Bugünden 1930'a 5,503,278 adet makale



Katalog


«
»

18 OCAK 1991 KÜLTÜR-SANAT CUMHURİYET/7 TİYATRO 'Sanatçıyı sınava sokamazsınız' • Kiiltiir Servisi — TODER (Tiyatro Oyunculan Derneği), "üyelerinin onur ve mesleki haysiyetlerini korumak" açısmdan tüm özel ve ödenekli tiyatrolann kurucu, yönetici, sanat yönetmeni, müdür ya da işveren durumunda olan kişileri uyardı. Kanun, yönetmelik, tüzük gibi yazılı metinleri yanlış yorumlayan bürokratlara da aynı uyarıda bulunan TODER'in, özellikle Bakırköy Belediye Tiyatrosu'nun tiyatroculara açtığı smavı eleştiren açıklaması şöyle: "Uzun süre sahnede kalmayı becerebilen onurlu sanatçılar, kadroya alınmak vaadiyle kendilerinden ister daha çok, ister daha az yetenekli tiyatro adamlan önünde sınava sokulamaz. Onlara 'Parça hazırla ve önümde oyna' demek, o kişilerden daha da fazla tiyatro sanatına saygısızlıktır. Bir sanatçının ekolünü beğenmeyebilirsiniz, ama onu imtihan edemezsiniz. Göreve alırsınız ya da almazsınız. Stajyer sanatçılara imtihan uygulanması genel bir teamüldür. Ancak bir stajyer sanatçının bile yetenekli ve müesseseyc gerekli bir kişi olduğu saptanmışsa onun dahi sınava aünması onur kıncı ve yanhştır. Çünkü tiyatro sanatçılığı seyirciye kendini kanıtlamakla gerçekleşir, diploraayla değil. Kanun maddesi, yönetmelik, iç tüzük, bakanlık emri, belediye meclisi isteği gibi mazeretler ileri süren kişi ve kurumlara gerek Devlet Tiyatrolan Yasası gerekse Istanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolan Yönetmeliği'nde yer alan 'sanatını ispatlamış kişilerin doğrudan kadroya alınacağı' hükmünü hatırlatırız.." BffPye karşı imza verenler • Kiiltiir Servisi— Tiyatro sanatçıları Münir Özkul, Erol Günaydın, Ferhan Şensoy ve Demet Akbağ, Bakırköy Belediye Tiyatrolan'nın tiyatro sanatçılarına açtıkları sınavdan dolayı kınayan bildiriye verdikleri imzalarını geri çektiler. Sanatçıların açıklaması şöyle: "Bakırköy Belediye Tiyatrolan'na oyuncu alınması için yapılan sınavda oyunculara hakaret edildiği biçiminde yanlış bilgilendirildiğimizden bu olayı kınayan bir bildiriyi imzalamış buJunuyoruz. Olayın aydınlığa kavuşması sonucu, imzalarımızı geri alıyor, suçlanan arkadaşlanmızdan ozür diliyor, Bakırköy Belediye Tiyatrolan'nın onurlu tiyatro kavgasını yürekten destekliyoruz" 'Kuşlar' rekora • İSTANBUL (AA) — Türkiye'nin ilk Rock müzikali 'Kuşlar' 200. oyununa ulaştı. Tiyatroseverlerin müzikal oyunlara gösterdiği ilginin sonucu 'Lüküs Hayat' 7. yılını doldururken aynı rekora doğru giden 'Kuşlar' ise bu sezon 3. yılına girdi. Istanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolan Genel Sanat Yönetmeni Gencay Gürün'ün, Aristophanes'ten yola çıkarak yazdığı ve Haldun Dormen'in sahneye koyduğu 'Kuşlar', Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nda sahneleniyor. Müzikalin önemli rollerini, Zihni Göktay, Hümeyra, Ismet Ay, iBirsen Kaplangı.Funda Postacı, Oya Palay, Turgut lArseven , Osman Görgen ve Kerem Yılmazer ipaylaşıyorlar. SİNEMA i"Baba 3 " sinemalarda j • tSTANBUL (AA) — İlk iki bölümü 9 Oscar kazanan .' "Baba" fılminin üçüncüsü mart ayından itibaren j tstanbul sinemalannda gösterime girecek. 55 milyar dolar ! harcandığı bildirilen "Baba 3" fılminin öyküsü oluşturulurken Mehmet Ali Ağca'nın tetiği çektiği ,' j Papa'ya suikast girişimiyle ilgili haberden yararlandığı iaçıklandı. "Baba 3"teki öykünün, Italyan Banco ! Ambrosiano'nun milyar dolarlık çöküşünde Vatikan'ın \ rolü, Papa'ya suikast girişimi ve Avrupa'nın ekonomik ; güç olarak yeniden sivrilmesi ile ilgili haberlerden ilham ' alınarak oluşturulduğu açıklandı. SEVEMA/AltLLÂ DORS4Y 'Gizli Mşkiler'son yılların kofpolisiyelerinden çok farklı Polîsivedeveni ufuklarGizli tlişkilcr (İnternal Affairs) / Yönetmen: Miki Figgis / Senaryo: Henry Bean / Görüntü: John A. Alonzo / Müzik: Mike Figgis, Anthony Marinelli, Brian Banks / Oyuncular: Richard Gere, Andy Garcia, Nancy Travis, Laurie Metcalf, William Baldwin, Richard Bradford, Michael Beach, Faye Grandt/UİP (Paramount) fılmi / 117 dakika (Gazi, Lâle, Kadıköy, Şafak, Ankara Gölbaşı, İzmir Deniz, vs.) Polisiye sinemayı niye seve- riz? Çünkü polisiye fılmler ça- ğımızın trajedileridir, trajedile- ri yaratan tüm güçler, kaygılar, dengeler onlarda da vardır: Kral veya imparatorlann yerini alan çağdaş politik iktidarlar, insan- ''lığın yaradılışından beri, Kâbil Hâbil'i öldurdüğünden beri va- rolan kötüluğun ve suçun günü- müz toplum yapılarında çok da- ha karmaşık biçimler alarak sü- regelmesi, "tannsal güçler"in, "kader"in yerini alan toplum- sal bir determinizm, insanı in- san yapan ve aynı biçimde in- sanlıktan çıkaran tum tutkula- rın, zaafların, hırslann, soylu- soysuz çeşitli amaçların yoğun bir bileşkesi... Ve baştan sona kendisini duyuran, belki de o ünlü "kader"le atbaşı giden ve onun esinlediği bir kaçınılmaz- lık, önlenemezlik duygusunun getirdiği koyu bir karamsarlık... Evet, polisiyeler, iyi, has poli- siyeler, kuşkusuz çağımızın tra- jediferidirler. 1930-40'lann o ünlü Amerikan (ve biraz da Fransız) kara filmlerini, "Scar- face"den "Halk Dttşmam"na, "Küçük Sezar"dan "Kirli Yüz- lii Melekler"e, "Çifte Tazmi- naf'tan "Laura"ya, "Sisler Rıhümı'ndan "Kuzey Oteli"ne öylesine özlemle anıyorsak, bu o fîlmlerin, ülkeleriyle ilişkili ki- mi gerçeklerden yola çıksalar da, baştan sona o benzersiz "trafik duvgusu"nu hep konj- malarındandır en çok... "Gizli İlişkiler", işte bize bunları düşündürdü. Çünkü sı- radan ve artık çok bilinen bir konuyu, polis örgütü içindeki yozlaşmışlığı ve bir "kötü" po- lise karşı savaşım veren bir "iyi" polisin öyküsünü anlatan bu film, birden bizleri son yıl- ların o gösterişli, hızlı, şiddet yükiü, ama tümüyle boş ve kof filmlerinden alıp İcilometrelerce uzaklara, kara-filmin soylu günlerine götürüyor. Hatta da- ha da ötelere: Çünkü kahra- manları Faulkner, İrish, Ham- mett veya Chandler gibi has ka- lemlerin dunyalanndan kalem- lerinden çıkmanın getirdiği lez- zeti ve karamsarlığı taşısalar, dolayısıyla olunabilecek kadar "kötti", yozlaşmış olsalar da, o filmlerdeki başkişileri aşan gü- nah boyutları taşıyorlar "Gizli bişkiler"in başkişileri... Dennis Peck'in (benzersiz Richard Ge- re) kötülüğü, canlandırdığı tipin 4 kanlı, 9 çocuklu, alabildiğine yakışıklı ve güvenilir görünümu oranında şaşırtıcı, dolayısıyla sağhksız bir kötülük... Çevresi- ne topladığı ve yozlaşmışlıktan J Korukent'e bekliyoruz.Beş yıldan fazla yaşadığımız Teşvikiye'nin gittikçe yoğunlaşan sorunlarından sıyrılıp, Korukent'ın sakin ve rahat ortamında hizmet üretmeye devam etmekteyiz. Değerli müşterilerimizi, dostlarımızı ve bizi arayanları Korukent'teki yeni işyerimizde bekliyoruz. P.A.R AJANS PAZARIAMA VE REKIAM HIZMETIERI A S Tel Korulccm Sılesı A-l Blok Daıre 2 Levent 80630 Istanbul 172 52 35 fSamral) Fıx 166 60 71 SATILIK OTO 88 model 2000 Fbrd ilc 85 model Doğan (10.000 km.'de) Tel: 572 96 06 Deneyimlı SEKRETERLER alınacaktır. Muracaar Eskı Buyukdere Cad. Yunus Emre Sk No: 1 Kat. 4, 5, 6 4 Levent- İstanbul 'CINSEL YARIŞ' — "Gizli tlişkiler", kadınlan da içine alan, giderek onlarda d&iüjnleııen bir tttr "Erkeklik" yanşmasına dönüşiiyor. Richard Gere de filmin başoyuncuları arasında. gelen paradan bir şeyler koklat- tığı arkadaşian veya "kötü po- listen daha iyisi olamaz" deyip ona güvenen yasadışılar, tam anlamıyla birer zavallı. Dennis Peck'in karşısına, onun kumaşmdan, onun kıra- .tında bir adam neden sonra çı- kıyor. Bu, polisin de üzerinde, onu denetlemekle görevli bir ör- güte, "İç ilişkiler"e mensup genç ve dürüst polis memuru Raymond Avilla'dır. İki adam arasında başlayan amansız sa- vaşımın en ilginç özelliklerinden biri, bunun aynı zamanda ka- dınlan (eşleri, metresleri) de içi- ne alan, ghierek onlarda dü- ğümlenen bir tür "cinsel yanş" bir tür erkeklik yanşmasına dö- nüşmesidir. Bu iki "maço" adam, yasanın iki farklı yanın- da yer almayı seçmiş iki polis, büyük kent yozlaşmışlığı fonu önünde amansız bir savaşa gi- rişirler. Kadınlar, bu savaşın hem amacı, hem de aracı olur. özellikle maçoluğunu yaşama diş geçirmek için, gücünü kanıt- lamak için hir yan öğe olarak kullanmaya pek meraklı olan Dennis Peck için, Raymond'un umarsız bir tutkuyla sevdiği ka- nsı, kusursuz bir tehdit aracı, bir kışkırtma motifi olur çıkar. Son savaşımın kadının yatağın- da ve dizleri dibinde verilmesi, bu açıdan filmin bu çarpıcı ge- lişimine pek yakışan ilginç bir buluştur... Yasalar, büyük kent cangılı, görev ve çıkar, iyilik ve kötülük fonu önünde yaşanan bu çağdaş trajedi, yönetmen Mike Figgis'- in elinde görkemli bir insan göz- lemine ve de sanki bir ölüm ba- lesine dönüşür. Yönetmen, hız- .L, hareketli - bereketli bir poli- siye yapmak yerine, elindeki in- san malzemesini olabildiğince değerlendirmeyi, bizlere yüreğe dokunan portreler çizmeyi yeğ- ler. Dennis'in kötülüğü, Ray- mond'un içburucu kıskançlığı, öyküdeki tüm kadınlann tesli- miyetçiliği, tüm boyutlarıyla, tüm psikolojik derinlikleriyle duyumsatılmış birer "insanlık dnnıınu"na dönüşurler. Ric- hard Gere, "Pretty Woman"- dan sonra nasıl böylesine "kötü" olabilmiştir? Ama Ge- re'i her şeye karşın perdeden nerdeyse sijen Andy Garcia'yı tanımak için "Baba 3"ü bekle- meden bu fılmi görmeye değer. Aralarında "bizzat" Figgis'in de bulunduğu 3 kişinin oluştur- duğu ve perdeden sürekli bir ge- rilim, bir tedirginlik duygusunu salona yayan muziği ise, nasıl tanımlamalı, nasıl övmeli, bile- miyorum. "Gizli tlişkiler", polisiye si- nemaya yeni ufuklar açan önemli bir film, olasılıkla bir çağdaş başyapıt. Üstelik bu filmde gösterilen \e irkilüci bo- yutlar alan "kötülük", örneğin Lynch'in belki bir diğer başya- pıt olan "Vahşi Duygular"ında- ki kadar itici ve kabul edilemez de değil. (Bu notu "hassas kalpler" için özellikle koydum). Sinemaseverler bu Tılmi izlemeli ve Mike Figgis'in yeni filmleri- ni de merakla beklemeli... '48 Saafin ikincisi, ABD'de örgütlü suçun boyutlanmyansıtıyor Büyük başın büyük derdi...48 Saat-2 (Another 48 Hours) / Yönetmen: VVaiter Hill / Senaryo: John Fasano, Jeb Stuart, Larry Gross / Görüntü: Matthevv Leonetti / Müzik: James Horner / Oynayanlar: Eddie Murphy, Nick Nolte, Ed O'Ross / UIP (Paramount) filmi (Atlas, Süreyya, Yumurcak) "48 Saat-2", oldukça sevimli bir film olan flkinin bıraktığı yerden başlıyor. Daha doğrusu 7 yıl sonrasından... Polis Jack Cates (Nick Nolte), yıllar once bir suçluyu yakalamak için ge- çici olarak hapisten çıkardıgı (ve sonra yine oraya dönen) Zenci serseri Hammond'u (Eddie Murphy) serbest bırakıldığının hemen ertesinde öldürmek iste- diklerini öğrenir. Bu işin ardın- da Jack'in yıllardır peşinde ol- duğu 'Iceman' (Buzadamı) la- kaplı bilinmeyen birisi vardır. Ve aslında yasaların farklı yanında yer almakla kalmayıp her açı- dan birbirlerine ters düşen ve ay- nca da birbirlerinden nefret eden iki adam, ölümcül bir se- rüvenin içinde bulurlar kendile- rini... "48 Saat-2", polisiye sinema- NOLTE VE MURPHY — "48 Saafin ikinci bölümünde de bu- loşan Nick Nolte ve Eddie Murphy, bir polisle bir "zeori serse- ri'nin Los Angeles'da koşuşturmacasını canlandınyorlar. nın, Fransızların ünlü deyişiyle 'kara fllm'in günumuzdeki ko- numunun tipik ve de hazin bir orneği. İnsan kişiliklerinin, dra- matik malzemenin, topluma iliş- kin göndermelerin artık pek bir önem tasımadığı, ciklet çiğner gibi tüketilirken insanda hiç bir gerçek tepki uyandırmayan, dü- şünmeye veya duygulanmaya ça- ğırmayan eğlencelikler... "48 Saat-2" de bu kalıpların dışına çıkmıyor. Ve Walter Hill'in akı- cı sinemasıyla rahatça seyredilip gidiyor. Filmin bir diğer bir şanssızlığı da benzer temalan çok daha başka bir anlayış ve soylu bir sinemayla ele alan 'Gidi lliskiler'le birlikte göste- rime çıkmış olması. İki film ara- sındaki kıyastamaya dayanacak gibi değil '48 Saat-2'... Ancak iki filmin peş peşe iz- lenmesi, yine de ilginç oluyor. Çünkü 2 film de tasvir ettikleri suç ve yozlaşma dunyalarıyla ci- nayet ve kokuşmuşluk ortamıyia günümüz Amerikası'ndan gör- kemli bir yansıma getiriyorlar. Ve bu dev ülkedeki orgütlü suç ortamının boyutlannı duyumsa- tıyorlar seyirciye... Kaçınılmaz bir dehşet duygusuyla birlikte... Eee büyük başın derdi büyük olur. Amerika da dünyanın en gelişmiş ülkesi olmasının bedel- lerini çeşitli biçimlerde ödüyor. Elinde olmadan soyunduğu "dünya jandarmalığı'mn yanı sı- ra rekor duzeyde suç, cinayet, gasp, vur-kır olaylanyla haşır- neşir yasıyor. Washington, yal- nızca dünya savaşı planlarının oluştuğu yer değil. Dünyada ci- nayet rekorunun elinde tutan bir başkent!.. New York, Los Ange- les, polisiye fîlmlerin ve dizile- rin bu gözde mekânları da hiç farklı değil. Peş peşe izlenen 'Gizli tlişktter' ve '48 Saat' dün- yanın en gelişmiş kapitalist ül- kesi olmanın bu, ağır bedelini duyumsatıyor bize... Ve neredey- se 'Boyle çok gelişmişlik onla- nn olsun' dedirtiyor.... ŞİMDİ TOROS/ŞAHIN Aziz Nesin Sahnesi • İSTANBUL (ANKA) — Bakırköy Belediyesi, Güngören'de "Aziz Nesin Sahnesi" adıyla yeni bir tiyatro açıyor. Türkiye"de ilk kez yaşayan bir sanatçının adının verildiği tiyatro. 170 kişilik kapasiteye sahip. Aziz Nesin Sahnesi perdelerini Aziz Nesin'in yazdıgı, Ahmet Gülhan'ın yönettiği "Demokrasi Gemisi" ile açacak. Meksika sanatı • Kültür Servisi — Türkpetrol Holding ve Meksika Büyukelçiliği işbirliği ile düzenlenen "Meksika Huichol Sanatı" ve "Meksika'dan Yüzler" adlı fotoğraf sergisi 18 ocak günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu Fuayesi'nde bir kokteyl ile açılacak. Alarko sergki • Kültür Servisi — Alarko Eğitim-Kültür Vakfı tarafından düzenlenen ve 13 Aralık 1990 tarihinde Alarko Sanat Galerisi'nde açılan "Osmanh Ressamlar Cemiyeti'den Guzel Sanatlar Birliği'ne" (1908-1990) sergisi 19 Ocak 1991 tarihine kadar uzatıldı. Sergide, Osman Hamdi Bey'in 1883'te 'yoktan var ettiği' Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi'nden mezun bir avuç genç tarafından sanat ve özgürlük aşkıyla bir araya gelerek 19O8'de kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti'nin üyelerinden oluşan 53 sanatçıya ait 105 yapıt yer alıyor. Forcolini gelmiyor • Kültür Servisi — Fil Design'ın davetlisi olarak tstanbul'da bugün bir konferans verecek olan Italyan endüstri tasanmcısı Carlo Forcolini, Türkiye'ye yapacağı geziyi iptal etti. bugün bilsak 18 OCAK CUMA : 19.00 Sosyal Dcmokral Poliukalar've Model Arayışlan: Şahin ALPAY, Ercan KARAKAŞ, Scyfctün GÜRSEL \9MBİlimDizisi8: " İnsan Ne Zaman İnsan Oldu ? " Bcma ALPAGUT Görsel Sanat Atölyejeri Mchma GÜLERYÜZ yönctiminde (Pcr. - Cum.) Cafe-Foyer-Bar(Giriş) 12.00-00.30 RockCafe-Bar(5.Kai) 12.00-18.00 HcavyMctal 18.00-24.00 Rock Mural Pazar-Sonay bilsak, sırasclvilcr cad., soğancı sok. 7 cihangfr 143 28 79-99 OTOMOBİL KİRALAYIN Fiyatlar. günluk ve stnırsız km.dır, stgorta ve KDV dahıldır. Uzun dönem ve fîlo kıralamalarda ozel fiyat uygulanır * Lıstede verılen fiyatlara indirim uygulanmaz. TtKM* T w 1M52C9S 1*50^68 UDIKfly T« PI346'33B 34636 39 «TtTOHKIUVAUIUHI Ttt |l)5741636-S7«eo 1C 5732S2&3459 I» O*ı22«322 217666 *O*«* Tfc )71'1-0754 175462 Ttl (4)1175952- I2S6O7I EKNM6* HMMUIUM UfTUT* T#|31]1262»-t7«2 35-' OUB.0FS > ;J1)1I384İ-'IJ63 «Mr«.nıuınüMiw T4i(31)215379- ALMf» 7« J23I173K--908S SIDE > ,3211314 86 318 36 FtTTHlYE I»I6151'6166 120606 12M0B ACMMN MEMOCRE5 HAVAÜIUM T« |5'1*13086 KUŞAOASt **-!S7 74-150 24' (ÜftU 79- ! •rCAMEL OTO KİRALAMA j O INDIRIM BAŞLADI «0-50 MııdoCollecli Nüfus cüzdanımı, ehliyetimi, sigorta kartımı kaybettim, hükümsüzdür. ULKER ŞEŞBEŞ 1987 model bordo Serçe satılıktır. Tel: 512 05 05 / 486-485 KADIKÖY 2. SULH HUKUK HÂKİMLİĞİ'NDEN 1990/804 Veraset Kadıköy - Bastancı - Dere Sk. 26/1 Dostlar Apt.'da ikâmet eden Şefika Necla Ağan, yine aynı adreste ikâmet eden eşi Mehmet Ali Agan'a rahatsızlığı nedeniyle vasi tayin edilmiştir. tlan olunur. 25.12.1990
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog