Bugünden 1930'a 5,504,049 adet makale



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhunyct Matbucıhk vc Gazncalık Turk Anonım Şırfcetı adına S»dir Nadi 0 Genel Yıyuı Mudûru H ı n ı Cemai, MUesscse MudUru Eanae UpkhfB, Yifl Islen Mudurü Ok»v G&KBda, # Haber Mcrkczı Mudllrü Yıâftm ttjn, Savfa Düzenı YanctnKnı AM A c s 9 Temsılaler \NKARA AlHMt Tw. IZM1R Hiknct ÇttMujn. ADANA. Çctfn tifeııotllı lc Polıuk» Cdal Dn Hrtcrkr Cj^m U o , Eb> KUtUr C*M 0«r. Isıaabul Hrteıfen ücad kafjk. EJjlun Gcacn Sntaa. Yon Habcrfcn Dızı feabr b m Çakfku. u g m ŞaUa AJ*n Dtottme AMriM 1tan 0 KoordrmıOr U M I n t a 0 Malı Igfer Eral Eıtal 0 Muhuebe lafcal Ikav 0 Bttlcc PknJuu- Scvtı (taaaktvoth 0 bklun An* t m # Ek Y>yıı>lar Httn Aijol ^ •*••* HanTia Crtr 0 lıtamc Öa*r Ç A 9 İU|i Itkn -u« lart # PenoKl Okuj U W Vafca Ino. H a a Ccaal Hikacl Çcljakuı, O*M) Lt- M.-r. llk» A> Sin«». Uatt Taa tem «r Ktxm. CuoAunyH Mubaaakk v« G«»«ü* T-A^. TUrl OcO> C«l 39/41 Ca»k>th 343M lx n 1M • lUnM. W 512 05 05 (20 fatt), fttat 22246, Fu. (1) 326 60 72 £ İ M I r Aakatt Zq> GOtitp BJv lnkıkp S. No 19/4.İH 133 II 41-47. Itfcs- 42344, h ı (4) 113 03 65 0 faHr H Zıy. Bl, 1352 S. 2/3. S± 13 12 30, ma. 32359. Fu. (31) 19 33 60 tnOnll C«d 119 S- No I »J[ I, Td 19 P 52 (4 bu), Ttfc». 62133. Fu. (71) » 23 71 TAKVÎM: 1 OCAK 1991 tmsak: 5.50 Güneş: 7.22 öğle: 12.12 tkindi: 14.31 Akşam: 16.52 Yatsı: 18.18 607/ yıllarda dünyayı sarsan 4 genç adamın yarattığı müzik artık 'klasikler' arasına girdi 30 yıllık efsane:Beatles60*11 yıllann başında Liverpool'un arka sokaklannda kötü barlarda şarkı söyleyen 4 genç adam, kısa süre sonra dünyayı sarsan "beat" müziğinin yaratıası oldular. Kaltür Servisi — Bugün orta yaşa gelmiş, otuz yıl öncesinin genç kuşağı ilahlan... Liverpo- ol'un kenar mahallelerinden birden '60'b yıllann başında 'Beat' müziğinin yıldızkğına fır- lamış dört genç adam. O yılla- nn dünya gençh'ğini 'Glrl', 'YestenUy' gibi parçalanyla ro- mantikJeştiriveren, biraz sonra 'bnafine' şarkısıyla Vietnam sa- vaşı aleyhtarbğına sürükleyen ünlü grup... Beatles'ı oluşturan John Len- nou, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Starr nasıl yıllarca milyonları peşlerinden sürüklemeyi başarnuşlardı? Be- atles müziği bugün bile hâlâ ne- den milyonlan etkileyebiliryor- du? Hele hele bu yıl içinde Pa- ul McCartney artjk bir beat mü- zik klasıği haline gelen "Sbe Lo- ves You" adb parçayla otuz yıl sonra Rio de Janeiro'nun Ma- racana Stadı'ndaki konserine 184 bin kişiyi toplayabilmeyi nasıl becerebilmişti? Beatles muziği ritmiyle hâlâ otuz yıl sonra, bugunün genç kuşağını etkilemeyi basarırken orta yaş kuşagında şiddetli nos- taljik duygular yaratıyor... Be- atles'in yarattığı parçalar hâlâ bütün dünya radyolannda çalı- nabiliyor, dünyanın dört bir ya- nında dinlenebiliyor. '60'h yıllann başlannda John Lennon ve Paul McCartney bir- birlerinden iki sokak ötede Li- verpol denen tngiltere'nin hava kirliliğiyle yüklü sanayi kentin- de arka sokaklannda oturan iki arkadaş. Kötü barlarda gitar çahp şar- kı soylüyorlar. O dönem ilahlan Elvis PresJey.. Tıpkı onun gibi olmak istiyorlar. Bir de mena- jerleri var. Adı Brian Epstein. Homoseksüel, karizmatik ol- maktan çok uzak bir adam. Ama fakası çalışıyor. tkiliye kısa zaman içinde Ge- orge Harrison ve Pete Best ek- ieruyor. Petc Best baterist. Ama dinleyicıler Best'ten çok fazla hoşlanmıyorlar. Bunun üzerine genç kızların çok sempatik bul- duğu Ringo Starr gruba batenst olarak alınıveriyor... Bundan sonra yurü ya kulum... Oluştu- rulan Beatles topluluğu üç par- çayla dünya rock müzik listele- rinin başlannı oturuveriyor. Rocku daha farkı bir ritmle ça- hp buna "beat" adını da veri- yorlar. Beatles yahuzca bir gru- bu ve müziğin adı olmakla kal- madı, Vietnam Savaşı, cinsellıkl devrimi, gençliğin başkaldın gi- bi toplumsal olaylann tümüne imzasını atan bir duyarlığın sirn- gesine dönüştü. O yıllarda John Lennon, Cyntbie PoweH adb koca topuz- lu bir sarışına aşık. öyle de kıs- kanç ki sevgilisine göz koyan bir adarnı bir gece barda kafasında içki şisesisin kırarak hastanelik ediyor Ringo da güzel berber kız Maureen'le evli. Paul derse- niz onun uzatmab nişanbsı, ai- lesi soylu olan Ingiliz sinema oyuncusu Jane Asber... Ama bir kaç yıl sonra köprulerin al- tından çok sular akacak ve John kansı Cynthia'yı Japon Yoko Ono için bırakacak. Beatles'ın en önemli özelliği politikadan uzak durmalan Kurumlan değil, kafalan değış- tinneyi amaçbyorlar. Banş yan- bsı şarkılar söylüyorlar. Viet- nam savasına karşı da kamuo- yu oluştunıyorlar. Ama hiçbir zaman bir ideoloji geustirmiyor- lar. Müzilderi çok yalın, çok hızlı. BEATLES 1964 —Beatles'ı oluşturan John Lennon, Paul McCartney, George Harrison ve Ringo Staryıllarca milyonlan peşlerinden sariUdediler. Beattes müzigi hâlâ bugunun kuşağını etkilemeyi başanyor, orta yaş kuşagında nostaljik duygular varatıyor. Frensız Nonvelle Observateur dergisi bu sayısında topluluk uyelerinden Paul McCartney Ue goriiştu. Beatles parçalarıyla 30 yıl sonra yeniden yüzbinlerce insanı konserlere çeken Paul McCartney anlatıyor: 6 Altüst oluşıın sözcüleriydik'Kaltiir S#>rvi«i — Fransız . „ . . . « . _ . . _ . . . • . . . ^*Költttr Senisi — Fransız "Nooveüe Observateur" dergi- sinden Bermard Genies şundiler- de tek başına muzık yapan Be- atles topluluğunun ünlü Uyele- rinden Paul McCartney'le bir konuşma yaptı. Bernard Genies, Paul McCartney'le Londra'run Soho semtindeki burosunda yaptığı konuşmada ünlu Beatles hak- kındaki izlenimlerini şöyle an- latıyor: "Yuziı, pariak gözleri sürek- li hareketli. Ellerini sık sık kır- Imşan saçlannın arasından geci- riyor. Gayet kibar, dış görttnü- şe önem veriyor, ateşli, ama hiç- bir zaman mesafesini bozmu- yor. Hiç kuşkusuz McCartney insanlaria iletişim kunna konu- sunda bazı iyi dersler almış. Onunla konuşurken aJtmışlann esintJsini aldık. Bir efsaneyie karşııaşacağımızı sanıyorduk, oysa dün>anın en tatlı insanını Uuudık". Evet 60'b yıllardan 30 yılbk bir maratonla 90'lara gelen, hatta 91'lerde yeni konserler planlayan Paul McCartney No- uvel Observateur'un sonılanm şöyle yanıthyor: — Son albümünttzdeki par- çalann hemen hemen yansı Be- atles donemine ait. Neden bu geriye donüş? McCARTNEY — Beatles topluluğunun dağılmasından sonra geçmişime sırt çevirmiş- tim. O dönemin şarkılannı ar- tık söyleyemiyordum. Elimden gebniyordu bunu yapmak. O dönem daha ayrılığın yarası ka- panmamıstı. Ama şimdi bu par- çalan yeniden çalarak asbma dönttyorum. — 1965te Rubber Soul adh albümünüzle birlikte rock mü- ziği tarihinde yeni bir çıgır açtı- mz. Bu çığır bütün bir kuşağı et- kile>ecekti. Ne olmuştu? Bu il- ham size nereden gelmişti? McCARTNEY — Uyuştu- rucudan. — Uyuşturucu mı? McCARTNEY — Evet. O zamana kadar içki içerdik. Son- ra müzisyen yeni arkadaşlar edindik. Uyuşturucu kullanma- ya başladık.Âdeta yeni bir dün- ya, yeni bir gezegen keşfetmiş- tik. Bugün ise bunu söyleye- mem. Çünkü uyuşturucu çok tehlikeli bir şey haline geldi. Şimdi çocuklanma, 'her şeyi ya- pın, ama sakın uyuşturucu kullanmayın' diye öğüt verebi- liyonım. tnsan zamanla neden sakınması gerektiğini çok iyi an- layabiliyor. — Ama o dönem size uyuş- turncunun yardımcı olduğunu söylediniz? McCARTNEY — Her halü- kârda o dönem yeni bir duyar- lüık içine girdik. Bizde hâlâ amatör ruh da vardı. Olağanüs tü bir değişim yasadık. Bu, sa- vaş sonrası, duşüncenin gecirdi- ği en olağanustü sarsıntıydı. — Peki, Rubber Soul'dan sonraki bbtün albömlerinizi uyuşturucunun etkisi attHida mı hazıriadittiz? Mutlu rastlandı McCARTNEY — Kesinlikle evet. Ama sadece bu da değil. Sanatta bazen çok mutlu rast- lantılar yasanır. Rubber Soul al- bümunün kapağındaki dördü- müzün gayet şekilsiz göründü- ğümüz o fotoğrafı hatırlar mı- sınız? Albüm için ışıkb ekran- da fotoğraf seçiyorduk. Birden ekran kaydı. Gözümüze o anda ekramn kaymasıyla bizd şekilsiz gösteren o fotoğraf ibşti. Çok il- — Beatles'ın btyogrankkrin- de sık sık önde olan kişinin John Lennon oldugu, sizin geri plaoda kaidıgınu söylenir... McCARTNEY — Insanlar konuşur, yargılara vanr. Ama ne olduğunu biz John'la çok iyi büiyorduk. Diğerleri bizim dışı- mızdaydılar. Hem benim yap- tıklarun da kötü sayılmaz değil mi? örneğin Hey Jude, Eleanor Rigby, Let it be, ya da Yester- day'e ne buyuruhır? Evet, katıhyonım. En iyimiz John'du tabii ki. Kızlar ve şarkılar — 60lı yıllarda seoep oldu- gunuz defişimierin farkında mıydıuz? McCARTNEY — Tabii ki PAUL MCCAKTNETDEN Ama sorumluluklanmızın sınır- lannı da ölçuyorduk. Neler olup bittiğini iyi biliyorduk. Batı'nın bütün değerlerini alt ust eden o hareketin kaynağı biz değildik. Biz hiçbir şeyi yaratmadık. Sa- dece bir aynntıyı yarattık. O da uzun saçlardı. Sonradan bütün erkekler uzun saçı benimsedi. Ama bunu bile biz yaratmadık. Parisb bir arkadaşımız bu fikri verdi. Görüyorsunuz, küçük şeyleri bile biz yaratmadık, biz sadece birtakun şeylerin sözcü- lüğunü yaptık. — Peki, John, lsa'dan daha ünlü oldugunuzu söylediginde bunun iyi bir fikir olduğunu diı- şünmüş mıiydünüz? McCARTNEY — Bu, çok vahim bir acıklamaydı. Tıpkı Kızlann üzerinde olağanustü bir gücümüz vardı. Onlara annenizi, babanızı bırakın, her şeye boşverin diyebilirdi!:. Onlar da bize uyarlardı. Ama biz sadece "All you need is love" (Bütün gereksindiğin aşk) demekle yetiniyorduk. Kendimizi tehlikeye atmıyorduk. Batı'nın bütün değerlerini altüst eden o hareketin kaynağı biz değildik. Sadece bir aynntıyı yarattık. O da uzun saçlardı. Bu da Parisli bir arkadaşın fıkriydi. Biz sadece birtakım şeylerin sözcülüğünü yaptık. George Harrisson, JohH Lennon ve Paul McCartney, 1960 yüında Hamburg'ı ginçti. Hemen onu seçtik. Bu- gün için aynı şeyi yapar mıydık bilmiyorum. — Uyuşturucuyu ne zaman bıraktmız? McCARTNEY — Bilmiyo- rum. Bu çok nazik bir konu. Bi- lemiyorum. — Bu konuda rahatca konu- şabüireiniz. Fransa'da insanlar bu konuda diğer yerlere kıyas- la daha hoşgöriılu yaklasıyorlar. McCARTNEY — Büiyorum. Ama bir ülkede verdiğim de- meçleri bazen başka bir ttlke- deyken okuyorum. O zaman iş- ler kanşıyor. farkmdaydık. Kızlann üzerinde olağanustü bir gücümüz vardı. Onlara, annelerinizi, babalannı- zı bu-akm, her şeye boş verin di- yebilirdik. Onlar da bize uyar- lardı. Ama biz sadece "All you need is love"ı (Butun gereksin- diğiniz aşk) soylemeyi yeğliyor- duk (burada gulüyor). Böylece hiç kendimizi tehlikeye atmıyor- duk. Daha sonraları John "Gve Peace a Chance" (Banşa bü- fu-- sat tanı) adh şarkıyı yazdı. Ney- se ki sağduyumuz vardı. — Aranızda hiç tartışır mıydınız? McCARTNEY — Pek degü. bugün benim uyuşturucudan konuşmam gibi. Çok dikkatli olmak gerek. Evening Standart gazetesine o açıklamayı yapar- ken John dinin etkisinin azaldı- ğım, kiliselerin boşaldığını an- latmak istemişti. Bunu söyler- ken Amerika'da bizim tsa'dan daha çok tanmdığımızı da ekle- yiverdi. Bu tur konuşmalar iç- ki sofrasında yapılabilir, ama bir gazetecinin karşısında asla. Hiç unutmam Amerika tur- nemiz sırasında 11 yaşında bir erkek çocuğu bizim otomobile yanaşıp hem yumruk atıyor hem de "Sapık, seni geberteceflm" diye bağınyor- du. Daha sonra da Ku Klux Klan şapkab bir adam televizyo- na çıkıp o geceki konserimiz sı- rasında içimizden birini öldüre- ceklerini söylemiş, bizi çok kor- kutmuştu. — Siz hiç nota yazmıyorsn- nnz degil mi? McCARTNEY — Ne yazık ki hayır. Bu benim tek eksikli- ğim. örneğin Yesterday'in no- talarını portede görsem anlamam. — Hep birlikte mi çalı- şırdınız? McCARTNEY — Hayır. ör- neğin John "StrawberTy Fields Forever" ve "I'm the Walrus" şarkılanm tek başına yazmıştır. "Yesterday" ise tamamıyla ba- na aittir. —. Demek sarkryı yazan onn aynı zamanda soylüyordu? McCARTNEY — Evet, bu sözsüz bir anlaşma uyanncaydı. Bu kural sadece Ringo için yaz- dığımız "With a little belp from my friends" (Arkadaşlanmın küçük bir yardımıyla) adb par- çayla bozuldu. — Bugün tngiltere'nin en zengin ikinci kişisisiniz. Arkada para olmadan rock müzik yapı- labilecegine inanıvor musunuz? McCARTNEY — Vazgeçile- mez bir şey değil. Beatles'ın sonunda karşılaştığımız sorun- lan duşünursek de gerekli de- rim. Beatles dönemini yaşadığı- mız bütün o yıllarda hepımiz bi- rer baldın ciplak.uk. Gri paltolu adam — Bu, sizin son toraeniz mi oldu? McCARTNEY — Pek çok insan ileri yaşım nedeniyle bu- nu sordu. On üç yıldır turneye çıkmamıştım. Bunu yapabilir miyim, diyordum. Ama gücUm yerindeydi ve iyi bir grup bana eşbk ediyordu. İyi ki de çıkmı- şım. Bazı şehirlerde, örneğin Paris'te "beaUemania" dönemi geri gelmiş sandım. Korkunç kalababklar toplandı. Kendimi o kadar mutlu hissettim ki... Aynı zamanda da Beatles tur- nelerinden çok farkhydı. Benim sevgilim ol, diye bağıran lazla- nn hücumuna uğramıyordum. Bunun aksine, orta yaşa gelmiş, iistü başı düzgün, gri paltolu bir adamın sahnenin önünde ağla- dığını görmek bana çok dokun- du. Ben çok şansbyım. (Burada masaya vuruyor). Kırk sekiz ya- şıma geldim. Bu turneden çok korkuyordum. lnsanların bana "Seni gonnekten arök bıkük, in oradan aşagı" dı\e bağırmala- rından korkuyordum. Ama hiç öyle bir şey olmadı. HeTkesin davranışı çok iyiydi. Ne dersi- niz? PAL'L MC CARTNEY — Amerika turnemiz sırasında 11 yaşın- daki bir erkek çocuğu, bizim otomobile yanaşıp bem yumruk aü- yor hem de "Sapık, seni geberteceğim" diye bagınyordu. Klu Klns Klan şapkalı bir adam bizi olümle tehdit edince çok korktuk. MUTLU Y. Nazım Vakfı'na 200 müyon • tSTANBUL (tUHA)— Ünlü şair Nazım Hikmet'in anısına, şairin kızkardeşi ve yakınlan tarafından oluşturulmak istenen "Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı"nın kuruluşu için altı ayda 200 müyon lira toplandı. Vakfm kuruluş çalışmalanm yürüten şairin yalon dostlan, vakıf için para toplanmasına 3 Haziran 1990 tarihinde başlandığuu belirterek, şunlan söylediler: "Türkiye'de Nazım'a ait her şey dağınık olduğu için bunlan derli hale getirmek, tüm arşivleri toplayıp, uluslararası bir Nazım Hikmet arşivi oiuşturmak istiyoruz. Aynca vakıf olarak şiir günleri düzenlemek ve yeni şairierin yetişmesine yarduncı olmak amaandayız. Ancak bu zengin amaçlan gerçekleştırmek için Nazım Hikmet dostlanndan yardım bekliyoruz. Yaklaşık altı ayda vakfın kuruluşu için açılan hesaba 200 milyon lira toplandı." Miyopluk tedavigi • ANKARA (ANKA) — Amerika'da Louisiana Universitesi'nde lazer ışınlan kullamlarak gerçekleştirilen ameliyatlarla miyop, hipermetrop gibi göz kusurlan bile düzeltilebiliyor. Aynca, glokom ve şeker hastalanmn göz dibindeki körlüğe neden olan rahatsızlıklarda da iyileşme sağlanabılıyor. Hobby dergisinde vayımlanan bir makalede, Dr. Marguerite Mc Donaİd'ın birkaç saniye süren ve Excimer-Laser aygıtı Ue çok kısa dalgab ultraviole ışınlarım kullanarak gerçekleştirdiği ameliyatla -22 derece miyobu -4'e düşürebildiği belirtildi. Mozambik'e APS • ANKARA (AA) — Mozambik, Maldiv, Sri Lanka ve Endonezya'ya, Acele Posta Servisi hizmeti başlaübyor. PTT Genel Mudurlüğu'nden verilen bilgiye göre 1984 ydından bu yana sürdurülmekte olan Acele Posta Servisi (APS) bugünden itibaren Mozambik, Maldiv, Sri Lanka ve Endonezya Ue de karşıbklı başlatılacak. BlVrden yardım iste^i ^ • GAZİANTEP_ (Cumhuriyet) — Gaziantep Anakent Belediyesi, kentin Belediyesi, kennn ortasından geçen ve her yıl ölümlerle sonuçlanan bulaşıcı hastalıklara neden olan Alleben deresinin ' temizlenmesi ve antma tesisi kurulması için Birleşmiş MUletler Dünya * Tarım örgütü'nden yardım istedi. Anakent Belediye Başkam Celal Doğan, projeyi mevcut olanaklarla gerçekleştiremeyecekleri için bu yola başvurduklanm söyledi. Airbusiara balık derisi • PARİS (UBA) — Tasarruf ve hız için her çareye başvuran uçak yapımcısı kuruluşlar araştınnalannı Airbus'lara "balık derisi kılıf geçirme üzerinde yoğunlaştırdı. Airbus'lar uzerindeki calışmalarla ilgili haberde şu görüşlere yer verildi: "Uçak yapımcılan ürettikleri uçaklan her gün biraz daha geliştirmekten geri durmuyorlar. Üzerinde en çok durduklan da uçaklann akaryakıt tuketimıni azaltarak uçak şirketlerinin harcamalanm düşürmek, böylece şirketleri kendi ucaklanm satın abnaya yöneltmek!' EHreksiyonsuz otomobü • ANKARA (ANKA) — Direksiyonsuz otomobil Uretimi için çabşmalara başlandı. Bugünkü değeri 2.5 milyon mark olan direksiyonsuz otomobilde, direksiyon yerine joy-stick kullanılıyor. Hobb dergisinde yayımlanan bir makalede, Ingiliz asılb Nelson J. Kurschandi'nin, Nelson-Borzoi tipi spor otomobilinde direksiyon yerine joy-stick kullandığı, hızlanma, frenleme ve vites değiştirme gibi amaçlar için de aynı joy-stick'ten yararlandığı bebrtiliyor.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog