Bugünden 1930'a 5,418,973 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Cumhuriyet Sahıbı Cumhumeı MaıbaaviUk *e Cazeteulık Turk Anonırn Şırkecı adna k Pt>L ma c« Vadır N«dı 0 Genei Ya>m Mudurj Hasan Cemal. Muessev Viuduru Hac<-ier luı Emtne Lşaklıgıl, Yazı 15leri Muduru Oka* Gon«nsin, 0 Haber Merkezı Abd«lka<tır ^ u Muduru ^alçm Bayer, Sa%fa Duzem ^onetmenı \iı \car 0 Temsntuer 0 Ma ,*!;! Ahmei Tan, IZMIR Hıkmet Çelınka>i. \DW\ Çelm Yıgenoglu t^mUr HMI> , Dıj Hab-eder txt»n BBJO. Etonomı Ctıgu TarfeM. l> Sendıka Şakraa fcelracı, Kuttur Criti Lutr. Istanbul fl! kuçuk Eâıı m <>e»cst >«)tan Hab<t \rajtırma t » e i Bcrka* "»ur Naberlen Nccdrı Dofuı. Spor DantşmanL nlnan Du 1i; a' knrm Çıi^kiR Mı<ı rma ^bw Alp«>, Ovıe'mt *M»ttıtı \ U K I % koofdınaiât <knd KonıfcH trol trkul 0 Muhasebe Buleaı >evrr 0 B\,tçr Planlama S«*ı« Osauuıbcfcottıı 0 RekUm V x Tonıa 0 Ek H«r>u Gmnr 0 Meımc O«4er Çrtik 0 Bılgı l3 lcm S-ıl 1*4 Pcrsonc Yavın Kuru.'* Ba^ks- Nadır Nadı OkU> Kktuİ. tıfcıa Ba«cr H n u Crnal HıkıoM (.rtmkıya Oka\ (•oansH. l |uf Mumru tlbaa hnrt Tın ve h w ı Cumnurı>«( Mubaacılık ve Gaz«ecıblı TA.Ş Turk Oca* Cad 39 4] < 1« PK 246 İstanbul Te! 512 05 O5*f2O hu) TetoL 22246. F » (!) 526 60 "• 2 0 r Ankar* Znâ Gokalp Bl. Inkılap S \ o 19 4. TÎ] 13i n 41-1" Tdex 42J44 Fax (4) 133 0 \amir H Zı>a Bh ı " 2 S. I 1 Tel lî 12 30, T<tlex 52359 ¥zx (51) 19 S3 60 lıns honu Cad 119 S ^o 1 Kai Tel 19 3" «2 (4 haı» Tdoı 621^5 F M (-1) 19 25 78 TAKVIM: 25 E^IM 1990 lmsak- 4.54 Güneş: 6.19 Öğle: 11.53 İkindi: 14.48 Akşam: 17.17 Yatsı: Filmler için Islamcı iş çevrelerinden parasal destek buluyor, dağıtımda özelyöntemler uyguluyorlar Mamcı sinemaIfeşîlçanfı solluyorİslameı sermaye devrede Diyanet yİşleri Başkanlığı - Diyanet Vakfı ve İslamcı ^işadamları tarafından finanse edilen filmler birbiri ardına vizyona girecek. \Bunlardan ilki Mesut Uçakan'ın ^yönettiği ve türbanlı bir üniversite ; öğrencisinin başından geçenlerin konu edildiği "Yalnız Değilsiniz". Bu filmi, Yücel Çakmaklı'nın yönettiği "Minyeli Abdullah-2" ve Diyanet Vakfı'mn finanse ettiği "Sahibini Arayan Madalyon" izleyecek. Bakanlıklardan destek Kendilerini "Müslüman'' olarak tanımlayan yönetmenlerin çektiği ve dini içeriğe ağırlık verilen filmler bakanlık ve resmi kuruluşlar tarafından da destekleniyor. Kültür Bakanlığı, Diyanet Vakfı'nın filminin yurtdışı gösterimleri için kollarısıvadı. Diyanet İşleri Başkanlığı TV'de yayımlanacak 8 bölümlük bir dizi çektirdi. Milli Eğitim Bakanlığı da ortaokullarda gösterilmek üzere "İslamın Şartları" adlı dizi yaptırttı. Islami sinema vakfı Yeşilçam'ın geleneksel yapısı tarafından dışlandıkları düşüncesinde olan İslamcı yönetmenler ve dini film şirketleri "Türk Sinema Vakfı" adı altında örgütleniyor. Vakfın müteşebbis heyeti önümüzdeki ay »kuruluş başvurusunda bulunacak. Vakıf, özel televizyon istasyonu kurulmasını da hedefliyor. Vakfın kurucuları arasında şimdiye dek İslamcı video alanında isim yapmış bazı şirketler yer ahyor. HAKAN AYGÜN ANKARA — Türk sinema- sında bir "dini filmler fur>ası" yavaş yavaş boy gosteriyor. İs- lamcı kuruluş ve işadamları ta- rafmdan finanse edilen filmler bu sezon birbiri ardına gösteri- me girecek. Türbanlı bir üniver- site öğrencisinin çevresinde ge- lişen olaylann ele alındığı "Yal- nız Degilsiniz"i, "Minyeli Abdullah-2" ve Diyanet Vakfı'- nın finanse ettiği "Sahibini Ara- yan Madalyon" izleyecek. Kendilerini "Müslüman" olarak tanımlayan yönetmenle- re hukümet de destek veriyor. Kultür Bakanlığı, Diyanet Vak- fı'nın filminin Arapça ve îngi- lizce alt yazılı olarak Ortadoğu ve Avrupa ulkelerinde pazarlan- ması için kollan sıvadı. Milli Eğitim Bakanlığı, aym çevreden bir yönetmene ortaokullarda gösterilmek uzere "tslamın Şartlan" adlı filmi çektirirken Diyanet İşleri Başkanlığı da TV'de gosıerilmek üzere "tn- sanlar Yaşadıkça" adlı bir dizi hazırlattırdı. Yeşilçam'ın geleneksel yapısı tarafından "dışlandıkları" go- rüşünde olan islamcı yönetmen ve film şirketleri, "Türk Sine- ma Vakfı" adı altında örgutle- niyor. Vakfın müteşebbis heye- ti, onümuzdeki ay içinde kuru- luş başvurusunu yapacak. Va- kıf, özel televizyon istasyonu kurulması çabalarına da "çekirdek" oluşturacak. Vakıf- ta Elif Video, Ajans 1400, Ye- ni Asya, Sema Video gibi dini video piyasasında ün yapmış şir- ketler var. islamcı kesim sinema alanına ağırlık vermeye başladı. Son \ıl- larda özellikle video filmleri ala- nında buyük patlama gösteren İslamcı kesım, Almanya başta gelmek uzere yurtdışında ve yurtiçinde de buyuk pazarlar bulmaya başladı. İslamcı kesim sinema filmleri alanındaki en onemli başarısını ise hiçbir Ye- şilçam fılmıne nasip olmayacak şekilde 1 milyar lira hasılat el- de eden "Minjeli Abdullah" ile yaşadı. Filmin başansında en önemli rolü ise islamcı bir işa- damının sağladığı finansman oynadı. Mert Çelik Sanayü'nin sahi- bi Mehmet Tannsever tarafın- dan kurulan Feza Film'in ya- pımcılığını ustlendiği ilk film olan "Minyeli Abdullah" sağ edebiyatın "best-seller" bir ro- manından uyarlanmıştı. Feza Fılm, Hekimoğlu tsmail olarak bilinen Ömer Okçu'nun kitabın- dan uyarlanan fılm için büyük reklam kampanyası yürüttu. Sonuçta filmin maliyeti tam ya- rım milyar lira idi. Ama yüzde yüz de kâr gelmişti. "Haremlik- selamlık" sinema salonlannda oynayan filmin galası da "Cum- huriyet tarihinin ilk Fatiha oku- nan filra galası" olarak tarihe geçti.- Romamn içeriği de hayli ilginçti: 'İslamın kurtuluşu için soh- betler yapan Minyeli Abdullah, tuluklanır, zindana atılır, işken- ce gorür. Hapishanede öyk ko- nuşmalar vapar ki herkes ne ka- dar kâfır' olduğunu anlar. Çık- tıktan sonra eski işine döneme- digi için hamallık yapmaya baş- lar. Bu arada ailesi de dağılmış- tır." Minyeli Abdullah'ın getırdi- ği büyük başarı, Feza Film'in ikinci bölüm için kollarını sıva- masına neden oldu. İlk filmin yonetmeni Yücel Çakmaklı, ikinci bölümun çekimlerini de geçen günlerde tamamladr. Onümuzdeki mart aymda da uçuncü bölüm çekilerek Heki- moğlu İsmaü'in kitabının tama- mı bitirilmiş olacak. İkinci bö- lum Minyeli ailesinin yeniden bir araya gelmesiyle başlıyor. Yeni karakterler ortaya çıkıyor. Film ilkinde olduğu gibi özel pa- Fransa, ölümünden sonra Althusser'i konuşuyor Tarüşmalı fîlozof ALTHUSSER İÇİN NELER DEDİLER? George Marchais: 1976'da aramızda patlak veren şiddetli görüş ayrılıklarına rağmen kardeşlik ve saygı dolu ilişkilerimiz devam etti. Çağımıza damgasını vuran büyük bir aydını yitirdik. R o g e r Garaudy: Althusser, Marksizmi çok katı determinizmle yorumladı. Bu işi Lafargue mekanist, Plehanov diyalektik, Althusser ise yapısalcı biçimde yaptılar. Yeni pozitivizme arka çıkarak Marksizmin en kötü yorumlamaları olan dogmacılıklara kapıyı açtı. SABETAY VAROL PARİS — Fransa, Louis Alt- husser'i konuşuyor. Ünlu Marksist fdozof, ölümünden sonra basın ve kamuoyunun il- gi odağına dönüşürken daha çok eski eserleri ve Marksizm konusundaki yorumlarıyla anılıyor. Tüm Fransız gazeteleri Alt- husser'in ölümüne geniş yer ayırdı. Bir cinnet anında kansını boğarak öldürdüğü 1980 yılın- dan itibaren bir düşünür olaıak Althusser Fransız düşün haya- tında zaten yoktu. Daha doğru- su tıpkı bir ölü gibi geçmişi ve eserleriyle vardı. Bu nedenle olaydan "önemli bir kayıp" olarak söz etmek mumkün de- ğildi. Nitekim geleneksel olarak ün- lü kişilerin ardından söylenen klasik nutuklar, Althusser'in ölümünden sonra atılmadı. Ga- zeteler, ölüm haberine kısaca yer verdikten sonra Marksist fi- lozofun eserleri hakkında yazı- lara ağırlık verdiler. Althusser"in 1948-78 arası üyesi olduğu ve 78'de ayrıldığı Fransız Komünist Partisi lideri ve Genel Sekreteri George Marchais, düşünürü, "büyük bir entelektüd" olarak niteledi. Marchais şunlan söyledi: "Althusser'in ölümünü öğren- miş bulunuyorurn. Bu ölümle ülkemiz entelektiıel yaşamının önernli bir simaa, Ecole Nor- male Superieure (Althusser'in yülarca ders verdiği ynksekokul) ögrenci kuşaklannın tutkuyla dinlediği profesor, seçkin Mark- sist düşünür yitirilmiş oluyor. (..) 1976'da aramızda patlak ve- ren şiddetli göruş avrılıklanna rağmen butün bunlar, başından geçen korkunç dram gerçekleşe- ne kadar kardeşlik ve saygı do- lu Uişkilerimizin devamını engel- lemedi. Etrafa yaydığı ışık, bi- Umsel ciddiyeti ve çauşmalannın özgunlüğfi, tüm dünyada unlen- mesine ve saygınlık u>andırma- sına neden oldu. Tüm komü- nistler adına çağımıza damgası- nı vuran, yoldaşımız olan ve hiçbir zaman unutamayacağı- mız büyük entelektüeli saygıy- la selamlanm". Yıllar boyu Althusser'le "Marksizm bir humanizma mı- dır?" şeklinde ozetlenebilecek bir polemik sürduren filozof Roger Garaudy, Althusser'in ölümü üzerine ilk tepki gösteren ALTHUSSER— Ünlü Marksist filozof, ölümünden sonra eser- leri ve yorumlarıyla ele alınıyor. kişilerden biri oldu. BiLndiği gi- bi 6O'lı yıllarda FKP'nin teorik konularda beyni olan Garaudy, daha sonra partisinden atıldı ve 1980'de İslam dinine geçti. Garaudy, eski muanzı hak- kında şöyle konuştu: "Teorik tartışmalarımız, karşılıklı saygı duymamıza engel değildi. Ölü- münden büyük iızüntü duy- dum. Althusser'in fikirleriyle tam bir tezat teşkil eden 'Marks Içiı: Anahtar' adlı kitabımı ya- yımlamadan önce elyazmalan- nı bizzal kendi ellerimle Ulm so- kağındaki burosuna götürdüm. Eserleri hakkında düşündükle- rimi, bana cevap verebileceği bir donemde açıklamıştım. Bunla- ra ekleyecek bir şeyim yok. Marksizme atfettigi determi- nizm, bizzat Marks'a, 'Eğer Marksizm buysa ben Marksist değilim' dedirten determinizm- le aynıydı. Bu işi Lafargue me- kanist, Plekhanov diyalektik, Althusser ise yapısalcı biçimde yaptılar. Bilimciliğe, yeni pozi- tivizme arka çıkarak Marksiz- min en kötü yorumlamalan olan dogmacılıklara kapıyı aç- tı." Liberation gazetesi, Althus- ser'in ölumunu, "Althusser'in ikinci ölümü" başlığı altında verdi. Sol eğılimli gazete, Mark- sist filozofa tam dört sayfasmı ayırdı. Gazete yazarı Serge Daney Althusser'in ölümü üzerine şu satırlan kaleme aldı: "Terör, ti- pik bir Fransız yemeğidir. Bu yüzden son kez yediğimiz günü unutmamız mumkün değil. Kul- tür devriminin Çinli fasizmin- den kendini en son kurtaran kü- çük bir gruptuk. Bu grup, çoğu kez kendi Marksizmini Althus- ser'den oğrendi. Kendinden bü- yük çelişkileri tarafından çarmı- ha gerilmis bir adamı bir yolcu sandık ve Kapital'i okumaktan- sa 'Kapital'i Okumak'ı oku- makla yetindigimiz için şükran du>guları duyduk." Aynı gazetede Althusser'in yıllarca ders verdiği ve birçok- İarının deyişiyle 'hüküm sürdüğü' Ulm sokağındaki "Ecole Nonnale Superieure" öğrencileriyle yapılan bir röpor- taj yer ahyor. Bu yazıda özetle okulun şimdiki öğrencilerinin Marksist filozof hakkında çok az şey bildiği aktanlıyor. Le Fi- garo gazetesinde de Marksist düşünürün ölumü geniş yer al- mış. Genç fılozoflar kuşağımn ün- lü ismi ve Althusser'in eski oğ- rencisi Bemard Henri Levy şöy- le diyor: "Ben kendisini 20 yıl önce tanıdım. Ben öğrenci, o hocaydı. Timsah derierdi.(..) İlk kitabımda,'Az daha her şeyimi ona borçlu olacaktım' diye yaz- dım. Bana okumasını, belki de yazmasını öğretti. Hiçbir hocay- la bu kadar yakın ilişkim olma- dı. Daba sonra tüm Maoculann ilişkiyi kestikleri bir gün beni davet etti. Ulm sokağındaki bi- nanın bahçesinde beraberce yü- rüdük. Fransa'daki entelektüel iktidan ele geçirme, kontrol et- me stratejisinde bana ayırdığı yeri anlattı. Bu bir paranoya mıydı? O yıllann paranoyası." A m e r i k a İ 1 s i n e m a oyuncusu Brooke Shi- J elds bugünlerde Tokvo'da duzenlenen bir mücevher defilesinde mankenlik yapıyor. Brooke Shields'in sunduğu parçalar içinde en güzel ve değerli olanı tepesinde 15.88 kıratlık sarı bir pırlanta bulunan 94.10 kırat pırlantalarla bezeli bir taç oldu.Tacın fiyatı tam 35 milyon dolar (Yaklaşık 107 milyar lira). (Fotograf: Reuter) Rejim, tıkalı daıııarı açıyor Time dergisinin haberine göre kalp damarının iç yüzeyini kaplayan yağsı plakalar ilaç ve düşük yağlı bir rejimle kısmen eritilebiliyor. Dış Haberler Servisi — Ame- rikalı araştırmacıların sonuçlan- dırdıklannı çahşmalara gore tı- kalı kalp damarları ameliyata gerek kahnadan rejim ve ilaçlar- la açılabiliyor. Sadece birkaç yıl öncesine gö- re tıkalı kalp damarlarını açma- nın tek yolunun ameliyat oldu- ğu duşünuluyor ve bunun için by-pass'a ve anjioplastiye başvu- ruluyordu. Artık Time dergisinin verdiği habere göre tıkalı damarlan aç- mak için çok daha guvenli ve ucuz bir yol izlenebiliyor. Dr. David Blankenhorn ve Dr. Greg Brown'un ayrı a>rı yaptıkları araştırmaların sonuçlarına göre damarların iç yüzeyini kaplayan yağsı plakalar ilaç ve duşuk yağlı bir rejimden oluşan tedavi yon- temi ile kısmen eritilebiliyor. Ay- nı konuda calışan bir başka araştırmacı Dr. Dean Ornish ge- çen hafta yayımladığı "Dean Ornish'in Kalp Hastalıklarını fryileştirme Programı" adlı kita- bında yağ \e stres atılarak kalp hastalıklarının tersine çe\rilebi- leceğini açıklıyor. Belirtıldiğine göre bu araştır- malardan elde edilen olumlu so- nuçlar beklentileri aşmış bulu- nuyor. Başlangıçta çalışmalan yüruten uzmanlar dahıl hiç kim- senin inanmadığı şekilde, değil tıkanmanın durması tıkalı da- marlar bıle açılabiliyor. Bilindiği gibi sanayileşmiş ul- kelerdeki yaygın yağlı beslenme tarzı nedeniyle, ana koroner da- marlarda ilk vağsı parçacıklar henuz buvume çağındayken başlıyor. 20'li yaşlarda plakalar oluşturan bu maddeler, 40'tan sonra sigara kullanımı ve yük- sek tansiyonun da eklenmesiyle kan dolaşımını yuzde 65 oranın- da engelleyecek şekilde damar- ları tıkayabiliyor. Sadece Ame- rika'da yılda 1.5 milyon kişi, bir veya birkaç kalp damarı tama- men tıkandığı için kalp krizi ge- çiriyor. Yapılan by-pass ameli- yatlarımn sayısı ise 330 bini bu- luyor. Bu zor ameliyat son de- rece pahalıya mal oluyor. Ame- rika'da bir yıl içinde by-pass ameliyatları için 11 milyon do- lar harcanıyor. Ameliyat olmadan düzeleme- yecek ileri vakalar dışında, da- ha az ciddi durumlarda mutla- ka çok düşuk yağlı rejim ve ilaç tedavisinin uygulaması önerili- yor. Dr. Blankenhorn'un 1980'den beri yuruttüğu araştırmaya go- re kolestipol ve niacin gibi ko- lesterol azaltıa ilaçlar kullanıbr, gunluk beslenmede yağ alımı yuzde 22'nin altına duşürülür ve hiç sigara içilmezse tıkalı kalp damarları yüzde 16 oranında açılıyor. Dr. Brown'nun benzer araştırması da aynı sonuçlara destek veriyor. Öte yandan Dr. Dean Ornish, bu araştırmalarda goz ardı edi- len yoga, meditasyon ve gevşe- me egzersizleri gibi stres gider- me yöntemlerini de ekleyerek daha büyük başarılar elde etti- ğini açıklıyor. Ornish'in hastala- rına uyguladığı bir başka yon- tem, tedaviye katılan kişileri bir psikolog eşliğinde bir araya ge- tirerek yalnızlık duygularını azaltmak. Ornish bu yöntemle- ri sayesinde 22 hastasından 18'nin kan damarlarında yüzde 55.8'den yuzde 61.1'e kadar de- ğişen açıbnalar gozlediğini belir- tiyor. Uzmanlara göre stres, kan basıncını yükseltiyor ve kanın pıhtılaşma eğilımini arttıran ve damarlan spazma dayanıksız hale getıren katekolaminlerin açığa çıkmasına neden oluyor. zarlama yöntemiyle sinemalar- da gösterime girecek. Feza Film, kiraladığı salonlarda fil- min hasılatını anında elde edecek. Çakmaklı, "Minyeli Abdullah-2"nin şu ana kadar 500 milyon liraya mal olduğu- nu söylüyor. İlkinde olduğu gi- bi yine geniş bir tanıtım kam- panyası yüruteceklerini ifade eden Çakmaklı, filmin 125 sine- mada gösterileceğini, aynı anda 15 kopyamn piyasada olacağı- nı belirtiyor. Film, bu sezon gösterime girecek. Önümüzdeki sezon sinema- larda izleyeceğımiz dini içerikli filmlerin en ilginci ise türbanlı bir tıp fakultesi öğrencisinin ba- şından geçen olaylann konu alındığı, "Yalnız Değilsiniz". Televizyonda yayımlanan "Ka- vanozdaki Adam" dizisiyle ta- nınan Mesut Uçakan'ın yönet- tiği fılm, İslami çevrelerden bu- yük destek göruyor. Kurtuluş Savaşı'nda hocalar Diyanet Vakfı'nın finanse et- tiği "Sahibini Arayan Madalyon" da geçen sezon gös- terime giremedikten sonra, bu yıl gosterilmeyi bekliyor. Diya- net Vakfı Yayıncılık ve Matba- acılık Dairesi Başkanı Muam- mer Aslan, İstanbul'da salon boşalmasını beklediklerini, fil- min bir şirket tarafından mı yoksa özel pazarlama yöntemiy- le mi pazarlanacağına ise önü- müzdeki günlerde Karar vere- ceklerini söylüyor. 350 milyon liraya mal olan filmin, kasetlerinin çoğaltılıp ozellikle yurtdışında pazarlan- ması planlanıyor. TRT, filme 75 milyon lira teklif etmiş durum- da. Ancak öncelikle sinemalar- da gösterime girmesi bekleni- yor. Filmde konusu ise Kahra- manmaraş'ın Fransız işgalinden kurtuluşu, Ali Sezai Floca çev- resinde toplanan din adamları- nın verdikleri mücadele anlatı- lıyor. Bol bol Kuran okuma ve dua sahneleri var. Çakmakh'nın yönettiği bu film de Diyanet Vakfı'nın "dini sinema filmle- ri ne devam edip etmeme" ko- nusundaki karannı vermesine yol açacak. Filmin başanlı olup olmayacağı merakla bekleniyor. Hükümet desteği Geleneksel Yeşilçam yapısına karşı kendilerini "alternatif sinemacı" olarak da tanımlayan İslamcı yönetmenlere hukümet de destek sağhyor. Kültür Bakanlığı, Diyanet Vakfı'na gonderdiği yazıda, "Sahibini Arayan Madalyon"- un İngilizce ve Arapça alt yazı- lı kopyalarının hazırlanmasını istedi. Bakanhk fılmin, Ortado- ğu ve Avrupa ulkelerinde gos- terümesine destek olacak. Diya- net Vakfı öneriyi kabul etti. Fil- min alt yazılı kopyalan hazırla- nıyor. İslamcı yönetmenler, en bü- yük desteği iseTV'den alıyorlar. Yücel Çakmaklı ve Mesut Uça- kan TV'ye çektikleri filmlerle ün yaptılar. "Kavanozdaki Adam, Mehmet Akif, Ahmet Hamdi Tanpınar, Küçük Ağa, Denizin Kanı, Bir Adam Yarat- mak, Dörduncü Murat, Hacı Arif Bey, Kuruluş" bu yönet- menlere çektirilen muhafazakâr içerikli TV filmleri. Bu yönet- menlere TV'de gösterilen "Yuva" dizisini çeken Mehmet Taşdiken'i de eklemek gereki- yor. "Yuva"da dini ve ahlaki değerlerine bağh bir ailenin ya- şadıkları konu ediliyordu. Bu film, aileden sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek'in de des- teğiyle gerçekleşmişti. Yönetme- ni Taşdiken de Çakmaklı ve Uçakan ile aynı ekibin içinde. TV'de gösterilmek uzere Me- sut Uçakan ve aynı ekipten ar- kadaşı yönetmen Salih Giriklik tarafından ortaklaşa yönetilen "İnsanlar Yaşadıkça" adlı sekiz bölümlük bir dizi de sırada. Di- yanet İşleri Başkanlığı'nın çek- tirdiği bu dizi film de en az "Yuva" kadar tartışmalara yol açacak gozuküyor. Ancak gös- terime gireceği tarih belli değil. Milli Eğitim Bakanlığı sırada Milli Eğitim Bakanlığı da İs- lamcı yönetmenlere destek veri- yor. Bakanlığa bağh Din Öğre- tımi Genel Müdurlüğü son ola- rak Mesut Uçakan'a "beş bolumluk" İslamın Şartlan adh diziyı çektirdi. Film, ortaokul- larda din dersleri sırasında gos- terılecek. Iraldı'ya yeni yüz • ANKARA (AA) — Irak-İran sava$ı sırasında kullanılan kimyasal bombadan yüzü tamamıyla yanan Kuzey Iraklı Hacar Macit, iki yıl süren ameliyatlar sonucu yeni yüzune kavuştu. 1988 yılı aralık ayında Hacettepe Üniversitesi Plastik ve Rekonstruktif Cerrahi'ye getirilen 6 yaşındakı Hacar'ın yüzü 4 ameliyattan sonra son halini aldı. Servis doktorları da Hacar'ın çok uyumlu bir çocuk oiduğunu, ancak kimyasal saldırıdan çok etkilendiğini belirterek sürekli "Irak Devlet Başkanı Saddam'ı öldürmek istiyorum" dediğini bildirdiler. De Bakey yine geldi • ANKARA (AA) — Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Sağlık Bakanı Halil Şıvgın'ın davetlisi olarak dün Ankara'ya gelen ünlu kalp cerrahı Prof. Dr. De Bakey'i Çankaya Köşkü'nde kabul etti. De Bakey, Köşk'e çıkmadan önce Sağlık Bakanı Halil Şıvgın'ı da makamında ziyaret ederek bir süre görüştü. De Bakey ile Şıvgın'ın Malatya'da kurulması planlanan hastane konusunda gorüştukleri oğrenildi. Prof. De Bakey, Gulhane Askeri Tıp Akademisi'nde bugün kalp hastalıklan konusunda bir konferans verecek. Burhan Felek anılacak • tstanbul Haber Servisi — Burhan Felek ölümunun 8. yıldönumunde törenle anılacak. Gazeteciler Cemiyeti eski başkanlarından ve Türk basınının Şeyh-ul Muharriri Felek için duzenlenen anma toplantısında, Burhan Felek Basın Hizmet Ödulleri de dağıtılacak. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nezih Demirken, Burhan Felek'i anma ve Burhan Felek Basın Hizmet Odulleri'ni dağıtma toreninin 5 kasım gunu Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu'nda gerçekleştirileceğini bildirdi. Dünya Güzeli Yugoslavya'dan • BADEN BADEN (AA) — Federal Almanya'nın Baden Baden kentinde yapılan Dünya Guzellik Yarışması'nda Yugoslav guzeli Daniela Mihaliç, 'Dünya Güzeli' seçildi. 39 ülke guzelinin katıldığı yarışmada, Türk guzeli Melek Elibol, ön elemelerde ilk 14'e girmesine rağmen, son elemede derece alamadı. Eski D.Alman guzeli ikinci, Bolivya guzeli de üçüncu oldu. Türk güzeli Melek Elibol, yanşmadan sonra, "Kraliçelik SSCB guzelinin hakkıydı, ama bu yanşmada politik oyunlar var. Kraliçe seçilen Yugoslav guzeli, yarışmadan iki gun önce aramıza katıldı ve birinci oldu" dedi. TarihiKonya fotografları • KONYA (AA) — Konya'nın bolge gazetelerinden Yeni Konya'nın sahipleri Adil, Ünal ve Gültekin Gucüyener kardeşler, Konya'ya ait 67 fotoğraftan oluşan koleksiyonu Selçuk Üniversitesi'ne bağışladı. Kadın casuslar • BERLİN (AA) — Demokratik Almanya Siyasi Polisi STASI'nin kadın casuslarının yıllarca COMECON uzmanlarım yatakta denedikleri bildirildi. Halen cezaevinde bulunan eski STASI Başkanı Erich Mielke'nin 1964'te bu yönde verdiği emirlerin 1989 sonbaharındaki değişikliklere kadar uygulandığı ortaya çıkanldı. ADN haber ajansı belgelere dayanarak verdiği haberde, STASİ'nin, resmi olmayan kadın casuslarını Doğu Berlin'deki toplantılar sırasında COMECON uzmanlarını cezbetmekle görevlendirdiklerini, akşamları onlarla barlara, daha sonra da oteldeki odalarına gidip karşı cinse kolayca ilgi duyup duymadıklarını ve dolayssıyla duşmamn bilgi alabilmesine uygun olup olmadıklarını test ettiklerini bildirdi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog