Bugünden 1930'a 5,502,890 adet makale



Katalog


«
»

CUMHURİYET/16 SPOR 18 OCAK 1991\ Piontek, transferi iki başkanın bilinçsiz körüklediğini söyledi ve ekledû labııaıı ile Aşık savaşıyor PIONTEKTEN V Türkiye'de ne yazık ki hazıra konma alışkanhğı altyapıyı unutturmuş. V Transfere harcanan para niye altyapıya yatınlmıyor? Büyük paralarla alınan futbolculann ne bana ne de takıma yararı var. V Yabancı futbolcu gelecekse kalitelisi gelsin. Ancak bunu bir yarışa çevirmenin yararı yok. NÜVİT TOKDEMİR İZMİR — Milli Takımlar Teknik Direktörü Sepp Piontek, Türkiye'de birçok futbolcunun haksız kazanç elde ettiğini, bu durumu yakından izlediğini söyledi. Bu rür futbolcular için kulüp- lerin etkin çalışmaya girmesi gerektiğini vurgu- layan Piontek, "Ne yazık ki hazıra konma alış- kanhğı altyapıyı kendilerine unutturmuş" dedi. Buyuk miktarlarda dovizle alınan futbolcu ko- nusunda Turkiye'de kuliiplerin rekabete girdik- lerini gözlediğini soyleyen Sepp Piontek, en bu- yuk yarışın Fenerbahçe Kulübü Başkanı Metin Aşık ile Galatasaray Başkanı Alp Yalman arasın- da olduğunu, bu durumun gelecek için son de- rece kötü ornek oluşturduğunu vurguladı. Futbolcular parayı hak etmiyor Piontek, "Yabancı futbolcu gelecekse kalite- lisi elbette gelecektir. Ancak bunu bir yanşa dön- diirmeye gerek yok" diyerek şöyle konuştu: "Geldiğim giinden bugüne dek yaptıgım ince- lemelerde Türkiye'de futbolculann çok kolay pa- ra kazandıklarını saptadım. Kendilerini çok iyi izliyorum. Sahada aldıkları parayı hak edip et- mediklerini görebiliyorum. Bunu kulüplerin de iyi gozlemesi gerekli. Dikkat ederseniz kuluplerde yetişmiş futbolculann yaş ortalaması yuksek. Bu, bazı sorunlan da beraberinde getiriyor. Sizin bir KULÜPLERİ ELEŞTİRDİ— (A) Milli Takım Teknik Direktörü Piontek, kulüplerin transfere "su gibi' para harcadıklannı, bunun da "yanlış bir tutum" olduğunu söyledi. seyler verebilme olanağınız kayboluyor. Yani Türkiye'de kulüpler hazırcılıgı çok seviyor. Temeli oluşturma diye bir olay yok. Buna kızdığımı söy- leyebilirim." Piontek, en büyuk vanşı İstanbul'da gozledı- ğini bildirerek "Örnegin Metin Aşık-Alp Yalman ikilisi korkunç bir savaşa girmişler para harca- ma konusunda. Niye bu parayı altyapıya yatır- mıyortar? Bir Kosecki'ye verilen parayı düşunün. Ayrıca şunu da söy leyeyim, büyük paralarla alı- nan futbolculann ne bana ne de Turk Milli Ta- kımı'na yaran olur" dedi. Milli Takım'ın iki yıl sonra çok belirgin bir bi- çimde değişik olarak ortaya çıkacağını, bunun ça- lışmaları içinde olduğunu anlatan Teknik Direk- tor Sepp Piontek sözlerini şöyle sürdürdü: "Takımda iki >ıl sonra büyük değişiklikler ola- cak. Benim davranışlanmı futbolcular da oğren- miş olacak. Kendilerini çok iyi izliyorum. Biri- ne bir şe> soylerken dikkat ediyorum. digeri de beni dinliyor. Çok güzel bir gelişme." Rıdvan'ın döniişü PARİS Milli Takımlar Teknik Direktörü Piontek, Rıd- van'ın Izmir'deki kampta yaptığı çahşmalarda ve oynadığı haarlık maçında çok iyi bir performans gösterdiğini'soyledi. Rıdvan'ın formda oluşunu zevkle izlediğini hatırlatan Piontek, "Aramızda olması beni sonsuz sevindirdi. Gerçi Fenerbah- çe'de sakatlıktan sonra arzulandığı gibi oynaya- madı, ama burada çok iyiydi. CKellikle ikili mii- cadelelerde eski formunu bulmaya başlaması en büyük sevincimiz" diye konuştu. Kampın degerlendirmesi Dün sona eren kamp çalışmalannı değerlen- diren Piontek, son gün oynayacakları iki maçı iptal etmeierinin programın ağır gelmesinden kaynaklandığım söyledi. Milli Takım'da hafif sa- katlıkların olduğunu, bunun göz ardı edileme- yeceğini anımsatan Piontek şû açıklamayı yap- tı: "ÖrneğİB bir Ülken oynayamıyor. Yasuf aksı- yor. Çok kötü oynanuyor, ama ben de riske gir- mek istemiyonım. Tayfun-K.Bülent de aynı şe- kilde. Kulüpler bize yardımcı oluyorsa biz de on- lara yardımcı olmalıyız. Burada Tanju ve Aykut- tan güzel goller gördük. Hepsi görevlerini yap- tılar. Ancak gol bölgelerindeki bu futbolculann hızlı gelişi beni sevindirdi. Ümiı Milli Takım da güzel bir gelecek vaat edivor. Kendilerine çok iyi bir ortam da yaratıldı. Kadroyu geniş tutmakta- ki amaç; rekabet ortamını yaratmaktı. İzrair ta- kımlarıyla yaptığımız maçlarda bazı futbolcular için kafamda notlar tuttum. Milli Takım'da sü- rekli aynı kadroyu koruyacağız diye bir şey yok. Sürekli gorev değişikliği olacaktır." Basın ilişkileri Milli Takım kamplarında gazetecilerin görev- lerini engellemek diye bir düşüncesi bulunmadı- ğını bildiren Sepp Piontek, kendisinin prensip- lere dayalı bir çalışma uyguladığını belirterek söz- lerini şöyle tamamladı: "Benim kafamda bir olgn var. Her şeyden önce futbolcunun rahat hareket etmesini isterim. Ya- ni psikolojik olarak etkilenmeyecegi ortamı ya- ratmak gibi. Ama odasından lobiye inen futbol- cu, karşısında folograf makineleriyie gazetecileri görünce psikolojik olarak bundan etkileniyor. Dikkat ediyorum, hep magazin olayı aranıyor. Bu da Milli Takım'ın havasına uy maz. Beni yanlış anlamayın. Eğer ben bu işten sorumluysam pren- siplerimi uygularım. Önceden belli bir program uygulamaya koymuşsam buna herkes uymak zo- runda. Ben zaten size kendim ve futbolcular için belirli süreler veriyorum. Bunu kullanın." Yeni asbaşkan Ergüney: Trabzonspor büyük hulüp obna yokında Trabzonspor'un yeni yöneticisi Nevzat Ergüney, "Kulüp olarak dışa açılmanın çabası içindeyiz" dedi. ÖMER GÜNER TRABZON — Trabzon- spor'da Asbaşkanlık görevine getirilmesi beklenen Nevzat Er- güney, Trabzonspor'un dü- nü.bugünü ve yarınını Cumhu- riyet'e anlattı. Ergüney, "Trab- zonspor bugün dışa açılmanın, büyümenin ve büyük kulüp ol- manın savaşımını veriyor, çeki- len sancıların asıl nedeni budur" dedi. Trabzonspor'da daha önce Ahmet Celal Atı- man ile Mustafa Günaydm'ın başkanlık yaptığı dönemlerde genel kaptanhk ve asbaşkanlık yapan Nevzat Ergüney, Teknik Direktör özkan Sümer için de "Kendini kanıtlamış bir spor adamı, bir teknik direktördür. Biz yönetim olarak onun kişi- ligi ve diinya göriışü ile değil, spor adamlığı yönü ile ilgilene- ceğiz. Özkan Sümer'in her in- san gibi hataları olabilir. Uygar bir ilişki içinde konulan tartı- şarak Özkan Sümer'e basanlı olabilmesi için zemin hazırla- yacağız" şeklinde görüş belirt- ti. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri olarak uzun sure görev yapan ve mes- leği ekonomıst olan Nevzat Er- güney, Trabzonspor'la ilgili gö- ruşlerini şöyle sürdürdü: "Trabzonspor, son altı yıl içinde bir tercih yapma zorun- luluğunu gordü. Dışa açdma. büyüme ve büyük kulüp olma- nın savaşımını verirken zornn- lu olarak gerçekleştirdiği uygu- lamalanndan beklenen olumlu sonucu alamadı. Bu aslında do- galdır. Bugün Fenerbahçe gibi bir kulübün puan cetvelinin att sıralannda bulunması, bu ko- nuda özgün bir örnektir. Ama Fenerbahçe puan cetvelinin alt sıralannda diye büyüklüğunden bir şey kaybetmiş degildir. Mehmel Ali Yılmaz'ın kulüp başkanlığına getirilmesi ile Trabzonspor'da bekleıtenin öte- | sinde birtakım değişiklikler ol-j muştur. Amator bir ruhla yö- netilen ve futbolculan da ama- tör bir ruhla oynayan ve bu" inançla, bir Anadolu takımı olarak büyük basanlar kaza- nan Trabzonspor yok artık. Ku- lupte birinci derecede sorumlu başkanın hırsı, yaşam biçimi ve kendi savaşımına uygun yöne- timi, Trabzonspor'u yeni arayış- lar içine sokmuştur. Yabancı teknik direktör yabancı futbol- cu olaylan, bunun sonucudur. Geçmişteki başanlan ile Trab- zonspor ber dönem gündemde- dir. Gündemde kalabilmesi için de flaş transfeıier yapmak zo- runluluğunu duymuştur. Gele- ceğini garanti altına alacak alt- yapı çalışmalan ise ikinci pla- na itilmiştir. Artık Trabzon- spor'u sadece Trabzon'dan yö- neltmek de mümkün olama- maktadır." Çağdaş olmak HALİT DERİNGÖR Geçen gunlerin birinde, eski ünlu futbolculanmızdan Se- lahattin Torkal ile bir sohbetimiz oldu. Torkal, çok dertliy- di. Ülkemizin birçok antrenörleri boşta gezerken Batının, ne olduğu bilinmeyen bazı teknik adalarına milyarlar verilmesi karşısında çok üzüldüğünü anlattı durdu. Arkasından da "Ne yazık ki ülkemiz insanları bu gibi davranışları çağdaşlık ola- rak kabul edivor, ama ben çağdaşlığın ne demek olduğunu bir türlu anlarruyorum" diye ekledi. Gerçekten de öyle sözcükler vardır ki biz bunları dilimize dolamışızdır da bir türlü yerine getirememişizdir. Bu sözcük- lerden biri de 'çağdaşlık'tır. Bize göre çağdaşlık sözcüğü, arkadaşlık, renkteşlik, isim- daşlık, kaderdaşlık gibi anlamlar taşır. Çağımızda yaşayan tüm insanlar aynı çağda yaşadıkları için çağdaştırlar. Ancak çağdaşlığın gerçek anlamı, aynı çağda yaşayan insanların, göz kamaştırıcı hızla değişen ilme, teknolojiye, uzay çağına ve de onların getirdiği değişikliklere uymak veya uyabilecek kafa yapısına sahip olmaktır. Çağdaş olmak, çağın sistemi olan 3-5-2'yi uygulamak ve- ya 3-5 ay süper performans göstermek degildir. Batıdan çok iyi antrenör veya futbolcu getirmek de çağdaşlık degildir. Çağ- daşlık sadece bunlarla öLçülemez. Çağdaş bir profesyonel ku- lüp olabilmek, bütün birimlerinde çağdaş ve demokratik olmakla mümkündür. Eğer kulüplerimiz gerek ekonomik, gerekse teknik açıdan altyapıya inanmıyorlarsa, milyarlık transferleri hiçbir bilim- sel veriye dayanmadan yapıyorlarsa, Altyapıdan futbolcu yetiştirme yerine, rakip takımlardan futbolcu kaçırma gibi ilkel bir davranışı benimsiyorsa altya- pıya, spor akademilerinde bilimsel olarak yetişmiş spor adam- İarı yerine çantadan yetişmiş insanlara yer veriliyorsa, Yine milyarlar ödeyerek gelişi güzel seferler karşısında alt- yapıdan yetişmekte olan gençlere bir bardak sütü esirgiyor- İarsa. Üstelik ekonomik özgürlukleri bulunmazsa, böyle kulüp- lerin sadece 3-5-2 gibi çağdaş bir sistemi uygulaması ile çağ- daş olunamaz! Böyle yönetim biçimleri çağdaş değil olsa olsa bir aşiret yönetimi olur. -DAKAR'DA SONETAP Rallicîlerînıîz 39. sıradaDünyanın en son rallisi olarak gösterilen Paris- Dakar Rallisi bugün Senegal'de sona eriyor. Spor Servisi— Dünyanın en zorlu otomobil yarışı Paris- Dakar, bugun Senegal'in bay kenti Dakat'dasonar ctiyoı...l990 yılının 29 aralık gunü Fransa 1 nın başkenti Paris'ten start alan 406 otomobil, motosiklet \e kamyon tam 8 ulkenin toprak- larından geçerek toplam 12.500 km'lık yolu katedip bugün bu zorlu yarışı bitiriyor. Bu yıl 13'üncüsü duzenlenen Parıs-Dakar'da mücadele eden korkusuz pilotları-vardınıcıları sırasıyla Fransa, Libya. Çad, Ni- je rı a, Nijer. Mali, Moritanya ve Senegal'in topraklarında yarış- tılar. Yarışın en zor kısmı ise şuphesiz çöl şartlarının hâkim olduğu ulkelerin topraklarında geçti. 13. kez duzenlenen bu dünyanın en zor rallisine ise bu yıl ilk kez iki Turk ekibı katıl- dı. Bu ekiplerin biri (herkesi şa- şırtıp) genel klasmanda 39'unculuğa yukseldi, Camel'in sponsörlüğünde >anşan 1988 yı- lı Camel Trophy şampiyonları Ali Deveci, Galip Gurel'dı. Di- ğeri ise usta rallici Renç Koçibey ıle Yusuf Avimelek yarıştaki 2. Türk ekibıydi. Ancak Renç Ko- çibey :1e Yusuf Avimelek'in >anilaıı ;, avcr gjlmedı ve yarışı hemen başlarında terk etmek zorunda kaldılar. Camel'in us- ta ekibı eol koşullannda otomo- bil kullanma deneyımini yaşa- madıkları halde yarış oncesi Kil- yos parkurlarında fazla calışma- ları nedeni ile yarışın başından itibaren genel klasmanda hep ılk 80 araç içinde ver aldılar. Daha sonra da süratlerini biraz daha arttırarak genel klasmanda 39. sıraya yerleştiler. En ilginç olay ise Türk ekıbınin 26. olduğu Kıffa etabında dünyanın en iyi otomobil surucusü olarak kabul edilen varışın lideri Ari Vata- nen'in bu eiapta ancak 13. ola- bilmesıydi. Bu da yarışın ne ka- dar zorlu olduğunun bir goster- gesiydi. Paris-Dakar bugun so- na erecek ancak genel klasman- da lıderlığini surduren ve bu ya- rışı lam 3 kez kazanma başarı- sını gosteren Ari Vatanen'in zaferi buyuk bir terslik olmadı- ğı takdirde kesin. BÜYİİK YARIŞ - Parü'te başlayan 12.500 kilo- metrelik yanş, bugün Scnegal'in Dakar kentinde so- na eriyor. Birbirlerinden çok doga şariları ile mü- cadele eden ntllkiler Fıniş yerine varabilmek için son guçlerini harcariarken Türkiye'yi temsil eden Ga- lip Gürel - Ali Deveci çifti büyük başan gostererek 39. sırada yer aldı. Gürel'in yanşı aynı sıralamada bitirmesi bekleniyor. Spor Akademisi mezunlan bir araya geldi, dertleşti Mezıııi olduk iş bıüamadıkSpor Akademisi'rîde 4 yıllık öğrenim gören "diploma" Öğretmenlik umudu ile akademiye girenlerin çoğu mezun sahipleri, mezuniyet sonrası, Türkiye'nin çileli işsizlerine olduktan sonra değişik işlerden "ekmek" kazanıyor. • katüıyor ve branşlarındanuzâklaşıyorlar. kimileri ticaret yapıyor, kimileri özel kuruluşta çalışıyor. HtLMİ TÜRKAY Spor Akademisi mezunlan diğer yüksekokul ve üniversite mezunlan arasında "üvey evlat" muamelesi görüyorlar. Diploma sevinçleri hayatta "meslek bulamama" nedeniyle uzüntu ve çaresizliğe dönuşürken spor akademisinin 4 yıllık öğrenim gören diploma sahipleri Türki- ye'nin çileli "işsizler" ordusuna katılıyor. Kimisi ise 4 yıllık spor kültürünü, diplomasını üzün- tüyle dondurup bir kenara itiyor ve ekmek parası için yeni bece- riler arayıp kendini ideali olan spor dunyasının dışında yeni ufuklar içinde buluyor. Bugün ayağının ucu ile ittiği meşin yuvarlakla futbol yaşamı- nı noktalayanların 15 günlük kurslardan sonra "antrenör diploması" ile futbol piyasasın- da ekmek yediği Türkiye'de, 4 yılını spor kültürü ve ahlakıyla yaşayan Spor Akademililerine "spor dünyamız" âdeta yasak- lannuş durumda. Spor Akademisi'ne karşı olan gruplar onları sporun içinden gelmemekle suçlarken akademi mezunlan tam tersi olarak aka- demide hem pratikte hem teori- de Türkiye'de diploma veren ku- ruluşların çok daha üzerinde eğitim gördüklerini söyleyip bu- nu da kanıtlamak uzere Spor Akademisi'nin ders programının incelenmesini öncelikle isti- yorlar. Kuzguncuk'un tepesinde bir restoranda kuruluş yıldönümu- nü kutlayan Spor Akademisi ge- cesinde her zaman olduğu gibi akademi mezunlannın sorunları konuşuldu, lartışıldı. Doç. Dr. Sedat Muratlı, kürsüye gelerek iki dakika suren konuşmasında akademiden mezun olan genç- lerle gurur duyduğunu belirıir- ken onlara "Sizleri burada gör- mekten çok mutluyum, gelecek sizlerin" diye seslendi. Eyupoğ- lu Lisesi'nde Beden Eğitimi öğ- retmenliği yapaiı Canan Kurt ise "Spor Akademisi mezunlannın büyük sorunları olduğunu. bu sorunlann ortadan kalkması için devlel buyüklerinden yar- dım istediklerini" vurguladı. Son derece "sakin" bir hava- da geçen geceye geçen >ıllara gö- re ilgi azdı. Zaman zaman ma- salarına gıderek kendileriyle söyleşiler yaptığımız Spor Aka- demisi mezunlannın yakındıkla- rı en büyük sorun iş bulama- maktı. Bunca yıllık uğraşlarına karşın öğretmenlik yapamadığı- nı, oysa Spor Akademisi'nde el- topu ve yüzme branşından me- zun olan Arif Polat şunları söy- ledi: "Öğrelmenlere verilen ma- aş son derece gulunç bir rakam. Rasgele kendimi bir gün Kapa- lıçarşı'da buldum, iste o gun bu- gün Kapalıçarşı'dayım, döviz alım satımı yapıyorura, aynca AKADEMILILER EGLENDİ— Onceki gece Kuzguncuk Yedi Tepe Restaurant'da yapılan Spor Akademileri gecesinde mezunlar dertleşti ve eğlendi. (Fotoğraf: Kerem Kaçarlar) ek olarak gümüsle ugraşıyorum. Yeri gelmişken söylemek istiyo- rum, bizden mezun bir bayan arkadaş birgün bankaya gitmiş, müdürie konuştuktan sonra tam bankadan çıkarken müdur yar- dımcısı, bayana 'Bankada bizle- re takla mı arttıracaksın' demiş. Işte gorün halimizi" Bir başka- sı. Ismi Feridun Cem İnci. 16 yıllık futbol yaşamı var lnci'nin. 8 yıl profesyonel olarak futbol oynamış. Bunun 7 yılını Galata- da, bir yılını da Sarıyer'de geçir- miş. Amatör kümede oynadığı takımların sayısı ise hayli fazla. (Boronkay, Leventspor, Orta- köy, Yıldız) yaptığı iş demir ti- careti. Ancak battı batacak. Bu- gün yann bu işten aynlacak. "Ne yapacaksın" diye sorduğu- muzda "Leventspor'un büyük tesisleri var. Ne yapayım, gider oraya masör olurum" yanıtını veriyor. Cengiz Satar 80 mezun- larından akademinin. Ufaklık- tan beri hep "öğretmen" olma- yı istemiş. Ancak tayinler onu bu meslekten uzaklaştırmış. Şimdi kendisi babasının yanın- da ekmek parası kazanmaya ba- kıyor. Bayan mezunlardan Ruh- san Sekmen'le görüşuyoruz. Sekmen şu anda Istanbul Bele- diyesi'nde spor genel müdür yardımcısı olarak çalışıyor. Mes- leği ile ilgili Türkiye'de,hiçbir iş yapamamış, sonunda o da ken- disini, spora yıllarını vermesine karşın Istanbul Belediyesi'nin "Spor AŞ" sinde bulmuş. BASKET YORUM / AHMET KUKT Sayılar Yalan Söylemez Nasıl da severiz şu "savunmanın zaferi" sloganım. Bir takı- mı "savunmacrmı belledik? tlk galibiyetinde yapıştırırız baş- lığımızı: Savunmanın zaferi! lstatistiklere bakmayız, veniden sa- yıya bakmayız, savunma saha yüzdesine bakmayız... önemli olan, bizim "savunmacı" takımımızın maç kazanmasıdır. Ya- şasın savunmaalar! Kahrolsun hücumcular!.. Geçen hafta Fenerbahçe - Galatasaray maçı oynandı. 5 maç- tır Fenerbahçe'yi yenemeyen Galatasaray, bu maçı kazanınca sa- vunma da zafer kazandı! îki oyuncuyu boş bırakan Galatasa- ray'a karşı Fenerbahçe bomboş şutlan kaçırdı ve sonuçta savun- ma başanlı oldu. Başarı da savunmanın... Sanki ikinci yarının onuncu dakikasında Galatasaray aynı savunma düzeni ile on sayı geri düşmemiş gibi... Şu "savunma zaferi" kazanan Galatasaray'ın istatistiklerine bir goz atalım. Bakalım savunma mı imiş maçı kazandıran, yok- sa hücum mu? Galatasaray bu maça kadar oynadığı 14 lig kar- şılaşmasında ortalama 89 sayı yapmış. Bu maçta attığı sayı ise 98. Bir derby karşılaşmasında ortalamasının 9 sayı üzerinde bir sayı ile oynamak "iyi hücum" değil midir? Bu maça kadar yüzde 39.75 ile şut değerlendiren Galatasaray'ın bu maçtaki dış şut yüz- desi ise "mülhiş": %72. Bu maçta kullandığı 29 şutu yıllık or- lalamasına indirirsek 14 sayı fark eder. İyi yüzdeli hücum iyi hucum değil midir? Galatasaray üçlük atışlarda da sezon orta- lamasının üzerinde bir performansla oynamış (^o45.5 iken V»53). Pota dibi atışlarda bile %6'lık bir başan fazlası var. Daha ne olsun? Bu maç hücumun değil de savunmanın zaferi nasıl olu- yor anlayamadık? Bizce Galatasaray'a galibiyeti getiren bugüne kadar hücum- da yaptığı birçok hatadan dönmüş olmasıdır. Sarı-Kırmızılılar Hakan'a sol tarafta iyi bir ikili hazırlamışlardı. Hakan, Mas- sop ile perdeleme üzerinde oynarken diğer üç oyuncu yardım- laşmayı engellemek için ters tarafta kombinezon içindeydiler. Evet Akagün! Basketbol parseller oyunudur... Hakan sezon or- talaması olan 12 top yerine bu maçta 21 top kullandı ve çok başanlı oldu. Evet Akagün! Basketbol antrenörlerin değil, bas- ketbolcuların oyunudur. Basketbolcunun yaratıcılığı masa ba- şı taktiklerden daha etkili bir silahtır. Özellikle de Hakan gibi bir oyuncun varsa... Br maçta Galatasaray, diğer maçlardaki gibi bütün oyuncularını sıra ile sahaya sürrrtek yerine iyi oyna- yanları oyunda tutmak yolunu seçmiş ve başanlı olmuştur. Evet Akagün! Basketbolcu duygudan yoksun bir makine degildir. fyi oynayan oyuncuyu dışarı alıp beş dakika sonra tekrar oyuna sok- tuğunda aynı performansı alamayabilirsin. Aynca "smk eJ" de- nilen bir şey vardır. Atan atar. Takımı gerekli gereksiz kurcala- mak hep söylediğimiz gibi "aşın koçluk"tur. Akagün'un doğruları bulması, iyi hucum ve savunmadaki şan- sı Galatasaray'a bu maçta galibiyeti getirmiştir. İstatistikler ya- lan söylemez... Erzik: Liglere devam • Spor Servisi — Futbol Federasyonu Başkanı Şenes Erzik, Körfez Savaşı'nın Türkiye Liglerini etkilemeyeceğini söyledi. Federasyon Başkanı Erzik, "LJglerin ertelenmesi söz konusu olamaz. Körfez Savaşı'ndaki gelişmelere gore gerekirse ileride bazı değişiklikler olabilir" dedi. Ümitler ^ " gaüp • Spor Servisi — Ümit milli takımı, Yeni Salihlispor'la oynadığı özel maçı Ali Nail ve Sunay'ın golleri ile 2-0 kazandı. (A) ve ümit milli takım kampı ise dün sona erdi ve futbolcular dağıldı. Zeytinbıırnu berabere • ALANYA (Cumhuriyet) — Turkiye İkinci Lig (B) Grubu takımiarından Alanyaspor, ikinci yan hazırlıklarını Antalya'da sürdüren Zeytinburnuspor'la yaptığı hazırlık maçında rakibiyle 2-2 berabere kaldı. Antrenör Asım Uğur Zeytinburnuspor'un kesinlikle ligden düşmeyeceğini söyledi. EBahçe - Nasaş • Spor Servisi — Türkiye .' 1. Basketbol Ligi'nde bugün tek karşılaşma ^ oynanıyor. Lig lideri Fenerbahçe, ligin son sıralanndan kurtulmak isteyen Nasaş ile karşı karşıya gelecek. Istanbul ' Lütfı Kırdar Spor Salonu'nda oynanacak olan • maçın başlama saati ise • 18.00. - CSaray İYİK'İ . yendi ', • Spor Servisi — Türkiye * Büyük Erkekler Birinci Küme Sutopu \ müsabakaları, Burhan Felek ^ Kapah Yüzme Havuzu'nda dün yapılan karşılaşmalarla başladı. Dört gün sürecek müsabakalann ilk gününde 7 yapılan karşılaşmalarda Yeşilyurt, Kınalıada - Susporları'nı 20-19, ' Galatasaray da İYİK'i 13-12 ' mağlup etti. Türkiye Büyükler Birinci Küme Sutopu müsabakalarına, bugün yapılacak sabah ve akşam seanslanyla devam edilecek. r Adana altılısı ? 286 bin verdi • Spor Servisi — 16 ocak <- çarşamba günü koşulan ^ Adana atyarışlannda Altılı : Ganyan 286.000 TL. verdi. Dün koşulan İzmir -\ atyarışlannda Altılı Ganyan <•' 7/7/4/6/2/3 şeklinde sonuçlandı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog