Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CUMHURİYET/18 SPOR 25 EKÎM 1990 Avrupa kupalanndaki son temsilcimiz, A talanta karşısındayediği tekgolle tur şansını zora soktu F.Bahçe ilk maçta havlu atüUEFA Kupası 2. tur ilk maçında Atalanta karşısında etkili olamayan Fenerbahçe, 43. dakikada yediği gole karşılık veremedi. Fenerbahçe: 0 - Atalanta: 1 GOL: Dk. 43 Bonacina HAKEMLER: Röthlisberger Kurt (6), Despland Nishel (6), Kri- eg Erwın (6) FENERBAHÇE: Schumacher (6) - tsmail (4), Müjdat (6), Ha- san (2) - Erdi (3), Oğuz (3), R Şenol (3), Semih (4) (K. Şenol?) • Hakan (2), Vokri (6), Aykut (2) (Rıdvan 5). TOPLAM PUAN: 44 ATALANTA: Ferron (6) - Contratto (6), Progna (6), Bigliardi (6), Pasciullo (6) - Bordın (6), Nicolini (6), Bonacina (7), Porrinı (6), Evair (6), Perrone (6) (Mandi 5) TOPLAN PUAN: 67 KULLANDII SERBEST ATIŞ: Fenerbahçe 8, Atalanta 16 CEZA ALANI tÇİNDEN ŞUT: Fenerbahçe 2, Atalanta 7 CEZA ALANI DIŞINDAN ŞUT: Fenerbahçe 2, Atalanta 3 KALEYİ BL'LAN ŞUT: Fenerbahçe 3, Atalanta 5 DIŞARI GtDE.N ŞUT: Fenerbahçe 1, Atalanta 5 KÖŞE ATIŞI: Fenerbahçe 5, Atalanta 3 OFSAYTA DLŞME: Fenerbahçe 1, Atalanta 8 SARI KARTLAR: R Şenol (Fenerbahçe), Bigliardi, Evair (Atalanta) SEYtRCI: 22.617 HASILAT: 707.510.000 TL HİLMİ TÜRKAY Umutluyduk. Basınıyla, ta- raftarıyla bu maçı kazanarak turu garanti etmek için öylesi- ne şartlanmıştık ki... El ele omuz omuzaydık. Ama olmadı. O, 43. dakika tüm umutlarımı- ZL alıp göturdu bir anda. Inö- nü'de herkes oturduğu yerde kaldı, kimsenin ağzını bıçak aç- maz oldu. Şoktavdık... Çunku hiç de beklemediğimiz anda go- lü kalemizdegormuştük. Golun sahibi Bonacina'ydı. Sahanın dışına çıkıp teknik kadrosunun bulunduğu yedek kulubesine doğru koşup gol sevincini yaşar- ken bizim ise onu izlemekten başka çaremiz yoktu. " O l u r " dedik. "Bir gol önemli degil, alar beraberliği sağlar halta one bile geçeriz" di- ye duşiınduk. Yeniden bağınp çağırmaya başladık. Ama yine olmadı. Çunkü sahada çok ko- Maç sonrası Hiddink: Kafamda sihirlî şapka yok NECMt GÜLÜMSEL Fenerbahçe-Atalanta maçı sonrası konuşan Sarı-Lacivertlı takımın teknik direktöru Guui Hiddink, "Maçı daha uzun bir siire 0-0 goturebilseydik, ilk go- lü biz de atmış olabilirdik" de- di. ilk golü hatalı bir şekilde >e- melerinin öldürucii bir darbe ol- (Arkası 19. Sayfada) İTALYAN GAZETECİLER EBahçe bizî şaşırttı CUMHUR CANBAZOĞÜJ Maçı izleyen Italyan gazetecı- ler ve TV spikerleri maçtan son- ra Fenerbahçe ile ilgili göruşle- rini bildirirlerken kendi sahasın- da çok daha kuv\etli bir Fener- bahçe beklediklerini, defansı bu kadar açık veren bir takımın rö- vanş maçında hiçbir şansı ola- mayacağını soylediler: (Arkası 19. Sayfada) PpRTRE Vokri SevgUenmiz- de de nefretleri- mizde de ölçü- süzuz. Insanla- rı ya göklere çı- karıyor ya da yerindibineso- kuyoruz. Maç öncesi tribünlerden atılan sis maddeleri ve havaifişekler tribündeki insanları nefes alamaz duruma getirirken Rıdvan için yapıian tezahürat da bu çocuğu maçtan önce grogi duruma getırdi. Bağır- ma çağırma, zorlamayla fut- bolda bir noktaya gelrne ola- sı değil. Bugün şu veya bu fut- bolcunun iyi oynamadığıru yazacağız. Ancak oynamadı- larmıoynatılmadılarmıonu duşünmek gerek. Nasıl oyna- sınlar ki? Adamların fizik güçleri karşısında bızimkile- rin nefes alacak hallerı bile kalmadı. Bu bir bakıma da doğaldır. Atalanta futbolcu- lan bir ekolün temsilciieridir. Biz ise tam anlamıyla alaylı- yız, Avrupa kupalannda bir anlamda "topal eşşekle" ker- vanına kanşıyoruz. Atalanta karşısında Fenerbahçe tato- rrunm en başanlı futbolcusu 30 yaşmdaki Yugoslav fut- bolcu Vokn'ydi. Adam sanki 40 yıllık Fenerbahçeli gjbi sa- hada butun varını yoğunu verdi ve de halyan defansına zor anlar yaşattı. tüyduk. "Futbol"u hiç oyna- madığımız gibi akıl almaz hata- lar yapıyorduk. Kalede Schu- macher, savunmada Müjdat, forvette de Vokri. Işte bu uç ısimdi Fenerbahçe'nin Atalanta karşısındaki sırtlayıcdan. Gerisi hikâye. Hakanmış, Hasanmıs, B.Şenolmuş, Semihmiş, Oguz- muş boşverelim. Oysa her şey mükemmeldi lnönü Stadı'nda maç öncesinde. Tıkabasa dolan tribünler Fener- bahçe'nin, "şeytaıT'ın sahaya çıkması için sabırsızlanıyordu adeta. Bir ara yağmur yagar gi- bi oldu. Ama ne yeni ne de eski açık tribundekiler bu yağmura aldırış dahi etmediler, yağmura karşın coşkulanndan hiçbir şey kaybetmediler. "Tamam" di- yorduk. "Bu Fenerbahçe Guis- maries'i hakladığı gibi Atalan- ta">i da bu seyirdvk rahat yene- cek" diye. Artık herkes gıbi bü- yük maç saatini beklemeye ko- yulmuştuk. Maç saati geldi, Fe- nerbahçe takırru sahaya çıktı, sis bombaları, konfetiler, bağınş- lar, çağırışlar, alkışlar hepsi son derece güzeldi, güzeldi ama "şeytan" ilk onbirde yoktu. Yi- ne de bUyuk sevgi gosterisinde bulundu Sarı-Lacivertli taraf- tarlar Rıdvan'a. Isviçreli hakemin düdüğü ve seyircinin de büyuk desteğini ar- kamıza alarak oyuna başlayan taraf olduk, baştan yapıian bir- kaç hatayı normal karşıladık, ama bu hatalar nedense hiç bit- mek bilmedi, surdü de sürdü, ta ki golu yediğimiz 43. dakikaya kadar. Fizik olarak Atalanta ta- kımının bizden çok guçlü oldu- ğu bir gerçekti. Üstelik boy or- talamaları da yüksekti. Savun- madakılerin hemen hepsi iri ya- pılıydılar. Aykut, Vokri ve Ha- kan aralarında kayboluyorlardi sanki. Hep havadan oynamayi yeğledık, oysa yanlıştı, çünku hava toplannda butün hâkimi- yet onların elindeydi. Hiddink, buna ne yazık ki çozüm bula- madı, ataklarda hemen hemen hiç çoğalamadık, zaten doğru- sunu söylemek gerekirse koca 90 dakikada iki kez rakip kale- (A&ast 19. Sayfada) RIDVAN HIRSLIYDI — İkinci yarıda o>una gıren Ruhan'ııı <.aba>ı da l.UahıeV vetmedi. \aptıgı hareket- lerle yine buyuk alkış loplayan Rıdvan, kaçırdıgı gol sonrası hırsından formasını yırttı. (Levent Yucelman) IzLENİMLER lnönü'de patron Atalanta'ydı Atalanta'nın intihar uçağı gibi gelen kontrataklarına karşı koymaya çalışan Müjdat, defansın içinde çaresiz bir profesyoneldi. Fenerbahçe defansının gokdeleni Hasan ise her hava topuna yeşil ışık yaktı. ön yargı ile duyulan urkeklik ve korkaklık var- oluyorlardı. Saha yaygınlığı içinde "hedefi bu- lan" nefis toplar çıkaran bu İtalyan ıkilı atılan golun ve zaferin "baş mimarlan" olarak buyu- lediler. ERCAN TURCAN • Tribunlerde Fenerbahçe sevgisinin San- Lacivert renklerini taşıyan "Show"u vardı. lnö- nü Stadı'nın 90 dakıkalık "heyecan girdabı" ön- cesinde . Jnönü'de "Fiesta"nın çılgın bir sevin- ci, korkunç bir uğultusu vardı. • lnonu, görkemli bir gecenin gururunu, 40 bine varan yurek ile seslendirip, boğazın kıvnm- lanna, Maçka'nın sırtlarına seslendiriyor: "Fe- nerbahçe sen çok yaşa - scviyoruz seni canı gö- nıilden." Maç öncesi tribunlerde Guimares tab- losunu ya^şıyoruz. • Ateşli solukların alevlendirdiği ilk dakika- larda Fenerbahçe'de Avrupa takımlarına karşı • Şansın Fenerbahçe'ye sırt çevirdiği dakika- dı. Avrupa kupalanndaki "gunmımuz" Fener- ıa r da tribunde heyecanını piposunun dumanla- u-w_ /-...... U-.AA;^';- V^A:,-. ı J.X. n n a g ö m e n bir adam vardı. Müli takımın sorum-bahçe, Guus Hiddink'in kendisine yakıştırdığı Guimares önünde giydiği "kişilik kostiimii" lusu Piontek, agzından çıkarmadığı piposunu he- Atalanta önünde giyemeyerek tur timıdini Alp- yacanla dudakları arasında gevelerken her Fe- ler'in eteğindeki Bergoma kentine taşıyamadı. nerbahçe akınında hop oturup hop kalktı. Aynı • Atalanta'nın "intihar uçağı" gibi gelen kont- Piontek, son yarıda piposunu cebme koyarak, rataklanna karşı koymaya çalışan Müjdat defan- Fenerbahçe için bu yarıdaki umutsuzluğunu be- sın içinde çaresiz bir "profes)onel"di. Fenerbah- yazlaşan suratında yaşadı. çe defansının "Gokdelen"i Hasan her hava akı- • Son gunlerde Istanbul ve Fenerbahçe sıkm- tılı ve sancılıydı. llkinde Istanbul Belediyesi bu- lutları, sonra da Atalanta Fenerbahçe'yi bom- baladı. Sonuç mu? Istanbul "sevinç"e, Turki- nında "yeşil ışık" yakarken, Hiddink'in Hasan'a sabn tribunlerde hoşnutsuzluk yarattı. • Orta sahada Borain ve Micolini meşin yu- varlığı malı edip "can alıcı" bu alanı "parselli- yor" futbolun butün guzelliklerinin "patronu" ye ise "huzun"e boğuldu. G.Saray'la masaya oturacak Kosecki bugün getiyor ARİF KLZILYALIN TİTOGRAD/tSTANBUL — Balkan Kupa- sı yan final ilk maçı için "günıi birlik" Titog- rad'a gıden ve karşılaşma sonrası apartopar yur- da dönen Oalatasaray'da ilgi odağı, Yugoslav 1. Ligi'nde oynayan Kostarikalı futbolcu Med- ford'du. Transfer döneminde San-Kırmızıh ekibi "ge- iiyorum, geldim" diye oyalayan 22 yaşındaki si- yahi oyuncu, yeni transfer olduğu Dinamo Zag- reb'de gozden düşunce, Galatasaray'a yeniden yeşil ışık yaktı. Titograd maçı için Yugoslavya'ya gelen Gaîatasaray Başkanı Alp Yalman ve yo- neticilerle görüşebilmek için Sarı-Kırmızılı ta- kımın konakladığı otelin yanındaki "eaîe"de sa- atlerce bekleyen Medford, Yugoslavya'da ara- dığını bulamadığını söyledi. Zagreb'e bir türlü u>Tjm sağlayamadığını da belirten Medford, omuzunda beliren sakatlık sonrası toparlana- madığını ve anlaşma sağlanırsa Galatasaray'a gelebileceğini soyledi. Medford'u uzunca bir sure bekleten Galata- saraylı yöneticiler, daha sonra zenci oyuncu ve Yugoslav menajeri ile 1 saatlik bir goriışme yap- tılar. Göruşme sonrası Medford'u stada gittik- leri araca alan yöneticiler, Kostarikalı oyuncu ile birlikte Buducnost-Galatasaray maçını da iz- lediler. Kesin bir açıklama yapmaktan kaçınan yöneticiler, Medford'a "hayır" demediklerini, ancak ilk tercihlerinin Polonyah Kosecki oldu- ğunu belirttiler. Futbol şube sorumlusu Yurda- şen Karahasan, Medford'un bonservis ücreti- nin transfer dönemine oranla çok duştüğunü ve biraz daha düşmesî için bekleyeceklerini söyledi. Bu arada Polonya milli takımı ve Legia Var- şova'nın sağ açığı Kosecki için de temaslarını surdüren San-Kırmızılı yöneticiler, bu futbol- cunun bonservis ucretinin 500 bin dolara indi- ğini belirttıler. Bu futbolcunun menajeri ile göruşen G.Saray Kulübu yoneticileri Koseçkı'- nin bugün İstanbul'a geleceğini de açıkladılar. Balkan Kupası'nda ilk turu maç yapmadan geçen ve 2. tur ilk maçında da rövanş için avan- taj sağlayan Galatasaray, Titograd Buducnost'u elediği anda final oynayacak. (Arkast 19. Sayfada) Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'ndaki temsilcimiz Pop 84'e 97-86yenildi Galatasaray pes etti Galatasaray: 86 — Pop 84: 97 SALON: Lutft Kırdar 5 ¥MJU Tabak (25.02) (Pop 84) HAKEMLER: Vittorio P.Fıonto (halya) (6), Todd H'amick (tsrail) (6) tLK YARfc 60-40 (Pop 84 onde) For. CSaray Nol Sa>ı Şut 3 Pota sayı dibi Faul S. Rib. H. Rib. Top Top Çal. Kaj. Ömer Massop Erol Hakan Cem Barış Burçın Lutfı Mural 6 1/2 24 4/11 9 0/2 9 2/5 18 6/10 4 — 0/1 14 0/1 2 0/2 0/1 1/1 0/2 2/3 2/2 — 4/6 8/12 3/4 — 2/3 1/2 — — — 4/4 — —•- '4; — 0/1 2/5 3/4 1/1 2/4 Toplam ve yuzdeler 8613/34 5/1315/20 15 22 %38 %75 %68 12 13 For. Pop 84 Nol Sayı Şut 3 Pota sayı dibi Faul S. Rib. H. Rib. Top Çal. Top Perasovıç Pavtceviç Kukoç Tomıç Çızmıc \aumoskı Tabak Radoviç Savıç Naglıç 8 5 7 5 6 5 5 5 6 6 28 7 9 5 4 2 3 22 17 5/8 1/4 0/1 0/3 2/4 3/3 3/3 0/3 1/1 1/1 3/5 1/1 3/3 2/2 2/3 1/1 1/2 6/7 3/3 3/3 3/4 1/2 1/2 6/6 2/2 1 — Toplam ve yuzdeler 9711/23 5/8 22/2716/19 %48 K62.5 Vo8 22 11 LEVENT YUCELMAN Basketbol Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası 2. tur ilk ma- çında Galatasaray son iki yılın Avrupa şampiyonu eski adı Ju- goplastika, yeni adı Pop 84'e 97-86 yenildi. Macın oynandığı Lütfî Kırdar Spor Salonu'nun alt kısımlan doluydu. Ancak son iki yıl Av- rupa'da şampiyon olmuş ve GALATASARAY ETKİSİZDİ — Avrupa Kupalan'nda tur mucadelesi veren Galatasara>, Şam- NBA draftmda Chicago Bulls piyon Kulüpler Kupası'nın iddialı ekibi Pop 84 karşısında etkili olamadı. (Foloğraf: Mtırat Yıgcı) tarafından seçilen Kukoç gibi bir oyuncuya sahip Pop 84'ün Is- tanbul'da sahaya çıktığım düşu- nürsek görmeye gelenlerin sayı- sı az bile sayılırdı. Maça Galatasaray adam ada- ma savunma yaparak başladı. Ancak Pop 84 sahaya çıktığın- da bile belli olan fiziksel üstün- luğünu maç boyunca başarı ile kullandı. Yugoslav ekibi fiziksel üstunluğu sayesinde ilk dakika- larda pota dibinden hucum et- (Arkası 19. Sayfada) MAÇINELEŞTİRİSİ Atalanta çetin ceviz ABDÜLKADİR YÜCELMAN Fenerbahçe bu kez çetin cevize çattı. Ata- lanta, hem çabuk düşünen hem çabuk oyna- yan, bir ekipti. Aynca, faullü degil, ancak fut- bolun gerektirdiği kadar da sert bir futbolu vardı. Fenerbahçe ilk yanda ancak tek gol pozis- yonu bulabildi Hakan'la. Bir de tek şut ata- bildi Erdi ile. Atalanta 3-5-2, oynamasına kar- şın savunmada 5 hatta 6 kişi ile çoğahrken ataklarda da 2 kişi birden bire 5 kişi oluveri- yordu. Fenerbahçe savunmada 5 kişi ile ka- demeli oyun düzeni içindeyken sağdan Erdi, soldan da Semih'Ie hücuma'kalktığında iyi atak düşündüyse de Atalanta'nın fizik üstün- lüğu olan çabuk ve sert savunmasını bir türlü aşamadı. Aşamazdı da. Çünkü Fenerbahçe kötü oynamıyor ve hatta ligdeki standardının çok ustünde bir mucadele veriyordu. Ancak Sarı-Lacivertlilerin Atalanta'yı aşacak güçte olmadığı da belli oluyordu. Ama futboldu bu Hakan'ın o tek atağı da gol olabilirdı. Ancak Atalanta'nın da ilk yan 3 gol pozısyonuna gi- rip bu topları dışarı göndermesi de Fenerbah- çe'nin şansıydı. Fenerbahçe canını dişine takarak oynadı. Hata yapmadı mı? Yaptı. Hatta yediği gol Atalanta'nın becerisi değil, Fenerbahçe'nin af- fedilmez hatasından gelmişti. İkinci yarıda savunma gedik vermeye baş- lamıştı. Çunku yorulmuştu ve Atalanta oyu- na ağırhğını koymuş ve daha rahat oynama- ya başlamıştı. tkinci yan oyuna giren Rıdvan'- ın bireysel hareketleri ve hırslı oyunu Fener- bahçe'ye biraz olsun canlılık getırdiyse de Fe- nerbahçe'de yorulan sadece defans degil orta saha ve ilk yarıda büyuk mucadele veren Vok- ri'siydi. 2 pozisyon yaratan Rıdvan, oyundan düşen Fenerbahçe'nin her top kaybedişinde hırsından formasını çekiştiriyordu. 65. daki- kadan ıtibaren oyunun sonucu da, hemen he- men belli olmuş ve çetin ceviz Atalanta'yı bu Fenerbahçe'nin aşamayacağı anlaşılmıştı ve maç öncesi înönu Stadı'nda buyük gurultü ko- paran Fenerbahçe taraftarı sus pus olmuş ve maçı seyreder olmuştu. (Arkası 19. Sayfada) Fenerbahçe'nin gücü yetmedi METİN TÜKENMEZ ~ Fenerbahçe Portekiz temsilcisi Guimareas'ı her iki maçta da uçer golle saf dışı bırakınca Atalanta maçları için umutlanmıştık. Dogru- sunu söylemek gerekirse Galatasaray'm konuk ettigi Pisa takımını izledikten sonra umutla- rımızın uzerıne kara bulutlar çökmuştü. Çün- ku ttalyan liglerinin sıradan takımlarından olan Pisa Galatasarayh futbolculara "futbolda mucadele ve disiplin dersi" vermişlerdi. Dun Atalanta'da da aynı anlayışı görduk. ttalyan- lar sert, disiplinli ve mücadeleci oyunlannı ma- çın başından başlamak koşuluyla ödün verme- den uyguladılar. Fenerbahçeli futbolcular Ital- yanların baskısı altında ne koşacak alan ne de zaman bulabüdiler. ttalyan takımımn agırhğı daha maçın başında hem Fenerbahçeli futbol- cuların hem de yandaşlannın uzerine çöktü. Sarı-Lacivertliler bu ağırlığın altında adeta ezildiler. Bizim liglerimizde teknik diye bilinen Oğuz, Hakan ve Aykut topu kontrol edip kullana- cak zaman bulamadılar. Hangisinin ayağına top gelse rakiplerinın uç futbolcu ile yaptık- ları pres onların becerisini yok etti. Fizik gu- cü yuksek olarak bilinen B.Şenol, Semih ve Hasan gibi futbolcular ise maçın ikinci yarı- sında öylesine bittiler ki bazıları oyunu izle- mek bazıları ise sakatlanarak dışarı çıkmak zo- runda kaldı lar. Futbolun gerekleri olan tempolu, tatlı sert, presli ve mücadeleci oyunu ortaya koyan İtal- yan takımıydı. Fenerli futbolcular ise bu un- surlardan yoksun olmalanna karşın sanki çok mucadele etmişler gibi birer birer sakajlanma- ya başladılar. Hakan son 20 dakikada sakat- landı ve Hiddink tarafından oyundan alınma- dı. Oysa bir oyuncu değiştirme hakkı vardı Fe- ner'in. Sanki Hiddink Hakan'ı cezalandırdı. Onu oyundan almaması "ne yaptın ki sakat- landın" anlamını taşıyordu. Gerçekten de Ha- kan'ın maç boyunca ortaya koyduğu futbol mahalle futbolundan öteye gitmedi. Sadece Hakan mı? (Arkası 19. Sayfada) Fener'den bu kadar AYDIN GÜLEŞ Turkiye liglerindeki vasat takımlara bile bu kadrosu ile üstünlük sağlayamayan Fenerbah- çe'den futbolda Avrupa'da hep üst seviyede yer almış dunya şampiyonluklan kazanmış bir Ulkenin takımına karşı üstünlük sağlaması ön- ce hayalcilikten başka bir şey olmasa getek. Atalanda tipik bir Jtalyan takımı. Son de- rece disiplinli ve o derece mücadeleci bir ekip. Kalelerini çok iyi savunuyorlar. Öyie ki dun Fenerbahçelilere gol şansı hiç tanımadıklan gi- bi onlan ceza sahasının içine bile sokmadılar. Her bir Fenerbahçeli'nin üstune en az uç ki- şiyle baskı uyguladılar. Böyle olunca da top Fenerbahçelilerin ayagında ancak iki uç sani- ye kalabildi. Topu daha fazla elinde bulundu- ran Atalantalılar, 90 dakikanın tamamında da oyunun tek hâkimi oldular. Fizikman Fener- bahçelilerden iki kat cüsseli olmalanna rağmen çabukluk ve manevra kabiliyetleri onlardan en az beş defa daha fazla. Devamlıhklan ve oyun anlayışları da aynca bir o kadar fazla. Guç de- vamlıhklan ise kendilerinden en az on kat daha fazla. öyle ki Fenerbahçeli en güçlu bir oyun- cu bile Atalantalı oyuncuya kazara çarpsa ya uzun süre tedavi görüyor veya sakatlanıp oyundan çıkıyor. Bana göre Fenerbahçeliler özellikle Hakan, Erdi, Semih, Müjdat, Hasan ve Ismail futbolun nasıl oynanması gerektiği konusunda Atalantahlardan bir şeyler öğren- memişler ise bu ekiple oynadıkları için yine de sanslıdırlar.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog