucu başmdan yaralandı ve 15 arahkta tedavi gördügü hastanede yaşamını yitirdi. Uluslararası boyut Uluslararası insan haklan ku- ruluşlan içinde önde gelen New York Barosu İnsan Haklan Ko- mitesi, şubat 1990*da yayımladı- ğı "Türkiye'de Işkence" başlıklı raporda, 10 yılda 170 kişinin iş- kence sonucu yaşamlannı yitir- diğini duyurdu. Yıl içinde yayımlanan baa ra- porlarda da Türkiye'de başta iş- kence olmak üzere temel insan hak ve özgürlükleriyle ilgili ge- lişmelerdeki olumsuzluklardan söz edildi. Birleşmiş Milletler İn- san Haklan Komisyonu'nun şu- batta yayımladığı rapor "Türki- ye'de işkence var" başhğıyla ka- muoyunun bilgisine sunuldu. ABD Kongresi İnsan Haklan Raporu da aynı tarihte yayım- landı. Raporda, temel insan hak ve özgürlüklerinin sağlanması açısından Türkiye'nin uluslara- rası anlaşmalardan doğan yü- kümlülüklerini yerine getirmedi- ği belirtilerek "işkencenin Türkiye, ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporlarına "sorguda işkence ile öldürme" "gözaltı ve cezaevi koşullarına dayanamayarak devletin güvencesindeyken kendi canına kıyma", "hastalık ve tedavide kasıtlı gecikme", "dur ihtarına uymama ya da kaçma girişimjnde bulunma", "yargısız peşin infaz", "yaşadığma ilişkin uzun süre haber alamama ve kaybolma" gibi başhklarla geçti. sürdüğü" vurgulandı. Uluslararası Af örgütü'nün 18 Mayıs 1990 tarihli son Tür- kiye raporu ise "Devam eden in- san haklan ihlalleri" başlığını taşıyordu. "Düşünce suçlulan", "işkence", "adil yargılama" ve "ölüm cezası" konulanna ağır- hklı olarak yer verilen raporda "Türkiye'de sistemli ve yaygm iş- kence uygulamasının sürdüğü" belirtildi. Raporda şu görüşlere yer verildi: "1990 yriının başında, iclerin- de şiddel unsuru taşımayan po- litik veya dinsel faaliyetlerinden ötörii hüküm giymiş yuzlerce tutuklunun da bulunduğu bin- lerce insan, düşünce suçlusu ola- rak cezaevlerinde kalmaya de- vam etmiştir. Bunlann aralann- da derneklerin, sendikalann ve Kiirt gruplarmın üyelerinin ya- nı sıra gazetecUer de yer almak- tadırlar. İşkence uygulaması, ba- zı durumlarda öliime neden ola- bilecek biçimde yaygm ve siste- matik olarak sürmektedir. Aske- ri mahkemelerde ve devlet gü- venlik mahkemelerinde sür- dürülen siyasi davalar, ulus- lararası standartlara uynuunak- tadır." Haziran ayında yayımlanan Helsinki Watch'un raporunda "Güneydoğu'daki insan hakla- rı ihlallerinden" örnekler veril- di. Uluslararası Af Örgütü ağus- tos bülteninde de" etnik sorunlar ağırlıkh olarak işlendi ve "Tür- kiye'de karakollarda işkence gö- renlerin ve mahkemelerde yargı- lananlann büyük çoğunluğnnun bu bolgede yaşayan insanlar olduğu" gözlemi aktarüdı. Kasım ayının sonunda yayım- lanan İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Komitesi raporunda ise "Türkiye'nin işkenceyi tümüyle ortadan kaldırması için yapü- ması gereken birçok şey olda|u" görüşüne yer verildi. Uluslararası insan haklan ku- ruluşlan raporlan dışında Batı Avrupa platformlannda Türki- ye'de insan haklan sorunlan ele alındı. Haziran ayı başında Ko- penhag'da toplanan AGİK tn- san Haklan Boyutu Konferan- sı'nda, hükümetler dışı kuruluş- ların da katıldığı toplantılarda Türkiye tartışıldı. Tartışmalann ağırhk noktasını Kürt kimliği oluşturdu. Avrupa Parlamentosu'nda temsil edilen sosyalist ve komü- nist gruplarca hanrlanan Türki- ye'de temel insan hak ve özgür- lüklerine yönelik 8 ayn karar ta- sansı 18 Mayıs 1990 tarihinde- ki oturumda birleştirilerek tek metin haline getirildi. TCK'nuı 141, 142 ve 163. maddelerinin kaldınlması istenen metinde ay- rıca "hücre ve tecrit cezalannm kaldınlması, karakollarda işken- cenin önlenmesi ve benzer ted- birlerin Türkiye'nin dunya ve Avrupa'daki imajının düzelme- sini sağJayacağı"belirtildi. Karar tasarısırun 1989 yıunın son gün- lerinde yayımlanan AT Komis- yonu raporunun izlerini taşıdı- ğı gözlemlendi. AT Komisyonu'- nun Türkiye'nin tam üyeliği ko- nusundaki görüşünü içeren 21 Aralık 89 raporunda "Son yü- Urda meydana gelen ileriemetere karşın, insan haklannuı durumu ve azınlık kimliklerine saygı, bir demokrasi için gerekli düzeye ulaşmamışür" görüşü dile geti- rilmisti. CİZRE OLAYLARI — 1990da Gttneydoğu'da özellikle Cizre'de yaşanan olaylar uzun süre gnncelliğini korudu. Kepenk kapama ve yüıüyüş, başında sıkca yer aldı. (Fotograf: Cumhuriyet) Bir yıl içinde 29 suikasttan 12'si itirafçılara yönelikti Itirafçılar nanüunıın uciındaTURAN YILMAZ ANKARA — 1990 yılına, "faüi meç- hul siyasi suikatlar" damgasım vurdu. Bir yıl içinde meydana gelen 29 suikast- tan 12'si itirafçı sanıklara yönelik oldu. Prof. Dr. Muammer Aksoy, gazeteci Çe- ün Emeç, SHP Parti Meclisi üyesi ve eski Senatör Doç. Dr. Bahriye Üçok, MİT es- ki Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas ve yazar Turan Dursun'un öldürülmeleri başta olmak üzere bu suikastlann ardın- daki giz perdeleri aralanamadı. Bu cina- yetlerin katilleri yakalanamadı. 1990'a damgasım vuran "faili meçhul suikastlar" ocak ayında başladı. Ardın- dan da bütün yıl boyunca tırmanarak sürdü. Failleri bugüne kadar bir türlü ya- kalanamayan bu siyasi cinayetler şöyle sıralamyor: 29 ocak: Emekli Albay Rıfat Uğurlu- tan, milli güvenlik dersleri verdiği lstan- bul Kurtuluş Lisesi önünde bir kişinin si- lahlı saldırısına uğradı. Gündüz saatle- rinde meydana gelen bu olayda silahmı ateşleyen saldırgan kaçmayı başanrken Albay Uğurlutan olay yerinde can ver- di. 30 ocak: Oncekı yılın 1 Mayıs olayla- rmda Mehmet Akif Dalcı adh genci öl- dürduğü öne sürülen trafık polisi Kâzım Çakmakçı, tstanbul Kasımpaşa'daki evinden çıkarken tabanca ile vurularak öldürüldü. Bu olayı Dev-Sol üstlendi. 31 ocak: Türk Hukuk Kurumu ve Ata- türkçü Düşünce Derneği Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, Ankara Bahçeli- evler 2. Cadde'deki evinin bulunduğu apartmamn girişinde uğradığı silahlı sal- dırı sonucu öldü. Olayı o güne kadar adı duyulnıamış olan "Islami Hareket örgütü" üstlendi. Bu örgütün adı, da- ha sonra sık sık duyulmaya başlandı. Yi- ne bu olayla birlikte, "Islami terör" kav- rarru da kamuoyuna mal oldu. Hüküme- tin böyle bir terör hareketi olmadığı yö- nündeki açıklamalanna karşın, MİT Müsteşan Korgeneral Teoman Koman, basın mensuplan ile iki kez bir araya ge- lerek bu kavramı sık sık yineledi. tslami terör örgütlerinin para sıkmtısı çekme- diklerini belirten Koman'ın, "Islami ha- reket örgütü yoktur, adı kullanılmakta- dır. Kim var arkasında, ona giremem. Bu, politikaya, dış politikaya girer" şek- lindeki değerlendirmesi dikkat çekti. 7 mart: Gazeteci-yazar Çetin Emeç, Müftüsü Turan Dursun, Istanbul Koşu- yolu'nda evinden çıktıktan bir süre son- ra uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü. Aksoy ve Emeç'i öldürenler bu olayı da üstlendiler. 5 eyliil: Emekli Başkomiser lbrahim Çağlar, İstanbul Şirinevler'deki bir kah- vehaneden çıktıktan sonra iki kişinin si- lahlı saldmsı sonucu öldürüldü. Eylemi Dev-Sol üstlendi. 26 eyliil: MÎT eski Müsteşar Yardım- cısı Hiram Abas, tstanbul Çiftehavuz- lar'da otomobilinin içinde silahlı saldı- nya uğradı. Abas olay yerinde can ve- rirken saldırganlar kaçmayı başardılar. Olayı Dev-Sol üstlendi. 1990 boyunca meydana gelen siyasi suikastların failleri bulunamazken emniyetteki "tarikatçı" örgütlenme iddiaları da en çok tartışılan konu oldu. Hükümet bütün iddiaları reddetti. şoförü Sinan Ercan ile birlikte tstanbul Suadiye'deki evinin önünde uğradığı si- lahlı saldırı sonucu öldürüldü. Bu olayı da "tslami Hareket Örgütü" üstlendi. Gasp ettikleri bir araçla bu cinayeti iş- leyen saldırganlar daha sonra "sırra ka- dem bastılarl' 12 haziran: Emekli Hâkim Albay Dur- muş Akşen, tstanbul Moda'daki büro- sunda silahlı saldınya uğrayarak öldürül- dü. Olayı Dev-Sol üstlendi. 13 haziran: Emekli siyasi polis Muh- sin Bodur, tstanbul Mecidiyeköy'deki evinde vurularak öldürüldü. Olayı Dev- Sol üstlendi. 4 eyliil: Gazeteci-yazar, eski Adana 6 ekim: SHP Parti Meclisi üyesi ve es- ki Senatör Doç. Dr. Bahriye Üçok, ts- tanbul'dan gönderilen bir bombalı pa- ketin patlaması sonucu Ankara Gazios- manpaşa'daki evinde öldü. Olayı yine ts- lami Hareket örgütü üstiendi. 10 ekim: İstanbul MİT Bölge Daire Başkanı'nın makam şoförü Kemal Tunç- sel, oğluna ait karbüratörcü dükkânın- da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü- rüldü. Olayı TİKKO üstlendi. 25 ekim: Emekli Astsubay Halil Çe- tin, eşi Mukadder Çetin'e ait kitapcı dük- kânında uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Olayı Dev-Sol üstlendi. 12 kasım: İstanbul Bayrampaşa Ceza- evi Savcısı Niyazi Fikret Aygen, makam arabasında uğradığı silahlı saldırı sonu- cu öldü. Olayı Dev-Sol üstlendi. Aygen'i öldüren silahın daha önce de Ortaköy- de Binbaşı Adnan özbay'ın yaralanma- sı, Başkomiser Çağlar'ın öldürülmesi ve Mercan Vergi Dairesi'nin soyuhnası ey- lemlerinde kullamldığı saptandı. 12 aralık: Emekli Başkomiser Aydın Banş, İstanbul'da evinin yakınındaki otobüs durağında beklerken öldürüldü. 17 aralık: Ankara Hastanesi Cerrahi Klinik Şeflerinden Dr. Musa Duman, Kı- zılay'daki özel muayenehanesinde uğra- dığı silahlı saldırı sonucu öldü. Eylemi yine Dev-Sol üstlendi. 18 aralık: Emekli MİT görevlisi Ferdi Tamer, tstanbul'da işlettiği tüpçü dük- kânında vurularak öldürüldü. Olayı TİKKO üstlendi. 1990 yüı içinde yasadışı örgütler tara- fından 12 de itirafçı sanık öldürüldü. Uğradıklan silahlı saldınlar sonucu öldürülen ıtirafçılar ve üyesi bulunduk- ları örgütler şöyle: Şahin Dönmez, Mehmet Girgin ve tb- rahim Güngör (PKK), Kâmuran Özcan ve Adem Demirci (MLSPB), Hıdv Gn- ven ve Ali Ekinci (TİKKO), Nazım Ka- vak. Nihat Deoiz, Yaşar Kankal ve Yük- sel lyaz (Dev-Sol), Adil Ozbek (TİKB). 1990'da en çok tartışılan bir diğer ko- nu da emniyetteki "tarikatçı" örgütlen- me savları oldu. Eski Içişleri Bakanla- nndan SHP Grup Başkanvöekili Hasan Fehmi Güneş tarafından "emniyette mol- laiaştırma hareketi" olarak adlandırılan bu olay, MÎT Musteşarı Koman tarafın- dan da bizzat Bakanlar Kurulu'nda dile getirildi. POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA İşçiler Kararlı, ükümet Tedirgin... Başbakan Yıldırım Akbulut, Abant'ta kartopu oynayip 365 günün yorgunluğunu üzerinden attı. Kimi bakanlar Erciyes^ teydi. Kimileri Abant, Antalya ve Lefkoşa'da. Herkes halin- den hoşnut bir biçimde 1991 yılına girdi. Yeni yılın son günü Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Ulus Sa- manpazarı'nda alışveriş yapan yurttaşlarla konuştu, esnaf- tan fiyatları öğrendi. Biz o saatlerde bir ANAP milletvekiliyie görüşüyorduk. St- kıntılı olduğu belliydi. Zonguldak'ta madenci grevi, 3 ocak- ta Türk-İş'in genel eylemi ANAP'lıları çok tedirgin edtyordu. ANAP milletvekili, "Görüyorsunuz, işimiz okjukça zor" de- di ve ekledi: —Ne olursa olsun Zonguldak grevini çözeceğiz. Bu yot- da önemli adımlar yeni yılda atılacak. Anladığımız kadarıyla 4 ocakta 45 bin taşkömûrü işçisi- nin otobüsJerie Ankara'ya gelip Çankaya'ya yürûmelerinden tedirgin oluyorlardı ANAPlılar. Kimi bakan ve milletvekilleri devreye girmişlerdi. Özellikle Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in ikide bir TV'ye çıkıp '7 milyon aylık ücret istiyorlar" savının işçiler üzerinde tepki doğurduğunu söyiüyoriardt. Acaba hükümet Genei Maden-İş Sendikası'nın istemleri- nin tümünü yerine getirecek miydi, yoksa ücretler belirli bir düzeye çekilerek anlaşma mı imzalanacaktı? Abant'ta Genel Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer'le Başbakan Akbulut oturup konuşmuştardı. Görüş- melere devlet bakanlan Ercüment Kbnukman, Kemal Akkaya ve Sağlık Bakanı Halil Şıvgın da katılmıştı. Sendika Genel Başkanı Denizer, görüşmelerden bir so- nuç alınamadığını, dün Ankara'da yeniden bir araya gele- ceklerini soylüyordu. Başbakan Akbulut'un tavrını ise şöyle değerlendiriyordu: —Başbakan'ı iyi niyetli gördüm. Devlet Bakanı Cemil Çiçek, bu son gelişmeleri nasıl de- ğerlendiriyordu? Yoksa yine "7 milyon ücret istiyorlar" sa- vını ortaya atıyor muydu? Çiçek'in ilginç bir kişiliği var... Bakın Zonguldak — ^ » . ı ^ ^ ^ ^ » _ _ _ ^ . ^ _ — _ g^vminas.ldeger.en- Dün öğleden SOnrS -Ben işçi düşmanı masaya oturuldu bir 2%£bi rn pS: "*?*?*:Ancak ron olsam, en azını OlUmlU Dir SOnUÇ rr re m m derim° k kaza " alınam ^ dl - Taraflar nena Beiki CHgün zon- yazık ki anlaşamadı. guldak grevi anlaş- TODİantl bü nedeflle mayla sonuçlanacak. riâftıMı Köşeye sıkışan hükü- ( J a & " ° / - met, yarın Türk-İş'in yapacağı genel eylemin mahkemece engellenmesinin he- men ardından Genel Maden-İş Sendikası'yia bu işi brtire- cek. Ama biz yine de "acaba" diyoruz. Belli mi olur, bakarsı- nız Cemil Çiçek yine bir açıklama yapar: —Sendika 10 milyon aylık ücret istiyor... Akbulut, dün yeni gelişmeler karşısında şöyle diyordu: —Zannediyorum ki bugünkü görüşmelerimizde bir sonuca ulaşabileceğiz... Eğer teknık ve diğer konularda anlaşma sağlanırsa Zon- guldak grevi sona erecek. Genel Maden-İş Sendikası Ge- nel Başkanı Şemsi Denizer de "teknik konulara" değiniyor —Anlaşmazlık burada. Sayın Başbakanımız parayı vere- cek, grev bitecek... Dün öğleden sonra masaya oturuldu bir kez daha. Ancak olumlu bir sonuç alınamadı. Taraflar ne yazık ki anlaşama- dı. Toplantı bu nedenje dağıldı. 3 ocakta gerçekleşecek genel eyleme gelince... Türk-tş Genel Başkanı Şevket Yılmaz, 3 ocak genel eyle- mine mahkeme engelini değerlendirirken aynen şöyle de- di: —Bu bir tedbir konusudur, burada tespit yoktur... Şevket Yılmaz, üretimden gelen gücünü kullanarak evden dışarıya çıkmayacak. SHP lideri Erdal İnönü de evinde ola- cak. Evet, bugün ve yarın Türkiye'nin gündeminde iki sorun var; ikisi de işçi hareketini demokratık hak ve özgürlükleri çok yakından ilgilendiriyor. İşçi sorunlan, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik sorunlarry- la bütünleşir... Kamu kesiminde çalışan işçilerin ücretleri 400-500 bin li- ra arasında değişiyor. 170 bin işçi 1991 yılına grevde girdi. Ağırlaşan yaşam koşullan işçiyi, memuru, dul ve yetimi pe- rişan ediyor. Bugün 2 ocak. Zonguldak grevi bitecek mi? Yarın 3 ocak. Genel eylem yapılacak mı? Türk-İş kararlı. İşçiler kararlı. Biz gazeteciler ise onların seslerini duyuracağız... Vali Kozakçıoğlu Güneydoğu'da basaıilı olduk KUTXU ESENDEMİR ULUDAĞ — Olağanüstü Hal Bölge Valisi Hayri Kozak- çıoğlu, Türkiye ile Irak arasın- da çıkacak olası bir savaşın gü- venlik güçlerinin mücadelesini etkilemeyeceğini, ancak komşu ülkelcrde barınan aynükçı grup- lann o ülkelerden temizlenmesi için caydıncı olabileceğini söy- ledi. Çevik Kuvvet'in Irak- Türkiye sınırı arasına gel- mesinin bir dış güvenlik olduğu- nu belirten Kozakçıoğlu, 1990 yılında güvenlik güçlerinin Gü- neydoğu'da çok başanlı bir dö- nem geçirdiğini belirni. Olağanüstü Bölge Valisi ola- rak 1986 yıhndan bu yana yeni yıla ailesiyle birlikte Uludağ'da giren Kozakçıoğlu, Cumhuriyet muhabirinin sorulanm yamtlar- ken, önceukle düşünce ve terör suçlannın birbirinden aynkna- sı görüşünü yineleyerek, "Tür- kiye gibi demokratık bir ulkede her fıkrin rahatca müzakere edilmesi gerekir" dedi. 1990 yı- hnda bölgede ele geçen militan sayısının çok, teröristlerce az ol- duğunu söyleyen Vali Kozakçı- oğlu. '91 mesajını şöyle verdi: "90 yılında teslim olan terö- rist sayısında büyük artış var. Bu da güvenlik göçlerinin başa- nsıyia terörist gruplann moral gücünü y ıprattığını gösteriyor. 91 yılında tüm bölgeye yayılan timlerimizce daha da organize olarak güvenlik güçlerimizin mücadelesi devam edecektir." Cumhuriyet muhabirinin Gü- neydoğu'daki kitlesel hareketle- rin artış göstermesini anımsat- ması üzerüıe Kozakçıoğlu, 'Te- rörist gruplar güvenlik güçleri karşısında başanlı olamayınca Idtleierin icine gMyottar. Bn klt- leler özellikle üniversiteler, sporseverier, küçük iskin bolge- leri ve köyler. Bnralarda böli- cülük yapmaya çalışıyorlar. ör- neğin Lke olaytannda htlkı bir salca fabrikasının yapdmaması- nı gerekçe göstererek luşknttı- l«r." 2000'e Doğru'ya 4 saldırr ihbarı tç Politika Servisi — 2000'e Doğru dergisinden yapılan bir açıklamada, 'Emniyetten bir görevli' imzasıyla kendilerine gönderilen mektupta, derginin dört yöneticisine 'polis tarafın- dan saldınlar düzenlenecegiııin ihbar edildiği' öne sürüldü. 2000'e Doğru dergisi sorum- iu Müdürü M.Adnan Akfırat larafından dün yapılan yazıh açıklamada, derginin Ankara Bürosu'na gönderilen mektup- ta, eski MİT görevlisi Ferdi Ta- mer'in de 'polis-MİT besaplsş- ması sonucu öldürüldügü savı- nın' yer aldığı belirtildi. Bir ör- neğinin de açıklamaya eklendi- ği, 'emniyet'ten bir görevli' im- zalı mektupta, "Polisin, Dogn Perinçek, Şule Perincek, Hasan Yalcın ve M.Bedri Gültekin'e sakiırabilecegi, bu gibi olayiarm MİT ya da bir başka örgüt üze- rine atıUbikcegi" iddiaları yer aldı. M.Adnan Akfırat ise 2000'e Doğru'ya yönelebilecek saldın- lardan "Emniyet, MİT ve Türk Gladio'sunun sonımlu olacağt- m" açıkladı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog