Bugünden 1930'a 5,502,563 adet makale



Katalog


«
»

1 OCAK 1991 CUMHURİYET/15 HAVA DURUMU TURKIYE'DE BUGUN llevtet Meteoroloji işlen Geneı Mûdûrtûiû'nden alımn bılgıye göre yvındun kuzeybatı kesimleri parçalı çok bulutlu, zamanla Marmara'nın kıaeyi yağmurtu. öteta yerter az bu- lutkı ve açıK geçecek Yurdun ıç ve doğu Kesimlerinde sabah saatfenn- de yer yer yoöun sıs gûrütecek. HA- \A SCAKUÖ: Değişmeyecek. RUZ- GÂR: Giıney ve batı yönlenten ha- fif ara sıra orta kuvvetie esecek. De- röehtniHie; Marmara, Karadatfde kıble ve lodos Ege'de yıkta ve ka- rayel AWeniz"de yıkiız ve poyrazdan zamanla Egrte günbatea lodos Ak- deniz'de y*Jızve karayekfen 3-5 yer yer 6 kuvvetinde saatte 10-21 yer yer 27 denfc miR hızla ese- cek. Dalga yüteekligı: 05-1.5 açıklarda yer yer 2 metre dola- ymda bokınacak Van gölûnde twwa: Az bulutlu geçecek. Rüz- gar igjzey ve doğu yönlerden hafif ara ara orta kuvve esecek. Bokı Buısa ÇaraMafe Çonım Dencf A 19° 4° DiyartHior B 11° 4 Edrm A. 14° 1° Erancan A. 12° VEramım S -1° •• S 10° A 18° r&rssun A 20° 7»GuraÜ5ftaneA A 3°^°H*kin A A « ° 5°ISMm B 12° 3°lst**ul B W O»im* A 10°-2°Kss A S°^° Kasamonu S S 8° 2°K%s«n B 14° 3°Krtton* B 12° 4°Kanys A 13° 5°»Uatya 12° -4° Msnısa 10° 0°KMaraş 7"-7° Merstn •2°WMu0ta 9° 0°Muş 13° O°Nığde 15° 8°0nlu «Ç* bulutlu yajmufiu fkJrt A-jç* B-bukıtlu G-oûneşl K-kartı S-ss» Y-yjflmurtu DUNYA'DA BUGUN Kahıre» BULMACA SOLDAN SAGA: 1/ Elektrik akımını ya da ısı akışını en- gellemek amacıyla kullanüan maddele- rin ortak adı. 2/ Hannan yerindeki tahıhn taş ve toprak- la kanşık kalıntısı... Mevcut olmayan. 3/ Islandığı zaman ko- layca biçimlendirile- bilen yumuşak ve yağlı toprak... Düz yakalı, önü ilikli bir tür ceket. 4/ Ço- cuk... tnanmış, aklı yatmış. 5/ Yaşar Kenud'in bir roma- nı... Bir cctvel türu. 6/ Latin Ame- rika'da Anglo-Amerikan asıllılara ve- rilen ad. 7/ En büyük... Yiğit. 8/ Bir nota... "Bakma, dikiz" anlamuıda argo sözcük. 9/ Yunan mitolojisin- de güzel sanadann perisi olan dokuz tanrıçadan her biri... Doğal ve tarih- sel özelliklerinden dolayı koruma al- tma- alman alan. YUKARIDAN AŞAGlYA: 1/ Sibirya'run kuzeydoğusunda yaşayan Türk kökenli halk. 2/ Açığa çıkmış, duyulmuş... Yerme. 3/ Yağda kızartılarak üzeri- ne şeker ya da şerbet dökülen bir haraur tatlısı. 4/ Şarkı, türkü... Bir çalışmaya yardım sağlamak için genellikle açık havada ya- pılan eğlentili toplantı. 5/ lçine sıJu şeyler konulan kap... Türk- çede ilgi adıh... Radyumun simgesi. 6/ Dilzenli olarak ekim ya- pılan arazi. 7/ Konuşmayı etkili kılmak için araya sıkıştınlan ve karşılıksız katacağı bilinen soru... Makine yağı. 8/ Japon- ya'da din törenlerinde okunan bir çeşit ilkel nesir... Boru sesi. 9/ Sürülmemiş tarla... Voleybol ve teniste oyunun her bir bölümü. 4 6 0 YDL ÖNCE Cumhuriyet Örfi idare ilanı ŞEN MUSIKi HEYETi •- PMURAkU PALAS — hr akfja tot t taı itttnr. 1 OCAK 1931 Heyeti Vekile bugün saat 3 buçukta tsmet Pş. nın riyasetinde toplanarak 7 ye kadar devam etmiş ve ilân edilecek idarei örfiye mıntıkasının hududu münakaşa edilmiştir. Dünkü Fırka grupu içtimaında Ismet Pş. bu çerçeveye Bergama Kazasmın da dahil edilmesi ihtimalinden bahsetmişti. Bugün içtimada Menemen ve Manisa'dan başka Bahkesir'in de bu hududa ithali muvafık görülerek idarei örfiye ılânına dair kararname hazırlanmış ve telgrafla Reisicumhur Hz. nin tasdiklerine arzedilmiştir Müşarünileyh Hz.nin tasvip cevabı bu gece alındığı takdirde idarei örfiye mıntıka riyasetine derhal tebliğ edilecektir. Örfî idare 1 kânunusaniden itibaren ilân edilecektir. İdarei örfiye ile ilân edilen yerlerde mektuplar sansürden geçecek, seyahat müsaade ile yapılacak, halkın evinden hariçte bulunacağı saatler tahdit edilecektir. Yeni bir Adli kanun Hükûmetin irtica hâdisesi ve takibatı karşısında tatbikini istilzam ettiği acil tedbir idarei örfiye ilânı ve Divaru harp teşkilinden •ibarettir. Cumhuriyeti koruma, icabında ordudan istiane kanunlan esaslı ihzaratı takiben kanuniyet alacaklardır. Binaenaleyh bunlann'müstaceüyetle müzakere ve intacı mevzuu bahis değildir. Hükûmet bunlardan başka adliye cihazının lüzumunda daha seri ve hususi bir kuvvetle tahrikini temin edecek fevkalâde bir kanun daha ihzarma karar vermiş bulunuyor. Bu kanun arizi sekte ve darbelerden Devlet ve Cumhuriyetin bünyesini önünde sonunda vikâye edebilmek için fazla şiddete hacet bırakmayacak suretle maksada vusule kâfı ahkâmı ihtiva edecektir. Fevkalâde kanun bütün esbap ve avamili carni olabilmek için müdekkikane elden geçirilerek hazırlanacaktır. Hükûmet bu ümniye ile muasır inkılâpların çıkardığı muşabih ve muadil kanunlan da tetkik edecektir. 30 YIL ÖNCE Cumhuriyet Gizli anlaşma 1 OCAK 1961 Baü Almanya ve Sovyet Rusya üç yıllık bir ticaret anlaşması imzalamışlardır. Eski anlaşmanın nihayetlenmesine bir gün kalmıştı. Muhtevası gizli tutulan anlaşma Dışişleri BakanlığYnda Sovyet Büyükelçisi Andrei Smirnov ile Batı Almanya Devlet Bakanı Dr. Fon Şerpenenger arasında imzalannuşUr. Umumiyetle iyi haber alan kaynaklara göre yeni anlaşma yülık 900 milyon mark (takrir>en 77 milyon sterün) civannda bir ticari mübadeleyi istihdaf etmektedir. Eski miktar 714 milyon mark (60 milyon sterlin) tı. Müzakereler iki hafta evvel anlaşmanın imzalanması için kararlaştırılan saatten az önce dramatik bir şekilde kesilmişti. Geçen çarşamba günü Smirnov ile Konrad Adenauer arasında yapılan bir sürpriz toplantıdan sonra anlaşmanın nihayet imzalanacağı bekleniyordu. Batı Almanya gazeteleri, sona ermek üzere olan Doğu Almanya ticaret anlaşmasının da yenileneceğinden bahsetmektedirler. GEÇEN YIL BUGÜN CumhuriY et Azerbaycan kanştı 1 OCAK 1990 Sovyetler Birliği'nin Azerbaycan Cumhuriyeti sımrlan içinde yer alan Celilabad kentinde, önceki gün 1 kişinin ölümü yüzlerce kişinin yaralanmasıyla başlayan olaylar, gerginliğini sürdürüyor. Kentte, polisin güvenlik önlemlerini arttırdığı ve Komünist Parti yöneticilerinin, Celilabad'ı terk ettikleri öğrenildi. Bakû'deki siyasi kaynaklar, Celilabad'daki olayların, halkın, Komünist Parti'nin yeni atanan yöneticilerine karşı olmalanndan ve mart ayında yapılması düşünülen seçimlerle ilgili yürütülen kampanyalardan çıkmış olabileceğini belirtiyorlar. Aym kaynaklar, Celilabad'da durumun, önceki güne göre daha sakin olduğunu, ancak polisin, önlemlerini arttırdığını belirtiyorlar. T4KITSMA Verimlilik ve Teknoloji Uretim, gerçekleşen bütün teknolojik ilerlemelere karşın, mekanik bir süreç değil toplumsal bir süreç olma özelliğini sürdürmektedir. Emek dünyasında sanayi devrüninden bu yana değişmeyen eğilimlerden biri kişi ba- şına verimüüğin sürekli olarak artması ol- muştur. ömeğuı ABD'de özel sektörde kişi başına verimlilik asağı yukan iki katına çık- mıştır. Baü Avnıpa'da ise 1971-1980 yüla- n arasında verim Lüksemburg için 9.19, Bdçik* için 9.56 oranında artmıştır. Yal- nızca 20. yuzyılda Batı Avrupa'da verimli- ligin S kat arttıgı tahmin edilmektedir. Verimlilikteki bu artışın nedeni esas iti- banyla teknolojik gelişmedir. ABD'de özel sektör işçilerinin 1978 yılında 1950'ye göre iki misli daha fazla çalıştıklarını ileri sür- mek mümkün değildir. Çalışma biçimlerin- dekj değişiklik olsa olsa verimüliğj yüzde 10 ila yüzde 25 arasında etkileyebilmekte- dir. ABD'de 1948 ila 1969 yıllan arasında kişi başına milli gelir artışında teknolojinin payı yüzde 54.5. Bu oran sermaye yatınmı- run 4 katını, egitim yatınmının 2.8 katını, kaynak etkinliginin 3.8 kaünı ifade etmek- tedir. Teknoloji, verimliliği aıturmanın ya- nı sıra emeğin kullanırruru da azaltmakta- dır. Bu, haftalık çalışma sürelerindeki azal- maya göz atmakla kolayca doğrulanabili- nir. Orneğin ABD'de 1900'de ortalama haftalık çalışma süresi 53 saat iken bu or- talama uretim işçüeri için 1979 yüında 35.5 saate inmiştir. Sanayileşmiş ülkelerde 1957-1965 yıllan arasında imalat sektörün- de haftalık çalışma süreleri ortalama yüz- de 2.15 oranında azalmıştır. Çalışma süre- leri izinlerdeki artışlar nedeniyle azalmak- tadrr. örnegin İngiltere'de 1952'de yülık üc- retli izin süresi ortalama 1.75 hafta iken 1977'de bu süre 3.5 haftaya yükselmiştir. öğrenim olanaklaruun artması nedeniyle işçiler emek piyasasma daha geç girmekte ve erken emeklilik olanaklanndan yararla- narak bu pıyasadan daha erken yaşta çe- kilmektedirler. Kısaca son yarım yuzyılda birim uretim başma çahşma süresi ydda or- talama yüzde 3 oranında azalmıştır. Her ne kadar çahşma sürelerinin azalmış olması çahşanlann bir amacı ise de bu ola- yın iktidarlar tarafından mevcut işlerin da- ha çok kişiye dağıtılarak işsizliğin azaltıl- ması amacıyla desteklendiği de ohnuştur. Kısa savaş ve salgın hastalık dönemleri ha- riç tarihte tam istihdam görühnemiştir. Bütün cabalara rağmen işsizUk oranı sü- rekli olarak yüksehnektedir. tktisatçılar bir zamanlar yüzde 3-4 kaçınılmaz işsizlikten söz ederken bugün Batı Avrupa'da işsizlik oranı yüzde 11 olup, bu oran sürekli ola- rak artma eğilimindedir. özeüikle gençler- deki işsizlik başta olmak üzere genel ola- rak işsizlik Batı Avnıpa hukümeüerinin başta gelen sorunudur. Üstelik resmi ma- kamlann işsizlik oranlannı tam olarak yan- sıtmadığını da unutmamak gerekir. Ayn- ca bir süre işsiz kalan işçinin istihdamı da önemli bir sorun oluşturmaktadır. öte yandan teknolojik geüşmenin dolay- sız bir sonucu, kaçınılmaz bir biçimde, ni- teükh işgücü istihdamı zorunluluğudur. Do- layısıyla verimlilik artışını teknolojik geliş- meyle ümtili olarak inceleTken uretim sü- recinde yer alan işgücünün sayısal olarak azalmasvna karşüık, nitelik açısmdan geliş- miş olması zorunlulugunu göz önüne almak gerekmektedir. Bu dumm teknolojik gelis- me sonucunda birim uretim başına çahşan sayısmm azalmış bulunmasmm, uretim sü- recinde emeğin rolünün (öneminin) azalma- sı biçiminde yonımlanamayacağını ortaya koymaktadır. Uretim, gerçekten bütün tek- nolojik ilerlemelere karşın mekanik bir sü- reç değil toplumsal bir süreç otma özelliği- ni sürdürmektedir. Bu nedenle özellikle gelişmiş ülkelerde iş- ci sendikalan konu ile yakmdan ilgilenmek- te ve ortaya çıkabilecek toplumsal sorun- lann çözümü için çeşitli yöntemler oluştur- maktadır. Işveren kuruluşları da özellikle mesleki eğitimin öneminin artması karşısın- da farklı istihdam politikalan geliştirmek dunımunda kalmaktadır. Boylece teknolo- jik geüşmenin toplumsal etkileri, endüstri- yel ilişkilere yeni boyutlar getinnekte, işçi ve işveren kuruluşlanmn üzerinde önemle durması gereken sorunlara kaynakhk et- mektedir. Av. ERDAL EGEMEN Resmi arabulucu İSKİ abonelerine yeni yılda yeni hizmetler... İSKİ abonelerine daha iyi hızmet verebilmek amacıyla uyguladığı tahakkuk vetahsılat ışlemlerine 1991 yılı baştndan ıt'baren yeni düzenlemeler getirmektedir. Yararlanacağınızı umduğumuz bu düzenlemeler ve dıkkat edilmesi gereken konula: hakkında ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır 1) Tek vezne uygulaması: Abonelerimizin yoğun yakınmalarına neden olan ve bir işlem ıçın birden fazla veznede iş takibini gerektiren ceza ve fatura tutarlarının ayn veznelerde ödenmesi külfeti kaldırılmıştır. Bundan boyle her abonenin idaremiz nezdinde bir cari hesabı bulunacaktır. Her türlu borcunuz ve ödemenız bu hesapta toplanacak bütün işlemJeriniz tek veznede bitirilecektir. 2)Gecikmezammıiçineksüre: Son ödemegünü olan 01.01.1991 tarihinden onceye ait olan faturalarını ödememişabonelerden borçlarını 31.03.1991 tarihine kadar ödemeleri durumunda gecikme zammı alınmayacaktır. 3) Konut tariffesi uygulaması: Konut tarifesi uygulanması için "Yapı Kullanma İzın Belgesı" alma koşulu kaldırılmıştır. inşaatı bitmiş ve fiilen kullanılan konutlarda oturan abonelere başvurmalan durumunda konut tarifesi uygulanacakttr. 4)Kısasürelisayaçokuma: Yine siz abonelerimizden gelen şikayetler doğrultusunda yeni tahakkuk döneminde aboneleri- mizin sayaçları daha stk okunacak ve su bedeileri daha sık fatura edilecektir. Fatura döneminin 3 ayı aşmamasına ozen gösterilecektir. 5) Sayaç ayırma: Uzun süredir grup abonelerimizin yakınmalarına neden olan tek sayaç uygulaması 01.01.1991 tarihinden itibaren kaldırılmış bulunmaktadır. Tüm borçlarını ödeyen ve tesisatlarında depo ve hidrofor bulunmayan grup aboneleri ile başvurmaları durumunda ayn sözleşme yapılacaktır. 6)İtirazlarınsonuçlandırılması: Fatura ıtırazlarımzın sonuçlandırılmasında guven ve sürat ilkesı getirilmıştir. itiraz için Kurumu- rnuza gehrken lûtfen sayaanızın son ışaretint de beraberımzde getirmeyi unutmayınız." 7) Aylık gecikme zammı: 01.01.1991 tarihinden sonra gönderilen faturalann suresınde ödenmemesi durumunda, geciken- her 30 günü ve 30 gün içinde kalan dilimi için % 5 peşın gecikme zammı alınacaktır. 8) Taksitleborç ödeme: İSKİ nezdindekı borçlannız için taksitle ödeme kolaylığı getirilmiştir, ancak borcun senede bağlanan böiümünden yıllık % 60 basit faiz alınacaktır. 9) Kayıp aboneler: Su kullandıkları halde uzun süredir ellerine fatura ulaşmayan abonelenn yaygın yakınmaları bilinmektedir. 01.03.1991 tarihinden itibaren kayıp abone taramasına başlanacaktır. Ellerine fatura ulaşmayan abonelerinbutarıhe kadar başvurmaları durumunda geçmişeyönelikborçlan gecikme zammı alınmaksızın tahsil edilecek ve gerekirse taksıde bağlanacakttr. 01.03.1991 tarihinde yapılan tarama sonunda su kullanıp da herhangi bir bedel ödemediğı saptanan abone- lenn borçlan gecikme zammı alınarak tahsil edilecektir. 10)Hız-İşlemVezneleriyaygınlaşıyor: Vezne onlerinde kayıp zamanınızı önlemek için istanbul çapındaiSKİ Genel Mudürluğüne bağlı Hız-İşlem Vezneleri açılmıştır. Bu şekilde çahşan Aksaray, Beyoğlu, Kadıköy, Bayrampaşa Usküdar, Bakırkoy veznelerine ek olarak Kağıthane veznesi çok yakında çalışmaya başlayacaktır. Bazı banka şubelerinde Hız- İşlem Yetkili Vezneleri açılmış olup, Töbarifc Maltepe çalışmaya başlamıştır. Töbank Bakırkoy kısa sürede faalıyete geçırilecek ve Hız-İşlem Vezneleri istanbul'un her kesjminde yaygınlaş- tırılacaktır. 11) 1990 yılı hesaplarının kapatılması: Yeni muhasebe düzenine geçerken 1990 yılı sonu ıtibari ile hesabınızın kapanmış olması gerek- mektedir. Bu nedenle sıze 1990 yılı sonuna kadar olan tüketimlerinizi gösterır son birfatura daha gonderilecektir. • Saygılartmızla. İSKİSU İÇİN ELELE 1991'de Türkiye'de neler olacak? BCIRÇ Ocak sayısında. BCIRÇ Ocak sayısı dopdolu * 12 burcun 91 Astro-fallan • 91 Astro-kimlik kartınız *91 Poster takviminiz Çifte astrolojiye göre OĞLAK ve tüm yönleri Ocak savısını tükenmeden alın! ANKARA NOTLARI MUSTAFA EKMEKÇİ Bu Ulus, Sürii Olamaz! Ergin Orbey'in sahneye koyduğu, "Belgelerle Kurtuluş Savaşı" adlı oyunda Vahdettin, şöyle bir söz söyier: — Millet bir koyun sûrüsü; ona bir çoban lazım, o da be- nim! Oyunu, Atatürk'ün doğumunun 100. yılında DTCF Tıyatro Bölümü öğrencileri oynamışlardı, daha sonraki yıllarda Devtet Tiyatrosu'nda da oynandı. Ergin Orbey'in unutulmaz oyun- lanndan biridir. Vahdettin'in o sözünü sonra krtaplarda da gör- düm. Cumhuriyet okurlanndan Ruhbil Kalender'in Almanya'dan yotladığı yeni yıl kartı beni düşündürdü. Ruhbil Kalender, gûl- meceyi seven bir okur. "Güzel yeni yıllar" yazan kartın üze- 'rirtde bir çobanla koyunlar var; Ruhbil, çobanın kepeneğinin üstüne "Hacı TO" diye yazmış. Koyunları da Türkiye harrta- sı içine almış. Üstte kayan yıldıza da "Özgürlük" yazmış. Ko- yunların her biri illeri belirliyor. Altına da şunlan yazmış: "Sayın Ekmekçi, Türk halkının bir yılı daha boyte mi geçecek?" Kartın iç sayfaları daha güzel! Bir domuz, saksıdaki çiçek- lere bakarak usundan şunlan geçiriyor: "Sevgili Ekmekçi... Beni Türkiye'de senden başka doğru dürüst seven yok. Acıktıkları zaman bile saklı saklı etimi yerler, gizM gizli da- na eti diye satarlar, bu mudur dürüstlük? Ama senın sayende yavaş yavaş korunmaya ve sevilmeye başladım. Bu yüzden çok mutlu oluyorum. Yeni yılınızı en içten dilek ve temennilerimle kutlarken sana sağlık, mutlu- luk ve esenlikler dilerim." Bu tümceler, bir okla domuza çevrilmiş. ûbür saytada da yine\bir mozak (domuz yavrusu) o da şöyle diyor sözde: "1992 yılında tekrar buluşmak umuduyla hoşçakal... Sev- gili Ekmekçim." Bitmedi. Ruhbil Kalender, bir savfasına da kartın şunlan yazmış: "Sevgili ağabeyim, , Eğer serti bu yılbaşı kartımla biraz olsun mutlu edebildiy- sem, -22 milyar verse dahi- o duyguları tadamam. Bizlere şu yaşadığımız ortamda mılyarlar lazım değil, sizin gibi insan- lar lazım. Onun için kendine iyi bak. Çünkü sizler yalnız eşi- nize, çocuğunuza ait insanlar değilsiniz. Sizler 57 milyonun kurtuluş yolunun şantiyesinin ustalarısınız. Selam ve saygı- larımla." Breh breh! Bunun üstüne Ruhbil'e ne ısmarlasam acaba? Kendime çok iyi bakıyorum. İnanın domuz gibiyim! Dün kalp krizi geçirmemin ikinci yıldönümüydü. Bir hafta önce de tra- fik kazası geçirmemin ikinci yılı. ismet Paşa bir gün Şeref Baksık'a sormuş: — Rakı içiyor musun? — Hayır Paşam, öyle kötü alışkanlıklanm yok! — Keşke içseydin, demiş Paşa. İçirememiş Şeref Baksık'a rakıyı. "Şeref Baksık'a rakı içirmeden ölürsem gözlerim açık gidecek!" demiş. Paşa ölünce bunu yazmış; "İsmet Paşa 1 nın gözleri açık gitti!" demiştim. İsmet Paşa, genel yazmanı Şeref Baksık'a sormuş yine: — Sen hiç kalp spazmı, kalp krizi filan geçirdin mi? — Hayır Paşam, ağzınızdan yel alsın, geçirmedim! — Keşke geçirseydin, demiş Paşa. — Neden? — O zaman daha dikkat ederdin! Muammer Aksoy öyle derdi kalp krizi geçirdiğimde: — Sen de, ben de sarı kart gördük, artık daha çok dikkat edeceğiz yaşamda! Gericilerin kurşunları öjdürdü Muammer Aksoy'u. Ardın- dan Çetin Emeç, Bahriye Ûçok, Turan Dursun! Tümünün ölü- sü, dirisinden güçlü çıktı. Amaçladıkları tersine döndü gericilerin... İzmir'den yazan Bayan Gül-Şen, bakın neler demiş: "Sevgili Ekmekçi, Sizi seviyorum. Sizin yazınız olduğu gün Cumhuriyet ba- na daha güzei görünür. Fotoğrafınızı bile görmedim. N'olur bana imzalayıp yollayabilir misiniz? Beni çok mutlu edersi- niz. Ben 'Cumhuriyet okuru' olrrtayı kolay elde etmedim. Bu- nun için mücadele verdim. Eşim, 'ortanın sağında' fikiıieri olduğundan Curnhuriyet'e pek sıcak bakmazdı. Şimdi o da tiryakisi oldu. Küçük oğlumla biriikte büyük kavga vererek kazandik. Büyük oğlum, Cumhuriyet gazetesini eline alırsa solculuk bulaşacağından korkardı. Çünkü o bir askerdir. Za- manla o da bize gelince gözatar oldu. Size yazmak için da- yanılmaz bir istek duydum, rahatsız ettim, lütfen beni bağışlayın. Sayın Ekmekçi, size bazı karalamalarımı yollu- yorum, içimden geldi. Size sevgilerimi, saygılarımı yolluyo- rum. Lütfen kabul edin" Gül-Şen'in "TV güzeli" başlıklı bir karalamasından dize: "Her gün camdan baksan da, / Kurdeleier kessen de, / Çağ atladık desen de / İnanamam nedense. Bu ne israf tantana / İstenmeden koltukta / İnatla oturana / Alışamam nedense. İşkenceden dayaktan, / Açlık grevlerinden / TV bahsetmez ama / Öğrenirim nasılsa (nedense)." Âşık Gül-Şen, dertlerıni böyle dizelere, sözcüklere dizme- yi seviyor. Okurumuzun sevimli mektubuna çok teşekkür edi- yor, ben de yeni yılını, tüm okurlarla birlikte kutluyorum! Hacı TÖ'ye "alışamadığını" telgrafla bildirdiğı için emekli- ye ayrılan Teğmen M. Şeref Baba şunlan yazmış: "Yeni yılınızı kutlar, sağlık, mutluluk ve başarı dolu günler dilerim." M. Şeref Baba, Ankara'da Karanfil Sokak No: 5/55'te çalt- şıyor, çeviri jşleri yapıyor. Erzincan Özel Tip Cezaevi'nden 5. koğuştan yazanlar şöyle diyorlar: "Sayın Ekmekçi, Ülkemizde açlık grevleriyle, işçi grevleriyle, işkenceleriy- le, mahpusluklarıya, sürgünleriyle, yasaklamalarıyla, sansür- leriyle omuzdaş olmuşsa ölümle yaşam yan yana; düşünen, düşündüğünü halkının ve tüm insanlığın yararına uygulayan bizler, yurdumuzun toprağının bir ürünüyüz. Bir çiçek gibi. Yabancı topraklarda yetişmez bu çiçek. Yetişse de memle- ket özleminde yeterince tüm güzelligiyle açmaz. Başka tür- lü yüzdür, başka biçimdeyizdir, mahpusluğumuza rağmen yeni yaşam yolculuğunun kavgasında. Bunun kavurucu ate- şini yüreklerimizde duyumsarız her gecemizde, her günü- müzde. Sanki yeni şafaklara koşar gibi. Bir gün bu kelepçeler, taş duvarlar, tel örgüler arasındaki mahpusluklar da bltecek. Yeniden halkımızla ve siz dostla- rımızla birlikte olmanın yaşam sıcaklığında özgürlükler boy verecek. Yeni bir yaşama, yeni bir yıl içinde selam olsun diyerek si- zin ve tüm dostlarımızın yeni yılını kutluyor, çaltşmalarınızda başarılar diliyoruz. Bizlerin yaşamına gösterdiğiniz duyarlılı- ğınız, övüncümüz, gururumuz oluyor. Teşekkür ederiz. Bu inançla, bu sevgiyle esen kalın. Levent Arslan, Kadir Alpaslan, Zekeriya İnan, Yaşar Dur- muş, Şükrü Gündoğdu, Sabahattin Yalçınkaya, Yunus Ocak." Düşündüm, çok duygulandım. Çocuklan böyle olan bir ulus, sürü olamaz! İLAN GERMENCİK ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ'NDEN Dosya No: 1990/237 Davacı Kenan özbek vekili Av. Erol Turan tarafından Fcnıdua VU- dırım (Germencik Camıkebir mahallesi Atatürk caddesinde ikamet eden) aleyhine açılan ıflas davasında: DavaLı Ferudun Yıldırım hakkında inas davası açıldığından, itiraz eden alacakhların .15 «ün içinde itirazda bulunabileceklerine, duruş- ma günü olan 25.1.1991 günü saat 11.45'te yapılacak celsede bizzat veya bir vekü bulundurabilecekleri, delillerin derhal ibraa gerektiği, gıyaplannda karar verileceği HUMK'nun 509.510'uncu ve llK'nun 173/2 maddesi gereğince ilan ve» tebliğ olunur. 20.12.1990
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog